mustafaozbag.org

27. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 22 Mayıs 2011 · 57:41

Ramazan'dan sonra şevvalde altı gün oruç tutardı. Ashabın bu noktada ittifakı var. Akabinden tabi imamların da ittifakı var. Ve Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem adetler, kim Ramazan orucunu tutardı. Yalnız burası önemli, bütün hadislerde, bu konuyla alakalı hadislerin hepsinde, üzerine bastıra bastıra, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem adetler, kim Ramazan orucunu tutar da.
Yani bunu böyle başka türlü anlayanlar var. Ramazan orucunu tutmadan, şevvalin altı gün orucunu tutup da, bütün seneyi oruçluymuş gibi geçirecek fikirler de var. Yani böyle bir yazı, acizane düzenleyip sayfaya koydum, bana dönüp de böyle söyleyenler var. Bu noktada bizim ayrıldığımız bir şey var. Onların kimler olduğunu söylememe gerek yok. Biz ehl-i sünnet olarak, din noktasında, ibadet noktasında Kur'an ve sünnete bağlıyız. Uydurma şeylerle işimiz yok. Bu noktada bütün hadis kitaplarında, kim Ramazan orucunu tutarsa diye söylüyor. Mazeretinden dolayı tutamayan bayan veya erkek kimseler mazeretlerinden sebebiyle Ramazan orucunu tamamlayacaklar. Ve tamamladıklarında onlar da Ramazan'ı tam olarak tutmuş kabul edilecekler.
Kastan terk etmemişler çünkü. Mazeretinden dolayı tutmamış. Mesela bir kimse yolculuğa tutmuş, mazeretinden dolayı tutmuş. Veya bir kimse ilaç almak zorunda mazeretinden dolayı tutmamış. Bir kimse rahatsızlanmış, hastalanmış. Mazeretinden dolayı hastalık günü, hastalık zamanında orucunu mezuniyetten dolayı bozmuş. O gün orucunu tutmamış. Mazeret. Veya bir kimse halsiz düşmüş, takatsız düşmüş. Birkaç gün o takatsizlikten dolayı. Doktor demiş ki kendini toparla, iki gün, üç gün tutma. O kimse mazereti kabul edilir. Kasten orucu terk edenler için değil, bir hastalıktan, bir sıkıntıdan, bir musibetten işte herhangi bir malum ve makul bir mazeretler dolayı orucunu tutamayanlar oruçlarının ya karşılık olarak fidyesini verecekler veyahut da oruçlarını tutacaklar.
Bir kimse işte mazeretinden dolayı eksiklikler bundan üst esna. Oruç tutmayanlar için söylüyorum. Eğer bir kimse kasten orucunu tutmadıysa, o zaten günah-ı kebail işlemiştir, bu onu bağlamıyor, bu onun içine girmiyor. Eğer bir kimse Ramazan orucunu tutar da, Şevval ayında da altı gün oruç tutar ise, bütün Ramazan yılı oruçlu geçirmiş gibi sevap olur.
Öyle sayıdık ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerifin bir tanesini, iki tanesini yorumunda diyor ki, ayet-i kerimeye de koymuş. Allah bir haseneye on yorum verir diye. O zaman bir günlük oruca, Cenab-ı Hak on günlük oruç sevabı verir. Böyle olunca altmış gün yapıyor, otuz günde Ramazan'da tuttu, üç yüz altmış gün, dört gün kurban bayramı, üç gün Ramazan bayramı etti, üç yüz altmış yedi gün. Ve böylece o kimse bütün yılını oruçlu geçirmiş gibi sevap alır, oruçlu geçirmiş gibi olur. Bir rivayette de kim Şevval'de altı gün oruç tutar ise, o yıl işlemiş olduğu günahlarını Cenab-ı Hak affeder. En, Teberan'ın rivayetinde en can olucu var. Kim Ramazan ayını oruçlu geçirir, Şevval'den de altı gün oruç tutar ise, annesinden doğduğu gün ki gibi olur.
Allah onu temizler. O zaman kalbi uyanık olanlar, Allah'la dostluğunu pekiştirmek isteyenler, dostluk pekişecek, dostluk kurmak isteyenler değil. Dostluk kurmak isteyenler, otuz Ramazan oruçlarını tutar zaten. Dostluğunu pekiştirmek isteyenler, Şevval Bey'in de altı gün oruç tutacaklar. Bazıları peş peşe tutulması gerektiğine dair fetva vermişler, Haneviler peş peşe tutulması için fetva vermemişler.
Mevkuluğu da bir hadise dayandırmışlar, Resulullah sallallahu ve sellem hazretleri peş peşe söylememişler. Bir hadise şerifte peş peşe de var, bir hadise şerifte peş peşe de değiller. O zaman peş peşe diyenler de kendilerince bir dayanakları var mı, el cevap var. Ama Haneviler ve büyük çoğun peş peşe tutulmasa da olur demişler. Çünkü şevval ay, bir günün içerisinde altı gün oruç tutulacak. Bu ibadetleri belki de dedenizden, ninenizden daha önce duymuş olabilirsiniz. Veyahut da bunu duyamaz. Ya benim dedem tutuyordu, benim ninem tutuyordu. Veyahut da ninemin annesi, işte büyük ninemiz tutarmış filan diye duyulabilir. Çünkü insanlar yaklaşık 100-150 yıldan beri Kur'an ve sünnetin temel öğretisinden, uzaklaştığından ve uzaklaştırıldığından yeni bir şeymiş gibi öğreniyorlar.
Bu yeni bir şey değil, bu bütün hemen hemen hadis kitaplarında vardır. İşte Buhari'de, Müslüm'de, Tirmizi'de, Tevarani'de, Nesai'de, muteber hadis kitaplarının hepsinde var. Veyahut işte Tergib'i açarsanız Tergib'de var, Rudani'yi açarsanız Rudani'de var. Hadis kitaplarında bunu bulmanız mümkün. O zaman arkadaşlarımız, kardeşlerimiz muhakkak eşlerinize, çocuklarınızla tavsiye ederekten şevval ayında 6 gün oruç tutmaya gayret edeceksiniz ve tutacaksınız Allah.
Allah bizi onlardan ayırsa. Derviş, mümin, umur ekleyendir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ibadetlerini inkıtaya uğratmazdı. Bir ibadete başlarsa ona devam ederdi. Namazını hiç terk etmezdi, orucunu hiç terk etmezdi. Muhakkak her ay oruç tutardı, muhakkak. Bir nafile ibadete başlarsa onu devam ederdi. Derviş zihniyeti, mümin zihniyeti o kimsenin bir şeyde devamiyet kesbetmesidir. Ben hep söylerim, her perşembe derse gelmeyi kendinize örneğin, ölçe edin. Bunu bırakmayın. Hayatınız boyunca ölünceye kadar bırakmayın. Bakın ölünceye kadar bırakmayın. Nereye giderseniz gidin.
Mutlaka her perşembe bir zikrullah alakasına oturun. Her perşembe bir zikrullah alakasına oturun. Bir perşembeniz zikrullahsız geçmesin. Bu size küçükmüş gibi gelebilir. Hayatı boyunca, ölünceye kadar her perşembe zikrullah alakasına oturan bir kimsenin, cennete girip girmeyeceği üzerine şüphe etmesi yanlıştır. O ehli cennettir. Allah'ın izniyle. Bakın o ehli cennettir. Çünkü Allah öyle ibadetlerini cennetlik olmayacak olanlara nasip etmez. Ne yaparsanız yapın. Hayatınız boyunca namazı hiç terk etmeyin. Namazı kasten bıraktığınız, bir vakti dahi kasten bıraktığınız an, bilin ki cehennemden bir kapa araladınız kendinize.
Hangi şartlarda, nerede olursanız olun. Hangi noktada, hangi durumda olursanız olun. Namazı terk etmeyin. Size böyle dinin emri benden fakirhane bir tavsiye. Nerede, nasıl, ne şekilde olursanız olun. Orucu terk etmeyin. Ramazanın harisinde muhakkak oruç tutun. Ramazanın harisinde muhakkak oruç tutun. Kendinize pazartesi mi, perşembeyi mi? İki günü mü? Ayda üç günü mü? Herhangi bir gün, üç gün. Başı ortası sonu. Veya on dört, on beş, on altısı. Veya da her pazartesi. Veya da her perşembe.
Kendinize ölçe edin. Ve o orucu terk etmeyin. Bu konuda kendinizi disiplin edin. Deyin ki ben bu orucu terk etmeyeceğim. Kendinize şunu disiplin edin. Hangi tarikata giderseniz gidin. Hangi cemaate giderseniz gidin. Hangi şeyhe, hangi üstada bağlanırsanız bağlanın. İsterseniz şu anda burayı terk edin gidin. Ama şunu terk etmeyin. Şunu terk etmeyin. Günde her gün tövbe edin. Cemaatlar gelir geçer, şeyhler gelir geçer. Her şey gelir geçer. İnsan ve sünnetle sabit olan, olmazsa olmaz olan, insanın manevi manevi atar damarı gibi olan, hükmünde olan ibadetler vardır. Bunlar olmazsa insan helak olur.
Batar. Batar. Madden de manen de batar. Bakın madden de manen de batar. Bu nedir birisi? Törbe. Nereye giderseniz gidin. Bakın ne var? Herkes desin ki bu adam battı. Öyle günah işleyin. Yani etraf böyle bir şeyi insanın üzerine giydirir ya. Bırak ya battı bu adam. Nefsine uydu. Helak oldu. Kaydı. Yıkıldı. Hele böyle dervişim diyenler birbirlerine bunu daha fazla söylerler. Sen kaydın oğlum. Bırak ya o battı helak oldu o. Veya o çöktü ya bırak onu ya filan. İnsanlar çok hükmederler ya. Allah'tır ya insanlar. Evet. İnsanların içlerinde Allah'lık duygusu var. Hükmeder insanlar.
Birisinin arkasından hükmeder. Önünden hükmeder. Yüzüne hükmeder. Sen battın helak oldu. Bırak ya cehennemlik o adam ya. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazrettenin söylemediğini söylerler insan. Söylerler. Şunu unutmayın. Ne yaparsanız yapın. Benim meşhur sözüm vardır ya. Kumarka oynasan da gel. İçki de içsen. Zina de etsen. Ne halt işlediysen işledin. Tövbe et. Ama her gün yatmazdan önce. Ama her gece. Ama sabahın seherinde. Ama gecenin karanlığında. Ama gündüzün aydınlığında. Ama hüznünün bastığı yerde. Ama karanlığın bastığı yerde.
Ama ta semaların üstünde dolaşırken dahi. En zirveyn dediğin anda dahi. Ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde. Diz dize. Göz göze. Gönül gönüle. Sohbet ediyorsan dahi. Dediklerini unutma. Tövbeyi. Namazı. Orucu. Her gün peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde. Sohbet etseniz. Görüşseniz dahi. Gecenin yarısında tövbeyi unutma. Gecenin yarısında zikrum. Namazı ve orucu. Zikrullah halakasını terk etme. Bir evde zikrullah yapacaksın.
Bir de halakayı terk etmeyeceksin. Halakayı. Şurada biraz sonra kurulacak halaka var ya. Ancak ahmaklar, geri zekalar, embesil olanlar. Kalpleri kararmış. Kalp gözleri tıkanmış. Gönül gözleri tıkanmış. Gönül kulakları tıkanmış. Olanlar halakayı zikrin kıymetini bilmezler ve terk ederler. Ancak zikrullahı münafık gönüllüler terk eder. Tövbeyi münafık gönüllüler terk eder. Allah muhafaza eylesin. Namazı münafık gönüllüler terk ederler. Orucu münafık gönüllüler terk ederler. Tekrar söylüyorum münafıklar demiyor. Münafık gönüllüler. Münafık mafaza eylesin.
İşte şevvalde tutulan oruç aşıkların orucudur. Onların hep tesbih tanesi gibi ardı ardına gelsin isterler. Allah'ın feyisi, bereketi tesbih tanesi gibi ardı ardına gelsin isterler. Tesbih alırsınız. Çektikçe biter mi tesbih? Bitmez. La ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah. Bitmez. Hiçbir şey bitmez. Tesbih tanesi. Aslında o bir işarettir. Neyi işaret? Ben o nur perdelerinin teker teker açılmasını istiyorum. Ben her tesbihde Allah dedikçe bir perdenin gözümün önünden kaldırılmasını istiyorum. Her la ilahe illallah dedikçe, dedikçe gönlümdeki o karanlık perdelerin yırtılmasını istiyorum. Her namaz kıldıkça o karanlık odadan çıkmak istiyorum.
Her orucu tuttukça seni dudağımın kenarında hissetmek istiyorum. O yüzden oruç tutuyorum. Dedin ya, oruçlunun nefesi bana miskamberdir. Ben dudağımın kenarından senin dudağının kaybolmasını istemiyorum. Ben dudağımın kenarında senin dudağını istiyorum. Senin dudağını istediğim için oruç tutuyorum. Sen oruçlunun miskamber kokusuna aşıksın ya. Aşıksan, aha ben de senin aşıkın olmaya adayım. Sen kokuya aşıksın. Ben o kokuyu verene aşığım. Ben sana aşığım. O yüzden dudağımın kenarında durmanı istiyorum. Gündüz altı saat, altı saat, sekiz saat, sekiz saat. Sen dudağımın kenarında dur. Sen dudağımın kenarında dur. Derviş Allah'a aşık demektir.
Ehli tasavvuf Allah'a aşık demektir. Allah'a aşık olanlar hep maşukunu ararlar. Hep maşukunu isterler. Hep maşukunun kokusunu dilerler. Hep maşukunun hayaliyle yaşarlar. Maşukunun nefesini kendi nefeslerinde hissetmeye çalışırlar. Aşıklıktır, odur. O zaman derviş aşık olacaksa bunları terk etmeyecek. Bakın hepimiz geleceğiz, geçeceğiz. Hepimiz geçeceğiz, hepimiz yürüyeceğiz, gideceğiz. Meşhur lafım ya, mezarlıklar vazgeçilmez adamlarla da olur. Emir Sultan'a da göçtü gitti. İftabesi de göçtü gitti. Hepsi de göçtü gitti. Biz de göçeceğiz, gideceğiz. Sizler de göçüp gideceğiz. Hiç kimse kalmayacak. Ama göçüp giderken, temiz göçüp gidin. Temiz göçüp gidin.
Göçüp giderken, annenizden doğduğunuz gün gibi göçmeyi hedefleyin. Ne büyük müjdez. Kim Ramazan orucunu tutar da, şevvalde altı günde oruç tutar ise, annesinden doğduğu gün gibi tertemiz göçer gider. Ne demiş? Bu fırsatı kaçırmayın. Bu fırsatı kaçırmayın. Bu nasıl mı sıkı yapışın? Bu nasıl mı sıkı sarılın? Annenizden doğduğunuz gibi göçüp gideceksiniz. Yahu ölüm geldi. Ertesi gün ölüm geldi. Bir saat sonra ölüm geldi. Niyet etmişim, o orucu tutmayan. Tutmayanlar şimdiden niyet etsinler. Ölüm vaati olursa, niyetlerinin yüzüsü hürmetine tutmuş gibi göçerler giderler.
Niyet edin. Tutmayan. Ve gayret edin. Ve gayret edin derslerinizi çekmeye. O zikrullahı yapmaya. O dersi çekerekten Allah'a yol yürüdüğünüzü hissedin. Onu zikredin ki o da sizi zikretsin. Ona bir adım gidin ki o size on adım gelsin. Ona yüz adım giderseniz o size koşacak. Onu zikredin. Ne edin? Kim tövbe ederse Allah onu temizler. Kim tövbe ederse Allah onun günahlarını affeder. Kim tövbe ederse Cenab-ı Hak onu annesinden doğduğu günkü gibi temizler. O zaman her gün tövbe edin. Sakın tövbenizi ertesi güne bırakmayın. Sakın dersinizi ertesi güne bırakmayın. Sakın namazınızı orucunuzu ertesi güne bırakmayın.
Aşıklık ciddiyet isterdi. Aşıklık dirayet isterdi. Gevşek insanlar aşık olamaz. Cımbıldak insanlar aşık olamaz. Cımbıldak insanlar derviş olamaz. Gevşek insanlar derviş olamaz. Olamaz. Dervişlik dirayet ister. Dervişlik cesaret ister. Dervişlik mangal gibi yürek ister. Dervişlik kapı gibi, iman babası gibi, direk gibi, dağlar gibi, mak ister.
Karakteri zayıf olanlar, özü zayıf olanlar, gevşek olanlar, toprağa gevşek olanlar az dahil tasavvuf olamazlar. O noktada duramazlar. Bir taraftan vurur onları. Allah muhafaza eylesin. O yüzden çıkın o noktada. Sımsıkı durun. Sizi dersinizden hiçbir şey alıkoymasın. Sizi girdinizden hiçbir şey alıkoymasın. Haftalık dersinizden hiçbir şey alıkoymasın. Günlük virdlerinizden hiçbir şey alıkoymasın. Namazınızdan, orucunuzdan, farzlara tabi olmaktan hiçbir şey alıkoymasın. Muhakkak ve muhakkak farzlara sımsıkı yapışın. İstersen dünyayla ahiret birbirine karışsın. İstersen cenneti sizin elinize versinler dünyadayken.
Desinler ki aha cennet senin elinin altında. Aha sofra senin cennet nimeti. Evet. Aha desinler ki bunlar bütün peygamberler şülalesi. Sizinle de istedinle de görüşebilirsin. Gözünü yumduğunda üftadınla şakır şakır konuş istersen. Sakın. Sakın muhakkaya düşmeyin. Ben iyi dervişim canım. Yalan söylemekte bir şey olmaz. Söyleyivereyim yalan. Sonra affederim. Affettirin kendini. Sakın. Göz göre göre haram istemeyin. Bile bile harama yeltenmeyin. Sakın. Küstahlık yapmış olursunuz Allah'a. Aşık diye yakışmaz. Aşık göz göre göre maşıkını kızdırmaz. Aşık göz göre göre maşıkına küsmez. Küstürmez.
Aşık bile bile maşıkına isyan etmez. Böyle aşıklık yok. Allah muhafaza eylesin. Bu yüzden nerede olursanız olun. Nerede olursanız olun. İsterseniz üstadınızın yan cebine girin. İsterseniz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri sizin cübbesinin altında gezdirsin. Yapar o. Açar cübbeyi gel buraya gel girersin sen içine. Gezdirir seni istediğin yere. Evet. Senin harzları terk etmene sebep olmasın. Aldanırsın, yanarsın. Perişan olursun. Allah muhafaza eylesin. Harzları asla ve asla terk etmek yok. İbadetleri asla terk etmek yok. Nafilelerle Allah'a yaklaşmak ve Allah'ı sevmek var.
Tasavvuf bu. Farzları istemeyen bir kimse ehli tasavvuf olamaz. Haramların içerisinde yüzen bir kimse. O haramdan nefret etmiyorsa, o haramdan iğrenmiyorsa, o haramdan geri dönmüyorsa Allah'a düşmanlık yapıyor. Nerede dostluk yapacak? Allah muhafaza eylesin. Muhakkak haram helal noktasında duracağız. Muhakkak farzları yerine getireceğiz. Ve muhakkak Allah'ı sevme yolundaysak nafilelerle Allah'a yaklaşacağız. İşte şevval orucu gibi. Ve muhakkak Allah'ı sevmeye gayret edeceğiz. Tasavvuf Allah'ı sevmek çünkü. Allah'ı seveceğiz. Allah'ı seveceğiz. Bu sevmenin şekli şemal anlatılmaz. Bu duygu. Onun tecelliyatı nedir?
Alt zemini farzları yerine getirmek. Tecelliyatın alt zemini. Ve üst zemini nedir? Nafilelerle Allah'a yaklaşmak. Perşembe zikrini terk etmeyin dediğim gibi. Günlük vürtlerinizi terk etmeyin dediğim gibi. Allah'a yaklaştıracak sizi çünkü. Günlük tövbenizi terk etmeyeceksiniz. Allah'a yaklaştıracak çünkü. Günlük tövbenizi terk etmeyeceksiniz. Allah'a yaklaştıracak çünkü o sizi. Allah'tan en fazla korkanınız benim. Ben günde en az 70 kez. Başka bir rivayette 100 kez Allah'a tövbe ederim. 100 kez. Hz. Aişe Validemiz diyor ki, Ya Resulallah senin gelmiş geçmiş. Gelecek geçmiş. Ne varsa? Senin hepsinden arındın, temizlendin. Ya Aişe, Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı?
O tövbe ediyorsa, bize haydi haydi tövbe etmek yakışır. Allah'ın salatu selam getirdi. Peygamberlerin salatu selam getirdiği bir peygambere. Diyen insan utanmaz mı kendinizden ona salatu selam getirmezse? Allah kendisini ben ona, Habibime salatu selam getiriyorum derken, bunun kulları, biz de salatu selam getirmezler ki, Allah'ın adetiyle, ahlakıyla, sünnetullahıyla adetlenmez, sünnetlenmez der ki, bu küstahlığı nereden alırlar ki?
Bu aymazlığı, bu gönül kirliliğini nereden alırlar ki? Meleklere dahi salatu selamı getirttiren Allah'a aşık olanlar nasıl peygamberi tanımazlar ki? Onun ümmetliyim diyenler nasıl ona salatu selam getirmezler ki? Onun yolundan gitmeye çalışanlar nasıl ona salatu selam getirmezler ki? Her gün Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine salatu selam getirir.
Onu sevmenin sınırı yoktur. Ona salatu selam getirmenin sınırı yoktur. Ya Resulallah sana ne kadar salatu selam getireyim? Günümün üçte birini sana salatu selam getirsem yeter mi? Fazlalaştırabilirsen fazlalaştır. Dörtte ikisini getirsem olur mu? Fazlalaştırabilirsen fazlalaştır. Dörtte üçünü getirsem olur mu? Fazlalaştırabilirsen fazlalaştır. Ya Resulallah günümün bütün gününü salatu selam getirsem o yeterlidir. Ama sakın terk etmeyin. Sakın! Burada dersi terk edebilirsiniz. Buradaki halakayı terk edebilirsiniz. Buradaki cemaatı terk edebilirsiniz.
Burada birisine yan bakmışımdır, bakışım kahrolsun. Birine yan görmüşümdür. Görüşüm kahrolsun. Birisinin gitmesine sebep olduysa. Ama sakın ha! Tövbeyi, zikri, zikri terk etmeyin. İnsanları terk edebilirsiniz. Bu şeyh benim hoşuma gitmedi. Terk ediyorum bunu. Terk et! Bu cemaat benim hoşuma gitmedi. Terk et! Ama şu fakiri dinle. Allah için. Zikullah harakasını, tövbeyi, günlük salatu selamı, günlük zikrini terk etme. Terk etme! Allah muhafaza eylesin. Bu seni batırır.
Bu seni götürür. Evet. O münafıklar var ya ayet-i kerime. Allah'ı az zikrederler. Eyvah! Az zikretmenin ölçüsünü kim koyacak? Ne kadarının az zikretmenin ölçüsünü kim koyacak? Münafıklar var ya evet, onlar Allah'ı az zikrederler. Var mı ölçüsünü koyacak olan az zikrini? Yok. Sen diyebilirsin, ben günümün dörtlü üçünü zikrullahla geçiriyorum. Ya derse ki sen az zikrettin, terk etme. Her günlük bir dini terk etme. Hem de cemaat olan zikri terk etme. Niçin? Kim cemaatla zikrullaha katılırsa, affolmuş olarak kalksın. Kaymaklı et, ekmek kadayıf.
Kaymaklısındasın, affolmuş olarak kalksın. Allah bizi onlardan eylesin. Cenab-ı Hak cümlemizi korusun inşallah. Cenab-ı Hak umutlarımıza nail eylesin. Korktuklarımıza nırsız muhafaza eylesin. İnşallah bu sıraladığımız ölçüleri bu yanlardan eylesin cümlemize eylesin. Son zamanlarda yaşanan Avrupa, Amerika ve Dünya krizi hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Sizce bu krizde İslam alemi için bir umut kapısı var mıdır? Bu kriz Avrupa'nın çöküşü olabilir mi? Hakkımızı helal edin. Ya bir yer çöksü ne olacak ki? Bir yer çöktü. Bir yer çöktü. Bir işletme düşünün. Yan taraftaki şirket battı.
Sizde iş yapabilme yeteneği yoksa o şirketin boşluğunu oldurabilir misiniz? Ve sizde iş yapabilme yeteneği var ise rakibinizdir. Çöktüğü zaman evet piyasa size kalır. Yani çöken ne? Kapitalist sistem. İslam dünyası dünya ekonomisine faizcilik mi yapacak ki yerini alsın? Zulüm mü yapacak? Batı dünyasının zaliminin, zulmünün yerine kendisi mi alacak? Batı dünyasının vahşiliğini, batı dünyasının cebbarlığını, batı dünyasının yoksul ülkeleri iyiliklerine kadar sömürmesini, insanların namuslarını, haysiyetlerini, şereflerini, insanlıklarını yerle bir eder. O düşüncenin, o vahşetin sahibi mi olacak?
Ne yapacak? Irak'ta gidip kadınlara İslam dünyası mı tecavüz edecek? Afganistan'daki kadınlara, kızlara gidip de İslam dünyası mı tecavüz edecek? Ne yapacak? İslam dünyası gelişememiş üçüncü sınıf, dördüncü sınıf ülkelere faizle para mı satacak? Ne yapacak? O gelişememiş ülkelerin gidip de beyaz kadın ticareti mi yapacak? Bir bölgede terör çıkarıp, insanları birbirine vurdurup onlara silah mı satacak? Bir bölgede terör çıkarıp, oradaki insanların sürgün gidilip de büyük şehirlerde basit, zayıf, ucuz kadın tüccarlarının eline düşürüp de o kadınları mı pazarlayacak İslam dünyası? Bir yerlerde terör çıkarıp, oradaki köylünün sürgün edilip, gidip de tehtil fabrikalarında ucuz işçi olmalarını mı sağlayacak İslam dünyası?
Allah zalimlerden, zulmedenlerden intikam alır ve o zulmedenlerin başına bir zalim tayin eder. O zalimle zulmedenlerden intikam alır, döner, zalimlerden intikam alır Allah kendisi. 150 yıldan beri insanlığı sömüren, insanlığı katleden, kanını içeren, namusunun üzerine binalar diken, insanlık namusunun üzerine zenginlikler diken ve kendilerine lüks hayat, şatafatlı ve şatahatlı hayatı tercih eden deccaliyet düşüncesinin batışını evet seyrediyorum.
Evet onu seyrediyorum. Evet onu seyrediyorum. Deccaliyetin sistemlerinin o kartondan evlerinin yıkılışını seyrediyorum. Seyredeceğim hem de. Seyredeceğim. Müslümanlar tuhaf insanlar. Bu deccaliyet sisteminin yıkılması için dua ederler, yıkılırken de ne yapacağız diye düşünürler. Yıkılmasın diye dua edecekler. Doları olanlar düşünsün. Nasıl şirketlere para yatıranlar düşünsün. Üç koyup on üç alacağız deyip de kapitalist deccaliyet kurnazlığına düşenler düşünsün.
Düşünmüyorum. Ne karışacağım? Dua edeceğiz. Her dersimizde, her namazda, her niyazda. Ya Rabbi zalimlerden intikamımızı al. Kafirlerden intikamımızı al. Sizin için söylemiyorum bunu. Yıkılışları üzülenler için. Bir telaş insanlardan. Yıkılıyor. La yıkılsın. Dua ediyorsa yıkılsın diye. On iki yaşındaki Iraklı kızın namusunu kim kurtaracak? Tecavüz edip parçalanıp sokaklarda sürüklenen kadınların intikamını kim alacak? Kim aldı? Afrika'daki, Somali'deki Müslümanlar açlıktan inlerlerken, Müslümanların namusları paramparça edilmişken, Kanları oluk oluk akıtılırken, Beter olsunlar.
Cehennemin dibine boylasınlar. Amin. Allah yıksın onların başlarına makus eylesin. Kendi kurdukları planları. Amin. Üç kağıtçılık yaparak da Müslümanların bütün dünya insanların paralarını ötüyorlar. Üç kağıtçılık yapıyorlardı. Hepsi de getir çantayla al milletin ürettiklerini. Ne kağıt parçası elinde.
Ondan sonra da ilan et. Bundan sonra kağıt parçalarını ben verdim size. Gazete kağıtlarını. Onların karşılığı yok bende de. 1933'te adam söylemiş bunu. Demiş ki ben bu kadar doları bastım piyasaya da verdim. Bak demiş bunların karşılığında bende yok ha. Bir gün getirir bu dolarları benim kapıma dayanır da. Bunların karşılığında ben buradan sizden bir şey istiyorum derseniz. Yok demiş bunların karşılığı. Be ahma. Adam bunu açıklamış. Zalim adam açıklamış bunu. Bunu sana yaptırmıyor. Diyor sen yaparsan senin enflasyonun çıkar meydana. Enflasyonun artar. Ha sen batarsın. O batmıyor sen batıyorsun. Sana diyor ki sakın sen para basma. Dağıt millete. De ki gün yirmi dört saat çalıştır kardeşim.
De ki gün işte dönün başına bir milyar lira size şey veriyorum. Ne o? Kredi veriyorum. Ekip dikin de. Herkes eksin diksin. Memleket bolluk olsun ya eksin diksin. De ki her esna bir milyar lira kredi veriyorum. Ulan diksin millet dükkan açsın. Çalışsın hiç yapsın. Yapma onu. Ya yaparsan işte memleketin ekonomisini bozarsın. Evet. Böylece ne olacak? Herkes yatıyor şimdi. Tarlalar boş. İşletmeler boş. Fabrikalar boş. Dağlar boş. Oyun bakıyordu orada. Bir de terör çıkardılar. İki tane yaylım ateşi. Bir yattılar köylüleri. Bir duman ettiler. Doğu güneydoğu hayvancılığı boşalttı geldi. Nereye geldi?
Geldi Bursa'ya. Bizim teksilci amcanın yanına. Üç yüz elli liraya bizim gencecik kızlar dikiş dikiyorlar. Örgülü bıyık vuruyor. Güzellik ha. Televizyonlar lüks yaşantı. Görüyor onu. Bizim Doğu Anadolu'da, Güneydoğu'da, Anadolu'da kızına yan baktığında kan çıkaran. Birisi yan bakmış. Eee? Kan da avası. Takır takır takır takır. Adam öldüren, insan öldüren cihniye kızını kendi elleriyle şimdi teslim ediyor. Canavarlara. Tendi yavrusunu, gencecik yavrusunu canavarlara teslim ediyor. Kaç para? İki yüz lira para getirecek aylık. Vahşi kapitalizm. Vahşi deccaniye.
Vahşi. Doymak bilmez, bilmez karına sahip. Bir karın var, bir mide var, doymak bilmiyor. Bütün dünya insanlığının kanını, namusunu, haysiyetini, şerefini içireceksin, doymayacaksın. Kağıttan sermaye, o kağıttan o evler, minarelerin yerini alan, minarelerin yerini alan o kağıttan batakhaneler batacak. Allah batıracak.
Müslümanların bu gayreti teşhiğine, Müslümanların bu tembelliğine bakılacak olursa, yandı ha yandı. Allah batırıyor. Allah batırıyor, toparlayamıyor. Toparlayamayacaklar, toparlanmasın da zaten. İnşallah, inşallah. Al parayı, ver parayı. Kağıt. Dünya ülkelerini sömür. Kağıtla. Kağıtla sömürüyor adam. Adam basmış parayı, dünya ülkeleri onun kağıdından dönüyor. Birisi ben bu kağıttan çıkacağım, öbür deccalın yan kolunun kağıdını gireceğim deyince o diyor ki onu vuruyor. Çıkamazsın buradan. En son 28 Şubat'ın zamanında rezerv paralar var.
Adam diyor ki ne? Sen ticaret yapıyorsan benim bankamda senin rezerv paranı duracak diyor. Türkiye'nin Amerikan Merkez Bankası'nda rezerv doları var. 65-70 milyar dolar. Milyon değil, milyar dolar. 28 Şubat'tan önce 65 milyar dolar varmış. Biz IMF'nin kapısında 10 milyar dolar alacağız diye beklerken Amerikan Merkez Bankası'nda Türkiye'nin rezerv parası 65 milyar dolar. İşte bir ödeme varmış, 10 milyar dolar mı, 5 milyar dolar mı ne? Erbakan Hoca demiş ki o rezerv paradan ödeyin 5 milyar dolar. Ödeyin der demez adam başbakanlığından oldu. Başbakanlığından oldu adam. Bir iltica yayılırası, bir Müslümdününüz, bir Emine Şahin kurdur gitti. Müslümanlar da vay be, bak gördün mü ya işte böyle canım bunlar.
Bir seçimlerde adamcağız 4 milyon oy aldı, bir dahaki seçimde 1 milyon oy almadı. Ümmetin Muhammed'e güveneceğiz. İkametsiz ümmet, vefasız ümmet, cesaretsiz ümmet, korkaklığın şerrinden Allah'a sığınırım diyen Peygamber'in ümmeti.
Ürkek, korkak, keklik gibi. Keklik, keklik muhafaza eylesin. Siz işinize bakın. Ticaret yapanlar ticaretlerine devam etsinler. Bir yerde çalışanlar çalışmalarına devam etsinler. Öyle o teccalın sesine kulak vermeyin. İş yapanlar işlerine devam etsinler. Yok durgunluk var, vardır. Yok yoksulluk var, vardır kardeşim haline şükret. Başbakan hamdolsun bir şey yok demiş. Bugün internetteki haber sayfalarında krize çare bulundu. Hamdolsun. Alay ediyorlar. Evet hamdolsun. Hamd et Allah'ın öncüsü değilim. Hamdolsun.
Allah'a hamd etmekte nasıl alay edersin? Kafir kapalı. Dalga mı geçilir? Biz her namazı... Gazetelerde internet sayfalarında şey, başlık, krize çare bulundu. Hamdolsun.
Ve tırnak içerisine almışlar. Başbakan hamdolsun demiş ya. İllaki kriz pompalıyorlar memlekeden. Tutmuyon. Tutmuyon. Ne pombalarsa, pombalarsınlar tutmuyor. Tutmuyor. Allah tutturmuyor ya. Yıkacak olan Allah. Allah bir yerleri yıkıyor yalnız. Kendi içlerinden yıktırıyor. Hem de yıktıracak da. Geçen gün İbrahim telefonu açtı. Sonra televizyonlarda da dinledim. Papa dahi anlamış. Bu demiş bu ilahi bir ikaz. Papa'nın sözünü söylüyoruz ilahi ikaz diye.
Eğer Papa'nın sözünü söylemesek, bizi de alacaklar kelepçeye gidecekler ilahi ikaz edin diye. Oramış oluruz. Layıklığa ayıklığı için kollar kelepçe de hadi Allah yolundan çık etsin öbür tarafa doğru. Ne oldu? İlahi ikaz edin sen bunu diyemezsin. İki buçuk yıl yattı. Deprem ilahi ikazdır dediği için. Yatmadı mı? Yatmadı. Hadi deyin biriniz ilahi ikaz diye bunu. İlahi ikaz diyeyim de mi? Papa böyle diyor diye.
Askerlik haç seferi hükmüne girer mi? Kalan namazlar iki rekat buluyor. Askerde bir kimse bir yere tayin olduysa orada onun yatıyor, kakıyorsa orada olduğu belliyse seferilikten orada çıkar. Ama askerde garebe çıktı. Ne zaman döneceğim belli değil. Nereye diyelim ki adam Balıkesir'e tayin edildi. Balıkesir'de onun yeri. Balıkesir'den bir garebe gönderdiler. Ne zaman döneceğim belli değil. Dönünceye kadar seferi. Biz Allah rızası için, hizmet etmek için okul açacağız, üniversite açacağız, talebeler için yurt yapacağız deyip para toplanması hakkında ne dersiniz? Buna delil olarak hadis söylüyorlar. Valla. İnsanlar bir şey yapacaklarsa kendilerine delil bulurlar ya.
Yapıyorlarsa Allah yardımcılar olsun. Söyleyecek bir lafım yok bu noktada. Hiç kimseye taş atmak istemem. Eğer gerçekten topladıkları paralarla okullar yapıp yurtlar yapıp, orada insanların yani o yaptıkları yeri para kazanma amaçını yapmadılarsa, memleketin fakirisi, fukarası, yoksulu kimsesizi, oralarda okuyup da gerçekten iyi bir yerlere geliyorlarsa söyleyecek bir lafım yok. Oralarda da para aldıklarını duyuyorum. Böyle yaptıkları okulun, böyle ettikleri üniversitelerden de para aldıklarını duyuyorum. Ben şimdi bunu açık açık konuşayım. TGRT televizyonu var mıydı? Var. Bunun yansıtıcılarının paralarını Müslümanlardan topladılar mı? Topladılar.
Ben biliyorum toplandığını. Benden de gelip istediler çünkü ben vermedim o zaman. Peki, o televizyon kurulurken Müslümanlardan para toplanarak kuruldu mu? Kuruldu. Kuruldu. Ve Müslümanlara yönelik, Müslümanların lehine program yapıp, Müslümanların lehine şeyler yapacaklarını söylediler mi? Söylediler. Sonra gece yarısından sonra, birden ikiden sonra değişik evliya filmlerini izlettiler mi insanlara? İzlettiler. Saat sekizde on bir arasında kansör, on birden sonra Hacı Bayram bu veli. Öyle olmadı mı? Öyle oldu. Realiteyi söylüyorum. Sor, bu televizyon satıldı mı? Satıldı. Bunun parası Müslümanlara tekrar iade edildi mi? Hayır.
Edilmediğini biliyorsunuz yani değil mi? Evet. Ha tamam. Söyleyecek bir şey. Bu kadar. Güzel şeyler ama insanın içi bulanıyor. Muhakkak şunu unutmayın. Yapılan şeyler, Müslümanların yaptığı şeyler boşa gitmiyor ha.
Yani o gün için TGRT'ye para veren insanların paraları boşa gitmedi. Öyle de anlaşılmasın. Onun başındaki insanlar o meseleyi istismar ettiler. Onlar cehennemde, ahirette, mahşerde, neredeyse onun hesabını verecekler. İstismar ettiler şimdi. Ama onun bir faydası oldu muhakkak. Bir kapı aralandı. Bir yol aralandı. Şunu unutmayın. Mesela ben böyle işte bir yerde daha önce bozuk bir tarikat varmış. Değil mi? Tarikat varmış ama. Ben buna çok düşman olmam. Bir şeyin bozukluğu varsa insanlar düzgünlüğü ulaşmak için çaba gösterirler. Düzgünlüğü bulurlar sonra insanlar. Bir şeyin yamuğunu denk gelebilir insana. Sen uğraşıp gidinirsen onun düzgünlüğü bulursun.
Düzgünlüğü yaparsın. Bu insanın gayreti ile alakalı. O yüzden İslam dünyasındaki mücadele kolay yollardan geçmiyor. Bunu istismar edenler, bunu kullananlar, bunun üzerine kendi kendilerine menfaat sağlayacak olanlar. Bunu bir yerde yönlendirmeye, yönetmeye açık olanlar olacaktır. Olacaktır. Ama su, su akıyorsa kendine bir yol bulacak deryaya gidecektir. Siz su olup akmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. Üç ihlas daha geçeriz.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi