Üstad Mustafa Özbağ

2 Ocak 2015 Karabaş-i Veli Tekkesi

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 3 Ocak 2015 · 2:11:35

Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşallah. Cenab-ı Hak gündüzünüze hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Rabbim ümmet-i Muhammed'i korusun, yücelsin inşallah. Bugün malum Mevlid kandili, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin um günü. Bu son dönemlerde fazlalaştı kandilleri inkar edenler, hadis-i şerifi inkar edenler, sünnet-i Resulullah'ı inkar edenler.
Bunlarla alakalı gün geçtikçe de bu inkarcıların tutum ve davranışları artmaya başladı. Bu tabi adım adım süre gelen bir proje. Bu proje tespit edilmiş, tayin edilmiş, yolda devam ediyor. Bu ilk önce sufilerle mücadele ile başladı. Son 300 yıldan beri ilk önce zaten sufilerle mücadele devam ede gelen bir şeydi.
Bu sadece İslam dünyasının kendi içi ile alakalı tatlı bir sürtüşme vardı. Bu tatlı sürtüşme medrese uleması ile sufilerin arasındaydı. Bir kısım medrese uleması, sufiliğin başlangıcı züht çünkü, sufiliğin düşünce ile medrese düşüncesi arasında tatlı bir sürtüşme vardı. Bu din algısından hayat algısına kadar her alanda bu sürtüşme devam ediyordu.
Çünkü sufiliğin başlangıç noktası, İslam'ın içerisinde zühti bir harekettir. Züht, züht ehli olmak demek, dünyaya tapmamak, makama, mevkiye, şana, şöhrete düşmemekti. Züht ehli olmak demek, böyle işte fakir fukara olmak, ne bileyim işte bir lokmaya muhtaç olmak demek değildi. Gerçek sufiler hiçbir şeye ihtiyaçları yoktur.
Hiç kimseye ve hiçbir şeye şeyen lillah demezler. Onlar hatta ve hatta daha ileri gidip Allah'tan dahi bir şey istemez der. Bu Allah'a dua etmemek demek değildir. Kendi nefisleri için Allah'tan dahi bir şey istemez der. Dayandıkları hadisi kudsi de şudur. Kul Allah'ı öylesine zikreder. Allah'ı öylesine zikreder ki zikirle iştigalinden kendi nefsine bir şey isteyecek, zamanı kendi nefsine bir şey isteyecek, aklı kalmaz. Allah ona lazım olan her şeyi o istemeden verir. Onun ihtiyacını Cenab-ı Hak kendisi karşılar. Bu hale gelen sufiler etraflarından hiçbir şey istemezler.
Hatta Allah'tan da bir şey istemezler. Kendi nefisleri için. Bu bütün İslam dünyasındaki kendi nefisleri için uğraşanların hal ve hareketlerini, düşünce tarzlarını bozar. Tarih boyunca bozmuştur da. Makam sahibi, devlet erkanı olan insanlar, şan ve şöhretlerini, paralarını katmerlerlerken, sufiler onların bu hallerine muhalefet etmişler.
Medrese hocaları, alimler, cemaat ehli sahibi insanlar, parayla, pulla, makamla, mevkiyle oynarlarken, onlar bu tip şeylerden uzak duraraktan ayrı bir sanki İslam anlayışı veya İslam yaşantısı koyuyormuş gibi zannetmişler. Bunların küfrüne fetva verip, memleketlerinden sürülmelerine kadar istemişler. Hatta bazı sufileri sürmüşler. Boyunlarına da birer tane fetva takmışlar. Hiçbir yere alınmasın, yerleşmesin diye onlar şehir şehir dolaşmışlar. Malumdur, bu hareketler Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin vefatından sonra başlamıştır. Bu noktada şatahat ve şatafat, makam, mevki, dünya, Muaviye'nin Şam'daki valiliğinden itibaren süre gelmiştir.
Bu da Hz. Osman Efendimiz'in zamanına denk gelir. Ama bunun ipinin başındaki bu hareketin, şatafatın, şatahatın, paranın, malın, mülkün başlangıcı bir şekilde Şam'da paralel bir devlet kuran Muaviye ile başlamıştır. Oğlu Yezid bu meseleyi daha da ileri götürmüş ve İslam dünyasında ne yazık ki Hz. Hasan ile Hüseyin Efendimiz'in başını çeken ayrı bir hareket başlamıştır.
Bu hareket şana, şöhrete, makama, mevkiye, zulme, her türlü ayrımcılığa, ötelemeciye karşı her türlü, her türlü haksızlığa ve hukuksuzluğe karşı başlamış bir harekettir. O yüzden Sufiler kendi zamanlarında, kendi devirlerinde, kendi zamanlarında nerede haksızlık, nerede yolsuzluk, nerede zulüm, nerede Kur'an ve sünnete aykırı bir hareket var ise onlara yaşantılarıyla, fikirleriyle cevap vermişler ve kendilerince Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışıp Kur'an ve sünneti yaşamaya gayret etmişlerdir.
Bunlar zaman içerisinde devletlerin baskısına uğramış, zaman içerisinde devlet idarecilerinin baskılarına uğramış, zaman içerisinde medresenin baskısına uğramış, zaman içerisinde toplumun kendi içerisindeki, toplumun kendi içerisindeki heva, heves, uçkuruna düşkün olan insanların baskısına maruz kalmış. Sonuçta Sufiler, Sufiler hayat boyunca, hayat boyunca zamanları, hayatları, nefesleri hem nefisleriyle mücadelede hem de dışarıdaki zalimlere karşı, haksızlıklara karşı, dışarıdaki şeytanilere karşı mücadele ile geçirmişler.
Bu böyle sürüp giderken, son 300 yılda Sufilere karşı ağır saldırılar olmuş. Bu ağır saldırıların neticesinde Sufiler başladıkları yere dönmüşler. Bu iyi mi oldu, kötü mü oldu, yanlış mı oldu, eksik mi oldu bunu ben tartışmıyorum. Başladıkları yere dönmeleri şuydu, Sufiliğin başlangıcında tekke yoktu.
Sufiliğin başlangıcında bir yerde toplanma, bir yerde ders yapma, böyle bir tarikatlaşma yok idi. Sonradan tarikatlaştı Sufilik. Tarikatlaşınca da istismarlar çoğaldı. Bir yere mal, bir yere para, bir yere pul, bir yere makam, mevki giriyorsa, orada istismarlar çoğalır. Din içine para girince istismar edilir.
Dini bir davranış, dinin bir hareket içine para, mal, mülk, makam girerse, orada şeytan cirit adar. Bozulur orası. Mesela biz burada birkaç tane kardeşi belediyede işe girsin diye uğraşsak, burası tek sıra olur. Vay Karabaşı Veli Dergahı'nda işe katıyorlarmış derler. Herkes gelir buraya, işe girmek isteyenler. Burada birkaç kişiyi evlendirsek, herkes sıraya girer. Orada evleniliyormuşlar. Veyahut da biz burada para dağıtsak, herkes sıraya girer. Para dağıtılıyor orada denir. Veya birkaç kişiye el altından soru versek, hadi sen savcı ol, el altından soru versek, hadi sen öğretmen ol, el altından soru versek, hadi sen doktor ol, el altından soru versek, hadi sen emniyet müdürü ol, dolar burası.
Dolar. Dolduğu zaman da bozulur. Biz hadi arkadaşlar pamuk eller çebe, burada hizmetler bedava olmuyor. Herkes buraya gelirken cebine bir şeyler katsın gelsin. Bu dergahın yürümesi için elektrik parası var, su parası var, doğal gazı var. Yiyorsunuz, içiyorsunuz. Hadi bakalım biraz yardım edin. Bu İslami hizmetler parasız pulsuz olmuyor. Yardımsız olmuyor. Pamuk eller çebe, herkes çek yazsın, senet yazsın, ne yazıyorsa yazsın, kabulümüzdür desek. Adam buranın sahibi gibi girer içeri. Bozar bizi. Herkes düşünür. Lan bu paraları ne yapıyor? Mustafa Özbağ bunları yiyor mu?
Der. Der insanoğlu. İnsanoğlu. Sakın demez diye düşünmeyin. Der. Milletten sanki parayı istiyoruz biz. Yazıyor adam. Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Ben dokuyorum ya her şey burada. Ben de Uludağ'dan diyorum. Var mı bir kuruştan istediğin bir kimse? Yok. Ne yapacaksın kardeş? Senden isterlerse verme. Ben istersem ben de verme. Bakın herkese açık söylüyorum. Sizden kendi nefsime bir lira istersem veya dergaha, tekkeye diye bir lira istersem vermeyin.
Verirseniz hakkım helal değil. Varsa hakkım. Kendi nefsime bir kaşık su istiyorsam vermeyin. Hakkım helal değil. Ölüyor olduğumu görseniz dahi. İnsanoğlu böyle bir şey. İşte sufi hareket son 300 yılda bu saldırılara dışarıdan tertiplenmiş İslam'la mücadele eden İslam'la mücadele eden dünyanın deccaliyet güçleri dünya üzerinde deccaliyet güçleri var.
Hiç eksilmemiş. Adem'den itibaren Adem aleyhisselam'dan itibaren bütün peygamberler ümmetlerini deccalla korkutmuşlar ve deccalla anlatmışlar. Bir şahıs olarak bunu anlatmışlar. Bu bir ibaredir. Hazreti Peygamber bir şahıstır sallallahu aleyhi ve sellem. Ama onun arkasında kocaman bir Kur'an sünnet vardır. Deccal bir şahıstır. Onun arkasında ordusu vardır. Şeytan bir şahıstır. Bireydir. Tekildir. Arkasında ordusu vardır. Cebrail aleyhisselam tekildir. Arkasında ordusu vardır. Mikail, İsrafil, Azrail tekildir. Arkasında orduları vardır. Her göğün melek vardır. Sorumlusu. Arkasında ordusu vardır. Birinci kat gök.
İkinci kat. Üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci kat gök. Her göğün sorumlu bir meleği vardır. Onun arkasında ordusu vardır. Bir kat gökten öbür kata geçerken o melek müsaade eder. Seyr-i sülükte de öyledir. Seyr-i sülükte de o kimse normalde üstadının himmeti vesayesi içinde yürürken her yürüdüğü makamın yetkilisi bir manevi onun bir sorumlusu vardır.
Onun arkasında ordusu vardır. Bu düzen böyle kurulmuş. Böyle devam eder. Bunun gibi bütün peygamberler deccalla ümmetlerini korkutmuşlar. Deccal ne yapar? Deccal malum olan o günün diniyle savaşmakla emrolunmuştur. O esnada peygamber ve onun arkasındaki ümmetiyle savaşır. Ve Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bize deccalı anlatır. Ve bizi deccalla bu noktada uyarır. Deccalı bize tarif eder. Ve işte dışarıdaki ve içerideki deccallarla dışarıdaki deccal güçleriyle içerideki parandeleriyle sufi dünya ne yazık ki yenildi.
Zahire. Sufiler ritmik hareket ederler. Onların akıllarıyla zahir manadaki akıllar aynı değildir. Sufi aklıyla sufi olmayan aklın arasında fark vardır. Sufi aklına baktığınızda deli gelir aklınıza. Normal işlemez o. Normal hareket etmez. Herkes buradan gidecek derken öbür taraftan gider. Herkes şimdi bunu yapacak derken başka bir şey yapar o. Bu sufi aklı kalbidir. Sufi aklı kalbi kabul edebilecek olan ancak sufi aklı kalbidir. Veyahut da sufiliğe meyyal sufiliğe uygun sufiliğe böyle yatkın bir akıl ve kalp. Bunu kabul edebilir. Öbür türlü soğukta siz dışarıda hiç kimseyi oturtturamazsınız.
Dışarıda bayanlar orada soğukta sohbet dinliyorlarsa sufi aklıyla kalbiyle onu orada oturtturabilirsiniz. Yoksa hiç kimse siz Bursa'nın dışına gitseniz şimdi bir tane parkta bahçede bir tane kafede orada burada dışarıda oturan bir bayan göremezsiniz. Göremezsiniz. Gidin şimdi Mahvel'e Mahvel'in bahçesinde kimse yoktur. Yoktur kimse. Bu sufi aklı kalbidir. Sufi aklı kalbi hemen bir şeyler buluşturur. Cenab-ı Hak onlara ritmik bir hareket verir. Ritmik hareketle onlar yok olmuş gibi görünürler. Yok olmazlar. İşlevlerine devam ederler. Böyle bu şekilde işlevlerine sufi hareket devam etti. Ama ve lakin görüntüde zahiren yıkıldı.
Görüntüde zahiren yıkıldı. Zahiren yıkılınca içerideki ve dışarıdaki deccallar bir kahraman edasıyla yüklendiler. Nereye? Medreselere yüklendiler. Medreseleri de yıktılar. Medreseler de kapandı. Medreseler de yer ile yeksan oldu. Medrese uleması sufiler yıkılınca sıranın kendisine geleceğini tahmin etmedi. Bu burada durmadı. medreseler de yıkıldıktan sonra asıl savaşılması gereken asıl savaştıkları yere geldiler. Ne burası? Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetleri ve hadis-i şerifleri.
Önce sünnetlere dokunmaya başladılar. Ne canım ağaçla diş temizlenirmiş mi? Ne yapma ağaçla diş temizliyorsunuz? Yok herkesin önünde ağaçla diş mi temizlenir? Siz sünnet deyip sakal bırakıyorsunuz kesin sakallarınızı. Sakallarımızı kestiler. Kesin bıyıklarımızı bıyıklarımızı kestiler. Atın sarıklarımızı sarıklarımızı attık. Osmanlı dahi dipçikledi batılılaşacağız diye başında sarık olanları. Kıyafetlerimizi değiştirdiler. Ardından yaşam şeklimizi değiştirmeye başladılar. Hayat standartımızı değiştirmeye başladılar. Değiştiriyorlar boyuna sünnetle bizim yaşadığımız sünnet olarak algıladığımız her şeyle savaşmaya mücadele etmeye başladılar.
Bizim de nefsimize hoş gelmeye başladı. Nefsimize tatlı gelmeye başladı. O sünnet ona dokunma bu sünnet bunu böyle yap bu sünnet şunu şöyle yap işin içerisinde dogmatik işin içerisinde hurafeler işin içerisinde bidatlar var. Bunları bahan ettiler. Gerçekten de bunlar vardı. İslam diye bidatlar vardı. İslam yerine işte hurafeler vardı. İslam diye bize yutturulmuş mahallede annemiz babamız dedemiz öyle görmüş. Bir sürü İslam dışı tavır davranış ve düşünceler de vardı. Ama bunların içerisinde doğru olanları da içine kattılar. Ve böylece de artık sokaktaki 15 yaşındaki kız çocuğu sokaktaki 15 yaşındaki erkek çocuğu dini bir bilgiye sahip olmayan herhangi bir üniversite talebesi veyahut da işte herhangi bir yerde görevli memur amir bu konuda bir eğitim görmemiş.
Bu konuda bilgi sahibi olmayan bu konuda bir tane dahi kitap okumayan bir cilt eser evinde bulunmayan evinde bir hadis kitabı dahi bulunmayan kimseler hadis şerifleri reddetmeye başladılar. Bir sefer bir şüphe tohumu attılar. Bu şüphe tohumu hadisler sahih mi değil mi? Artık herkes anlayan anlamayan bilen bilmeyen okuyan okumayan bir konuya hadis şeriften yardım alarak cevap vermeye kalkarsan karşılaşsan cümle şu o hadis sahih mi? Millet internette dolaşmaya başladı.
İnternette o hadis de sahih değil. Bu hadis de sahih değil. Birisi işte bir oradan zayıf bir hadis buldu. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri deve eti yediğinde işte gitmiş abdest almış. Vay deve eti yediğinde abdest aldı da işte bu nereden bu öyle bir sapıkça bir hadis mi olur böyle hadis mi olur halbuki hadis değil bu. Bunu bilemeyecek kadar cahil olan insanlar hadislerin üzerinde fırtınalar kopardı. Sahabe diyor ki et yemiştik deve et yemiştik yemek bittikten sonra Hazreti Peygamber gitti abdest aldı. Bu söz konusu olan şey. Bunun üzerinden et yiyince abdest mi alınırmış da deve eti alınınca abdest mi alınırmış ya kardeşim ben az önce abdest aldım yemekten kalktım geldim namazı kıldım namaz kıldıktan sonra içeri gireceğim şimdi dedim abdest aldım.
Bu işini ben pilav yedikten sonra abdest aldı ben gördüm dese bir kimse pilav yiyince abdestin bozulduğuna mı işaret olacak? Bu böyle bir şey. Ama bunun böyle bir şey dahi olduğunu bilemeyecek kadar akıl tutulmasına tutulmuş embesil fikirliler embesil akıllılar o küçücük akıllarıyla hadislere reddiye düzmeye başladılar. Komplesini atıyorlar. Diyorlar ki hadislerin hiçbirisi de sahih değil. Bu hale geldik. Ve buna tabi içeriden ve dışarıdan deccallar var. İlahiyat fakültesinde profesör yine kızacaklar şimdi ben böyle konuşuyorum diye siz nasıl profesörler hakkında böyle alayvari konuşursunuz diyor.
Evet ben de diyorum ki o konuştuklarım gelsinler benim karşımda konuşsunlar. Gelsinler bu tekke de bize konferans versinler. Hadislerin sahih olmadığına dair. Biz burada fikri münazara edelim. Hadislere tabi olunmamasının bize Kur'an ve sünnet dairesinden bize Kur'an'dan bir beyan getirsin. Hadislere tabi olunmamakla alakalı Kur'an'dan bize beyan getirsinler. Kabul edeceğiz. Kimse gelmiyor. Ben o yüzden buradan alayvari konuşuyorum. Koca koca profesör zanneden kendilerini. Dini ilimlerden zerrece nasibi olmayan hidayetten nasibi olmayan hidayetsiz kuru kafalılar.
Hidayetsiz kuru kafalı. hadis-i şerifleri reddediyorlar komple. Bunların ben nereden çıktığını biliyorum. Bunlar uluslararası bir sistem. Uluslararası bir şebeke. Bunu böyle söylüyorum. Hiç kimse yalanlayamıyor. Çünkü aynı şebekenin elemanları bana geldi. Bunlar uluslararası şebeke. Bu uluslararası şebeke hadislerin inkar edilmesini istiyorlar. Kitapları hazır. İsterseniz sizin sohbetlerinizden hemen bir kitap bastırıyor. Ondan sonra kendileri bastırıyorlar. Size basma parasını da veriyorlar. Yazar parasını da veriyorlar. Kendileri dağıtıyorlar. Listeler var ellerinde. Ne o? Dini araştırmacı yazarmış. Hadisleri inkar ediyor. Dini araştırmacı yazar. Ne bilmem hangi ilahiyat fakültesinde öğretim görevlisi profesör bilmem kim hadisleri reddediyor.
Vallahi uluslararası şebekenin insanı billahi uluslararası şebekenin adamı. Onlar kitap adedinden para alıyorlar. Kaç kitap basıldı? 50 bin. 50 bin kitap basıyorlar. Bedava dağıtıyorlar. Paralarını alıyorlar. Şimdi Türkiye'de ve bütün dünyada bir mücadele var. Bu mücadele hadis-i şeriflerin reddedilmesi. Hadis-i şeriflerin üzerinde sahihdi değildi tartışması çıkarıp insanları hadislerden uzak tutmak istiyorlar. Çünkü hadislerden uzak tutarlarsa Kur'an'ı istedikleri gibi yorumlayıp kargacık burgacık haline getirip savunmasız bırakacaklar.
Amaçları bu. Bu öyle olunca bütün İslam dünyasını köleleştirmek. Bütün İslam dünyasını kapitalistleştirmek. Bütün İslam dünyasını kendi hegemen yapılarının altına almak istiyorlar. Eğer siz tek doğru var Kur'an ve Sünnet kardeş bunun haricinde doğru tanımayız derseniz siz tuğ kakasınız. Eğer siz hadis-şeriflere sımsıkı yapışırsanız siz tuğ kakasınız. Eğer siz normalde gelin hep beraber sevelim sevilelim hangi dine iman ettiğin önemli değil Hristiyan mısın Yahudi misin önemli değil hepinizde cennettiksiniz gelin bakayım hangi deccele hizmet ederseniz edin hangi kapitalist sistemin adamı olursanız olun hiç önemli değil.
Ya gelin yiyelim içelim hoş geçelim şu kapitalist sistemin dönen çarkına biz de girelim kendimizce faizi biz kendimizce yumuşatalım kendimizce haramları yumuşatalım kendimizce bu noktada haramları yumuşataraktan faizi yumuşataraktan işte bu kapitalist sistemin o kağıtları var ya ne diyorlar ona borsayı yumuşatalım şu kapitalist sisteminin emrine girelim bir güzel o kapitalist sisteminin emrinde rahat bir şekilde yaşayalım hepimiz asker ücretten paralarımızı alalım gidelim öbür tarafta kapitalist sistemin devasa mabetlerine
girelim ne kazandıysak oraya yatıralım bitsin işimiz bu dertleri öyle memleketmiş milletmiş sınırmış devletmiş bunlar da atın kardeşimsiz ne alakası varmış böyle bütün dünya milleti kardeş olsun onlar da müslümanlar katletsinler yenisinler biçirsinler kessinler bitsin mesele bitti bu kadar dertleri bu buna karşı duran bir tek anadolu'nun yiğit evlatları var sufiler var kendilerini bozmayan sufiler anadolu'nun yiğit evlatları deyince hemen aklınıza sufiler böyle müslümanlar aklınıza gelmesin solcuların da içinden komünistlerin de içinde
komünist olarak bildiğimiz solcu olarak bildiğimiz insanlar da var bu memleketini seven bu insanları seven dini bilmiyorlar bilmiyorlar ama memleketlerini vatanlarını milletlerini seviyorlar evet en az senin benim kadar vatanperver milliyetperver insanlar öyle kendi kendimizi de böyle aa bir biz varız filan diye düşünmeyin onlar da var bu memlekette onlar bir tek bilmedikleri din onların ben Allah'a dua ediyorum onlar böyle bir dindar olsalar müslüman olsalar bu kapitalist sistemin çarkı filan değil kendisi bile kalmayacak
bu memlekette çünkü böyle hani bu sözüm çok eleştiriliyor ama tespitim benim böyle hani müslüman anneden babadan gelmiş imam hatipli işte böyle ay bir cemaatten gelmiş bir böyle ayy asla bir yol gidilmez bir düdükte bir düdükte satar seni evet 28 Şubat'ta güzel bir portre 28 Şubat bir düdük herkes eve bir düdük dervişlerin bir kısmı eve bizim dergah dahi öyle oldu bakın bir düdük şeyhefendi benim yanımda beraberiz ömrede yan yanayız telefon açıyorlar selamun aleyküm
aleyküm selam efendim polis geliyor devamlı ders yaptığımız yere dersi iptal edelim mi edin oğlum bak oradan diyor ki dersi iptal edelim mi siz bilirsiniz edin oğlum Sivas iptal ediyor tak bakın korku böyle bir şeydir bozulma böyle bir şeydir 15 dakika geçmiyor ödemiş arıyor 10 dakika geçmiyor bakın nasıl hastalık dolaşıyor böyle kol geziyor korku herkes sırayla arıyor ben yandıyım o esnada benim telefonum çaldı bana dedi ki dersleri iptal mi ettin hayır dedim şeyhefendi iptal etti mi dedi hayır yan yanayız dedim bursa'daki bu
söylenti ne o zaman dedi işlerine öyle geliyor insanların dedim tak telefon kapandı tabi kimse aramıyor bursa'dan birisi şeyhefendi arayacak efendim dersleri iptal mı dedi bana döndü mustahha efendi oğlum sizin orada polis gelmiyor mu dedi geliyor efendim dedim ben bir sıkıntı var mı yok efendim dedim halde ki bir sıkıntı yok dediğimde ömreye gitmezden önce telefirikte basılmıştı arkadaşlar bizim kiminin burhanın evinden basılmıştı burhanın evinde basılmıştı arkadaşlar haberim var benim bizde baskın yiyoruz var mı bir sıkıntı
yok efendim dedim bana oğlum kapat dersi dese kapatacak yanımızda bizim biz devam ediyoruz 28 şubatta sonradan o basılma korkusu yaşayan arkadaşlar şeyhefendiden özel izin aldılar demişler ki efendim biz içeri girdiğimizde bizim çekimizi senedimizi kim ödeyecek mustafa abim ödeyecek ee biz bu derslere gitmek istemiyoruz tamam oğlum biz ayrı toplamak istiyoruz onları da tamam demiş şeyhefendi bana dedi ki oğlum onlar ayrı toplanmak istiyorlar bana böyle böyle dediler dedi doğru söylüyorlar efendim dedim oğlum kimisi memur
kimisi kuyumcu dedi kimisi tekstilci doğru söylüyorsunuz efendim dedim memurlar kuyumcular ve tekstilciler ayrıldılar bizden bir kısmı ne yapsınlar paraları var çekleri var memurlukları var haklılar adamlar dedikleri doğru ben iflas ettim o zaman için kim verecek bir kuruş kimse vermeyecek haklılar ayrıldılar korku böyle bir şey işte 28 şubatta da bir daha tıraşlandı sufiler bir daha tıraşlandı 28 şubatta 28 şubatta dokunulmayan cemaatler ve cemiyetler vardı 28 şubatçılarla kol kola biz hep dua ettik yarabbi şu zalimlerin
bizi elimizde bırakma ben öyle dua ettim içeride ben hiç polislere polislere bir şey demedim her sorguya götürüldüğümde güldüm onlara dedim ki siz vazifenizi yapıyorsunuz onlar bir kısmı işte hacı abi biz biliyoruz seni tanıyoruz işte ama ne yapalım yok kardeş sen vazifeni yap götür sorgula su sık soy bırak çırıl çıplak bizi üzerimizde de sık soğuk suyu senin bunda bir suçun yok böyle bakıyorlardı Allah'a duam şu bunu bizim başımıza öğrenlerle beraber olanlar var ya onların dağıldığını ben göreceğim diyordum evet şimdi
sufiler 28 şubatta da bir tıraşlandılar bunlar 28 şubattan sonra kendilerine karşı çıkacak kendilerine karşı çıkacak güç kuvvet kudret bırakmadılar hesapta ve şimdi 28 şubattan sonra var güçleriyle hadislere saldırıyorlar var güçleriyle bugün kandil Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin doğum yıl dönümü bugün doğup doğmadı ne zaman doğdu gün tarih vallahi de billahi değişim değil tarihçiler otursunlar araştırsınlar bu mevlüt kandilinde mevlüt kandilinde derdim bütün ümmet-i Muhammed'in Kur'an ve sünnet
dairesinde toplanması tabi önceden mevlüt kandillerinde sadece mevlüt okunurdu gençler bunu bilmez camilerde bir mevlüt-i şerif okunur kadınlar etraflarda mevlüt-i şerif okurlar salavatlaşırlar ağlaşırlar camilerde mevlüt-i şerifler okunur insanlar salavatlaşırlar ağlaşırlar yapabilecekleri başka dini ibadet yapabilecekleri başka dini bir ritüelleri yoktur yasaktı çünkü evde bir hadis okuyayım evde bir kitap okuyayım evde risale okuyayım derseniz tutuklanır derdest edilir götürülürdünüz eski risaleciler bunu iyi bilirler
risale okuyanlar ben eski risaleci değilim ama kendi ilçemde bayındırda onlara ilk ilk evi kiraya veren benim kendi evlerinde kendi kiraya verdiklerinde daireyi dair risale okumak için vermekten imtina ediyorlardı cesaretleri yokluğu korkuyorlardı çantacı necmi amca beni iyi tanır ben evi risale okunması için dershane olarak verdiydim onun için de 3-4 sefer karakola gittim geldim ben karakoldakınlar diyor ya sen ülkücüsün hani bu ne tamam mı bunlar da kitap okuyor diyorum ben meşhur kırmızı kitap
necmi amca gelince çantacı necmi amca meşhur ben ona dedim dedim ya kim nurcu bana dedim bir nurcu göster kahraman yok dedi bir de bu adamın kendisi çantacı necmi amca normalde risale okuduğu için cezaevine girip çıkmış bir kimsedir kahraman yok dedi bir nurcu var dedi o da Bediüzzaman Saydi Nursi dedi dedim şimdi kabul ettim çünkü dedim buradaki nurculara bakıyorum hiçbirisi de nurcu değildir doğru söylüyorsun dedi 28 Şubattan sonra benim klişe lafım karakolla yüzleşmeyenlerin imanları kemale ermez sen İslam anlatıyorsan
karakolla bir yüzleşeceksin neden biz İslam ülkesinde değiliz hukukumuz İslam hukuku değil siz bir yerde Kur'an ve sünnet anlatıyorsanız bundan 10 yıl önceki meseleleri söylüyorum karakolla yüzleşirsiniz sizi alıp götürürler neden siz çünkü sisteme muhalif olmak zorundasınız siz dünya sistemine muhalif olmak zorundasınız iman ettiyseniz iman ettiyseniz dünya oligarşik sistemine karşı sizin savaşınız var demektir muhakkak karakolla yüzleşirsiniz yüzleşmiyorsanız sizde sıkıntı var sizde sıkıntı var işte şimdi
insanlar oturdular var güçleriyle hadis-i şeriflere saldırıyorlar var güçleriyle sünnete saldırıyorlar bugünkü dersim sünnet-i seniyeye uymanın farz olduğuna dair bunu eski arkadaşlar eski sohbetlerden beni tanırlar ben ev sohbetlerinde yakın daire sohbetlerinde sünnet-i resulullah'a uymanın hadislerle hareket etmenin farz olduğunu iddia edenlerdenim bunun böyle birkaç derstir artık herkese yaymaya herkese tebliğ etmeye gayret ediyorum geçen mevlüt kandilinde de hatırlayanlar belki de hatırlayacaklar az bir şey buna
değinmiştim şimdi her şeye Kur'an gözlüğüyle bakıyoruz diyenler biz Kur'an'ı tanırız diyenlere bu ayeti kerimeler gelin siz Kur'an'a bakıyorsanız Kur'an'daki bu ayeti kerimelere tabi olalım biz derdimiz bu ama böyle bir girişten sonra Tövbe suresi ayet 128 129 da sohbeti açmak istiyorum özellikle de Tövbe suresi 128 ve 129 da açmak istedim bir de bu 19.
sapıklar var ya bu 19. sapıklar Tövbe suresinin bu 128 ve 129 ayetinin sonradan ilave edildiğini bunun 19'un kat sayılarına tutmadığını o yüzden son indiği söylenir 128 ve 129 ayetlerin Kur'an-ı Kerim'de inzal olunan son ayetler olduğu söylenir bunlar da işte diyorlar ki Hz. Peygamber bunu kendi heva ve hevesinden ekledi o yüzden böyle bir ayet yok aslında deyip bu iki ayeti inkar eden dünya üzerinde ne yazık ki bu tip insanlar var sapıklar var onlara da cevap olsun kinaye olsun aynı zamanda da Cenab-ı Hak kendi dilinden
bize nasıl bir peygamber göndermiş onunla girmek istiyorum müsaade ederseniz 128 ayet ey insanlar ey insanlar ey iman edenler değil ey müslümanlar değil ey kafirler değil ey müşrikler değil ey münafıklar değil ey insanlar bütün insanlığa bütün insanlığa ey insanlar şüphesiz ki size kendinizden bir peygamber gelmiştir sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir o size o size son derece düşkündür o size son derece düşkündür müminlere çok şefkatli ve merhametlidir o yani rauf-ı rahimdir Cenab-ı Hak bütün insanlara sesleniyor bütün insanlara
ey insanlar size kendinizden bir peygamber gönderdim o sizin gibi etten ve kemikten yapılma o dört ana asırı erbadan yaratılma Cem Yılmaz'ı katmayayım şimdi buraya hava su toprak ve ateş Cem Yılmaz sonradan tahtayı ilave etti o Cem Yılmaz beş ana asırı erba yaptı bir de tahta koydu işin içerisine odun koydu o ayrı ama ana asırı erba dört hava su toprak ve ateş Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin fiziki yaratılışı bu bizden içimizden insan o da etten kemikten yapılma insan Cenab-ı Hak böylece
işte bir melek gönderseydi yok gökten gönderseydi yok şöyle gönderseydi diyen bütün müşriklere cevap veriyor şüphesiz ki size kendinizden bir peygamber gelmiştir sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir o size son derece düşkündür ey insanlar siz nerede bir sıkıntıya düşerseniz ey insanlar siz nerede bir müşkilata düşerseniz hristiyanmış yahudiymiş putperestmiş ateşperestmiş o dine sahipmiş bu dine sahipmiş hangi inanca sahipmiş inanıyormuş inanmıyormuş ey insanlar eğer siz bir sıkıntıya düşerseniz bir sıkıntıya düşerseniz
bir sıkıntıyla baş başa kalırsanız sizin ırkınız sizin dininiz sizin diliniz sizin renginiz sizin coğrafyanız toprağınız sizin yaşadığınız hayat alan bölme sizin yaşadığınız alem sizin yaşadığınız vücudun varlığın herhangi bir derecesi hiç önemli değil o hazreti peygambere sıkıntıya düşerse bir insan insan sıkıntıya düşerse ona ağır gelir o üzülür bundan muzdarip olur o bundan sıkıntı yaşar dikkat edin ey insanlar kabirdeki sorgudaki hastanedeki cehennemdeki
nerede olursa olsun insan mı evet o bir müşkülata düştüyse bir sıkıntıya düştüyse ona bu ağır gelir sen düşmanlık yaparsın bu müslüman diye ama sen bir sıkıntıya düşersen ona ağır gelir sen hristiyanım ben iyi seviyim bu muhammedileri katletmem lazım dersin ama muhammediler seni katledemez sen bir sıkıntıya düşersen ağır gelir ona sen haksızlık yapamazsın sen zulmedemezsin sen hainlik yapamazsın sen vefasızlık yapamazsın ama sana yapılsa dahi sen karşında bir kimseye
zulmedemezsin senin peygamberine ağır gelir sen haksızlık edemezsin senin peygamberine ağır gelir sen hakaret edemezsin senin peygamberine ağır gelir sen zulmedemezsin senin peygamberine ağır gelir sen kime zulmetmeye kalkarsan bil ki senin peygamberine bu ağır gelecektir sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir o size son derece düşkündür ey insanlar putperest olsanız ateşperest olsanız zerdüş de olsanız şeytana da tapsanız puta da tapsanız ağaca da tapsanız ister yisevi olun ister musevi olun isterseniz inanmayın hangi
neye inanıyorsanız inanın ama siz bir sıkıntıya düştüyseniz o size çok düşkündür ona ağır gelecektir o size çok düşkündür o bu size ağır gelecektir ona ağır gelecektir siz kendi kendinize bu kafir deyip bu islam dışı deyip ona zulmet demezsiniz hazreti peygambere bu ağır gelecektir aslında bugüne kadar inanmış olduğunuz bugüne kadar size anlatılanın üzerinde farklı bir peygamber portresi çizer Allah bu peygamber portresi bütün insanlığa ait bir peygamber portresidir bu peygamber portresini bütün insanlığa anlatmakla
mükellefiz ayeti kerime devam ediyor müminlere çok şefkatli ve merhametlidir müminlere daha içsel bir şey mümin inananlara ne yapıyor daha da şefkatli ve merhametli Cenab-ı Hak iki sıfatını iki sıfatını Hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerine giydiriyor şefkatli ve merhametli olmak bu Allah'ın iki önemli sıfatıdır Cenab-ı Hak bu önemli iki sıfatını Hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerine giydiriyor ey Muhammediler insanlara karşı şefkatli ve merhametli davranmak
zorundasınız müminlere karşı şefkatli ve merhametli davranmak zorundasınız müminlere karşı şefkatli ve merhametli davranmayanlar Allah'ın ve Resulullah'ın üzerinde bulunan sıfatla sıfatlanmamış olurlar şefkatli ve merhametli mümin odur ki diğer insanlar canından ve malından emindirler mümin odur ki diğer insanlar canından ve malından emindirler Müslüman odur ki diğer Müslümanlar onun dilinden ve elinden emindirler o zaman biz müminlere karşı şefkatli ve merhametli o
iman edenler ki iman edenleri böyle tarif ediyor Cenab-ı Hak müminlere karşı şefkatli ve merhametli müminlere karşı şefkatli ve merhametli müminlere karşı şefkatli ve merhametli eğer müminlere şefkatli ve merhametli davranmayan bir kimsenin üzerinde mümin sıfatı yok iman edenler sizin kızmanız veya düşmanlığınız adaletle davranmanızın önünde engel olmasın birini sevmemek birine kızmak birine düşmanlık yapmak sizi adaletten uzaklaştırmasın kim
iman edenler müminler mümin kimseye şefkat ve merhametle davranacaklar kıymetli dostlar 128 129. ayet ey peygamber eğer yüz çevirilirlerse de ki seninle bir Kur'an gönderdim seninle bir hidayet yolu gönderdim seninle bir din gönderdim ve o dini sana yaşattım ve o dini sen de yaşattın din tamam oldu din tamam oldu eğer bu dinden yüz çevirirlerse bu dinin akidelerine uymazlarsa bu dini reddederlerse de ki Allah
bana yeter ondan başka ilah yoktur ben ona güvendim o yüce arşın Rabbidir şimdi senin zamanında olduğu gibi senden sonra da bu dinden yüz çevirenler olacak senden sonra da dinin içerisinde olmalarına rağmen topuklarının üzerinde geri dönenler olacak bu dinin akidelerine uymayanlar olacak bu dini kabul etmeyenler olacak hepsi de olacak sen ne yaşadığın dönemde ne de bu dünyadan söküp çıkarılıp götürüldüğünde ötelerden bakaraktan kendince kendini sıkıntıya koyma ya sende ki hasbin allahu enimel vekil sende ki la ilahe
illallah sende ki ben ona güvendim sende ki o yüce arşın Rabbidir biz başka bir ayet-i kerimede der ya biz seni onların üzerinde gözetici bırakmadık kılmadık sen onlara doğruyu tebliğ et Allah bizi onlardan eylesin işte kıymetli dostlar eskisi yenisi gelmişi geçmişi bütün sahih İslam alimleri hükümleri ispat eden bu noktada helalı haramı orta yere koyan bu noktada bin dört yüz yıldan beri hiçbir hükmünün boşa çıkmadığı her hükmünün dili ve ayakta
kaldığı her türlü noksanlıktan eksiklikten uzak olan Allah'ın yine her türlü noksanlıktan uzak olan her türlü eksiklikten uzak olan her türlü şüpheden uzak olan vahiyyle süslenmiş vahiyyle indirilmiş elimizde bir Kur'an-ı Kerim var ve bütün ulema gelmiş geçmiş sahih olanlar üç delil bize getirirler birisi Kur'an'dır Hz. Kur'an Hz. Allah'ın kendi deyimiyle kendi ayetiyle onu biz indirdik yine biz muhafaza edeceğiz biz koruyacağız dediği Kur'an-ı Kerim'dir bin dört yüz yıl boyunca dışarıdaki ve içerideki deccaliyetler
Kur'an'ın değişik yerlerini yazım olarak tahrif etmişler ama Cenab-ı Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Hz. 'nin açtığı o hafızlık yolundan gidenler Kur'an-ı Kerim'i hıfzettiklerinden hep bunları düzeltmişler bunun en önemli delili İngilizlerin Osmanlı yıkıldıktan sonra Mısır'da yaptığıdır Kur'an'ın değişik yerlerinden değişik harfleri değiştirerekten bir Kur'an-ı Kerim basarlar ve Mısır'da dağıtırlar dağıttıkları yerleri de teker teker tespit ederler adresleriyle beraber aradan bir müddet geçer bir müddet
geçtikten sonra o dağıttıkları Kur'an'ların ne halde olduklarını tekrar bakarla yaklaşık iki bin tane Kur'an-ı Kerim aklımda kalanı söylüyorum bastırıp dağıtırlar ve iki bin Kur'an'ın kasten eksik ve noksan yazılan yerlerin harflerinin değişik işte yazım şekilleriyle düzeltildiğini görürler ve anlarlar ki Kur'an'ı değiştirmeleri mümkün değildir bunlar İslam dünyasının içerisinde ola gelen şeylerdir Kur'an'ı değiştiremeyeceklerini anlarlar İslam dünyasında fikri mücadele eden İslam dünyasıyla fikri mücadele eden en önemli
uluslararası güç İngilizlerdir bunu siyasetçiler devlet adamları onlar bunlar konuşamazlar bunu bunu böyle böyle cemaat olan cemiyet olan dergahı olan aman benim cemaatıma dergahıma cemiyetime orama burama dokunmasınlar diyenler bunu böyle açıkça beyan edemezler fikri noktada İslam dünyasının İslam dünyasıyla mücadele eden fikri noktada felsefi noktada geri planda beyin olarak akıl olarak kalp olarak bununla mücadele eden İngilizlerdir İngilizlerin İngilizlerin gizli servisidir kaba kuvveti İngilizlerin Amerika'dır
İngilizler planını programını yaparlar kaba kuvvet olarak da Amerika'yı kullanırlar İslam dünyasını kahrevan eden fikri ve fiziki olarak fikri ve fiziki olarak İslam dünyasının başına musallat olan İngiltere ve Amerika'dır İsrail onların orada anasız babasız doğurdukları çocuklarıdır İsrail Amerika ve İngiltere evliliğinden doğan çocuktur Orta Asya'da İslam dünyasındaki bütün devletler ve devletçikler de İngiltere doğumludur İslam dünyasında ne kadar eli silah tutan örgüt var ise
hepsinin anası İngiltere babası da Amerika'dır İslam dünyasında uluslararası ne kadar dergah cemaat cemiyet var ise onun da anası İngiltere babası Amerika'dır bu böyle bilin öyle işte işit daha nice işit çıkar biz böyle durursak daha nicesi çıkar İsrail'in bulunduğu yerde bir Yahudi terörü oldu mu Osmanlı zamanında yok ne zaman oldu Osmanlı yıkıldıktan sonra o Yahudi terörünün oradaki teröristlerin arkasında kim vardı İngilizler kimin silahı vardı İngiliz silahları vardı kimin parası vardı uluslararası Yahudi parası vardı
ne yaptılar Filistinlilerin elindeki tarlaları takkaları evleri aldılar yüksek parayla yüksek parayla onlar da sattılar ondan sonra terör terör başladı başladılar Filistinlileri öldürmeye ondan sonra ilk orada Filistin devletini kurduran da İngiltere oldu evet Türkiye Cumhuriyeti devletini kurduran da o Suriye'yi de kurduran o bakmayın siz Türkiye Cumhuriyeti devletini kurdurdular bizim Türkler kafaları kırık ya onların dediği istikametten gitmediler hiç onlar zannettiler ki Atatürk de bizim istikametimizden gidecek
Atatürk'ten sonra gelenler de bizim istikametimizden gidecek Atatürk vatanperver bir adamdır gene kızacaklar bana şimdi evet sakın ha bunu böyle bir yerlerden korktuğum için söylemiyorum Atatürk düşmanlığı yapmak kimsenin eline bir şey geçirmez böyle söyledim diye derviş kaybına uğruyormuşum ben uğrayım ben hakikati bildiğim hakikati inandığım hakikati söylüyorum Atatürk'ün vatanperverliğinden şüphe etmiyorum hiç hiç ama herkes hata kusur eder kendi hatası kendi kusuru kendine ait beni ilgilendirmiyor kendi yanlışlığı
kendine ait beni ilgilendirmiyor ben vatanperverliğine bakıyorum bir insanın sizin nice vatanperver gördüğünüz bir kısım alimi hocası İngiliz mandalığını savunuyordu sizin vatanperver gördüğünüz bazı tarikatların şeyhleri İngilizler olsun başımızda diyordu bunları tarih çıkaracak meydana şu bir hürriyet biraz daha fazlalaşsa hepsi çıkacak meydana evet ama işte Türkiye Cumhuriyeti'ni devletini İngilizler her ne kadar kurdurduysa bizinkiler kırık ya onların suyunun istikametinde gitmediler şimdi hiç gitmiyorlar zaten
kraliçe çok üzgün tekerlek tümsekte değil açtı ya bundan sonra hiç uyumayacaklar artık böyle giderse işte böyle bir İslam dünyasında şimdi var güçleriyle var güçleriyle hadislere saldırıyorlar nasıl olsa güç ellerinde Suriye güç ellerinde nereye giderlerse gitsinler devlet güçleri ellerinde Osmanlı'nın hang Osmanlı'dan sonra kalan hangi devlet olursa olsun bütün devletlere Merkez Bankası kurdurdular kurdurdukları Merkez Bankalarının hisselerini kendilerine aldılar büyük bir çoğunluğunun Türkiye'deki Merkez Bankası'nın
hissesinin bilmem kaçının sahibinin bilinmediği açıklanamadığı gibi geçenlerde bir arkadaş göndermişti %13.5 mu %14.5 mu %15.5 mu ne yabancı sermaye var o yabancı sermayenin kimliği belli değil millet meclisinde önerge veriyorlar önergeye cevap yok ne zaman önergeye cevap geldi ne zaman o hissedarların kim olduğu öğrenildi özgürleşmeye adına bir adım atıldı bunu da koyalım önceden o fazla olan şey %50'ymiş onu geçtik evet şimdi güç ellerinde ya öyle görüyorlar o yüzden İslam dünyasında hadislere karşı ne yapıyorlar
savaş veriyorlar işte İslam dünyası için 3 ana 3 ana temel temel bizim için önemli bunun ikisi her şeyin üstünde biri Kur'an birisi sünneti Resulullah öbürkü ne öbürkü ümmetin toplandığı şeyler icma ümmet bir yerde toplanmış ya icma dördüncüsü ne kıyas tartışma İslam dünyasında kıyaslarla alakalıdır bir alim bir İslami düşünür bir mümin düşünür Kur'an ve sünnetin üzerinde fırtına koparmaz hainler ancak Kur'an ve sünnetin üzerine fırtına koparmaya çalışırlar icma
dediğim şey alimlerin ittifak ettiği meseleler bu sünnette yeri olduğu mütece hiçbir sıkıntı yok bu benim kendimce durduğum nokta benim için birinci derecede önemli olan Kur'an ondan sonra sünnete resulullah işte bu noktada alimlerin onayına İslam dünyası icma demiş eski dilde bu noktada İslam ümmetinin üç esası vardır kendince Kur'an sünnet ve alimlerin ittifak ettikleri doğrular icma diyoruz buna İslam alimleri bu üç esasın dışındaki diğer esaslarda görüş ayrılıklarına düşmüşlerdir bu görüş ayrılıkları kendi içlerinde
zenginlik olarak kabul edilebilir ama bu noktada kıyası da bir delil bir hüccet olarak kabul edebilir miyiz el cevap evet bu İslam dünyası için önemli olan bu ders bugün bitmeyebilir hakkınızı helal edin yani bitmeyebilir derken vakit ona nereye kadar müsaade ederse oraya kadar gideceğim yarın devam etmeyi düşünüyorum bu konuyu bitireceğim Allah'ın izninden hem de arkadaşlara kardeşlere bu noktada gelecek zamanlara bir ders olsun bunun birinci esası bizim için Kur'an-ı Kerim'dir bu Cenab-ı Hakk'ın bugüne kadar harfine
dahi dokunulmayan dokundutturmayan Kur'an-ı Kerim'dir o yüzden normalde Cenab-ı Hak bize Kur'an'ına uymamızı emreder biz birinci derecede Kur'an'a uymakla mükellefiz bununla alakalı birkaç tane ayeti kerime söyleyeceğim geçeceğim inşallah ey insanlar bakın insanlara bunlar hep emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak sureteyle Rabbinizden size indirilen Kur'an'a uyun onun dışındaki dostlara uymayın şüphesiz ki siz çok az ibret alarak hakka dönüyorsunuz ey insanlar Allah'ın indirmiş olduğu Kur'an'a uyun
ve Kur'an'a uymak onun yasakladıklarından ve onun emrettiklerine yerine getirmektir ve bunun dışında Kur'an'ın dışında siz kendinize bir dost kendinize bir yoldaş kendinize bir rehber edinmeniz mümkün değil siz fikri planda ve ameli planda din noktasında Kur'an'a uymakla emrolundunuz Kur'an'a tabi olacaksınız yaklaşın biraz daha şüphesiz ki siz çok az ibret alarak hakka dönüyorsunuz hakka dönüş ne ondan geldik
ona yolcuyuz ona gidiyoruz biz ondan geldik ona dönerken ona giderken geldiğimiz yere doğru yolculuk ederken çok az ibret alaraktan geriye dönmeyeceğiz çok ibret alaraktan nefsimizle mücadele ederekten onun istediği gibi geri döneceğiz dönüşümüz ona dönüş dönüşümüz ona ise onun istediği gibi döneceğiz onun istediği gibi ve yine bir ayet-i kerime şüphesiz ki Allah'tan size bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir o da Kur'an-ı Kerim'dir Allah bu apaçık kitapla dilediğini rızasına emniyet ve selamet yollarına iletir onları
küfür karanından çıkarıp dosdoğru yola iletir maide ayet 15-16 Allah bize kendi nurundan bir nur gönderdi bu Kur'an-ı Kerim bu nur apaçık meydanda bunun ayeti kerimeleri saklı gizli değil bunun ayeti kerimeleri bunun söylediği Kur'an'ın bize anlattığı muallakta değil Kur'an'ın bize anlattığı örtülü bir şey değil Kur'an'ın bize anlattığı bizim anlamayacağımız bir şey değil Kur'an'ın bize anlattığı çözümlenmeyecek girift çözümlenmeyecek girift matematik denklemleri değil Kur'an apaçık meydanda meydanda ve apaçık bir nur
görünen bir nur Allah'ın kelamı kim Allah'la konuşmak isterse Kur'an okusun Kur'an şefaatçi mahşerde Kur'an kendisine tabi olanları kendisine tabi olanları hak yola götüren sebep Allah'ın kendi katından indirmiş olduğu bir nur ey Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem sana indirdiğimiz bu Kur'an insanlara ötürü ermek ve onları Allah'ın azabından korkutmak için bir duyuru ve bildiridir İbrahim ayet 52 Kur'an-ı Kerim aynı zamanda neymiş insanlara öğüt ve Allah'ın azabından korumak için Allah'ın azabına düşürmemek için
bir duyuru bir bildiri bize Kur'an'ın emriyle emrolunmak düşer biz ona tabi olanlardan olacağız bizim sufilik yolumuzun da doğrusudur bu biz Kur'an'a sünnete imamların iştahına ve eski sufilerin sufilik noktasındaki yoluna tabiyiz ben eskin yoluna gitmek istiyorum benim kendimce doğru gördüğüm bu Allah hepimizi o yolda berdevam eylesin inşallah Kur'an'a uymakla alakalı birkaç tane hadis-i şerif söyleyeceğim Kur'an'a uyumanın faziletini Kur'an'a uyumanın hakikatini anlamış olacağız bu önemli veda hutbesinde
söylediği hadisler veda hutbesinde biliyorsunuz Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri sahabelerin hemen hemen hepsi de oradaydı ve burada söylenilenler bunu duyanlar duymayanlara tebliğ etsin duymayanlara aktarsın diye emir var Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin hadislerini duymayanlara aktarmak emirdir duyanlar duymayanlara aktaracaklar bu sözle ve daha önceki buna hadislere uyma noktasındaki hadisleri nakletme noktasındaki sözlerle sahabeler aynı zamanda hadis hafızlığı
yaptılar hadis hafızlığı yaptılar devam ediyoruz size ona sımsıkı sarıldıkça asla sapıtmayacağınız bir şey bırakıyorum o şeyde Allah'ın kitabı Kur'an'dır veda hutbesinden yine veda hutbesinden size önemi büyük iki şey bırakıyorum birincisi içerisinde hidayet ve nur bulunan Allah'ın kitabı Kur'an'dır ikincisi sünneti seniyemdir Kur'an'la alakalı onu alın ona göre yaşayın ona sımsıkı sarılın yaşantının birinci adımı Kur'an-ı Kerim sakın Kur'an'ı hafife
alanlardan olmayın sakın Kur'an'ı kale almayanlardan olmayın anlayamadığınız olabilir sakın inkar etmeyin çözümleyemediğiniz olabilir sakın reddetmeyin şimdi meal okuyorlar çok hoşuma gidiyor ama sakın okuduğunuz meallerle kendi kendinize hükümler çıkarıp hükmetmeye kalkmayın gençlerden birisi geldi de ben şimdi dedi zina eden bir kızla mı evleneceğim dedi ne oldu dedim ben ben dedi zina ettim dedi nereden çıkardın bu hükmü dedim ben bildiğim halde soruyorum şimdi o da dedi ki bana efendim dedi var ya ayet-i kerime
dedi zina edenleri zina edenlerle evlendiriniz ben de güldüm internetten okudun değil mi dedim ben evet dedi mealden okudun değil mi dedim ben evet dedi dedim yavrum bu zina etmeye devam eden bir erkek zina etmeye devam eden bir kadın için geçerli dedim sen zina etmeye devam ediyorsun derslere geliyor bir de zina mı ediyor yok efendim ben geldiğimden beri etmiyorum dedi tövbe ettim mi ettim tamam dedim bitti dedim ayeti kerime sen dedim zahirine göre hükmediyorsun bu zina etmeye devam edenler için geçerli bir erkek
zina etmeye devam ediyor bir kadın zina ediyor devam ediyor evlendirecekseniz diyor bu ikisinin birbirine evlendirin neden ikisi de zina etmeye devam ediyor ikisi de kimin kadını önemli değil ikisi de kadın da hangi adam olduğu belli değil hadis şerif olmazsa imamların iştahı olmazsa böyle anlar insan Allah muhafaza eylesin o zaman bize düşen bize düşen ne Kur'an'a tabi olma evet ikinci esas birincisi Kur'an ikinci esas ne İslam alimlerinin ittifat ettikleri üç şeyin ikincisi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem
hazretlerinin sünnetleri hadisleri onun ve ashabının onun ve ashabından gelen ilim onun ve ashabından gelen hadisler onun ve ashabından gelen fikir düşünce fikriyat fiilyat bu konudaki hükümler bakın bu konudaki hükümler ashab nasıl hükmetmiş Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadretleri vefat ettikten sonra değişik hadiseler çıkıyor o değişik hadiselerde nasıl hükmedilmiş mesela aklıma geleni söyleyeyim Hz. Ömer radiyallahu anh hazretlerine geliyor bir ninenin teki diyor ki nine yaşlı benim mirastan payım var mı
diyor Hz. Ömer Efendimiz bakıyor duruma Kur'an'a göre senin mirastan payın yok ama diyor bana müsaade et sünnete göre senin mirastan payının olup olmadığını bilmiyorum bunu diyor ashab'a sormam lazım ilan ediyor bu konuda bir hadis duyan varsa gelsin 3-4 tane sahabe geliyor vallahi de billahi de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri niye mirastan altıda bir pay olduğunu bize söyledi diyor Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri böyle hükmetti diyor filancanın filancasına şimdi isimleri hatırlayıp
toparlayamayacağım Hz. Ömer radallahu an hazretleri hükmediyor buna bakın onlar bu kadar hadisleri kabul ediyor o yüzden hadis dediğimizde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin bizatihi kendisinin söylediği veya yaptığı bir çıt altı ashabın bu noktadaki davranış biçimleri sünneti Resulullah tan alarak o zaman bunlar da bizim için ne hüccet delil Hz. Peygamberden öğrenen sahabeler bunları kendilerine tabi olan tabiin dediğimiz ikinci kuşağı üçüncü kuşağı tabi tabiin dediğimiz kimselere naklettiler hıfzettirdiler
bizim için bu da nedir bir hüccettir bir delildir o yüzden bununla alakalı mesela o ilk tabiinler değişik fıkıh kitapları usül kitapları hadis kitapları hukuk hüküm kitapları yayınladılar bunlar hala da bu yazılı kitaplar mevcut mesela bu fakirin kütüphanesinde ilk tefsir var Hz. Abbas efendimizin oğlu Abdullah'ın kaleme aldığı ilk tefsir islamın ilk tefsiri bir cilttik benim arapçam yok benim arapçam hiç yok sayılır ben öyle olmasına rağmen o kitabı elde ettim yani aldım kitaplığımda duruyor kendimce dedim ki ey Mustafa
Özbağ ileride ne olacağı belli değil evet bu bir ümitsizlik değil ama ne olacağı belli değil olur mu olur iyi arapça bilen bir kimse alır bunu okur arkadan faydalanır insanlar diye düşündüm evet hadisi şerifler ve sahabelerin fikriyatı ve davranış biçimi bize hüccet bize delil bize delil çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri herkese gönderildi bir kimseye değil Kureyşlilere değil Mekkelilere değil Medinelilere değil bütün insanlığa gönderildi insanlıktan öte cinni taifesine de gönderildi bizim peygamberimiz
cinnilerin de peygamberi alemlere rahmet gönderilen bir peygamber o yüzden peygamberle alakalı sallallahu aleyhi ve sellem ile alakalı ayeti kerimelerin büyük bir çoğunluğunda ey insanlar bu peygambere uyun diye emredilir Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünneti olmasa namazların kaç rekat olduğunu nasıl kılındığını ve kılarken nelerin gerektiğini müslümanlar bilemezlerdi amaçları bu sünneti Resulullah'ı hadisleri orta yerden kaldırıp reddettirip namazın kılınma şekli şemali namazın ibadet şekli
ortadan kaldırmak istiyorlar beş vakit namazı nasıl kılacak bir müslüman rükuyu nasıl yapacak secdeyi nasıl yapacak buralarda ne okucak kuran-ı kerimde bunlar yok ayet-i kerimede namaz kılın emrediliyor namaz sizi kötülüklerden alıkor ama Allah'ı zikretmek en büyük iştir bizi kötülüklerden alıkoyacak olan namazın şeklini şemalini rükünlerini biz kuran'dan nasıl çıkaracağız o hadisleri reddeden profesörler gelip bana namazı nasıl tarif edecekler hadisleri reddeden kendisine İslam araştırmacısı diyen kuş beyinli ahmaklar
ben namazımı nasıl kılacağım birisi derse yarın öbür gün secdeye gitmek sırt üstü yatmaktır bunun karşısında neyle cevap vereceksin secdeye gitmek ayak ayak üstüne atıp Beytullah'a doğru dönmektir dese buna nasıl cevap vereceksin bana diyorlar ki böyle diyen olur mu ben diyorum dedim ben diyorum hocam dedim bana söyle ben diyorum bana secdeyi öğret dedim kuran-ı kerime göre bana secde öğret dedim doçent bana secde öğret dedim kurana göre bana secde öğret hadisleri attık dedim kurana göre bana secde öğret ses yok sen şimdi
dedi beni yendiğini söylüyorsun değil mi dedi ben seni yenmek için uğraşmıyorum dedim ya böyle baktı dedim yenmek için uğraşmaya kalksam bir kafa koyarım seni dedim anında yenerim böyle baktı nasıl yanı basbaya dedim ya seni yenmek dediğin ne ki dedim dişimin kovuna sığmazsın sen dedim kendini bir şey mi zannediyorsun dedim ben senin dedim hidayet olman için mücadele ediyorum kıymetli dostlar söyler misiniz bana hadisleri reddettik namazın kılınma şeklini kim tarif edecek bize rükullarını kim tarif edecek secdede ne okunacağını
kim tarif edecek bize birisi şunu diyebilir ya herhangi bir şey söyle ya o birisi herhangi bir o herkes kendi kafasına göre secdede bir şey mi söyleyecek bu din mi oldu o zaman birisi secdede aa dedi doçant diyor ki nasıl der ya dedim işte dedim dedim işte ben oturdum secdede aa dedim var mı şimdi hinduların ritüellerinde var kırmızı noktalı kadına bakıp aa diyorlar mı kadının resmine bile gözünle görmesem inanmayacağım kırmızı noktalı kadının kocaman bir portresi var kadın da kocaman zaten portre de kocaman Allah
sizi inandırsın kadının karnında bir tane kırmızı nokta var bizim çağdaş dediğimiz ilerici dediğimiz sosyete dediğimiz kokoş hatunlar girip onun önünde böyle yükuya gidiyorlar kırmızı noktaya bakıyorlar bu ağaların kırmızı pelerine baktıkları gibi seyrediyorum ben bursanın en kokoş en ilerici kadınları davet etmişlerdi beni de parkın karşısında yerleri vardı ben çok çağdaş bir mevleviymişim dedim ya bizim dergaha girerken adam boynunu büküyor dedim bizimkiler havaya kalkıyor siz nasıl boyun bükersiniz Allah'tan başkasına
siz önünde mi eğiliyorsunuz şuraya bir koltuk koydular bin bir tane laf işittik dizlerimiz ağrıyor diye gözümle görmesem inanmayacağım kırmızı noktaya böyle bakıyorlar boğaların baktığı gibi oradan çakra atlatacaklar dedim ki birisi kalkar secde etmek bu derse ne diyeceksin bir de değişik sesler çıkarıyorlar ritüellerinde ya ölürsünüz gülmekten söylemeyeyim şimdi burada gevşecek yoksa hep beraber bizim o zikrullahlara ses sesleniyorlar ya biz işte diyoruz la ilahe illallah öyle değil mi zikrullah böyle Allah zikrediyoruz
onlar da böyle yapıyorlar aaa ulan bu ne dedim ya bir saygı bir saygı kırmızı noktaya bir saygı yemin ediyorum vallahi de billahi de tillahi de benim şeyhim öyle saygı göstermedik biz biz vallahi göstermedik öyle saygı şeyh efendiye inan olun göstermedik biz yok ben kendi nefsim adına söylüyorum göstermedik biz ben hatta oraya gittiğimde kendi kendime dedim ki ya Mustafa Özbağ dedim ya sen şeyhine böyle saygılı davranmadın dedim ya yani biz en fazla ben sözünü kesmezdim susardım arada çıkmazdım böyle
ama yapan arkadaşlar vardı şeyh efendi sohbet ederken bir hacı abimiz vardı bizim alırdı sohbet ağzından bir daha götürmedim yanında zaten şeyh efendi tam bir şey anlatır bakın kardeşler araya girer şimdi lan bu bir iki bir daha dedim yok götürmeyeceğim ben bunu ben tabi celaliyetim üstünde yağmur nasıl yağıyor denizli'den döneceğim dedim ben geriye gidiyoruz geriye dedim gidiyoruz deyince şeyh efendi dedi ki Mustafa efendiye tabiz ne yapıyoruz yapacak denizli demişim naziliden nasıl yağmur yağıyor silgeçler silmiyor
ben yok çıldıracağım ben naziliğe gitmişim gelmişim gitmişim gelmişim bir kavurmalık insan olmuş orada hepsi de ders alacaklar gidip geldiğime yanmıyor orada kolan hadiseye yanıyor tam şeyh efendi işte başlıyor sohbete o aradan çıkıyor bir de vardı böyle birkaç tane başka yerlerde Allah affetsin isim söylemeyeyim şimdi gıybet olacak diye söylemek konuşmak istemiyorum şeyh efendi anlatıyor bir şey mesela efendim bir şey diyecektim buyur şöyle bir şey geldiydi başıma la havle ve la kuvvete illa billah ilacim zakir ne diyor
ya kardeşim söyle şu adama kendi kerametini anlatmak zorunda mı ya başına ne geldiyse geldi ya sus yok vardır ya hani yeni gelir bir şey denmez bir şey sohbet edersin o bir şey anlatacak ne oldu köprüden geçerken kuş gördüm muhakkak yani çok önemli onun için ya böyle efendim ne oldu biliyor musun ne oldu ben filanca yürürdüken bulut da benim üstümden gitti ha sen peygambersin ya bulut seni takip etti vardır böyle insanlar Allah muhafaza eylesin baktım orada o konuşmacının sözünü kesen bir kimse yok çakra atlayacaklar ya
herkes kırmızı noktaya bakaraktan gidiyor yerini biliyor herkes oturuyor ardından kırmızı noktaları aşırtacak olan eğitmen giriyor veya onların tabiriyle nesiyse işte o çakraları yutmuş herkes kalkıyor herkes ona böyle duruyor kırmızı nokta orada vallahi bir tanesi ona sırtını dönerekten geri çıkmıyor salonda o kırmızı noktalı hatun duruyor orada bakıyor zaten öyle oradan yemin ediyorum bir tanesi o hatuna sırtını dönüp de salonuna çıkmıyor böyledir ama bu işler heva heves şeytaniyet girdi mi insanlar çok böyle hürmet ederler
hizmet ederler görmüyor musunuz mu Tarkan diye kızlar bağırıyor böyledir bu işler Tarkan'ın bütün şarkıları ezberdedir herkes de öbür jiletçiler de Müslüm'ü ezberler baba eyvallah tamam böyle bu işler hiç kimse hadis ezberlemez hiç kimse ayet ezberlemez enteresan şeydir bu işte bizim eğer sünnetlere karşı çıkarsak yok görürsek biz namazımızı nasıl kılacağız devam edeceğim böyle ince ince yine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadisleri ve sünneti olmazsa orucumuzu nasıl tutacağız bozan ne bozmayan ne
neler bozduğuna dair ayeti kerime yok bize oruç tutun diyor ne bozdu bilmeyeceğiz zekat hangi maldan ne kadar vereceğimizi bilmeyeceğiz islam ele açık gibi birisi çıkacak diyecek ki sana zekattan soruyorlar sendeki ihtiyacınızdan fazlası ey ümmet-i muhammed ihtiyacınız bir elbise bir gömlek satın fabrikaları ey ümmet-i muhammed ey Türkiye'deki müslümanlar siz ticaret yapmaya başladınız biraz para kazandınız para kazanınca islam dinini yaşamaya başladınız olur olmadık yerlerde bir tane sakallı bir tane örtülü çıkıyor
önceden İstanbul'un jet sosyetesi belliydi ithalatçılar belliydi ihracatçılar belliydi fabrikacılar belliydi bu memleketi üten bu memleketi yolan bu memleketi soyan belliydi gaz tenekesi gibi o arabaları bizlere çok pahalı bir şekilde sattılar gaz tenekesinden bize buzdolapları yaptılar sattılar gaz tenekesinden bize çamaşır makineleri yaptılar sattılar bize onlar bize satarken bunları harikaydı her şey e şimdi nişantaşında sakallı bir adam dolaşıyor nişantaşında örtülü birisi dolaşıyor yok ya sizler buralarda olmayın
siz kalkıyorsunuz şimdi fabrika yapıyorsunuz kalkıyorsunuz siz ihracat ediyorsunuz ithalat ediyorsunuz önceden ihracatçı 5 tane aile ithalatçı 10 tane aile tamamdır bu 10 tane 20 tane 100 tane aile Türkiye'nin pastasını yiyordu ee şimdi Allah bizim işte örneğin Erdoğan Tekirdağ'da traktör üretiyor ihracat ediyor traktörü şimdi Allah nazardan saklasın ee Erdoğan'ın yapacağı bir iş mi bu canım ya kim yapacaktı ya muhakkak ya bir Ermeni ya bir Yahudi ya bir ne olduğu belli olmayan babası haham dedesi haham bir iş yapması lazımdı
ee e şimdi Müslümanlar böyle işte Allah kitap diyenler işte dinden diyanetten bahsedenler bir şeyler yapıyorlar e ne yapalım biz şimdi bunların bu gücünü nasıl kıralım e bunlar bir de şimdi siyaseti finanse ediyorlar işin en enteresan noktası bu bunlar büyüyünce bunlar ele geçirmeye çalışıyorlar ortalığı siyaseti de finanse ediyorlar e böyle bu işler e devleti de finanse ediyorlar şimdi siyaseti finanse etmekle kalmıyorlar ya devleti de finanse ediyorlar ya ne oluyor ya tam ekonomik kriz çıkaracağız diye herkes fal taşı gibi
gözlerini açıp suyunu indirirken adamın birisi çılgın zenginlere telefon açıyor haydin diyor hisse sened alın haydi hüra onlar hisse sened alıyor hadi satın şimdi dolar alın diyor haydi onlar satıyorlar dolar alıyorlar ekonomi çarkı normalde gidiyor daha da olmuyor araplara diyor ben sizin abinizin para gönderin para gönderiyorlar herkes bütün dünya Türkiye'de şöyle bir ekonomik kriz olsun faizler fırlasın imf'nin önüne gidelim el pençe duralım derken bu müslümanlar bu memlekette vatansever müslümanlar devleti de finanse ediyor
bunun önüne geçmek lazım ne yapmak lazım haydin bir ayet bulalım bulalım bulduk bu ayeti bulduk ne ihtiyacınızdan fazlasını dağıtın ne kadar itopya iyi mi güzel evet dağıtalım haydin devlet bununla alakalı yasa çıkarsın desin ki en zengininden itibaren mal varlıklarına el koyup fakir fukaraya dağıtıyorum güzel değil mi Türkiye'nin ilk onundan başlasın ne hoş olurdu ya değil mi zekat devlet buna el koyabilir mi evet dini hukukta var mı evet bir dini hukuk
çıkaralım bütün mal varlıklara el koyalım dağıtalım fakir fukaraya iyi hepsini de devletleştirelim fabrikaların eyvallah yapalım işimize gelmez o zaman zekatın ne kadar ne verileceğini kendi kafamızdan çıkarırsak düşeceğimiz nokta bu devam ediyoruz hac hacın menakıslarını nereden öğreneceğiz biz hacın farzını vacibini nereden öğreneceğiz nerede neyin yanlış nerede neyin doğru olduğunu kimden öğreneceğiz bize hac emredildi tamam ne yapacağız hacta biz hac ne demek nereye gideceğiz hac için biz beytullah'a var mı ayet-i kerime
beytullah'ı tavaf edileceğine dair ayet-i kerime getir bana hani bir zamanlar bazı atatürkçüler vardı ya ey araplar siz gidin beytullah'a bizim tavaf yerimiz anıtkabir'dir birisi böyle derse hac anıtkabir'i ziyaret etmektir orayı tavaf etmektir dese veyahut da birisi kalksa hac topkapı sarayını ziyaret etmektir etrafında tavaf etmektir dese veya birisi kalksa hac dolmabahçe sarayına gidip etrafını tavaf etmektir dese veya tavaf da demese dolmabahçe sarayına bak hac oldun dese veyahut da bir kısım Hristiyanlara göre Meryem Ana
hac yeri bir kısım Hristiyanlara göre bir başka yeri hac yeri bir kısım Hristiyanlara göre bir başka yeri hac yeri öyle mi bir şey hayal ediyorlar nereden bulacağız bunu cevap yok cihat Cenab-ı Hak ayeti kerimede cihat edin demiş birisi kakar cihat etmekten benim anladığım kılıcı kalkanı alıp ne kadar kafir varsa hepsini kılıçtan geçirmek derse ne diyeceğiz birisi cihat etmek derse kim lala elala Muhammeden Resulullah demiyorsa onun malı da canı da kanı da bize helaldir hepsini de kılıçtan toptan tüfekten geçireceğiz
tankların altında ezeceğiz derse bir Hitler gibi bir manyağın çıkmayacağını kim bize garanti verebilir aha IŞİD de diyor ki ben cihat ediyorum kim hükmetecek buna kim buna din adına seninki yanlış diyecek ve nereden diyecek hadisler olmayınca biz şimdi hadisten anlıyoruz kim lala Muhammeden Resulullah der de birisi onu katlederse bütün insanları katletmiş gibi günah girer katildir öbürkü derse ki ben tanımam kardeşim bu namaz kılmıyor o yüzden katleteceğim cihat ediyorum öbürkü de dedi ben bu oruç tutmuyor diye bunu öldüreceğim
cihat ediyorum kim durduracak bunu öbürkü de dedi ki bu başı açık olanların hepsi de kafir bu fetvaları verenler var bu İslam dünyasında başı açık olanların hepsi de kafir hepsini de katletmemiz lazım dedi adam ona neyle durduracaksın neyle hayır yanlış yapıyorsun bir kadının başını açması günahı kebardir bunun için öldüremezsin haram işlersin kim diyecek bunu hadisleri inkar etmek kolay hadisleri yok görmek kolay işin kolayı dini yaşamak zor kim durduracak bunu kim yapma diyecek sen hatalısın diyecek adam diyecek ki
ben Kur'an'a göre baktım kardeşim ya kim Kur'an'ın dışında bir adım hareket etti kafirdir onu katlederiz cihat edeceğiz iyi birisi dedi ki Kur'an'a göre içki kumar leş domuz eti ve kan size haram kılındı eyvallah içki içenleri katlederim öldürürüm Allah'ın haramını açıkça işledikleri için öldürürüm der birisi çıkarsa yola bunu neyle durduracağım ben İslam'a dışarıdan saldıranları gayet diyorum ki tamam bunların işleri vazifeleri bu içimizdeki ahmaklara diyorum ve ahmak dini biliyorsan birisi sapıtırsa onu neyle durduracaksın
kendi kafana değil kendi kalbine sıkıyorsun kurşunu kendi kalbine sıkıyorsun bana söyler misiniz bunları durduracak şey ne ancak sünneti Resulullah bunları yok etmeye çalışıyorlar İslam dünyasında anarşi çıkarmak için işte sünnetleri inkar edenlerin durdukları nokta mezhepleri inkar edenlerin geldikleri nokta nokta İslam dünyası birbirlerini katliam etmekle meşgul hadisi şeriflere uyulmadığından yine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünneti olmasa muamelatla
yani günlük hayatla olan hükümleri haram olan şeyleri haram kılınan yasakların işlenmesi halinde farz kıldığı cezaları kim çıkaracak bu hükümleri herkes kendi kafasından mı çıkaracak herkes kendince bir hüküm mü koyacak orta yere o zaman din adına biz cina edenin dört şahit dört şahidin vasıflarını sünneti Resulullah'tan öğreniyoruz adam gitti dört karısından kurtulmak için dört tane yalancı şahit buldu geldi benim karım zina yapıyor boşayın bunu dedi hatta had cezalarını öldürün dedi ona had uygulamak ceza uygulamanın
hukukunu nereden öğreneceğiz biz yok ayeti kerimelerde yok biz onu sünnetten buluyoruz biz onu hadis şeriflerden buluyoruz livata edenlerin cezalarını sünnetten buluyoruz kimin livata ettiğini nereden bulacağız erkeğin birisi buradan kırıta kırıta geçerse bu livata yapıp öldürülmeyeceğine kim bize müsaade edecek kim anlatacak öldürüleceğine kim karar verecek kim karar verecek yok birileri gider Tarkan'a şimdi sen livata yapıyorsun deyip katlederse nereden çıkardın bu hükmü Kur'an'dan
çıkardım kardeşim gördün mü görmedin gerek yok ki bu böyle dese kim bunun önüne geçecek bakın anarşi böyle çıkıyor işte anladınız mı neyi dağıtalım malınızın fazlasını bu malının fazlasını dağıtmıyor ihtiyaçtan fazlasını dağıtmıyor gidelim alalım alalım el koyalım derse birisi bu hükmü çıkarırsa kim bunun önüne geçecek bakın nasıl anarşiye sevk ediyorlar insanları o el açık kimin adamı nasıl anarşiye sevk ediyor insanı anarşi İslam'da anarşi yok hukuku belli her şeyin Allah bizi affetsin işte Allah'a ve Resulüne itaatle
alakalı ayeti kerimeler bize Kur'an gerek diyenlere cevap biz hadisi şeriflere bakmayız diyenlere cevap biz hadisleri inkar ediyoruz hadislerin hangisi sahiki deyip biterenlerini tutturup inkar edenlere Kur'an'dan cevaplar Kur'an'dan ey müminler emrettiklerini yerine getirmek ve yasaklarından da kaçınmak suretiyle Allah'a ve Resulüne itaat edin umulur ki merhamet olunursunuz Ali İmran ayet 132 ben biliyorsunuz böyle ayetleri isimle ve numarayla pek söylemem biliyorum ki bu sohbetin sonunda birileri gidecekler internetten
araştıracaklar bunları soracaklar o yüzden fazla araştırıp sorarlarken zahmet çekmesinler müminler merhametli ve şefkatlidir yorulmasınlar ayet numaralarını veriyorum ne diyor Allah'a ve Resulüne itaat edin ki itaat edin ki umulur ki merhamet olunursunuz söyler misiniz bize biz Hazreti Peygamber'e itaatten ne anlayacağız ben 1400 yıl sonra gelen bir Müslüman olarak peygambere itaatten ne anlamalıyım sadece evet ben peygambere itaat ettim iman ettim demekle mi yetince Rusya'daki Antarktika'daki veyahut da Kuzey Kutbundaki
bir kimseye Kur'an'ı verdiniz eline Kur'an'da diyor ki Resulüne itaat edin o kimse demeyecek mi ya ben bu Resulullah'a itaat etmekte ne anlamam lazım o kimse diyecek ki namaz kılın diyor o kimse diyecek ki ya bu namaz kılmak nasıl bir şey nasıl kılacağım nasıl kılacak ya geçen internet haberlerinde gördüm Rusya'nın bilmem neresinde en uzak yer eksi 72'ymiş dünyanın en soğuk yaşanan yeriymiş eksi 33 eksi 35'lerde yaşıyorlarmış arabaları kapalı garajlarda çalıştırıyorlarmış dışarıda eğer arabayı bir stop ederse bir daha çalışmıyormuş
eksi 35'te yaşıyorlar o kim düşündüm kendi kendime o kimselere götürdük Kur'an-ı Kerim'i dedik ki ey insanlar Allah böyle bir peygamber gönderdi 1400 yıl önce sizin haberiniz yok bu da onun getirdiği kitap alın uyun bakalım bunu böyle tefekkür ettim kendi kendime nasıl acaba bir din yaşarlardı sünneti Resulullah olmadan ey iman edenler Allah'a itaat edin Resul'e de uyun Allah'a itaat edin Resul'e de uyun sizden olan idarecilere de itaat edin 3 tane itaat Allah'a itaat edin Resul'e itaat edin 3.
sizden olan emir sahiplerine uyun uyun diyor onlara 3.sünde itaat demiyor iyi Allah'a itaat ettik Resul'e de itaat etmemizi istiyor bizim biz Resul'den nasıl itaat edeceğiz 3.süne ilave etmiş sizden olan emir sahiplerine uyun alın siz ayeti kerime peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadislerini inkar edenlere cevap bu ayeti kerimeleri nereye koyacaksınız bu ayeti kerimeleri nasıl tefsir edeceksiniz nasıl anlatacaksınız dönün bu kirli yoldan dönün bu sonu olmayan karanlık yoldan
dönün bilmeyenler için bunu söyleyecek bir sözüm yok hani internette dolaşan oradan buradan derme çatma fikirler elde edilen gerçekten dini bilmeyen insanlar var bunlar benim şu anda bugün sohbetin alanı değil benim bu benim konuştuğum kimseler kendilerine akademisyen ünvanı takılmış dini araştırmacı yazar ünvanları takılmış hadis inkarcısı olan ilahiyatta öğretim üyeleri olan kimseler bunların isimlerini biliyorsunuz öyle değil mi televizyonlara çıkıyorlar onlara sözüm onlara sözüm onlara sözüm yoksa 15 yaşında 20 yaşında
veyahut da bu konuda fazla bilgisi ilmi olmayan araştırma yapmayan kulaktan dolma kulaktan duyma şeylerle hareket eden kimseler değil sözüm Allah bizi affetsin inşallah aranızda herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz gerçekten Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız o konuda hüküm vermek için onu yan Allah'ın kitabı Kur'an'a ve elçisi Muhammed-i Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetine götürün Allah'ın kitabı Kur'an'a ve elçisi Muhammed-i Mustafa'nın da sünnetine götürmek sizin için ayrılığa düşüp
görüşleriniz hareket etmenizden daha hayırlıdır sonuç bakımından daha güzeldir Nisa 59 aramızda bir herhangi bir konuda anlaşmazlığa düştük onu Kur'an'a götür diyor ayet-i kerimede onu Hz. Resulullah'a götür diyor anlaşmazlığa düştüğümüzde anlaşmazlığa düştüğümüzde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'ne götüreceksek bana söyler misiniz Hz. Peygamber'e götürmek nasıldır nedir bir ya sen diyeceksin ki ben öyle bir sufiyim öyle bir dervişim öyle bir hak dostuyum öyle bir peygamber dostuyum ki o ölmedi
hay kalbimde rabıta edip ben onunla konuşuyorum bu sadece sana ölçüdür bana ölçü değildir bana Resulullah'a götürmeyin nasıl olduğunu kim anlatacak hadisleri inkar ettik Allah muhafaza eylesin Cenab-ı Hak diyor ki bunu Allah'a ve Resul'le götürün Allah'a dediği kitap Allah'a götürün kitabı da reddederse bir kimse ben Allah'a götürdüm Allah böyle dedi derse ne diyeceksin ona Allah diyeceğine ayet-i kerimede demiş bize ona uymak yakışıyor Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ayetleri tefsir etmiş hem söz ile
hem hayat ile hadis-i şerifler ile sizin için ayrılığa düşüp görüşlerinizle hareket etmenizden daha hayırlı sonuç bakımından daha da güzeldir bakın sizin için daha hayırlı olan daha güzel olan kendi heva ve hevesinizden bir sonuç çıkartmanız değil ya Kur'an ve sünnete uymanız Kur'an ve sünnete uy kendi kafandan bir heftahat çıkarma kendi kendine bir şey olduğumu zannetme din mi evet Kur'an sünnet burada bana hadisten ve sünnetten ölçü getir kardeş ben böyle düşünüyorum dediğinde sünnetin bir kısmını al kendine ben böyle
düşünüyorum sebebi de bu hadis-i şerif ben böyle düşünüyorum sebebi de bu ayet-i kerime dinse söz konusu olan şey din ise din değilse zaten bizi ilgilendirmiyor her kim Resul'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur her kim de yüz çevirirse bil ki ey Muhammed biz seni onların üzerinde bir gözetleyici olarak göndermedik Nisa 80 bir önceki ayet-i kerime Nisa 59 o zaman bizim ne diyor her kim Resul'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur her kim de yüz çevirirse
bil ki ey Muhammed biz seni onların üzerine bir gözetleyici olarak göndermedik Nisa 80 Resul'e itaat ne Resul'e itaatı bana anlatacak birisi Resul'e itaat onun hadisleri onun sünneti onun hadislerine onun sünnetine tabi olmak farz bir meselede bir ibadette bir hukukta hükümde bir muamelatta hayatımızı ilgilendiren herhangi bir meselede Kur'an'a ve sünnete uymamız farz farz öyle kimse sünneti uymak farz değil demesin ayette sabit sünneti Resulullah'a uymak farz uymakla mükellefiz
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünneti delil olarak kabul edilmeseydi veya sünnetin tamamı muhafaza edilmeseydi insanların insanların Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme itaat etmeleri ve anlaşmazlığa düştüklerinde Allah'ın kitabı ve Resulünün sünnetine dönmeleri nasıl mümkün olurdu anlaşmazlığa düştüğümüzde biz bu anlaşmazlığımızı nasıl giderecektik dinle alakalıysa Kur'an'a ve sünnete herkesin tabi olacağı yer orası Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetinin delil kabul edilmeyeceğini
veya sünnetin tamamını muhafaza edilmediğini iddia etmek Allah-u Teala'nın kullarını olmayan bir şeye havale etmesi demektir ki bu en batıl fikir Allah'a karşı işlenmiş en büyük küfür ve onun hakkında duyulan en kötü zandır Kızacaklar bana şimdi küfür ehli yaptın diye ortalığı Evet kızacaklar biliyorum hususi üzerine o yüzden böyle dikte ederekten yazdım okudum Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor Ey Muhammed Kur'an'ı bil Kur'an'ın anlam ve hükümlerinden bilmediklerini insanlar açıklaman ve düşünüp onunla hidayeti bulmaları
için sana Kur'an'ı indirdik Nahil 44 Peygamber Kur'an'ı açıklamak için bize gönderildi Kur'an'ı yaşama örneği bize göstersin diye gönderildi Başka ayette de şöyle Ey Muhammed ihtilafa düştüklerinde insanlar açıklayasın diye sana Kur'an'ı indirdik ki onu açıkladığına dair onlara karşı bir gerekçe iman eden topluluk için ise hidayet ve rahmet olsun Nahil 64 o halde nasıl olur da Allah-u Teala hem Resulüne indirdiği Kur'an'ı insanlara açıklama yetkisi verecek hem de sünneti yok sayacak ve bir hüccet saymayacak böyle bir şey
olması mümkün mü? Ey Muhammed insanlara de ki Allah'a itaat edin Resulüne itaat edin Eğer yüz çevirirlerse sana düşen görev elçilik görevini yerine getirmendir Eğer ona itaat ederseniz Hakka itaat edersiniz Resulüne düşen görev Rabbinden apaçık olarak gelen elçilik görevini tebliğ etmekten başka bir şey değildir Nur Sığırresi ayet 54 Namazı tam olarak kılın zekatı hak edene verin Resulüne itaat edin umulur ki merhamet olunursunuz Nur Suresi ayet 56 İşte bu ayetler hidayet ve rahmetin Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem
hazretlerinin sünnetine uymakta olduğunu apaçık delil teşkil etmektedir Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetiyle amel edilemez veya sünnetin aslı yoktur veyahut da sünnete itimat edilemez diyen hidayet ve rahmete erişmesi mümkün mü? Nitekim Cenab-ı Hak bu konuda şöyle buyurmaktadır Resulullah'ın emirlerine aykırı davrananlar başlarına bir belanın gelmesinden veya ahirette acıklı bir azaba uğratılmalarına sakınsınlar Nur ayet-i kerime 53 Resulullah'ın emrine aykırı davrananlar başlarına bir belanın
gelmesinden veya ahirette acıklı bir azaba uğratılmalarından sakınsınlar Nur 53 başka bir ayet-i kerimede de şöyle buyrulmakta Resul size niye getirdiyse hüküm olarak onu hemen alın neyi de yasakladıysa hemen vazgeçin haşir ayet 7 Resul size neyi getirdiyse alın kabul edin neyi de yasakladıysa hemen ondan vazgeçin haşir ayet 7 bu anlamda pek çok daha ayet var ama bu ayeti kerimeler bu meseleyi anlatmakta ayet ve hadis noktasında yeterli görüldüm o yüzden normalde bize düşen vazife Kur'an ve sünnete
sımsık yapışmak her ikisinde kendine delil görmek bu manada Kur'an ve sünnet birbirinden ayrılmayan iki esastır bu esaslardan birini inkar etmek diğerini inkar etmek gibidir bir kimse ayetleri inkar ederse hadisleri inkar etmiştir hadisleri inkar eden de ayetleri inkar etmiştir ayet ve hadis bir kimsenin sağ eliyle sol eli gibidir sağ eli ayeti kerime ise sol eli de hadis şeriftir bunlar ikisi sımsıkı tutunup bir bütün teşkil edecekler o yüzden bunları normalde inkar etmek hadis şerifleri
inkar etmek bilmeden inkar edenleri bundan geri çeviriyorum bu noktada değil ama bile bile inkar edenler dine ve dindarlara hakaret ediyorlar hadis şerifleri inkar edenler Allah'a hakaret ediyorlar Allah'a hakaret resuluna hakaret Allah ve resuluna açıkça itaat edin emri var iken hadis şerifleri yok görmek küfürdür hadis şerifleri tamamıyla inkar edenler küfür batığına saplanmış hidayet yolundan uzaklaşmış karanlığa düşmüş insanlardır o yüzden bunların asla vasıta bile bile o noktada durmaları islam dünyasına
hainlikten başka bir şey değildir o yüzden kıymetli dostlar bu noktada iki tane daha hadis şerif okuyup sohbetime son vermek istiyorum her kim bana itaat ederse Allah'a itaat etmiş sayılır her kim bana isyan ederse Allah'a isyan etmiş sayılır emir ve yasaklarımı kabul etmeyip onlardan yüz çevirenlerden başka ümmetimin hepsi de cennete girecektir sahabe der ki ey Allah'ın Resulü emir ve yasaklarını kabul etmeyen kim olabilir dediler Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurdu bana itaat eden cennete
girer emir ve yasaklarımı kabul etmeyip bana isyan eden de benden yüz çevirmiş demektir biliniz ki bana Kur'an ve onun benzeri hadis verilmiştir dikkat edin karnı doymuş bir kişi koltuğuna yaslanıp bu Kur'an'da bulduğumuzu haram kılın onda helal bulduğunuzda helal kılın diyeceği vakit yakındır Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerin emri onun yolu onun metodu İslam'ın şeriatıdır içidir dışıdır her şeydir söz ve ameller onun söz ve amelleriyle değer bulur insanların tavır ve davranışlarına mana katanlar manası
tavır ve davranışlarının ancak sünneti Resulullah ile mümkünün olur ve kıymetli dostlar hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetine uymayan söz tavır davranış yol her ne varsa insanlara sapıklığa götürürüz o yüzden Allah bizi bundan muhafaza eylesin Cenab-ı Hak sünneti Resulullah uyan kullarından eylesin onun sünnetine sımsıkı sarılan onun sünnetiyle hareket eden yoldaşlardan eylesin o yüzden inşallah yarın akşam buradan kaldığımız yerden devam etmeye gayret edeceğim bu konuda sünnete uymanın
imamlar sahabeler ve ilk müslümanlar açısından dereceleri faziletleri fetvalarıyla alakalı yarın akşam bu konuyu bitirip inşallah Cenab-ı Hak böyle bir iki günlük üst üste bir ders olacak inşallah bazı arkadaş bizim iş yerinde namaz akşam namazını kılmaya izin vermiyorlar bazı arkadaşlar lavaboya gidiyoruz diye namazlarını kılıp geliyorlar ben de yalan söylesem doğru olur mu ben ne yapayım evinde kıl kandiliniz mübarek olsun Allah nice kandillerde buluşmayı nasip eylesin nice mevlüt kandillerinde hep beraber kutlamayı
nasip eylesin kıymetli dostlar mevlüt kandiliyle alakalı hadis vardı yoktu tartışmalarına girmeyin o yüzden olmasa dahi biz mevlüt kandillerini kutlamaya devam edeceğiz hakkınızı helal edin bilerek bilmeyerek sürçülisan bilmeden anlamadan kabalığımdan bir kardeşin kalbini kırdıysam o kardeşle inşallah hakkını helal etsin ya da gelsin helallaşalım inşallah el fatiha selamat amin ya Allah Bismillah alakalı

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi