Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 24 Şubat 2012 · 1:01:04
Allah, Allah. Selamun aleyküm. Bismillahirrahmanirrahim. Şunları koyduğunuz ha. Saklın yıkarısın besiydilerin. İnanmadan. Şurada askıdaydı, evi ilerdeydi. Ne oldu?
Varlık sorusu mu? Abi, bir insan böyle yönünden görevlerini yapmıyor. Sıkıntıları var, bir şeyleri var. Okumuşluklar evveli var. Öyle bir şey yani kendine sahibiz var. Nasıl, nasıl? Dini yerine, görevleri yerine yetiremiyor arkadaşlar. Su taleevede, okumuşluklukluklukluklukluklukluklukluklukluklukluklukluklukluklistiler. Bunların faydaları lazım benim için obligedici. Olur muилась olsun? Evet ninamıyorsa olur. Bunmaz mı san仁 chains'i? Yani görevleri yapmayacak Oreo time strategy. Nasıl sigam? Karşıya. Yani cennette bir kapı var da. Yalnızca Allah müzasını sinoi sevenler ge comme.
Bu Allah için sevdiği, Allah rızası sevmek. Ne yaptı mümkün de abi? Allah rızası sevmek anlamına geliyor. Başka yok mu sorusu ama? Hacı abi zillet neden Müslüman Müslümanı zillete düşürür mü?
Muhakkak zillet insanın affetsin, haysiyetini kaybetmesin, şerefini kaybetmesin. Müslüman Müslümanı düşürür mü düşürür? Neden düşürmesin ki? Yani etrafımda insanlar Müslüman varsa sonuçta onu da imtihan Müslümanlar da olacak. Yani Müslüman Müslümanı zillete düşürür mü düşürür? Bu noktada Müslüman Müslümanı zillete düşürmen diye bir şey diyemeyiz yani. Herkes, herkes zillete düşürebilir. Amaçı zillete düşürmek değil ama zillet olur. Allah muhafaza etsin. Allah razı olsun. Efendim dün akşam televizyonda vardı. Çocuğu olmayan aileler Girit'e gidiyormuş. Girit'te kadında rahatsızlık varsa başka bir kadının yumurtasıyla kocasının spermine dönlendiriyormuş.
Veya herkisine de rahatsızlık varsa hiç tanımadıkları bilmedikleri iki insanın endoryosu kadına yükleniyor. Dinen bu nasıldır? İslam'a göre caiz değil. Normalde önümüzde öyle bir şey getiriyorlar ki şimdi. Bu önümüzdeki günlerde fazlalaşacak daha da. Mesli bozuyorlar. Mesli bozuyorlar derken mesela işte kadın gidiyor, kocasını beğenmiyor, kocasından abartsız gidiyor. Diyor ki işte şu şu özelliklere sahip bir erkeğin bana inen isini Türk ve babak olarak şey yaptım, beni onunla döllen diyor. Bunu ortalığı tutuyor. Kocasının bundan haberi yok. Yani kocası da doğan çocuğu kendisinden zannediyor.
Bir değişim bu tarafı var. Yani şu anda mesela Avrupa'da, Amerika'da Rusisi işte fizik adamlarının, büyük ilim adamlarının, siyasetçilerin, büyük komutanlarının dölleriyle döllenen bir nesil yetişiyor. Yani bunu normalde komple ırklarını bu şekilde kendilerini kapalanınca devletmeye, genişletmeye, düzeltmeye çalışıyorlar. Aynı şeyler Türkiye'de de mevcut. Yani Türkiye'de de bu zengin aileler veya bu işin birbirini bilmeyenler, kimisi bilmeden oluyor, kimisi bilerek oluyor. Bilip inşaatlarını da ön satın alıyorlar. Yani işte şu fiziki özelliklere sahip olacak, bu akli özelliklere sahip olacak. Şöyle olacak, böyle olacak değil. O tip şeyler alıyorlar yani.
Hala bunlarda var. Dinen mücahil değil. Dinen mücahil değil. Aslında aynı kadının ve aynı kocanın yumurtasıyla dönümü birleştirseler, hani biz bir şekilde diyeceğiz ki tamam yani ilim bu noktaya geldi, bunda bir beis yok diyeceğiz. Ama iş o noktada değil. Yani işin daha dinin içerisinde olmayan boyutları var. Mesela döl bankaları var şimdi. Bunları böyle açıkça konuşmak istemiyorum da. Türkiye'de de döl bankalarının kurulduğunu söyledim, gizliden. Ya Türkiye'de döl bankası ne demek? Mesela işte gidiyorlar, bu tip insanların dörlerini alıyorlar, oraya işte bir şekilde saklıyorlar. Bir müddet sonra işte bu döl bankalarından faydalanmak isteyen kadınlar gidip orada herhangi bir kimsenin dörünü alıyorlar.
