mustafaozbag.org

2. Mehdiyet ile ilgili sohbetler serisi

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mehdiyet · 14 Ekim 2023 · 49:55

Allah gecenize hayır etsin, inşâAllah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayır etsin, ayınızı yürür eylesin, inşâAllah. Sonumuz Deccal. Yine de inşâAllah, birkaç soruya bakalım, sonra inşâAllah, Deccal konusuna gireceğiz. Konu devam ederken soru sormak isterseniz, yine böyle blog notlara yazıp gönderebilirsiniz, sıcağı sıcağına inşâAllah cevap vermeye çalışırız. Yemin edince geçer mi geçmez mi?
İstersen iki ayağını birden kaldır, yapabiliyorsan yine yemini yemindir. Batıl bir inancı o, hani insanlar yemin ederken ayaklarını kaldırırlar, bizim gençliğimizde, çocuk günümüzde olurdu demek daha devam ediyor o batıl inancı. Yani yemin eden insanlar ister ellerini kaldırsınlar, ister ayaklarını, ister kendilerini, yemin yeminler, Allah bizi affetsin inşâAllah. Namazı huşu içerisinde kılabilmek için ne yapmamız gerekir? İbadetin devamlılığını nasıl sağlarız? Namazı huşu içinde kılmak isteyenler, ölcekler. Ölünce huşu içerisinde kılarsınız. Ölüm insanı huşuya zerk eder. Diniz ki ya bu nasıl cevap, öyle değil mi?
Resulullah dememiş mi ölmeden önce ölürüz diye? O zaman her namazda ölür. Ölenir ne güzel gözleri kalır, ne güzel yanakları kalır.
Ölenir ne çocukları kalır, ne oğlanları kalır, ne kızları kalır. Ölenir ne kocası kalır, ne karısı kalır, ne annesi kalır, ne babası kalır. Hiçbir şeysi kalmaz. Işıklılığı kalmaz, sergi boyluluğu kalmaz. Ölesi kalmaz. Özenle bezenle seçtiği ve kirlenmesin bozulmasın diye misafir dahi evine kabul etmediği eşyaları kalmaz. Halısı kalmaz, mobilyası kalmaz, kalmaz hiçbir şey kalmaz. Neyi seviyorsa, neyi sevdiyse hepsini terk eder gider. Oysa o malları kazanmak için net fedakallıklar yaptı. O çocuklarını büyütmek için ne fedakallıklar yaptı. O etrafa makam, mevki kendine sağlamak için ne fedakallıklar yaptı. Hepsini bırakıp gidecek.
Ölün gelince bir şey kalacak mı? Kalmayacak. O zaman kardeşler gelin, her namaz ölür. Namaza tut. Şimdiden Allah'a, ne düşünmez ise insan, arsızın arsız olduğunu düşünmezse huy var, kurtuluş var. Eyvah ki eyvah, hayvanlar gibi yaşamak var.
O yüzden namazı huşi içerisinde kılmak mı istiyorsunuz? Gelin ölümü düşünün, ölümü tefekkür edin. Ve her namazda, her şuna gidin. Namaz için kılınmaz. Namaz zevk almak için kılınmaz.
Namaz tat alınmak için kılınmaz. Namaz namazdır, Allah emrettiği için kılınır. Almasak, tat da almasak, huşu da duymasak, canımız istemese de, zevklenmesek de, muhabbet de duymasak, namaz Allah'ın emridir. Yok işte spormuş. Yok insanı hareket ettirilmiş. Yok beynini dinlendirilmiş. Kardeşim, istemiyorum hiçbirisini. Onların hiçbirisi olmasaydı namazı kılmayacak mıydı? İman eden namaz kılacak. İman etti, namaz kılacaksın kardeşim.
Namaz hani vaizin birisi demiş ya, çok affedersiniz. Namaz erkeklere farz değil demiş. İnsanlara farz değil, kuşlara farz değil, ağaçlara farz değil. Namaz iman eden müminlere namaz farz. Kim Allah'a iman etti, Resulüne iman etti, kitabına iman etti, meleklerine, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine ve ahirete, din gününe, hesaba, kitaba, cennete, cehenneme, kadere iman ettiyse namaz ona farz.
O vaziyet ortaya kalkınca namazı kılmayacak mısınız? Namaz Allah'ın emri. Beni yaratan bana namazı geçmiş peygamberlere emredip gökteki meleklere emredip gökteki meleklere kıldırdığı gibi bir kısmının secdede, bir kısmının rükuda, bir kısmının kıyamda durduğu ve o rükuda, secdede duran meleklerin nedir iman eden?
O yüzden bütün melekler üstündür iman eder. Vermedin, kötülük vermedin, mazit ne verecek? Bana günahat benim, benim karşımda günahkar olacak.
Hiçbir şey vermedin. Ama hepsini bu insan ruhuna, azemoğluna verdin. Burada durdu, işte ben ondan razıyım diyecekti. Daha ne istiyoruz ki? Hışırlık olmayı versin. Sen meleklerin üstünde bir hareket ettin.
Melekleri geçti, öbür peygamber, ümmet-i Muhammed'in peygamberi mirak eyledi. Ve o ümmet dedi ki, namaz müminin miracını, Allah Allah, ibadetin ferkinde bir ibadet namaz. Hiçbir şey olmazsa olmasın, atın sevgadenizi evinize, açık da olsanız, kapalı da olsanız namaza durun.
Ürün direği, namaz müminin kurtuluş kapısı. İman edip namaz kılmayalım. Kardeşim biz ona dua ediyoruz her namazda ya. Neden o bize dua etmiyor? Alaşalım, aynı yerde birleşelim, aynı yerde toplanalım. O bana dua etsin, ben ona dua edeyim. Bir buçuk milyar müslümanın birbiriyle dualaştığı, cem olduğu bir ibadet var mı? Hepsini de tek noktada topluyor. Çocuklarımızı, ecdadımızı, gerçek olan zürriyetimizi namaz ehli eylesin. Neden?
Çocuklarımız namaz kılarsa, kıldığı namazdan anne babası da sevap alacak. Çocuklarımızı namaza alıştırın. Küçük takmanın erkeklere sünnet olduğunu söylüyorlar, doğru. Sünnetin erkeği bayanı olur mu? Olur, o da doğru. Kadınlar da atik yüzüklü, atik taşı yüzük takabilirler. Ama bazı sünnetler vardır, kadınlar uygulayamazlar. Sarık sarmak gibi. Müslümanlar, kız kardeşi bir nikah altında toplayamazlar. Müslümanlar, bir bayanın teylesini bir nikah altında toplayamazlar.
Bunlar haramdır, uygun değildir. Allah affetsin. Hukuk böyle. Eşi olmuş bir kadının başka adamdan olma kızının nikahına ebediyen alamaması dini hukukla. Normal medeni hukuka göre değil. Medeni hukuka göre baldızını da alsan, baldızının anasını da alsan, kim alırsa, bir kadını nikahı alırsa, annesinin annesinin, annesinin, yukarı kadar bütün anneleri nikahına alamaz. Neye gören? İslam'a gören. Mevcut medeni hukuka göre değil.
Müslümanlara, salyasına bir gazeteci var ya, adamdan alma kızını aldı. İsmi ne? Bekir Coşkun. Bir kadınla evlendi. Kadınla evli rida devam ederken gitti kadının kızınla yaşamaya başladı. Sonra kadından boşandı. Ondan sonra gitti o kadının kızından nikahlandı. Ve köşesinde Müslümanlara ve İslam'a salyasına tutuyor. Neden? Çünkü onun yaptığı şey haram da. İslam onu haram kılmış. E onun için İslam'la alakalısı, bağlantısı olmadığından dolayı o da yazıyor. Bizimkiler de okuyor Bekir Coşkun'u ne kadar güzel diyor. Allah bizi affetsin. Deccal, daha şu Deccal.
Bütün arkadaşlarınıza, kardeşlerinize, etrafınıza haber salın. Birkaç hafta konu Deccal, ahir zaman. Çıkacak olan fitneler. Ne zaman ne olacakmış? Ne olmuş? Ne olacak? Böyle. Burak'ta savaş var. Bundan sonra ne olacak? Bundan bir on yıl önce eski arkadaşlar verirler. Eski arkadaşlara bazı sohbetler etmiştik bu konularla alakalı. Cenab-ı Hak'a hamdolsun. On yıl içerisinde tespit ettiğimiz her şeyin hukuku buldu. Allah bizi affetsin. Şimdi yeni şeyler var. Bir on yıllık daha dilimi anlatalım.
İki bin yedi. İki bin on yediye kadar bir dilimi anlatalım. İnşallah Cenab-ı Hak bize isabet ettirsin. Konu Deccal, Deccal'ı tanıyalım. Önümüzdeki haftalarda ne tanıyacağız? Nereden ne çıkmış? Nereden ne olmuş? Nereden ne olacak? İnşallah. Sohbeti rica ediyoruz. İyi dinleyin konuyu. Konuları birbirine iyi bağlayın. Konuları birbirine bastınız. Meseleyi anlamakta zorluk yaşarsınız. Allah bizi affetsin. Organ bağışının dinimizdeki yeri nedir? Yoktur. Diyenler bana e-mail göndermiş. Öncelikle Kolonya'da adam bir tren evine çarpılmış.
Yirmi yıl komada kalmış. Yirmi birinci işin yeni gözünü açmış adam. Yirmi yıl komada durmuş. Bir de demiş ki ben doktorların başında bir iki ay ömür kaldı. Bir iki ay içerisinde ölür dediklerini duydum. Başıma gelene gidene herkesi duydum demiş. Herkesi duydum. Her şeyi hatırlıyorum demiş. Yirmi yıl komada kalmış. Organ bağış yapmış olsalardı adamın beyin önünü gerçekleşmiş diye paramparça edeceklerdi adamın. Elinizi parçalatmayın. Boş verin. Organlarınızdan zararınız mı var? Allah vermiş Allah'a teslim edin. Deccal. Deccal cinsi demek. Kelime anlamı. Deccal nasıl babası gibi. Kötülüklerin başlangıcı demek.
Kelime karşılığı. Deccal din tanımayan, diyanet tanımayan, peygamber tanımayan. Bu noktada cehaletin simgesi. Deccal. Hadis-i şerifte Allah Resulü öyle diyor. Bütün peygamberler ümmetlerini deccal ile korkutmuşlardı. Yani Adem Aleyhisselam'da Muhammed Mustafa'ya katan bütün peygamberler ümmetlerini deccal ile korkutmuşlar. Demişler ki bir deccal gelecek ama bu deccal ile muhafaza edin. Hazretleri diyor ki kıyamet kopmazdan önce otuz küsür deccal çıkmadan kıyamet kopmaz diyor. Otuz küsür.
Ve kıyametten önce otuza yakın deccal çıkacak. Başka bir adi şerifte diyor ki kıyametten önce peygamberliğini ilan eden otuz küsür, otuza yakın yalancı deccal çıkmadan kıyamet kopmaz. Peki deccal veya deccallar peygamberliğini ilan edecekler. Din kurmaya çalışacaklar.
Bir din icat edecekler. Bir din koyacaklar ortaya. Deccal demek ki bir peygamber gibi orta yere din tesis etmeye çalışacak. Neden? Allah Resul diyor ki bu yalancı peygamberler, deccallar çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Deccalı tarif ediyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in dedleri. Deccal ile alakalı sahibisi diyor ki Deccal sana zarar vermeyecektir. Ya Resulallah ondan korku vardır. Çünkü insanlar onun beraberinde ekmek dağı ve su nehri vardır diye söylüyorlar dedim. Yani Deccal'ın yanında bir ekmek dağı var. Ekmek.
İnsanların peşinde koşturduğu meka. Yedikleri içtikleri dağlar. Yanında bile ne var? Su nehri var. İki unsur. Birisi ekmek, birisi su. Dininden eden, imanından eden. İnsanları yerinden, yurdundan eden. Vakalını kaybettirdi. Namusunu kaybettirdi. Ahlakını ve faziletini kaybettirdi. Ve insanı insan olma özelliğini yitirdiği bir nesne. Ekmek ve su. Demek ki bu deccanın yanında olacak. İnsanlar deccanın yanında rahat ekmek ve rahat su bulacaklar. Deccal insanları bu rahat yaşantıyla uyacak.
İnsanları bu rahat yaşantıyı özendirecek. İnsanlar ekmek ve su peşinden gittikleri, düştükleri için deccanın peşine takılacaklar. Dinlerini terk edecekler. Ceklerimiz dolu. Yiyeceği evlerindeyiz diyor.
İnsanlar. Kimse yemesinden, içmesinden, zevkinden, sefasından fedakallık etmiyor. Bugünün dernişine bir parasına dokunmayacağım. Yemesine, içmesine, sefahatine dokunmayacağım. Çok iyi derviş. Bak ya gördün mü televizyon. Elimde tesbihken ha. Seni çok seviyor.
Maşallah Allah razı olsun. Çok güzel diyorum ya. Sevmişim. O televizyonun karşısındaydı. Bir de hanım görüyor musun şu mankenleri ya? Bak bak bak bak. Filanca filancanın sevgilisini almış. Bazısı önceden şimdi bunları dile getiriyorum diye söyleniyorlar. Bazısı da bunu kalkıp bana söylüyor. Filanca manken filanca manken. İşte filanca adamın sevgilisi olmuş. Deccal insanları ekmeğe suya boğdu. Dinlerini aldama. Şimdi filincimiz çok, ekmeğimiz çok, suyumuz çok, rahatımız çok. Ama dinimiz yok. Dinimiz yok.
Gözümüzün içine baka baka dinimize hakaret ediyor Deccal. Nıkımız zaten yok. Gözümüzün içine baka baka. Gözümüzün içine baka baka. Karnımızın üzerine oturmuş. Böyle yüzümüze bakıp. Kamsınaraktan, tükürerekten, mukettasatınıza hakaret ediyor. Tükürüyor her şeyimize. Ah şu ekmek. Şu ekmek parası yok mu? Ben ekmek davasındayım. Haklısın kardeşim. Dini dava tutma. Din dinin karnını doyuracak mı? Doyurmayacak kardeşim. Haklısın. Ekmek var mı? Sizin tarikatta borçlar ödüyorlar mı?
Kara dağıtıyorlar mı? Yok kardeşim ben. Ben gelemem ya. Bana para da öpsekler lazım. Haklısın kardeşim. Neden? Deccal onun gözünü boyadı. O hayata ekmek ve su olarak bakıyor. O hayata ekmek ve su olarak bakıyor. Biz şimdi kızlarımızı evlendirirken damatta ekmek ve su arıyoruz. Evlendirirken kız tarafında ekmek ve su arıyoruz. Biz etrafımızda ekmek ve su arıyoruz. Biz çocuğumuzu yetiyoruz. Çocuğumuzun ahlakını dinini alamıyoruz. Deccal'ın özelliği karşılığında senin dinini alıyor. Ahlakını alıyor. Ört adetini alıyor. Ört. Al dedik gelinler.
Dükkanı bir tabel al. Gelinin al dedik gelini. Bana alışsın. Ne yapıyorsan yap. İndir tabel et. Çalışacak eleman ve eleman lazım değil avuç. Millet çividen çıkmış. İpek ve su şaşır. Bir gözü var şaşır.
Bir gözü de kör. Bir gözü şaşır. Bütün Müslümanlar oturmuşlar tarih boyunca bir gözü kör bir gözü şaşır adam aramışlar. Yok canım bir gözü kör değil ki deccal olsun. Gözleri şaşır da değil. Bu deccal olmaz. Rabınıza yazın şimdi bunu. Deccal'ın bir gözü kör bir gözü de şaşır. Devam ediyoruz. Korkutuyorum. Peygamberlerden bir peygamberler ümmetini muhakkak deccaldan inzalıklık korkutmuştur. Lakin ben sizlere onun hakkında hiçbir peygamberin bilsinler diye kendi kavmine söylemediğim bir vasfını söyleyeceğim.
Deccal şaşıdır. Biz şaşını nerede kullanırız? Genel anlamda bir kimse doğruyu görmezse şaşırmış demez miyiz? Şaşır bir kimsenin doğruyu görememesidir. Biri iki görmesidir. Bir kimsenin istikamet bozukluğudur şaşılık. Bir kimsenin doğruyu eğrisidir şaşılık. Ateşleri Tanrı Aresul diyor ki onun bir tarafında da su gibi gösterir, su gibi gösterir. Yere gidin orası cennetli. Yani düzgün.
Deccal bu manada yanında din insanların elinde bir akıl. Deccal şaşır. Televizyonda namaz kılan genç insanları şaşırtıyor. Namaz kılmak kötülükmüş gibi ağırlanıyor. Deccal şaşır. İnananlarını şaşırtıyor. Müslümanların teri gösteriyor. Deccal şaşır orucu, namazı, örtüyü dinden olan şeylerin kötüymüş gibi gösteriyor bize. Deccal şaşır kitap olarak gösteriyor bize. Sen gidersen gidersen. Suda barlar var, pavyonlar var, kumar var.
Ne olacaksın? Deccalın ateşinin içinde, Allah'ın ateşinde. Kötüleri bize iyi gösteriyor. Şimdi mankenler, onun kucağında dolayı kadınlar, yeni kadınlar, hakkını hırsına geçen adamlar önümüzde.
Kültür elçisi oldular, sanatkar oldular. Deccal şaşır. Bunları şaşırttı hepimize. Deccal şaşır. Kırk ülkeyi dolaşır.
Fitnesini yaya çıktığında. Bir anda kırk ülkeyi değil, dört yüz ülkeyi dolaşıyor şu anda. Televizyonla, neyle? Bilgisayarla, e-mail değil. Neyle? İletişim araçlarıyla. Kırk değil, dünyayı dolaşıyor Deccal bir anda. Ve bir anda iyiyi kötü gösteriyor bize. Bir anda kötüyü iyi gösteriyor. Deccal şaşır. Min sabahlıyorlar, kafir ölüyorlar. Kafir sabahlıyorlar, mümin ölüyorlar. Deccal şaşır. Şimdi ördünmek kötü, açık dolaşmak iyi. Gelicilik, açık dolaşmak iyi. İçki içmek, ilericilik. İçki içmemek, gelicilik. Deccal şaşır.
Namaz kılan gelici, namaz kılmayan ilerici. Deccal şaşır. Deccal nerede ki? Çıkmış Deccal. Dolaşıyor içimizden. Oturmuş ümmet Deccal bekliyor. Ne bekliyorsun kardeşim? Deccal dolaşıyor ki. Deccal içimizden. Bakıyoruz sakallı birisi. Şunu sakalına bak ya. Böyle sakal bırakın. Deccal şaşır. Sakala düşmanız. Örtüye düşmanız. Namaza düşmanız. Oruca düşmanız. Müslümanız. Müslüman'a düşmanız. Deccal şaşır. Hırsına geçiliyor. Onlara müstehattı canım. Adamı seçmese ilerdi. Adamı sanki onlar seçti. Adam şaşır. Memleketini korumak isteyenleri terörist gösteriyor.
Adam şaşır. Yarın öbür gün maazallah etmeye çalışsa, kim için canını, malını olan vatanı, televizyonda diyecekler ki bunlar terörist.
Onlar demokrasi getirmeye geldiler. İnsan hakları getirmeye geldiler. Eee? Sen ona karşı savaşıyorsun kardeşim. Teröristsin. Yani eğer benim dedem yaşamış olsaydı, savaşına şu anda katılmış olsalardı. Her iki dedem de, her ikisi de teröristti. Deccal şaşır çünkü. Yunanistan'da eski mit, şimdi adı mit, eski dil ile tahrir indirmenden mevzusu. Yani görevlisi. Orada Dünya Savaşı'nda fahri konsolosluk yapmış. Sekiz dokuz dil biliyordu.
Yunanistan'da Yunan zindanlarında zulme uğramış, işkenceye uğramış. Sırtında işkence izleriyle öldü dedemin, baba dedem. Bu memlekette nasıl ayak bastı deyip, mauzerini kuşanıp dağa çıkmış insan. Vakti yerindeymiş üç beş kızan besleyip, kaçmış kimse.
Gerektiğinde Yunan askerlerini öldürmüşler. Rahat vermemişler Yunan'a. Bende körüklü çizme var. Bende körüklü çizme belinde tabancasıyla öldü Allah rahmet eylesin. Şimdeki tabancasını kimse alamadı. Ayağındaki körüklü çizmeyi de kimse çıkaramadı. Gönlü hala taşmak için cümgüm atan. Aksızlığa, ursuzluya, ahlaksızlığa dayanamayan, çocuk olduğunda torunu olan dayımı dövecek kadar ileri olan bir kimse. Deccal'ın gözüyle bakarsak terörist.
Neden? Memleketini kurtarmaya çalışıyor. Vatanını sevmiş, kitabını sevmiş, dinini sevmiş. İnsanını sevmiş. Mücadele etmiş vatanı için. O terörist içimizde dolaşmış. Bizi hırsız etmiş.
Çalmışız yanımızdakından, annemizden, babamızdan, komşumuzdan, kardeşimizden, devletimizden, etrafımızdan. Çalmışız. Deccal şaşı. Yemeği paylaşan, katındaki yemeği paylaşan, açık var mı diye, kapı kapı dolaşan şu vatan evlat, şaşının, dinçinin peşine takılmış. Hakkını kaybetmiş. Şu vatan evlat, kuşları yemeye çalışmışlar şimdi. Deccal şaşı. Bizi şaşırmış. Ahlakımızdan, imanımızdan, inancımızdan, yaşantımızdan tattırmış. Deccal şaşı. Çocuk annesini dinlemiyor.
Anne çocuğunu dinlemiyor. Kadın kocasını dinlemiyor. Koca karısını dinlemiyor. Deccal şaşı, içimizden alışıyor. Kardeşler, konuşuyorsa, Deccal'ın askeridir. Deccal'ın komutanıdır. Deccal'ın yaveridir. Deccal beklemeyeyim, Deccal içimizde. Deccal her yanımızda, evimizde, gözümüzde Deccal. Üzmünü görüyor, üzmünü biliyor. Kendi kendine diyor ki, ben bunu yapamam ki. İçimden ses yapma diyor ona. Deccal, onun kalbini sattetmiş. Dışarıdaki Deccal'dan önce içimizdeki Deccal'ın önünü, içimizdeki Deccal'ın önünü. İçimizdeki Deccal'ı durduramamış.
Öksüz diye, uygunsuz diye. Yanlışlıkla yaradığı çağırlıyorlarsa. Kapatıyorlar kendilerine. İçindeki Deccal'ı önleyememiş daha. Karşılaşacağız, gözleşeceğiz, anlaşacağız diye ümiliyorsa. Her kadınlarda Deccal içimizde bizi şaşırtmış. Onu bize tatlı gösteriyor. Onu bize güzel gösteriyor. Gözlerine bakıyorsa, Deccal içlerine yerleşmiş, evlerine yerleşmiş. Kız peşinde koşturuyorsa. Neyse canım yapacak bu kadar da diyorsa. Deccal'ı şaşırtmış Deccal içinde. Sen ne Deccal bekliyorsun daha?
Deccal içimizde bizi Müslümanların aleyhinde konuşturuyorsa. Konuşturuyorsa. Müslüman kardeşlerin arkasından kıymet ettiriyorsa, delikoza ettiriyorsa. İftira ettiriyorsa. Deccal içimizde Deccal şaşırır. Deccal dışarıda hiç aramam. O zaman gelin kardeşler. Deccal'ın son tarifi. Son tarifi. İmanın, İslamın, ihsanın karşısında ne var ise. O Deccaldır. Görevini yerine getiriyor. Siz birisine kıymet etme diyorsunuz. O diyor ki, kıymet etmeden yaşanıyor mu ki? İşte o Deccal'ın sesi. Güzel, hayır bir şey söylüyor. O size şer kapısını açıyor. O Deccal'ın sesi. O Deccal'ın sesi.
O zaman gelin. Yeniden sünnete iman edin. Yeniden dinimizi öğrenin. Yeniden dinimizi yaşamaya çalışalım. Sıfırlar. 불�annisイim SAVC.
Kuran ve sünnetten konuşuyorsa , Bu cemaat heva ..
O Deccaylettir. Kim derse ki, O Deccaldır. Yeni bir din kuruyorsa, yüzden sohbeti kısa kesiyorum. Önümüzdeki hafta, yüzdeki günlerde dolanacak olan fitneler, fitne, özürlükler, yanlışlıklar, kıyamet öncesi, çıkacak olan savaşlar. Işte Irak'ta savaş çıkacağını arkadaşlarım daha önce söylediydim on yıl önce. Sıçlayacak, herkes İran'a sıçrayacak diye bekliyor. Hayır. Sıçlayacak. Var ya o daha devam edecek ağırlaşarak da fitneler devam edecek. Neden? Zaman da zaman kısaldı. Çıkması, Mehdi'yle beraber vaat edilen o son
deccanın çıkması, iczanın inmesi, yecidin mecidin çıkması, zambet-ül arzın çıkması yakınlaştı. Orada daha savaşlar devam edecek. Oradaki karışıklıklar devam edecek. Mesela savaşlar var. Allah Resul diyor ki orada savaş çıkar. insanlar orada üçe bölünür. Bir kısmı diyor çiftine, çubuğuna gider, helak olur. Bir kısmı da diyor kafirlerle anlaşmaya, balış yapmaya çalışır. Onlar da helak olur. Bir kısmı diyor Allah rızası için savaşırlar. Onlar da şehit olurlar diyor. Ama baktım Irak'taki konum aynı öyle değil mi? Oradaki şiirler çiftine, çubuğuna gidiyorlar
şimdi. Helak olacaklar. Oluyorlar da. Oradaki Kürtler Amerika ile anlaşmaya gidiyorlar. Helak oluyorlar. Orada bir tek sünnlüler savaşıyorlar. Onlar da şehit oluyorlar. Ölüyorlar zaten. Hadis-i Şerif bunu söyleyip tohbeti kapatıyorum. Süfyan askerleri, Süfyan askerleri, Şam bölgesinde, zeytin ağaçlarının dibine, atlarını bağlamadıkça, atlarını bağlayıp dinlendirmedikçe orada kıyamet kopmaz. Ben Şam'a gittim. Bu hadis-i Şerif'i okuduğunda Antakya'da, Hatay'da zeytin ağaç olduğunu bilmiyordum.
Gerçekten bilmiyordum. Oralara gidince abime baktım ben zeytin bir tek biz Ege bölgesinde bazlanıyoruz. Aa orada da zeytin ağaçları var. Biz Şam'a kadar gittik. Aa baktım taze taze o Şam yoluna, Dimeşk yoluna zeytin ağaçları dikmişler. Eyvah dedim ya hadis-i Şerif nasıl tecelleniyor. Süfyan olduları. Yani Süfyan kimdi? Kafirdi. Kafir orduları Şam bir coğrafi bölge. O bölgeye gelip yerleşmedikçe, oturmadıkça, o ordular o zaman için at ordunun silahı, ordunun bineği.
Ordular oraya yerleşmedikçe kafir orduları kıyamet kopmayacak. Başladılar haftaya inşallah. Hakkınızı helal edin. Allah'ın zersine, Fatiha, ma selam. Hakkınızı helal edin derler ya, yandınız böyle üç beş hafta toplantınız burada.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi