Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 14 Mart 2012 · 42:44
Hanefîler'in veya bir cenaze namazı kılınır mı? Hanefîlerin bu konudaki görüşü nedir? Hüsâm'ın, binlerinin İslam'a göre cihat yapıyordu. Binlerinin İslam adına kâfirlere karşı savaşan birisi midir? Hakkınızı helal ediniz. Yoksa ajan mı? Neden dünyada Müslüman kanı bu kadar uyuyorsun? Şimdi bir kimsenin neyi yapıp neyi yapmadığını tespit etmek için o kimsenin yanında, o kimsenin dizinin dibinde bulunmak gerekir. Bir, dünya üzerinde Müslümanlar ve gayrimüslimler, dünya insanları komple medya denilen bu kurumlardan tersine etkilemekte.
Bir kimse örneğin işte kendi memleket için, kendi vatanı için, kendi insanı için, kendi toprakları için, kendi dini için savaşsa, bunu dünya medyasını elinde tutan gayrimüslimler, o kimseyi çok rahat bir şekilde terörist olarak ilan etmekte. Çok rahat. Bugün Filistinliler terörist. Şimdi meseleye eğer dünya medyasının gözünden veya dünyaya hakim güçlerin gözünden bakarsak, Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştirenler de terörist. O zaman benim dedem de terörist.
Her iki dedem. Meseleye eğer insanların kendi topraklarında, kendi kendilerine, kendi özgürlüklerini sağlamak ise bu Allah'ın emri. Bakın bu Allah'ın emri. Kurtuluş Savaşı'na katılanlar resmi tarih açısından söylüyorum. Resmi tarih bize ne diyor? Kurtuluş Savaşı'na katılmak isteyenleri İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar durdurmaya çalıştılar. Biz onların dilinden aktarıyoruz şimdi.
Eğer onlar durdurmaya çalıştılarsa, durdurmaya çalıştıkları insanlar teröristi. Burada size şunu söylemeye çalışıyorum. Ben haberleri dinliyorum, bakıyorum. Güç medyası birisini kötülüyorsa, birilerini alaşağı ediyorsa, diyorum ki bunlar iyidir muhakkak.
Abdülhamid Han cennet mekar şöyle davranırmış. Çağırırmış yabancı sefirleri. Biz bu konuda nasıl davranarız, ne önerirsiniz derviş. Onların önerdiklerinin tersini yaparmış. Siz kafirleri dost tutmayınız. Siz kafirlerle hemhal olmayınız. Siz onlarla içli dışlı olmayınız. Siz kafirlerin dediklerine inanmayınız. Eğer siz kafirlerin getirdiği haberlere, kafirlerin dediklerine, kafirlerin söylediklerine inanır kanarsanız aldanırsınız.
Ve siz kafirlerin yaptıklarını onaylarsanız aldanırsınız. Bir Müslüman asla ve asla kafirlerin bu manada hem siyasi hem askeri hem ekonomik hem de ahlaki dairede yaptıklarını onaylaması mümkün değil. Çünkü ayet-i kerimeyle sabit onlar sizin iyiliğinizi istemendir.
Şimdi Usama bin ladine şahıs olarak bakmak yanlış. Samimidir, değildir, kendisi verecek hesabını. İhlaslıdır, değildir, kendisi verecek hesabını. Doğrudur, yanlıştır, kendisi verecek hesabını. Teröristtir, iyi bir mümindir, kendisi verecek hesabını. Bunu hiç tartışmam. Bunun bir şey var. Veyahut da konuşacak olduğum bir şey var.
Amerika geldi, burada beni katletti. Dedi ki bu adam teröristtir. 28 Şubatçıların gözünde teröristtir. 28 Şubatçıların gözünde terörist olmamdan dolayı canlarının istediği yerde alıp götürdüler, canlarının istediği yerde sorgulamaya çalıştılar.
Ve sorgulamaya çalışanların içerisinde dil olarak aksanı Türkçe olmayan belli insanlar vardı. Beni siyaya mı sorguluyor diye bir Türk komiser olduğunu tahmin ettim kimseye söylediğimde Gözlerim açık kaldı böyle. Sustur. Dedim siz Matatürkçüsünüz, şimdi ben Matatürkçüyüz. İstanbul'da büyük bir patlama oldu ya. Net o hani sinagogun olduğu yerde. Kıymetli kardeşler. Konuşmak istemiyorum ama bunlar geldi geçti. Sakın zannetmeyin ki devlete kilinliyim. Hayır.
Sakın zannetmeyin ki oradaki o zavaflı emir alan insanlara kilinliyim. Hayır. Belirli zamandan sonra da yollarda karşılaştım. Çarşıda orada burada Allah karşılaştırdı. Tebessüm ettim hep. Onlar bu oyunlar neydiler? E şimdi biz ne yazık ki meselelere bakarken Allah bizi affetsin.
Ümmet-i Muhammed'i de affetsin. Kafirlerin gözlüğünden bakıyoruz. Yani Irak, Amerika, Irak girdi. Bazı zavallı Müslümanlar alkışladılar onu. Müslümanlar, zavallı Müslümanların başındaki kafir, cahil, Ebu Cehil kapalı, Deccal kapalı yöneticiler de buna çanak tuttu. Irak'taki kadınların ırzına geçilen kadınların hesabını kim verecek?
Alıp götürülüp Şam pavyonlarına satılan kızların hesabını kim verecek? Iraktan alıp götürülüp Ürdün pavyonlarına satılan, Mısır pavyonlarına satılan kadınların kızların hesabını kim verecek? Ve kaldı ki şunu unutmayın, şunu unutmayın, birisi sizin içinizden size kötülük yapabilir. Onun cezasını verecek olan sizin oradaki hukukunuzdur.
Bir gün gelir kendi başınızdaki zalimlerden veya kendi başınızdaki hainlerden hesap soracaksanız, siz soracaksınız. Dışarıdan birilerini çağırıp bana hesap sordurmayacaksınız. Hakkak onun altında bir şey vardır. O iyidir.
Kafirler, Müslümanca bir yaşantısı yok. Bunların sevmedikleri Allah'ın sevdikleri. Ajan, Yussama bin Laden, kafir olmamış. Yani bu manada çok iyi bir mümin olmamış olsa dahi, Resulullah diyorsa, Müslümansa, Kardeş, kafir kurşunuyla öldürüldü, şehit.
Pakistan devletinin de haberi yok. Adam geliyor, orada operasyonu yapıyor, öldürüyor, gidiyor. Bizim Güneydoğu'da İsrail uçaklarının atması gibi.
Senin ülke topraklarına yabancı bir ülkenin uçağı gidiyor ve boş kovanlarını senin memleketine atıyor, çekip gidiyor. Dostlar, bizim ekonomimiz bozuk, bizim siyasetimiz bozuk, bizim şığımız bozuk, bunlar boş. Bizim içimiz bozuk, içimiz. Bizim içimiz bozuk.
Kurtuluş savaşındaki bize anlatılanlar yanlış. Yani biz o toplara, tüfeklere karşı kazmalarla, küreklerle, odun parçalarıyla, tartap parçalarıyla savaşmadık. İnsanlar bize aldatmaca, yok kanunlarla, kadınlar işte mermi çekti, yok kırık bir dümenle Samsun'a çıktı, yok takaydı, yok işte Karadeniz'in azgın usullarında bir batıp bir çıkıyordu. Memleketi kurtarmak için öyle Samsun'a çıktı. Ya bu yalan! Tüm insanlar hiç pek tanımadan işte kargıdan tüfek, banyadan mermi, bilmem ne bokundan saçma yaptılar, içine doldurdular bu memleketi. Yunanlılardan, İtalyanlardan, Fransızlardan, İngilizlerden savaşarak aldılar dediler. Ya bu yalan, nanik yapmak için boş kovanlarını atıyorsan o zaman biz öyle biliriz.
İçimiz bozuk o zaman. İçimizin iyi bir tövbeye ihtiyacı var. Kıymetli dostlar tamamlar iç alemde, hem de dış alemde nurunu tamamlar. Birey olarak iç alemde nurunu tamamlar, o kimse mürşidi kamil olur. Ama yeryüzünde nurunu tamamlayacak, yeryüzünde insanları da mürşidi kamil olacak.
Yani İslam olacak komple. Bunun için mücadele edeceğiz. Binlerce insanların milletin ölebilir, binlerce şehit olabilir. Şimdi Afganistan'da adamlar Ruslar geldiler, işgal ettiler. Adamlar Ruslara karşı savaştılar, terörist değillerdi. Ondan o zaman işgal etti, şimdi Amerikalılar karşı savaşıyorlar, adamlar terörist oldu. Türkiye işgal etmeye kalkınca da lafazı bozulmuş, üç beş tane bozulmuş, üç beş tane karışık, sütü bozuk, kanı bozuk adam memlekette karışıklık yapar da, NATO veya İngiltere veya senin memleketinde karışıklık var, insan hakları ihlal olmaz, neden işgal etmeye kalkarsa, henüz sayılır Risalesi'nden dolayı asıldı, asılmadı mı?
Tımsıkı yapışıp hızla birleşmeler lazım. İdaretiniz, ahlakınız, sanatınız, ekonominiz, siyasetiniz, askeriyeniz, dünya görürünüz, dünyaya bakışınız, topluma bakışınız, kendinize bakışınız muhammedileşmek zorunda. Müesseseleriniz muhammedileşmezse, fikriyatınız muhammedileşmezse, duruşa ermeniz mümkün değil.
Muhammedileşecek, en başta ahlakınız, inşallah. O yüzden takılmayın. Bu şey sadece şu, deccal geldi, vurdu, öldürdü, katletti, yargılamaya bile gerek duymadı gitti. Ondan herhangi bir şey demem. Beklersen imanınla bizim içimizdeki, bizim içimizdeki sütü bozuklar, bizim içimizdeki dinsizler, viddansızlar, imansızlar,
gözümüzün içine baka baka, onların yalanlarını söylüyor. Kardeş, Dışişleri Bakanı diyor, İçişleri Bakanı, gidiyorlar oradan, biz haçlı seferi yapmadık diyorlar, aldatıyorlar ya. Duruştu, ben yargılarım ya. Duruş'un başkanına, birisine geldi, birisi operasyon yaptı,
ne yapacağız? Geçiz Şubat'ta Kayseri'de bir dernek başkanını aldılar, bir buçuk ay sonra Ankara'nın Kenar Mahallesi'nde, adam kendine gelmiş, okudum.
Açıklaması vardı, 45 gün önce beni Kayseri'den, evimden aldılar, Ankara'nın Kenar Mahallesi'nde kendim uzundum dedi, o kadar. Bir de adamın adı, sanı, soyadı, zıvır zıvır duyulmadı. Kayseri'ye gitti, neresiyse memleketin köyü oraya gidip oturmuştuk herhalde. Hazreteten okudum, götürdüğünü bilmiyor. Adam diyor ki, kim götürdü size? Ses yok, cevap yok. Siz diyeceksiniz ki, gayet normal, şöyle düşünüyorsunuz şimdi. Ya, kayıdı var, kuyuydu var. Hayır. Öyle bir şey olunca, seni karakola götürüyor, orada oturtturuyor seni. İçeri kaydetmiyor. Sen beni kaydet dediğinde, amir gelecek, kaydedecek diyordun. 28 Şubat'ta öyle oluyordu.
Birkaç sefer onu götürdükten sonra uyanıyorsun sen, diyorsun ki bu sefer, beni de avukat uyandırdı. De ki dedi, kafamı, gözümü kıracağım, yaracağım bir tarafımı de dedi. Cam'a, mama doğru saldır dedi. Ondan sonra seni mecbur kaydederler ya da bırakırlar dedi. Nevşehir'de sabaha kadar beklettiler. Ben dedim ki, vuracağım cama şimdi ben. Aklıma geldi. Ondan gelip otelden oldular Nevşehir'i. Vuracağım cama, evimi yüzümü keseceğim deyince, bir tane iyi polis oldu birisi. Ben seni bırakacağım acaba, sabret dedi bana. Gençten bir savcının karşısına çıkardılar. Savcıya böyle yapıyor.
Savcı bey, göz atıyor polis. Dedim at at, göz at. Böyle baktı. Mahşerde dedim, ben de göz atacağım dedim. Nasıl yan dedi. Allah'ım diyeceğim dedim ben. Bu. Kaldı şimdi polis. Savcı da kaldı. Gençten bir arkadaş. Dedi neden aldınız ya? Vicdana geldi. Ben Allah'a böyle yapacağım dedim. Göstereceğim, bu diyeceğim dedim ben. Savcı dedi ki, neden aldınız dedi. Sustu. Böyle baktı bana. Ben biliyorum savcım dedi. Neden aldıklarını. Ama ben de inatla dedim şikayette bulunmuyordum.
Böyle döndü. Yanımdaki şey, o doktor var. Rapor yazıyor, imza atıyor ya. Bir şey olup olmazına. Hoş, doktorlar ne diyecekler ki? Balıkesir'de götürdü adam. Doktor rapor alacak. Benim memura, hiç bir şey bulamazlar. Memura mukavemetten davacı var. Ben, memurun elinde jop var. Jop var memurun elinde. Jop var memurun elinde. Jop var aramaya vurarken sertçe parmağı incinmiş. 3 gün iş göremez raporu aldı. Buna inanmazsınız. Bende mahkeme peşleri var. Adam sertçe parmağı incinlisinden dolayı 3 gün iş göremez raporu verdi doktor. Böyle baktım. Hipokrat gibi değil mi dedim doktora. Doktor yüzüme dahi bakamadı.
Açtım ellerimi. Ya Rabbi dedim. Mahşeri istiyorum dedim. Mahşeri. Bir tane de. Doktor kaçıverdi odasına. Dedim mahşeri istiyorum. Mahşeri. Mahşeri istiyorum. Gülbelül. Mahşeri istiyorum. Kinimden dolayı değil. Bir kinim yok. Kimseye kinim yok. Yaşadıklarımdan dolayı hiçbir şeyim yok. Sadece merak ediyorum. Mahşer onun yüzüne nasıl bakacaklar. Başka hiç bir merak yok. Peki diyorum sadece. Dünya geçecek bitecek kardeşler. Mahşeri düşünün. Sadece hani demiş ya.
Hazreti Resulullah. Demiş ya. Koltan istedini yap. Utanmıyorsan istedini yap. Kendine bir şeyi. Kendine bir şeyi. Uygun veriyorsan yap istedini. Kendine onu yakıştırıyorsan yap sonuna kadar. Mahşer var mahşer. O yüzden bırakın. Televizyonları izleyeceğiz. Televizyonları izlerken sınıflandıracağınız. Bir. Kafirlerin medyası. İki. Cılın bir şekilde inananların medyası var ise kaldıysa. Diyeceksin seyredeceksin. Diyeceksin bakacaksın. Aha aruç tutuyor. Namazında abdestinde. Zikrinde fikrinde memleketini seviyor. Allah'ını seviyor.
Bu adamı kimler seviyor. Kimler sevmiyor. Bakacaksın. Allah bütün Müslümanlar adamı seviyor. Kafirler sevmiyor. Ha bu adam iyi demek ki ya. Ümmetim yanlışta toplanmazdı. Şimdi Usami billadini ümmetin içerisinde soracaklar. Nasıl bilirdiniz? Ben inanıyorum ki ümmetin büyük bir çoğunluğu iyi bilirdik. Doğru mu? Hür bir şekilde. Herkes fikrini söylesin. Söyleyemez ki millet. Millet şimdi şunu dahi diyemez. Ya iyi adamdı. Harbi adamdı. Delikanlı adamdı. Amerikanlarla savaşırız. Diyemez ki kimse.
Biz Müslümanlar olarak. Biz Müslümanlar olarak. İnananlar olarak. İnananları. Biz deccal bekliyoruz. Gerçekte bize bir bakacağız biz. Aha inandık diyeceğiz. Deccal her gün karşımızda. Her an karşımızda. Biz deccal'ın güzel gösterdiğini güzel görüyoruz. Deccal'ın çirkin gösterdiğini çirkin gösteriyoruz. Deccal inananları, Müslümanları çirkin gösteriyor. Biz de çirkin görüyoruz onları. Diyemez ki ya bırak ya. Böyle Müslüman ne olur ya? İman. En iyi kafirden, en iyi kafirden, en günahkar Müslüman iyidir.
Allah bizi affetsin. Aynı gecede hem bütün meclisi hem de halkın irşat edildiği platform var. Kendini Allah'a adamış olan bir insan bu durumda hangisini tercih etmelidir? Adam Allah'a adadıysa kendisini Allah'a tercih eder. Yani kendini Allah'a bırakır. O da nedir? Zikir. Allah'ın zikir en büyük iştir. Bir kimse Allah'a dost ise o sadece onunla hemhal olur. Başka bir şeyle değil. Tasavvufta görev istenmez verilir kuralı vardır. Görev verilen kişi ben bu görevi yapamadım deme hakkı var mıdır? Benim bildiğim tasavvufta yok ama bir kimsenin bilinmeyen böyle bir sıkıntısı varsa, böyle bir şey var ise ona da söylenecek laf yok. Saat on buçuk oldu ya. Usame bin Laden bizi eyledi bak.
Usame'den fazla gelsektir Müslümanların halini üzülüyor. Yani oturdu şimdi bütün herkes Usame bin Laden terörist miydi değil miydi? Şöyle mi teröristti böyle mi teröristti? Lan adam kafir kurşunuyla yedi, kafir kurşunuyla öldü. Varsa bütün günahları affoldu, şehit oldu gitti. Sana neye kaldı şimdi? Eğer şehit edildiyse. Sana neye kaldı? Pakistan'da bir milyon dolarlık villada alıyormuş.
Lan pay bir milyon dolara Pakistan alırsın. İstanbul'da ayakkabıcılık yapan bir kimse dükkanını kiraya vermiş. Pakistan'da villada oturuyormuş adam. Hizmetçiler hizmetçiler sadece İstanbul'daki ayakkabıcı dükkanın kirasıyla. Pakistan fıkara bir yer. Bir milyon dolara tekrar diyor bakın. Pakistan'ı satın alırsın. Müslümanların gözünü de düşürecekler ya. Bak Usame bin Laden dediğiniz adam Pakistan'da villada oturuyordu. Rahat içerisinde yaşıyordu. Siz bu adamın peşinde gidiyordunuz. Yani onca villada oturan insanlar var. Hiç kimsenin gözüne görünmeyecek. Birisi de tekkenin önünde öyle dedi.
Baktı arabaya. Hocam sana yakıştıramadım bu arabayı dedi. Doğru söylüyordu ben. Böyle kelepir, pürüstür, fukara dilenen bir derviş görüntüsü. Öyle olunca tamam. Binmesi de olacak. Allah bize affetsin. Allah bize affetsin. Ben şuradan iki cümle okuyorum inşallah. Niyetimi yerine getireyim. Ondan sonra önümüzde kalktığımız sohbete devam edeceğiz inşallah. İrade. Tevbeden sonra mürite gerekli olan hal. İrade ehli olmak. İrade ehli olmak. Nefsin alışkanlıklarını terk etmek. Dünya sebeplerini dilemeyi terk etmek. Nefsin alışkanlıkları var.
Bir de dünya sebeplerini dilemek var. Terk etmek. Dünya sevgisinden seyrılmak. İrade. Nefsin heva ve isteklerinden alışkanlıklarını terk etmek. Dünyayı isteme sebeplerini. Böyle dünyayı talep etme. Yani bir insan bir şey yaparken dünyayı talep etmek için öyle yapıyor. Yani dervişlik yaparken dünyayı talep etmek için yapıyor. Ders çekerken dünyayı talep etmek için yapıyor. Veya da hani derler ya öyle. Ben hep karşı çıkarım ya. Sen dergaha gel. İşin düzelir. Sen dergaha gel. Borçtan kurtulursun. Sen dergaha gel. Hastalıktan kurtulursun. Sen dergaha gel. Evlenirsin ya orada çok kız var. Sen dergaha gel. Evlenirsin ya orada çok adam var. Sen dergaha gel.
Şu işin hal olur senin. Bunların hepsi de bir kimsenin dervişliğini, Dervişliğini dünyevi istek ve arzular için dizayn ettin. Ve o kimse de gelir evlenir gider. O kimse gelir borcu biter gider. O kimse gelir iş bulur gider. O kimse gelir kızını evlendirir gider. Oğlunu evlendirir gider. Ve o kimse evlenmek için gelmiştir evlenir gider. Ve o kimsenin içine sıkıntılar gelmiştir. Gelir zikrular yapar sıkıntısı biter gider. Hani ben de dedim ya söylemeyin böyle kimseye. İşin düzgün gelme kardeşim işin bozulabilir. Eşin düzgün gelme kardeşim evin bozulabilir. Dervişlik enteresan bir hayattır çünkü. Düzgün gittiğin şey düzgün gider şey bozulabilir. Gelme.
Ha belki de düşürebilir. Ama gelme bunun için gelme. Demek ki irade dervişliğini, dervişliğini nefsin arzu ve isteklerini elde etmek için. Dünya sebeplerini arzu etmek için kullanma. İradenin temiz dur. Ya iradenin bunlardan sıyır. Ve aynı zamanda dünya sevgisinden kurtul. Dünyayı sevdiğin için dervişlik yapma. Aşık olduğun için dervişlik yapma. İradenin bu noktada sağlam tutanlardan ol. İnşallah. Üç İlahi Fatiha Şevli. İradan sevgili Peygamber Efendimiz sallallahu ve seleyenler mübarek. Bu şevlerine, Adem aleyhisselam'ın her ikisinin arasında gelmiş geçmiş bütün Peygamberi Zişan Efendimiz mübarek.
Bu şevlerine, Cihar Yârim, Ashab-ı Resulullah, Şühedâ Resulullah, Zercihat-ı Resulullah, Evlâd-ı Resulullah, Bütün İmam-ı İmamayın Hazretlerinin, Peyri Firan Hazretlerinin, Meşid-i Kâbilerinin, Evliyalarına, Aşık-ı Sadık-ı İmân'ın ruhlarına, yaşayanların ruhaniyetlerine, Tunik-i Alem'izden, Akraba-ı Talikat'ımızdan, tüm geçenlerin ruhlarına, şurada, burada, şu anda, burada, hazır bulunanların ruhaniyetlerine, bulunamayan kardeşlerimizin de ruhaniyetlerine, bütün derviş kardeşlerimizin, dervişe bacılarımızın ruhaniyetlerine,