mustafaozbag.org

347. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 3 Ağustos 2013 · 2:12:01

Yolu, savun tarihsinde alışıyor. Sadece kıyamete kadar değil, kıyametten sonra mı duracaklar? Siz cennette de Fatiha-i Şerife'yi hâlâ da okuyun, Fatiha-i Şerife'nin üzerinde acrı ayrı, ayrı zevk etmesini zahir ve batın olarak ayıracağız.
Zaten öyle ayırdıkları sapıklaya düştüler. Dediler ki siz zahirde namaz kılıyorsunuz ya biz batın'da namaz kılıyoruz. Bizim şekle şemale ihtiyacımız yok, biz devamlı salat ediyoruz diye bahsediyoruz. Fatiha-i Şerife'nin neticesi aradan bin yıl sonra önümüze ne getiriyor bize? Veya aradan beş yüz yıl sonra, altı yıl sonra, aradan yedi yüz yıl sonra ne getiriyor önümüze? Üç yüzlerde, dört yüzlerde, iki yüzlerde, ben iki yüzleri koymayayım, üç yüzlerde değil. Üç yüzlerde, dört yüzlerde bu zahirde, bu batın diye ayrışma, bin yıllarına, yedi yüz, sekiz yüz yıllarına geldiğinde bir grup insanların, siz zahirde oruç tutuyorsunuz, biz batın da oruçsuz değil. Bu batın orucuda yalan söylememek, yemin etmemek, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem aleyhi ve sellem de götürmüyorlar, Muhammed sizin de işin dairini, siz işin batın'da vakıf değilsiniz noktasına getiriyor insanlar. İç dış ayrımı, Allah muhafaza eylesin.
İlk tere tarihi, abdestiyle, iç tersi fazlılığıyla bir bütün olarak alıyordum. Bir milacıdır, hadis şerefinin, namazda dağılıp de, rüykuyu, secdeyi yok etmiyorlardı.
Dışı ile güleceğiz. Anlı ve suya, dışı ile bir düz. Siz, muhakkak içini muhafaza eden, cevizin dışındaki kavun olmazsa, cevizin içi muhafaza olmaz. Kavun olmasaydı, cevizin içi olmayacaktı çünkü. Kavun olmasaydı, cevizin içi olmayacaktı.
Dolun zahiri olmasaydı, muhafaza edemeyecekti. Namazı zahira, kübreye dönmezsek, dönmez. Ama, doğumdan, illetler dolayı, illetler dolayı. Adem Aleyhisselam da dedi ki, hata benimdir dedi, bana aittir dedi.
Adem Aleyhisselam da, hatayı karşıda görmesi, Adem Aleyhisselam da kendinde görmesi arasında, biri hatayı inşaata gördü, birisi de hatayı kendinde görmesi. Adem Aleyhisselam da bahseder, mesnebide der ki, şeytan hatayı kendisinde görmez. Takdiratta, takdirin kendisinin üzerine zorla geçirildiğini söyledi.
Ben onu tefsir ederken öyle söyledi. Sen beni böyle yaptın değil, sen bunu takdir et dedi. Senin kendinden görmeyenler, kendinden görenler, o hatayı, kusurunu kendinden görmeyenler, beni affet deyince, Allah da onlara ümit verir.
Ve de kesinlikle kusursuz birisinin benim adım. Şeytan yolundayım. Evet. İşte bu yüzden benim içim, kendi yolum kendi içimden değil mi? Önemli değil ki. İçinden, dışından tekrar. Sen hata, Ahmet'ten, Mehmet'ten dediğin anda, hatayı kendi nefsini, nefsini arındırmış oldun kendi kendine. Tepse çıkardın. Ama sen bunu, hata ondan, ondan dedin. Bendendir dediğinde. Bendendir dediğinde. Kendi yoluma düşündün. O benim içimden değil. Bakın, yoluna geri döndür. Evet. Evet.
Yok. Yok. Birleştirme, neden birleştirirdim ki? Yonun bu soyuyla bağlı birleşir mi? Birleştirme, katkı merkezine aktar bir şey mi? Bunu birleştirmek, yoluna aşırı derecede değer vermek, ikisini birleştirmeye çalışır mı ki biz?
O iman etmeyen güçlükler, niçestir. İman edip, iyi analiz işleyenler nurdur. Neden necasetle cumhurileştirir mi ki? Böyle bir zor olur mu? Doğum kontrolü için sıfırlar taktığına inanmıyor musunuz? Ama hepiler bunu, cari görmüşler.
Konuşmak gerekirse, Hz. Peygamber sallallahu, azil yaptıklarını söylerler. Cariyelerine karşı azil yaptıklarını söylerler. Sadece NHHC'nin sallallahu ve sedel müaddesleri susa.
Çünkü cariyenin, azizi reddetme hakkı yoktur. İnandırmış, nikahlı kocasının, kadınmasıyla azil yapar. Çünkü halkınızı elal edin, Kake in kendine ait değildir. O zaman dersine dönmüş.
Bunu kendi hakları olarak göre deyin. Hakkı değil, bunun hakkı. Bunun, azil ile alakalı mesele de böyle. Doğum kontrolü AGAIN. burada gebelik perfektitleri yapması ama böyle bir fetva vermiş olsa da
İslami dairede kıyamette koyuyorlar ya yani işte yatak odamızda da karışıyor, uyuşuyor diyor diye İslami dairede bir devlet başkanı İslami bir devlet başkanı ben hümetin çokluğuyla Hazis-i Şerif'ini kendisine baz alıp kendi sosyal imkanları sağlayarak da çoğalmayı tavsiye edebiliriz takviye edebiliriz bir devlet ve kesinlikle alıp problemi
bir devletle bir çocuğu olan mesela bir artı iki artı bire geçecek
dört üç artı bire geçecek dört çocuğu olan işte yirmi lirasa iki artı birinin on sekiz lira dört artı bir indirebilir, elektriği indirebilir kadınlarımız, erkekler genç kızlar çocuk, sevdiğine
çocuk dolaştığı sucağında, kendi köpek dolaştırıyor genç erkekler yetişmiş yetişkin erkekler çok ağabey evlenip kadın sevkeklerine çocuk seviyorlar, köpek seviyorlar bu hale gerail ediyor cinsel ilişkiye giriyor kimileri kadın kadına sevişiyor kimileri erkek ile sevişiyor cinsel sapıklıklar içimizden alıp götürüyor bizi genç yaşta evlilikleri karşılar evlenmeye her şeye karşı hesabı kendilerinizle başı boşuna bir hayat yaşadığı genç yaşta evlilik özeldirir
eşyayı parlağı gösterişe boğmayın çocuklar üç model düşük olsun evlilik de geçme tekere olmayacak kadar düşük olsun iki üç tane dairemiz olmayı versin çocuklarınızı evlendirir çocuklarınız evlilse çocuklarınız maddi noktada destek olabileceği kadar destek olun çocuklarınızı kiralarda sürdürürken de uğraşmayın oturmak istiyorsanız evlerinizi açın ona daha evlerinizi açın gelsinler otursunlar bunların noktada destek olun çocukların bakımlarında da destek olun çocuklarınızı etrafınızda tutmaya gayret edin kızlarınızı, torunlarınızı etrafınızda tutmaya gayret edin
çocuklarınızı, torunlarınızı etrafınızda tutmaya gayret edin bunlar eğitimde düzgün aslında bunlar mümkün değilse ben bu dergaha mültesip olduğum için cemaatinde çocukların eğitimlerini orada da çocukların çocukları olması geçinlermiş gönüllerine merhamet veren insanlardır
çekerseniz o kadar kuyuya su gelir siz kuyudan beş kovalısını çekerseniz beş kovalısını gelir kuyuların damarlarını çok geniştir taşar kuyuda Cenab-ı Hak oraya su verir çok su çekerseniz çok su gelir damarlar açar bunların bazı ayetlerinde bin diye başlıyor bin demiş bize mi soracak neyi nasıl söyleyeceğim o bu noktada şey yapmışlar
bu noktada teva emir alır ve yönetir bir bak bakalım bir şeyle tutcam dediğinde gölge gölge gölgenin yeri nedir gölge gölgesi gölge gölgesi o tek varlık vardı
o da Muhammed Mustafa ile tanımlardı büyük sohbetimizde kalpten kalpten bir yol var kişi hakiki manada sevmekten hiç korkar anlamış değiliz kendisi olmaz demek kendinden vazgeçmektir hiç kimse kendinden vazgeçmez vazgeçmeyi göze alamadığından dolayı herkende değişik tecrübe edebilir sebebi eğitimi almamıştır öğretim görmemiştir mesela alınca bir program aldık TRT'de belgeselden yüz kişiye sormuş
evlilikte aşkı iş görmedi yok evlilikte aşkı önemli görmüşler yüzde seksen gibi bir çoğunlu aşka yer yok bir kere bir düşündüm Türkiye topluluğunun topluluğunun topluluğunun sevginin yüzde sekseni
sorumu var onun sorunu olarak ben onu biraz böyle seviyorum bargesel bu tip bargesel geçen gün darbelerle alakalı sevmekten lafasını artırmak lazım ben o yüzde seksenden daha fazla aşka inananların da yüzde onunu açık onlar lafın girmişi söylemişler yüzde onu sevginin aşk inanıyor karşıdaki kimsenin kadriyerinin maddiyatı insanın eğitimi bunları söylüyor istatistiğe
katılan sevmekten korkan bir topluluğun ve kimden öyle dedim yani seviyorsa bir kimse the gerçekten sevginin hakikatine ulaştıysa karşıdaki kadının birbirlerinden bakmamalı kadriyer kimlik kişilik para pul mevki makam mı olacak niçin kim en fazla seversiniz dediğinde Ayşe'yi seve noktasında değildir insan eşini
sevmekten imtina eder sevginden bahsederken sevgilin muamme sevgilinin kocasını sevgili olarak ulaşmış sevginden bahsederken
sen kardeşini hangi sevginden bahsederken sevginden bahsederken bu kim olursa olsun siz bir fark kurdunuz bir fareyi dahi öldürmeyi düşünüyorsanız hangi sevginden bahsederken sineğe karşı sineği katsedeceksiniz hangi sevginden bahsederken sevginden bahsederken kalbınızdaki insanların eksikliklerini
ve yoksanlıklarını takip edin onların önüne koymayı düşünüyorsanız hangi sevginden bahsederken sevginden bahsederken sevginden sevginden sevmekten masifleri olmuyor bir şey olması yeter çiçek
güvenecektir sizi görmediğinden kılın şerrinden
cimrilin şerrinden dünyanın bitresi bir hadiste toplanmıştır 4 kelime ile 5 milyar kimsenin
idrak sınırlı her akıl sahibinin idracına göre sınır bir şey tecevreder o yüzden baktığımızda perdeye perdeye perdeden perdeden perdeye bir sürü hayal geçer kalbinde defleşmeler olur kalbinde değişik pencereler açılır uykunda değişik pencereler açılır böyle görmediydim böyle bakmadıydım böyle değildi hiç farkımıza gelmemiştir diyebilirim hepsi de bunların hepsinde hayır sadece fiillerin üzerinde tutup peyili atarım maalesef çünkü bazı
reddiyetçiler var Türkiye'de İslam dünyasında rüyanın tedbir içerisinde değişik halleri vardır reddediyorlar zikrullah yaparken o kimse bu noktada değişik haller yaşıyor o değişik haller noktasıyla yaşarken yaşayan bir yolu ömkü reddediyor biz biz bu manada
reddizlerini kaldık piramidini görürsek koyabilecek diye bir kayıt yoktur rüyada o esnada uyumuyordur aslında saniye rüyada o esnada nur dünyasının içindedir o normal bu noktada nur aniyetini Cenab-ı Hakk'ın içerisinde olur gösterir kimsenin lini rüyasında cenneti görüyorsa kimsenin lini rüyasında cenneti görüyorsa kimsenin lini rüyasında Allah rüyasında meleklerle görüşüyorsa Hazreti Arak Osmanlı'nın rüyasında mühendisli değil mi?
Atığı yerde de bu halde salih isen gelen ilham da salih isen gelir. Gömertlik duygusu da salih isen gelir. Gıybetlik duygusu da salih değil. Çıpıtın kalbine gıybet gelir.
Biz şurada oturup zikretmek, burada sabretmek düşünebiliyor musunuz? Zikrederiz, bir zikrediyorsa, anayetini yuraniyetini taşıyalım.
Çünkü o temizdir, paktır. Niçin? Allah'tır. Zikrullah'ın arkasını tuttuysa, Allah'ın rica ise, o Allah'ın ruhuncu. Baş içerisinde şemişeyi görüntü gibi bir şey geçiyor.
Ben restorundan, seni istemiyorum. Ne ardı olursa da tükürme, kansır istersin.
Ben ne çıkardım canım, bin yonlardan çıkardım diyor. Bana hakkını helal edin. Ben dedim ki, ağzıma bir kanser vurdum. Aynı anemde sen aynı anemdesin. Aynı anemdesin. Aynı anemdesin. Açtım ben ağabeyim. Tükürtüsün. Çok yollar suya atıyorlar. Çok yıllar atıyorlar herkese. Çıkalım banyona. Uzaktan bir banyona alalım.
Onun mücadelesini yapıyorlar. Abi girdi. Ben gerçekten kaynağı. Yetimci vuruyorum kurulu ağabeyi. Bir kımınladım, yandım. Ağzımda mı camı bakıyorum? Kalbime geldi. Bakıyorlar. Göz göz görmüyor, ben şey yapmıyorum. Bu güzel oldu. Çok güzel efendim.
Bunlar sıcak diyor. Efendim çok güzel dedim. Ne dedin? Mustafa'nın kendini atarken dedi. Sesli oldu. Mustafa'nın sultanım dedi. Ben de seni tüp attım dedim. Depreşmeyince yakmıyor değil mi? Depreşmeyince yakmıyor. Depreşmeyince yakmıyor. Depreşmeycem. Depreşirsen yakmıyor. Depreşmemiş depreşmeycem. Özellikle insanın ustalarında. Depreşir olarak. Depreşir efendim. Depreştiğinde tövbeyeceğim. Özür dilerim.
Emredersiniz efendim. Benim için değil. O böyle bana bak. Ateşler kurtuluş. Başında.
Bütün şeytanlar var güçleriyle. Beni yoldan alıkoymayacak. Sahte. Buna bak. Diyorlar. Diyorlar.
Diyorlar ki kadınlar. Bundan koruyun. Diyorlar ki kızlarınızı. Diyorlar ki elinize taktın. Daha Bursa'ya gelince. Örünceye kadar hep bunu biz seni tanıdık da derviş olduk. Bunun vebali mahşerden.
Şeyhimiz üstündeki. Şimdi arkasından ne büyük üstündeki. Ne mübarek bir zat oldu arkasından. Varsın öyle olsun. Harika. Ama. Aynı şeyleri sizlere söylüyorlardır muhakkak. İnsan bunu şeydine söyleyemez. Diyemez. Efendim sizin icazetini var diye. Diyemez. Efendim size burada için ver. Bir şey söylerler. Parayı istemiyor.
Hiç kimseden para soruyamıyor. İnanmazlar. Saklıyorsunuzlar. Yolun oranda dair. Şeytan ve ise şeytan mübarek yok. Sonunda. Çünkü ahledi ya yeryüzünde böyle. Sen tam da kötüydün. O da onlara dedi ki bilmezsiniz. Allah bilir.
Ben senin kullarını alıp gerçek sanırım. Ben senin kullarını alıp gerçek sanırım.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi