mustafaozbag.org

359. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 8 Kasım 2013 · 17:40

Vücudun, bütün organların emniyette olacağını söylemiştiniz. Bütün vesvese, şüphe ve şeytani hamdelerin de kalbin zikir anında olmadığı zaman da etki ettiğini sohbetlerimizden anlamış, algılamış bulunuyor. Şöyle bir şey yaşıyorum. Kalbimizi zikir halinde tutmaya çalıştığımız anda, tevhid anında kalbimiz zikirden kayıyor. Mesela aynı anda insan hayat içerisinde birçok odak yapılıyor. Yani bir meşgale oluyor, işte öğrenciler oluyor, hayat oluyor, bir insan çıkıyor, alışveriş çıkıyor, fikir çıkıyor. Yani gün içerisinde binlerce olayla karşılaşıyoruz. Kalbimizi zikirde tutarken hiç anlamadan bir anda o zikirden kayıveriyor kalbimiz ve unutuyoruz.
Biz bu zikir sapmasını, yani zikir bir anda zikirden kaymayı nasıl engelleyebiliriz? Teşekkür ederim. İnsanlar siz de normalde siz bir zikre başlayınca. Eliniz mülkünü çekerken de aynı şeyi yaşarsınız.
Zikre bir de oturduğunda veya namaz kılmaya başlarken veya Kur'an-ı Kerim otururken, salat-ı selam getirdikten, ne diyeyim ben. O esnada zikirle hemmar olurken, ayetin dediği gibi o esnada o kimsenin kalbinde gibi sikreter de kalıp sabah bir anda o kimsenin hamil.
Ona havadır derlerden şeyler, o kimsenin gözlenmesine veyahut da kalbine, aklına başka şeyler gelmez arkadaşlar. Bu başka şeylerin gelmesi sufi için bir rahmet olsun. bir taraftan. Bir taraftan gaflettir. Şimdi gafleti için ise bu noktada farklı bir şekilde analiz etmez. Bu sapmaya o kimse mücadele eder. Her sapışta o kimse tekrar kendini derleyip, toparlayıp yeniden kendisini zikreverir. Her sapışta yeniden zikreverir. Bu, o kimseyin mücadeleci bir kimliğe toplur. O kimse kendisini eğitmeye, kendisini yedersin tutmaya, kendisini kuvvetli tutmaya başlar.
O dağını bir odak üzerinde toparlanmaya çalışır ki o zaman o kimsenin dikkat topluluğu, o kimsenin başka şeylerden kendisini çekip bir yere dökülmesi, icret, manemi, icreti olur. şimdi bu, o kimse için bir mücadele kapısıdır. Ama her mücadele kapısı subi için bir eğitimdir. Her öğütü bu manada rahmettir, berekettir ve zonluk kurtuluştur. O kimse Allah'ı zikrettiği için şeytan nefislerine uğraşıyor. Bu açıdan bakılınca o doluyor. çünkü her bir Allah'a oturuşta onu ricade edileceği bir şeytan var.
Onun o sikrini daha kıymetli hale getirir. Bu hal. Onun mücadelesini daha kıymetli bir hale getirir. O kimsede. Şöyle düşünün, sizin bir kaleyi fethedeceksiniz, o kaleye elinizi, kolunuzu sallaya sallaya girerseniz kıymeti büyümez oluyor. O anlam taşımaz. Ama İstanbul gibi bir kaleyi fethedeceksiniz bu önemlidir. Ne güzel konusandı o konusandı. İstanbul'u fetheden ne güzel asperdir. Senin İstanbul'un kalbindir. o Kadiş-i Şerif'in maksadını, özünü değiştirmek burada.
Bir İstanbul'da. O İstanbul bütün padişahların, bütün sultanlarının gözü orada. Hazreti Peygamber Salullah Hazreti ve Selam Hazretleri dahil gözü orada. Siz bu İstanbul'u zahiri bir mekan olarak görürseniz orada. Orayı fetheden komutan ne güzel komutan. Kim? zahiri manada Fatih. Ama herkesin gönlünde bir İstanbul var. Nedir? İstanbul'dan daha kıymetli olan gönüldür, kalptir. İstanbul'un kıymetlidir, senin kalbin mü kıymetlidir. İstanbul'un kıymetlidir, bir başkasının kalbin mü kıymetlidir. O zaman o kalbiyi fetheden komutan ne büyük komutandır.
Konstantiniyye'yi fetheden komutan ne güzel komutandı ya. Konstantiniyye'de ne vardı? Her türlü fitne, fütür, her türlü eksik, yanlış, yalan, dolan vardı. Yoksa Konstantiniyye o esnada küfrün payitaatıydı. Nefsaniyetin, şeytaniyetin, deccaniyetin payitaatıydı. Şimdi nefsaniyetin, şeytaniyetin, deccaniyetin payitaatı dünya üzerinde neresi? Londra. Onun için İstanbul'dur, Konstantiniyye'li. Senin vücud aleminde, senin mana aleminde, senin İstanbul'un neresi? Kalp. O zaman o kalbiyi fetheden komutandı güzel komutan. o zaman o kalbi fethedeceksen sen ve kalbi bu noktada finleden, vücuddan, nefsaniyetten, şeytaniyetten, deccaliyetten oracaksan, çıkaracaksan, temizleyeceksen emri komutan sen olacaksan.
O zaman onunla alakalı mücadele edeceksin. Ve o mücadele esnasında senin her mücadele senin her savaşın sana bir takkısı olacak. Sen her sabah ordularını düzenleyeceksin ve her sabah ordularının başına geçeceksin ve o kalp kalesinin yolu yürüyüş yapacaksın. O yüzden sabah namazından önce kalkın sen askerlerini uyandırıp her çadırlarından çıkarın meydana salman gerek. Ve her sabah namazından sonra o Konstantinneyi tethedecek olan askerlerin yarar dizayını verip yiyeceğini içeceğini verip onları kuvvetlendirip Allah Allah midalarıyla oraya doğru yürümen lazım. Ve her gün bu icadeli yapman lazım. Ne zamana kadar Konstantinneyi senin ele geçirip orada bayrağını orada sancağını dikip yeni burçlar yapıncaya kadar ve o burçlarını sağlamlaştırıp orada padişahlığı orada kendi hakimiyetini kuruncaya kadar bu mücadele ceva anlaşıldı.
O sapmalar o esnada birkaç askeri ok yemesi karşıladır. Bir taraftaki komutanın gevşekliği komutanların diri tutacağını bir savaş psikolojisi bir savaş organizasyon namazın komutanı abdestin komutanı orütün komutanı dilin komutanı gözün komutanı kulağın komutanı elin komutanı ayağın komutanı dinsel uzun komutanı bunların hepsini de sabahleyin kalkacaksın açıları doyuracaksın silahı eksik olanlarını tamamlayacaksın bıçağı körelenen körelenen dinleyeceksin solçusunu koyacaksın tankçını koyacaksın uçak sabahını koyacaksın
uçak filolarını koyacaksın gemi filolarını koyacaksın her şeyi dizayn edeceksin her şeyi dizayn ederekten o gün kaleyi düşüreceğine karara vereceksin yürüyeceksin bakacaksın bir taraf bozulmuş ve göz komutanı bozulmuş göz komutanı askerleriyle beraber doğulmuş bakmış araba meyledirmiş onun terbiyesini vereceksin akşam bunun terbiyesi göz yaşı ağla diyeceksin örnek bakacaksın dil komutanı bozulmuş olur olmadık laflar söylemiş rica etseni terbiye etmek lazım yarın gereksiz konuşmak yasak sus diyeceksin susacak gibi ondan sonra
İstanbul güzel bir şey yaşıyor yeditepe yeditepe kurdunuz değil mi taştepe İstanbul yeditepe değil mi kalbin içerisinde yeditepe vardır neden sözümü değiştiriyor yeditepeyi sırasıyla fethedeceksin içeride yeditepe üzerinden kendi bayrağını ve borcunu dikeceksin yeditepeyi ondan sonra bayrağını diktikten sonra borçlarını hastanelerine okullarını yerine teşhis edeceksin sarayı tesis edeceksin çünkü sultanlar sultanı gelecek şehri
mamur görmesi şehri onun testişini hazır edeceksin şehir bütün her şeyinde hazır olacak gece gündüz testişe gece ışıklanacak gündüz tertemiz olacak aydınlanacak şehrin içerisinde aç açık cinsesiz hiçbir şey kalmayacak şehir ahalisi senden sorun nefsinize zorun et şehir ahalisinin ihtiyaçlarını göreceksin şehirde düşmanlık kin nefret kol gezmeyecek anarşik kol gezmeyecek onları ıslah edeceksin terbiye edeceksin önce birinci tepeye birinci tepeyi fethedince oradaki hakimiyetini kuracaksın arkadan bir daha
vurmasın nasihat ama buraya aldım deyip ikinci tepeye geçersen arkadan toparlanıp vurabilirsin dersin o yüzden birinci tepede hakimiyetini tam kuracaksın istihdam edeceksin komutanını askerlerini dikeceğim ondan sonra ikinci tepeye geçeceğim ikinci tepenin de her şeyini halledeceğim ondan sonra üçüncü ondan sonra dördüncü ondan sonra beşinci ondan sonra altıncı ondan sonra en son yedinci tepeyi fethedeceğim yedinci tepe sultanın tepesi orada topkapı sarayıyla padişah oraya gelip verdik ama padişah oraya gidince kadar
şehrin bütün tepelerini de gelecek bütün tepelerini gördüğü için bütün tepelerde asayiş ve kemal mesela caddeler düzenli temiz evlerde mutlu insanlar bütün ahalinin mutlu olduğu hiç kimsenin şikayetli olmadığı yanlış eksik noksan bir şeyin olmadığı bir ahaliymiş öyle olmuş gir içeri tepeyi görürsün la ilahe illallah fiyat ne dezi ağzıları yerine gönderen benim için en sevdiğim şey
yapmış inşallah eti havada yer asarsan durulmaz eti havada yer asarsan durulmaz orada baskında durur kendiminden havada yer et yavaş suyunu çeker durur kırdıktan sonra bu et azı kuruluş doğru içeri havada yer asarsan et
bir tessonu kokard hiçbir işe yaramaz anladın ne anladın edersin gaz mı yiyiyormus bu bir şey havada yer asarsan havada yer asarsan

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi