mustafaozbag.org

21. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 22 Mayıs 2011 · 27:50

Efendim bir hadiste kulum kıyamette 99 amel defteri huzura çıkacağından bahsediyor. Bunu açıklamışsınız. İlk defa dinliyorum, 99 tane amel defteri olduğunu, o hadislerimin kaynağının mendilini getirme de inşâAllah bir bakalım. Günah dosyası da gelir, bunu bir kefeye koyarlar, la ilahe illallah. Sadece burada demiş ki 99 amel defteri. İşte dosyayla böyle, günah dosyası yani. Ha, o ayrı. Yani günahının içerisinde 99 kısım var. Hadis-i Şerif diyor ki, 99 dosyayla gelir. Bunlar uzunluğu fersahlar bulur. Hepsi günahlarla doludur. Ama la ilahe illallah, bir kefeye koyarlar. Bu da bir kefeye koyarlar. La ilahe illallah, ağır basarlar. Burada bir 99 geçiyor.
Fitre ve zekat kimlere vaciptir? Örnek, ticaret aracına, yatırım aracısına ve mahsullere fitre. Fitreyi zekat koşu düşer mi? Kira kafasına zekat düşer mi? Arkadaşlar, zekat bir kimsenin ticaret mallarına. Bir kimse kendisine eğer araba alımı satımı yapıyorsa veya bir arabayı satmak için aldıysa ve o arabanın parası da onda bir yıl durduysa ona zekat düşer.
Ticaret mallarına normalde misaf miktarından fazlaysa, bir yıl durduysa ona zekat düşer. Normalde insanların kendilerine binek olarak bindiği arabaya zekat düşmez. İş yerinde kullandığı servis çekti veya mal getti arabaya zekat düşmez. Kira paralarının normalde kira parası bir yıldan fazla nisap miktarı durduysa ona zekat düşer. Ama adamın aylık 10 milyar kira geliri olmuş olsa 10 milyarını yese ona zekat düşmez. Efendim sevilen seveni üzer mi? Sevilen her zaman gül mü atmalı bazen de taş atar mı? Atılan taş karşısında ne yapmalı? Yani sevilen seveni üzer mi? Sen üzülürsen üzer.
Sen onu üzüntü aracı olarak görürsen üzer. Yani Allah sevilense bize bir şer verdiğinde sen üzüleceksen üzülürsen. Yani bu noktada sevilen seveni üzer mi? Üzer. Sevilen sevene taş atar mı? Atar. Önemli olan o gelenin karşısındaki senin durumun, konumun önemli. Yani bizde şöyle bir şey var. Bu sakat anlayış var. Ben seni seviyorum sen de beni sev. Ben seni seviyorum neden hastalık verdim ki? Ben seni seviyorum neden şer verdim ki? Ben seni seviyorum neden bela verdim ki? Ben seni seviyorum neden musibet verdim ki? Ben seni seviyorum, çocuğumu neden sakat yaptın ki? Ben seni seviyorum çocuğumu neden hasta ettin ki?
Ben seni seviyorum beni neden hasta ettin ki? Bu anlayış sakat olayın anlayışı. Bir kimse gerçekten gerçek sevgiye ulaşacaksa sevgisinin karşılığı olmamalı. Bakın sevgisinin karşılığı olmamalı. Sevgisinin karşılığı dair sevgi değildir. Sevmenin karşılığı sevilmek değildir. Sevilmeyi beklemeyecek insan. Sevilmeyi beklerse o zaman o kimse sevgisinin karşılığında bir şey, herhangi bir şeye karşılık sevmiş oldu. Bu ne olursa olsun, gerçek sevgi bir şey beklemeksizin sevmektir. İlahi aşk Allah'tan hiçbir şey beklemeden beklentisiz Allah'ı sevmektir. Beklentisiz Allah'ı sevmektir ilahiyat.
Eğer Allah'tan bir talebiniz varsa o aşk hali değildir. Bakın o aşk hali değildir. Aşk hali beklentisiz sevmektir. Ve o hal insan devamlı olamaz edemez. Ama belki de felsefe olarak veyahut da düşünce olarak o kendisini o halde tutmaya gayret eder. Orayı hedefler. İnşallah herkes ulaşır. O yüzden sevgilen sevdiğini üzer mi? Yani burada sevgilen sevdiğini üzmek için bir şey yapmaz. Ama seven üzülüyorsa sevenin eksikliğindendir bu. Sevenin o aşkın ince noktasına, ince perdesine ulaşamadığını gösterir. Muhakkak ki bu hali korumak, bu hali muhafaza etmek, bu halde durmak çok zordur.
Tekrar söylüyorum. Bir şeyin hedefi vardır ya, ülküsü vardır bir şeyin. O hedefine ve ülküsüne doğru insanlar yol alırlar. O hedefinde o ülkeye ulaşmaya çalışırlar. Sevmenin hedefi, beklentisiz sevmektir. Oraya doğru yol almaktır. Başarabilir, başaramaz. Bu farklı bir şeydir. Ama oraya doğru yol almaktır. Ama bunu dervişlerin, bunu ehli tasavvufun başardığı zordur bunu. Ama bunun için uğraşırlar. Bunun için gayret gösterirler. Bunun için mücadele ederler. Bu herkes için mücadele edilecek bir şeydir. Hani meşhurdur ya, dinlemişsinizdir. Rabiat-ül Aleviye Hazretleri bir elinde kova, bir elinde kazma, yolda yürür. Hasan-ı Basrı ile Cüneyn-i Bağdat'ın da sohbet ediyorlardır. Hasan-ı Basrı, Rabiat-ül Aleviye birkaç sefer evlenme teklif etmiştir.
Allah dostu diye. Sorar, ya Rabiat nereye? O da der ki, senin çok korktuğun cehennemi bununla yıkmaya, yani kazmayı gösterir. Cüneyn-i Bağdat dediği yönelir. Senin de çok sevdiğin cenneti bununla söndürmeye gidiyorlar. Bunda ibadeti ederken, olmuştur, olmamıştır. Bu mesele, bu menkıbe tartışılır, tartışılmaz. Yerine oturmuştur, oturmamıştır. Buralara girmiyor, buralara bizi ilgilendirmiyor. Buradaki mesaj şu. Allah'a ibadet, Allah'a kulluk, Allah'ı sevmek. Ne cennet sevgisiyle, ne cehennem korkusuyla, yani beklentisiz, sırf Allah'ı Allah olduğu için kulluk etmek. Sırf Allah'ı Allah olduğu için sevmek. Sırf Allah'a, onum Allah, biz kul olduğumuzun hidratına varmak için onun istediklerini yerine getirmek.
Biz kuluz, o Allah. Biz kuluz. Kula kulluk düşer. Allah'a Allah'lık. Allah'a kulluk düşmez. Kula da Allah'lık düşmez. O zaman kul, sadece kul olduğunun bilincine varmak ister. Sen Allah'sın. İster cehenneme atarsın, ister cennete atarsın. İster ağa şalâda dolaştırırsın, istersen zelil zebil edersin. İstersen zelil eder. Halkın gözünden düşürür, insanların gözünden düşürür. Yerlerde süründürür seni. Bir çare bırakır. Öyle hata yaparsın, o hatanın altında ezilirsin. Öyle bir yanlışlık yaparsın, o yanlışlığın altında ezilirsin. Aynı yanlışlığı yapan kimse öyle dua eder, onu daha yerinden kaynar.
Ama insanlar onu ezik görürler, onu pitap görürler, onu perişan görürler. Bu isterse halkın gözünde zelil eder onu. Bütün herkes onu zelil bir insan olarak görür. Ama o kendisine sevgili etmiştir onu. Evet bakarsınız, peygamberleri zelil etmiştir halkın gözünde. Velileri zelil etmiştir halkın gözünde. İnsanların bir kısmı onları hep perişan görürler. Perişan etmek isterler, laf söylerler. Dedikodu yaparlar, kıybet ederler. Bu insanoğlu. Hazreti Geylani'ye dair laf söylemişler. Ahmet Arrıfay Hazretleri'ne dair laf söylemişler. Kıybet etmişler arkasından. Şeyh Efendi'nin daha arkasından kıybet ediyorlardı, laf söylüyorlardı. Bu insanoğlu. Allah buna bu işin şeyi bu.
Anatomisi bu. Kanunu gibi olmuş. Zelil gösteriyor onların gözünde. Onun gözünde zelil. Öbürkünün gözünde vezir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adettir. Bir kısmının gözünde zelil. Bir kısmının gözünde vezir. Hazreti Ebu Bekir Efendimiz bir kısmının gözünde perişan sürmeye çalışmışlar Mekke'den. Ve sürgünü yemiş, çıkmış dışarı, terk etmiş, hicret etmeye gidiyormuş.
Yoldan başka bir müşrik çevirmiş. Aziz eden de zelil eden de Allah. O yüzden sevgili, sevenini taşlar mı? Yani bu manada ateşten ateşe de atar. Zorluktan zorluğa da atar. Eyyub el-Ezari Hazretlerine az mı çekti? Hasta oldu. En sonunda şehirden dışarı sürdüler, götürdüler, çöplüğe bıraktılar. Bildiğiniz çöplüğe. Çöplüğe bıraktılar. İnsanoğlu. Nefsine uydu mu? Hevay, hevesine uydu mu? Nefsine uydu, hevay, hevesine uydu mu? Şeytana uydu mu? Her şeyi yapar. Her şeyi yapar. Ya bu da olur mu diye düşünmezsin. İbrahim aleyhisselam o ateşe atmış. Attırmış ateşe. İbini dikeme kestirmiş, komşusuna. Fitre bekar kız kardeşe verilebilir mi?
Verilebilir mi bekar kız kardeşe? Bekar kız kardeşe. Verilmezmiş. İnsanların kendi, bunu unutmayın. İnsanların kendi çocukları, kendi torunları, kendi anne babaları, kendilerince bakmaya mecbur oldukları insanlardır. Dine. Yukarı doğru anne babası, onun annesi babası, onun annesi babası, onun annesi babası, onun annesi yani dedesi, dedesi, dedesi, dedesi, torunu, torunu, torunu, torunu. Çocuğunun çocuğu, çocuğunun çocuğu, çocuğunun çocuğu, bunlara fitre zekat verilmez. Anlaşıldı mı? Yemin'in kefareti üç gün oruç tutabilenler için insanın alamadığı borcu zekatına sayılabilir mi? Borçunu verecek durumu yok. Zekata sayılabilir mi? Sayılmaz. Zekat, o kimsenin malik olması lazım, onu tehlik etmesi lazım, tasarrufunu alması lazım.
Yoksa tüccarlar hiç zekat vermezler. Hepsinin her sene batakları var. Adam açar o zaman alacak defterini, zekata saydım, zekata saydım, zekata saydım, zekata saydım, zekata saydım, bitti zekatı. Değil. Sen o borçlu olup alacaklı oldun kimsenin eline versen zekatı, o sana borcunu öder, ödemez. Belki de adamın daha acil ihtiyacı var. Zekat, o kimsenin eline geçecek. Temlik etcek o kimseni, alacak. Mesela yarın tekkede pilav var. Adam şunu diyemez. Ben zekatıma sayayım, ya tekkede pilav vereyim. Veremezsin. Bana telefon açıyorlar, bu şekilde de söyleyeyim. İşte efendim, ben zekatıma sayılsın, ben orada pilav vereyim.
Hayır. O fukaranın eline vereceksin. Veya da onun eline verecek olana vereceksin. Ne asıl veriyorsan, nasıl yapıyorsan. Allah'a niçin inanırız demiş. Çok güzel. İnanmak için inanırız. Kalbin aklı ihata etmesi nasıl olur? Seversen olur. Kalp duyguların dolaştığı yerdir. Kalp duyguların bulunduğu yerdir. Kalp aklı ihata edecekse o kimsenin sevmesi lazım. Sevmezse o zaman kalp aklı ihata etmez. Okuyamadım ama yakama rozet taktım. Derviş arkadaşım putların.
Yıkıldığı zaman putperestler birer parça alıp üzerlerine taşımış diyerek beni bir nevi azarladı. Fakat ben rozeti sadece dini kesimi Atatürk düşmanın diyenlere karşılık takıyorum. Atatürk'ün rozetini takıyoruz. İslam insanların üzerinde böyle puta yönelik şeyler takmayı men etmiş. Bu kimin rozeti olursa olsun, ne rozeti olursa olsun İstanbul'u men etmiş. İnsanlar evlerinde heykeldi, heykele yönelik şeylerdi. Bunların bulundurmalarını uygun görmemiş. Bunu böyle Atatürk'e düşman olmadığınızı rozet takarken göstermenize gerek yok. Ehli tasavvufi Allah düşmanlarına düşmandır sadece. Allah'ın düşman olduklarına düşmandır. Bizim hiçbir şahısta hiçbir işimiz olmaz.
Şahıslara düşmanlığımız da olmaz. Bunun için insanlar birilerine düşman olmamak için o zaman bunun sonu yok ki. Yarın ve bugün yanında heykel taşımaya başlarsın o zaman. Herhangi birisi. Adam dese ki sen Osman Gazi'ye düşmansın. Osman Gazi'nin heykeleini mi taşıyacaksınız yanınızda sonra? Adam dese ki Fatih Sultan Mehmet'e düşmansın. Fatih Sultan Mehmet'in rozetini mi taşıyacaksınız? Düşman değildi diye. Adam dese ki Resulullah'a düşmansın sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine rozetini yapıp onu da mı taşıyacaksınız o zaman? Ona düşman olduğunuzu belirtmek için. Veya siz deseler ki Hazreti Ali Efendimiz'e düşmansınız.
Hazreti Ali Efendimiz'in rozetini yapıp onu mu taşıyacaksınız? Düşman olmadığımızı bildirmek için. Bunlar gereksiz şeyler. Gereksiz. Tekrar söylüyorum. Ehli tasavvufun, ehli tasavvuf bu tip şeylerle iş olmaz. Biz Allah'ı sevmeye bakarız. Biz Resulullah'ı sevmeye bakarız. Biz Allah'ı sevenleri sevmeye çalışırız. Allah'ın yolundan gidenlerle beraber olmaya çalışırız. Bizim herhangi bir böyle mesela örneğin bana çok sorarlar Atatürk hakkında ne düşünüyorsunuz diye. Devalarsa soruyorlar bana. Telefonla da soruyorlar. Değişik yerlerde de soruyorlar. Ben de diyorum ki Atatürk'le bizim işimiz yok. Bizim işimiz Atatürkçülerle diyor. Daha doğrusu Atatürkçüyüm diyenlerle diyor. Ha diye ortalık duruluyor şimdi.
Ya nasıl olur? Diyorum ki bir yerde belediye genel evi kapatıyor. Atatürkçüler yolda Allah. Atatürkçülük gidiyor diye. Soruyorum Atatürkçülük genel evcilik mi? Bir yerde işte adam içkili yerlere ruhsat verilmiş. Atatürkçüler yolda Allah. Atatürkçülük ayyaşlık mı? Atatürkçüyüz diye diye 28 Şubat'ta bütün bankaları hortumladılar. Şimdi Atatürkçülük banka hortumlamak, hırsızlık yapmak mı? Ya birisi bir kadın affedersin transparan değinmedi. Atatürkçülüğe karşı geldi.
Örtündü. Atatürk Türkiye'sinde örtünmek mi var? Atatürk Stifrizci miydi? Atatürk'ün hanımı vardı çarşaflıydı. Atatürk'ün annesi vardı örtülüydü. Örtünen Atatürkçülüğe karşı soyunan Atatürkçülük. O zaman Atatürkçülük, Atatürkçülük diyorum. Yani karıların soyunması mı? Atatürk ayrı, Atatürkçülük ayrı. Hangi Atatürkçülük bir de? Kimin Atatürkçülüğü? Atatürkçülüğü, Türkiye'deki Masonların Atatürkçülüğü mü? Maocuların Atatürkçülüğü mü? Lenincilerin Atatürkçülüğü mü? Stalincilerin Atatürkçülüğü mü? Kemalistlerin Atatürkçülüğü mü?
Ülkücülerin Atatürkçülüğü mü? MHP'lerin Atatürkçülüğü mü? CHP'lerin Atatürkçülüğü mü? Erbakan Hoca'nın Atatürkçülüğü mü? Evet. O da çıktı. En iyi Atatürkçümüzü istedi. Kimin Atatürkü? Celal Bayar'ın Atatürkü mü? Adnan Menderes'in Atatürkü mü? Türkiye'de büyük bir oyun var. Şahıs olarak bu oyuna karşı Atatürkçülüğü demokrasinin kılıcı gibi herkesin üzerinde dolaştırıyorlar.
Adam namaz kılmak Atatürkçülüğe karşı mı? Değil gazetede fotoğraf cami, camide namaz kılan erkekler işte Atatürkçülük bu mu? Atatürk'ün Cumhuriyeti bu mu olmalı? Yani namazsız olacak. Yani insanlar rozet takmakla bir şey olmaz. Bunların hepsi de 12 Eylül'den önceki insanları kandırmacalar, insanları kamplara bölen şeyler.
Her yakasını Atatürk takan, Atatürk bozetini takan şimdi Atatürkçü mu oldu? Sisi de Atatürkçü. Sisi 28 Şubat'ın aktörlerinden sayıldı. 28 Şubat'ın zaman televizyondan çıkıyordu Atatürkçü olarak. O da Atatürkçü hadi gelin bakalım. Bunlar böyle lastikli şeyler. İstediğin yere çek. Adam bankayı soymuş. Atatürkçüyüm diye yapıyorlar bunu diyor. Ya bankayı soymuşsin kardeşim ya. Adam gece çuvallarla bankayı boşaltmış.
Gece çuvallarla kameraya yakalanmış. Kendi kamerasına bir de. Televizyon gösteriyor. Adam kendi bankasını gece kendisi soymuş. Ben Atatürkçüyüm diye böyle yapıyorlar diyor. Ve kardeşim bankayı Atatürk mü dedi sana rüyamda gel soy diye. Yani bir yerde ben televizyonda izlediğimi görüyorum. Bir yerde bir belediye genel evini kapatmış. Genel evinde çalışan kadınların birkaç tanesi Allah razı olsun teşekkür ediyoruz. Bizi bu hayattan kurtardı belediye başkan diyor. Bir iki tanesi diyor ki Atatürk Türkiye'sinde bu mu olacaktı? Ve bütün Atatürkçüler de büyük bir kısmı o kadına sahip çıkıyorlar. Yani sen bu işe devam et. Öyle bir noktaya getiriyorlar ki cahil bir insan diyecek ki ya bu ne biçimiş ya. Eee pahişe Atatürkçü.
Yani bir insan kanunsuz adam Atatürkçülüğün arkasına sınırmış. Kanunsuz yani suç işlemiş adam. Suç işleyen adam ben Atatürkçüyüm diyor. Yani aynı şey bizim tarafta da var. Öyle diyeyim ben. Adam kandıracak birisini kandırırken dinle kandırıyor. Ben filanca dergaha dervişim. Ben filancanın dervişiyim. Ben beş vakit namazında abdestindeyim ya güven bana ya. Bizim dergahımız var ooo güven bana. Doların buraya gidiyor adam. Veya sen alacağını istiyorsun öyle diyor. Müslüman böyle mi yapar? Lan ne yapacak? Müslüman alacağını almayacak mı? Müslüman alacağını istemeyecek mi? Benim yaşadığım şey var. Adama diyorum ki ya bak geçti bunun vakti bunu öde.
Hacı abi sen de mi ya? Allah Allah. Beni İsa Aleyhisselam'dan karıştırıyorsunuz herhalde diyorum. Ona gökten sofra iniyor diyor. Bana gökten sofra inmiyor. Yani bizde çoluk var, çocuk var, ev var diyorum. Ya bu ne biçim söz? Öyle diyor o. Kendince ben hallederim yani. Veyahut istemeyecek. En sonunda ticareti bıraktıracaksınız bana diyorum ben. Yani aynı şey. İstismar her yerde var. Allah muhafaza eylesin. Ya normalde işin en acı tarafı bu. Şunu unutmayın. Hayatta istismar edilmeyecek hiçbir şey, hiçbir felsefe, hiçbir inanış yoktur. Bütün inanışlar, bütün felsefeler, bütün hareketler, bütün şahıslar istismara açıktır.
İstismar edilirsiniz. Dergah istismara açık, ben istismara açık, sizler istismara açıksınız. Birileri, bizi, sizi, hepimizi, yolumuzu, yurdumuzu, her şeyimizi istismar edebilir. Önemli olan istismar etmeyen biz olalım. Biz istismar etmeyelim. Biz Atatürk'ü de istismar etmeyelim. Dinimizi de istismar etmeyelim. İnancımızı da istismar etmeyelim. Dergahımızı da, felsefemizi de istismar etmeyelim. Önemli olan bu. Veya evlerimizi de, çocuklarımızı da istismardan uzak tutalım. Önemli olan bu. Allah muhafaza eylesin. Bu zaten hakkınızı helal edin. Yeğenim yarın ameliyata girecek, onun için dua ederseniz seviniriz demiş. Allah'ım şifa versin inşallah.
Hakkınızı helal edin. Son günler, Ramazan'ın son günleri. Bunları geçen hafta da söyledim, yine söyleyeyim. İnşallah bugünlerde dersinizi, zikrinizi, ibadetlerinizi artırın. Bu gecelerde Kadir Gecesi'ni arayanlardan olun inşallah. Yarın Allah'a izin verirse inşallah kan değil. Yarın akşam da dersi var burada. Zikrullah olacak yani burada. Muhtar halini ve ahvalini bozmayalım. Ondan sonra dersten sonra itikafa girecek olanlar yukarı gelip orada yukarıda itikafa girebilirler. İnşallah. Bu akşam da zaten bir dahaki perşembeye bayram mı oluyor? Bayram oluyor. Bir dahaki perşembe yapacağınız mı? Yok. Bir dahaki perşembe dersi yok. Ondan sonraki perşembeye dersi var inşallah.
O yüzden bayram, burada şey yapmayalım, şeye bayramlaşma koyuyor musunuz yukarı? Tamam. Azize aferin nerede? Bayramlaşma koyulacak mı? Yok. Kapat artık bunu. Allah'a emanet olun.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi