mustafaozbag.org

262. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 14 Mart 2012 · 42:42

Allah gecenizi hayırlı eylesin, yana vaktinizi hayırlı eylesin, yayınızın yılınızı hayırlı eylesin, cümlemize affı muhabbet eylesin, inşâAllah. Sizde rejim var mı? Tesavik mi? Veya hadis var mı? Peygamber kendimizi hiç rejim tutmamış mı? Tutmamışsa neye derin? Hiç diğer peygamber zamanında böyle bir ceza var mı? Rejimden kasıt kısassa, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adetinde kısas uygulamış. Rejimden kasıt zina eden evli erkeklerle zina eden kadınların suçları sabit olunca uygulanan ceza sistemi ise bu da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adetinde zamanında sabit olmuş, uygulamış. Sünnet de sabit. Bununla alakalı insanlar tartışırlar, üzerinde herhangi bir yorum üretmeye çalışırlar.
Biz onlardan değiliz. Biz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adetinde uygulamalarının bizatihi kendimize ölçü edinenlerdir. O yüzden bunun üzerinde tartışma kapananlar, bunun üzerinde fırtına kapananlar kendi münafızlıklarından koparlarlar. Bu soruyu soran kardeş için değil bu. Malum yani işte bazı çevrelerde, bazı yerlerde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adetinde uygulanmaları veya söylediği sözler tartışılıyor. İnsanlar bunun üzerinde kendilerince hüküm yürütüyorlar, kendilerince fikir yürütüyorlar, kendilerince onun üzerinde olmadığını, yaşanmadığına dair değişik görüşler midiriyorlar veya tanımamaya çalışıyorlar. Bununla alakalı biz onlardan değiliz. Bir şey ayetle, hadisle sabit ise, ayetle sabit olmasa dahi hadisle sabit ise uzunluğu üç olarak alabiliriz.
Yani mesela bir de o var ya bazı çevrelerde de hakkında ayet var. Yani hakkında ayet yoksa kabul edilmeyecek. Ben de hakkında ayet var mı diyeyim de var diyorum ben. Hangisi hirola? Hz. Resulullah diyor ki sallallahu aleyhi ve sellem. Bir şey deme. O delil değil. Ayet-i kerimede öyle diyor. O ne yaptıysa Rabbi senin emriyle yaptı.
Al sana ayet-i kerim. O ne söylediyse, ne yaptıysa, Allah'ın emriyle yaptıysa, yaptığı her şey delil olsun. Ya gün yirmi dört saat yaptığı delil mi? Bizim yirmi dört saat yaptığı delil. Ya hiç bir insani tarafları yok. Bize insani tarafları da delil. İnsani tarafımız olarak. Bize insani tarafımız olarak da onun insani tarafları delil. O yüzden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hakkında rejm ettirmiş. Bir kadının rejm ettirmiş. Bir kadının rejm ettirmiş. Zina ile alakalı. Bizimizde ya Resulullah da. Onu işte gönderip akli yerinde olur. Erkek çünkü yok böyle bir şeyler. Kadını geri gönderip tekrar kadın gelir. Bir daha geri gönderip tekrar kadın gelir.
Ondan sonra der, doğumunu yapar. Doğumunu yapar. Kadının sütünü ver, emzirten çocuğun sütünü verir kadın. Ondan sonra rejm ettirip sahabeden birisi, burası enteresan. O kadına, yani cenaze namazı kılınacak kadına yüzünü ekşiterekten bakar. Kereş görüntü olur. Asadolu adı ve sellem hakkında hiç osuna gitmez. Belki cennetlik birini görmek istiyorsanız buna bakar. O ceza ile temizlenecek. O ceza ile fark ol. O ceza ile üzerinden keller yükleyip. Bu noktada şeyde tabi kendilerinde ilim erbabı sayanlar değişik. Hiçbirisine de katılmıyoruz. Hepsini de reddediyoruz. Peygamber sallallahu ve sellem reddedilen bir konuda uygulaması var ise, bir konuda söz var ise bizim için ölçü edelim.
Hepsini deyelim. Hadiste, Ramazan'da şeytanların bağlandığı yazılıyor. Bu kadar yönahlar açıktan neden işleniyor? Bundan doğru tutanlar dair. Cenab-ı Hak şeytanları bağlıyor ama iki ayaklı şeytanlar çalışmaya devam ediyor. Oruç ayı mahruzdan, alem-i emre girdikten sonra parça parça parça parça Kullar sallallahu aleyhi ve sellem vahiy olarak gelmeye başlangıçaydı.
Ama ilk, alem-i mahruzdan, alem-i emre indirilirken, Ramazan ayında şeytanın büyükleri, an-ı kerime bir zarar vermesine korun. Hadis-i şerife bu açıdan da bakabiliriz. Cenab-ı Hak şeytanlara, şeytanların yine böyle mukavaların, zincirleri bulur. İnsanların ihsad etmesini engellersin. Dostlar, şeytandan Allah'a sığınlaraktan başlamış olsaydı, biz almanızı dahi kılamadık.
Elinden değildir. Ama oruç tutanlardan günah kefaili girmeyenler de var.
Demek ki, şeyler şeytan musallat olamamış. Şeytan ister ki, oruç tutanların oruçlarını bozsun. Bunun mücadelesiyle uğraşır. Ama Cenab-ı Hak şeytanın kırtışmış olan, eskimiş olan, ihtiyalamış olanları, o büyük şeytanın, şeytanların böyle büyükleri vardır.
Kendi içlerinde evliyaları vardır. Kendi içlerinde alemleri, hocaları vardır. Onların Cenab-ı Hak muhafaza eder. Onların Cenab-ı Hak müslümanları muhafaza eder. Onların içi yerinden. Ama iki ayaklılar, münafıklar, mürtedler, müştikler, imtihan diyor. Yani bu içi yerine bağlamamız mümkün değil. O yüzden Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'i indirirken şeytanlar bağladı, Kur'an'ı muhafaza etti. Ve Kur'an'ın vahiy noktasında Hz. Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem adetlerine gelinceye kadar da şeytanlardan muhafaza etti. Ve yine mukabele ayı olan, konuşmak, karşılıklı dinlemek.
Ramazan'da, oruç ayında Cenab-ı Hak yine o şeytanların büyüklerini tutarak da Kur'an'ını ve Kur'an'la tabi ve Kur'an'ın özünü yaşayanları ve Kur'an'la hemhal olanları, Kur'an'ı içinde taşıyanları yine ne yapıyor muhafaza ediyor. O yüzden mesela mukabele etmek bu manada Cebrail aleyhisselam ile Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem adetlerinin netini işlemektir.
Birisi Hz. Cebrail birisi de Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem adetlerinin isim gelir. O zaman biz eğer ki dinlediğimizi mukabele dinlerken, Kur'an dinlerken kimden dinlediğimize bakalım. Mukabele ediyorlar ya, mukabele edilirken biz karşımızdaki okuyanın Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem adetlerinin olduğunu tefekkür edersek, o Kur'an'ı Kerim'i dinlemenin ne manaya geldiğini, Kur'an'ı Kerim'i dinlemenin ne olduğunu daha fazla indirak edeceğinize inanırım.
Veyahut da karşıda okuyanın Hz. Cebrail olduğunu düşünün. Sizin de Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem adetlerinin olduğunu. Veyahut da hadi öyle düşünmeyin, Hz. Cebrail okurken sizin Kur'an'ı Kerim'i Hz. Cebrail'den dinlediğinizi düşünün. İşte bu mukabele, yani Kur'an'ın inmesi, Kur'an'ın muhafaza edilmesi, Kur'an'ın korunması Cenab-ı Hakk'ın inayetiyle şeytanın bağlanmasıyla oluyor.
O hafızda, Ramazan'da Kur'an'ı Kerim'i yine hıfızlarında tazeliyorlar. Şeytanın musallatından, şeytanın etkisinden kurtularaktan ne yapıyorlar? Kur'an'ı takip ediyorlar. O olmuş tutanlar, şeytanın musallatından muhafaza olmuşlar. Onlar bir anı öbür tarafa geçmişler. Acı sudan tatlı suya geçmişler. Acı sudan tatlı suya geçince Cenab-ı Hak onları korumuş. Allah onları muhafaza etmiş. Acı sudan tatlı suya geçmişler. Acı sudan tatlı suda Allah'ın. Ama o bir kulaç atmış tatlı suya geçmiş. O bir kulaç atmış namaz kılmış. Allah'ını zikretmiş. Bir kulaç atmış oruca dahil olmuş. O zaman onlar şeytandan muhafaza olmuş olanlar. Maazallah, Allah muhafaza etmiş. Eğer Cenab-ı Hak bizi kendi nefsimize bıraksa, bizi şeytanın eline bıraksa biz perişan oluruz, tanrılar oluruz.
Elhamdülillah ki Allah şeytanları bağlamış. Elhamdülillah. Meşru mecliste bulunan insanlar veya herhangi bir kullanamayıp gönlü burada olanlar şeytanın muhafazası, şeytanın arasına geçmiş olanlar. E bu kulun kendi iradesiyle bir adım atacak. Kul kendi iradesiyle bir adım atarak da sevap kazanacak. Kul kendi iradesiyle bir adım atmadan sevap kazanması mümkün değil.
O yüzden evet her Ramazan şeytanla bağlanır, buna inanırız. O yüzden bağlandığı için bütün ümmet-i Muhammed harıl harıl oruç tutarlar, bütün ümmet-i Muhammed harıl harıl teravih kılarlar, bütün ümmet-i Muhammed harıl harıl Kuran-ı Kerim okurlar. Ve bunu algılamaktan uzak olan şeytanın tüttürüzünü öttürenler bunlara laf söylerler. Bunların içine kılcık atmaya çalışırlar. Geceleri ihya etmeyi hadis-i şerifle sabit. Geceleri ihya etmeyi zikirle, şükürle, namazla, fikirle, tefekkürle, dost sohbetleriyle, zikir sohbetleriyle, ilim sohbetleriyle geceyi ihya etmeye çalışan Müslümanları gerek görmeye çalışırlar. Yok namazın rekatlarından tartışma çıkarırlar, yok üç mü kıldı, sekiz mi kıldı, on mu kıldı, on iki mi kıldı, yok yirmi rekat yoktur, yok siz sahuru erken yaptınız, iftar geç yaptınız.
Bunlar şeytanın tüttürüzü. Şeytan bunları kuruyor, kuruyor, kuruyor, kuruyor, ayarlıyor, Ramazan'da bizim içimizde sanıyor bunları. Bunlar kurulmuş bari bebekler gibi. Bunlar kurulmuş, arkasından kurulmuş, ondan sonra saati, dakikası ayarlanmış. Oyuncak rolü. Bunların arkasında şeytan oturmuş, bunları karakas oyunu gibi bunlar oynatıyor. Bunlar da televizyon televizyon, meclis meclis dolaşıp Müslümanları ifsad etmeye çalışıyorlar, bozmaya çalışıyorlar. Bunlar Müslümanları uyandırmakta işleri yok. Yani oturmuş adam namaz kılanla uğraşıyor. Oturmuş adam oruç tutanla uğraşıyor. Ve sen madem mümin isen, madem müslüm isen, madem insanların sen doğru İslam'ı yaşamasını istiyorsun, var git meyhanelere dolaşsana.
Onlar dolaşsana. Var git cami cemaatinde ne işi var? Teravihle, oruçla iştikal edenler ne işi var senin? Kimin ondan işi olur? Şeytanın. Şeytan namaz kılanı kıldırmamaya uğraşıyor. Şeytan o kimse namaz kılarken aklını, fikrini, kalbini çelmeye çalışır. Şeytan o kimsenin oruç tutarken orucunu ifsad etmiyor, bozmaya çalışır. Şeytan yapar. Şeytan zikir meclisine getirmemeye çalışır.
Bu kim olursa olsun, ne olursa olsun, şeytan o kimse oruç tutturmaya uğraşıyor. Adamın karnımı vur vur ediyor, ben yarın oruç tutmayayım ya midem ağrı çek herhalde diyor. Ağrıdığında bozarsın, cahil dedim. Midem ağrıysam, olma orucunu. Ya herhaldeydi, oruç tutmayacak. Ya ben dayanamayacağım ya dedi, çarşıda böyle şey, birisi diyor ki ben yarın herhalde dayanamayacağım diyor. Ben diyor yarın oruç tutmasam, ya niyet etmesem olur mu?
Ya herhalde, ya televizyonda duyuyor ya, yarın 30 derece sıcaklık var, oruç tutanlar oruçlarında bayılacaklar. O televizyonların hepsi zaten münafık yok. Bunlar şeytanın askeri de olmaz. Asker seçerken atılıyor. 5 gün geçti, iyidir dünya, bu sene bir şey çıkmayacak, bir bomba patlamayacak bu sene.
Durmuyor beyazı, siyahı, yeşili, mavisi var bizde. Çıktılar, teravinden patlattılar bu sene. Son kalıntılar, düzenleme, dini hayatı yeniden istedikleri tarafa getirme projesidir. Müslümanların din alışlarını uluslararası deccalizme bağlayacaklar.
Deccalizm, bütün dünya üzerindeki dinlere, bütün dünya üzerindeki devletleri organize uluslararasıdır. Talih deccallar var, meleketlerde, şehirlerde, talih deccal. Yani onlar deccal'ın çocukları hükmündedir. Deccal'ın adına çalışırlar, deccal'ın adına iş yaparlar. Onlar bir, onun başında en tepesinde bir deccal vardı. Onun altında kurumları vardı. Onun altında şehirde, her belge, o deccaliyete hizmet eden, deccalizme hizmet eden deccal'lar var. Küçük deccal var. Küçük deccal'ın işlerini yaparlar. Türkiye'deki 28 Şubat hareketi, Türkiye'deki dini hayat, deccalizme bağlanması. Yani onlar sizin dinsizliğinizi istemiyor, onların istediği gibi bir dine bağlanacak.
Yani Mars, öbür taraftan din bir uyuşturucudur derken, kendi Hristiyan ve Yahudi dünyasındaki dini söylüyordu. Mars'ın din uyuşturucudur lafı Müslümanlar için değildi. Çünkü din Müslümanları uyuşturmaz, uyandırır. İslam dini uyumuş olanı uyandı. İslam dini ölmüş. Kendisi Yahudi kökü. Kendi Yahudiliğe baktım, uyutmuşlar. Hristiyanlığa baktım, kilisesi. Yani düşünebiliyor musunuz? Hristiyan dünyasının tek başlarından bir tarafta. Katolikler bir tarafta.
Amerikan kilisesi bir tarafta. Bizim ekumeniklik yapmaya çalışan İstanbul'daki ortodokslar bir tarafta. Ortodokslar kendi içerisinde bir daha bölünme. Protestanlar kendi içerisinde bir daha bölünmüştük var. Katolikler kendi içerisinde bir daha bölünmüştük var. Ama onlar bizim karşımıza çıkarken böyle onlar bir bütünmüş gibi geliyor. Bir bütün olarak geliyor. Neden zayıfız şimdi biz? Osmanlı onların bütün hepsinde Osmanlı dizayn etmiş. Osmanlı onları görmüş. O başındaki papazalar, başındaki o din adamların insanları uyudu. Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidelim. Kur'an diyor ki bana haber iş değişiyor.
İslam dininde bir kimsenin Kur'an ve sünnetten herhangi bir hükmü kaldırması, indirmesi, yok etmesi, var etmesi, değiştirmesi mümkün değil. Böyle olunca İslam dini farklarının birer birer üzerine akıllarına, birer birer kalplerine tecelli ediyor. Kur'an ve sünnete aykırı bir şey var İslam. Böyle olunca İslam uyandı.
Mars'ın din afyondur. İstiyanlar ve insanların Mars'ın bir tek incelemediği İslam vardır. İslam'ı incelememişler. İslam'ı incelemediğine dair. Mars Yahudi çocuğudur. Terbiyesiyle yetiştirip kıştırır. Yahudi terbiyesi alıp Hristiyanların içerisinde yetişmiştir.
Ve Hristiyanlar da Yahudi'yi neyi bilir? Orada o çöplükleri neyi bilir, tutukları neyi bilir? O kokuşmuşluğu görünce diyor ki din afyondur. İşte 28 Şubat sözünü bizim önümüze koydu. Din afyondur dedi. Kuşturuyor o insanları dedi. Eğer siz böyle kötü bir din algılıyorsunuz, senin dinin nasıl? Ha benim dinime göre baş ölçüsü yok dedi. Benim dinime göre sakal yok, şallar yok, sarık yok, cübbe yok. Benim dinime göre zikir yok, tarikat yok, üstad yok, şeyh yok. Benim dinime göre peyni yapıyoruz. Pazar günü.
Senin cumanını da pazara çevirmek için biz pazar gün yapıyoruz. Şey, Beytullah maketi herhangi bir yere git oraya tavaf etmişti. Zaten alınıyor, kendine biz anıt kabir yeter diye. Üstadları, velileri, şeyhleri, alimleri sorgulayanlar, ilahiyatçı asistanlar vardır.
İlahiyatçı. Bu sohbetleri dinliyorlar. Şeyler 28 Şubat'ta çöktü. Etkisi olmadı mı oldu? Etkisi olmadı mı oldu?
Şimdi artık örtülülerle lüks makyaj yapıyorlar. Etkisi olmadı mı oldu? Ananı kılın kıyafet anlayışları değişti. Etkisi olmadı mı oldu? Tüccanım diyen, iş yapıyorum diyenler. Dertallardan, tekkelerden ellerini eteklerini çektiler. Etkisi olmadı mı? Tekkeye uğramadı insanlar. Şeyhin yanına uğramadı. Uzaktan sebele yaptı. Diyemedik bunları. Konuşamadık.
Yanı başımızdakiler. Yanı başımızdakiler. Çekinirler. Herkes hayat yaşıyor. Sustuk. İnsanları mevcut kulağın sünnet çizgisinden sattırmak. Türkiye. İçinden alevi, komünist ettiler.
Sen o zaman verdiler. Adamı gene yıkılmadı gene yıkılmadı. Yıkılmadı ya. Bu yolda insanlar yüzümüze baksın diye mi koştuğumuzu zannediyorsun dedim.
Elin kelepçede götürüp götürüyorlar. Hangini aldıkları zaman öyle yok. Sanki elin kelepçede sivil polis yanında, iki tane önünde, iki tane ardında koşuyorsun sen. Herkes bakıyor sana ne oluyor diye. Bu adam ne yapmış diye. Götürüyor abi sen. Abi sırta bir de on lira. Muayene parası. Yok doktordan. Hiç bakmıyor bile yüzüne senin. O doktorun kim olduğunu görmek istiyor. Kendi yaptığından uçurayım. Bizim göz... Dedim ki doktor.
Bu adi bu. Dünyanın en sebebi.
Hiçbir şey göstermez. Bunların hepsi de 28 Şubat'ın bozultuları. Sonuçta Deccal İzmir'in ürünü. Kardeşler o yüzden biz Kur'an ve Sünnet'tik ona inansız.
Bizim için doğrudur o. Dünya hayat benim doğrum ve yanlışım bu. Yok kardeşim. Ben yolsuzum. Yol varsa o Kur'an ve sünnettir. Başka bir şey yok. İnham ettik. Bizleri beraber ediyoruz. O velilerle. O nefsine o yanmıyor. Başka bir derdimiz yok kardeşler. Allah dinlemize affet et. Aşkımoupe konula действב.
Nefsanyol laboratoriesle beraber O evPart encima derdimiz yok.
Allah dim Honor dinlemekte affet et. Allah dinlemize affet et. Düğün beni bir araçlarının ruhlarına, geçmiş verilerin ruhlarına.
Attırayın tam temli, attırayın neşabi. Hacı Ebu Bekir'e çıldık hiç öyle mi? Yaptı ne yapayım? Geçmiş verilerin yıllık ruhlarına. Yaşayan bütün mürsidi, kâbünenin velilerine. Bağaz, ebim, azah, ebdak. Gelecek züriyetlerimizin ruhaniyetlerinden geçmiş.
Burada bulunan kardeşlerimizin ve bulunamayan kardeşlerimizin ruhaniyetlerinden. Haçta övredi bunlar kardeşlerimizin ruhaniyetlerinden. Düğün ümmeti Muhammedin ruhaniyetlerinden. Allah, Allah, bebetullah, tavam edin ruhaniyetlerinden. Medine'in müneverelerine. Sûrullah sallallahu ve b'serine sarar eyle. Estağfurullah elleşeytan buğday.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi