Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 1 Haziran 2012 · 1:01:59
İnsanlar, fitnelerin karşısında, fitnelerin bir imtihan demek, bir beraber musibet demek, insanlar beraber müsibetlere karşı bir kendi nefislerinde mücadele etmek, komple bütün dümlede Muhammed'le mücadele etmek, şimdi nefislerinde ayrıca, komple bir bütün içerisinde çok zevk var. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bunun zaten işaretini vermiş, ahire zamanda öyle bir zaman gelecek ki ümmetim işte böyle beraber fitnelerin duçağı olacaklar, şöyle olacak, böyle olacak değil mi?
Sahabe demiş ki ya rasul olan, o zaman ümmet kalabalık olmayacak mı yani bu böyle şey kalabalık olmayacaklar demiş yani şey değil ama velâkın denizin üzerindeki köpük misal olacaklar, yani bir ağırlığı olmayacak. Şu an ümmetim Muhammed'in en büyük problemlerinden birisi bu, kendi içindeki iç etkenlerden dolayı, dış etkenlerden dolayı dolanıyor, iç etkenlerden dolayı kısır çekişmelerden oluyor.
Yani işte senin şeyhin, benim şeyhimi döver, senin cemaatin, benim cemaatimi döver, siz delalettiniz, delalet etseniz biz hidayetteyiz. Onlar işte şöyledir, onlar böyledir, şucular, buzular, kozular filan dolanmışız biz bunu, dolanmış komple. Bunu da dış etkenler körüklemiş, teccariyet, şeytaniyet bunu körüklemiş. Yani bizi o cü, bu cü, şu cü, şu cü, şu cü yaparken bir de aynı zamanda ırk olarak da birbirimize düşürmüş. Yani biz çocukluğumuzda pis Arap'la atıyoruz. Hâlâ da diğerler var ama yani kararı almışız, avmışız, komple bir kenara koymuşuz, biz onları pis ettik. Kendi içimizde ne yapmışız, biz Kürtler demişiz. Biz Kürtler de kendi ülkeyi buluyoruz, biz onlara da düşmanız, çok iyi olarak düşmanız. Şiarla düşmanız, bize göre, en çok Irak'ta öyle bir düşünce yok, işte Sundan'da yok, işte ne bileyim, İlanda yok, Sundaristan'da yok, kuvveti yok, hiçbir yerde yok.
Yap, bir tek sanmaksın. Dönüyorum şimdi, Arap'lar da sana, biz Arap'lara da yok, Arap'lar da bize bakıyorlar, sizde İslam yok, din yok. Sizin kadınlarınız içki serbest, uyuş serbest, kumans serbest, ben mümene serbest, siz İslam beisiniz diyorlar. Siz İslam beisiniz diyorlar, onlar da bize İslam olmama gözüküyor. Türkiye İslam mı? Hayır, Türkiye İslam değil diyorlar. Biz öyle bir telafi diyorlar. İnan'a baktığın zaman onu bize öyle bir telafi diyorlar. Yani İslam ümmeti, o gibi şu anda komutan, yani önceden bir konuşmamış, Risale-i Nuh, kitap okurlarmış, işte Risale-i Sohbetleri derlermiş. Ayrılmış bir fraksiyon, niye yazıcılar, onlar sırf yazıyorlar.
Ayrılmış bir fraksiyon da, onlar okumuşlar, onlar sırf okuyorlar. Ayrılmış bir fraksiyon da ne? Yeni Asyacılar. Ayrılmış bir fraksiyon da ne? Azimeliler. Ayrılmış bir fraksiyon da o ne? Bir fraksiyon da ayrılmış, Ertuğrul'da şey vardı, kırkıncı oca vardı, bir fraksiyon da vardı. Bilmem kimler de bir fraksiyon da vardı. Nuhsular bölünmüş, 6'ye, 7'ye, 8'e ver. Ve hepsi de birbiriyle çatışır hale gelmiş. İşin yani bölünmekten bir şey olmaz. Bölün öyleyse. Oyunun çoğalını, kovarından bir bey çıkar. Çoğalını kenardan bir filiz çıkarır.
Zehri'nin ağacı kuvvetli olduğumu köpülünden bir filiz daha çıkartır. Ağacı kuvvetli ya, köpülünden bir filiz daha çıkartır. Bu normalde bu. Ben bunu normalde açıklıyorum. Yani siz 10 bin kişiyi tek nakete toplamanı sordunuz. 20 bin kişiyi tek nakete toplamanı sordunuz. İnsanların göründüğü kayar, görüntüleri kayar, sevgilileri kayar, muhabbetleri kayar. Bunlar var ama onları dur kafa demek yapmış. Anlaşıldı mı? Normalde. Aynı ölçülerde, hismi buna söylenecek bir laf yok yok. Ama öyle değil. Herkes birbiriyle uğraşıyor. Herkes birbirini küfürle istediyor. Kitap yazıyor, gündemler tekrardan. Süleymancılar için Süleyman dini yazıyor.
Süleyman için Refah dini yazıyor. İşte bilmiyoruz. Yardım işte sattırıyor. Şimdi buna baktığımız şey olarak yani vahveli, birliği muhafaza edeceğimize daha, o noktaya getireceğimize biz daha ayrılıkları kördürüyoruz. Ayrılıkları kuvvetlendiriyoruz daha. Yani o ayrılıkları öyle kuvvetlendiriyoruz, öyle körülüyoruz birbirlerine düşman ediyoruz. Düşman oluyorlar birbirlerine. Yani adamın beraber yol ettiği kardeşimdi kimse on adım sana düşman oluyor. Ya bana bunu sana olalım ağzına gelmeyecek laflar söylüyoruz biz. Ya beraber bir yol duyurmuşsun, beraber hizmet etmişsin, beraber sıkıntı çekmişsin.
Hasta kadar bir şeyler paylaşmışsın. Ama bir şekilde bir şeyden anlaşamamışsın. Olabilir miyim? Böyle kocanlaşamaya ayrılıyor. Amma ve lakin hayır. Söylenmeyecek laflar söylüyorlar. Unca kıymetleri bir ordu daha böyle işte düşmanlıktan bekleyecek şeyler olmamını görüyoruz. Nefse paya verenler. Hiç kimse ona hep kim acz ve fakir yolunu tuttu, hep o kurulu giderler.
İnsanlar da hep başlık sevdası tutar. Hep onlar lider olmak ister. Hep onlar başa olmalı. Fakir hali yoktu bundan. Ve onlarda acz ve fakir hali olmuyor. Çünkü onda tevafü lazım. Olmaz. Kafat olmaz. Öyle olunca insanlar iş görülür. Garipler toplamında bulunacak. İslam dünyasındaki ve İslam dünyasının üzerinde gerçekten ve gerçekten 150 yıldan beri büyük bir fitne kokuyor. Bir fırtına var.
Fırtından İslam dünyasının asibini alıyor. Yani bir komünizm fırtına çıktı, bir dinizlik fırtınası çıktı, bir işte Yahudi fırtınası çıktı. Şimdi Hristiyan, Avangilesi'nin fırtınası var, ondan sonra Amerikan fırtınası var, İsrail, İngiliz fırtınası var. Öyle bir fırtına var ki. Yani İslam dünyasını lime lime lime edip zaten evler dolusu kanını içiyorlar. Zenginliklerini götürüyorlar, güç zenginliklerini götürüyorlar, zenginliklerini götürüyorlar, zenginlik kültürlerinden koparıyorlar. Yani öyle bir topluluk hale getirdi mi ki İslam dünyası? Bunu hem icarlan hem icarlan çok rahat bir şekilde başarılı var. Yani şuraya birisi bir fitne koymuş olsa, burada sağlık kullak yok.
Neden bir sene lazım? O da fitnenin durumuna göre. Hangi bir şey söylemiş olsa sen kendini anlatıncaya kadar insanlara bir sene geçer. İnanmaz ki hiç kimse. Dersin ki kardeşim bizde böyle bir hal yok, zamanının ileriydi hiç kimse inanmaz sana. Derler ki ya öyleymiş ya. Oysa Allah diyor ki, Resulullah diyor ki bir kimsenin duyduğunu söylemişse ona yalan olarak yeter diyor. Başka bir şeye gerek yok. Ümmet-i Muhammed öyle bir namdaya gelmiş ki bunun içinde ve bundan kafirler faydalanıyor. Müslümanlar faydalanıyor. Bundan faydalanıyor. Yani düşünebiliyor musunuz? Afganistan cevabı oldu öyle değil mi? Bütün Müslümanlar destek çıktılar ve Afganistan. Herkes dedi ki cihad oluyor gerçekten. İşte arkasından başka bir plan çıktı.
Müslümanların üzerinden hesap etmişler. Değil Rusya'nın yıkılışını. O yüzden Afganistan'daki mücadeleleri, oradaki insanları kullanmış. Bir taşla o kadar çok düşürmüşler ki. Bir taşla o kadar çok düşürmüşler. Sonradan ağa döndü, tüm attı. Afganistan'daki beraber mücahitiz, beraber savaşıyoruz diyenler birbirlerini vurmuşlar. Vurdular birbirlerini de. Vurmaya başladılar. Birbirlerini öldürdüler, katlettiler birbirlerini. Katleden, eyvah dedim, oturup durup baktım. Çeçenistan'da öyle işini, baş bir iman İngiltere'de oturmakta duruyor.
TV'de seyrettim, hayır dedim. Kalanları gezmeye başladım. Gece saat 1'e 2'ye kadar, ETV, Sine'den, bilmem ne hepsi dolaştım. Durup baktım. Cihal'ın bilmem ne başkan yardımcısı, bilmem kim, İngiltere'den oturmakta olduk. Duruyor şimdi İngiltere'den. İngiltere'den, şimdi Irak'ta Amerikan işgali var mı, İngilizlerin işgali var mı, var.
Müslümanlarla birlik ve beraberlik içinde değil. O şunlu yok, Şiiler savaşmıyor. İngilizlerle anlaştılar, oturdular kenara. Önün fraksiyonlar var, onlar da savaşmıyorlar. Orada bir tek bazı şunlarla, işte ehl-i sünnet dedikleri var, el kayıda, el kayıda yok, yalan hepsi. Bir şey olmuyorlar. Filistin'de ayrı, Filistin'deki kendi toprakları için mücadele eden Filistinler, tek çap altında mücadele ediyorlar mı, biz de bölükler çıkıyor.
Hepsi de çek, orada Filistin'de tek çap altında toplansınlar, silah alın, silah alın, güldür güldür, güldür gitsinler. Sen memleketlerini bağlamasın kurtarsınlar. Diyorum ki, yarın bugün gelecek, Amerika sizi bilmem ki hangisi gelecek, bağrına silahı dayayacak, basacak, senin memleketini zapt edecek, zapt edecek. Diyecekler ki, Orkodoğu bile intikamcı, siz uyumuyorsunuz, o yüzden Güneydoğu bize lazım, biz buraya oturuyoruz diye.
Oturacaklar. Ve Türkiye'de o kadar çok çatlak ses çıkacak ki, kimisi diyecek ki, Amerika'mizin mülte fikrimiz, stratejik mülte fikrimiz, barış yapalım. Kimisi diyecek ki, ya bunlar oturduk durayı bırak böyle, nasıl olsun orası program diye. Kimisi şöyle diyecek, kimisi böyle diyecek, herkes bir şey diyecek. Bu gayri bir şey değil. Görünemiyoruz, kulaklımız vermez. Bu ayrılır, bu gayrı insanların tek çatı altında toplantıcı. İlk önce insanlar kendi memleketlerine, kendi memleketleri için birleşmelerdi. Yani şu memleket, şu insanlar, şu toprağı, şu toprağı paylaşan insanlar, kurtuluş savaşını gerçekleştirmiş bir minnetin torunları. Ya öyle bir kurtuluş savaşı gerçekleştirmiş ki.
Ya herkesin ağzı ve bağlı olduğu, her şeyin ağzı ve bağlı olduğu, haberleşmenin yok olduğu bir zamanda, resmen kalpte haberleşerekten memleketin her tarafında cevap etmişler. Korku ve düşmanlar kenarı, Fransa'ya, Urkanlar görürtmüş oradan, Rus'u, Erzurum'lar, Karslılar görürtmüş oradan, işte Yunan'ı, Egev'ler görürtmüş buradan, işte İstanbul'dan, işte İngilizler çekip gitmişler, anlaşılırmışlar ama anlaşılırmışlar neyse.
İttihatlerden bir taraftan sürülmüş gitmiş ve memleketin bütün her tarafı cihat şuuruyla yapmış tutuşmuş. Dedem anlatıyordu, dedem Yunan askeri şeyden İzmir'den trenle gelince bir kısım yani işbirlikçiler o zaman da varmış şimdi tutmuşlar. Kimisi çelenk vermişler. Dedem anlatırdı, biz dedik tek tek kız oğlan birbirinden evleneceği zaman sorarlardı dedeme.
İşte kimin pişmancası mı, pişmanca mıydı? O pişmancaydı. O pişmancaları ama halaları, teyceleri, büyük halaları dedi. Burada bir Yunan Üniversitesi vardı, ondan biraz haşır meşhur olduk da onu filancalar öldürdüydü. Yani sen o sülaleye gitme, o sülaleden bozuk bir düzen çıkmış. Bozuk düzen çıkmış, Yunanlılarla iş birliği yapmış. Ama erkeklerden ama kadınlardan bir bozuk düzen var, size sen git oradan kız alma veya sen orayı kız alma neden? O sülaleye bir çatlatıp çıkmış. Dedem şimdi bütün boyunları tanıdınlar, işte kim? Külancaların pişmancası. Bu bir an durak var, daha haklı verin oluyorsa. Onun bir adı avasını söyleyeceğim, dayısı şu amcası bu, dedesi bu, hemen sana senceresini döker.
Ve onları ayıplamışlar bir daha. Yani ne yapmışlar? Öldürmüşler onları, kahretmişler. Siz neden Yunanlılarla iş birliği yapıyorsunuz diye. Şimdi ise işin enteresan noktası, biz hepimiz kendimizi iş birliği yapıyoruz. Bilerek ayağı duymuyoruz. Geydiğimiz yabancı markalar, içtiğimiz yabancı markalar, yediğimiz yabancı markalar, kullandığımız yabancı markalar, her şeyimiz yabancı markalar. Ben diyorum ki burada derste arkadaşlar, Temmuz ayının kârını Coca-Cola, ondan sonra İsrail donanmasına kârını komple gibi etmiş diyorum, dinlemiyorum. Bakıyorum, bizim arkadaşların birisi kolay değil, bir de sallandıra sallandıra bir şey söyleniyor. Deniyorum ki Coca-Cola, Temmuz ayının kârını komple, komple bir ay kârını, işte İngiliz Yahudi donanmasına bağışlamış. Bu ne demek?
Ya destek çıkma. İkimizde destek çıkmıyoruz. İkimizde bu tarafı var. Yani pompa almak, savaş bitti. İkimizde en büyük halıları, ne tür şartlar var geliyorlar. Yarın yıkılacağını bilgi, İslam vandı, şimdisi yok. Yok. Yok. Birleşme olup, birleşme olup bir kimseniz, işte ortada rahatlıkla, bir boynunu bük çek. Beraber şahit edeceğim.
Sahabe gidip de, uygun da, Resulullah sonra, Selam'ın orada cenk ederseniz, Medine'de peygamber sorunları düşünerekten beraber yapalım. Bir de onunla kadar, umamda işimiz öyle değil. Biz oluruz kardeşim, evimizde çekiliriz. Batı çayımız da gelir, keseriz, neler öldürürüz, neler geçeriz. Meydanda kimse yok.
Şeyh Şamil'in dervişleri, Ör köşesinde, Şimdi deklar, dervişlerine kadar, Üstad'ın üstünü, Üstad nerede? O sohbetle, zikrularla bir yerde alamıyor. Sen neredesin? Yapmazsın harika.
Şimdi bir şeyler anlatacağım, bir şeyler yapacağım diye, bu sebeple Üstad belirler. O oturacak. Millet gelecek ona, Tepeden bakacak. Onlar da, biz bakındık, ev sunlandık diyecek, gidecek. Gönül tamam. Sen git Allah'ta, verme yüzünü. Sen git Allah'ta, arkadaşlara boş, İnsanlara imanlarla. Ulan gel bir üstüneşince, Kardeşimizi terbiye edeceğiz.
Eksiğimize arkadaşı, dostluğumuzu muhafaza edeceğiz. Arkadaş, sen ne diyor musun? Dost musun? Ben, kaybeden mutfaklarla alamadım. Kardeşliği sağlamıyorsan, Ya, dışarıdaki kimseler, nasıl sağlamıyorsan? Kendi soru içeceğiz, dediğimiz şey,
Eksiğimi, kendini örtüyor. Eksiğimi, eksiğimi, kendini örtüyor. Eksiğimi, kendini tamamlıyor. Eksi, gerek bir şey var mı? Yapınca, biz o gibi insanları karşıladın. Ben, biraz kötüydü, diyorum işe.
Allah yardımcı olsun olsun. Ben, yüzünü. Helal boş olsun. Hediye ettim sana. Bil, kendini gör. Eksini gör. Al, elinin ikirasını öder. Al, eletinin suyunu öder. Elin ikircetlerine, bize merhabete iyi yapın. O, tam yüzde de tedavi etmeye devam edeceğiz. Şimdi kendi milletimiz, milletimizi.
Resulullah diyor ki, Tansit oldunuz. Veyahut da güzel oldunuz. Samim oldunuz. Yani siz ölmeyin. Niye? Başka için geliyor. Bir kimsenin sokakta,
Sokağlamak, içinde için. Böyle bakmıyoruz kendisi.
Ben, benim cana bu attığı ölçü olmuştur. Yahu millet diyor,
Ben de 5 yıldır, 5 yıldır içiyor Müslüman Beynullah'a bakan mülsek bir namaza da oradan Koca koca şeyhler, alacak bir lafımız yok Benim diyen o meşru şeyhlerin hepsi de o 5 yıldır boynunuzda otellerde Allah'a emanetler namaza doyuyorlar oradan Şimdi geçen sonra boynunuzda otel O otelin buradaki yeri boynunuz mu?
Şöyle dedim, tümün otel Hepsine mürşid hikâhî, hepsine mühür verir Her zamanla dostluksa, nasıl dostluksa Kimsenin evinde, kimsenin nasıl var Dizdikleri var Kendi bir kulağı, şeyhler kendiler
Gidiyorlar, otellerde kalıyorlar O otelde, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem altında demiş ki El fahri fahri, ben fakirlerle beraber Ben Resulullah'ın yolundan yiyorum Onun vekimiyim diye bir şey ver O da demek ki böyle Fakirlerle de var 10 bin dolar, bir kişi adam başına kaç tane mürid Öyle hakçede, var mı burada 11 bin dolarlık 4 bin dolarlık Sen 4 bin dolar Geri kalan yok
Adamın niyeti, birinci niyetimiz şu olacak İmana hizmet Birinci niyetimiz İmana hizmet etmek Dileceğiniz ki ben İmana hizmet etmek için kendimi aldım Derdiniz ne olacak?
Ve bununla dertlenmiyoruz Kenara çekip bunun için sihir sihir ağrım Ağrım hale gelmesin Bu olmalı Tamlı tehlikeler Bizim işlerin yokluğu der
Borçlar der Tam çocuk çocuk ne olacak der Ev oldu olmadı der Araba oldu olmadı der İslam'ın imanı Sırada mı da ona yardım Böyle onu da Nasıl söyleyeyim Kendini getirmene büyük bir mücahidlik Onun derse gelirken de Sen yıkıyor ortalığı Derse gidiyorum benim hazırlığı Derse gidiyorum benim bu yıl Derse gidecek Diyor ki Gidarken bana haber veririm Beni devam götürür Özel araba lazım Özel otobüs lazım Özel taksi lazım Özel çağırılma lazım Özel istek lazım Buraya da bir tane piyano koyacağız Cıstaka cıstaka cıstaka
Umur Yancar efendi hoş geldin Tam çocuk o zaman geldi İmanla alakalı İslami hizmetle alakalı İmana hizmetle alakalı Derdi yok Kendisinde bir sıkıntı yok Bir müşkilat yok Sıkıntı bu En büyük sıkıntı bu Namaza gidiyor Allah Allah Evde namazda ağlamıyor Gece saat 2'de kalkıp ağlamıyor Sabah namazında kalkıp ağlamıyor Kimsenin görmediği yerde şurada dua edelim Allah'a gizlice idare edelim Gizlice Allah'a gizlice Allah'a gizlice Böyle bir dert yok İçinde ağlamıyor Başka elince dua edilirse bunları dikecek Başka kaldığında da
Bir dövür onun Kadıncağız bir tere Dediğim iki tere Üstünde haber gönderiyor Ne zaman demişim E dersi öyle demişim Nasıl tövbe demişim Dert dersi açar mı Senin söylediğin bizim derdimiz YETC'nin bir olacaktır
O zaman her şey O düzgünle uğraşmadık Ben sana zor Ve insanlardır Aferinle zor Tüketim alışkanlıklarıyla zor Gece yaptığında rahat edecek Gündüz gittiğinde rahat edecek Şimdi bak millet azaldı Yaz Hava sıcak ya Kimi parka gidecek Kimi sinemaya gidecek Kimi yazlığa gidecek Kimi denize gidecek Lazım Müslüman tatil yapmasın mı canım Bana öyle ne dedin Ya açar mı Müslüman tatil yapmayacak mı E yapacak mı Sen yapıyorum Müslüman da tatil yapacak Tatil hakkı değil mi adamın Bütün sene kazanmış adam Koşturmuş
İşçi yiyesin tabi İşçi yiyesin Ya Biz onun için para veriyor Ondan sonunda İlahi çok güzel Ben üst dünyamı alman Eyvallah Neye vermeyecek Latim edilecek Hilelerle hesaptan öldü mü Dua damanı gelir diyor Efendim Hilelerle hesaptan öldü mü Dua damanı gelir diyor Dua Damanı gelir Hileler hesaptan öldü mü Dua damanı gelir Evet Hile ve hesap dedi İnsan kendi kendine Hep bir şeyi hesap eder İçinden Bir şey yaptırsanız Hesapsız yapın diye İşte niyet temiz olmaz Anlaşıldı mı O niyet temiz olursa
Hesabın yok senin Hesabın olmazsa Dua zamanı geldiği demek Senin içinde Hesabın yok İçinde fitne bitiriyor İçinde yanlış şeyler Düşünmüyorsun Anlaşıldı mı Hilele duruyorsun Hiç kimseye Tuzak durmuyorsun O ne oldu Safileştin Safileştin Safileştin zaman Yapılan dua Cenab-ı Hak kabul eder mi Eder Anbiyyana Allah Dua'yı Kaldırmak için dua Olur mu Bu adamı nasıl uçuran Bu adamı nasıl kaldırın Bu adamı nasıl Muhatey'de Veya kendi içinden Sen şimdi dua ediyorsun Allah'ım bana Sen bir daha Allah'ım Kendisi
Düşünmüyorsun Allah'ım Şimdi o zaman dua alın. Şimdi iç ne istildin mi? Allah verir. Neden? Sen kalbini seveldin. Temizledin, yıkadın, park ettin. Park edince duana ne alır? Hicabet eder. Öbür gün Allah seni duana hicabet eder mi? Etmez. Çünkü Allah hesabın oldu, necisin oldu. Pisliğin bulunduğu bir yere teveccüh etmez. Oraya tecrübe etmez. Senin gönlünü almak. Senin gönlünü almak.
Toprakta, ben bize ateşlerim. Cenab-ı Hakk'a dedi ki, bu ilim şeydi. Pişirdikten sonra, ona kendi ruhumu seçti. İmdatın sırrı.
Belki yaradılır. Oysa ona seyit etmem lazımdı. Meda edin. Bitmedi çivesi. Cenab-ı Hak indirdi dünyada çivesi bitmedi.
Yıl. Ve insanın orduğunu çıkarttın, çıkarttın, düşü çıkarttın,
çıkarttın. Ve insanlar şöyle söylüyoruz. Bizim peygamberimiz en üst. Bu da peygamber. Ben o peygamberi tanım, bizim peygamberimiz. Ben o peygamberi tanım, bizim peygamberimiz. Ben bu vekansdan önce evli cehidinin adı neydi? Hikâyet. Neden?
Kendisi kalır. İşte Allah'ın velileri ve öyle kimya laboratuvarı gibidir.
Girdim adamı ve kendi özü çıkarttın. Ben tilkiyim, ben köpekim. Ben aynınım. Aynınım. Sonu doğrusu, onun üzerinde tehdit durumu tecelli ettirecektir. Kim iman ediyorsa, onun üzerinde dair bir tehdit durumu da yok.
İman edemez. Kimisi de floresan gibi yana. Haklı bir şey. Allah bizi muhafaza eylesin. Mevzu bir daha, bir daha. Önce gitti, Allah yiyesin inşallah. Bu akşam da öyleymiş muhabbet. Şeyden çıktı. Bilelerin hesabı aç içinden. Orta olsun. Ona bizim canımıza giriyor. Senin normal Müslüman duyuyorum çok. Girsin canımıza.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.