Şimdi burada İslam'ın mirası hukuku giriyor mu işin içine? İslam'ın velayet noktasında işte kim annesi babası onu giriyor mu işin içine? Veyahut da işte adam öldükten sonra mesela onun dönümünü kullanıyor karısı. Bu sefer adam ölmüş, öldükten sonra çocuğu olmuş oluyor. Bir sürü iş yani İslam hukuku açısından bir sürü problemler çıkıyor. Ve bunların hiçbirisine bakmadan herkes caizdir deyip işin içinden çıkıyor. Ama normalde işte bunun İslam hukuku içerisinde işte varisliği nasıl olacak, veraseti nasıl olacak, işte annesi babası kim olacak, nasıl anılacak bu tip şeylerden bir alakalı bir bilgileri yok. Ama bu şu anda gündemde. Bu şu anda gündemde ve şu anda da Türkiye'de hızla yayılıyor bu.
Türkiye'deki nesli böyle hızlıca bozmuş oluyorlar, hızla bozuyorlar. Mesela evlenmeyen kadınlar var, koca kafamı çekeceğim diyor. Eğer çocuk bözyemini dördü amyasından alıyor bir tane dördü, ondan da öğretiyor kendini, babası belli değil. Sonuçta mevcut sistemin hukuku da bir kadının babası belli olmasa da çocuğu kendi üzerine almaya veyahut da bir babanın herhangi bir çocuğu, bir erkeğin herhangi bir çocuğu kendi üzerine babası olarak almaya hukuki olarak bir problem yok. Yani kadın gidiyor nüfus dairesine, bu çocuğun babası değil, ben doğurdum bunu, dün yazın benim üstüme diyor ki çocuğu, o çocuğu kendi üzerine yazdırabiliyor. Veya bir erkek gidiyor nüfus dairesine, diyor ki bu çocuk bana aynı. Annesi kim? Bunun annesi belli değil diyor. Annesini söylemek istemiyorum diyor. Veya Ayşe, Fatma, neyse.
Yani çocuğu birisi üstlerdiyse nüfus dairesi onu yazıyor üstüne. Bir problem yok. Bu sefer işin için o kadar şeyler giriyor ki bir çocuk var babası yok meydanda. Bir çocuk var annesi yok meydanda örneğin. Belli değil. İslam dini açısından çok büyük problemler var işin içerisinde. Ama tabii mevcut olan sistem dini olmadığından dolayı Avrupa'dan kanunları alıp Avrupa'ya benzemek için uğraştıklarından dolayı bir problem yok.
Avrupa'da da bir problem yok. Avrupa'da normal bir kadın gidiyor istediği dönman kısmından istediği dönü alıyor, dölletliyor kendini, doğuruyor. Çocuk ona aynı. Veya da bir adam gidiyor, istediği bir kadın yumurtasını alıyor, istediği kadın yumurtasını alıyor, kadın yumurtasıyla kendi dönünü başka bir kadın da dölletiyor. Yani döllettiği kadının da kendi yumurtası değil yani. Kadın böyle kiralık. Evet, kiralık. Kadın sadece doğuruyor onu. Yani yumurta kendisinin değil, sipariyle kocasının değil. Dön başka adamın ve yumurta başka bir kadının. Bu sefer çocuk başka bir kadının karnında ama yumurta başka kadına aynı. Şimdi bu çocuk kimi annedecek?
Nesi kim olacak? Avrupa'da bunun bir problemi yok. Türkiye'de problemi var, dinen. Yani Türkiye'de derken İslam din açısından problemi var. E tabi normalde bazı şeyler konuşulurken neyin nereye gittiğini Türkiye'de sorgulanmıyor. Yani bu sorgulanması da yasak zaten. Mesela bir hukuk çıkıyor, sen o kanunu, o maddeyi dini açıdan, dini gözlükle sorgulanmıyorsun. Yasak. Yani devletin düzenini dine dayandırmaktan kütürtek içeri alıyor bak seni. Yani o çıkan yasanın, o çıkan kanunun dini veçesine bakan yok. Öyle dini veçesine bakılmayınca şimdi Müslümanlar senin kendilerine şöyle düşünüyorlar. Ya bizde böyle bir şey olması mümkün değil, çıkıyorsa çıksın ne olsun. Hayır yarın senin başına geliyor.
Tabi geliyor yarın senin başına. Yarın senin başına geliyor o. O yüzden ne iyiydiği belirsizler bu noktada. Anlaşıldı mı? Onun dışarı gittiği malta ekliyorlarmış. Laf onların hepsi. Türkiye'de yapıyorlar bunu. Bir turizm şirketi, sağlık turizm adı altında. Türkiye'de çocuğu olmayan çiftleri oraya yoktu. Ağırlığında o gerikteki hastanenin müşterileri Türk hastalığında çalışıyor. 4500 liraya o işi yapıyorlarmış. Gel boğulup geliyor oradan. Evet. Ve adam diyor ki hiç problem değil, hiç problem değil diyor. Spiker soruyor adama. Başkasının dönüğünü kullanmak sizin için nasıl bir şey diyor. O problem değil. Onun karısının başkasının da kullanıcı problem olmuş. Kadına soruyor. Kadın da diyor ki o çocuk benim çocuğum.
Tabi ben onu doğrudur diyor ki. Doktora soruyorlar diyorlar ki. Bir kişinin, peki bu çocuklar yarın bir gün birbirleriyle evlenirlerse, akraba olurlarsa biz kesinlikle bir kişiden bir kere alıyoruz diyor. Başka almıyoruz diyor. Yani hepsi bir filme uydurulmuş. Şurayı alınacak ya. Dedici abi. İnsanların cinsiyetini, ırkını da bozuyor. İnsanların soyunu, sokunu da bozuyor. Bozuyor. Hayvanlar da denediler. Hayvanlar da ıslah için denediler. Hayvanlar da ıslah için. Yani iki bir inekten, selse alttan yıslah için ya onları da edebiliyorsunuz bir sistemden. Ama baktılar ki iş değil, insanlara denediler. Hayvanlar da ıslah için bitkilerde, meyvelerde denildiler.
Ziraatçı denildi. Önce ziraatçı kullandılar. Hücreleri transfer ederekten. Adam elma ağacına armut da koydu. Aynı elma ağacına başka meyve de koydu. Bir ağaçta üç tane meyve var. Elbette transferi değil böyle. O için yaptı işte o. Dövletti adamı. Bitkini düştü domates aldı patates. Kenarında patlıcana dolar. Kıskatlar da ıslahlarla dolar. Kıskatlar da ıslahlarla dolar. Bitkini düştü. Bitkini düştü. İnsanoğlu. Bolacak bir şey yok. Mustafa abi oruçluyken ağzın kanayı, onun kula itmesi, orucu... Bilmeden adamın ağzını kanayı da içine yitersin bir şey olmaz. Ağzının içinde çünkü o kan. Ama yutarsa bile bile o zaman orucu bozar. Mesela peki kimse kursunu yutarsa da olur.
Mesela peki kimse kursunu yutarsa da orucu bozar. Bunun gibi. Abi Kerbela'ya olayı yaptınız. Ama neden birbirlerini duyuyoruz? İmam-ı Şah farz etti. Güzel bir söz söylemiş o noktada. Allah demiş bizim kılıcımızı sakladın, dilimizi de saklasın demiş. Yok şeyde sırf bir vakasında demiş. Kerbela olayı tabii yani acı bir şey. Uzun muhabbet. Bizim hiç uzun muhabbet edecek halim yok ya. Hakkını zelal et. Evet. Orucu bozmaz usulü almak. Neden orucu bozsun ki? Yani orucu gerektiren bir hal olmuş olsa da. Mesela kimse savuniyet, üniyetten bir yattı ihtilam olmuş. Örneğin. O kalkar usulünü alır. Onun orucu bozmaz usulü almak. Neden orucu bozsun ki?
Yani usul gerektiren bir hal olmuş olsa da. Mesela kimse savuniyet, üniyetten bir yattı ihtilam olmuş. Örneğin. O kalkar usulünü alır. Onun orucuna bir şey olmaz. Anlaşıldı. Sokağa yok. Ben bir insan önce bir haber öptüm. Diyanet İşleme Başkanı'na bir açıklama yaptı dedi ki. Yani Afip'imizde yeni nikah çözdü, nikah yoktu. Afip'imiz değil yani İslam'ın yeni nikah, yeni nikah yoktu dedi. Şu an bir de belirleri yapmış oldu. Eğlendirme işlemleri. Yani Afip'imiz yer yerine geçiriliyor. Yani böyle bir şey var mı? Peygamber Efendimiz'in anlayışlar nasıl yapılıyor? Ya bu işin nasıl olması lazım? Ağzını bu avonu bozmayın ben. Hani gelmiş birisi, demiş efendim ben derviş olacağım demiş.
Ağzım çok bozuk, çok küfretiyorum demiş. Mübarek de almış yerden bir taş tükürük demiş ağzına bölmüş. Biliyor musunuz? Bu taş hikayesi. Biraz yürümeye başlamışlar, gelmiş birisi demiş ki, Efendim size bir sorun var. Buyur oğlum sor demiş. Deren kimseye. Demiş benim kız kardeşim çok hoşuma gidiyor. Ben onu kendime nikahlayabilir miyim demiş. Dönmüş o ağzı bozuk olan dervişe demiş ki, Oğlum çıkar şu ağzından taşı ver. Yani lazım şimdi bu adam. Lazım zaten. Aslında yani böyle bir şey yok mu yani? Bir nikah, bir bir nikah var değil mi? Yani normalde nikahın ismi zaten dini. Yani nikah lafzı dini bir termoloji. Dini bir termolojinin belediyelerin ve devletin kullanması aykırı, yanlış.
Neden? Belediyeler ve devlet layık bir sistemin var. Layık bir sistem dini bir termolojiyi kullanamaz. Layık bir sistem dini reddermiş bir sistemdir. Dine dayanmayan bir sistemdir. O yüzden layık bir sistemin, layık bir devletin dini bir termolojiyi kullanması kendince uygun değil zaten. O yüzden belediyeler dini nikah kıyamaz bu noktada. Devlet de kıyamaz. Onlar nikah kıyamaz yani. Onlar daha önce evlendirme akdı yaparlar. Evlendirebilirler. Dini nikah kıyması gereken kimsenin veya dini nikah merhumu dinin kuralları dairesinin içerisinde olması lazım. Belediyeye gitse şimdi müslüman bir kadın, hristiyan bir adamla evlendirir mi? Evlendirir.
Ve onu dini nikah kıyacak olan otelitenin evlendirmemesi lazım. O evliliği tasdiklememesi lazım. O evliliği tasvip etmemesi lazım. O evliliği fesh etmesi gerekir. O evlilik akdinin fesh olması gerekir dine. Normalde belediye onu evlendirmiş olsa dahi dini otelite onu fesh etmesi lazım. Nikahın düşmesi lazım. Ola ki bir kadın, bir kız karşıdaki kimsenin dinini bilmeden nikahlandı. Onun dinini hristiyan veya onun dinini yahudilik oldu. Veya o ateist oldu, putlara sordu. Veya işte şu anda Türkiye'deki, Türkiye'deki diyorum bak. Marxist, Lenis, Aleviler var ya. Marxist, Lenis onlar. Alevi değil. Böyle bir Marxist, Lenis, Alevi olduğunu bilmiş olsa o nikah otomatikman, otomatikman fesh eder.
Dine. Bunu kim fesh edecek şimdi? Yok. Fesh edecek kimse. Nasıl belediyenin kıydığı, belediyenin evlendirme akdini dini nikah yerine koyduğu onu davet ediyorum. Bir kimse belediyelerin evlendirmesini dini nikah aktı olarak aldılar. Bunu böyle söylerse tecid-i iman lazım. Bakın tecid-i iman lazım diyor. Dikkat edin. Belediye evlenme akdini dini nikah gibi algılayan bir kimsenin tecid-i iman lazım.
Bu mümkün değil. Neden? Belediyelerin evlendirme akdi asla vasla dini nikah yerine geçmez. Ha bizim hanevcilere göre bir kimse yolda giderken, yolda giderken bakın bir kadına dese ki ben seni nikahladım, o da tamam ben de sana nikahladım dese nikahı nikahtır dini olarak. Oradan iki tane şahit olur, der ki şahit olur, ben bu kadını nikahladım bitti. Ben şimdi herhangi bir kadının ismini zikretsem, eks kadını arkadaşlar nikahladım desem, o kadının haberi olmasa ve buradan o haber birisinin kanalıyla o kadına gitse, o kadını da kabul ettim dese veya susla, itiraz etmese nikah nikah olur. Bak farklı şeyler bunlar, dini nikah açısından. Ama normalde bir kimse İslam'da dini nikah yoktur dediği zaman o zaman o kimsenin dinini soruyor.
Ama Türkiye'de bunu soracak, sorgulayacak bir kimse yok. Herkes bir şey söylüyor, söylediğinden kalıyor zaten. Herkes kalmam, çormam, hiçbir şeyin düzeni ve sistemi yok. Hiçbir şeyin düzeni ve sistemi yok, normal. Bir arkadaş göndermiş bana, dün müydü neydi, e-mail olarak. Diyanetten çekmiş onu, işte Diyanet İşleri'nin bir ne o? Yüksek kurumunda üye olan bir profesör neymiş, o yayınlamış. Normal. Normal Türkiye'de. Evet. Daha neler duyacağız? Normal. Biz dinimize sahip çıkmıyoruz ki. Müslümanlar dinlerine sahip çıkmıyor ki. Müslümanların öyle bir dini kaygıları yok ki. Herkes kafadan dolma bir şeyler söyleyecek, herkes kafadan dolma bir şeyler uyduracak.
Biz de bu hala Allah'ın uydurduğu şeyleri düzelteceğiz ve burada uğraşacağız duracağız işte. Hakkınız helal et. Ne yapıyoruz? Yıllardan beri aynı. Değişen bir şey yok. Yani 15 yıldan beri sohbet ediyoruz, 15 yıldan beri aynı. Çıkıyor yırtık birisi. Neyi diyor belirsiz birisi. Bir laf söylüyor gündemde kalmak için. Hani diyorlar ya, deli bir taş atıyor kuyuya, 40 tane akım ulaşıyor. Taşı çıkartacağım diye. Ka köpürü bir laf söylüyor. Herkes o lafın arkasından konuşuyor. Hele şimdi Ramazan ya. Herkes dinler şimdi. Herkes dinin üzerine hüküm koyuyor. Herkes dini ahkam kesiyor. Ramazan bitince her şey sütlim ama. Abi bazı arkadaşlarımızı buraya veya işte mahallelerine götürmek istiyoruz. Çağırıyoruz.
Gelmiyorlar. Ne kadar ısrarcı olmamız lazım? Yani nerede ısrar etmeliyiz? Nerede kesilmeniz gerekiyor mu? Yani o kimseyle olan diyalogla alakalı bir şey. Onunla olan samimiyetle alakalı bir şey. Ama yani böyle bıktırıncaya kadar da gerek yok. Öyle söyleyeyim. Adamın senden uzaklaşmasına sebep olacak kadar da gerek yok. Yani adam senden uzaklaşmasın bıkarak da. Arkadaşlığını bitirmesin seninle. Diyalogunu kesmesin seninle. Bütün arkadaşlar için gösterdim. Şunu unutmayın. Beyninizin bir köşesine yazın. Müslüman, İslam tevri dinidir. Hani şimdi televizyonda bir meşhur tartışmalar var ya. İşte kendi inancını başkasına anlatmayacak diyor.
Müslüman kendi dairesinde yaşasın diyor. Yetenli bir tartışma programı vardı. Diyor ki yani kendi dinini diyor tartışmacılardan birisi. Kendi dinini diyor kendi dairesinde, kendi vicdanında yaşasın diyor. Kendi vicdanında yaşasın diyor. Bir başkasının onu anlatmasın diyor. Bizim dinimiz öyle değil. Biz bu dine iman ettiysek bizim dinimizin emri tebliğ et. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki bütün arz, dünya la ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emri olur. O zaman biz bütün arzı, bütün dünya la ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emri olurundan bir peygamber ümmetiyiz. Bunu aklımızdan çıkarmayacağız hiç. Yani biz bir tebliğ ümmetiyiz. Biz dinimizi tebliğ etmekle yükümüzü, harzdur.
Biz bir başkasına bunu tebliğ edeceğiz. Biz namazı tebliğ edeceğiz, zikrullahı tebliğ edeceğiz, orucu tebliğ edeceğiz. Biz dinimizin esaslarını, dinimizin hükümlerini bir başkasına tebliğ etmekle vazifeliyiz. Bütün Müslümanlar vazifeli. Siz bir arkadaşını bunu tebliğ edip buraya getirmek zorundasınız veya başka bir cemaattaysa, başka bir cemaata, camiye, cemaatta götürmek ve tebliğ etmek zorunda. Bizim dinimizin emri bu, harz. Bir kimsenin hidayetine vesile olan kimse dünyada kimlerin ve gökteki kimlerin yaptığı ibadetten daha fazla daha ayırlı bir ibadet etmiş olur diyor. Hadis içeri. O zaman biz bir kimsenin iman ehli olması için, imana dönmesi için, namaza, abdeste, oruca dönmesi için gayret zahf edeceğiz. Mücadele edeceğiz, biz bununla el olmuşuz.
Biz dinimizi sadece kendi vicdanı dairemizde yaşayamayız. Böyle bir dinimiz yok bizim. Bu dinimizin emri değil bize, kendi vicdani dairesinde yaşamayız. Şimdi Müslümanları o noktaya koyuyorlar. Yani sen sadece vicdanında yaşayacaksın. Yani evinde dahi yaşayamayacaksın. Vicdanında yaşamak ne demek? Eylem yok. Vicdanında yaşayacaksın. Namazı kılmayacaksın. Vicdanında yaşayacaksın. Orucu tutmayacaksın. Vicdanında yaşayacaksın. Yani abdest almayacaksın. Vicdanında yaşayacaksın. Sakal bırakmayacaksın. Vicdanında yaşayacaksın. Dinin herhangi bir emrini, dinin herhangi bir hükmünü bir kimseye anlatmayacaksın. Vicdanında yaşamak ne demek? Sadece hiç ağır önünde yaşayacaksın bunu.
Yani o şekil, o hidüeller, o ibadetler, o ameller, hiçbirisi de yok. Vicdanında Müslümansın sen sadece. Ve onu din ile de ikrar etmeyeceksin. Sen sesli olarak la la illallah Muhammeden Resulullah dersen bir başkasına onu temlih etmiş sayılırsın ki yine layıklığa aykırı hareket etmiş olursun. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu dinden vazgeçil demek. Bunu Greg öyle söyleyemiyor. Kapalı bir şekilde diyor ki dininizi vicdanında yaşayınız. Bunu diyemiyor siz dinsiz olun diye. Biz bu insanları dinsizleştireceğiz diyemiyorlar. Biz sizin dindar olmanızdan rahatsızız diyemiyorlar.
Sizin dindarlığınızdan rahatsızız diyemiyorlar ki Allah affetsin bizim dindarlığımız kitaplara baktığımızda yok böyle bir dindarlık. Yani o kadar biz çarpık o kadar abuk subuk bir dindarız. Bunu yani Allah affetsin. Sizi kötülemek için söylemiyorum. Kendimi de katıyorum bunun içine. Biz öyle giriltisi çıkıntısı çok olan yani böyle İslam gözlüğüyle baktığımızda neremizden tutulsun, neremizden bakılsın diye saatlerce düşünülen bir ümmetiz şu anda. Türkiye'de de dünyada da. Öyle olmasına rağmen bu dahi dinsizleri rahatsız ediyor. Diyorlar ki onlar sizin bu kadar müslüman olmanız dahi bizi rahatsız ediyor. Yani biz sakalı bıraktık, sarığı bıraktık, cübdeyi bıraktık, namazı bıraktık, orucu bıraktık, biz meyhaneleri doldurduk, terhaneleri doldurduk, sazhaneleri, varhaneleri doldurduk ama Ramazan gelince yine bir din aklımıza geliyor ya yok bu kadar da aklına gelmeyecek.
Veya hasbelkader işte bir alemin etrafında, bir üstadın etrafında, işte bir cemaatin etrafında toplanan insanlar var ya onlar hepsi de mürteci, hepsi de gerici, hepsi de yobaz, hepsi de çağ dışı, hepsi de bu devletin temeline dinamit koymaya çalışan, yıkmaya çalışan unsurlar. O yüzden hepinizin de dinsiz olması lazım. Hepinizin de. Dinsiz de ölseniz, ölürseniz, askerde şehit olursunuz, o zaman şehitlik kavramı önemli. Orada lazım. Veya işte herhangi bir devletin bir güvenlik kademesindeyseniz, ya pisi pisi öldü derlerse kimse pisi pisi ölmek istemez. O zaman onun önüne dersin ki, sen şehit olursun burada ölürsen dersen, adam da şehit olurum diye ölür orada.
Ölür. O zaman da ona bir şehitlik cenazesi, töreni uygulanır. Yani dinlimiş, dinsizmiş önemli değil. Kim öldürse şehit olur. Yani bir Hıfıyan da olsa şehit oluyor. Yani Yahudi de ölse şehit oluyor. Adam dine inanmadan da ölse şehit oluyor. İnanmıyor, dine ölüyor orada. Şehit oluyor o da. Onun da bayrağı sarıyorlar, caminin önüne getiriyorlar. O da şehit oluyor. Adı şehit. Kimsenin şehitliğinin üzerinde şüphemiz yok. Ama o zaman lazım şehitlik. O zaman din lazım, bir tek bu zaman lazım. Başka bir zaman başka bir zaman din lazım değil. Ya sistemin bakış açısı bu. O zaman din ve dinden olan her şey yasak. İstemiyorum. Bu kadar Müslümanlığımız daha istenmiyor.
Öyle olunca her şeyi sallayın gitsin. Hoş. Evet. Mustafa abi dinimize yani çocukların ibadethanelere gelmeye yaşıyoruz diye bir yaş var mı? Ya koymuşlar öyle bir yaş. Normalde işte çocuklar çişini söyleyebilmeli camilere gidiyor sahaya. İşte ne bileyim oranın cami olduğunu idrak edebilmeli, anlayabilmeli. Camiler için geçerli bu. Bizim burası için geçerli değil. Biz çocuğumuz çişini söylüyorsak getirir bunu. Buradan Allah desin. Evet. O da gayet peynir onu değerlendiriliyor. Basında ve medyada çıkan Müslümanların aleyhinden çıkan haberlerle, evli namaz olanlar, aldı sevdiği olanlar nasıl tepki göstermeli?
Niye böyle tepki göstersin ki? Veyahut da nasıl insanları yok? Ben görüyorum kardeşleri. Yani basık bir televizyon, aşikar güvençiler bir televizyon, her gün hakaret eden bir televizyon. X bir Müslüman hakkında veya alim hakkında atıyor, tutuyor, hakaret ediyor. Elinin nesbihi düştü. Yani Kur'an geri düşmedi insanlarda. Vay be adam onu götürmüş diyor. Allah'ın herkese de affetsin. Bu gündemde şey için söylüyor değil mi? Ne olur? Sadece onun için değil abi. Yani Müslümanların aleyhinde şane gerçekle kayboluyor. Cübbelik ilk yaptı bu araba. Kıvent yükseltti. Allah affetsin. Kıvent yükseltti.
İşte hata yapmayacak. Adam menfaatine istifade etmişti. Yok parasına o verdi. Biz para vermedik. Böyle şeyler olur mu? Acı şeyler. Müslüman kolay kabul eder mi bu hediyeleri hemen? Oteller bizden gel yap. Tabii ki bunlar Müslümanları indikliyor ya. Normalde şimdi özür dilerim. Konuya girmek istemiyorum. Ama insanlar malzeme de var. Anlatabildim mi? Belli bir noktada olan insanlar hayatlarına dikkat etmek zorundalar. Hayatlarına. Eğer o hayatlarına dikkat etmezlerse bir başkasına hani takvaya sorarlar ne derler? Büyükler. Başkasına helal olan sana helal değildir. Mesela ben her zaman için söylerim. Bizim idareci çavuş arkadaşlar, zakir arkadaşlar veyahut da belli bir noktada hizmet eden arkadaşlar.
Bir başkasına normal olan onlara normal olmaması gerekiyor. Anlaşıldı mı? Şimdi size normal olan bana normal gelmemesi lazım. Size normaldir. İşte yaz gelir hepimiz tatile git. Ben gitmeyin diyor buradan. İsraf etmeyin. Böyle bir şey İslam dininde yok diyor. Sağlık için gitsin. İşte dini bir ziyaret için gitsin. Eyvallah. Ama öbür türlü yani şimdi biz diyoruz ki yahu televizyon namussuz televizyon bunu gösteriyor. E onun ne işi var orada? Onun ne işi var orada? Şimdi ben gideceğim şimdi beş yıldızlım. Beş yıldızlı demiyorum ben o zaman. Beş boynuzlu bir yere. Beni orada çekecekler. Oh ben hamuzda birisi yok.
Ne güzel. E tatilde Müslümanların hakkı. E o zaman demeyecekler bana sen her yaz geldiğinde bangır bangır bağırdın bize tatile gitmeyin. Senin ne işin var burada? Demeyecekler bana. Ya o zaman ben tatile gitmeyin diyorsam insanlara benim de gitme hakkım yok. Bir arkadaş yalvarda dedi. İşte çok yoruluyorum. Hasta oluyorsun. İşte şöyle işte böyle. Ne o? İnegöl'ün nereli? Oylattı dedi. Üç günlük arkadaşım var orada dedi. Kimseye haber vermeyeyim. Orada tatil yaptı dedi. Kendi kendimi düşündüm. Ola dedim. Dizlerim ağrıyor. Belim ağrıyor. Yok sırtım ağrıyor. Nefis diyor ya. İşte abi götürelim abi. Şöyle yapalım.
Dedim Allah razı olsun. Eksik o. Kendi kendimi utanırım oraya gitmeye. Dedim ki millet şimdi burada sıcakta. Ders yapacağım diye uğraşacak. Nerede? E şeyde. Oylakta. Canı cennette. Oh. O zaman bazı insanlar bazı şeyleri yaparken dikkat etmez. Müslümanlar da kabak değil artık eskisi gibi. Vay bu kafir televizyon bak gördün mü? Bunları meydana çıkardı inanmayın. Öyle de değil. Öyle de değil. Adam da kendisi gitmedim demiyor ki. Adam televizyonda dün canlı yayında gittiğini itiraf etmiş. 5 bin dolarında saat almış. 5 bin dolarında saat almış diyor. Yani o zaman o tip kapıları açılacak insanlar. Hediyeleşmek sünnet.
Eyvallah. Hediyeleşme söyleyecek bir sözümüz yok mu? E be kardeşim her belli bir üst durumu var. Yani nasıl şeylerde dikkat etmekte fayda var. Biz arkadaşlarım size diyorum ben. Siz bir yere cemaat ediyorsun deyince herkesin normal yaptığını sizde yapsanız insanlara normal gelmez. Öyle olmuyor mu? Laf hazırdır. Mustafa abimiz size böyle mi öğretiyor demezler mi? Evde siz hatunları kıslanız. Hatunlar derler ki Mustafa abimiz mi böyle öğretiyor size? Gittiğiniz dergâhta demek size hanımlara dövün diyorlar. Deniyorlar bu. Anneleriniz der, babalarınız der, arkadaşlarınız der, iş çevreniz der, herkes der. Normaldir. Bir adam borcunu ödeyemez.
Normaldir bu. Ödeyememiştir. Ama buraya geldiğini söylediyse adam. Bit sohbet. Demek dervişler borçlarını ödemiyor olarak. Ben çok duydum bu lafı. Ben ödeyemedim. İflas ettim burnumdan geldi. İflas da yaşayamadı. O yüzden dikkat edecek insanlar. Bitti işte. Bitti. Bizim dükkanın önünde mal var.
Bir koli. Yan taraftaki dükkandaki adam melami. Onunla dini meselelerle görüşmeye başladı. Konuşuyoruz böyle. Bana döndürdü lafı dedi ki, şu malın faturası kesildi mi? Ben anladım nereye geleceksin oğlum. Kesilmedi dedim bana. O buldu ya artık oradan bir şey. Kendince açık buldu o. Kendince açık buldu. Eleştirecek bir yer buldu ya. Sen hakka riayet etmiyorsun. Sen devlete verdiğini ödemiyorsun. KDV'sini ödemiyorsun. Buradan haksızlık yapıyorsun deyip bir yer buldu. Söylerler. O yüzden dikkat etmekte fayda var. Ben hiç unutmam. Yani bir bayan kardeşin kocası askerdi. Burada bayanların kaldığı evde kalıyordu. Hamileydi de rahatsız olmuş.
İşte telefon açtılar. Neyse oradan apartmandan bir tane derviş bir bayan var evinde. Onu da aldık yanına. Hastanenin önüne kadar götürdüm. Hastanenin önüne kadar götürdüm. Akşam eve gittim ben. Fatın dedi ki evlenmişsin hayırlı olsun. Kendim de dedim ki dikkat edeceksin demek ki dedim. Ya ne olursa olsun insan dikkat edecek kendisi. Biz tabi Allah rızası için bir şey yapıyoruz. O esnada gözümüze görünmüyor. Aklımıza gelmiyor bir şey. Bir şey yapıyoruz ya biz. Aklımıza gelmiyor o esnada. Ama dışarıda kadımın aklına geliyor. Hiç unutmam. Ben bir gün Emir Sultan hazretlerinin önünde böyle çay ocağında oturdum. Emir Sultan hazretlerinin oraya doğru döndüm içimden okuyorum.
Pazartesi günü oldu. Dikkanın önünde bir komşulardan birisi dedi ki yakalımın seni dedi. Uzun zamandır takip ediyordum dedi. Yakaladım. Ne yakaladım dedim ben. Pazar günü seni dedi kadınlara bakarken yakaladım. Yine binler var. Ama düşünüyorum düşünüyorum. Pazar gün neredeydin ben dedim. Dedim ya ben pazar günün Emir Sultan'daydım. Orada yakaladım zaten dedi. Nerede yakaladım dedim ben. Çay ocağının önünde oturmuşsun dedi. Hem de nasıl bakıyordum dedi. Karşıdaki kadınlara. Ben neredeydin kadınlara diyorum ben şimdi. Oğlum şimdi kendince yakalamış beni. Sonra aklıma geldi. Benim o işte çay ocağının önünde oturup Emir Sultan hazretlerine işte şey yaptım, okudum, rahata ettim filan aklıma geldi.
Ha doğru dedim ya. Şimdi ben ona desem ki kardeşim ben orada okudum ona. İşte o diyecek ki bana söyleyecek laf hazır. Yani kaçıyorsun filan işte. Ha ha. Yani anlat filan. Kendi kendime düşündüm. Allah Allah dedim ya. Adamın baktığı açıya bak dedim. Ben gene söyledim ona. Dedim ya Emir Sultan hazretlerine okuyordum ben dedim. Dalga geçti benden. Demek ki dikkat edecek insan. O muhakkak. Ben ona kusur bulmuyorum kendi kendime. Ha. Bizim. Demek ki dedim Mustafa Ölbahar'ın. Sen öyle dedim kalkıp tut dışarıdan okumayacaksın da dönün. Dik sandın. Oradan olur mu olur bir kadın geçer. Adam der ki lan görüyor musun bak ya hatunlara dik bir gözünü baktı.
Allah bize affet seni. Ya demek ki bazı insanlar bazı şeyleri yapmaya hakkı yok. Allah bize affet seni. O boşluğa düşmeye hakkı yok. Yani. Üzül. Hem. Hoca Efendi için de üzülüyor. Yani olabilir insan. Sonuçta. Normal bir noktada düşünürse adam alplere de gider. Jet ski'ye de biner. Beş yılında otelede gider. Gider. Normal bir de gider. Yani onun gitmesi. Bu kadar. Çok ayrılka çıkmaması lazım. Ama işte. Hoca Efendi olunca biraz farklı olur. Kendine dikkat etse iyiyiz. Allah bizi affetsin. O yüzden normalde insanlar etrafındaki yanı başında etrafında taşıdığı insanlara dikkat edecek. Ve Hoca Efendi'nin o noktada hata yaptığını ben de inandım.
Dedim ki yalnız yaşayacak dedim kendi kendine. Yani hepimiz insanız çünkü. İnsanın bir hal olur. Uyur adam yolda. Yolda uyur adam ya. Arabada uyur. Sayıklar. Adam kendi kendine yorulur. Bir şey olur. Adamın yanında gider. Ulan bak ya. Uyudu adam. Uyur ya. Gayet normal bir şey de bu. Yok. Onun gözünde adamın normal gelmez. Neden uyudu sen? E kriya uyur mu? Allah ablesin. E kriya uyur. Sıkılaştırın.
E kriya uyur.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.