mustafaozbag.org

337. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 24 Mayıs 2013 · 49:08

Buradan üç ayların başlangıcında altmış gün ömürde bir defa oruç tutulması mı gerekiyor? Böyle bir oruç yok hadis-i şeriflerde. Ama bir kimse ola ki herhangi bir orucunu kasten bozduğunu düşünerekten böyle bir kefaret orucu tutabiliriz. Ömrün de bir sefer kefaret orucu tutmayı bir kimse edeben kendini görebilir. Ama kefaret orucunun haricinde böyle bir oruç yok. Devlet faiz ile para kazanıyor ve bu parayla örneğin emeklilere, cami imamlarına maaş veriyor. Bu paralarda faizden gelen haram var mıdır?
Yani sonuçta devlet sadece faizden de para kazanmıyor. Devlet genel evi çalıştıranlardan da KDV alıyor. Devlet bar restoranı çalıştıranlardan da vergi ve KDV alıyor. Devlet huş işi de yapıyor. İçki kumarda oynatıyor. Devlet her türlü melaneti işletiyor. Bunu sadece faizle sınırlandırmak mümkün değil. Ne kadar haram var ise hepsini devlet yapıyor. Bu noktada biz de o devletin tevvası olarak devletin yapmış olduğu her şeyden nasibimizi alıyoruz.
Yani sadece devletten maaş alanlar değil. Bütün herkesin devletle bağlantısı var. Devletle bağlantısı olan herkes bundan nasibini alıyor. Kimsenin bundan kurtuluşu yok. Ancak o kimse kendince bu haramlarla mücadele ederse o zaman kurtuluşu. Söz konusu oluyor. Bu haramlarla mücadele etmezse o aynen bunları işlemiş gibi o da nasibini alır.
Futboldan kazanılan para haram mıdır? Yani bir kimse onu meslek haline getirdiyse ve meslek de haram değilse neden o haram olsun ki? Kalplerinizden nefreti atmanın tasavvuf açısından en kestirme yolu nedir? Kalplerinizden nefreti atamazsınız. Nefret bu noktada fıtridir. Nefreti terbiye edersiniz. Nefret terbiye edilir. Ahlak terbiye edilir.
Neden nefret edilir? Bir içkiden nefret edilir. Kumardan nefret edilir. Yalandan nefret edilir. Gıybetten nefret edilir. İftiradan nefret edilir. Suizandan, mühtandan nefret edilir. Cenab-ı Hak insana nefret duygusu vermiş. Allah'ın haram kıldığı, sınırlarının dışına attığı şeylerden nefret edilip yapmasın diye. Onu kalbinizden atmak için uğraşmayız. Onu terbiye etmek için uğraşın.
Eğer siz biz La İlahe İllana Muhammedun Resulullah diyen bir kimseden nefret ediyorsanız bu şeytani. Bir müminden, bir müslümandan nefret ediyorsanız bu şeytanidir. Bir sünnet-i Resulullah'tan nefret ediyorsanız bu şeytani. Allah'ın herhangi bir emrinden nefret ediyorsanız bu şeytani. Bu, o kimsenin ahlakının terbiye olmadığını gösterir. Ama Allah'ın haram kıldığı bir şeyden nefret ediyorsan bu da âlâ, bu da rahmanî. O kimsenin nefis terbiyesi geçirdiğine işaret. O yüzden nefret fıtridir, kimin nefret duyduğuna bak. Sevgi fıtridir, kimin sevdiğine bak.
Dostluk fıtridir, kimin dostluk tuttuğuna bak. Düşmanlık fıtridir, kimin düşman olduğuna bak. Bir kısım tasavvuf kitaplarında bunu işte kalbinden nefreti atacaksın diye söylerdi. Kalbinden düşmanlığı atacaksın, kini atacaksın, gurzu atacaksın diye söylerdi. Bunlar insanla beraberdir, insanın gerçeğidir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri müşrikleri sevmedi. Ne dedi Cenab-ı Hak Davut aleyhisselam'a? Dostumla dost oldum mu? Düşmanıma düşman oldum mu? İnsanlarda böyle enteresan bir dostluk kavramı var.
Her şeye dost oluyor. Her şeye ve herkese dost olan Allah'a düşmandır. Herkesi seviyor diyen Allah'ı sevmiyoruz. Allah'ı seven, Allah'ın sevdiği şeyleri sever. Allah'ı sevmeyen, şeytanın sevdiklerini sever.
Her şeyi sevdi. Ha şeytanla da kucaklaşabilir. Hadi Allah'a küfreden Firavun'la da kucaklaşabilir. Hadi Ebu Cehil'le dost ol. Hadi git gıybetçiyle dost ol. Hadi git iftiracıyle dost ol. Hadi git fitneciyle dost ol. Eğer ona temlih etme açısından onunla diyalog kurmak, onunla sohbet etmek farklı bir şeydir.
Siz sarhoşsa da konuşursunuz, berduşsa da konuşursunuz. Onun konuna girer, ona tevbi edebilirsiniz. Onu doğru yolla tanıştırmak için, ona hakikati anlatmak için onunla bir yerde konuşursunuz. Ama dost olmak dediğinizde, dediğiniz zaman akan sular durur. Bana arkadaşını söyle, senin dinini söyleyeyim. Hz. Ebu Bekir Efendi. Bu ne demek? Sen arkadaşını söyle, senin arkadaşının ahlakı onun dinidir. Sen de onunla arkadaşsan, sen de onunla dostsan, o da ikiniz de aynı dine sahipsin. Yani ikiniz de aynı ahlaka sahipsin. Hırsızla kim dost olacak? Hırsız olacak.
Gıybetçiyle kim dost olacak? Gıybetçi olacak. Başka kim dost olacak ki? Allah'ı sevenler, Allah'ı sevenlerle dosttur. Hani Cenab-ı Hak der ya, biz insanları kavim kavimler. Kavim kavimdir. Aşıklar, aşıkları sever. Akıllılar, akıllıları sever. Bilim ehli, bilim ehlini sever. İlim ehli, ilim ehlini sever. Cesaretliler, cesaretlileri sever. Korkaklar, korkakları sever. Cimriler, cimrileri sever. Toplanırlar bir yere. Onlar birbirlerinden utanmazlar. Çay içer, herkes kendi çayın parasını verir. Cömertler, cömertleri sever. Yemek yerler, birisi gizliden gider, hesabı öder.
Öbürkü yarışır, öbür yemeği ben ödeyeceğim diye. Cimri de gelir, siz savurgan sınırlar. Cimri öyle düşünür. Cömert ise daha ne kadar yediririm diye düşünür. Kavim kavimdir. Kurt kurtla dost olur. Aslan aslanların yanında, tavuk tavukların yanında. Siz tavuk kümesinde tilkinin dolaştığını gördünüz mü? Bir tane tavuk bırakmaz Allah. Bu da oğlum gibi. Allah bizi onlardan eylesin. Her şey kendi ahlakının etrafında toplayır.
Her şey. Kibirliler, kibirlilerle konuşurlar. Bir normal bir kimse kibirlinin ikisinin yanına gitse rahat edemez ki oradan. O habire kibirlenir, habire kibirlenir, umliliğinden rahatsız olur. Kibirli kimse de tevazu ehlinden rahatsız olur. Dostluk yaramaz ki onunla. O yüzden zıt olan noktalarda insanlar birbirlerini sevemez de.
Allah bizi affetsin. Borç olarak verilen ve geri ödenmeyen paranın teklatını vermek gerekir mi? Hayır. Para elle geçecek, bir yıl duracak, ondan sonra teklat edelim. Bir tespit yapmış kardeş. Bunu içinizden okuyun demiş ama ben bunu o kardeş hakkını helal etsin.
İçimden okumayın. Son zamanlarda abilerin talimlerde yaşadıkları yahut istişareleri eşleri aracılığıyla kadınların arasında konuşuluyor. Bayanların da aralarındaki konuların aynı şekilde abilere ulaşması söz konusu olabilir düşüncesi var. Allah muhafaza edersin. Bunlar çok hoş şeyler değil. Erkeklerin problemleri, erkeklerin istişareleri erkeklerde kalmalı. Kadınların problemleri ve istişareleri kadınlarda kalmalı. Bunu birbirlerine taşımak, başka yerlere taşımak hoş bir şey değil. Bir mesele konuşulduğu yerde kalmalı. O mesele konuşulduğu yerde kalırsa hoş olur.
Edeb, adab odur. Adab odur. Laf taşımak, laf getirip götürmek, birinin lafını bir başkasına taşımak, bir yerin problemini başka yere taşımak hastalıktır. Nerede olursa olsun bir yerde bir mesele konuşulmuş, orada kalır. O başka bir yere taşınmaz. Adab budur. Allah bizi affetsin. Bir erkek nasıl olsa Allah benim ve ailemin rızkını bir şekilde verecek düşüncesiyle işine karşı ilgisiz kalabilir mi? Kalamaz. Bir insanın bir şeye sımsıkı yapışması sebeptir. Cenab-ı Hak her şeyi sebeplerin üzerinden verir.
Ya Allah ve bir kimsenin bir şeye sımsıkı sarılması rızık endişesinden değildir. Bir kimse işine sahip çıkarken rızık endişesinden dolayı sahip çıkmaz. Mesleğine sahip çıkarken rızık endişesinden değildir. Daha faydalı nasıl olabilir? Annenizin karnında dahi Cenab-ı Hak annenizi vesile etti, sebebetti. Cenab-ı Hak sebepsiz bir şey vermez. Sebebe tevessül etmek sünnetullah'tır. Sebebe tevessül edilir.
Sufiler bu konuda çok titizdirler. Cenab-ı Hak nasıl olsa rezzaktır, rızkını verecektir senin. Ama o sebebi gözetmek gerekir. Cenab-ı Hak Musa Aleyhisselam'la konuşurken sebep tevessül etti. Orta yerde, zahirde görünen bir ağaç vardı. Cenab-ı Hak ağacın arkasından ona seslendi. Bir rivayette ateşin arkasından seslendi. Tur-i Sina'ya çıktı. Bakın sebep. Allah insana bulunduğu yerde seslenemez mi? Sebep vesile dedi ki Tur-i Sina'ya çıktı. Allah Beytullah'tan seslenir Sufiye. Allah Üstadından seslenir Sufiye.
Allah Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerinden seslenir Sufiye. Allah Cebrail aleyhisselam'ın üzerinden seslenir Sufiye. Allah başka bir kardeşinin rüyasından seslenir sana. Cenab-ı Hak ezan-ı şerifi bir sahabenin rüyasından seslenmedi mi? Ezan-ı şerif nasıl bir sahabenin rüyasından bütün Müslümanlara seslenildiyse, bir Sufi kardeşin görmüş olduğu rüyadan da sana seslenir.
Sen o rüyayı göreli kahle almazsın. Böylece Allah'ın sesini kahle almamış olur. Sen üstadın sesinden seslenir sana. Kahle almazsın. Bir de kızarsın. Benim hakkımda herkesin içinde şöyle konuştu der. Dükkanın önüne geldi bir arkadaş, benim hakkımda herkesin içinde şöyle konuştunuz dedi, güldüm.
Şimdi de herhangi birisi şunu diyebilir, benim hakkımda konuştu. Senin hakkında konuştum, tabi o zaman. Allah seslenir her yerden ve her şeyden. Onun gibi rızık noktasında da Allah her yerden bir sebep halk eder sana. Sen işinin başında sımsıkı dur. Disiplinli ol. Sen dergahında disiplinli ol. Sımsıkı tut sen. Allah kaç tane derviş verecekse verecek. Oturalım biz burada, yiyelim içerik. Hazreti Peygamber Efendimiz öyle yapmadı. O yüzden sebebe tevessül etmek, sebebe sımsıkı yapışmak, sebebi reddetmemek yorumlu şiarıdır.
Kişinin çalışma düzenini, disiplinin ne olmalıdır? Bir kimse ne iş yapıyorsa, geçenlerde bir profesör dedi mi ya, ibadet şuuruyla yapmak. Yaptığınız her işi ibadet şuuruyla yapmak. Ve yaptığınız her iş ibadet olsun o zaman. Uyumak dahi ibadet hükmüne geçer o zaman. Yemek yemen ibadet hükmüne geçer. Konuşman ibadet hükmüne geçer. Yürümen ibadet hükmüne geçer. O kimsenin niyetine derse gitmek. Cenab-ı Hak diyor ki, o kimse bir hayra giderken, attığı her adıma Allah sevap verir. O zaman bütün her şeyini ibadet şuuruyla ve ibadet düşüncesiyle yaparsan, helal dairede her şeyin ibadet olmuş olur.
Rabıta da odur. Rabıta da odur. Ticaretteki edeb, ahlak nasıl olmalıdır? Hiç kimseyi aldatma. Hiç kimseyi kandırma. Hiç kimseyi hırs yapma. Disiplinli ol ama zenginliği kırsın seni gürümesin. İşini düzgün yap. İşini takip et. Kimseyi kırma, kimseyi üzme. Kimseyi aldatma. O seni başarıya doğru götürür. Çalış. Çaba göster. Tembellik yapma. Gevşeklik yapma. Ne iş yapıyorsan disiplini bir şekilde yap.
Atatürk dil ile ilgili hangi hususlarda bulunmuştur? Cevabının için Allah razı olsun. Atatürk Büyük Kur'an tefsirini yazdırdı. Atatürk Buhari şerhini yazdırdı. Büyük Kur'an tefsirini yazdırdıktan sonra Hamdi yazıra bastıktırdı. Okullara, camilere gönderdi. Buhari şer yazdırdı. Onu da bastıktırdı diyanete. Onu da okullara, camilere gönderdi. Her Atatürk'ün diyenin evinde muhakkak Büyük Kur'an tefsiri, Elman-ı Hamdi yazdırdı.
Ve Buhari'nin şerhi bulunması lazım. Atatürk'ü diyenler, Atatürk'ü seviyorum diyenler, muhakkak bu kitapları da okumaları lazım. Bu manada kimse Atatürk'ü değil. Millet sadece Atatürk'ün rakısını, lebebesini almış. Kur'an'ını, sünnetini almamış, o şerhleri almamış.
Bir kimse yaptırdığı bir günahı şeytan yaptırdı diyebilir mi? O zaman onun sorumluluk almaz. Şeytanın yaptırım gücü var mıdır? Hayır. Cumartesi sohbetimizde nafile namazlardan bahsetmiştiniz. Yatsın namazının fazlından önce dediğimiz namaz, sünnetten ayrı mı yoksa sünnet olarak kıldığımız 4 fakatlık namaz mı?
Evet. İnsan nefsinin şeytanlaşması ne demektir? Bir insan nefsini en iyi nasıl terbiye edebilir? İnsan nefsinin şeytanlaşması, o kimsenin haramları helalmiş gibi yaşamasıdır. Hiç böyle fütursuz bir şekilde utanmadan bir haramı işler. Bu esnada o kimsenin nefsinin şeytanlaşmıştır.
Terbiyenin en kestirme yolu haramları terk etmek. Terk et. Biz terbiyesiz soruyoruz. Aslında istedikleri şu, yogacılar, oturacaksın, aa yapacaksın diyeceğim. Bir saat aa yapacak o. Ona dişen ki gel buraya bu oyunu vur, nefsin terbiye olacak senin de. Gelsin oraya tavuk gibi tık tık tık … bir saat dursun. 5 saat diyeceğim 5 saat vurur. Ona dişen ki kırmızı gömlek giyeceksin.
Kırmızı gömlek giyecek o. Bir de kendini öyle bir manevi havaya koyacak ki. Müslümanlara şunu demeyeceksin. Bu haram bunu terk et. Bu haram kardeşim yapma. Duyduğunu söylemek yeter. Birisinin hoşuna gitmeyecek bir şeyi doğru dahi olsa arkasından konuşman gıybet olarak sana yeter. Gıybet etmek, zina etmekten daha büyük günah tebalidir. Nerede? Doğru değilse iftira.
Nerede? Müslümanı haramı terk et demem. Ama Müslümanı de ki bu ağacın dibinde duracaksın, dursun orada salak salak. Onu terk et demem. O yüzden benler için diyorlar ki o nefis terbiye sistemini bilmiyor. Doğru söylüyorsunuz diyorum ben. Onlara böyle bir şey lazım çünkü. Nefis terbiye sisteminden o haramlarını terk etmek olarak almıyor. Ben de hemen patlak söylüyorum ya. Nefis terbiyesi mi başlayacaksın sen? Evet. Kardeşim haramlarını terk et.
Yalanla hangi nefsi terbiye edeceksin? Gıybetle hangi nefsi terbiye edeceksin? İhtirayla hangi nefsi terbiye edeceksin? Fitneyle hangi nefsi terbiye edeceksin? Dedikodu ile hangi nefsi terbiye edeceksin? E yok. Böyle söyleyince ben biraz cahil bir insan diyorum. Yani o nefsi terbiye etmekten ne anlıyorsun dedim birisine. Mailde yazdım. Ne anlıyorsun? Sadece o nefis terbiyesi nasıl başlar? Ne yapmam gerekir diye bana sordu birisi. Tanımıyordu kim olduğunda. Ben de maile cevap yazdım. Kul farzları yerine getirmekle Allah'a en sevgili işi yapmış olur. Farzları yerine getirmek. Bir, haramları terk etmek.
İki, Allah'ın emrettiği ibadetleri yerine getirmek. Böyle cevap istemiyor. Yani bir kediye bakacak nefsi terbiye olacak arkadaşın. Bir köpeye bakacak nefsi terbiye olacak o kimsenin. Penceresinin önüne bir kuş gelecek gıt gıt gıt. Ona bir işte muğday verecek nefsi terbiye olacak. Ondan iyisi yok cennetlik oldu. Ona buna çenkirecek, ona buna kötülük yapacak, ona buna laf söyleyecek, onlar serbest olacak.
Orada kapısına bir güvercin gelmiş ya, iyi olmasaydım o güvercin diyor pencereye gelir miydi? Bunlarla uğraşıyor insanlarla. Ya dedim hangi pencerenin önüne yem koysa muhakkak bir kuş gelir. Menfaata geliyor dedi. Sen yem koyma da geliyor mu bakalım kuş dedi. Yersin bir pencereye kondu mu? Bir kuş gelsin seninle beraber kafa sallasın zikirden. Zikrin bitince o da gitsin senle o da senle kalk o da kalksın. Git sahrada bir namaz kılarken sen gelsin kurtlar kuşlar etrafından otursunlar seninle beraber zikretsinler.
Eyvallah. Yok yeme geliyor dedim onlar. O yeme geldi. Oradan nefis terbiyesi çıkartacak kendini. Allah bizi affetsin. Nefis terbiyesi haramları terk etmekle başlar. Nefis terbiyesi ibadet, farz olan ibadetleri yerine getirmekle başlar. Beş vakit namazını kıl, kaçırma. Pazartesi, perşembe oruç tut, kaçırma. Kaçırma, kaçırma. Sufi sen, sufi terbiyesi yaşayacaksan pazartesi, perşembe orucunu tut. Nefis terbiye edeceksin. Cumartesi, perşembe, burada zikrular var. Geleceksin burada oturacaksın dizinin üstünde. Geleceksin burada dizinin üstüne oturacaksın.
Nefis terbiyesi. Kılmayacak, boruncu tutmayacak, zikre gelmeyecek. Hani koca Yunus demiş ya, ele geleni yersin, dile geleni dersin. Böyle dervişlik sorsun. Sen derviş olamazsın. Beni anlamış. Efendim, aklımdan, içimden Rabbim hakkında, dinim hakkında öyle şeyler geçiyor ki, dile getirsem küfür ehli olabilirim belki. Bunu nasıl engelleyebilirim?
Zikirle, tevhid benim kalandım. Aklınıza gelen her yanlış ve eksikliği, dilinize gelen her yanlış ve eksikliği zikirle durduracağınız. Aklına bir şey geldi, başla zikre hemen. Birisinin aklında suizan geldi, başla zikre hemen. Birisi öteden bilgit ediyor, başla sen zikre. Birisi eline geleni, dilene geleni diyor, sen zikrulara başla. Zikrullah kalledir. Nefsimle baş edemiyorum efendim, onu susturamıyorum, ne yapmalıyım? Namazla ve zikirle Allah'tan yardım dileyim. Namazını kıl, Allah'ı da zikret. Abdest alırken konuşmak abdesti bozar mı? Bozmaz. Annesine söz verip de tutmayan çocuğa ne denir? Tutmayan mı tutamayan mı?
Yani resmen tutmuyorsa Allah ona tutturmayı nasip etsin inşallah. Amin. Amin. Birkaç sohbetinizde erkek kıza seni nikahıma aldım. O da ben sana vardım derse nikahı nikahdır demiştim. Vardım demesine bile gerek yok. Sessiz kalsa yine nikahdır. Sükut ikrardandır çünkü. Bir erkek bir kadına seni nikahıma aldım dese, kadın da sussa kabul etmiş sayılır. Hanegüler der ki utanmasından, edep etmesinden dolayı kabul ettiğini ikrar etmeyebilir, onun susması ikrardır demişler. Kadın diyecek ki ben kabul etmiyorum bunu nikahı. Çünkü o aldım diyor, alacağım demiyor.
Alacağım derse gelecek zaman. Kırmızı kar yağdında alacak. Hatır ya adamlar böyle kadınları öyle kandırırlar. Senin nikahımı alacağım ben. Adam kandırıyor kadını. Ama ben şu işlerimi hallettikten sonra alacağım. O işler hallolmaz hiç. Hiç hallolmazlar.
O yüzden alacağım. Çıktığı zaman derler. Balık kava çıkarsa o da senin nikahını alacak. Aldım dedi, bitti. Bitti. Farz olan günü ve şahitliği gelir. Saravat-ı şerifler arasında hak katında maneviyatı ve derecesi yüksek olan saravat var mıdır?
Var ise biz kardeşlerimizle paylaşır mısınız? E biz paylaştık zaten ders kağıtlarında var. Önemli olan gönülden saravat-ı şerife çekmek. Önemli olan salat-ı selamın zahirisi, görüneni, fiiliyatı olan sünnetlere tabi olmak. Muhakkak bir kimsenin salat-ı selam çekmesi çok önemli. Ama ondan daha önemlisi o kimsenin Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetlerine tabi olmasıdır. Sağ eliyle yemesi, giyinirken sağ tarafından giyinmesi, otururken, kalkarken, yemek yerken, yolda yürürken arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde, eşiyle, çocuklarıyla, anne babalarıyla olan ilişkilerinde, çalışma sisteminde, iş arkadaşlarıyla, etrafıyla olan ilişkilerinde sünnet-i resulullah'ı gözetmesi.
Her sünnet-i resulullah'ı gözetmeniz, oturup salat-ı selam çekmenizden daha kıymetlidir. Bakın bir sünneti icra etmeniz, sünnet bilinciyle, sünnet bilinciyle birisine tebessüm etmektir. Menfaat bilinciyle değil, sünnet bilinciyle. Aman ya şu adamdan menfaatim var, şuna tebessüm edeyim dediniz, menfaat pered dolduruz. Ama Hz. Resulullah mütebessim bir çehreye sahiptir.
Ey nefsim, sen de mütebessim ol. Müslümanlara karşı tebessüm edeyim ol. Kafirlere karşı şedid ol. Münafıklara karşı şedid ol. Haramlara karşı şedid ol. Ama müminlere karşı mütebessim ol. Kibirlere karşı kibirlen. Ama müminlere karşı imişak ol, onlara kibirlenme. Kafirlere kibirlen. Derviş kardeşlerine kibirlenme. Kafirlerin arasında fitne çıkar. Kafirler birbirlerine düşsünler. Kafirlerin arasında fitne çıkarmak farz. Kafirlerin düzenini bozmak için onların aralarında laf getirip götürmek farz. İki kafiri birbirine düşürmek farz.
İki kafiri birbirine düşürmek farz. Yahudilerle Hıristiyanları birbirine düşürmek farz. Ama iki Müslüman cemaati birbirine düşürme. Bir Müslüman cemaatın içerisine bilir bilmez fitne atma. Bu günahı kebahir. İki kardeşin arasını açma bu günahı kebahir. Karı kocanın arasını açma bu günahı kebahir. Karı kocayı birleştirmek büyük sevap. Birleştirirken o seni çok seviyor demek büyük sevap. Ama zaten o seni çok seviyor demek büyük sevap. Sünnet işlemek. Biz çok salat-ı selam getiriyoruz topluluk olarak.
Yani dervişler topluluğu değil İslam topluluğu olarak. Ama çok sünnet-i Resulullah işlemiyor. Biz de çünkü o ucuz. Habir Allahümme sallallahu seyyidine Muhammed'de. Bir de onun iksirlisini arıyoruz biz. Öylesine iksirlisini arıyoruz ki öylesine bir salat-ı selam bir sefer getirelim. Neyimiz varsa bitsin bizi. Bekliyoruz. Öyle bir salat-ı selam getirelim. Gökten sofraya insin önümüzde. Öyle bir salat-ı selam getirelim. Bizim borçlarımız ödensin. Öyle bir salat-ı selam getirelim biz. Evlenemeyen evde kalmış ne kız kalsın ne odan kalsın. Öyle bir salat-ı selam getirelim. Devlet ayağa kalksın bizi gördüğünde. Sen öyle bir sünnet-i Resulullah yaşar ki Hz. Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerin yanında olsun.
Sen öyle bir sünnet-i Resulullah yaşar ki terk edilmiş bir sünnetini icra edene 100 şehit sevabı vardır. Terk edilmiş bir sünneti yaşar. Sufilerin kaybettiği yerler. Sufiler evet. Sufiler de kaybediyorlar. Sabahleyin 100 sefer Allahümme sallallahu seyyidine Muhammed dedi eyvallah. Bir sünnete uyman 100 tane salat-ı selamdan kat ve kat kat ve kat daha büyük tecrü var. Ben günde beş bin la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah de. Allah'ın sevmediği bir şeye buğz etmen, oturup la ilahe illallah demenden daha hayırlı. Allah'ın ahlakını bir kimseye tanıtman, oturup la ilahe illallah demenden daha hayırlı.
Allah bizi onlardan eylesin. Fizik tedavi alıyorum bunun için oruç tutamıyorum, rica sürdükleri için niye yapmalıyım? E sende para indireceğim paran varsa. Oruç tutamayanlar para indirecekler paraları varsa. Paraları yoksa Allah onları affedecek. E oruç tutamayanlar namazlarını arttıracaklar biraz. Eğer tutamadığınız bir oruç için bir ellere katkını verin evde. Ya ben bu pazartesi tutamadım oruç. Ay sevsinler sevdim. O zaman bu akşam elli rekan namaz kuracağım. Bugün perşembe orucunu kasten terk eden derviş kardeşler.
Perşembe orucunu terk ettiniz diyelim. Hava sıcaktı, işin vardı, gücün vardı, yan yattı, çamura battı. Sağlık sebebi olanlar müstesna buna. Ama onlar da kendi nefsimi de katıyormuşum içerisine. E bu gece elli şer de katkılı verelim bakalım. Bak nasıl oruç tutuyorsun sana. Dibin bir karış da dışarı çıksa. Bak o zaman nasıl oruç tutuyorsun. Her tutamadığınız gün için kendi kendinize deyin ki yarabbim ben orucumu tutamadım. İnşallahı rahman bu orucumun karşılığı olması mümkün değil ama ben bütün kardeşler perşembe gün oruç tuttular. Ben oruç tutamadım için bir gece elli rekat namaz kılayım. Sufiler ömrü hayatınızda elli rekatlık namazınız olsun, yüz rekatlık namazınız olsun.
Hiç olmazsa bir gece yüz rekat namaz kılın. Bir gece de olsa ayda bir kılın, yılda bir kılın. Yapabilirseniz haftada bir kılın. Bir yüz rekat namaz kılın. Bir kez Hallâc-ı Mansûr'un enel hak dediğine bakar. Hallâc-ı Mansûr'un gecede yüz rekat namaz kıldığını görmez. İbrahim Ethem'e balıkların altın iğne getirdiğini söyler. Ama İbrahim Ethem hazretlerinin haç farizasını yerine getirmek için yola çıktığında her rekatta iki reka, her adımda iki rekat namaz kıldığını görmez.
Ya her gün dersiniz, ya her gece bir yerde Allah'ı tanıtılan, anlatılan bir meclise gidersiniz ya da o gece yüz rekat namaz kılarsınız. Eğer bir gece zikrullah'a gitmediyseniz, o gün zikrullah var mı var? Bugün Perşembe, Bursa'da zikrullah var mı var? Bursa'da olup da zikrullah'a gelmediyse o kimse, bu geceyi yüz rekat namazla geçirecek zikrullah'ın sevabını genelde. Mahallede bir zikrullah var ders al. Ya o derse gideceğim ya da o gece yüz kılacağım.
Bir yalan söylediğinizde üç gün oruç tutun. Bir gıybet ettiğinizde üç gün oruç tutun. Bir iftira attınız, üç gün oruç tutun. Daha ileri gidin. Sahur yapmak sünnet, bir bardak su iç. İftar etmek sünnet, iki tane hurma at üstüne ağzına, üç tane hurma at. Üç tane hurma at. Nefis terbiyesi. Az önce söylediğim günah-i kefayeleri terk etmekte nefis terbiyesi başla. Kim için? Avam için. Ama bir sufi arada ağzın nefsi.
Senin ağzın kaydıysa kalbin de kaydı. Senin ağzın bozulduysa kalbin de bozuldu demek ki. Haydi, vur aşağı onu. Şahur bir şey yaptı hemen ona de ki sen oruçla terbiye ol. Sen namazla terbiye ol. Sen zikirle terbiye ol. Sen hangi derviş kardeş için mühbet ettiğin? Planca için. Hadi onu on gün yemeğe götür sen. Ben hiç evde yemek yemem. Milleti yemeğe götürmekten.
Allah bizi affetsin. Allah Allah Allah. Allah Allah Allah.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi