mustafaozbag.org

364. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 13 Aralık 2013 · 1:48:29

Önceden sık sık güzel rüyalar görüyordum, şimdi görmüyorum. Artık kendi kendime acaba nefis mi yaptım diye düşünüyordum ne yapmalıyım. Hal görmek yolun içerisindeki hediyelerdir.
Yolun aslı değildir. Bu noktada hediyeyi reddetme noktasında değilim hiç kimse. Ama ve lakin meseleyi sadece rüyaya hale bağlamak da yolumuz değil. Yolumuz Kur'an ve sünnetin dairesinde kalıp, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ad-i şerifte buyurduğu ihsanı yaşamak. İhsan da Allah'ı görüyormuşçasına yaşamak. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin devamında der ki, sen göremesen dahi, onun her dahi seni gördüğünü hissedip öyle yaşamadır der. Bu nedir? Bu meseleyi kılı kırk yarmaktır. Kılı kırk yarmaktır.
Her türlü meselede hayatının her alanında, Kur'an ve sünneti sımsık yapışıp, ciğerini yararcasına ona bağlı kalmaktır. Kur'an ve sünnet dairesinde sufinin, adab, erkan, sufinin bu noktadaki genel yapılanmasına bağlı kalmaktır. O yüzden bu noktada o kimseye düşen şey, kılı kırk yarmaktır. Rüya görmek hoştur. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin had-i şerifince, ayeti kerimelerce sabittir. Sabittir. Sadih rüyalar, ümmete mübeşşirat kapatır. Yani müjdecidir. Bir habercidir. Meselenin sahihliğine doğru bir delildir, bir hüccettir. Ama ve lakin eğer bu bir maksat, bir amaç noktası olursa, Allah muhafaza eylesin, bu bir vaat olur.
Daha ilerisi şirk olur. O yüzden meseleyi bu noktada sadece rüya görmek, hal görmek noktasından bakmayın. Önemli olan Kur'an ve Sünnet dairesinde sabit durmaktır. Hz. Mevlana Celaletin Rum Hazretleri, rüyayı evliyanın handikaplarından görür. Nice evliyalar, veliler değil, evliyalar, rüya ve hal dairesinde ayakları kaymıştır.
Niceleri rüya ve hal noktasında meselenin özüne gitmesine, ayağa kayması bu, meselenin özüne vakıf olmasına, hakikate ulaşmasına bir engel, bir perde olmuştur. Veyahut da o kimsenin benliğine, o kimsenin enesine dokunmuş, o kimse kendisini bir şey zannetmiştir. Allah muhafaza eylesin. Bu yüzden rüya görmek, hal görmek, güzel rüyalar görmek, güzel haller görmek muhakkak reddetme noktasında değilim. İfrat ve tefrit noktasında olmak istemem. Bir kısmı vardır ki bunu tamamiyetle reddederler. Bir kısmı vardır ki tamamiyetle buna bağlanırlar. Biz onlardan değiliz. Sünnete Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin ölçüsünde normalde rüyanın ve halin hakikatine, rüyanın ve halin varlığına, yolda bir hediye olduğuna, bir işaret olduğuna, bir müjdeci olduğuna, bir delil olduğuna inanırız.
Ama ve lakin maksat o değildir. Maksat, Kur'an ve sünnet tarihinde kalıp ihsanı yaşamaktır. Tasavvuf bu manada ihsan derecesine ulaşıp, ihsan derecesinde hayatı yaşamaktır ki, Allah cümlemizi onlardan eylese. Amin. Güzel rüya gören kimse, güzel amelli olursa, ihlas ve samimiyetli olursa, güzel olur. Nice güzel rüya, güzel hal görenler vardır ki, o rüya ve haller onları bir noktada tutmamışlardır.
Allah muhafaza edersin. Önemli olan istikam edersin. Bir insan neden besmele çekmeyi unutur? Unutmaya bir açıdan bakılır ki, o unutmak Allah'tandır. Hazreti Adem Aleyhisselam'ın unutması gibi. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de, onu ipten almış, ümmet-i muhamid'i de ipten almış. Unuttuklarınızdan sorunlu değilsiniz demiş. Bazı unutmalar vardır. Oruçunun, orucunu unutup su içmesi, yemek yemesi gibi. Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, o unutmaya Allah'ın lütfu, ikramı diyor. Bu unutmalar, lütuftur, ikramdır, Allah'tandır. Ama unutmalar vardır ki, nefistendir, gaflettendir.
Bu unutma da nedir? Namazı unutmak gibi. Besmele'yi unutmak gibi. Yani namaz kılmayı unutuyor o kimse. Besmele çekmeyi unutuyor. Allah'ı zikretmeyi unutuyor. Ders çekmeyi unutuyor. Bunları bu noktada Allah'ın lütfu gibi göremeyiz. İnsanlar, yapmakla mükellef oldukları şeyi unutuyorlar.
Bu gafletten ve nefisten, heva ve hevesle daldıklarından dolayı, bunu Allah'a bağlıyorlar. Allah'ı unutturdu diyor. Kardeşim, senin yapmanla vazifeli olan bir şey bu. Senin bu unutman nefsini isteği. Cenab-ı Hak ayet-i kerimede dedi ki, kötülükleri nefsinizden bilin. Namaz unutulacak bir şey mi? Allah unutulacak bir şey mi? O münafıklar Allah'ı az zikrederler. Zikir unutulacak bir şey mi? Allah muhafaza eylesin. O yüzden Allah'tan yardım dileyelim. Hazreti Mevlana der ya, Allah'tan yardım dileyelim der. Cenab-ı Hak bizi güzel edeple edeplendirsin. Amin.
Bu güzel edep sadece ahlak değildir. Namazı unutmamak güzel edeptir. Allah'ı zikretmeyi unutmamak güzel edeptir. Çünkü Hazreti Mevlana, Mesnevi bize, Kur'an bize baştan başa edep anlatır der. O yüzden namaz kılmak da Allah'a karşı bir edeptir. Besmele-i Şerife'yi çekmek de Allah'a karşı bir edeptir. Allah'tan imdat dileyelim. Allah'tan yardım dileyelim. Allah'tan bu noktada lütuf ve ikram dileyelim der. Cenab-ı Hak mafuz, güzel, hoş olan şeyleri nefsimize paya verdirmesin. Lütfuyla bizi uyandırsın inşallah. Amin. Ümmetimin çokluğu ile övünürüm buyuruyor Hazreti Peygamber. Buradaki çokluk kemiyet midir, keyfiyet midir? Hem kemiyettir hem keyfiyettir.
Bunu sadece keyfiyet olarak algılayanlar, Ümmet-i Muhammed'in çoğalmasının önünde engel teşkil ediyorlar. Ümmet-i Muhammed çoğalsın. Ümmet-i Muhammed çok çocuk yapsın. Bakın görüldü, bu fıtrata uygun olmayan, ekonomik olarak büyüyeceğiz diye uğraşan Avrupalılar, çocuğa sayı getirdiler.
Çocuk doğurmanın önüne geçmeye çalıştılar. Ve çocuk doğurmanın önüne geçerken ekonomilerini zirveye çıkaracaklarını düşündüler. Ama şu anda Avrupa'nın ekonomisi batı sürecinde. Çünkü Avrupa ekonomisinin gençleşmiyor. Genç yok. Siz Orta Doğu'daki, Uzak Doğu'daki kargaşalı çıkan savaşları zannetmeyin ki oradakılar çıkarıyor. Bunu batı çıkarıyor. Bunu batı çıkararaktan oradaki insanlar batıya doğru göç etsinler. Batı onları asimile etsin. Asimile ederekten nüfuslarını gençleştirsinler. Asimile ederekten nüfuslarını, oradaki ekonomilerini gençleştirsinler. Onların çünkü yeni kölelere ihtiyaçları var. Yeni genç nüfuslara ihtiyaçları var.
Türkiye'den götürdüler, Türkiye'den gidenler asimile olmadı. Buradan gidenler, Türkiye'nin o gün için, çok özür dilerimden söylüyorum bunu, işe yaramaz insanlardı. Buradan gidenler çok işe yarayan insanlar değildi o zaman için. İşi gücü olmayan, işi düzgün olmayan, tarımla uğraşan, basit iş gücü diyebileceğimiz insanlar gitti. Oraya gittiler, aslında orada küfürle, oradaki ahlaksızlıkla, oradaki dünyayla karşı karşıya gelince hızla dindarlaştılar. Tabiri caizse güneş batıdan dolu. Onlar hızla dindarlaşınca, bir de eski milli gençlik teşkilatları onları dindarlaştırdı. Merhum Necmettin Erbakan Hoca bu meseleyi gördü, oraya el attı.
Orada hızla dindarlaşıp, onlar Türkiye'deki Vefa Partisi çatısı altında, milli gençlik çalışmalarına katılınca, ardındakiler uyandılar. Kimler uyandı? Süleymancılar uyandı. Kimler uyandı? Hoca Efendi'nin cemaatı uyandı. Kimler uyandı? Buradaki üç kağıtçı, beş kağıtçı, Müslüman görüntüsündeki münafıklar uyandı. Hürra'ya gittiler Avrupa'ya, oradaki Müslümanların paralarını yüttüler.
Kimisi tabela firmaları kurdu, şirketler kurdu, oradakilerin paralarını yüttüler. Şeyhleri kullandılar, hocaları kullandılar, dervişleri kullandılar, sufileri kullandılar. Aman efendim şöyle şirket kurduk, böyle şirket kurduk, şöyle ihracat yapacağız, böyle ithalat yapacağız dediler. Bir sürü şeyler kurdular, onların paralarını yüttüler. Ama o buradan gidenler orada İslam oldular. Orada İslam oldular. Batı bunu gördü, Batı bunu görünce artık Türkiye istemiyor. Bir kısmı İslam oldu, bir kısmı yoldan çıktı, yoldan çıkanlar da Avrupa'nın mafyası oldu. Avrupa'nın mafyası olunca onlar da Avrupa'da ne kadar kirli işler varsa hepsini de hallettiler.
Batı siyasi olarak PKK'lılara da orada kucak açtı, PKK'lılara kucak açınca PKK'lılar da o gayr-meşru işlere alattılar. Şimdi müşturucu piyasası da onların elinde. Şimdi Batı'ya temiz, yeni iş gücü lazım. Suriyeliler harul harul gidiyor. Iraklılar harul harul gidiyor. Libyalılar, Afikalılar harul harul gidiyor. Farkında değiller tabi onlarla. Allah'ın bir hesabı var. Ben de diyorum ki gidiyor. Bu giderlerle beraber Müslümanlar Avrupa'da daha da fazlalaşacak, daha da kökleşecek. Mehdi ala Resulü'yle alakalı hadislerim aklıma geliyor.
Mehdi kılıçla değil. La ilahe illallah Muhammedun Resulullah diyerekten diyor dünyayı fetheder. Yani kelimeyi tevhid eder. Orada da kelimeyi tevhid eder. Ne olacak? İslam inşallah hakim olacaktır. Bu sebepler Allah'ın hesabı kitabı planı ayrı. İnsanların planı ayrı. Şimdi bu manada Avrupa az çocuk yapmanın sancısını şimdi çekiyor. Yüzyıl sonra. E görüldü, denendi. Şimdi de devlet, başbakan değil. Devlet diyor ki çok çocuk yapın. Bu devlet siyaseti. Bu hükümet siyaseti değil. Devlet ve hükümetin bu noktada görüşü aynı noktada. Nüfus, gençliğini kaybetmemesi gerek.
Enerjisini kaybetmemesi gerek. Genç oldukça enerji kaybolmaz. Gençler, yaşlıları da koşturturlar. Yaşlı kimsenin yanında genç lazım. O koşacak, yaşlı da onunla beraber koşacak. Böylece ne yapacak? O koşuşturma, o enerji hiç bitmeyecek. O yüzden işte bu keyfiyetle alakalı. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, hani sayısal çoğunluğa değil, burada sayısal çoğunluğu koymuyor ortaya herhalde. Ya böyle bir mantık var ya, işte X partı yüzde elli bir buçuk oy almış, buradaki diyor sayısallık sizi aldatmasın. Neden diyor diye sorunca karşıdaki, diyor ki bu yüzde elli birinin içerisinde, işte köylüsü var, işçisi var, kafası çalışmayan var.
Yani yüzde elli birinin içerisinde, hiçbirisinde kafası çalışmıyor büyük bir çoğunluğun. Ama orada bir yüzde yirmi üçlük CHP oyu var ya, onu da diyor ki, asıl diyor çoğunluk orası. Niçin? O oylar diyor, bilinçli oylar. Böyle bir mantık var ya, aynı mantık Müslümanız diyenlere, İslamız diyenlere sirayet ediyor. O İslamız, Müslümanız diyenler şöyle düşünüyorlar. Burada kaç kişi var? Sekiz yüz kişi. Diyor ki, bu sekiz yüz kişinin bir hükmü yok. Ya, bu diyor buradaki diyor, kendimiyet, sayısal çoğunluk. Önemli olan diyor, fikri planda kaç kişi var? Böylece, burada bir kişi, iki kişi fikri planda fazla görülürse, geri kalanın hepsini de boş insan olarak görüyor. Bu İslam düşüncesi değildir.
Bu düşünce Muaviye düşüncesidir. Muaviye gelir, Hz. Ali Efendimiz'e der ki, bu grubun içerisinde Hz. Osman'ın katilleri var, grubu komple katlederim der. Hz. Ali Efendimiz der ki, hayır, katili bulacağız, katleteceğiz der. İştahatla alakalı farklı bir durum getirdik. Bütün sünni kesim bu iştahatın arkasında toplanır şu anda. Muhakkak, keyfiyet önemlidir. Yani, kaliteli çoğunluk önemlidir. Bunu reddetme noktasında değiliz. Ama, bir çoğunluğu kalitesi görmek de müşrik kafasıdır. Aynı şeyi müşrikler yaptılar. Ne yaptılar? Dediler ki, ya Resulallah, ya Muhammed, senin etrafında bir sürü kalabalık, angarya, kapı, kala var. Şunların yanından bir çıkart, bir kov bunların yanındadır.
Biz gelelim, seninle görüşelim. Ayet-i Kerime hemen geldi. Sen gece gündüz Rabbinin rızasını dileyenleri sakın yanından kovma. Yolumuzun adabıdır. Gece gündüz seninle beraber koşturan, seninle beraber zikreden, seninle beraber yol yürüyen insan sen, bir zengin, bir makam sahibi, bir mevki sahibi için yanından kovma. Allah'ın Allah'ın adı, Allah'ın adı, Allah'ın adı, Allah'ın adı, Allah'ın adı, Bir kardeşimizin bana değer verdiğini biliyorum ama ben de kötü düşünceler, kıskançlıklar oluyor. Bunların çok yanlış olduğunu biliyorum ama içimi temizleyemedim. Bunun nedenle ondan uzaklaşmam mu doğrudu? Ve insan içsel kötülüklerine nasıl kurtulur, suizaten kıskançlık kim gibi?
Burada insanlar uzaklaşarak kendilerini tedavi edemezler. önemli olan insanın birisine muhabbet beslemesidir sevmesidir bir başkasının sizi sevmesinden fazla sizi sevmeniz önemlidir bir başkasının size değer vermesinden önemli sizin değer vermenizdir bu sizi kemale erdir bu sizi olgunlaştırır bu sizi ileriye daha güvenine bakmanızı sağlar eğer etrafınızdaki insanların size değer verip vermediğine göre hareket ederseniz hep etrafınız sizi yönlendirir bir başkasının sevgisi seni yönlendirir bir başkasının sevgisizliği seni yönlendirir
bir başkasının muhabbeti veya muhabbetsizliği seni yönlendirir önemli olan senin iyi doğruyu, güzeli, hayırı seçip ona karşı muhabbet beslemendir ilk kimse iyi bir insan ona karşı muhabbet besler bu fıtridir bu Allah ahlakıdır hiç kimse çok dedikod ediyor sen ya ona muhabbet besleyip onu dedikodudan kurtarabileceğine inanıyorsan ona bu işin en güzel tatlı tarafıdır ona muhabbet besleyerekten onu güzel duygular besleyerekten onu o karanlık dünyadan çıkarmaya gayret et birisinin hidayetine vesile olmak yerdekilerin ve göttekilerin yaptığı ibadetten
daha evladır bu felsefeyle bu düşünceyle sen normalde günah kevaileri açıkça işleyen bir kimseye elini uzatıp muhabbetinle onu kurtarabiliyorsan sen bahadır bir kimsesin sen alp eren bir insansın kadın erkek hiçbir şey değişmez ama kendine güven güven yok o seni böyle şşş deyi yanayıp yürütacaksa kendi tarafına doğru onu ejderha olarak görüyorsan ondan uzak dur o zaman ama nereye kadar ejderhadan hayali ejderhalardan kaçıp gideceksin nereye kadar hayal seni bu noktada hayali karanlıklar seni yönetecek nereye kadar sen o
donküşötçesine donküşötçesine bir hayat yaşayacaksın o zaman ayakların yere bastın Allah'ı sev Resul'ü sev Üstadını sev Derviş kardeşlerini sev etrafına sen ışık saç korkma çekinme o günahı kevailere karşı sen imanınla aşkınla muhabbetinle din din dur yürü ancak o zaman sen iyi insanlardan olursun ancak o zaman sen hikmet pınarı doğan kimsi olursun ancak o zaman Allah ve Resul'ünün sevdiği olursun ancak o zaman pir efendileri muhabbet beslediği kimse olursun sen o nemrutun ateşine elini uzat İbrahim'e her gönül bir İbrahim'dir
ve her gönül sahibi ateş içindedir o nemrutun ateşindedir sen elini uzat o ateşin içine doğru sen o İbrahim gönüllü kimsenin gönlünü kurtar oradan o ateşin içinde kalmış ve ateşin içinde bakıyor o hayal ejderhasının altında inim inim iniyor sen yürü korkusuz ol bu noktada korkusuz ol birisinin hidayetine vesile olma birisinin hayatını kurtarmaya vesile olma birisinin hayırına vesile olma birisinin zikrine vesile olma birisinin orucuna vesile olma birisinin namazına vesile olma birisinin Allah demesine vesile olma binlerce hayır hasenetten fazladır
ama bunun için o kimsenin o hayali ejderhaları gelmesi gerekir o hayali ateşleri alt üst etmesi lazım o hayali putları kırması lazım bununla alakalı birisinden uzaklaşmak bu manada sana kar getirmez riyazattır yeni olan derdış kardeşlere deriz ki kardeş birisi seni harama götürüyorsa sen ondan uzak dur riyazattır birisi senin kinini, dedikodunu, kıymetini, hırsını bu noktada negatif olarak seni büyütüyorsa sen ondan uzak dur riyazattır bu ama bu zayıf kardeşler içindir ben içimizde zayıf kardeş olduğuna inananlardan değil
Cenab-ı Hak eksiktir ama Allah'ın izni keremiyle kapıdan içeri girdiyse onun zayıflığı kuvvetliliğe dönmüştür Cenab-ı Hak ona kuvvetlilik bahşeder o kuvveti doğru yerde kullan o yüzden size muhabbet beslemiş kaçmayın siz de muhabbet besleyin size muhabbet beslememiş siz muhabbet besleyin size muhabbet beslemiyor siz Allah için muhabbet besleyin Ya Rabbi kurtuluşuna vesile eder Amin Yollar görünecek Nam-ı Eren kadın erkeğin tokalaşmasının hükmü nedir?
Bununla alakalı böyle konuşmak istemem ama internet sayfamda bir risale var açıp o risaleye okuyabilirsiniz kadın ve erkeğin tokalaşmasıyla alakalı Ümmet bu noktada ikiye bölünmüş bölünürken bir kısmı Hazreti Aişe Validemizin Hadis-i Şerif'in sözünü ölçü almışlar Demiş ki Hazreti Aişe Validemiz Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin eli bir mahrem bir kadına dokunmalı değil mi? Ama başka hadis-i Şerifler var Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin üzerine onun bir kadına elinin dokunduğuna dair sahabelerin var bu noktada dokunduklarına dair bu mesele İslam'da hadislerin içerisinde ancak bir atlaşma hadislerinin içerisinde var çünkü böyle bir kadınla tokalaşma söz konusu değil İslam ümmetinde daha öncesinde ama bir atlaşma noktasında kadınla erkeğin bir atlaşırken el ele tutuşmasıyla alakalı mesela bir hadis-i Şerif'te Hazreti Ömer Efendimiz'i gönderir Hazreti Peygamber Efendimiz
ensar kadınlarla bir atlaşmakla alakalı Hazreti Ömer Efendimiz der ki ben kadınların toplandığı evin penceresinden elini uzattım bir atlaşmak için o kadınlar onun elini tutmayacaktı Hazreti Ömer Efendimiz pencereden aşağı sapık buydu elini neden uzattı? Mekke fethedildiğinde Hazreti Ebu Bekir Efendimiz Hazreti Ömer Efendimiz böyle yakın yerlerde Hazreti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yakın yerlerde herkesten bir atlaşma alırken mesela şey gelir Hint gelir Hint elini uzatır yüzünü gözünü sarar yanıtmamak için
yüzünü gözünü sardığında Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu el ne eli der der hani kadın elimi erkek elimi gibisinler Hint der ki kadın eli bu kadın elimi gider bu sefer Hint gider eline kına yakar gelir eline kına yakıp geldiğinde uzattırdı ve niçin bu kadın erkek elimi kadın elimi diye sordu bu tip direkt bu meselelerden bakaraktan bir kısım ulema bunun normalde her de bir kadın elini uzatırsa bir erkeğe bu noktada erkeğin tokalaşabileceğine dair fetva vermişler
bizim kardeşlere bu noktadaki tavsiyemiz şu bayan kardeşler mecbur kalmadığınız müddetçe hiç kimseye elinizi uzatmayın kardeşler mecbur kalmadığınız müddetçe siz de tokalaşmaktan uzaktınız ama işlerinizin gereği işte bankaya gidiyor oraya gidiyor buraya gidiyor devlet memurları var şunlar var bunlar var mecbur kalırsanız bunda bir sıkıntı görenlerden değiliz paramızın bankadan faizsiz olarak durmasının bir sakıncası var eğer paranı saklayacak gizleyecek bir yeri yoksa söyleyecek bir lafım yok ama öbür türlü sıkıntı var
faizsiz duracağına faiz de dursun faizsiz tutup da banka temeline hizmet etme faiz kurumuna bedavadan para koyup da orada ayrıca bize destek vermiş olma hiç olmazsa desteğini aşağı çek selamun aleyküm bismillah oradan her gün bir ayet öylesek nasıl olur türkçe mühafettir iyi olur inşallah arkadaşlarını topla mahallede hemen başla bu çalışma yapmaya kadın erkek kimse bu soruyu kim yaptıysa hemen bu düşüncesini mahallesinde başlatsın hemen evini açsın insanlara toplasın
desin ki gelin kardeşler arkadaşlar toplanın her gün burada bir ayet-i kerime okuyacağız bunu ezberleyeceğiz desin bunu ciddi söylüyorum çok güzel bir düşünce Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine Cenab-ı Hak diyor ki ey Habibim sakın ha yapmadıklarını tavsiye edicilerden olma yapmadıklarınızı yapamadıklarınızı tavsiye edicilerden olmayın gelirler böyle biz bu Cenab-ı Hak bizi büyüklenmekten muhafaza eylesin 17-18 yıldan beri 30 yıldan beri görürüz biz burada cemaat hazır şiir okucak olan çok olur
sohbet edecek olan çok olur onlara bir şey anlatacak olan çok olur onlara bir şey burada herkes hazır nasıl olsa ha buraya toplananlar yani böyle işte o kıymetli bunları çok gördük biz akıl veren çok olur adam kapalı spor salonunda bir şiir yazmış onu okucak illaki gelmiş ben bu şiiri okumaya geldim buraya dedi iyi dedim yarın burası boş gel oku topla milletin oku mahalle derslerinde görürsünüzdür siz can hıraş toplarsınız insanları 5 kişi 10 kişi birisi gelir o büyük alimdir o ahkam kesecektir o biliyordur
bir de der böyle yapmayın şöyle yapılması lazım yap sen ne yapmadın sen ne yapmadın kardeş biz bu kadar yapabiliriz biz burada her gün bir ayet okuyamıyoruz heva hevesten konuşuyoruz nice akıl veren gördük hep böyle eline kitapları koltuğun altında kitapları alıp geleni mi ararsın adam hiç yılmamış almış koltuğun altında kitapları gelmiş oraya orada hadis okuyacak ayet okuyacak kitap okuyacak bir gün öyle dedi demişte birisi ben buraya ders yapmaya geldim yaptırmayacağım dedim sen Allah'ın kelamını mı susturuyorsun dedi
yok dedim ya dedi edepsizi susturuyorum kaldı mı evin var mı dedim ev var dedi dedim evine davet edeceksin herkesi orada toplayacaksın dedim orada kitap okuyacaksın sen de tek yok topla evine burada hazır insanlar akıl kesmek kolay onun üzerine herkes plan program yapar bizim üstümüzde ne plan var program adam telefon açıyor selamun aleyküm aleyküm selam Mustafa Özbağ ile mi görüşüyoruz evet buyurun Mustafa hocam bize 3 tane semazen gönderir misiniz adres verin diyorum ben
internetten postayla göndereyim nasıl yani diyor basmıyor diyorum hocam sen kafa mı yapıyorsun bizden diyor sen ne yapıyorsun benden diyor ne yapıyorsun benden satılık mağrı ya bu ben semazen satıyorum diyeceğim göndereceğim diyor madresini ver internetten göndereyim sana 3 tane semazen hocam biz Allah rızası için bir şey yapacağız ha iyi bizimkiler diyor Allah rızası için dönmüyorlar siz bir şey meydana çıkardınız mı aklı veren onun üzerine hesap eden çoktur ne hesaplar ediyorlar sizin bizim üstüne ne hesap var şirket kurmaya çalışanlardan tutun da
bizi pazarlamayan çalışanlardan tutun da bizim üstümüzde mal satmaya çalışanlardan tutun da bu fakir gördü görsel çorap satmaya kalkanlar işçamaçını satmaya kalkanlar paketlenmiş gıda satmaya kalkanlar şirket kurup ondan sonra şirketi millete ortak etmeye çalışanlar ne projelerle geliyorlar bana inşaatçılar adam oturduğu yerden sıra marketler zinciriyle kurdu bize tabi her şey benim bir emrime bak çok harika hemen bu kardeş hemen hiç durmayacak evini bir dakika bir ay sonra onu burada alkışlayacağız çıkartacağım onu
diyeceğim ayın adamı bakın bir evinlikte ders açın mahalleden duyanlar olsun nasıl gelecekler size ahkam kesme biz evde ilk zikir yapmaya başladık ohoo ne kadar cemaat varmış bayındırlar herkes ahkam kesiyordu bize herkes birine dayanamadın dedim ya ben içerken sen neredeydin sustum gelip dedin mi bana dedim ya kardeş yapma diyebilir miydin dedim önce de onu sorayım sana diyemezdim dedi şimdi bu cesareti nereden aldın dedim ben
baktın bana ahkam kesin şimdi cesareti nereden aldın dedim ben dedim terk ettiysem aykırılığımı terk etmedim aykırılığım üstünde dedim abi selamun aleyküm dedim Allah yiyesin amin hizmet kurumundayım cumartesi akşamları tek yedi çay hocamda hem hizmet edip hem de sohbetinizi dinlemek istiyorum ama çay hocamın içindeki masada görevli görevsiz herkes oturuyor tost yiyor çay içiyor bir de çok konuşuyor o gece sonra nöbetçi abimiz o masayı benim nöbetçi olduğumda kaldırın demesine rağmen diğer nöbetçi abilerimiz bir şey demediğinden kaldırılmıyor ve ben sohbetinizi dinleyemiyorum
nöbet tutan abilerimizden kimisi hiçbir şeye karışmıyor o iyi oluyor kimisi de disiplinle her şeyle ilgileniyor o kötü oluyor karışan ilgilenen abimizin aralığında dedikodusu oluyor bu nasıl oluyor böyle oluyor karışan disiplin eden Cenab-ı Hakk'ın celal sıfatıyla tecelli ediyor hiçbir şeye karışmayalım da cemal sıfatıyla tecelli ediyor bunu arzu eder ki bir insanda hem celaliyet olsun hem cemaliyet olsun bu nur ala nurdur ama kimse hiç celaliyetini tohtere çıkarmaz veya göstermez Cenab-ı Hakk'ın o esnada onun celaliyetini üzerinden alır
eyvallah söyleyecek bir laf yok ama ve lakin gerçekten çağı canlı çok insanlar dolaşıyor ben bunu da görüyorum koridorda çok gürültü oluyor mesela çok konuşuluyor evet bu normalde hoş bir şey değil ama bunu yapanlar da bizim kardeşlerimiz dışarıdan gelen bir misafir ol dedikodu yapmıyor laf yapmıyor nedense bizde böyle oluyor işte insana düzelim tekkedeki ikramlarınızdan çok memnunuz Allah razı olsun çok cömertsiniz cömert olan Allah'tır bu paradet içinde o kadar çok dağıtıyorsunuz ki bir zaman sonra lokmaların duvar üstlerinde
ve çöp tenekelerinde görüyoruz bu çok kere gördüğüm için rahatsız olduğunu bildirmek istedim hakkınızı helal edin helal olsun bizde ne yazık ki böyle bir şey var bu bizde alakalı değil gönül arzu eder ki insanlar bu noktada israf etmesinler bu noktada oradaki bir lokmaya dair kıymet versinler ama ne yazık ki insanımızda bu eğitim henüz daha oturmuş değil fetvayı kimler verir Kur'an ve sünnet tarihinde duran ve o konuda bilgisi olan herkes verir fetva vermek, iştahat etmek değildir iştahat etmek ayrıdır verilmiş söylenmiş olan
bir fetvaya aktarmak ayrıdır fetvayı kim verir o konuda bilgisi olan bir kimse bu konuda fetva var der iştahat etmek ise farklı bir şeydir siz fetva verme yetkisine sahiptiniz biliyorsan evet peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme hazreti peygamber denir mi? evet bir mahsur var mıdır? hayır birisi hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adetim derse veya hazreti peygamber derse oradaki herkes sallallahu aleyhi ve sellem deme vacibiyeti vardır bunu söyleyen kimseye vacip değildir dinleyene vaciptir ne dedi Cebrail aleyhisselam mutfaya çıkarken hazreti peygamber efendimiz ya resulallah dedi sallallahu aleyhi ve sellem senin adının geçtiği yerde salatu selam getirmeyenlere ne dedi?
rahmet olsun o zaman onun adının geçtiği yerde adının geçtiği yerde dinleyiciler salatu selam getirdik bu hadis-i şerifi bilenler salatu selam getirdik öyle bir toplumda yaşıyorsunuz öyle bir yerde yaşıyorsunuz orada hazreti peygamber efendimizin dair bazen söylemekten imtina ediyorsunuz niçin? onlar bilmiyorlar tanımıyorlar Allah muhafaza et Allah muhafaza et sizin hata yapmanın cemaatin hata yapmasına sebep olur neden olur olabilir hepimiz hata yaparız ben hata yaptığımda arkadaşlar da hata yapabilirler hata arkadaşlarının bütün hatalarının sebebi benimdir bunu ciddi olarak söylüyorum burada bütün arkadaşlar bütün kardeşler bir hata yapıyorlarsa o hatalarının sebebi benimdir bir başkası değil fetva vermek için on iki fenli bitirmeniz gerekir mi?
işte bu soruyu soran kardeş fetva ile iştihadın arasını bilemiyor da mazur görüyor ona da nefis olmuş bilgiçlik taslamış burada iştihad edecek olan bir kimse için onun Kur'an ve sünnet bilgisi yeter gerekir muhakkak o iştihad edecek olan kimse alim hükmünde olacaktır alim hükmünde benim asla iştihad etme yetkimi olacağını zannetmiyorum olsa dahi bu sınırlı sorumludur ehli tasavvuf üstadların kendi dairelerinde iştihad edebileceklerine hükmetmişler ama o iştihad sadece cemaati bağlar eğer iştihatsa dışarıdaki bir kimseyi bağlamaz
fetva ise birisini taklit etmek bir adam okur onu onu da insanlara aktarır bu fetva vermek değildir fetvayı nakletmek fetvayı taklit ettirmek ama bu neye benzer işte namazın içindekiler dışındakiler bazıları vaciplere bunları anlatmak fetva vermek değildir ehli fıkıh buna ayırmışlar bunları o yüzden bu kardeşimiz biraz daha okusun inşallah bu insan insan insanlara hatalarını söylemek güzel bir de daha mı hayırlıdır din nasihattır bir kimsenin üzerinde sen hatalısın demek hoş bir şey değildir belli bir samimiyet gerekir
ama hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri sünneti mücidince insanları toplu olarak şunu yapmayın demek evladım Allah sınava girecek olanlara yardım etsin muhterem hocam bendeniz yukarı dergâhta çayın ücretli olmasını istiyorum ücretsiz çok sorun çıkıyor 5-6 kişi için çay aldığınızda bir tepsi bile vermiyorlar bir de hocam mecbur kalırsanız bankaya para emanet edin hem de faizi çalışın dediniz doğru doğurmuş muyum açar mısınız?
evet doğru duydunuz mecbur kalıyorsanız bankada paranız kalıyorsa faizsiz yatırmayın faizle yatırın o faizi de alın gidin bir yerin bir fukaranın elektrik parası ödeyin gidin bir fukaranın ne bileyim işte doğal gazını ödeyin gidin bir fukaranın bir ihtiyacını göreyin bankacılar sizden zengin mi? sizden fakir mi? bizim insanımızı böyle aldatıyorlar bütün herkes gidiyor paralarını bankaya yatırıyor parayı bankaya yatırıyor faiz günah diyor faiz almıyor yatırdığı kurum faiz kurum buradan parayı yatırıyor al diyor faizciye ben sana bedavadan sermaye verdim sen bu parayı getir şimdi öbür tarafta diyor millete sak faizini al ye öbürkü de takva alın ediyor kendince faizi almıyor mu?
takva yapıyorum diyor daha büyük günah tebali işliyor neden? faizciye destek oluyor faizciye ne yapıyor? destek oluyor aslında top ökül insanlar bankalarla alışverişleri bir kesecek bitecek iş idrak yok ki bizde bütün cemaatler, cemiyetler, tarikatlar hep beraber ben bunu şeyhler toplantısında yirmi sekiz şubattan önce şeyhler toplantısında söyledim yirmi sekiz şubatçılar beni sorguya aldıklarında bunu sordular bana siz Türkiye'de işlerin nasıl olduğunu bilmezsiniz
yani sizin üzerinden insanlara söylüyorum bu soruyu sorana ve bunun gibi düşünenlere söylüyorum dünya üzerindeki mevcut emperyalist kafir deccal sistemi senin namazınla ilgilenmez senin namazın orucun onu ilgilendirmez hiç ilgilenmezler gece gündüz zikrullah yap senle iş olmaz onu sen üç ay burada zikret senle hiç ilgilendirmez onu hiç ilgilendirmez dokunmazlar hiç suya sabına dokunmayın sabah gidin işinize akşam gelin işinizden ha bir Allah'ı zikredin hiçbir şeyle ilgilenmeyin siz kredi kartının da olsun banka hesabının da olsun
sizin her türlü bu mevcut bu soygun sistemi var ya bu soygun sistemi içerisinde rahat bir şekilde siz hayatınıza devam edin neye inanırsan inansın bir dertleri yok on dört on beş tane şeyhefendi toplanıyor hatta bazen yirmi oluyor yirmi iki oluyor eski arkadaşlar bir toplantıda Bursa'da da olmuştu şeyhler ve halifeleri gibi o toplantılara başka hiç kimse gitmiyor şeyhler gitmediği zaman halifelerini gönderiyorlar şeyh efendi azzehten Allah rahmet eylesin Mustafa iki sefer gittik beraber gittik iki üç iki iki sefer beraber gittik
bir Ankara'ya gittik bir Bolu'ya gittik bir toplantı Bursa'da oldu sonra bir toplantı Eskişehir'de beni gönderdi tabi çıkınca şeyh efendiyle beraber yolculuk yapıyoruz anlatıyor bana hani bir daha kahve gitmezse dedim bilgim olsun Mustafa efendi onun şu konuşuldu bu konuşuldu filan muhabbet iyi tamam neyse Eskişehir'deki toplantıya ben gittim tabi orada sırayla şeyhler hep söz alıyorlar ne yapalım diye sıra bana geldi tabi bütün şeyhler tanıyor beni orkakından yazılı malılı bir şey olmuyor sözde saklı gizli oluyor her şey
benim dedim değişik önerilerim var hakkınızı helal edin dedim beni de bağışlayın en genç şey benim çünkü işlerimden bundan on beş yıl önce işte on on beş yıl oluyor oluyor mu kadın oluyor değil mi oluyor dedim bir önerimin birisi şu dedim huzur edelim rağut edelim her toplantının dedim bir imamı olsun ve dedim o imamı Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adresi huzur edelim dedim rağut edelim Hz. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem adresi o toplantıda kimin imamlık edeceğini söylüyorsa o imamlık etsin dedim
bu bir rağunu söyledim ortalık ayağa kapattı biz hepimiz de imamız dediler dedim ben önerilerimi bitireyim ondan sonra isterseniz beni kovun buradan dedim hakkınızı helal edin ben içimdekileri söylemek istiyorum dedim tabi modurtular modurtular filan dedim ikincisi rağut edelim dedim Hz. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem adresi münacat edelim herkes dedim cemaatine toplam tek bir virt versin bu virt de dedim Allah'a niyaz edelim dedim ama seher vaktinde ama teheccük vaktinde bir vakit beyan etsin Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adresi bize
toplu olarak dedim o ay bir virt ve dua edesin bir şeye dua edesin ve bir virt çekilsin ortalık ayağa kalktı dedim işte buradakiler hep beraber tabi herkes cemaatinin çokluğuyla dedim bütün cemaat hep beraber şunu söyleyeyim dedim hep beraber herkes banka hesaplarını kapatsın herkes çek karnelerini geri versin kredi kartlarını geri versin herkes dedim bankayla alakalı her şeyini kapatsın her şeyini ve büyük alışveriş merkezlerinden de alışveriş edilmesin çok da benim normalde orada altı yedi maddelik bir önerim vardı
meseleyi kısaca keseceğim şimdi bu altı yedi maddelik önerimin hepsini de su içtik biz yani bir gürültü bir batırtı kabul edilmedi ondan sonra zaten kapıyı tıklattı birisi yemek hazır dedi bunun için geliyor zaten biz dedim ben de hani yemek için geliyoruz gibisin ben canım sıkıldı yani kahvaltı olalı 2-3 saat olmuştu da dedim hakkınızı helal edin en genciniz benim en edepsiz de ben olayım dedim az yiyin az yuyun az konuşun demiş dedim çok yiyoruz çok konuşuyoruz dedim çok uyuyoruz toplantı bitti bu önerimi ben içeride dinledim sonra
şu banka hesaplarının kapatılması var ya döndüler dolaştılar bunu sordular bu fikir kime aitti ben de dedim kaziyete peygamber efendimiz var öyle baktı böyle yaptım ben ne oldu dedim sen kafayı kırmışsın dedim ben kırıkım dedim sen nesin kaldı mı şimdi sen müslüman mısın dedim ben evet dedi muhsatçı değilsin ya değil mi dedi ben hayır dedi bu şimdi neden inanmıyorsun dedim Hz. Peygamber efendimizin bugün dahi sağ olduğuna dili olduğuna ve ümmetinin başında olduğuna ve ümmetinin sehk ve idare ettiğini neden inanmıyorsun
kaldı acaba bunu dedi içeride söylersen senin deliline hükmedik hükmedik dedi seni dedi psikiyatri bölümüne atabiliyorlar dedi din yaksınlar dedim ben içeride de söyledim gönül arzu eder ki gönül onu arzu ediyor ümmet sadece Türkiye dedi bütün ümmet öyle bir şuura sahip olsun Cenab-ı Hak onlara öyle bir ilahi esinti versin bütün bank hesaplarını bir günde kapatsınlar kredi kartlarını çek karnelerini bir günde versinler bütün paralarını çeksinler bank hesaplarından götürsünler altına yatırsınlar bakın dünyada düzenler nasıl yıkılıp nasıl yok olur
çok basit bizi şöyle kandırıyorlar aman faizi almayın bu bankaları kim kurdu? herkesin cebinde kredi kartı bespeda var faizi almayacağım der adam gitsin öbür kişiden satsın parayı cebette zimine becer etsin beraber mahallede ders yaptığımız birkaç kardeşler derslere gelmemeye başladılar öğrendik ki derneğimizi tasvip etmeyen kimselerle samimiyet kurmuşlar bu kimseleri arayıp takip etmek gerekir yoksa kendi hallerinden mi bırakmalı
bana da kırılmış olabilirler anlam varamadır bunlar yaşanır hep şeytan boş durmaz şeytan boş durmadığı için gider o güne kadar hiç kimse ilgilenmemiştir birisi gider onunla samimiyet kurar onu zikrullaha onu normalde tekke dergaha alıştırmaya çalışır hikayesi şeytanlardan birisi gelir onu tutar tutar biz de normalde biz uğraşırdık şimdi bir arkadaş bir adam bulacağız getireceğiz yapacağız edeceğiz diye birisi bulur da onu ee abdallah efendi incazeti yok o sahte şey ne anlığa gidiyorsunuz onun arkasında adam bir daha haftaya gelir
bir sorun var mı? bir kardeşim adlı efendi incazeti var mı? yok kardeşim abi icazetsiz olmuyormuş bu işler iyi kardeşim bunu söyleyen senin bunu söyleyenin incazeti var mı? duruyor sana bunu söyleyenin incazeti var mı? duruyor şimdi kim severdi sana küvence gidiyorum ben şimdi ona ya adam namaz kılmazdı oruç tutmazdı zikir yapmazdı hiçbir şey yapmazdı söyleyecek başka bir şey bulamadım bu adama susuyor şimdi karşı karşı karşıya kalınca ne diyeyim senin için diyorum ben bakıyor gözümün içine islam olmazdan önce diyorum ben
islam olmazdan önce ben sana ne yaparım diyorum ben kafasını yiyor şimdi yiyor kafasını yapayım mı diyorum ben ses yok şimdi diyorum yapsam kafanın gözünü güzel seni kırsam seni Hacı Sinan'ın imamı gibi sardıyla dolaştırsam ve desem ki dedim arkasından icazeti olmayan şeyhin müridi yaptı bakıyor şimdi ama diyor bak o icazeti olmayan şeyh bu adımı ne hale getirmiş senin kafanın gözünü yarımdan bak bir tane iki tane değil mi?
bir tane iki tane değil ben eski böyle arkadaşlardan birisinin bu yıldırımda bu pazar yerinin altında o böyle bir dükkan açtı oraya elimde de ayıp söylemesi böyle bir poşetten mandalin var o Hacı Murtaz abi dükkan açtık ya onun altında birisinin dükkanı var orta kapattıktan sonra ben selamünaleyküm dedim girdim içeri orada oturan adam Mustafa Özbağ hakkında konuşuyor bakıyorum adam öbürkü de kaç göz edeceğim diye uğraşıyor hani susturacak onu şimdi o da susmuyor Mustafa Özbağ hakkında aa neymişim ben öbür o dükkan sahibi
kaçtan gözden onu susturacağım diye uğraşıyor ona diyor ki abi ne benim diyor kaç göz yapıyorsun diyor mandalinler var ayıp söylemişim ben mandalin verdim ona dedim kardeş ha dedim ağzını ekşişsin biraz daha dedim ben şimdi nasıl yağın dedi e dedim biraz tadı kaçmış biraz da ekşişsin şimdi dedim ben sonrasına öbürkü abi hakkını helal et ya aa ne olacak helal etme ağacıyım ben dedim söyledim sen Mustafa Özbağ'ı tanıyor musun dedim ben hayır dedim bilmedim tanımadın adamın kalp hakkında nasıl böyle konuşuyorsun dedim
bu durdu bak bir şey söyleyeyim mi sana dedim ben söyle dedi Mustafa Özbağ hakkında konuşanlar dedi Mustafa Özbağ'ın karşısına geçseler tut yemiş bürbüne dönerler dedi böyle baktı çünkü dedi Mustafa Özbağ'ın karşısında konuşmak için dedi mangal bir yürek lazım onun karşısında konuşmak için dedim ben cengaver olmak lazım delikanlı olmak lazım yiğit olmak lazım dedim baba yiğit olmak lazım böyle bakıyor bu sufi olmak lazım derviş olmak lazım onun karşısında konuşacak olan bir keçendi dedim bir keçedin dedim bir şey olması lazım
hiç bir şey olmayanlar onun karşısında konuşurlardı bu bakıyor şimdi boş insandır bedava insanları bir işe yaramaz insandır onun baktı Mustafa Özbağ benim şimdi konuşardı reikmen gitti az önce dedim şerefime namusuna laf söyledim ne yapayım seni şimdi dedim ama senin kabahatın yok dedim neden dedi ee dedim ben bunlara dedim namus şeref öğret dedim dedim kuma ne yazarsan yaz dedim kummuş dedim ben dalga vurdu mu silinir gidiyor dedim ben kabahat belleymiş dedim buna yazmışım dedim kabahat belleymiş buna yazmışım dedim
ne yapacaksın şimdi dedim şimdi ona bu sefer dükkanın sahiline ne yapacaksın şimdi dedim kafa böyle benden bir kötülük gördün mü yok sana borcun var mı mı yok senden alışverişin var mı yok senden bir şeyin var mı yok şu var mı yok bu var mı yok abi bana faydan oldu onları sormuyorum sanadır sana zarar verip vermediğimi soruyorum dedim vermedin abi dedi peki sana zarar vermediğim halde sen de benim zararımı görmediğim halde bu adam burada dedim benim namusuma konuşuyor kimin namusuna konuştu dedim benim dedi sen ne oldun şimdi dedim ben
bilmem ne çocuğu oldum dedi dövdüm hakkımda konuşana neymiş bu dedim ben ağzımdan itiraf ediyor bak dedim bari baktı ben ne oldum şimdi dedi dövdüm ona bu ne oldu dedim ben bu da bilmem ne çocuğu oldu ne dedim ikiniz birbirinizi teyit ettiniz dedim hadi dedim ekşilecekti bu dedim ekşilecekti dedim ben mandalinler dedim dedim valla şimdi zehir olacak herhalde dedim tatlandırmaz bu saatten sonra insan oğlu böyle bakın insan oğlu böyle ama hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretten arkasından konuşmuşlar
neler demişler bu yolun çilesi bu hepsini yaşanacak harika fikirler var var geçen gün aklıma böyle bir fikir geldi her sohbette on dakika ashabın hayatından birbirlerine olan sevgi ve saygılarından yardımlaşma hakkında sohbet verme imkanınız var sizden rica ediyorum harika Allah razı olsun inşallah arkadaşlar fikirleri olanlar bu fikirlerini toplayacaklar bizim bakın her gargahta bu bu tip şeyler kısıntılıdır böyle hani illa ki müsaade edecek illa ki böyle müsaadenin olması gerekir bizde öyle değildir bundan on beş yıl önce
arkadaşlar dediler ben bir gece coştuydum İsmail Hakkı'da hepiniz de çavuşsunuz dediydim ben hatırlıyor musunuz? evet ondan sonra dergah çalkalandıydı toplu halde bütün dervişlere çavuştuk verdi bu nasıl olur diye şeyh efendiye kadar şikayet etmişlerdi şeyh efendi de Allah rahmet eylesin Mustafa'nın da oğlum sohbettekinden hepsi çavuştuk vermişim dedi evet efendim zannediyorlar ki hani ben şeyh efendiyi böyle şey yapınca yapacağımdan geri döneceğim oğlum hepsine mi verdim dedi orada bulunan herkese verdim efendim dedi
herkes Allah yolunda koştursun efendim dedim küfür mü hakim olsun memlekete dedim eğer hizmet etmek için çavuşluk istiyorlarsa hepsi de çavuş dedi koştursunlar hizmet etsinler dedim evlerini açsınlar sofralarını açsınlar ders yaptırsınlar dedi filanca dedi ki dedi efendim o arkadaşların hepsi de şeyhlik yapar dedi dedi keşke de yapsalar efendim hepsi de şeyh olsan ben de hizmetçilere oğlum arkadaşlar fikriniz varsa yapın sizi durduran yok engelliğin yok yol kesici olmayın dikkatlarında ne zaman da mazartesi
ilk kalbinde ders var perşembe burada var sen işte salı gününü yap evini aç çarşamba günü var ondan sonra cuma günü var pazar günü var mahallede topla yeni arkadaşları komşularını topla apartmanı topla aileli topla atabalarını topla gelin kardeşler de 10 dakika size de Allah'ın izninden ashabın hayatından aktaracağım size anlatacağım de harika ciddi söylüyorum harika harikanın üstünde bir şey ne kadar güzel fikirler harika az önce bir arkadaş daha vardı ya hayati kerim okuyalım diye harika bunları mahallelerinizde
evlerinizde hayata geçirin hatta o kadar güzel yapın yükselin çalışın ama biz diyelim ki ya burada kaç kişiyiz bin kişiyiz orada kaç kişi olmuş bin bir kişi bizim orayı ilhak etmemiz hak olur biz gidelim oraya tabi olur ciddi bu konuda birisi bir şey yapmaya inanıyor mu yol açık herkese yol açık yeter ki öyle yapsa da kendine yapacak kendine yontuyorsa yontsun kendine yontsun şeylik yapacakmış yapsın Allah mübarek etsin biz de gidelim tabi olalım ne olacak konuda hiç sıkıntımız yok elhamdülillah ne güzel evet geçen sene
hafta okuyamadık saat on buçuk oldu saat gözüm oldu ama bu hafta inatla bu dersi yapacağım bunlardan biri de yani adaplardan birisi de Allah'ın şu sözüyle Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerini öğrettiği hedeftir bizim ayetlerimize inananlar sana geldikleriniz zaman selam size de şu sözleriyle öğrettiği hedeftir ayetlerim hakkında tartışmaya dalanları görünce başka bir söze geçmelerine kadar onlardan yüzsün yiğitimi azarlama akşam Rablerine yalvaranları kovma sabah akşam Rablerinin rızasını dilerek ona yalvaranlarla beraber oturmaya sabret
bu bizim ayetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara selam size de ayet-i kerimesinden öncedir sabah akşam Rablerine yalvaranları kovma ayetinden sonradır bu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Mekkeli müşrikler onunla görüşmek istediklerinde derler ki yanındaki bu fakir fukara takımı var ya onları gönder biz onların yanında seninle konuşmak istemiyoruz biz onların yanında seninle görüşmek istemiyoruz bizim makamımız, mevkimiz, şanımız, şöhretimiz buna müsait değil ey Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri
bunlar senin yanındakiler avam insanlar, köylü insanlar, işçi insanlar fakir fukara bunlar biz ise yüksek sosyeteye mensubuz biz akıllıyız biz zenginiz biz gücü ve kudret elimizde tutuyoruz biz kalkıp da o fukaraların yanında oturamayız o fukaraların yanında kalamayız buraya biz gelemeyiz biz evden internetten izleriz burada zikrullah'a gelemeyiz biz biz buraya gelip de buradaki insanların yanında dervişlik yapamayız biz yüksek sosyeteye mensubuz biz evde bilgisayarın başında evde kitapların başında dervişlik yapmak istiyoruz
efendim o rekameden zikrullah o rekameden ders alsak olur mu? olur biz de o rekameden de yapsak olur mu? olur birisinin aklıydı sivrideki Allah çok ya ders alacak olanların eğitimine bir baksak dedim ben de evimi omuzuna koydum sen dedim bir post sen şehrin de ilan et ders alacak olanların eğitimlerine bakarsın önce diplomanı getir bundan sonra ders vereceğim sana dersini dedim ben yani en az lise mezunu olsa ders alacak olanlar olur dedim sen bir dergah kur öyle yap dedim de ki dedim ben lise ve dengi ve o üstündeki okullar
ancak derviş olabilir dersin dedi sustur biz dekiler avamdır şimdi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine zamanında olan şeyler renk değiştirerekten şimdi de var çünkü müşrik kelleler ne demişler şu yanındaki avamlarla beraber oturup konuşmak istemiyoruz özel oturup konuşup sohbet edilmesini istiyoruz Cenab-ı Hak hemen uyarıyor Allah'ın hesabı ayrı Cenab-ı Hak diyor ki gece gündüz Rabbinin rızasını dileyenlerin yanından sakın hak olma demek ki kiminle beraber olacakmışız gece gündüz Rabbinin rızası için koşanlarla beraber olacağız
evlerinde evlerinde salonlarında keyf edenlerle değil herkesin işi gücü var işin gücün var deyip de dergahı hizmeti sallayanlarla değil takınları hizmetteki koşuşturanları Allah için pervane olanları zor hakir görenlerle dostluk kurmayacakmışız Allah'ın ayetleri hakkında tartışanlarla ne yapacakmışız dostluk kurmayacakmışız Rabbinin rızası için yalvaranlarla dostluk kuracakmışız Allah yolunda koşanlarla fi se bilillah Allah için yaşayanlarla dostluk olacakmışız arkadaşlarımız dostlarımız kardeşlerimiz fi se bilillah
Allah için koşanlardan olacak nefsi için değil heva ve hevesi için koşanlardan değil bir hizmet varsa hizmette koşan bir iş yapılacaksa o işte koşan bir görev varsa o görevde koşan ders varsa derse gelen zikir varsa zikre gelen orada edebiyle adabıyla hizmetini ve görevini yerine getiren sımsıkı o işe sarılan kimselerle arkadaşlık dostluk kurmak sufi adabıdır yalpalayan yalpalayan ağzını bozan halini bozan fitne çıkaran dedikodu çıkaran insanların arkadaşlığını dostluğunu kardeşliğini bozan bir taraftan laf alıp bir tarafa götüren
birilerinin bu noktada ortaya düşüp kendilerinin işini gücünü bozan kadınlar kadınla kocanın arasını açan çocuk annesinin babasının arasını açan üstadla dervişinin arasını açan iki kardeşin arasını açanlarla dostluk ve kardeşlik kurmayacakmışız onlara ancak onlara ancak iyi ahlak nasihat edilir onlara ancak temiz bir edep nasihat edilir onlarla dostluk kurulmaz dostluk kuracağınız kimseler özünde sözünde insanlar olacak dostluk kuracağınız kimseler istikametli düzgün insanlar olacak dostluk kuracağınız insanlar kuran ve sünnete bağlı olan insanlar olacak
dostluk kuracağınız insanlar yalpalayan dedikodu çıkaran insanlar o olmayacak ne diyor Allah'ın ayetleri hakkında tartışma bitinceye kadar sen onlardan yüz çevir kuran ve sünnet dairesinde duranlara da selam ver kuran ve sünnet dairesinde duruyorsa ona ona selam ver yani ona selam ver onunla dost ol onunla arkadaş ol onunla yoldaş ol kiminle?
kuran ve sünnet dairesinde durup hayatını o noktada dizayn edenler sufi açısından edeplidir sufi kuran ve sünnet dairesinde üstadının yolunda gidenlerle dost olur kuran ve sünnet dairesinde tasavvuf adabı ve erkanı dairesinde yaşayanlarla ne yapar? dost olur gece gündüz Allah'ı zikretmek Allah yolunda koşmak hizmet etme noktasında koşacak olanlarla ne yapar?
dost olur siz o yalnızlığı sözler söyleyen yalnızlığı laflar yapan bilgiçlik taslayanlara bakmayın onlar söz satarlar onlar söz ıslasıdır, söz satarlar onlar hizmette koşuşturmakta yokturlar onlar da tevazu etmek, alttan almak insanlara bu noktada hizmet etmek yoktur Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dedi ki oranın efendisi oraya hizmet edendir kim derviş kardeşlerine hizmet ediyorsa odur üstün ola kim derviş kardeşlerinin yoluna ve derviş kardeşlerle beraber koşuşturuyorsa odur üstün ola kenarda ahkam kesenler üstün değildir
kenarda yol yordam öğretmeye çalışanlar ahmakların tekidir kenara çekilir yol yordam öğreteceğim diye uğraşıyor hizmet ehli ise hizmet eder koşturur bir şey yapılması mı gerekiyor? yapar yıkılması mı gerekiyor? alır kazmayı yıkar kendi eliyle yıkmaya başlar yapılması mı gerekiyor? alır malayı harci eline yapmaya başlar burayı yık, burayı yap demez Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hendek kazasında aldığı balyozu aldığı eline demirden sikkeleri vurdu kayaya kendisi kendisi çalıştı müdahale kendisi çalışacak sen al kazmayı köreğine kendin çık yola al balyozu eline kendin çık yola başkalarının açtığı yolda yürüme başkası pişirmiş sen yiyeceğim diye uğraş hırsız başkasının çalıştığını devşirmeye çalışma yürü
yürücek olana yol açık şeyhlik yapacak olana da yol açık başkasının dervişlerinin üzerine konmaya çalışma başkasının çalışmasının üzerine konmaya çalışma bu yok suflilikte bu yok sıfırdan kurma inşa et görelim dedinecek o kim çalışacak mücadele edecek gayret edecek beraber yol gideceksin hadi kır bakalım o kimseyi hadi incit o kimsenin gönlünü yık hadi bakalım yıkamazsın
neden yarın akşam problem var ben ona tatlı tatlı konuşursun diktiğin ağacın kolunu bir ne ol birisi gelsin bu dağını kırsın bakalım ne olacaksın mühendis geldi şimdi önüme ustaları boruları döşemişler yapmışlar birisi de gelmiş söküyor kırıyor ne kötü değil mi bu Halit iyi anlıyor şimdi kırdı evi markı orta yerden semazaya yetişecek orada bir şeyler olacak diye hadi birisi gelsin dokunsun şimdi onlara o şimdi istiyor ki hepsi de eninde olsun
hepsi de en iyisi olsun hepsi de yerini bulsun yerini bulsun hatta daha üstüne çıksın anlıyor musun hepsi de en iyi olsun değil mi belli olmuyor mu haklar birisi böyle kendi gözle baksana canı sıkılıyor değil mi öyle olur canı sıkılır yani o hatadır hatalıdır o kimse ama birisi ona böyle ken gözle baksana yani sana ne onun hatasından onun parçalıyız gerisi gelir adamın ben böyle oluyorum sana ne kardeşim onun hatası bana ait onun hatası bana ait
al ne yapacaksan yap hadi gel bana demiş ya arkadaşların hatası bana ait kızmak bağırmak çağırmak çok kolay yapmak çok zor dağıtmak çok kolay toplamak çok zor demek ki Allah yolunda koşanlarla beraber oluyor fitne üreten laf üreten iş üretmeyen hizmet üretmeyen koşuşturmayan derdi olmayan bu konuda derdi olmayanlarla değil sufilik adal kadınlar vardır günlerde dolaşır kadınlar için ağır filancanın gününe gidelim ayına kadar yiyelim pastaları börekleri tuzlu yağlı günden güne dolaşırlar onlar
onlar onlar değil dostumuz adamlar vardır böyle işte şuan içeris merkezine gidelim şurada sinema var burada kebapçı var burada yemekçi var fişmanca yerde fişmanca var dolaş gezdir Allah kendini onlar değil dostumuz onlar benim yıllardan beri baktığım bir ölçü vardı ben bakarım böyle hep kim var burada diye ben bakıyorum şimdi bazen derim o hani burası boşta şurada bunlar bu tarafa gelin derim göreceğim ben ben onu göreceğim aa diyeceğim ki tamam bu simayı tanıdım bu burada göreceğim onu tanıcam ben yer boş mu boş ben onu göreceğim tanıcam
o yüzden derim ben bu tarla doğru gelir göreyim sizi ha tanırım bu adamı gördüm tanıdım bildim bu sohbette tamam geçen hafta da buradaydı bu hafta da burada önceki hafta da buradaydı şu da burada mesela Kadir'in yanındaki arkadaş haftalardan beri onu görüyorum ben orada örnek onu görüyorum yanlış anlaşamazsın dikkatle oradan sohbeti dinliyor her seferinde geldiğinde ben ona bakarım burada kim var ben bayındırda da ona bakardım ödemişte de ona bakardım beni ilgilendirmez başka bir şey hizmet ediyor benim için evli adam olur
ya birisi uçuyormuş hiç beni ilgilendirmez bakın hiç beni ilgilendirmez dervişlik hayatım boyunca ilgilendirmedi bana uçan değil bana hizmet edip koşan lazım bana çok bilen lazım değil bana iş yapan lazım çok bilen gördüm ben çok gördüm ben onlar löp deve löp develer vardır yük çekerler onlar sadece aptal sarak olurlar hiç bir işe yaramazlar hiç bir işe yaramazlar onlar da kitap yüklü deve
ne kadar bilmiyorsunuz hiç bir şey yapıyordum ben önceden ödemişe geldi dedi öyle birisi sohbet esnasında buyrun dedim sohbet edin siz maaşlı kitap oğlum ben de yapıyorum dedim arkadaşlar soracaklar siz anlatacaksınız böyle mi oluyor sohbet evet dedi arkadaşlar sorun birinci soru ikinci soru kötü bildiğin yetmez neden çünkü o bilgi Allah rızası için değil çünkü o bilgi amel etmek için değil ayet-i kerime siz bildiklerinizle amel ederseniz
Allah sizin bilmediklerinizi öğretir sen bildiğinle amel edersen Allah senin bilmediğini öğretir o kitabın sahibi Allah o ilmin sahibi Allah o bilginin sahibi Allah biz bir şey mi biliyorduk şeyh efendi hazretler Allah rahmet eylesin bana zakirlik verirken oradaki zakir abilerin hepsi de karşı geldiler dediler ki bu hiçbir şey bilmiyor daha efendimiz buna zakirlik veriyorsun döndü ona dedi ki biz biliyoruz ki dedi efendim dedi işte bu yani kur'an-ı kerim okumasını da bilmiyor biraz biz bunu eğitsek dedi hani kendince
böyle bir baktı ona halbuki onun çömezi dedi ki bu daha bir şey bilmiyor o çömez ya o çömez olduğundan atladı o edebi yok onun efendim bu hiçbir şey bilmiyor dedi kime diyorlar şeyh efendi diyorlar niçin şeyh efendi birisine zakirlik veriyor aslında bilmeyene sen zakirlik veriyorsun sen de bilmiyorsun diyorlar farkında değil ne dediğine ben de yeni dervişim böyle baktım diyene hani sen şeyh efendiyi bilmiyor noktasına koyuyorsun gibisinden baktım adam bağlı olunduğu şeyhe biat etmemiş tam onun şeyh olduğuna iman etmemiş
zaten dergı adı bıraktı gitti sonra neden o daha bağlı değil çünkü şeyh efendi onun desteklercesine onun civcivi çünkü bunlar şeyh efendinin de yolunda değil çünkü o onun civcivi ben o esnada baktım dedim bu bunun adamı bunun ikisi de dedim şeyh efendinin adamı değil içinden öbürkün dedi ki efendim biraz öğretseydim ben ona bir şeyler dedi Kur'an-ı Kerim'i öğretirdim filan dedi ona bir bakış vuruldu şeyh efendi onlara dedi ki efendim benim bir bilgim yok dedim ben rüya yormasını da bilmem nereden diyeceğim dedim ben
sen bundan sonra rüya da yoradın şeyh efendinin dergahın içerisinde rüya yorumu verdi Allah affetsin şataat değil tek fakir kimse bu hal ve rüya yorumu bütün dergah patinaj çekti herkes şeyh efendinin önünde diş çöktü efendim bize de bir rüya yorumu verseniz zafirler nakipler efendim bize de bir hal yorumu verseniz derviş kardeşler hal görüyorlar rüya görüyorlar yetersiz kalıyor hayırlısı mu hayırlısı hayırlısı bakalım hayırlısı şeyh efendi böyle geçiştirirdi yok başka dergahda işinin itirazı diyorum ki ben kendi kendime
Allah Allah diyorum ben adamlar itiraz ettiler ben de kendi kendime diyorum rüya yorul yok bir şey yok ben de yolda gidiyoruz böyle kendi kendime ben ne yapıyorum rüya yoracağım dakka bir kovdur perşembe pazartesi sabah bayıldır orman işletme müdürlüğünde muhasebe yardımcısı İrfan Bey bir takdından tıkmaz böyle çabuk konuşurdu ya Mustafa ya akşam rüya gördüm rüyanda dediler ki ne o Mustafa da Mustafa efendinde rüya yorumu var rüyamı sen yoracakmışsın bütün herkese rüyamda böyle böyle böyle böyle gördüm dedi içinden bir böyle yağ eridi adamın
gördüğü rüyanın manası içime doluyorum haa dedim rüya yorumu buymuş demek efendimin hikmeti ve hikmeti efendim bir şey değil dedim buymuş demek ki bu ben çok bilen gördüm yıkıldılar ya hep yıkıldılar bilgiye itirazım yok yanlış anlaşılmıyız Allah için bilgiye boynumuz kıldan ince Allah için bu nokta yaşayan boynumuz kıldan ince hizmetçisiyiz onlar o yüzden sufi adam nedir Allah'ın rızasını gözetleyenlerle beraber ol Allah'ın rızası için koşanlarla beraber ol onları incitme
onları üzme onlarla beraber olmak sana bir lütuf bir ikram şu dervişlik yolunun içerisinde bulunan bir ikram bu dervişlik yolunun içerisinde durman burada koşturman Allah'ın rütfu sana bunu bunu böyle bir kendi nefsim için söylüyorum onu kim dervişlik yoluna ketre vurdu balta vurdu tağra vurdu kim dervişlik yoluna bile bile bile bile bile bile bir zarar getirdi onun iki yakası bir araya gelmedi onun iki yakası bir araya gelmedi bunu söylerlerdi benim gençliğimden bunu anlayamazdım ben ilk zamanda bunu sonradan tecrübeyle sabit oldu
baktık ki dervişlik yoluna zarar verenlerin parçası bulunmuyor adam bir daha bir şeyhe bağlanamıyor adam bir daha bir dergaha gidemiyor bir tekkeye gidemiyor gittiği yer doğru yer olmuyor rüyalarında bir şeyh görmüyorlar rüyalarında bir yol görmüyorlar hallerinde bir şey görmüyorlar gidiyorlar olmadık dündük yerlere bağlanıyorlar birisi geldi geçenler dedim şeyh efendiyiz sizin parçanız bulunmaz mı hiç birinizde siz çünkü Allah için zikredenlerle beraber olmadık
karanlık mahyuller kurdunuz yirmi sekiz şubatçılarla beraber oldunuz yirmi sekiz şubatçılarla anlaştınız yirmi sekiz şubatçılarla kol kola girdiniz şimdi Allah dostu arıyorsunuz öyle mi bulamazsın zikredenlerle ne yapacak beraber olacak bu kimse Allah yolunda koşanlarla beraber olacak durduysa sımsıkı tutuncak o yolda devam edecek kardeşler yol uzun yol uzun girişler olacak çıkışlar olacak eksikler olacak yanlışlıklar olacak fazlalıklar olacak hata yapanlar olacak
eksik yapanlar olacak aman bir şey yapmayın o ne ihanet yola ihanet etmeyin bir dervişe ihanet etmeyin bir dervişe ihanet etmeyin kim benim dostlarıma savaş açarsa bana savaş açmış gibidir yırtıcı aslanın avundan aldığı intikam gibi ondan intikamımı alırım der ya o yüzden dervişlerle uğraşan Allah diyenlerle uğraşan farkında değil Allah'ın kılıncına çarpıyordur o yüzden zikredenlerle Allah yolunda koşanlarla beraber olun onlarla beraber
siz de koştunuz dün akşam öyle bir baktım bin nacik çocuklar yavrular sema edeceğim diye kapalı spor salonlar can hıraş koşturuyorlar herkes böyle bir çalışma bir hummalı bir çalışma kendi kendime böyle baktım dedim yarabbim sana hamdü selam biz buradayız dedim buradayız bu insanlar Allah yolunu daha âli etmek için Allah yolunu yüceltmek için dedim koşturuyorlar yaşıtları nerede evde yataklarında yaşıtları nerede evde oyun peşinde Allah bizi onlarla beraber eylesin amin

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi