mustafaozbag.org

257. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 14 Mart 2012 · 49:27

Selamünaleyküsün inşâAllah, Cenâb-ı Hak gündüzünüze hayırlı eylesin, yıllığınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. Bir dini radyo kanalında, hocam, eftaların sünnete uygun defnedilmediğini, yanket dediğimiz bölüme koyulmadığını ve bütün meftaların bu şekilde buna sebep bulunduğundan hesap soracağını bilirdin. İkisi sorsun hesap sorsak. Şimdi normalde kaldıysanlara tahtalar konu. O cebin yerine vazifeyi tahtalar yaptı. Yani önceden evet cep koyulurdu, cep koyulduğu zaman ölen kimseyi o cebe yerleştirirlerdi. Onun öbür tarafına da işte ot çöktü bir şeyler konu, ondan sonra gömülürdü.
Ama şimdi normalde onun yerine şey, tahta diziyorlar. O yüzden çok böyle büyütülecek bir mesele değil. Peygamber Efendimiz zamanında kız çocuklarını diri diri toprağa gömülmelerdir. Şimdi ise kız çocuklarımıza Allah'ın fazlasını, güzel ahlakı, saygıyı, sevgiyi, Kur'an'ın sünneti, günahın sevabı öğretmeyen aynı şeyi yapmış olur mu? Cevabını vermişlerden kardeşimiz. Sahabe hakkında özellikle Hazreti Muaviye radıyallahu anh Efendimiz hakkında konuşanlara tepkimiz nasıl olur mu? Ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine sarılıyorsanız beni bulursunuz. Biz ehl-i sünnet ve cemaat düşüncesi olarak ashabımın aleyhine bir şey konuşmayız.
Hazreti Muaviye dahi olsa, tarih onların kendi aralarındaki birbirleriyle olan alakalarını, birbirleriyle olan iştahat farklarını Cenab-ı Hak bir şekilde aralarında sulh hayattıracak. Kıyamette, mahşerde Cenab-ı Hak hak ve haksızı orada ayıracak. İnsanlar bu noktada Muaviye Hazretlerine saygısızca, nefretle yaklaşmalarını doğru bulmuyoruz. Ben bulmuyorum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin kayın biraderi, sır katibi, büyük devlet adamı. Ve sonradan gelenleri eleştirecek, eleştirirlerken, kendi peygamber sevgilerine ve kendi peygamber sevgilerinin tecelliyatlarına bakmaları lazım.
Bir şey söyleyeceğim Hazreti Muaviye ile alakalı, kapatacağım. Bize düşmez çünkü bunların, bu ashabın üzerinde ileri geri konuşmak bize düşmez. Biz ashabın hepsini methederiz, hepsini de severiz. Hazreti Ebu Vekül Efendimiz'i, Ömer Efendimiz'i, Osman Efendimiz'i, Ali Efendimiz'i ayrıca özel severiz. Ehli Beyt'i ayrıca çok çok çok güzel severiz. Hazreti Muaviye'yi eleştirenlere bir cevap bu. Ona laf söyleyenler, işte onun küfrüne varıncaya kadar fetva verenlere bir cevap bu. Hazreti Muaviye'ye öleceğini anlar. Hazreti Muaviye'ye öleceğini anlar. Hazreti Muaviye'nin de geçer bu.
Hazreti Muaviye'nin anlayınca, oğluna der ki, evlat, ikilan ciğerde bir emanet alalım, al getir bana. İpekten örtülere sarılmıştır. Kat kat kat … Herkes bekler ne çıkacak içinden diye. En son, çıka çıka, üç dört tane sakal, üç dört tane tırnak, kesilmiş tırnak çıkar. Hadis kitaplarında geçen bir hadise der ki, oğluna, evladım artık bana yol göründür.
Ben çetin bir yoldan geçtim. Ve o çetin yolculukta dikkat edin, kendi ameline de güvenmez ha. Bu der, çetin yolculukta, şu der, sakladığım tırnaklar, o Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem haddetlerinin mübarek tırnakları. Bir gün tırnaklarını keserken toplam işitim ve der, bu tırnakları benim ağzıma koy, dilimin üzerine koy.
Ola ki, yolduğunda, ola ki son nefesimde dilim tutulur. Ola ki, yaptığım hiçbir şeyin hiçbir şekilde karşılığı olmaz. Ama der o, Peygamberler Peygamberi. O son Peygamberin, o tırnakları der, dilimin açılmasına sebep olur. Şu der, onun mübarek sakalı şerifi, bu sakalı şeriflerinden, bu sakallarından kulaklarıma koy. Ve gözlerime koy.
Gözlerimin üzerine, kapağını kaldır, içine koy. Bir rivayette. Ve kulaklarımızın içerisine birer tane de ondan koy. Ola ki, duyamayabilirim. Şimdi, onlarda böyle bir Peygamber sevgisi vardır. Onlar böyle bir Peygamber sevgisiyle yoğruldular. O Peygamber sevgisiyle yoğrulurken, birbirlerine karşı hataları, kusurları, eksiklikleri, noksanlıkları, birbirlerine karşı iştahat, farklılıkları muhakkak olmuştur.
Hüseyin Efendimiz'e yapılan şey, hep ciğerimizi dağılacaktır bize. Hz. Hüseyin Efendimiz'e ve 72 şühadayı, İslam alemi, hep bir hüzin ile, hep bir yas ile alacaktır. Bu, onların kendi aralarındaki, kendilerin ki, iştahat farklılıklarıdır. İmam-ı Şafi'nin sözü çok güzel. Diyor Allah, bu meselede bizim kılıcımızı sakladığı gibi, dilimizi de saklasın, muhafaza eylesin. O yüzden, o büyük imamın sözüne katılıyorum. Cenab-ı Hak dilimizi muhafaza eylesin. O büyüklerin işleri, büyüklere ait. Bizim göremediklerimiz, bizim bilemediklerimiz vardır. Onların yaptıklarını, ettiklerini bir hikmet-i hüda aranır.
Yıldızlar gibidir dediyse, bizim için hepsi de yıldızdır. Ve biz, bunun içerisinden herhangi birisini veya birilerini kötüleme lüksümüz yok. Bize ait değil bu. Varsın insanlar kimleri kötülüyorsa, kötülüyorlarsa kötülesinler. Varsınlar insanlar kimleri kötü biliyorlarsa kötü bilsinler. Biz, Ashab-ı Resulullah'ın hepsine dua ederiz. Ashab-ı Resulullah'ın hepsine boynumuzu bükeriz. Ashab-ı Resulullah'ın arkasından konuşmayız. Haddimiz değil. Bunca hatamız, bunca kusurumuz, bunca eksikliğimiz, bunca yanlışlığımız. Açmışken, boyumuzu aşmışken, o mübarek peygamberin arkadaşlarına dil uzatmak, yemin ediyorum binlerce kez zina etmekten daha büyük günah gibi geliyor bana.
O yüzden, Ashab-ı Resulullah'ın hepsine de dua ederiz. Hepsinin de inşallah şefaatleri üzerimiz olur. Sahabeden herhangi birisini küf eden, sahabeden herhangi birisini hakaret eden, sahabeden herhangi birisini bu noktada taciz eden, küçük göre kimse de bizimle işi yoktur. Allah bizi affetsin inşallah. Sünnettir, ikinciye, üçüncüye gidileceğine yardım yapılması daha uygun değil mi?
Ya da gidemeyene gönderseler nasıl olur? Bu bir, genelde İslam'a saldıran, bu kardeş için söylemiyorum bunu da, İslam'a, Müslümanlara saldıranlar için kullanılan bir replik bu. Adam bir sefer hacca gitmiş canım, ikinciye ne ama gidiyor? Burada fakir fukaraya evlenmesi. Adam bir sefer gitmiş, ikinciye ne ama gidiyor? Buradaki yetimleri şöyle yapsın. Başkasının üzerinde hükmetme hastalığımız var üzerinde. Adam kendisi namaz kılmıyor, namaz kılsana diyor. Kendisi oruç tutmuyor, oruç tutanlara hükmetmeye çalışıyor.
Şimdi Ramazan geliyor, şimdiden alt zeminde oluşturuyor var. Havalar çok sıcak, şunlar çok şöyle, şunlar böyle. İşte günde beş litre su içmesi lazım, üç litre yemek yemesi lazım. İşte bu Ağustos'ta orucu nasıl tutacaklar? Bunları tartışan insanlar, böyle orucu bekleyen, oruca aşık olan insanlar değil. Oruç tutan insanlar da değil. İşte ömreye bir sefer gitmek sünnettir, ikinciye, üçüncüye, sanki bir sefer gitmek sünnet. Yani namazın bir sefer sünnetini kıldın mı bir daha sünnet kılmana gerek yok. Bir sünnet kıldın ya bir daha ne ama sünnet kılıyor mu başka ibadete. Ama canım her zaman sarıyorsun ki bir sefer sardın yeter. Bir kimse ömreye gittiyse, gerçekten ömre yaptıysa o kimse bunu söyleyemez.
İnsanın kendisiyle alakalı bir şey. Tuttun tuttun, öbür gün nafile namaz, oruç tutuyor. Ona hükmetmeye çalışıyor. Ne ama sen nafile oruç tutuyorsun ki? Neden? Ramazını tuttun, sen bak başka ibadet yap. Orucu seviyor, oruç tutacak ne yapacaksın? Onun dediğini yapacaksın, o oruç tutma dedi ya.
İslam geniş bir daire, nafile ibadetler geniş bir daire. O geniş dairenin içerisinden bir kimse kendisine bir yol tutturmuş. Yol gidiyor. Senin ona müdahale etmeye hakkın yok. Ya sen o yoldan gitme, bu yoldan git. Sana ne? İnsanlar, haramlar, bir kimse haram işliyorsa, o haraldan, o kimseyi men etmek, bütün ümmet-i Muhammed'in vazifesidir.
Yani biz insanları haraldan men etmek, işlemekten sakındırmak, kötülüklerden sakındırmayı bırakmışız. İnsanlar kendine bir iyilik yolu tutmuşlar, tutturmuşlar. Ve o da sünnete uygun sünnetin içerisinde biz ona diyoruz ki, sen bu yoldan gitme, bu yoldan gitme. Ya bırak galiba. İnsanlar dinlerini özgür ve hür bir şekilde yaşasınlar. İsteyen gitsin sadaka versin. İsteyen gitsin ömre yapsın. İsteyen gitsin namaz kılsın. İsteyen işte zikir meclisler toplansın, zikrullah yapsın. İsteyen gitsin birisine bir harp öğretsin. Herkesin güç yetirdiğine, yol bulabildiğine bir şeyler yapsın.
Kıymetli Müslümanlar, bir şey Kur'an ve sünnete uygun ise, onu eleştirmeyin. Onun üzerinde hükmetmeye çalışarak da onu başka bir cenaha döndürmeye çalışmayın. Bu sizin aleyhinize olun. Bu insanların aleyhinize olun. İnsanlar iki yüz yıldan beri, üç yüz yıldan beri ibadetlerinden koparılmışlar, topmuşlar, ibadetlerinden uzaklaşmışlar. Can hırar. Can hırar. Bir dal tutmuşlar. O kimse o tutmuş olduğundan doğruysa, o dala sımsıkı yapışmış, oradan kurtuluş ümit etmekte. Sen o kimseye kalkıyorsun, şimdi bırak bu dalı diyorsun. Veya o tutmuş olduğun elini kırmaya çalışıyorsun. Bırak. Nasıl yıldızlar gibiyse, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadetlerinin her bir sünneti Allah'a götüren bir yolu.
Bir sünnetin ucundan tuttuysa, müşrikler gibi ve sen de kafirler, ya onu yapmasın deyin, şeytanın sesi olma. Nefsine uyma. Ya abdiye salıp namaz kılacaktır, ona hele yat yapsın sen. Ne düşünün? Ya doğru yatmak daha evlat. Şimdi iki rekan namaz kılmayayım. Bu şeytanın sünnetinden alıkoyuyor. Yatsın yatağı, gelir sabah namaz.
Gelir sabah namaz. Bak işe gideceksin, işten atılırsın. Dükkan açacaksın. Dükkanda performansın düzgün olmaz. Ya duyu der, bir daha uyursun sen. Gece yatarken şeytana yenildin çünkü. Şimdi kalktım bir de namaz kılacaksın öyle mi? Utanmıyor musun hiç? Gireye gideceksin. Nasıl kıbleye doğru döneceksin? Puh sana da. Şeytan! Seni sabahleyin de namaz kıldırmaz. Seni öyle bey namaz abdestsiz gönderilirler. Bu şeytanın sesidir. Ya ne yapın? Sana ne?
Koşar inşallah. Askeri ücretle çalışıyorum.
Borcu olan kişiye zekat düşer mi? Evet, borcu olan herkese. Alacak mı, toplayacak? Borcunu düşecek. Borcu fazla. Ona zekat düşer. Resim bulunan eve girmez diyorlar ya hani. Peki resim bir odada varsa melek oğul evmez. Yoksa bütün eve mi girmez? Girsene olacak. Bütün eve girsen olacak. Girmesen olacak. Hüzeye benziyor biliyor musunuz? Fadi. İstanbul'un önüne gelmiş. Bizans'taki kadar tartışıyorlardır meleklerin cinsiyetini. Bir evde resim varsa o resim bulunan eve melekler girmez. At hiç bir tane resim koymaya asılı bir resmin olmaya versin.
Ne olacak ki? Evet hiç eve girmez. Odada dahil buna. Bütün resimler ne kadar evinizde böyle resim aslıysa oldu bitti. İmamlar demişler ki işte yarın belden olursa o normal tam resme girmez şuna ona.
Ya hiç bir tane evde resim asılı olmaya versin. Atın kenara geçin. Ne tartışalım ki şimdi odaya mı giriyor eve mi girmiyor? Allah bizi affetsin. Ben onlara inat yapmıyorum ben yıllardan beri kandil sohbetleri yaparım. O hadislerinde okurum.
Yeni dinliyorlar herhalde bizi de ama o yüzden. Bakın şu hadisleri işaret etmişim. Bu yaklaşık ben de hemen hemen 15 yıllık terhib ve terhib. O'dan okuyoruz. Başka hadis kitaplarından da okuyoruz. İnanmayanlar yapmayacaklar. Şaban'a inanmıyorsa, içindeki kandil günlerine inanmıyorsa, kandil günleriyle alakalı bir problemi varsa yapmayacaklar.
Hadis var. Yani yapmayanların elinde olmadığına dair bir hadis yok. İşin enteresan noktası bu. Yani bir kimse bir şeyi reddederken olmadığına dair bir ayet ve hadis yok elinde. Ama yapanların elinde hadis var. E tabi böyle olunca bu sefer diyorlar ki hadisler sahibi. E orada zaten bitiyor yol. Sen hadisler sahibi deyince yolumuz bitiyor seninle. O zaman sen yoluna ben yoluma oluyorum. Ben hadislerin sahibi olduğuna yolunluyorum o yüzden yapıyorum. Sen hadislerin sahibi olmadığına inan, yapma. O zaman seninle o hadis giriyor aramıza. Hani ahir zamanda öyle insanlar olacak ki, alim hüviyetinde olacaklar. Yumuşak koltuklarına oturup sizinle bizim aramızda Allah'ın hitabı var deyin.
benim sünnetlerimi, hadislerimi inkar edecekler diyor. O zaman o giriyor araya. Allah bizi affetsin. Onlara da tabi küçükten böyle dokunduruyorum. Yani hepsine tek tek mail yazsan, ooo ömrüm mail yazmaktan geçecek. E buradan da sohbetleri takip etsinler. Takip ederekten hem böyle bir şeyler de yazıyorlar ya, bir şeyler öğrenirler hem. Allah bizi affetsin inşallah. Evet, terhib ve terhibin ikinci cildinin 471. sayfası. Muaz bin Cebel, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden şöyle rivayet etti. Allah-u Teala, Şahba'nın 15. gecesi bütün yarattıklarına muttali olup, onların hepsini boğuştardı.
Ancak müşrik ve münafıkı boğuşlamaz. Hadis taberaneden, Cenab-ı Hak Şahba'nın 15. gecesi, müşrik ve münafıkları bağışlamıyor. Müşrikleri ve münafıkları bağışlamıyor. Geri kalan, Hazreti Ali Efendimizin bir tane daha sonradan nakledilecek olan bir hadis-i şerif var. Geri kalan diyor ki, yok mu rızık isteyen, ona rızık verin.
Ona derman verin. Onun borcuna eda, nazaf etmiyor, birinci affetmedikleri. Müşrik ve münafık. Dikkat edin, affedilmeyenleri toparlayacağız şimdi, kimlerin affedilmediğini. İki zümre bu hadiste kimler? Birisi müşrikler, birisi münafıklar. Müşrik kim? Müşrik, Allah'ın buna inanıp da sıfatlarının üzerine şirke düşen kimse. Allah var ama şirke düşmüş. Allah var ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini kabul etmiyor. Münafık, inandım deyip de inanmayan. İnsanlardan ayrıca sana, ya namaz diye bir ibadet yok aslında diye.
Münafık, inandım deyip de insanların arasında öyle dolaşıp şirke düşmüş. Müşrik komple, şer, kader arasında tehlikeye düşerler. Yoksa onların bu noktası.
İman, Allah'ın meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, din gününe, kıyamete, hesaba, kitaba, cennete, cehenneme, mahşere, öbür alem dediğimiz alemine inanmaktır. İman bu. İhsan, kelime-i şehadet getirmek. İhsan bakın, kelime-i şehadet getirmektir. İmandan sonra getirir.
İhsan, imandan sorumludur. Ondan sonra ihsan gelir. İhsan, ihsan Allah'ın meleklerine yaşamaktır. Öyle ibadet sizi gördüğünüzü hissedip de yaşamanızdır. O zaman müşrik, imandan geri dönelimse. Allah maalaza, Hazreti Aisyen, Radallahu Aleyhi ve Hazreti'nin şöyle buyurdu.
Cebrail bana geldik, şöyle dedi. Bu gece Şaban'ın 10. gecesidir. Yani yarın gecesi. Kep kabilesinin sürüsünün tüyleri sayısınca kimseyi azat eder. Bu gecede Allah bu kimselere merhamet nazarıyla bakmaz. Müşrikler ve münafıklardır.
Gözetmeyen, taslayan görüp gözetmiyor. Büyüklük taslıyor. Onların düğünlerine gitmiyor, sünnetlerine gitmiyor, onların davetlerine gitmiyor. Kuralisinde olanlar. Gitmek zorundayım. Çalgılı, çengili, vur patlasın, çarınlasın. İçkiler su gibi gidiyor. Bizim Hacı Efendi. Orada istersin, şantözün, içkinin, kumarın içerisinde senin. Hiç kimseye kibirler mi?
Hacı Kutsu. Kampulde, malumler de yarınki aftan nasibini alamayacaklar. Devam ediyoruz.
Şaban'ın 2. gecesinde yarattıklarına mutlal olup münafık ve tüm kullarını boğulur. İntihar eden, kıymetli dostlar etrafınızda hiç kimse Allah'tan ümidini kesmesin. Hiç kimse Allah'tan umudunu kesmesin. Hüsnü zan besleyin. Hayatınızın üzerinde hüsnü zan besleyin. Yarın sizin için önemli bir gün. Yarın ümit günü. Yarın sizin bütün zorluklardan kurtulma gününüz. Siz başarırsınız. Mücadele edin, koşturun. Ümitsizlik yok. Ümitsizlik şeytanın sünneti. Umutsuzluk şeytanın sünneti. Ne kadar büyük günahlara düşerseniz düşün, Allah sizi temizlenmeye muhtedirdir.
Ne kadar büyük günahların içerisinde bulunur, oradan kurtarmaya muhtedirdir. Hiçbir zorluk yok ki aşılmayacak olsun. Hiçbir sıkıntı yoktur ki geçmeyecek olsun. Hiçbir hastalık yoktur ki devası bulunmamış olsun. Tövbe, zikir, mücadele etmiş, insanı yücadelen şeylerdir. O yüzden intihar etmek yok, umutsuzluğe düşmek yok, umutsuzluğe düşmek yok, geri adım atmak yok.
İman edip mücadele kendilerini yükseltirler Allah katında. Mücadele, Allah muhafaza etsin, cehenneme taş olur giderler. İman edip mücadele edeceğiz. Ve kendimizi yükselteceğiz. Allah bizi onlardan eylesin inşallah.
Burada okuyacağım. Bu Şaban'ın sebeceller, Muttal'i olur. Ama dileyenleri bağışlar. Yardım tutanları, kin tutanları. Mümin kardeşine kin tutmuş. Annesine kinli, babasına kinli, eşine kinli, çocuğuna kinli. Arkadaşlarına kin tutmuş. Gönlünde kinini beslemiş. O da yarın akşamki af sanağından, af yağmurundan bu haliyle yarın akşama çıkarsa. Allah bizi affetsin. Müjdesi Hazreti Ali radıyallahu anh hazretleri nakletmiş.
Şaban'ın beşinci gecesi olunca o geceyi ibadetle ve gündüzünü oruçla geçiriniz. Yani yarın, gündüz muhakkak ki ne yapacaksınız? Oruçla geçireceksiniz. Çünkü Allah-u Teala, gece güneşin batmasıyla dünya semasına inar. Yarın güneş battı, Allah'ın rahmeti dünya semasına inecek. Hızlanmak isteyen yok mu? Günahlarına bağışlayayım. Hızlık isteyen yok mu? Hızlık vereyim. Bir derde müptela olan yok. Ve bu hal güneş doğuncaya kadar devam eder. Kıymetli dostlar, yarın Şaban'ın on beşinci günü, yarın izin verirse inşallah bugün oruç tutanlar yarın tutacaklar iki günü tamamlayacaklar. Yarın tek gün tutanlar, cuma günü tek günü oruç tutulmaz.
Çünkü muhakkak ki cumartesi de tutacaklar. Cumayı tek gün oruç tutmak caiz görülmüyor. O yüzden bir tek kadınlar, onlar da cuma günü temizlenirlerse yarın, onlar da cumartesi günü tutacaklar. Bugün tutamadılar çünkü. Onun gibi kim yarın tek gün oruç tutacaksa, cuma tesi de oruca bağlayacak. Yok bugün tuttularsa, yarın cuma, yarın da cumayı tutacaklar. Böylece cuma tek gün tutulmamış olacak. Yarın kardeşler onu tutacaklar, yarın akşam burada zikrılar var, tek günü işte yine ihtar var, orada sohbet ve sema var ve yarın geceyi ibadetle geçirecekler. Tövbeyle, namazla, zikirle muhakkak ki ve eş dost haberleşmeyle, kandilleşmeyle geçirecekler. Birbirlerinizi kandilleyin, birbirlerinizi bu noktada mübarekleyin, hatta bir dahaki kandillerde bir gün önceden, iki gün önceden başlayın.
Neden? İnsanlar gaflet içerisindeler. İnsanlar unutuyorlar, kandilin gününü bilmiyorlar, kandili bilmiyorlar. O yüzden bu kandil günlerini dolu dolu yaşayın, birbirlerinizi kandilleyin, kandil mübareklerine gidin, hiç olmazsa telefonlarla mesaj etsin, hiç olmazsa mehilleşin, işte neyse haberleşme araçları ama en uygun olanı birbirlerinizi ziyaret ederekten kandilleşin. Muhakkak annesi, babası, sağ olanlar annelerinizi, babalarınızı ziyaret edin, uzakta olanlar telefon açın, onlarla helallaşın, hayırlaşın, onların da gönüllerini alın, şimdiden kandiliniz mübarek olsun, Allah nice kandillere nasip eylesin, Cenab-ı Hak Ümmet-i Muhammed'e merhamet eylesin, Ümmet-i Muhammed'i korusun ve muhafaza eylesin.
Memleketimizi de her sürü iç ve dış, yabancı, mihrak ve isimselerinden muhafaza eylesin. Her günlerde bu mübarek gecelerle böyle bir olayın olmasını istemezdik. Televizyonlarda dinliyorum, yine kudurdular. Askerimiz şehit, memleketin içerisinden olacağı olan bir şey değil. Dini İslam olan, Dini İslam olan, Eydullah olan, kitabı kurdum an Türk askerine kurşun sıkmaz, askerine çevrilmez.
Filistinlilerden toprakları alın, dünyasının bağrına hançeri vurmuşlar ve o hançer devam ediyor. Aynı şekilde de yukarıdan Ermeniler camiaya koptu. Bunun Kürtçülükle, Kürtlükle, cemaatına da besini çektik. Dedim, çıktım işin içinden.
Dedim, sen morfaslısın dedim, çıktım işin içinden. Türküm ben. İnşallah, al, ilahi, şu günleri yüzü sürmesine Cenab-ı Hak, şu memleketin içini karıştırmak isteyen, o gençlik çocukların nesi var ya, ne suçu var ya, bir iki sene, hiçbir şey haklı göstermez.
Hiçbir şey haklı göstermez. İddia ediyorum, bunun arkasında, Siyonik bozuntular var. Çünkü kitabı, Türk askerine kurşun çekmez. ...bozmasıdır, ya Ermeni bozmasıdır, bu bölgedeyse, ya da Rus bozmasıdır, ya İngiltere'den yetiştirilip gelmiştir, ya Amerika'dan yetiştirilip gelmiştir, ya Mosat, İsrail'den yetiştirip getirilmiştir, ya da Ermenistan zaten onun bunun çocuğu gibi,
herkesin eli oradan, ya da oradan yetiştirilip gelmiştir. Başka bir yerden değil. Başka bir yerden değil. O yüzden dua edelim. Kimize selamet versin. Amin. Kimimizi korusun. Amin. Kim sakınlığa uğraşın, sakınlıktan kurtarsın.
Amin. Kimimizi idare edenlere versin inşallah. Amin.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi