Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 15 Mart 2012 · 1:09:21
Allah gecenizi hayır etsin inşallah, Cenab-ı Hak gündüzlüğünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah, hakkınızı helal edin, böyle, şey olarak, aynı konuyla alakalı olanlara bir grup yapayım diye uğraştım inşallah, ben kendi gecem için düğün salonu tutmaya giderken, yok, ben kına gecem için, Düğün salonu tutmaya giderken, annem, anneme birlikte gidelim dedim, fakat daha önceden tartışmamız olduğu için, annem benimle gelmedi, biz de eşimle birlikte tuttuk, şimdi annem ben o salonu istemiyorum, orada yaparsan gelmem diyor, biz de geri iptal ettirmek için düğün salonuna gittik, oradaki görevli iptal ettirirsen ücretin yarısını ödemen gerekir dedi, ben de kontratı imzalamıştım,
Ama benim paranın yarısını vermeye gücüm yok, bu durumu görevliye izah ettim, daha az ödesem gücüm o kadar yetiyor dedim, o da olmaz dedi, efendim ben nasıl davranayım anneme ve görevli beye? Bu noktada kontrat imzaladıysan, kontratın yetkileri dahilinde, kontratın neyse kontrat dahilinde hareket etmen lazım, eğer kontratta, kontratta böyle bir şey var ise, iptal edilirse, şu kadar ücret ödemek zorunda kalırsın dediyse, Sen de böyle bir şey yaptıysan, o zaman ödemek zorundasın, ey anneler babalar tuhaf birazdan, çocuklarını evlendirirlerken nefislerine fazla uyuyorlar, illaki benim dediğim olacak noktasında götürüyorlar, çocuklarına bu noktada yardımcı olmuyorlar,
Allah selametlik versin, bunlar hoş şeyler değil, insanlar taahhütlerini yerine getirmesi lazım, o yüzden kontrat imzalamışsınız, taahhüdünüzü yerine getireceksiniz, Bu tip meselelerde büyükler, ya çocuklarını bırakmayacaklar, kendi başlarına bir iş halletsin diye, yoksa çocuğu bir şey yaptıysa, bir taahhütte bulunduysa, çocuğunun taahhüdünün arkasında duracak, çocuğuna güvenmiyorsan salma çayıra, çocuğunu çayıra salmışsın, bir taahhütte bulunmuş, o zaman o çocuğun da arkasında dur, Ama ne yazık ki bizim böyle geleneksel bir aile yapılarımız var, biz çocuklarımızı salıyoruz çayıra, çocuklar bir şey yaptıklarında bu sefer çocuğun yaptığını değiştirmeye çalışıyoruz, arkasından kızıyoruz, bu şuna benziyor,
İşte bir pazarlamacı tutmuşsun, pazarlamacı senin malını satıyor, gitmiş taahhüdünü yapmış, satmış bütün şartlar geçerli, senin önüne sunmuş tamam mı, tamam demiş, sen onun satışını bozuyorsun, Halbuki senin adını yaptı, veya bir çocuk evlenmeye kalkmış, gitmiş, annesine demiş gel, salonu beraber tutalım, gelmemiş, 10 gün sonra gidelim de, 5 gün sonra gidelim de, 2 gün sonra gidelim de, veya ben böyle bir şey istemiyorum de, çocuk şimdi kaldı meydanda, Yani çocuklarının kız tarafına da rezil ediyorlar, kız tarafı kendilerinin oğlan tarafına rezil ediyorlar, Allah muhafaza eylesin,
Ana rızası hangi hallerde alınmayabilir, ana hakkına rızasına değinir misiniz? İnsan annesinin babasının rızasını alacak, annesinin babasının rızası olmuyorsa o mesele kalacak, Kur'an ve sünnet tarihisinde olduğu müddetçe, Anne hakkı, annenin rızası bu noktada insanın bütün hep önüne gelecektir, Babanın hakkı, babanın rızası insanın hep önüne gelecektir, Anne babanın rızası alınmadan, olacak olan bir işin hayırı da olmaz, O yüzden evet, Kur'an ve sünnetin dışındaysa bu, buna yapacak bir şey yok, O zaman anne babanın bu noktada hakkıydı, rızasıydı, herhangi bir şey kalmıyor, yapılacak bir şey kalmıyor,
Uzun bir soru var, daha doğrusu bir halini anlatmış bir kardeş, Bu anlatan da bayan, o yüzden bunu normalde içinden okur musun demiş, Ben de içimden okudum bunu, Ben burada genel hatlarıyla alakalı hem kadınları hem erkeklere ilgilendiren, Genel hayat distorlarından olması gereken şeylerden bahsedeceğim, Buradaki sohbetlerden dolayı kadınlar veya erkekler, Bu soruyu sen mi sordun deyip de, Evde eşlerine çemkiriyorlarsa, laf söylüyorlarsa, Bu gerçekten büyük bir zulüm olur, Tasavvuf sohbetleri, hayat sohbetidir, Biz burada Kur'an ve sünnet dairesinde anladığımız kadarıyla,
Kur'an ve sünnetin real hayata nasıl aktarılması gerektiği ile alakalı, Tecrübelerimizi, bildiklerimizi, duyduklarımızı, öğrendiklerimizi aktarmaya çalışıyoruz, Burada insanların direkt üzerinde bir hükmümüz, Direkt insanları böyle rencidecide, insanları horlayıcı, hakir görücü bir şey değil, Bu hepimizin başına gelebilir, Mesela örnek görüyorum ya ben, bende şeker hastalığı var, Şeker hastalarının ağzı kokabilir mi? El cevap kokabilir, Bunu benim tedavi ettirmem şart mı? Evet, Ben eşime benim ağız kokumu çekmek zorundasın demek zorundasın deme noktasında değilim, Benim vücudum kokabilir mi? Kokabilir, Ben etrafımı bu noktada zulmedemem, Ben vücudum kokmaması lazım, Bunlar sünnet, Bir erkeğin bir kadının ağzı kokmaması lazım, Bedeni kokmaması lazım, Uzuvları kokmaması lazım, Cuma'da gusletmenin vacibe yakın olmasının sebebi, Dağda bayırda hayvanların peşinde, Çölde orada burada yaşayan insanların, Hiç olmazsa haftada bir gün, Yıkanması gerektiğine,
Ve o ter kokusuyla, Çöl kokusuyla, İşte hayvan kokusuyla, Koyun kokusuyla, Deve kokusuyla, Yapmış olduğu işin, Yapmış olduğu mesleğin kokusuyla, Mescide gelip, Mesciddeki Müslümanları, Rahatsız etmemesi içindir, O zaman, Her, Müslüman kadın ve erkek, Hiç olmazsa haftada bir sefer, Yıkanmak mecburiyetindedir, Her Müslüman kadın ve erkek, En az 3 günde bir etek tıraşı, Koltuk tıraşını yapmak zorundadır, Diyebilirsiniz ki, Ya bu sohbetin yeri burası mı?
Burası, İnsanlar, Edep, Erkan, Yol, Yordam öğrenecekler, Hayat öğrenecekler, Bir kimsenin, Etek ve koltuk tıraşı, Bir buğday, Veya bir arpa büyüklüğünü, Geçmemiş olacak, Bu da en az 3 gün, Veya 4 gün olsun, Sufi kimse, Her an ölümü bekleyendir, Her an ölümle, Yüzleşmeyi hazır olan kimsedir, O vücut temizliğiyle de hazır olacak, Vücut temizliğiyle de hazır olacak, Erkekler, Kadınlar, Ağız sağlığınıza dikkat edin, Ağzınız kokmasın, Vücut sağlığınıza dikkat edin, Vücudunuz kokmasın, Uzun sağlığınıza dikkat edin, Uzunlarınızdan koku çıkmasın,
Bu bütün insanlar için geçerli, Ya bazen, Gerçekten bazı arkadaşlar var, Dur, Bunun sohbetlerin neticesini, Artık onlardan ekşi ekşi koku duymuyorum, Resmen ekşi ekşi kokan, Arkadaşlar vardı, Hayır, Bu değil, Bir kimse, İşinin gereği her gün duş alması gerekiyorsa, Her gün duş alacak, Kadınlar, Eşlerinizin yatağına yatarken, Her gün duş alın, Yemek kokusuyla, Temizlik kokusuyla, İşte, Çamaşır suyu kokusuyla, Eşlerinizin yatağına yatmayın, Erkekler, Her gün yatağa yatarken, Duş alın, Ter kokunuzda, Teniniz tuzlu bir şekilde,
Teniniz ekşi ekşi kokar bir şekilde, Yapış yapış olmuş bir vaziyette, Yatağa girmeyin, Bu sizin, Hem kendinize saygı duymadığınızı, Hem de eşinize saygı duymadığınızı gösterir, Bu sünnettir, Sünnet, Yani bunu büyük bir ihtimalle, Bir bayan yazmış, Yani yazdığı şeylere, Buradan bakıyorum ben, Yani bir, Erkek derviş kardeşimizin, Böyle bir şey olmasını, Asla ihtimal vermiyorum, Bu büyük bir ihtimalle, Herhalde, Bizim cemaatimizin dışında bir kimsedir, Eğer hala da bizde, Banyosuna dikkat etmeyen, Ağız kokusuna dikkat etmeyen,
Vücut kokusuna dikkat etmeyen, Dişlerini misvaklamayan, Veya fırçalamayan, Ağzında çürüğünü, Çarığını tedavi ettirmeyen, Bu noktada vücudu kokan, Uzulları kokan, Hala da erkek arkadaşı varsa, Gerçekten ve gerçekten de pes diyeceğim, Gerçekten, Ve yani bu sohbetler, İnternetten yayınlanıyor, Yani işin bir de bu tarafı var, Böyle bir konuyu, Konuşmaktan utandığımdan değil, Ama gerçekten de bize yakışmayan bir şey, Sünnet-i Resulullah'a aykırı, Sünnet-i Resulullah'a aykırı, Allah muhafaza eylesin inşallah, Ahde vefa ne demektir,
Bir Müslümanın dini kurallara uymaması, Vefasızlık mıdır, Tasavvuf ehli nasıl vefalı olabilir, E sorunun içerisinde, Cevap var zaten, Bir kimsenin dini kurallarına, Dini kurallara, Dini vecibelere uymaması, Ahde vefasızlık, Ahde vefasızlık bir ahit veriyor ya, Bir söz veriyor ya, O sözünde durmuyor o kimse, Allah'a verilen sözlere, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine verilen sözler, İşte üstada verilen sözler, Ne bileyim etrafa arkadaşlarına verilen sözler, Ticarette verilen sözler gibi, Sürekli bir yoğunlaşma sorunu yaşıyorum,
Dikkatim çok çabuk dağılıyor, Hiçbir şeye kendimi veremiyorum, Kafamda hep hayaller sanki başka bir yerde gibiyim, Bu hallerden kurtulmak için ne yapmalıyım, Hakkınızı helal edin, Bu yoğunlaşma değil, Bu yoğunlaşamama, Bir şeyde yoğunlaşırsa, İnsan dikkati bir yere toplanır, Dikkatı bir yere toplanmayan insan, Allah'ı az zikredenlerdir, Allah'ı az zikredenler, Dikkatlerini bir yere toplayamazlar, Allah'ı az zikredenler, Bir yere kendilerini rabıta ettiremezler, Allah'ı az zikreden insanlar, Kendilerini bu noktada derleyip toparlayamazlar,
Allah bizi onlardan muhafaza eylesin, Öyle olmaktan yani, Dergah'ta bazı kardeşlerimiz, Size baba diyorlar, Bu hitap son zamanlarda daha sık kullanılır oldu, Efendim baba demenin manevi bir önemi var mıdır, Bunu söylemenin adab dairesinde önemi nedir, Evet, Sufilerin içerisinde bu böyle bir gelenek vardır, Sufiler üstadlarını böyle derler, Genelde dergahlarda kullanılır bu, Ama bu mesele, Bizim dairemizde biraz daha, Ben isterim ki farklı olsun, Benim müsaade ettiğim kimseler, Rüyalarını da gören insanlar, Bir kimse bu noktada sahih bir şekilde rüyasında görürse,
O rüyasında gören kimsenin, Öyle davranması, Öyle demesi, Onun hakkıdır, Yine de o kimse, Üstadtan izin almalı zahiren, Efendim rüyamda böyle böyle böyle dediler, Filanca kimse böyle dedi, Size böyle hitap edebilir miyim diye, Bu noktada, İzin alması gerekir, Eğer bir kimse, Böyle bir izin almadıysa, Bunu kendi kendine söylüyor, Ben çok hoş karşılamıyorum kendi içimden ama, Bunu da insanlar biraz böyle şey haline getiriyorlar, Alışkanlık haline getiriyorlar, Alışkanlık haline gelmemiş olsa, Daha uygun olurdu, Allah bizi muhafaza eylesin,
Normalde üstadlara, Şeyhlere, Sufiler, Dervişler böyle söylerler, Sufi adabında, Tarikat adabında böyle bir şey vardır, Bunun reddetme noktasında değiliz, Ama ve lakin bunu ben, Bu kendi dairemde, Söylediğim bir şey, Bunu sadece, Bunu söyleyecek olan arkadaşlar, Arkadaşlar, Rüyalarında görürlerse, Bu şekilde, Onlar, Rüyalarında gördükleri şeyi, Bize de, Anlatırlarsa, Ondan sonra böyle bir şey söylemelerin, Daha uygun olacağı inancındayım, Müslüman, Kahkaha atarak, Gülmesinde bir sakınca var mıdır, Peygamber Efendimizin,
Gülmek konusunda, Edebi nasıldır, Hz. Resulullah, Sallallahu aleyhi ve sellem, Hz. Kahkahayla gülmezdi, Tebessüm ederdi, Tebessüm ederken, Dişleri de görünürdü, Ama kahkahayla gülmezdi, İnsanlar, Gülüyorlar mı, Gülebiliyoruz, Hepimizin bu noktada, Hatası, Eksiği, Kusuru var, Bunu azaltabildiğimiz yere kadar, Azaltmaya gayret edelim, Ama siz birisi, Kahkahayla gülüyor diye, Ona sakın fazla, Laf söylemeyin, Allah bizi affetsin inşallah, Allah nasip ettirmeyeceği şeyi, Hayal ettirmez, Açıklar mısınız, Yani normalde, Evet,
Hayallemek, Bir şeyi hayal kurmak, Bir şeyin üzerine, İnsanın kendisini, Tefekkür etmesi, O meseleyi böyle, Dizayn etmesi, Kafasından, Ve o hayal ettiği, Şeyin peşine düşmesi, Makul ve malum, Bir şeyin hayalini kurup, Onun peşine düşmesi, Güzel bir şey, İnşallah öyledir, Yani, Hayal kuran insanın, Hayali gerçekleşir mi, Burasının altını çizmek gerekir, O zaman bütün ham hayallerin, Gerçekleşmiş olması lazımdı, Ama, Öylelerin hayalleri vardır ki, O onların duası gibidir, Cenab-ı Hak da onların dualarını kabul eder,
Bu farklı bir şeydir, Hani, İçinizden öyle birileri vardır ki, Allah'ın öyle velileri vardır ki, Onlar bir şey böyle olacak dese, Cenab-ı Hak onu öyle oldurur der diyor, Allah onların sözlerini yerde bırakmaz, Allah onların sözlerini geri çevirmez, Böyle bir kimse, Bir hayal kuruyorsa, Hayal dua gibidir, Cenab-ı Hak o hayali, O duayı geri çevirmez, İnşallah, Rabbimiz müminin suresi 17. ayet-i kerimesinde buyuruyor ki, Andolsun biz sizin üzerinizde yedi yol yaratık, Biz yaratıklarımızdan habersiz değiliz, Buyurmakta,
Buradaki yedi yoldan kasıt nedir demiş, Bu normalde insanın kendi üzerini, Cenab-ı Hak'ın bu alemin içerisinde yarattığı, Bugünkü dildeki boyutlarla alakalı, Bunu tabi biz nefis meratibleri olarak da alabiliriz, Ama bunların ayrıyeten bu alemin içerisinde, Boyut noktasında da, Hani bugünkü dille açıklamaya çalışıyorum, Boyutları var, Bu inşallah o tarafa doğrudur, Ben daha önce bir iş yeri açmıştım, Ama iyi niyetimden dolayı, Ve yüzümün yumuşaklığından, Elimden geldiği kadar maddi ve manevi olarak eksik etmedim, Ama bir türlü de düz diye çıkamadım,
Şimdi yeni bir iş kurmaya çalışıyorum, İçimdeki korkularımı yenmem için, Dualarınızı bekliyorum demiş, Allah muinin olsun inşallah, Şimdi herkes ticaret ehli olacak diye bir kaide yok, Yanlış anlaşılmasın, Bir insan ticarette başarılı olamaz, Gider bir yerde çalışır, Orada başarılı olur, Herkes bir noktada, Bir dairede, Aynı noktada olsaydı, Bu dünyadaki düzenin, Kuruluşuna aykırı olurdu, Herkes padişah olsa, Köleyi nereden bulacağız, Herkes alim olsa, Cahili nereden bulacağız, Herkes zengin olsa, Fakiri nereden bulacağız,
Kim kimin işine koşacak, Kim kimin peşine düşecek, Herkesin, Zengin olduğunu düşünün, Kim yapacak milletin işini, Kimse yapmayacak, Herkes patron oldu, Tüccar oldu, Kim çalışacak, Çalışacak kimse kalmadı, Bazı şeyler, Bu manada, Takdir noktasındadır, Rızkın, En helalı, Cihat malıdır, İkincisi, Ticaret malıdır, Üçüncüsü, Sanatla alakalıdır, Dördüncüsü, Ziraatla alakalıdır, Beşincisi, İşte, Kira ile alakalı, Memurlukla alakalıdır, Kimileri onu kira der,
Altıncısı, Memurlukla alakalıdır, Rızkın hayırlı olan noktasında, Sıralamış ulema, Bunun şimdi için, İçimizdeki memurlar, İçimizdeki işçiler, Ve içimizdeki kira ile geçinenler, İçimizde hayvancılıkla geçinenler, Ziraatla geçirenler, Var mı var, Bunlar olacak mı olacak, E herkes ticaret yapabiliyor mu, Yapamıyor, E bu da işin başka bir yönü, İsterim ki herkes burada tüccar olsun, İnşallah, İki senedir tedavi görüyorum, Çocuk için, Allah yardımcın olsun,
İnşallah, Bu güzel, Hayırlı bir iş için, Demiş, Parantez açmış, Gönül işi için, İstariye yaptığımda, Bir tane erkek arkadaşımı, Beyaz önlük de gördüm, Bir hikmeti var mıdır, Demiş, İyi, Hayırlı olacak inşallah, Allah şifa versin, İnşallah, Zakir ile dervişin arası, Ve durumu nasıl olmalıdır, Birbirlerine davranışları nasıl olmalıdır, Her gün birbirleriyle dövüşecekler, Her gün birbirlerini yiyecekler, Yunus söylemiş ya işte, Döğene elsiz gerek, Söğene dilsiz gerek, Derviş gönülsüz gerek, Ya o boşuna söylemiş ya,
Günümüzde her şeyden önce, Yaşatma idealine sahip, Nesillere ihtiyacımız olduğu söyleniyor, Enaniyet ve bencillik, Asrı denilen çağımızda, Yaşatma idealine sahip, Bir insan olmak ve, Öyle nesiller yetiştirmek, Ne ölçüde mümkündür, Bunun için neler yapılabilir, Herkes, Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışsın, Kur'an ve sünnetin ahlakıyla, Ahlaklansın, Ve bu ahlakını her yere götürsün, Ve bu ahlakı tesis etme noktasında, Var gücüyle gayret sarf etsin, Var gücüyle, İnşallah bu bizi doğru yola götürecek, Allah nezdinde, Kulların en sevgilisi,
Güneşi, ay ve gökleri, Allah'ın zikrini yapmak için, Gözetendir, Başka hocaların veya üstadların, MP3 kaset ve video veya sohbetlerini, Dinlememizde sakınca var mı, Yoksa size olan muhabbetimize zarar gelir mi, İstediğinizi dinleyin, Şurada bir son soruyu bırakmıştım, Mehdi aleyhisselam ve askerleri hakkında, Bilgi verir misiniz demiş, Bugün de öyle kendimce, Mehdi ile alakalı, Az bir şey bir iki, Hadis okuyayım diye niyet ettiydim, Mehdi ile alakalı, Hadis okumaya niyet ettiğim bir sebebi, Bu son, Kendisine kitap indirilmiş,
Ve kendisine, Vahy edilmiş olarak gören, Ve bu noktada kendisine, Mehdi'liğin de, İlan edildiğini söyleyen, O kimsenin, Daha önceden böyle, Mailler geliyordu çok olarak, Bir tanesi şimdi, Tekrar mail göndermiş bana, İşte siz mailin, Bunlara söylerken, Onun sonuna, Ne o şov yaptınız demiş, Ben, O söylenen, Yayınlanan, O kitaptaki, Söylenen sözlere, Bildiğim kadarıyla, Kur'an ve sünnet noktasından,
Cevap verdim, Gönlüm arzu ederdi ki, O Kur'an ve sünnet tarihesinde, Vermiş olduğum cevaplara, Kur'an ve sünnet tarihesinde, İtiraz edilsin, Ben o söylenen, Konuşulan, Adına ne diyorlarsa kendileri, O dedikleri kitaba, Kur'an ve sünnet dairesinde, Ayet ve hadis ışığında, Cevap verdim, İsterdim ki, Cevap olarak da, Ayet ve hadis, Konuşulsun, Şu boş bir söz, İşte, O kitabı anlamaya, Sizin gücünüz yetmez, Ha bizim gücümüz yetmedi, Sizin gücünüz yetti,
Evet, Gerçekten de onu anlamaya, Gücümüz yetmemiş olabilir, Ama Cenab-ı Hak, Apaçık bir Kur'an-ı Kerim göndermiş, Ve Kur'an-ı Kerim'de, Hakimiyetin kendisine ait olduğunu söylemiş, Ama evrenin sonuna demiş ki, Bugün yerlerin ve göklerin, Kainatın hakimiyeti sana verildi, Bir de ona demiş ki, Seni Mehdi tayin ettik, Bana bir şey söyleyecekse bir arkadaş, Bana söyleyecek olduğu şeyi, Kur'an ve sünnete dayandıracak, Diyecek ki, Sen burada, Şu ayet, Hakkında böyle bir ayet varken, Buna karşı konuştun, Hakkında böyle bir hadis varken,
Buna karşı konuştun, Bizim kimsenin Mehdi'siyle, Alıp veremediğimiz yok, Kim Mehdi ise, Allah muhareketsin, İlla ki ben, Sabahleyin erken kalkmış, Pisişik psikolojik problemler olan bir kimsenin, Mehdiliğini kabul etmek zorunda değilim, Ben Müslümanım, Benim kitabım, Kur'an-ı Kerim, Bir peygamberim var, Muhammed-i Mustafa, Sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, Adem aleyhisselam ile her ikisinin arasında, Gelmiş geçmiş bütün peygamberlere, İman ederiz, Bir meseleye bakarken, Kur'an'a, Muhammed-i Mustafa'nın, Sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin,
Hadislerine bakaraktan, Hükmetmeye çalışırız, Hatam, Kusurun var ise, İştahat hatasıdır, Bir kastım yoksa, Allah bir sevap verir, Eğer isabet edersem, Allah on sevap verir, Herhalde, Sabahleyin kalkıp, Bana mehdilik verildi, Diyen bir kimse, Ve işte, Sana bugün alemlerine hakimeti verildi, Denilen bir kimseye de, Mehdi diye de peşine düşecek kadar, Dini bilgim eksik değil, Elhamdülillah, Bu konuda da Allah'a amd ediyorum, Mehdiyet, Mehdilik, Mehdi anlayışı, Bütün inançlarda var, Bütün inançlarda var, Hazreti Resulullah,
Sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, Hadislerinde de var, Her ne kadar, Muhari ve Müslim'de, Mehdi ile alakalı, Herhangi bir hadis geçmemiş ise de, Açık açık söylüyorum bakın, Tirmizi'de, İmam-ı Hanbel'de, İşte, Diğer hadis kitaplarında, Diğer hadis kitaplarının hepsinde, Mehdi ile alakalı hadisler vardır, Mehdi'nin geleceği ile alakalı da hadisler vardır, Bunları inkar edenlerden değilim, Bunu kabul edenlerdenim, Ama ve lakin, Ben, Hadis-i şeriflerde beyan edilen, Mehdi'yi kabul ediyorum, Hadis-i şeriflerde beyan edilen,
Hadis-i şeriflerde vasıfları ve özellikleri yazılan, Mehdi'yi kabul ediyorum, Ve o Mehdi'nin geleceğine inanıyorum, O Mehdi'nin geleceğine inanıyorum, Nasıl gerçek deccal çıkmazdan evvel 30 tane yalancı deccal çıkar ise, O yalancı deccallara karşı mücadele eden insanlar, Mehdi'ye hizmet edebilirler, Her yüz senede gönderilen mücedditler, Din'in anlaşılması ve anlatılması noktasında, Cenab-ı Hakk'ın kudret, kuvvet, ilim, hakimiyet verdiği, Bu noktada ilim hakimiyeti verdiği kimselerdir, Ve bunlar kendi sınıflarında,
Kendi dairelerinde, Kendi etraflarında, Dini yenileme noktasında, Üstün gayret göstermiş olabilirler, Birisi hadis dalında, Birisi tefsir dalında, Birisi fıkıh dalında, Birisi kimya dalında, Birisi devlet yönetme noktasında, Gerçekten, Gerçekten zamanın ışığı olabilir, Ve onlar kendi sanatlarında, Kendi mesleklerinde, Kendi ilimlerinde, Birer güneş olabilir, Ve hepsini de biz, Birer müceddit görebiliriz, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Anadolu'da İslam'ın, Yeniden neş-i neva olması için, Büyük gayret sarf etmiş,
Anadolu'nun bu noktada, Müceddidi olabilir, Hasan el-Benna, Suriye'de, Suriye'nin müceddidi olabilir, Ne bileyim Mısır'da, Neydi tefsiri olan, Seyit Kutup, Mısır'ın müceddidi olabilir, Olabilir, Öyle de kabul edilebilir bunlar, Öyle de kabul edilebilir, Ama, Bir tek Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri müceddit, Başkaları değil demek, Hem Said Nursi Hazretleri'ne haksızlıktır, Hem de Hasan el-Benna'ya, Seyit Kutup'a haksızlıktır, Veya Pakistan'da, Mevdudiye haksızlıktır, Örneğin, Bunların hepsi de, İslam'ın yerle bir olduğu zamanda,
Müslümanların yerle bir olduğu zamanda, Her türlü mücadeleye göğüs germişler, Her türlü çileye göğüs germişler, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri gibi bir kimse, 30 yıl hapishane, Hapishane dolaşmış, Ne bileyim işte, Süleyman Hikm-i Tunah Hazretleri gibi bir kimse, Dağdan dağa dolaşmış, Kur'an-ı Kerim'i öğretmek için, Ne bileyim işte, Antepli Bilal Baba, İdam'dan yargılanmış, İrticadan dolayı, Yıllarca Sinop cezaevinde yatmış, Çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri, O Cumhuriyet'in ilk baskıcı yıllarında, Sırtına elbiseleri alıp,
Köy köy dolaşmış, İnsanlar Allah'ı zikrettirmek için, İnsanları tarikat-ı âliyeye devam ettirmek için, Üstün gayretler sarf etmişler, Mahkemelerde yargılanmışlar, Bunların hepsi de kendi dairelerinde, Birer ışık, Birer floresan lambası gibi, Birer projektör gibi, Biz tevazu edelim, Birer mum gibi, Işık göstermişler etrafa, Bir kimsenin, Sadece bizim üstadımız müceddit, Sadece bizim üstadımız alim, Sadece bizim üstadımız, Bütün her tarafa, Işık saçan bir kimse demesi, Haksızlık, Bu cahillik, Bu din bilmememezlik, Türkiye,
Yüz yıldan beri, Karanlığın içinden gelmekte, Hatta yüz elli yıldan beri, Yüz elli yıldır, Şu memlekette, Kim Kur'an ve sünnet tairesinde, Bir tuğla koyduysa, Kim bir taş koyduysa, Kim oraya bir kum tanesi koyduysa, Kim orada bir kum tanesi olduysa, Gerçekten alkışlanacak bir insandır, Gerçekten dua edilecek, Gerçekten duası alınacak bir kimsedir, Yani onların hakkında, Suizan beslemek, Onların hakkında ileri geri konuşmak, O, Kur'an ve sünnetin yaşanması, Ve yaşatılması için, Her şeyinden geçerekten, Yollara düşen insanların,
Çileye düşen insanları, Arkasından konuşmak, Onları eleştirmek, Gerçekten işimiz değildir, Benim işim değildir, Onların hasber kadar, Kendi idarelerinde, Hataları, kusurları, Eksiklikleri, Noksanlıkları olabilir, Yani ben onların bir kısmına denk geldim, Cenab-ı Hak bana denk getirdi, Siz de bakmış olsaydınız, Derdiniz ki, Bunların bu kusurları var, Ama ben şöyle düşündüm, Kendi yaşadıklarımdan pay biçtim, Benim kapımda polis durduysa, Benim ben, Her beldede, Her gittiğim beldede, Cumhuriyet savcısının karşısına geçip de,
Orada ne yaptığına, Ne ettiğime dair, İfadem alındıysa, Ve her gittiğim yerde, Mühürlenircesine, Damgalanırcasına, Muhakkak karakollarda, Muhakkak, Karakollarda sabahlatıldıysam, Arabam çekildiyse, Arandıysa, Tarandıysa, Hatta arabama hasar verildiyse, Kendime hasar verildiyse, Ve içinde bulunduğum yoldan dolayı, Üzerinde bir sürü haksız, Zalimane, zulümane, Şeylere maruz kaldıysam, O geçmişteki insanları düşündüm, Onlar benden daha fazla bulunmuştur dedim, Sakın Mustafa Özbağınların eksiklerini, Hatalarını, kusurlarını konuşma,
Görmüş olduğun şeyi, Görmemezliğe gel dedim, Çünkü, Kendi yaşadıklarıma bakaraktan, Onların yaşadıklarını hayal ettim, Mesela ben daha yeni derviştim, Yeni dervişken, İhtilalde Şeyh Efendi Hazretleri'ni, Ve Üstad-ı, Çorum Naci Mustafa Efendi Hazretleri'ni, Türede, Şeftali Bahçesi'nde basmışlar, Ben derviş olduktan sonra, Altı yıl, Seksen altı, Seksen yedi, Seksen sekiz, Seksen dokuz, Doksan, Mahkemesi devam ediyordu daha, Çorum Naci Mustafa Efendi Hazretleri, Vefat etmiş olmasına rağmen, Ve onlar o çileyi bırakmamışlar,
Yani Çorum Naci Mustafa Efendi Hazretleri'yle, Orada basılmışlar, Orada basıldıktan sonra, Çorum Naci Mustafa Efendi, Türede bazı abilere, Zakirlik vermek istemiş, Onlar zakirliği almamışlar, Neden? Basılma var, Ve o bir sefer basılan dervişlerden, Bazıları, Türede ders olduğunda, Hiçbirisi derse bile gelmezlerdi, Basılma korkusuyla, Onlar basılma korkusuyla, Derse bile gelmezlerdi, Seni uzaktan sevmek, Aşkların en güzeli deyip, Aman canım efendim, Ne kadar büyüksünüz deyip, Derse bile gelmezlerdi, E olmam, Yani o çileleri yaşamış insanların,
O çilelerine dil uzatmak, Veya onları hor hakir görmek, Onları nakıs görmek, Benim işim değil, Mesela, 28 Şubat'ta, Hala da zikrine, Dersine, Dervişine, Devam eden, Bir dervişi, Ben Bedir ashabı gibi görüyorum, Diyorum ki, Yani çilelerin, Sıkıntının, Diz boyu olduğu zaman da, Bu adamlar, Yelpalamadı diyorum ben, Bir günden bir güne, Demediler bana, Abi derslerini, Ne zaman iptal edelim, Ve, Yani normalde, Benim kiralık, Oturduğum dairenin, Sahibi, Ertesi gün, Polise çekildiği anda, Benim derhal, Evimi boşaltmamı, İsted adam,
Adamın evinde kiralcıyım, Almış siyasi şube adamı, Ertesi gün, Yana yana beni arıyor, Evimi boşalt, Beni yakacaklar diye, Bilmiyorum, Ne yaşadı, Ne yaşamadı, Karşımda şimdi, Hacamet oturuyor, Kuyumcu, 28 Şubat'ın, En cahcaflı zamanında, Onun evinde, Zikrullah yapıyorduk biz, Reyhan'da, Reyhan'da, Şurada, Yukarıda, Hiç bana söylemedi, Bir baskı oldu, Olmadı, Ona gittiler, Gitmediler, Bana hiçbir şey söylemedi, Bakın, Şimdi, Karşımda görünce söylüyorum, Hiç bana bir şey demedi, Bak, Allah var yukarıda, Hiç bana bir şikayette bulunmadı,
Hayır, Bana geldiler, Gittiler, Şöyle yaptılar, Böyle yaptılar demedi, İnanıyorum ki, Gitmişlerdir, Hiç sormadım, O da bana hiç söylemedi, Zaten evde basıldık biz orada bir sefer, Herkes geçti bir kameranın önüne, Çiftik elinde, Değil mi Adnan Hoca? Şimdi, Nasıl o günün çilesini çekenlere, Ben bir şey diyemiyorsam, Hatası var, Vardır kardeşim, Ya bu adam yanlış, Yanlıştır kardeşim, Ya bu adam eksik, İyi eksik kardeşim, Eksik ya biliyorum, Bana söyleme diyorum ben, Neden?
Ya biz öyle bir, Sıkıntılı, Çileli bir dönemden geçtik ki, E o zaman benim yanımdaydı o, Toparlıyorum, Bir derdim yok, Ama, Bu saatlerin hiçbirisi de, Bir sabah kalkıp, Ben Mehdi'yim dememiş, Bunların hiçbirisi kalkıp da, Mehdi'liğini ilan etmemiş, Hepsi de Mehdi'nin geleceğini beyan etmişler, Hadis-i şeriflerin ışığı altında, Kur'an ve sünnet mücadelelerinde, En önde koşmuşlar, Yalın ayak, Şimdi Mehdi'yle alakalı, Türkiye'de gündem yine karışık,
İslam dünyasının üzerinde, Bir oyun oynanmaya çalıştığına inanıyorum, O mübarek ve muhterem zat, Dünyanın bir günü de kalsa gelecek, Hadis-i şerifler konuşsun, Biz konuşmayalım inşallah, Bunları özellikle getirdim, Bu hadis-i şerifleri, Bu sohbeti dinliyorlar arkadaşlar, Mehdi diye peşine takıldıkları, İnsanları karşılaştırsınlar, Karşılaştırsın karşısındaki kimseyle, Benim sözüm değil bu, Bunlar okuyacak olduğum hadis-i şerifler, Meşhur Cemil Febaid'den, Veya işte gidip de, Kütüb-i Siddet'den de bunu bulabilirler,
Veya Tirmizi'ye varsa ellerinde, Tirmizi'den bulabilirler, Hadislerin nerede bulunduğunu da okuyacağım inşallah, Dünyada tek bir gün kalsa bile, Allah o günü uzatacak, Adı adıma, Adı adıma, Babasının adı, Benim babamın adına uygun, Ehl-i beytimden mutlaka bir adam gelecek, Daha önce zulüm ve haksızlıkla dolu olan yeryüzünü, Adalet ve insanla dolduracak, Ebu Davud ve Tirmizi, Adı adıma, Babasının adı da benim babamın adına uygun olacak, Yani, Bu hadisi Ebu Davud Tirmizi, Hasen sahi olarak nakletmişler,
Adı ne olacakmış, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin isimlerinden olacakmış, İskender değil, Adı ya Mustafa olacak, Ya Ahmet olacak, Ya Kasım olacak, Aslında adı adıma deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin adı Mustafa, Öbür günler küyü yeleri, Adı adıma, Adı Mustafa olacak, Babasının adı da babasının adından olacak, Ya hadis-i şerif açık, Ebu Davud ve Tirmizi, Ya bunun başka bunun İsa tarzı yok,
Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şifreli konuşmuyor, Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri gizli konuşmuyor, Cenab-ı Hak bugün ben sizin dininizi tamam ettim, Size din olarak İslam'ı seçtim, Din tamam, Yeni bir din gelmeyecek, Dine yeni bir hüküm eklenmeyecek, Bir hüküm orta yerden kalkmayacak, Din tamam, Kıymetli kardeşler, Birisi sabahleyin kalkıp da kendi kendine Mehdi ilan etmeyecek, Adı Mustafa olması lazım, Benim adım Mustafa,
Sakın ben kendime daha ait olarak söylüyor zannetmeyin, Benim babamın adı Hasan, Uyumuyor yani, Öyle mahkemeyle gidip mahkeme köşelerinde saklıdan gizliden isim değiştirmekle olmuyor, Adı Mustafa olacak, Adı Adnan olmayacak, Adı İskender olmayacak, Adı Mustafa olacak, Bu açık, Ya diyeceksiniz ki, Bu hadisi reddediyoruz biz, İlim meydanda, O zaman o senin Mehdin, Benim değil, Zorlama beni, Benim elimde televizyonum yok, Yok,
Bana sadece Kur'an demiyorum ben, Din, Kur'an ve sünnettir diyenlerdenim, Sünneti reddedenlerden değilim, Hadisleri reddedenlerden değilim, Muhammed-i Mustafa'nın izinden gidenlerden olmaya çalışanım ben, İşte hadis meydanda, Devam ediyorum, Mehdi, Ümmü Selem'e nakletmiş, Mehdi ile alakalı hadisler, Tevatür noktasında, Yaklaşık üstünki, Aklında kaldığı kadarıyla, Onda don beş tane sahabe naklediyor, Mehdi ile alakalı hadisleri, Bu noktada, Mehdi ile alakalı hadisleri reddetme noktasında değilim, Dört elle sarılanlardanım,
Ama bugünkü ben Mehdiyim, Diğerlerin mehdiliğine inanmıyorum, Onları psikolojik problemler olan insanlar olarak görüyorum, Ya da yabancı devletlerin, Yabancı misyonların, Yabancı bazı, Karanlık güçlerin emrinde olduğuna inanıyorum, Adam bir sabah kalkacak, Elinde kitap bana kitap indirildi diyecek, Ve bunun karşılığında, Hazreti Mevlana'nın mesnevisi neyse bizimki de o diyecek, Mesnevi baştan başa Kur'an ve sünnet, Kur'an ve sünneti tefsir eder, İslam'ı tefsir eder, Hazreti Mevlana mesnevisinde bağırır, Kul oldum, kul oldum, kul oldum diye,
Bana desin ki, O kendisine kitap indirilen zat, Ben bugüne kadar söylediklerimin hepsinden de geri döndüm, Ben Kur'an'a ve sünneti Resulullah'a, Muhammed-i Mustafa'nın peygamberliğine iman ettim, Son nebi, son peygamber odur desin, Yayınlasın bunu, Bana derse ki, Göklerin ve yerlerin hakimiyeti bana verildi, O zaman derim ki, Dur ya, Allah muhafaza eylesin, Bugün seni Mehdi seçtim diyorsa, Ve kendi kendini böyle Mehdi olarak ilan ediyorsa, Derim ki, Dur ya, Böyle bir şey yok, Devam ediyorum, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki,
Mehdi bendendir, Onun alnı geniş, Burnu ise ince olacaktır, Zulümle dolu olan yeryüzünü adalete boğacak, Tam yedi yıl hüküm sürecektir, Yine Tirmizi, Ve Ebu Davud, Bakın şimdi, Mehdi'yim diye ilan edilene, Yedi yıl diyor hüküm sürecekmiş, Her yer bu zulümle dolu olan, Yeryüzünü adaletle boğacak, Tam yedi yıl hüküm sürecek, Yetmiş altı, Eki bin on iki, Kaç yıl olmuş, Otuz altı yıl olmuş, Adam mehdiliğini ilan etmiş,
Hazreti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yedi yıl diyor, Bununki otuz altı yıl, Bir başkası on on beş yıldan beri, Adnan, Var ya, Bizim Adnan değil ha, Ben buna da Adnan Hoca diyorum demeyeceğim artık bundan sonra, Bir şey değil isim benzerliğinden, Bunda Mehdi deyip peşine düşecekler, Hazreti Ali radiyallahu anh hazretleri nakletmiş, Söylemiş, Ebu Davud, Nakletmiş hadis-i şerifi, O oğlu Hasan'a bakarak şöyle dedi, Benim bu oğlum Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellemin buyurduğu gibi seyyittir,
Onun sülbünden bir adam çıkacak, İsmi peygamberinizin ismi olacak, Yaradılışın da ona benzemeyecek, Fakat ahlak da ona benzeyecektir, İsmi onun isminden olacak, Ve ahlak olarak da, Hazreti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ahlakından olacak, Arkadaşlar, Bir tane Müslüman, Bir tane mümin, Bir Müslüman, Az bir şey düşünse, Biraz tefekkür etse, Biraz insafı, vicdanı varsa, Biraz merhameti varsa, Oturur,
Bakar televizyonda, Mehdi'im diyen o iki zata, Ve der ki, Yok, Bunların ahlakları, Hazreti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ahlakı değiller, Değil der, Sen al çıplak hatunları etrafına, Vur patlasın, Çal oynasın yap televizyonda, Mehdi'im de sonra, Ya hiç mi Allah'tan korkmazsınız, Nasıl bakacaksınız Muhammed Mustafa'nın, Sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yüzüne, Kardeşim ya, Söyleme ya,
Dese ki adam, Ya biz Allah rızası için yola düştük, Kendimizce hasbelkader bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz, Ayyvallah ya, Elinden gelen bu dilinden dönen bu halin bu senin, Allah beni de seni de affetsin, Ama deme, İstanbul'da şimdi, Kimisi diyor ki, Mehdi Dercal ile savaşıyor Amerika'da, O da İskender, Herhalde onlar yakında birbirleriyle savaşacaklar, Sen Mehdisin ben Mehdi'yim diye, Ya bir deli bir taş atarmış, O da inatlı taşı akıllılar çıkaracağım da uğraşırmış ya, Allah bizi affeder, Mehdi bizden, Ehli beytten olacak,
Allah onu bir gecede ıslah edecek, Bir gecede, Bir gecede, Bu hadis-i şeriflerin üstüne, Eğer bir mail yazacaklarsa, Tekrar bana hadis, Ayet ve hadis olarak yazsınlar, Desinler ki, Şu hadise göre, Şu ayete göre, Senin söylediğin yanlıştır, Evet, Ben aynı sözümün arkasındayım, Kim kendi kafasından bir sabahleyin kalkar, Mehdi olduğunu ilan ederse, Kendi kendine, Evet, O ya delidir, Hele bir de peygamber olduğunu iddia ediyorsa, O kafirdir, Kim kendisini peygamber görürse, Nebi görürse, Kendisini,
Resul görürse, O kimse kafirdir, Kim kendisine, Kur'an'dan sonra kitap indirildi, İlahi kitap indirildi, Diyorsa kendisine, O kafirdir, Kim kendisini Mehdi görüyorsa, O delidir, Allah cümlemizi affeder inşallah, Deseler ki, Biz gelecek olan Mehdi'ye, Hizmet ediyoruz, Deseler ki, Evet biz Mehdi'ye hizmet ediyoruz, Deseler ki, Biz Kur'an ve sünnet dairesinde, Kardeş hizmetimiz ediyoruz, Kur'an'ın anlaşılması için, Muhammed-i Mustafa'nın sünnetinin yaşanması için, Bir gayretimiz var, Bu noktada bir çalışmamız var, Alkışlayalım,
Alkışlayalım, Hiçbir derdimiz yok, Ama Ümmet-i Muhammed'i ifsad etmeyin, Ümmet-i Muhammed'i boğulmayın, Ümmet-i Muhammed'i sapıklığa götürmeyin, Kendi kendinize, Kendinizde bir şey olduğunuzu zannetmeyin, Arkalarından giden insanlar, Hadisler belli, Ayetler belli, Ulemanın fıkıhı belli, Evet o Mehdi'yi bütün herkes bekleyebilir, Hakkı, O Mehdi gelecek, Evet, Bazı rivayetler var, İşte 5 yıl sürecek, 3 yıl sürecek, Kimisinde 40 yıl sürecek diyor, Evet, Ama Mehdi çıktıktan sonra, İsa Aleyhisselam'ın geleceğine dair hadis-i şerifler var,
Putu kıracak diyor, Bütün Hristiyanlar İslam olacak diyor, Cizce yok ortadan kalkacak diyor, Bütün arz İslam olacak diyor, İnsanlar zekat verecek, Para verecek, Parayı yedirecek, Yer verecekler diyor, Böyle bolunluk bereket olacak, Hadis-i şerifler var, Ya nerede bu Mehdi'lerin İsa'ları, Şıra'cınınki bozacı olurmuş ya, Birisi de çıkmış, Diyor ki, İsa Aleyhisselam yeryüzüne indi, Şu anda Allah onu setrediyor, Vazifesini de devam ettiriyor diyor, Ve kardeşim, Allah'ın peygamberi neden setre olsun, Allah onu kukla olsun diye mi indirecek tekrar,
O Muhammed-i Mustafa'nın ümmetine hizmet edecek, O Muhammed-i Mustafa'nın ümmetine hizmet edecek, Hristiyanların hepsinde İslam olması için, İslam olması için, Onlara ilan edecek, Cenab-ı Hak İsa Aleyhisselam'ı, Yeryüzünden indirmekte, Hem Musevilere cevap verecek, Onlar İsa'ya öldürdüklerini zannediyorlar, Hem Musevilere diyecek ki, Bugüne kadar inancınız yanlıştı, İşte İsa Aleyhisselam indi, Musevilerden de Müslüman olacak herkes, Hahanler hariç, Siyonistler hariç, O Siyonistler, Onlar Deccal'ın tarafında, Ama samimi Yahudiler,
Evet onlar da Müslüman olacak, Hristiyanlar Müslüman olacak, Siz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadislerini iyi okuyun, İşte gerek yok burada ya, İsterseniz haftaya İsa Aleyhisselam'la alakalı hadisleri okuyayım size, İnsanlar oturmuşlar, Ellerine bir televizyon kurmuşlar, Onların önlerine de koymuşlar, Demişler ki, Siz bunun propagandasını yapın, Hadi Evren'e solu Mehdi, Diyor ki, Deccal'la savaşacak, Amir kovasında kan akacak, Nerede kardeşim bu adam, Ya böyle saçma sapan bir şey olur mu, Kafana bir tane kavuk geçir,
Bir tane de başına, Osmanlı'nın giydiği, Cübbelerden giy, O Mehdi, Dervişlik olsaydı diyor, Taci ile hırkada alırdım 3'e 5'e, Ha nerede bu savaş, Yazık arkasından giden insanlara üzülüyor, Aldanıyorlar, Ha bir de bir tarafı da var, Herkes layık olduğunu buluyor, Kurt kurdu bulur, Köpek köpeğe bulur, Fil fili bulur, Kedi kediyi bulur, Layıkını bulur her şey, Layıkı değilse, Düşer, Kurt, Yiyecek bir şey varsa, Elmanın üstünde kalır, Yiyecek bir şey yoksa, Veya elma sağlamsa,
Kurt girebilir mi içine? Girmez, Elma çürükse, Kabahat-ı kurtta arama, Elmanın kendisindedir, Elmanın kendisindedir, O zaman, Herkes layıkını buluyor, Ha oradan hareket ederekten, Bizi de şöyle görebilirler, Siz Mehdi'ye uzaksınız, Ve Mehdi'ye inanmadığınız için, Ne o? İmanınızı sorgulayın, Allah cümleyi affetsin, Üç ihlas bir Fatiha-i şerife, Elmanın kendisindedir, Sevgili Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Hazretleri mübarek, Ruh şevirlerine, Adem aleyhisselam'ın her ikisinin arasında gelmiş, Geçmiş bütün Peygamber-i zişan efendilerimizin mübarek, Ruh şevirlerine, Cihari yari güzün, Ebu Bıkır Sıddık, Ömer-i Faruk, Osman'ızın, Nureyne Ali'yel, Murtaza'yı adı Allah'ına, Afinlerimizin evladı Resulullah,
Zevcihat-ı Resulullah, Ahsab-ı Resulullah, Şühedâ-i Resulullah, İmamız İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Şafi, İmam Malik, İmam Muhambel, İmam Eşer, İmam Aturd, İmam Ahmet, İmam Yusuf, İmam İmameyn Hazretleri'nin ruhlarına, Pir-i Mispir, Seyyid Abdül Kadir-i Geylan-i, Seyyid Ahmet-i Rufay, Seyyid Ahmet-i Albedevi, Seyyid İbrahim, Dostuki, Şeyh-i Asenani, Şah-ı Azeli, Şah-ı Nakşibenni, Muhammed-i Bahattin, Şah-ı Mevlana Celaleti'nin Rumi, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayramı Veli, Vesselkaran-ı Mahmud-i Dâi, Halbete, Celbete, Şah-ı Şah-ı Kısım, Mülayet Sühre verdi, Küfre verdi, Şeyh Muhyiddin Arabi, Bütün Bir-i Biran Hazretleri, Mübarek Ruşşevlerine, Geçmiş bütün velilerin, Mürşid-i Kamillerin, Evliyalarına, Aşıkan, Sadıkan, Mühban, Ehli İman'ın ruhlarına, Yaşayan Mürşid-i Kamillerin, Velilerin, Evliyalarına, Aşıkan, Sadıkan, Mühban, Ehli İman'ın ruhaniyetlerine, Turi Kalemizden ve Akraba Talikatımızdan, Tüm Geçenler'in ruhlarını hediyeledik, Vâsıl ve İstadâr Eyle Ya Rabbim, Amin, Estağfurullah, Estağfurullah, Estağfurullah El-Azîm El-Kerîm,
Ellezi, La İlahe İllâhû, El-Hayyül-Gayyûm, Ve-Tûbü Le-Gönzübül-Lâhîmineşşeytanur-Racîm, Bismillahirrahmanirrahîm, Eftar-ı Zikir-Fâlemenna-hû, La İlahe İllâh, El-Fâlemenna-hû, El-Nesûl-Lâhâ,
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.