Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 24 Temmuz 2011 · 38:54
Namaz, mümin ile, hakiki olmayanın arasını ayırt eden ibarattır. Mümin olmanın göstergelerinden birisidir. Namaz, sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerfi buyurunca, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerfi buyurunca,
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerfi buyurulduğu üzere, dinin direğidir. Yine hadis-i şerifte buyurulduğu üzere, dinin son kalesidir. Eğer, bunun üzerinde namaz yıkılırsa, dini yıkılır.
Düşerse, kale düşer ya, son kale. Düşerse, kimse de din düşer. Bir kimse, iman üzerinde namazı terk edemez. Senin namazı yoksa, imanı da yoktur, dini de yoktur, hükmünde varmamışlar.
İmam-ı Azam adletleri, ibadetle imanı ayırt eder. Kimse namazı kasten terk ederse, hapsediliyor derviş. Hapsedildiği zaman da namazı hala da kılmıyorsa, tuzlu su içindeyen, değişik hanefi imanların ortada farklı rivayetleri var, katledilir derviş. Kim katledilir? Bu şey, dinden dönen katledilir. İmam-ı Şafi de, namazı kasten terk eden bir kimseyin, küfrüne fetva vermiş. Yani o kimse, namazı kasten terk ediyorsa, namaz onu tembiye edildiği halde hala da kılmıyorsa, o küfür ehli dedi. Kılıcıları küfür ehli dememişler.
Ama o kimseyi hala da kılmamışlar, ısrar ederse, katledilir demişler. Dolaylı olarak onun küfrüne fetva vermişler. Direk vermemişler, endirek vermiş. Dolaştırmış. Biraz daha yumuşatma noktası. Kıymetli Müslümanlar, namaz öylesine bir ibadettir ki, netten beri bütün peygamberlere farz kılınmıştır. Geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi, size de namaz farz kılınmıştır demişler.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hatteleri, İbrahim'i bir dinden gelmekteydi. Daha peygamberlik onu tebliğ edilmezden önce de rivayet edilir ki namaz kılıyor. O namazına devam ediyordu. Gece namazı kılıyordu. Ve gündüzleri sabah namazı kılıyordu. Öğlen namazı kılıyordu. Yani hatta ayeti kerimede günün beli vakitlerinde size namaz farz kılınmıştır demişler. Eski öğretiler, kadim olan o eski İslam öğretisinden rivayet edilir. Bazıları der ki Hz. Resulullah, sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri beş vakit namaz zaten kılıyordu. Bazıları der ki gece namazı ve sabah namazı kılıyordu. Bazıları der ki günün başlangıcında kılıyordu sabah namazı, günün sonunda kılıyordu akşam namazı, günün, gecenin yarısında kılıyordu teheccüh namazı.
Ama teheccüh namazının peygamberliğinden önce de kıldığı kesin. Ve peygamberliğinden önce de akıl vali olduğundan itibaren, hatta çocuk yaştan itibaren namaz kıldığı kesin. Şimdi İskan ümmeti dinden uzaklaşırken 100 yılda namazdan da uzaklaşır. 200 yıldan beri dinin kendi içerisindeki ibadetinden, kendi içerisindeki ahkamından, kendi içerisindeki ahlakından uzaklaşa uzaklaşa son kale namazdı, namazla düştü.
Şimdi diyeceksiniz ki ya namazla düştü, işte bizi yerle yeksan etti. Benim derdim, benim amacım Müslümanları, mümkünleri yerle yeksan etmek değil. Amacım, maksadım dirilişine sebep olma. Dirilişine sebep olma. Diriliğine başlarken insan son kalesini geri alaraktan başladı. Ne yaptı? Geldi düşman Polatlı'ya kadar. Polatlı'ya kadar geldiğinde bir insanı Selanik'ten, Kosova'dan savaşmaya başladı. Son kale Polatlı, Polatlı'dan itibaren nereye kadar geldi? İşte İzmir'e kadar geldi, Ege bölgesine kadar geldi Batı'da. İşte Güneydoğu'da Hatay'a kadar gittiler.
Doğu'da Karşı'ya kadar gittiler. Ve orada aslında biz bırakmadık, insanı bırakmadık. Güçlü devlet. Gelip geldiler bize, dediler ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, siz yeni bir cumhuriyet kurun, biz sizi böyle tanıyacağız. Eğer daha ileri giderseniz sizi tanımayacağız dediler. Ve biz Osmanlı'nın yıkılışına, padişahlığın kaldırılışına, hilafetin kaldırılışına, Kur'an'ın, İslam'ın, dinin geriye atılmasına, geriye atılmasına kabul ederekten Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduk. O günkü zihniyet bu. Savaşmaya başlar. Yemen'den savaşmaya başlamadık. Yemen'den savaşmaya başlar.
O kimsenin ibadet yok. O zaman o kimse kötülüğe devam ediyor.
Etmeyecek. Çocuğunu daha erken, çocuk yaşlarken namazı öğretecek ona. Namazı tebliğ edecek. Namazı seveyim. E o çocuğu için yedirdiği hal.
Bisikletini düşünüyor. Kıyafetlerini düşünüyor. İngilizcesini düşünüyor. Fransızcasını düşünüyor. En lüks okullara götürüyorsun. Beş yıldızlı otellerde tatil yaptırıyorsun. Ama çocuğuna bir Kur'an-ı Kerim hocası tutmuyorsun. Çocuğunu namazı alıştırmıyorsun. Çocuğunu edepli, hadaplı yetiştirmiyorsun. Çocuğunu dinin hükümlerine göre yetiştirmiyorsun. Soğana çeviriyoruz. Dinin hükümlerini ve hukukunu hiç düşünmüyoruz. İşte meydandayız. İslam dünyası da meydanda. Allah bizi affetsin. O yüzden ben kimlerden soruyorum. De ki yarabbim.
Bir isim koymadım başında daha koyarken. Senin yolunda gidenlerin ismini koymadım. Bana gerici isim geldi. Ayşe ismi bana gerici isim geldi. Fatma ismi bana gerici ismi geldi. Ansiklopedi karıştım. Nereden bir uydurup bir isim bulurum da kızımın adına uydurup bir isim koyarım. Müşrik, kafir, şirkehli birisi var. Onun ismini koyarım diye baktım. Bir isim aradım. Bir kafir ismi. Bir müşrik ismi. Bir edepsizin ismi.
Bir ismin ismi. Bir kitapsızın ismi. Peki sana ne demiş? Dinini öğrettin mi? Biz demiş mezdirada yaşadık. Ticaretten, sanatattan bir şey öğrettin mi? Oğlun. Kesin babası Atmacaları çok seviyor dedim. Atmaca yetiştiricisi dedim.
Evet Atmaca yetiştiricisi dedim. Ben de keramet gösteriyorum zannediyorlar. Değil mi? İnsan neyi seviyorsa onun ismini koyacak. Şahin'i seviyor, Şahin koyuyor. Desene gövercin koy. Yok Şahin daha erkekçi ya. Ondan daha erkeği var, kartal koy. Allah bizi affetsin. Dostlar, yıkılmış kaleler. Namazımızı geri alalım. Namazımızı geri alalım. Şu dünya halini istiyorsak her şeyimizde geri alalım.
Benzetmiş yemek yiyişimiz, oturuşumuz, kalkışımız, yolda yürüyüşümüz, konuşmamız, stilimiz, sistemimiz, saçımızdan tutun, sakalımıza varıncaya kadar. Pantolon şekil ve sistemimizden tutun da evimizdeki eşyanıza kadar Gavuristan'da yaşıyorsunuz. İslam topraklarında Gavuristan'da yıkılmak farz. Çocuklarınızı öğretelim.
Bize esin olmuş sosyette. Gösteriyor televizyon haberlerinde.
Ne kadar, ne kadar içerisinde Bizans'tan kalma figürler varsa hepsini de meydana çıkarıyorlar. Hepsinde oturdum kendi kendime, kendi kendime kahvettim. Sen dedim Fatih'in torunu değilsin. Sen o Osmanlı'nın torunu değilsin. Sen o ecdadın torunu değilsin. Dedim kendi kendime. Hepsim kapı aramadı. Dedim Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuş ya dedim. İstanbul yeniden fethedilecek. İkinci fethi. Dedim bu ikinci fethi'nin işaretleri. Son noktası aydınlığı başlangıcı. İnşallah o ikinci fethi bu insanlar başaracaklar inşallah.
Nasıl kılınır? İki rekat farzlar. Ferzlar öğlen ikindi. İki rekat akşam üç rekat farz. Yatsı iki rekat farz. Bir de vitir konulur. Üç rekat. Erkek yarın ayakla ön sahta namaz kılabilir mi? İstediği yerde kılınır. Erkekler için veya kadınlar için namazda çoğam giyme zorunluluğu yoktur. Namazın rütbü değildir. Namazın içinde veya dışındaki sünnetlerden, araplardan değildir. Cami içinde fazladan sonra yer değiştirmek var mıdır? Yani insanlar böyle bir caminin her tarafından veyahut da değişik halılarının üzerinde namaz kılalım da o halının sahibi de bundan bir nasiltar olsun diye yapmışlar. Başka bir şey değil.
Allah herkesin evlatlarına akıl fikir versin inşallah. Kıymetli dostlar, malum Ramazan geliyor. Yaklaşık on gün falan kaldı. Pazartesi gün herkes oruçta olacak. Bu pazartesi değil, bir dahaki pazartesi. Ramazan, oruç ayı, mübarek ayı, rahmet ayı, bereket ayı, lütuf ayı, Cenab-ı Hak bütün ümmet-i muhammede buluşturup, ulaştırıp, bütün ümmet-i muhammede oruç tutmayı nasip eylesin.
O uçla alakalı birkaç da inşallah sohbet edelim diye düşündüm ve bugün de başlangıç olarak bir iki tane hadis okuyalım diye niyet ettim. İnşallah niyetimizin karşılığını versin inşallah. Ve bu Hureyre Aleyhisselam Hazretleri'nin hadisi tutusunda şöyle buyurduğuna rivayet etti. Adem'in kendisi için konuştuğu olduğu, konuştuğum daha iyi.
İki, uçtuğu zaman oyunun sevabıyla, mükafattan korur, şeytanın oyunlarından korur, deccalın oyunlarından korur. Öylesine bir ibadettir ki, imanını muhafaza eder, imanını muhafaza eder, muhafaza eder.
İmanını doğru uçuran bir ibadettir. Kim, kim anlamazsak olur, kim oruçta olursa olmasına mahzar olur, kim oruçta olursa, kendi katından, kendi kudretinden, kendi kuvvetinden ona kudret ve katından, ah ve katından ona rızir. Kendi katından onu floresan lambası aydınlatır.
O kimseyi insanların arasında, meleklerin dahi üstün bir, meleklerden üstün bir noktaya getirir. Dostlar sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri üç gün iftar, üç gün iftar etmeden bu orucu sofrayı indirir. Sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine velilerine sofrayı indirir. Velilerine ve istediği yemeği Cenab-ı Hak Musa'nın ümmetine, Musa'nın ümmetine gökten mıdırcın ete indirdi,
Muhammed ümmetinin velilerine istediğini indirir. İstediğini, istediğini aleyhisselamın havarilere dediler ki söyle Rabbine gökten bize sofrayı indirsin. Çünkü havariler biliyorlardı ki Musa'nın ümmetine gökten sofrayı indirmişti. Acaba bizim de peygamberimiz o seviyede bir peygamber mi? Gerçekten peygamber olup olmadığı beyde olsun diye havariler dediler ki Ya İsa Rabbine söyle bize Allah gökten sofrayı indirsin. Ayeti kerimede de geçer bu. İsa aleyhisselam dedi ki siz haddi aşıyorsunuz. Haddi aşıyorsunuz. Edep sınırını aşıyorsunuz. Siz edepsizlik ediyorsunuz.
Dedi ve Allah'a dua etti. Eğer dedi bundan sonra siz bu kerameti, bu mucizeyi, bu harikül aleti gördüğünüz halde geri dönerseniz azgınlardan ve sattınlardan olursunuz dedi. Cenab-ı Hakk'a yalvardı. Allah havarilere gökten sofrayı indirdi. Ama havariler yine azıp ve sattılar. Azıp ve sattılar. Muhammed Ümmet, Muhammed Ümmetinin velilerine, Muhammed Ümmetinin sufilerine, sufilerine, abdallarına, evliyasına sokmayın. İşte eğer önesine Allah dostluk peydah etmek istiyorsanız, karınıza çok karına dostluk edemezsiniz. Oruçsuz, namazsız dostluk edemezsiniz. Hukukuna
uymadan dostluk edemezsiniz. Resulullah sallallahu ve sellem Hazretleri'nin çizgisine uymadan dostluk edemezsiniz. İnşallah. Cenab-ı Hak cümlemizi affeylesin. İnşallah oruca hazırlananlardan Şaban'ın son bir ve ikinci günlerinde oruç tutmamaya gayret edin. İnşallah önümüzdeki hafta oruç bahsine devam edeceğiz. Hakkınızı helal edin. El-Fatiha.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.