Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 29 Şubat 2012 · 46:49
Allah geceniz hayır etsin. Şamun. Annesi, öğlen ilk beynin yanına gömüldeki vasiyeti var. Şimdiki, evli olduk. Kocasının izin kalın kalın. Gerek yok. Gördükten sonra nikahı düşer. Bir şey istiyorsa, bu noktada mafuz ve maliyetun bir teçer koye gömür. Sohbete geldiğim için babanın hakkını helal etmem diyoruz. Sohbete gelmemi istemiyoruz. Bazıları fitneyi vermiş bu durumdan yapmam gerekiyor. Babanın hakkı, annenin hakkı Kur'an ve sünnet dairesindeyiz.
Kur'an ve sünnet dairesinde bir kimsenin sohbete girip dinini öğrenmesi var. İnsanlar Kur'an ve sünnetin içerisinde durduğu müddetçe Kur'an ve sünnetini yasaklamadılar. Kur'an ve sünnetin haram kılmadığı bir şey yapmadığı müddetçe, anne ve baba helaldan men edemez. Anne ve baba farzından men edemez. O yüzden anne ve baba işte namaz kıldığı için, Allah'ı zikrettiği için, sohbete gittiği için, camiye gittiği için, oruç tuttuğu için, işte Kur'an ve sünnetin içerisinde olan bir şey değil.
Yapa sen, hakkımı helal etmem demesi boş plan. Allah kullarının rüyasına girer, bir girerse bunun çok ibadet etmesiyle alakası var mı? Zahir bir görüntüsü var mıdır? Rüyedullah haktır. Allah kullarının rüyasına girer. Rüyada görünür. Rüyada görünmesi caizdir. Ehli sünnet imamlarının hepsi de bu noktada ittifak etmişler. İmam-ı Azam Hazretleri'nin fıkhı ekmesi, bu konuyla alakalı Fusisi bir bölüm vardır. Rüyetullah ile alakalı. Ve rüyetullah'ın hakkaniyetiyle, hakkıyla, hakkaniyetiyle alakalı ve doğru olduğuyla alakalı. Ve İmam-ı Azam Hazretleri der ki, ben doksan dokuz kez Allah'ın rüyamını gördüm. Genç yakışık delikanın suretindeler hatta.
O yüzden bizim rüyasında Allah'ın görmesi haktır. Eğer çocuklarımızı yanımızda tutar, onların da sohbet dinlenmesine vesile olursak, hem de çocuklarımıza da iyilik yapmış oluruz. O yüzden hem çocuklarımızı da eğitmiş oluruz. Çocuklarımızı da tarikat ve tasavvuf, adamı ve erkanı vermiş oluruz. Böylece çocuklarımız her gittiğimiz yerde, başıboş koşturmazlar. Başıboş koşturmanın uygun olmadığını da öğrenmiş olurlar. Tasavvuf, bir edep yaratır. O yüzden edep büyütten küçüğe doğru iner. Edep büyütten küçüğe vasiyet olarak kalır. Edep büyütten küçüğe nasihat olarak kalır.
Edep büyütten küçüğe nasihat olarak kalır. Eğer ki biz bir nasihat bırakacaksak, mal mülk para pul değil, edep bırakmalıyız. Güzel ahlak bırakmalıyız. İyi ahlak bırakmalıyız. Siz çok malınızı bırakabilirsiniz. Ama çocuğunuzun adabı, erkanı, edebi bozuk ise, o çocuk o malı çarçur edecektir. O çocuk edebi ve adabı bozuk olduğundan, Allah ona lütfetmeyecek, ikram etmeyecek. Allah ona yardım etmeyecektir. Niçin? Edebinin bozuk olduğundan dolayı. Ahlakının bozuk olduğundan dolayı. Ama siz diyor, edebi, ahlaklı, terbiyeli büyütürseniz, Allah ona merhamet ve rahmet ettiği gibi, anne ve babasına da merhamet edecek, rahmet edecek. Anne ve babasının cennetlik olmasına sebep olacak. Hatta, o anne babanın, anne ve babası da cenneti koyacak, torunlarının tedesli ve terbiyeli olmasından.
Siz, çocuk eğitimini anne karnından başlayınız. Anne karnında, hem anne hem baba, çocuklarını düzgün eğitmeye gayret etmezler. Çocuklardan büyük imtihanlar görürler. Erkek çocuklar, yedi yaşınızda olur. Derse gidiyorsanız, derse beraber götürürseniz. Gidiyorsanız, zikruluğa beraber götürürseniz. Hatta, çişini söylüyorsa, erkek çocuk, babalarının yanında çişini söylüyor. Altına bez bağlamıyor. Otur dediğinde oturuyor. Kalk dediğinde kalkıyorsa, o erkek çocuk babasının yanında büyüyecek. Annesinin dizinin dibinde büyüyecek. Annesinin dizinin dibinden. Başka hiçbir yerde değil.
Annesinin burnunun ucunda, gözünün önünde büyüyecek. Kız çocuğu. Ama bir baba, annesini eğitim verecek kapasitesi görmüyorsa, benim hanımın ahlığına bir tane eğitmen tutuyor. Eğer ki anne, babanın ahlakını, babanın ahlakını sünnet dışında görüyorsa, o zaman çocuğu babasını yanına vermeyecek. Onun başına bir eğitici dikecek. Ama bu amcası olur. Ama bu dayısı olur. Ama biblia öğrenisi olur. Öğretmen olur. Olur. Yeter ki o çocuk edepli, ahlaklı, terbiyeli büyüsün. O yüzden çocuklar sizin ahlakınızın, edebinizin, terbiyenizin tecelliyatıdır. Sizin adabınız, erkanınız, ahlakınız. Çocuk da o vardır.
Sırtına biçer. Gül eken, gül koklağı. Zakkum eken, zakkum yer. Siz şeftali ekip, armut yemezsiniz. Siz buğday ekip, yulak pişmezsiniz. Bu kutratı'lığa aykırı. Siz ne iseniz, çocuğunuz o. Sizin eğitiminiz, sizin adabınız, sizin erkanınız, sizin ahlakınız neyse çocuğunuzun da edebi, adabı Allah cümlemize affetsin inşallah.
Az önce olursak, evet rüyetullah haktır. İnsanlar Allah'ın rüyalarında görebilirler. Ve Allah'la rüyalarında görüşebilirler, konuşabilirler. Allah müminlerin rüyalarına gelip onlarla konuşabilir. Allah'ın kelamını işitebilirler. Ama genelde Allah rüyalarda bir suret üzerine görünür. Ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin şekline şemaline girer. Ama sahabelerden veya geçmiş peygamberlerin şekline şemaline girer. Ama üstadının şekline şemaline girer. Ama bir ağaçtan hitap eder. Ama bir boşluktan hitap eder. Ama hiçbir görüntü olmadan Allah kullarına hitap eder. Ama rüyasında ama halinde.
çok önemli şeylerdir. Bundan eğer ki o derviş bir noktada sülük yapıyorsa, seyri sülükunun derecesini gösterir. Allah'ın ne şekilde ona hitap ettiği. Allah'ın ne şekilde onun rüyasında göründüğü. O yüzden bu mesele ehlince çok ehemmiyet arz eden bir şeydir. Bu muhakkak ki hadislerde de vardır bu. Muhakkak ki bazı tasavvuf eserlerinde de vardır. Bunu es geçmek, bunu kabul etmemek, bunu reddetmek küfürdür. Allah'ın hafazayı rezil. Asla bu noktada düşmeyelim. Dervişlikten nasibini tam olarak almamış. Zahirini düzeltememiş.
Belki de kılık kıyafetçe derviş kılık kıyafetinde. Veyahut da sözleriyle birkaç evliya menküvesini veya sözünü ezberleyip, dervişlik satmakta olan insanlar, rüyalarında Allah'ı görüp, kendilerine bir görev verildiğini, veya kendilerine birli bir, veyahut da Allah'ın kendisine bir şey söyleyip, bunu böyle yap dediğini, veyahut da yaptıkları hay ve hareketleri, yaptıkları yanlışlıkları, eksiklikleri, noksanlıkları, Allah'ın emrine tevki edip, Allah bunu böyle istedi deyip, kendi sapıldıklarını, kendi günah-i kefaatlerini örtme çabasına girer.
Bu işin sapıldık tarafıdır. Bu işin Allah mafaza etsin, küfür yanıdır. Bu işin insanları aldatma yanıdır. Allah insanlara kötülükleri üretmez. Allah insanları Kur'an ve sünneti dışında bir şeyi ilham etmez. Allah kullarını saptırmaz. İman edenlerini saptırmaz. İman edenlerini doğru yoldan dışarı çıkarmaz. Allah iman edenleri doğru yoluna sımsıkı ulaştırır. Allah iman edenleri delalette bırakmaz. Hidayetinde götürür. Allah iman edenlerini aldatmaz. Durum böyle olunca, onların rüyalarında gördükleri veyahut da iddia ettikleri şey, Deccaliyet ve şeytaniyettir. Bu sesi, Deccal'ın sesi mi? Yoksa şeytanın sesi mi?
Yoksa meleğin sesi mi? Mürşid-i Kamil'dir. O yüzden bir Mürşid-i Kamil'e yolu uğramaz da o kimsenin yolu asan, işi asan olmaz. Şeytanın ve nefsinin elinde oyuncak olur. Teccaliyetin elinde oyuncak olur. O yüzden bu tip meselelerin, bu tip hadiselerin değili, ispatı, hücceti bir Mürşid-i Kamil'dir. Allah bizi affetsin inşallah. MFL TV'ye konuk olduktan sonra ben o kanalını takip etmeye başladım. Kanalın yayınlarında son derece hoşuma gidiyordu. Ama geçen gün kanalın sahibi İskender Evranı sorunu internette bir araştırayım dedim. Gördüklerim karşısında şaşkınadığını, kendisinin Mehdi Resulü olduğunu, Peygamberlere namaz kıldırdığını, Devrit İmamı olduğunu ve kendisine Allah tarafından kitap yazdırdığını söyledi.
Hatta kitabı da okudum. Allah kendisine Habibim diye bile sömürt ediyor. Bir de internet ortamında Allah'ın üniversitesi okuyormuş. Kayıt için gerekli olanlar baktumda 100 dolar kayıt viziyetini veren hakkında okumlar kayıt hazırlıyor diyor. Efendim dalgı şahısını araştırırken hayretten hayrete düştüm. Açıkçası moralim de bozuldu. Kendisinin söylediğine göre 500 tane veridi var. 500 tanesi direkt olarak Allah'la konuşabilen makamda olan Habibim bu konuda bize yardımlatırsanız çok sevinirim. Allah sizden razı olsun. Arkadaşlar, kardeşler biz de geldiler, tekkete reportaj ettiler.
Ondan sonra da bizim sohbet cdlerimizi istediler, biz de gönderdik. araştırmadık biz. Bu kanal kibin diye. Araştırma gereği de duymadık. Bu, hani medya maybun olmak var ya Allah muhafaza et. Öyle bir şey de değil. Tekkeyi tanıtan bir, güzel bir program yaptılar. Hoşlarına gittik. Bizler ki sohbet cdlerimizi yayınlayabiliriz. Biz de yayınlayabiliriz. Yayınlıyor. Peygamberlik, kitap Kur'an-ı Kerim'dir.
Kim ki, Rab olarak iman ettiyse, imanını tamamlanırsa imanın öbür rükünleri de vardır. İman kadere, iman gibi. Hadis-i şerifte de beyan edildiği üzere iman, Rab olarak Allah, kitap olarak Kur'an-ı Kerim, Peygamber olarak Muhammed-i Mustafa'ya inandıysa bir kimse, iman olur. Peygamber son peygamberdir. Kur'an-ı Kerim son kitaptır.
Kur'an-ı Kerim'den sonra başka bir kitap gelmeyecektir. Peygamber son peygamber de gelmeyecektir. Buna İsa da dahildir. İsa da yeryüzüne tekrar bir peygamber olarak görev yapmayacak. Allah'ın bir dostu, bir veli kulu gibi görev yapacak. Ahmet Mustafa'nın adetlerinin şeriatıyla hükmetecek, Kur'an'la hükmetecek. Ve zamanın Mehdi alasına biat edecek. Mehdi, onun emrinde olmayacak. O Mehdi'nin yanında yardımcı olacak. Bizim inancımız budur. Bizim imanımız budur. Bizim yolumuz da budur. Bunun dışındaki şeylere inanmayız. Bunun dışındaki şeyleri sapıklık olarak görürüz. görürüz.
Veyahut da bir deri saçması olarak görürüz. Veyahut da değişik güçler tarafından hazırlanmış, değişik güçler tarafından organize edilmiş ve müminlerin müslümanların içerisine pivi çekilmiş, bombo gibi atılmış olarak görürüz. Müminleri yanıltmak, müminleri sapıtmak için, müminleri parçalamak için bir oyun, bir tezgah olarak görürüz. Kaldı ki peygamberlik iddiasında bulunanlar yeni değil. Muhammed-i Mustafa Sallullah ve Veselme maddelerinin sağında dair kendisini peygamberlikle görevlendirdiğini söyleyen sapık çıkmış. Ondan sonra da hiç sapıklar çıkmıştır. Ama Muhammed-i Mustafa Sallullah ve Veselme maddelerinin hadis-i şerifinde kendisinden sonra da 33 tane yalancı peygamber çıkacağını ve bunların deccan olduğunu, deccaniyete hizmetçi olacağını bize bildirmiş.
Madem ki Muhammed-i Mustafa Sallullah ve Veselme maddelerinin bunu bize bildirdi ve bunu bir peygamber mucizesi olarak bizim önümüze koydu, biz bunu göreceğiz. Başka bir rivayet de ahir zamanda da 33 tane yalancı peygamber çıkmadıkça kıyamet toplardı. Ahir zamanda 33 tane yalancı peygamber, yani deccan hükmündeki yalancı peygamber çıkmazsa kıyamet toplardı.
Madem peygamber Sallullah ve Veselme maddetleri bunlar beyan etmiş, bunlar bize bir işaret olarak bildirilmiş, biz bunları bile bile kendisinin peygamber olduğunu iddia edenler, kendisinin Resul olduğunu iddia edenlere, kendisinin peygamberlerin üzerinde imam olduğunu iddia edenlere, kendisinin Allah'ın kendisine Kur'an gibi bir kitap yazdığını iddia edenlere, ya sapık görürüz, sapıktır, ya kafası kırıktır, onun muhakkak tedavi ihtiyaç vardır, ya da o bir aşandır Müslümanların içerisinde.
eğer siz değişik akıl hastanelerine gidersiniz, peygamber değil mence kendilerinin hasta zavarlı insanları görürsünüz, Allah bize affetsin inşallah. Siz de oturun günahlarınızı ağlayın, siz de oturun hatalarınızı, kusurlarınızı ağlayın, siz de oturun geçmiş namazlarınızı ağlayın, namazı zamanında kılamadığınızı ağlayın.
Ağlayınca bu kadar çok şeyiniz var ki Allah bizi affetsin. İşrak, teheccüh namazı kaç rekat ve sevabını anlatır mısınız? 2 ile 6 rekat arasında kılınabilir. İşrak namazı 2 ile 4 rekat arasında kılınabilir. Teheccüh de 2 ile 12 rekat arasında kılınabilir. Ama bunları Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri en az 2 rekat kılmış, teheccüh en fazla 2 rekat kılmış.
Bize tavsiyesi o. Evvami namazında en az 2 rekat kılmış, 4 de kıldı olmuş, 6 de kıldı olmuş. Bize tavsiyesi o. İşrak namazında genelde 2 rekat kılmış, 4 de kıldı olmuş. Hiçbir sevabı yok. İbadetlerin hiçbir sevabı yok. Bir ibadeti, bir hayır, bir hasenatı, bir iyilik, bir emri yerine getirirken eğer gözünüze sevabını dikerseniz çok affedersiniz.
Gözünü ekmeğe dikmiş insanlara benzersiniz. Gözünü ceynanı dikmiş aslanlara benzersiniz. Yövmeyince amelelere benzersiniz. Bir akşama kadar kaç para yövmesi 50 lirasını alıp gider. Bir kimsedir. Geldi, çalıştı, 50 lirasını aldı gitti.
Sizin için onun bir derinliği var mıdır? Onun bir anlamı var mıdır? Sizin için onun bir ağırlığı var mıdır sizde? Ehli tasoğum amele değildir. Kendinizi amele yerine koymayın. Kendinizi sabahtan akşama kadar çalışıp akşam elini açmış, ücret bekleyenlerden olmayın. Biraz sonra zikrulağı yapacağız. Zikrulahtan sevap beklediğiniz için mi zikrulağı yapacağınız. Hayır hiçbir sevabı yok. Hiçbir sevap almayacaksınız buradan. Çünkü gidiyorsanız buraya gelmeyin. Başka yerde yapın. Oradan ücret verirler size.
Ücreti yok. Kuduğunuz oruçların, aldığınız abdestlerin, yaptığınız ibadetlerin, yaptığınız hayır ve hasenatın ücreti yok. Yok, eğer gözünüzü öyle dikerseniz, gözünüz şaşo ol. Diyemem ki yaptığınız, yaptığınız her şey.
Nasıl sevdiğiniz için, sırf Allah'ın istediği için, sırf Allah'ın vermek için yapıyorsanız, o sizde bir derinlik oluşturacak. O zaman sizde bir yükseklik oluşturacak. O zaman sizde bir genişlik oluşacak. Cehennem korkusundan değil. Cennet sevdasından değil. Ya onun için. İnsan eseriyormuş ya. Bakmış birileri ibadet ediyor. Demiş, ne için ibadet ediyorsunuz? Ateşin azabından korkun. Ateşin azabından düşündüğüm sizler değilsiniz. Ne için ibadet ediyorsunuz? Demişler ki hem dünyada da, hem öbür dünyada da, bizi genişletsin, bizi cennetine koysun.
Bizi dünyada da, ahirette de nimetler versin diye. Benim aradığım da siz değilsiniz. Üçüncü bir topluluğa denk gelmiş. Onlar da oturmuşlar, devamlı Allah'ı zikrediyorlarmış. Siz ne için zikrediyorsunuz? Siz ne için ibadet ediyorsunuz? Biz demiş, Allah'ı sevdiğimiz için Allah diyoruz. İşte benim halbim sizlersiniz demiş. Allah'ı sevdiğiniz için, perçinlemek için, Allah'la dostluk kurmak için devam ettirin. Ve meselelere bakarken, ibadetlere bakarken, hakimizi incelerken veya bir bardak suyu bir yerden bir yere götürürken veya küçük ki bir işlerken dahi Allah'ı gözetirir.
Bir tasavvum hakkı gözetir, haktan başka bir şey gözetmez. Onun gözünde bir tek cennet yoktur, sevap yoktur, cehennem yoktur, ekmek yoktur, su yoktur, aş yoktur, çocuk yoktur, mal mülk yoktur. Onun gözünde bir tek Allah vardır. O malı memnun etmek için elinde tutar. O evi memnun etmek için ev sahibi olur.
Memnun etmek için eş sahibi olur. Hakkı memnun etmek için çocuklarına bakar, çocuk sahibi olur. Hakkı memnun etmek için. Hakla dostluğunu kurmak için hayatını yaşar. Nefes alıp veriyorsanız o nefesinizin karşılığı dostluktur. Nefesinizi harcayın. Nefesinizi bir fazla nasıl zikredebilirim diye düşünün. Bunu düşünürüm. Çok iyi biliyor.
Fazla tutuyor. O içimizi dışımızı sarmış. Bizim içimiz dışımız Allah'ın nuruyla nurlanmış. Haberimiz yok, bilgimiz yok. O yüzden Allah rızası için. İbadetlerinizde sevap beklemeyin. Boş ameleler gibi olmayın. Gündelikçi insanlar gibi olmayın. Allah muhafaza eylesin. Allah'la dostluğunuzu artırın. Onun da sizi zikredeceğini bilin. Ve onu sevdiğimizde, onun da sizi seveceğinizi bilin. O da sizi sevecek. Haberimiz diyor ya, sen Allah'ı seversen. Allah seni sevmez mi? Allah seni sever. Kendisini vacip kılmış. Onun sevmesi vaciptir. Allah'ı sevdiğimiz için yapacağız.
Ne yaparsak. Bizi için yapacağız. Allah sevgisi. O bizi sevsin. O kardeşimi sevsin. O arkadaşımı sevsin. O eşimi sevsin. Çocuklarımı sevsin. Gelecek şürriyeti mi sevsin? O insanları sevsin. Yeryüzünde onu seven insanlar var. Melekler var. Yeryüzünde onu zikreden insanlar var. Takınlar, dinlesinler. Kullar var. Yeryüzünün dünya Najleiderde, dünya malarını sevsin.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.