mustafaozbag.org

222. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 29 Şubat 2012 · 1:02:08

Şevval oruçlarını unutmayın. Kim şevvalde altı gün üst üste oruç tutar ise, bütün yılını oruçlu geçirmiş gibi sevaba girer, sevab alır. O yüzden bütün kardeşler bu noktada şevval oruçlarını ihmal edecekler. Altı gün oruçlarını tutacaklar. O noktada kazaları var ise, kazaları tutunlar. Bu noktada şevvalde tutunlar. Bir hadis-i şevket üst üste demiş, o yüzden üst üste tutulması daha evli.
Her ne kadar Haneviler üst üste tutulmasa da olur, işte tek tek iki iki üç üç öyle tutulur olur deseler de, biz mümkün olanlar, müsait olanlar, gücü yetenler üst üste tutunlar. Allah akrabayla boğaz kesmemeye. Kendimizden büyükleri arıyoruz. Büyükleri de aramız gerekir. Hakkınızı helal edin. Kesmemek, farkın ortasında birisi size selam verdiğinde veya birisi size gelmek istediğinde makum ve malum dairede onunla ilişkiye devam eder.
Olanını korumaktır. Büyük gözetmek sizi. En âlâ olanı, en güzel olanı gelmeyene dair senin gitmendir. Sana gelmiyor birisi, senin ona gitmendir. Sana selam vermiyor birisi, senin ona selam vermedir. Siz takvaca üstün olanı seçin. Siz gelmeyene gidin. Selam vermeyene selam verin. Varsın o sizden kaçıyorsa kaçsın.
Varsın kaçıyorsa kaçsın. Varsın sizinle görüşmeyecekse görüşmesin o, konuşmayacaksa konuşmasın. Eğer bunu yapabiliyorsanız, siz evlâ bir iş yapmış oldunuz. Bunu yapabiliyorsanız, siz ariflerin işini yaptınız, velilerin işini yaptınız. Allah cümlemizi onlardan eylesin. Bir kısım insanlar akrabayla bağlarını keserler, akrabayla muhabbetlerini keserler. Bizim kardeşlerimiz o akrabayla bağlı ve muhabbetlerden olmayacaklar. Bunlar şeriatı uygulayacaklar. Yani hiç kimse kimse olmayacaklar. Selam veren onların selamlarını yapacaklar. Konuşacaklar ve konuşacaklar. Ama bir kimse sizi günah-i kebahine sevk ediyorsa, Allah'ın sevmediği, Allah'ın istemediği şeyi sevk ediyorsa, bir kısım insanlar sizin Allah'la barışıklığınızı bozup Allah'a düşman noktasında ediyorsa veya sizin bir kimselerle barışık olmanız, bunları sevmeniz, Allah'ın düşmanlığını kazanacaksa bundan uzak durun.
Çünkü Allah için sevmek, Allah için buz etmek imandır. Hatta iman-ı kamildir. Siz Allah düşmanlarını sevemezsiniz. Bir kısımları vardır ki Allah'a düşmandır. Bir kısımları vardır Allah onlara düşmandır. Ne Allah'ın düşman olduklarını sevin, daha düşman olanları sevin. Çünkü insanlar sevdikleriyle beraber, sevdikleriyle beraber döner. Bu dünyada neyi seviyorlarsa, öbür dünyada da onunla beraber olur.
Bu dünyada gönlün neyden hoşlanıyorsan, sen öbür dünyada da onunla, bu dünyada cehennemlik amellerin hoşuna gidiyorsan, cehennemlik amellerin hoşuna gidiyorsan, öbür dünyada cehennemdesin, bu dünyada cennetlik amellerle iştigal ediyorsan, öbür dünyada da cennettesin. Bu dünyada Allah'la hemhal oluyorsan, Allah'la fahı sevip onu zikrediyorsan, öbür dünyada da Allah dünyada resim sünnetine bağlı, sünnetine ve hidayetine tabi olduysan, öbür dünyada da peygamber işleyenler, açıktan içki içenler, açıktan kumar oynayan ve akrabe etmeyeceğiz diye,
açıktan içki içenlerle, huğuş yapanlarla, kumar oynayan, zinakarlarla, huğuşçularla beraber... Hz. Ebubekir sözü çok önemlidir. Bana artık sevdiklerimiz bizim, bizim göstergesi. Eğer münafıkları seviyorsan, münafıklarla beraber, aizcilerle beraber senin yolun eddikleri halde geliştirmemişlerdir.
Kimselerle, kimseleri sevmişlerdir. Kaçmışlardır. Nice insanlar var, nice insanlar var. Ama giyerek bir hak etsem diye.
Bir verin evdiklerimize dikkat edin. Bir sarıklığa bul, imanını kayıp kimseye bul. Bu yüzden çevirenler nereden, ortası yok. Allah muhafaza edin.
Cenab-ı Hak cümle olsun inşallah. Ramazı cemaatle üç kişiden fazla kişiyle kılınmaz diyorlar. Fakat Ramazan ayında camilerde hep kalabalık cemaatlerle kılınıyor. Acaba yanlış mı yapıyor? Tesbih namazı nafile bir namazdır. Cemaatle de kılınır. Kalabalık cemaatle de kılınır. Bir kişiyle de kılınır. Üç kişiyle de kılınır. Üç kişi olursa cemaat sevabı olur. Üç kişi olmazsa cemaat sevabı olmaz. Namaz ve tesbih namazı dileyen kaç kişi isterse kılar. Allah bizi muhafaza eylesin inşallah. Cahil cehaletine razı durmasın. Âlim de ilmi susmak suretiyle saklamasın. Âlim bir şey ona sorduğunda ilmi saklamak noktasında, doğruyu saklamak noktasında susarsa dinsiz şeytan olur.
Yolumuzun nice büyük velileri vardır ki, hakkı konuşmak yoluna canlarını feda etmişler. Onlara birileri gelmiş, meseleyi sormuşlar. Onlar da zalimlerin zulminden korkmamışlar. İnsanların parasına, puluna, zenginliğine, fakirliğine bakmamışlar. Doğru olanı konuşmuşlar. Ve doğru olanı konuştukları için de Cenab-ı Hak onları şüheda şerbetini içirmiş. Cahil de kendi cahilliğini biliyorsa öğrenmek için mücadele edecek, devam edecek. Ama nice insanlar vardır, cahil olduğunu bilmiyordur. Bu daha büyük bir cahillik. Allah muhafaza edesin. Cahil, cahilliğini biliyorsa ve cahilliğini kaldırmak için mücadele ediyorsa cennetliklerden.
Allah muhafaza edin. Dünya lanetlenmiştir. Dünyanın içindekiler de lanetlenmiştir. Ancak Allah'ın zikriyle birlikte onu öğreten ve öğrenen bundan müstesnadır. O kadar müstesnadır. O kadar zikir o kadar müstesna bir ibadettir ki. Allah'ın zikir o kadar büyük bir ibadet şirktir ki. O kimse lanetlenmiş olan bir bölgeye dahi girse ve o lanetlenmiş bir bölgede gökten olan oraya taş yağsa kimse ondan zarar görmez.
Ama o kimsenin yolu oradan geçmiş, oradan gidiyor. Çaresi yok, çaresi yok. Öylesine kıymetli bir cevha ki, öylesine kıymetli bir ibadet ki, öylesine büyük bir ibadet ki Allah kendisi Kur'an-ı Kerim'de beyan etmiş zaten. Allah'ı zikretmek en büyük iştir diye. Ve o en büyük işi yapan insanlar büyürler. İnsanlar büyük işler yaparlarsa, büyük düşünürlerse büyürler. Onlar büyük insanlardır. Küçük insanlar küçük işlerle küçük şeylerle ulaşırlar. Onlar küçük insanlardır. Büyük insanlar büyük davalar biterler. Büyük felsefeler kurarlar.
İnsanlar büyüklüklerine göre işlerini tanzim ederler. Depelerinin, bocalarının beş trilyonu orayı sevk edecek. İradesi yoktur. Bir ay geçirir durumda. Beş trilyon da ne yapacağım? Şimdi şöyle düşünebilirsiniz. Ya beş trilyonu ver de ben bak ne yapayım. Hayır hiçbir şey yapamazsın. Hiçbir şey yapamazsın. Kafasiten varsa yaparsın. Bir adamı getirirsin, müdür yaparsın. Allah'a şükürler gibi atar ortada. Hiçbir şey yapamazsın. Neden?
Kafasitesi yok. İnsan değil. Onu yapabilecek kabiliyette değil. Onu yapabilecek kabiliyette değil. Babası geldi böyle şey yapıyor. Allah affetsin. Kasada da emanet para var. Konuşuyor böyle. Al dedim elli milyar lira sana. Hadi ne yapacaksan yaptın. Bana baktın, o paraya baktın. Para ona baktın, o paraya baktın. Duruyor masada. Dedim böyle seni imtihan etmek için vermiyorum. Hadi. Al ne yapacaksan yap. Bir iş yap. Bir iş yap. Duru dur dur dur … Para buluyor orada hala. Hakkını edal etsin. Ben bunu alacağım.
Sen git bir yerde çalışın. Bu ayıp geldi. Allah'ın sikir bu büyük bir iş. Küçük insanlar yapamazlar. Küçük hesabın peşine düşenler yapamazlar. Öyle büyük bir iştir ki gevşeklik kaldırmaz. Öyle büyük bir iştir ki vefasızlık kaldırmaz. Öyle büyük bir iştir ki satma kaldırmaz. Öyle büyük bir iştir ki yaltalama kaldırmaz. Öyle büyük bir iştir ki ondan daha kıymetli bir şeyi tutarsan kaldırmaz. Atar seni. Dışarı atar seni. Resmen dışarı atar. Sen dışarı çıktıktan sonra kendi kendine bir sürü bahane öğretirsin. Benim koluma vurdular da. Bana orada işte sarığıma baktılar da.
Yok bana öte git dediler de. Yok bana burada oturma şuraya otur dediler de. Yok beni arka halake yaptılar da. O adamdan davul mu kiymetsizim ben en arkadayım da. Neden bana gel demediler de. Neden beni derse davet etmediler de. Sırala dur. Allah'ın büyük iştir. Kimler peygamberler.
Kimler veliler. Kimler arifler. Kimler sadıklar. Kimler velilerin etrafında duran insanlar. Bak bir şey. Geçen gün Ahmet Duran abi buradaydı. Hak ettiniz mi hiç? Kırk yıllık ehli tarikat veriyor. Bir yıl bu adam halakayı zikrılmakta duruyor. Kırk yıl halakayı zikrılmakta duran bir adam gösteriyor.
Yağmur yağmış, yağmış, çabura batmış, yaralanmış, neşelenmiş, kederlenmiş, üzüllenmiş. Kırk yıl. Beğen beğenme, sev sevme. Kabul et, kabul etme. Yıldan beri halakayı dönmüş elleriyle. Yani şey yok, dönmüş elleriyle. Zikir. Bugün büyük adamlarım için.
Ben ilk daha gelin de bakardım. Yıllık adamlar. Kendi kendime derdim ki Allah Allah. 20 yıl halakayı zikrede durabilecek miyiz ki? Kavuşuyla vardı şeyden. Önceki Hacı Ali Baba. Hacı Ali Aydara böyle son zamanlarından ders almış.
Onun sorunun Hacı Mustafa Efendi de devam etmiş. Ardından Şeyh Efendi de devam ediyor. Babayı böyle sakallı. Dedim ki ya bir anlattım. Şeyh Efendi de Allah rahmet eylesin. Onu almış. Bayındır'a getirdi. Gör bak burada bir genç var. Nasıl çalışıyorlar diye. Dedim ki kendi kendime. Ya Rabbi Ya Rabbi. Biz de yıllardır bu halakayı zikrullah da durabilir miyiz ki? Cenab-ı Hak 20 yıldır nasip etti. Bilemiyor musunuz? Yarın ne olacak? Allah bize affet izliyor. Allah'ın zikir büyük iştir. Ve üzerinizdeki bütün çini atar. Üzerinizdeki bütün lanetliği atar. Üzerindeki bizdur yanlışlıkları atar. Üzerinizdeki bütün noksanlıkları atar.
Üzerinizdeki bütün eksiklikler atar. Çünkü neden? O çok büyük bir iş. O yüzden Cenab-ı Hak halakayı zikrullah'tan kalkan kimselere ahvolmuş olarak kalkınız der. Ahmaklar vardır piyasada. Allah'ı zikredenlerin halleriyle, şekilleriyle alay ederler. İşte gittik de oraya. Şimdi bana da söylüyorlar. Nasılsın ya? İyi misin ya? Şükür hamdolsun. Yine sallıyorsunuz mu kafamızı böyle ya? Sallıyoruz yine kafamızı sallıyoruz diyorum ben. Ya Azizi bir gittin buraya. Nasıl kafalarını sallıyorlar? Kafamızı düşecek mi zannettin diyorum ben. Vallahi düşecek zannettim ya. Gidiyor bile. Aman dedim sen gelme bir daha kafam düşer sonra senin onlardan diyor.
Yok ben zaten benim işim değil dedi. Doğru söylüyorsun senin işin değil. İçimden diyor. Neden? Küçük adamsın. Küçük adamların işi değil. Onlar kafamı sallamamıza bahane edecekler. Birisi buranın sıcağından. Bundan 10 yıl önce falan ya derslere geleceğim ona. Çok sıcak oluyor ya dedi. Doğru söylüyorsun. Ya dedim ben oraya bir tane klima alsam taktırsam da dedi. Ondan sonra böyle klimanın karşısında ben otursam orada dedi. Zikurlar yapsam. Dedim yok ben sen klima dalma dedim. Biz öyle sıcaklığımızda memnunuz. Fark ettiniz mi bakın klima var yine açılıyoruz değil mi? Çarpıyor klima. Neden? Sıcak olacak bizim bulunduğumuz yer. Yanacak. Farkında değilsiniz siz. Dıştan böyle olunca o serinletiyor bize.
Yoksa kömür gibi yanar burası. O nem var ya o hararetten dolan, oluşan nem var ya o serinletiyor bizi. Allah bizi affetsin. Çeşitli kurum ve kuruluşların düzenlediği hediye kampanyanın çıkışlardan çıkan hediyeler almak dinen sakınca mıdır? Hem hediye diyorsun sen bir dinen sakınca mı diyorsun? Çekilişte normalde hediye çekilişi bunda bir problem yok. Hediye çekilişi bunda bir problem yok. Namaz kılmak bütün insanlara farz olduğu halde. Hayır insanlara değil iman edenlere farz. Namaz kılmak iman edenlere farz. Bütün insanlara farz değil. Namaz kılmamanın cezası nedir? Namaz kılmayan bir Müslüman, ben Müslüman mı diyebilirim der.
Namaz kılmasa da bir kimse namazı kasten reddetmeyorsa, namaz yok demiyorsa kimse Müslümandır. Namaz yok derse o zaman o kimse Allah muhafaza eylesin. Çocuklarınızı bir yurda verip orada yetişmesinde bir mahzuru var mı? Yani bunu yine soruyorsanız ben ona mahzur var mahzur yok demem. Ama çocuklarınızı dizinizin dibinden ayırma. Tavsiye, çocuğunu burnunun ucundan ayırma. Çocuğunu bir adım öteye gönderme. Bir cemaat, cemiyet şu bu onlara bakıyorum. Çocuğunu bir adım öteye göndermese.
Çocuğunu dizinin dibinde yetiştir. Erkek çocuğu al elinden dersi getir. Al elinden götür camiye. Al elinden tut elinden geridir. Tut elinden nereye gidiyorsan götür. Kız çocuğu annelerin dizinin dibinden ayırmasın. Onu göndermeyiz. Beni ilgilendirmiyor. Tavsiye, dizinin dibinden ayırma. İnternetten beyin çekiyorlar. İşte bizim kızımız filan ciğerde o filan ciğerde okuyor alalım mı? Ya beni ilgilendirmiyor. Ben göndermem.
Ben çocuklarınızı dizinizin dibinden. Ama mekruhtur deniyor.
Açıklarsanız sevinirim. Evet. Mesini açıklayayım mı? Ya sakız ama kokusuz, şekersiz, nanesiz var ya hani. Tam sakız. Onun bir hükmünde. O orucu bozmaz. Eski sakız. Ama mekruhtur. Doğru. Şimdi sakız var. Şekerli, naneli. Bunlar orucu bozar. Misvak. Sünnet. Misvaklı ağzını. Ağzında misvak dolaştırın.
Misvağın onca kerameti var. Onca mucizesi var. Onca faydası var. Sayısız. Bunları bıraktık. Koydun kenara. Misvak kullanmak sünnet. Hız çiğnincenize misvak kullanın. Muhakkak bulunsun arabanızda. Gece yolculuğunda misvak kullanmak sünnet. Hız çiğnincenize misvak kullanın. Muhakkak bulunsun arabanızda. Gece yolculuğunda misvak kullanmak sünnet. Hız çiğnincenize misvak kullanın. Hız çiğnincenize misvak kullanın. Muhakkak bulunsun arabanızda. Gece yolculuğunda misvak kullanın. Uykuyu gideriz. Yalnız gidiyorsun. Misvağı ağzına koy. Misvakla ağzını. Gafleti alırsın. Ağzında misvak var. Sünnet-i Resulullah. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin bir sünnetini işleyen kimsenin etrafına ihlasına göre en az 10 tane melek gelir.
Meleklerle arkadaşlık etmiş olursunuz. Meleklerle yorguluk yapmış olursunuz. Hele misva ağzını alırken Allahümme seyyidine Muhammed dedin. Misvaklarken yine Allahümme sallallahu aleyhi ve sellem seyyidine Muhammed dedin. Misvak var. Sünnet-i Resulullah. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin bir sünnetini işleyen kimsenin etrafına ihlasına göre en az 10 tane melek gelir. Meleklerle arkadaşlık etmiş olursunuz. Meleklerle yorguluk yapmış olursunuz. Hele misva ağzını alırken Allahümme seyyidine Muhammed dedin. Misvaklarken yine Allahümme sallallahu aleyhi ve sellem Muhammed dedin. Daha ne istiyorsun ya? Allah bize abdestin. Kuduri'deki bu mesele doğru. Bunda bir problem yok. Yakalarsan öldürebilir misin?
İstersen rahviye atıl, Adevi hazretleri gibi yap. İstediğin şurada, şurada, şurada de al de. Parmağından nur olmuş, ışık olmuş. Şurada ekmek var, istiyorsan al. Ondan sonra şurada şu var demiş. İşte bir kilim var. İstiyorsanız, pardon, ekmek yokmuş. Eski bir kilimi. Ondan sonra işte birkaç tane secde adresi falan. O ıbrı demiş. O ıbrı alma. Amkest alıyor bununla demiş. Allah'a kulluk ediyor. Geri kalın. Ne istiyorsan anunla demiş. Hırsız utanmış. İmana gelmiş. Eşhedü ve La ilahe illallah. Eşhedü ve La ilahe illallah.
Bu eşhedü ve La ilahe illallah. Bu hırsızları artırsın. Sakın ha. Hırsız eve girince öldürülmez. Dine de öldürülmez. Şeriat anda öldürülmez. Sen malını korumaya çalışırsın. Sen canını korumaya çalışırsın. Sen namusunu korumaya çalışırken, O bunları hala daha tecavüz etmek istiyorsa, zorla malını alırken, uğuşurken onu öldürdün, katil olmazsın. Hırsız iki katil olur. Zorla senin canına kastetmeye kalkarken sen kendini korumak için onu öldürdün, o kimse iki katil olur.
Sen namusunu korumak için mücadele edersin, o esnada onu öldürürsün, o iki katil olur. Allah muhabbet. İnsan veyahut da o esnada sen öldürüldün, şehit olursun. Bir kimse malını, canını, namusunu, evini, şehit hükmünden. Evlerinizi koruyun, namuslarınızı koruyun, mallarınızı koruyun, çocuklarınızı koruyun, koruyun. İşlenenler, iş adamları, iş yerlerinizi zaptorat altında tutun. Milleti hırsızlığa sevk etmeyin.
Hesabınızı, kitabınıza iyi bakın, koruyun kendinizi. Her gün kasa mevcudumu alıyorsun, al. Girişlerine, çıkışlarına bak, çeklerine, senetlerine bak, satışına bak, alışına bak, bak. Hırsızlığa sevk etmeyin insanları. İş yerinden sorumlu olan hesaplarınızı, kitaplarınızı kontrol altında... Yok bu tanıdıktı, yok bu benim abimdi, yok bu benim kardeşimdi, yok bu benim kayınpederimdi, yok bu benim dayımdı, yok bu benim samimi arkadaşımdı, yok bu benim amcamdı, yok amcam...
Çocuğun kendi annesinin babası var dedi, ya işte şöyle böyle adamın abisinin üzerine çıktı. Dedim acaba bir sor bakalım ya, ortakken almışlar. Abisinin verdiği cevap şu, bizim hanımın altınlarıyla aldık.
Gelin gelirken demek ki bin daire altın, yüz millerler, altın... İşte bir tane de arsa çıktı. Dedim sorma artık bunu. Neden dedi? Dedim sen git el fukara hatunu al dedim, senin hatun dedim, hiç bir tane altın getir. Hesabı kitabını tut, insanlar bakacaklar. Bak hesabına kitabına. Milleti hırsız et bak kardeşim. Sen hesabına kitabına bakmazsan, insanlar hırsız olur. Allah muhafaza eylesin. Sen kapını aralıp tutarsan, insanlar hırsız olur, girerler. Sen hanımını ortaya koyarsan, insanlar gelir laf atar, göz yüzer.
Sen kızını ortaya bırakırsan, insanlar gelir göz yüzer, laf atar, laf söyler. Hiçbir şeyi ortaya yarar. Irzını, namusunu, çoluğunu, çocuğunu, işini, aşını, eşini. Orta yere düşürme. Allah muhafaza eylesin. Düşürme. Gurt tavuk. Onun civcivine dokunabilir misin? Dokunamazsın. Senin çocuğuna kimse dokunamayacak, kızına kimse dokunamayacak, evine kimse dokunamayacak, işine kimse dokunamayacak.
Malına, mülküne kimse dokunamayacak. Sen ver istediğin kadar. İstediğin kadar. Orta yere çıkarmadı abi. Sen göz gözünü çevirsen, senin gözünü oyum oyum oyalım. İkisi de hale getirdikten sonra örtüremezsin. Şevval ayında oruç borçlarımızdan da geçerli midir?
Yoksa ayrı olarak kazan borçlarını tutmamız gerekir mi? Ayrı olarak kazan borçlarınızı tutacaksınız. Ya bunların hesabını yapmayın ya. Kardeşim oruç tutun ya. Fazladan fazladan tutun. Bırakın nereden sayılırsa sayılsın. Yani eski bir kıssa var ya, budist kıssası. Keşişin biri, elinde tespih, zikrede zikrede gidiyormuş. Bakmış genç bir kız, elinde bir sepet elma. Demiş, nereye gidiyorsun? Sevgilime gidiyorum demiş. Elma demiş. Ona mı götürüyorsun? Eveyim mi saydın mı ki demiş. Kaç tane var? Dönmüş keşişe demiş ki, insan sevdiğine bir şey götürürken sayar mı ki istemedikleri. Ama o kendisini de budist olarak görmeyen, bizi çok iyi bilen hoş olan.
Geçiş elindeki tespihi. Sevdiğinizin en çok hoşuna giden bir ibadeti yaparken sayacak mısın? Sayacak mısın? Sayacak olanların şeriat ehli. O sayacak, güne gün tutacaksın. Sen sevdiğinin hoşuna gidiyor, sayma. Mustafa kime söyledi? Şeriat ehline söyledi. Kendisi saydı mı? Hayır. Kendisi saymadı. Bir başka sahabe ne dedi? Gücün daha fazla yeter dedi.
Sen fasadisi parçembe de tut dedi. Daha fazlasın da yeter ya Resulallah dedi. Sen o zaman bir gün boş, bir gün doğu tut dedi. Bu da Davut kardeşinin orucudur, ne güzel orucudur dedi. Ona ne dedi? Bir gün boş, bir gün dolu. Kendisi ne yaptı? Kendisi misal yaptı. Orucu oğlu çek dedi. Saydı mı? Orucu tuttu, iftar etmeden ikinciyi tuttu. İftar etmeden üçüncüyü tuttu.
Muhammed'in evinde yiyecek bir şey var mı? Yok ya Resulallah. Öbür evine soruyor. Bugün Muhammed'in evinde yiyecek bir şey var mı? Yok ya Resulallah. Öbürküne soruyor, öbürküne soruyor. Yok, yok, yok. Var kim sayacaksa saysın. Bu cemaat oruç saymayacak. Bu cemaat orucu muslat nefesi gör. Muslat nefesi. Bu cemaat orucu merdivensiz göğe çıkmak olarak görecek.
Bu cemaat orucu sevgiliyle sohbet olarak, sevgiliyle dudak dudağa gelmek için ağzı temizlemek olarak görecek. Burçlunun ağız kokusu bana miskamber gibi. Yiyeceğini, içeceğini dikkat et. Miskamber gibi gelecekse, sen iste ki senin dudağının kenarında hep onun dudağı olsun. Yer içerken nasıl içersin Ömer? Gelir derken, yursuz yer içersin. Her gün tıka basa doldur. Düşünmezsin. Sabah yarışsın. Örgün yapacaksın ki, diyeceksin ki bu Allah'ın eli. Beni ahiret koşkunu benim üzerimden verdi. Bu benim üzerimden verdi.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi