mustafaozbag.org

159. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 12 Ocak 2012 · 1:02:30

Bir kimse rüyasında veya halinde veya hakikatta, hakikat nedir biliyor musunuz? Hakikat normal bir şahısla konuştuğun gibi Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleriyle konuşur insan. Bu hakikattir. Hal ise gözünü kapattığında Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleriyle görüşür. Bu hal ne? Rüyada bir kimse yatar uykuya, uykuya yatırında erkence rüyasında Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleriyle görüşür. Rüyada da olsa, halde de olsa, hakikatte de olsa bir kimse Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri'ni gördüğünde Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri'nin söylediği şey o şahsı ilgilendirir, şahsı bağlar. Bu bir. İkincisi eğer ki cemaati toplumu bağlayan bir şey söylüyorsa o zaman Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri yeni bir şey söylüyorsa o zaman yeni bir din geliyor demektir ki ona itibar edilmez.
O adam ne kadar ders ettiysen bunu Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri söyledi, o kapı kapalıdır. Çünkü Allah, ben sizin bugün dininizi tamam ettim. Anladınız mı burayı? Herkes o zaman sabahleyin kalkar, ben Peygamberi sallallâhu ve sellem Hazretleri'nin rüyamda gördüm, bunu böyle emretti, ben bunu böyle yapacağım, siz de bunu böyle yapın der ki o zaman din ifsad olur. Anlaşıldı. O yüzden orta yerde dolaşan bu tür şeyler var ya işte bilmem ki Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri'nin rüyasını görmüşler. İşte o rüyasında demiş ki ona şunu şöyle yapsınlar, bunu böyle yapsınlar. Bu eğer ki söylediği şeyler daha önce söyledikleriyle Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri'nin söyledikleriyle çatışmıyorsa, Kur'an'la çatışmıyorsa söyleyecek bir lafımız yok.
Bak söyledikleri şey Kur'an'la çatışmayacak, kendi söyledikleriyle çatışmayacak. Anlaşıldı. Eğer onlarla çatışmıyorsa söyleyecek bir sözümüz yok. O gören kimseyi bağlar, gören kimse onu öyle o şekilde uygular. Bizi bağlamaz. Ben Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri'nin rüyamda gördüm, dedi ki sabah namazını terk etmeyin öyle. Bu benim bağlar. O zaman benim bir eksikliğim var demek ki sabah namazını ben terk etmeyeceğim. Ben Peygamber Efendimiz'i gördüm, dedi ki sabah namazını terk etmeyin. İçinde terk etmeyenler varsa ne diyecek? Deyecek ki ya ben her sabah namazını kalkıyorum. Peygamber benim halime vakıf değil o zaman. Bana neden böyle bir şey söyledi ki?
Şahsi ilgilendiren şeyler bunlar. O yüzden ehli tasavvuf bunlardan hep hata yapmış. Ehli tasavvuf buradan hata yapmış. Ve hata yapmaya devam ediyor. Hata yapmaya devam ediyor. Bir şeyi yaptıracak mı? Bir kimse yaptırıyor. Yaptırmasının yolu nereden geçiyor? Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri'ni konuşturmaktan geçiyor. Onu konuşturuyor. Onu nasıl konuşturuyor? Hayalinde konuşturuyor. Hayalinde konuşturduğu şeyi halmiş zannediyor. Oturun siz hayalinizde konuşturursunuz herkese. Oturursunuz konuşturursunuz. Ha peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri'ni hayallemek dahi ibadettir. Bakın bunun bir not çizin altına. Hayallemek dahi ibadettir.
Eyvallah. Onu düşünmek dahi ibadettir. Ama o hayallemelerin ve düşünmelerin sonunda insanı açığa düşürmeyecek. Ayağını yere bastıracak. Şimdi bunu ben internette okudum bunu. Diyor ki bu cumaya kadar. Sana haber veriyorum ki geçen cumadan bu cumaya 16 bin kişi öldü. İşlerinden bir tek Müslüman çıkmadı. Yani bir cumadan bir cumaya kadar 16 bin kişi ölmüş Müslümanların içinde. Adedi belli mi? Verildi tarihe alacaksın bütün dünya üzerinde Müslümanların ölenlerinin Müslümanların adedini çıkaracaksın. 16 bin kişinin içinde bir tek kişi Müslüman değilmiş. 16 bin kişide bir kişi. Biz nasıl bir dünne sahibiz ki? Bizim dinimiz o kadar çok mu zor? İmanlı görüşmek o kadar çok mu zor yani? Attığı peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri tavrı değil.
Onun tarzı değil. O diyor ki la ilahe illallah Muhammedun Resulullah diye kurtuluşa ercek. Bugün kişinin içinde hiç mi alnı secdeli yoktu? Atmanca şeyler. Ha o bu hangi iş? Orada yazıyor şey Ahmet diye. Oradan böyle bir rüya görmüş, öyle böyle bir hal yaşamış olabilir. Böyle bir şey başından geçmiş olabilir. Böylesi insanların başında binlerce yaşar. Her gün yaşanıyor, her gün. Hepsinin dört kağıt minnete peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri böyle dedi de lağız. Peygamber sallallâhu ve sellem Hazretleri dini tamam etmedi mi?
Yarım kalanlar mı tamamlıyor şimdi? Sünnet belli. İştahat kapısı açık. Onda ne? Ana meselelerde iştahat kapısı. Ana meselelerde değil, talih işlerde. İştahat ana mesele. Çünkü hallolmayacak ana, hallolmamış bir ana mesele yok şu anda. Talih meselelerde halledilmesi gereken şeyler var. Eyvallah. Onlara da iştahatçılar otursunlar, iştahat etsinler. Bu tip şeylere meyal vermeyin. Hatta Allah Resulü acaba bu bir bilgiler maksasından getirmiş mi? Cinaz önce diyor ki, şeyde mesaj olarak da geçiyor. Bir de onu yazmış da, e-mail geliyor şimdi şeyden, internetten. Bu maili bilmem kaç kişi atmazsan şu olur. Birisi atmadı, trafik kazasında öldü.
Birisi nakletmedi, yandı. Birisinin hanımı şöyle oldu. Birisi ferç oldu. Bilmem kim şöyle oldu. Adam da kendi kendine aman ben de bunu atayım diyor. Yok yedi kişiye okutacaksın. Yok yedi kişiyi yedi kişiye okutacak. Yok günler ne olacak? Bozuyorlar. Dini ifsad ediyorlar. Bozmaya çalışıyorlar. Allah muhafaza edesim. O yüzden bu tip şeyleri asla asla hiçbir zamana, hiçbir zaman, hiçbir zaman. Deyeceğiniz ki kardeşim, evet bu adam, bu zat, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hizmeti'nin rüyasını görmüştür. O böyle bir şey de görmüştür. Bizi bağlamayın, onu bağlayın. Şimdi sabahleyin, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hizmeti'nin rüyasını bana dedi ki, şu şöyle olacak. Haydi, diyeceğim ki size şu şöyle olacak.
O beni bağlarsın, bağlamaz ki. Allah muhafaza edesin. Ne insanlar haramı helal edebilir, ne helalı haram edebilir, ne de var olan bir şey yokmuş gibi gösterebilir, ne de var olan bir şey yokmuş gibi. Tüm şeyler asla ve asla kıymet verdim. Sufak, bu gibi konularda başka güçlerin parmağı olabilir mi? İkincisi yani insanı mühsizliğe düşüren şeyde, 16 bin kişi diyor, hiç kimse diyor Müslüman ölmedi. Yani neye çekmek istiyor bazıları? Yani insanlar çok günahın içinde yaşıyor, günahı kebari yaşıyorlar. Daha doğrusu Müslüman ölmedi dediğin zaman adam kafir yaşıyor. Müslüman ölmediği büyük bir söz. Ali Efendimiz sahabeden birisini diyorlar ki, ya Resulallah, o iman etmişti.
Ali katletti onu. Diyor ki, ya Ali nedenle Allah illallah Muhammeden Resulallah diyeni katletti. Ya Muhammed korkusundan demişti. Dönüyor şeye, ona diyor ki, kalbini mi açtın baktın diyor. Ondan sonra dönüyor, bitmiyor daha. Kalbini mi açtın baktın, kalbini mi açtın baktın, kalbini mi açtın baktın diye. Üç sefer şöyle damadı, yani normalde sıkıntı yapıyor kendine, kendi kendine morali bozuluyor, canı sıkılıyor. Kalbini mi açtın baktın diyor. Hazreti Ali Efendimiz'e dahi öyle tepki koyduktan sonra Resulallah böyle tepki koyduktan sonra Müslüman değil, yani hepsi kafir oldu. Ya bile görülmemiş olan neyse, oyun olsun diye, bir amiriyeti kafasını karıştırsın diye. Biz şimdi görmedim, tartışmayız.
Bizi ilgilendirmez. Bir adam derse ki, ben Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu yanda gördüm, inanırım ben. Üst izan beslerim, görmüştür, eyvallah. Ama söylediği şeyin Kur'an'a ve sünneti uyumadığına bakar. Şeyhin birisi de demiş ki, bize Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretini gördüm, sen de sakalsız olacaksın demiş, sakalını keseceksin. Müridleri dedi ki, bizim şeyhimize Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazreti böyle demiş. Eee, şeyhin hiç sakalı yok. Biraz tuhaf dedim ya ben şimdi şeye, müridine. Böyle baktı şimdi, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri söylediği sözler dedi, muahir zamandır hücum etti, yere mi döndü? Din bir kişiye görelim, sünnet bir kişiye görelim.
Zamanın şehrisleme olur, veyahut da halifesi olur. Ona der ki, sen sakalını keseceksin, filanca yerde hizmet edeceksin. O adamın sakalını keser, gider hizmet eder orada. Sen gideceksin orada diniye açacaksın. Sakalını kes, sarını at, cübbeni at, şavlarını at. Hatta der ki, Kur'an-ı Kerim'i daya almayanla, kendini Müslüman olarak göstermez, git oraya, gir, orada dine hizmet et. Orada dine aşırıya insanları. Eee, bir kimse açar oradan kitaba bakar, darülhadde bir kimse sakalını kesebilirmiş. Keser ara. Şeyh de keser, mürşid de keser, mürşid ikamir de keser. Fetva var mı? Var, adam bak oradan fetva. Darülhadde sakalını kazıyabilirsin. Kalkır, gider, keser. Kendi kendine der ki, daha doğrusu bakar, darülhad numarası, darülhad, gider, sakalını keser.
Adam oturur. Ona bir şey değmesin. Neden? İmam-ı, İmam-ı Azam Hazretleri fetva varmış. Bunu sorgulayamazsın, sen neden sakalını kesin diye. Adam der ki, kardeşim sen İmam-ı Azam'dan iyi mi yok? Buna eyvallah. Anladınız mı buradaki inceliğe? Buna eyvallah. Bu adam kalkacak, diyecek ki bize şey efendim, Peygamber Efendimiz dedi ki, sen de sakalsız ol. İyi. Öbür gün de birisi kalkar, sen de namazsız ol dedi diyor. Namaz da kılmıyor zaten o zaman. Parçalıyor. Neymiş? O bitirmiş meratikleri. O yüzden namaz. Bitirmiş orucu tutmuyor. Onlar orucu Ramazan'da da tutmuyorlar. Türkiye'de bir ay kardeşim diyor, Ramazan bir ay oruç.
Ya ne zaman istersen o zaman tut. O zaman istersen. Ayında değil. Gerçekten size bir ay. Geçmiş ümmetlere nasıl oruç farz kılındıysa, size de farz kılındı. İşte ne zaman? Ramazan ayında. Ama biz onu kimden öğreniyoruz? Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden öğreniyoruz. O adam diyor ki kendi kendine hayır. Biz orucu istediğimiz ay tutacağız. Öyle yapmaya kalkışmadılar mı? Hacın gününü değiştirmeye çalışıyorlar. Ayını değiştirmeye çalışıyorlar. Böylece ne yapacaklar? O zaman kendi kafalarından diyecekler ki izdiham olmasın.
Beş milyon kişi, altı milyon kişi, sekiz milyon, milyon kişi, on milyon kişi, yarın ömür bir toplanırsa ortalığı dağıtabilir. Neden kota koyuyorlar ki size? İstanbul dünyasına neden kota koyuyorlar? İzdiham'dan dolayı mı zannediyorsunuz? Hizmetin yetmeyeceğinden dolayı mı zannediyorsunuz? Böyle bir yere toplanması tehlikeli. Yani düşünebiliyor musunuz? Orada yirmi milyon insanın toplandığını, otuz milyon insanın toplandığını, kırk milyon, elli milyon insanın toplandığını, devamlı. Türkiye'den kaç kişi gidiyor? Yetmiş bin gidiyor. Yüz yirmi bin mi? Yüz yirmi bin kişi gidiyor Türkiye'den. Uçağını serbest bıraksalar, herkes istediği gibi gidecek.
Hacca gidemiz, pasaportunu vereceğiz. Hiçbir para almayacağız deseler. Kaç kişi toplanır acaba orada? Daha üzerindeki mevcut dencaliyet sistemi ırkalanır oradan. Sallanır. Yirmi milyon kişi orada bir toplanacak, yirmi milyon kişi dünyanın dengesini bozar oradan. Dünyanın dengesi bozulur. Bütün siyasi sistemlerin dengesi bozulur. Bütün milyon kişi orada toplanacak, tamam dünyanın düzeni sistemi değişir. Dünyanın düzeni sistemi değişir. Değişir. O Suudi, o Ürdün, o Irak, Suriye, ondan sonra o Yahudiler, İsrail, o bölge, o Arapya Mılısı, o Afrika'nın o yüz tarafları, bizim Anadolu, o İran, Irak, Pamela, Sudan, onlar komple, o bölge komple.
Düşünebiliyor musunuz, çoluk, çocuk, çombalak yüz milyon kişinin toplandığını, yüz milyon insanın bir taraftan bir tarafa göç ettiğini düşünün. Onun önünde hiçbir güç durmaz, hiçbir güç. Küçük krallıklar var.
İslam dünyanın ölmüşler, parçalamışlar, yutuyorlar. Bir de kota koymuşlar. Türkiye'ye yüz bin kişi gönderecek. İran, elli bin kişi gönderecek. Bilmem kim, on bin kişi. Bilmem kim, beş bin kişi. Bilmem kim, üç bin kişi. Ne kadar toplandı? Dört milyon, üç milyon. O kadar mı toplanıyor? Başta en son beş milyon kaldı değil mi? Bitti. Bu kadar. Başka şey yatıyor. Bizi de kandırıyorlar. İzdiham olmasın. Git çölde yat. Çölde yat kardeşim. Üstüne bir battaniye. Olmuyor versin. Bizi de alıştırmışlar ya.
Rahat edeceğiz her şeyden. Gittin mi otel beğenmiyoruz, yatak beğenmiyoruz. Adam haklı, para veriyor. Vermemekte de artık para veriyor adam. Diyor ki ben sana bin lira verdim, sen bana üç liralık yerde hizmet ediyorsun. Ben sana bin liralık yer bana vereceğim diyor. Hizmet edecek sen. Hepsini birbirine kenetlenmiş. Allah bizi yiyesin inşallah. O yüzden öyle. Hep de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ozrettir. Böyle İslam'ın hakim olması için şeyler, rüyalar göstermiyor da insanlara. Hep böyle şeyler gösteriyor demek ki. Ben bakıyorum o internetten oradan buradan geliyor. Haa iyi. Hiç her gece zikrullah yapın. Her gece Allah'ın her gece bir tarafta. Ondan sonra Allah adına cihad edin yok.
Gidin kardeşim insanları tek tek dolaşın. Allah'ın Allah adına, Allah yoluna mücadeleyi öğretin yok. Böyle şeyler yok. Bak aç sen bak sen bak şimdi tam okuyayım. Yoktur. Kesin yoktur. Güzün kalmadı demiş Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adına. Ümmetinden dolayı. Ümmet günah-ı kebail işlese, ümmetin hepsi de bataklığın içinde yürüse, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adetlerin faziletine, nuraniyetine zerre zerre zerre. Zerre, zerre helal gelmez. Zerre, zerre. Zerre ona helal gelmez.
Onda mahsul yapmış yapacağını, hiç diyeceğini. Ama sana haber veriyorum ki geçen cumadan bu cumaya on altı bin kişi oldu. İçlerine bir tek Müslüman çıkmadı demiş. Gelenlerin amel defterlerini kara ve sol elinde gördü. Ya Şeyh Ahmet, evvela anne ve babalarına asi oldular ve zekatlarını men ettiler. Hacı olup haram yemeyi adet ettiler. Herkes nefsinden başka bir şey düşünmedi. Yüzlerinde haya kalmadı. Dünya malı ile nasip olan tatlılarına ihanet etmeyi adet ettiler. Ya Şeyh Ahmet, benim ümmetlerime haber eyle. Yaptıkları günahlardan tövbe ve istihbar etsinler. Namaz kılsınlar, zekat vermesini adet etsinler. Ya Şeyh Ahmet, ümmetlerime haber eyle. Kıyamet alametleri zuhur ediyor.
Hak Teala'ya asi olmasınlar. Çok yakın zamanda üç gece güneş tutulacak. Üç günden sonra mağrıptan doğup maçlıka batacak. Kur'an-ı Kerim insanlarının gözünde gözükmeyecektir. Ümmetime söyle günahlarını tövbesinler. Yakın bir zamanda İsa'nın inmesi zuhur edecek. Ümmetlerime haber eyle. Kudret kalem ile her kim bu vasiyet nameli bir körden bir köye, bir kazadan bir kazara, bir ilden bir ile, bir devletten bir devlete gönderirse huzuru mahşerde günahları affeder. Namaz kılmanı, oruç tutmanı, yukarıdaki vasiyetleri tutmana gerek yok. Daha bu kağıt parçasını bir kişiden bir kişiye götürdün, bir ilden bir ile götürdün, şapkayı yaptın yansan. Huzuru mahşerde günahları affedilecek. Bunları götürmekle. Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretini şahsıyla görmüş olur.
Hazreti Muhammed'i de şahsıyla görmüş olacak. Bu vasiyeti götürmekle. Kaçabı görecek şimdi. Sen de görsün o zaman. Benim ne olur musunuz? Olsun canım ya. Gördüğün zamandır bu senden. E bu akşam seni görmen lazım. Surttan başkasını iletmedim. O yüzden demek ki bizde sakatlık var. Bak ne diyor mu? Kim vasiyetnameyi işitip de yazmazsa, bir köye veya bir başka yere göndermezse, yüzü kara ova. Al bakalım. Türme-i Şerif'in hatibi Şeyh Ahmet, üç defa yemin edip, vallahi yazan bir vasiyetnameyi yanlış bilgi verirsen, bu dünyadan öbür dünyaya imansız gideyim dedi. Yine böyle yazılmış olup, tüm Müslümanlara göndermemiştir.
Not, bunu her Müslümanın okuması için elinizden gelin, gelin, yapınız. Yapmazsanız, yüzünüz kara olur. Medine'de bir dünyanın ekranı ortak bir şey aldım, ben de okuyordum. Bunun bir seneden beri var mı? Üç tane cevap olur. Sen daha önce okuyun. Üç tane cevap olur. Bir siktir. Acaba bu olduğunu, akibet döneminde mi yazılır bu? Her şey olur. Önümüz oruç, geçmiş ümmetlere nasıl farz kılındıysa, kim, ona şaşarım diyor.
Şimdi bir kapı, bir vesile. Bu peygamberin de, geçmiş peygamberlerin de hiç terk etmediği Allah'ın emri. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bir hadis-i şerifine göre sabrın yarısı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bir hadis-i şerifte, oruç sabrın yarısıdır.
Sabrın yarısıdır der. Oruç sabrın yarısıysa, sabr da imanın yarısıysa, dinin dörtte biri. Yani çeyreği. Bir çeyreğine namaz, bir çeyreği oruç, bir çeyreği hac, bir çeyreği zekat vermek. O yüzden oruç isi kutsiyle, sevabı Allah tarafından, uçluyla kendisi arasında tesis edilecek bir şey. İslam'da sevablar on katından yedi yüz katına kadar belirlenmiş. Yani bir kimse namaz kılarsa, o namazın sevabını on katıyla yedi yüz kat arasında değiştirir Cenab-ı Hak.
İstediği gibi. Ama oruca böyle bir şey koymamış Allah. İster sonu yedi yüz kat, sekiz yüz kat, bin kat, iki bin kat, üç bin kat, beş bin kat, yüz bin kat artırabilir sevabını. Ve hadisi kutsiyle Cenab-ı Hak diyor ki, oruçluyla beni mi aratamıyor? Bir başkasına söylemiyor. Başkasıyla kendisini ortak etmiyor. Oruçluya ne kadarsa girmiyor. Namazı kılan kimsenin, sağında ve solunda yazan melekler varındı. Sağındaki melek yazar. Bunun namazının, yedmiş kat sevabı vardı. Yüz kat sevabı vardı. İşte, beş yüz kat sevabı var. Bizi yazar sevabıyla beraber. Bunu tuttuğumuzda, yine o melek söylüyor, Yarabbi, aslında ne yazayım? Allah ona hitap ediyor.
Onu ben yazacağım diyor. Ben de güzel, siz onu yazmayın. Nefsim mutmainliğe getirmenin en kısa yolu oruç tutmanın ve evlatmak istiyorlarsa veya kardeşler nefislerinin nefsim mutmainliğe çıkarmak istiyorlarsa oruca sımsıkı yapışacaklar. Oruç öyle bir ibadet. Eğer oruca sımsıkı yapışmazdır bir kimse, hayır nefsim mutmainliğe de duramaz. İddia ediyorum duramaz. Hele bu zaman. Çünkü Allah diyor ki, Telle Celaluhu, şeytan sizin damarlarınızda dolaşır. Yollarını tıkayınız. Yani o şehvetin, pardon, damarlardan dolaşan şeytanın yolunu tıkan, şeytanın yolunu tıkamanın yolu kapısı, şehvet kapısını kezmekten geçer.
Şehvet nedir? Siz zannedersiniz ki şehveti. İşte sadece kadınların şehvet, insanların kalbindeki Kur'an ve sünnet tarihindeki her şeye duyulan istektir. Bir kimsenin çok lüks bir arabaya sahip olmak istemesi şehvettir. Bir kimsenin çok lüks bir eve sahip olduğu istemesi şehvettir. Bir kimsenin işte kendi helalının dışında bütün kadınlarla yatıp kalkmamesi şehvettir. Bir kimsenin yolda geçerken bir kadının eteğine, baldırına, orasına, burasına bakması şehvettir. Bir kimsenin birisine kimlenmesi şehvettir. Bir kimsenin bir kimseye haksız yere küsmesi, haklı yere küsmesi şehvettir. Bu şehveti kesen insanda oruçtur.
Şehveti terbiye eden, şehveti helal daire koyan panemize Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti'nin diyor ki, Cennet kapısı, şeytanın temaşa edecek Hazreti'nin sözü, İnsanı cennet kapısının şeytanını, şeytanı yenen, şeytanı alt eden ve düşmanını alt eden bir ibadet gösteririz.
Yollarımıza hüküttürürüz mücadele edenler. İnsanın nefsini tezkiye eden, şehvetini kıran, şehvetini ezen, şehvetini kavmadan dışarı doğru atan silahtır.
Bir kimsenin orucu yoksa, bir kimsenin orucu yoksa, gençler için söylüyorum, Bir kimsenin orucu yoksa, onun şehri de yoktur, dervisi de yoktur, mürşidliği de yoktur, müridliği de yoktur. Üç öyledir kapıda bir silahtır. Orucasın sıkı yapışsa, onun şehveti kesmek içindir, o zaman orucumuz avamın orucuna benzemeyecek. Şehvetini kapatın bir arkada, iftara, sofralara, otellere, oralara, burla. Seni daha iftara davet et, bir tane gelelim biz.
İlişkiyi kesmek, bu avamın orucu. Hayır, biz hasın orucunu tutacağız. Hasın orucu ne? Kimse şehvetini kapatın, aynı zamanda dağınır mı? Orucuna gözü dikeceğiz.
Gözünü aç, sırrını çağırırken fakir için değildir. Öyle bir şey geçmeyecek.
Orucunun lezzetini azı hissedeceğiz. Getirdiler, nefse lezzetli şey lazım değil dedim.
Nefse lezzetli bir şey lazım değil. Lezzetlisini arıyoruz. Uç tutuyoruz ya, evet halima, şu yemeği yap bunu yap, şu çorbayı yap bunu yap, şu kebapı yap, şu tas kebabını yap, şu et yemeğini yap şunu yap. Hayır, Mevlana Celalet-ül Rumah'ın iki kap, iki çeşit yemek getirmişler. Hanımına demiş, Hatun. Firavunun sofrasına benzete demiş. Yerken baş başa yemek yirken, sofranızı Firavun'a benzetmeyin. Ama çocuklarınız başka yerlere özenmesin. Çocuklarla yemek yerken çeşitlendirin.
Hanımınızda yemek yiyorsanız, hatta yalnız yemek yiyorsanız, bir gün gelsin zeytin ekmek yiyin. Bir gün yağmanın zeytin, yağmanın da başınıza yerken, sofranızı Firavun sofrasına benzetmeyin. Kendi sofranızı tavsiye edemezsin. Tavsiye edersin de çocuklarını zorlayamazsın. Sofranı öyle yap, gece sabır yapacaksın, nafile olacaksın. Bir dilim ekmekle yağman yiyin veya peynir ye veya zeytinle bitir. Bir dilim ekmek, iki dilim ekmek veya bir çorba yeşili bitir. Benzetme. Uzun tutacaksa bir şey var mı? Seviyor, canını feda ediyor.
Bahadır kadınlar, bir dinar da hayal. Esi güne yiyecek bir dilim ekmek daha yürürsün deyin. Beş bin tevin çekin.
Üstüne yüklenin. Kaybetlerin bedeli olarak sana beş bin tevin ceza kestin deyin. Yapmazsan da sana edeceğim sana deyin kalbinize. Allah ceza vermesin de bilin.
Hasülhasin orucu olsun. Demek değil de kerabla sonunda hanımından yapma. Yat, senin şehvetini hazır ediyorsan kendini oğlantada tutma. Hasülhasin orucu olsun.
Kuru. Kuranını koru. Bilini ve gözünü koru. Kalbini, içindekileri ve ağzını iyice koru ki tatlı şeyler olursun. Geceye kalbinde tatlı şeyler olursun. Şu anda göbeğinizi şişirerek de dolaşmayın. Tıka basa yiyip de oklayın, puhlayıp da namaza gitmeyin. Tıka basa yiyip de sonra da ondan sonra ölüler gibi yapmayın. Başta ise işiniz, yine aynı saatte yiyip de saat on ikide kalkmayın. Orucu yatağa tutturmayın. Ezeye çektirmeyin. Şu böreği yapacaksın. Şu tatlıyı yapacaksın.
Şu tuzluyu yapacaksın. E o ne? Oruç tutmuyor mu? Oruçlarımızı, ibadetlerimizi kabul etsin inşallah. Dili, bereketli geçirmeye çalışacağız. Anlaşıldı. Dili geçirmek ne demek? Oruçluyum deyip de yapmak yok. İşinize bakacaksınız, çalışmanıza bakacaksınız. Performansınızı düşünmeyeceksiniz. Bu ramazı, ibadetlerinize devam edeceksiniz. İbadetlerinizi arttıracaksınız. Ağzını dili geçirmek bu. Bereketli geçecek. Yani ibadetler, bereketi de artacak. Ağzının bereketi olsa öyle şey olmaz.
O yüzden kendimizi buraya tutalım. İçinde şu sigaradan kurtulun. Şu sigaradan kurtulun. Bu defa da açıkça söylüyor. Üzerine yazıyor.
Şimdi öldürür diye yazmıyorlar değil mi? Sigara öldürür diye. Şimdi ne de içiyor adam? Şimdi ne de içiyor? Sigara bırakın sigara. Bizim dergahımızda yeri yok. Bizim toplamımızda boşanmak. 6 ay, 5 sene neyse.
Gideremiyor, saç koşuyor. Kadının da boşanması. Müslümandan kil kokusu gelmez.
Ter kokusu gelmez. Anlıktır hadi. Ter kokar insan. Eve gidince duş al. Anında duş al. Korkma. Vücudun kirlenecek, kirlenecek. Ne iş yaparsan yap. Eve gidince ilk işin duş al. Otur, yemeni ye. Ondan sonra otur. Çocuğun, çocuğun senin pis kokunu çekmek zorunda değil. Hatun ne? Seninle aynı yatağa yatması hakkıdır. E adam, kadın kokuyor. Yemek kokuyor, ter kokuyor. Adam onunla aynı yatağa yatması hakkıdır. Duşunuzu alın. Derviş kokmaz. Dervişin, dervişten mis gibi koku gelir. Dervişin öyle terli, eşi, tuzlu kokusu gelmez. Kim kokusu gelmez dervişten. Öyle bir şey yok. Çamaşırlarınız temiz olsun.
Üstünüz başınız temiz olsun. Katipli olsun. Görmeyenin düğmesi kopuk. Yok yakası, yırtı. Yok bir tarafı söküp. Otur, kendin dik, kanını dikemiyorsan. Otur, kendin dik. Kopuk dolayı olmuş, göbeğe çıkmış oradan düğme kopuk. Dışarı çıkarırken birbiri geliyor var mı diye.
Arkası sökülmüş, dolaşıyor. Etek sökük, bozulmuş ön taraftan. Neyi iş yapıyorsanız. Ya bizim işimiz biz. Lan biz iş görmedik sanki. Biz de çalıştık, tarla işinde, takke işinde. Biz de çalıştık. Karışta çalıştık. Gençlikte varmış. Sıcak su bulamazsak, soğuk su var, duş alır, yedeği kanı. Böyle bir şey yok. O şey içeceğim, bakacağım. Kokuyor çocuk.
Ne sen ne yaptı da? Yıkamadın mı bu çocuğun sen? Mutfaktan koku geliyor. Koklayacak mutfaktan koku geliyor. Ya bir şey ekşidi, ya bir şey bozuldu. Gerçek koklayacak nereden geliyor diye. Ne bu ya bozulmuş bu. Neden bozdun bunu? Neden ekşitti? Neden kokultun? Bu kıllık değil. Bu kılı değil. İsraf önlü. Sigara kokusunu halledemeyen hangi kokuyu halledecek ki? Zaten cigara içen bir adam başka bir koku hissetmez ki. Cigara içen adama o garı da, ekşi de koksa ona nur hala nur gelir. Duzlu da koksa nur hala nur gelir.
Neden? Bu cigara kokusu. Bütün kokuları bastırıyor. Osmanlı'da cigarayı tuvaletlerin başına koymuşlar. Neden biliyor musun? Önceden böyle giderler yok ya. Çukurlar var. Tuvaletler kokuyor. O kokuyu bastırsın diye cigara koymuşlar Osmanlı'da, tuvaletlerin başına. Adam tuvalete girerken yakıyormuş, tütünü oturuyormuş adam. Tütünü yakıyor, oturuyorlar. Tütünün kokusu, çok affedersiniz, yani şeyi bastırıyor. Tuvaletin kokusunu bastırıyor, olkadakçın kokusu var. O yaşıyor adam. Kokusunu bastıran bir koku. Başka neyin kokusunu bastırmaz ki? Deyeceksiniz ki eğer cigaradan önce bırakılacak çok şey var, eyvallah.
Ona da bir sözüm yok. Ama biz onun arasında cigarayı da bırakalım. İsraf ver, onunca da para veriyor bir de insanlara. Bir de ne? Kahrolsun Amerika. Cepte malbo. Bu çok güzel. Hepsi de cigara içiyor. Desen geri o. Kahrolsun Amerika'ya bak. Amerika şey, ne ol? Kampanyası varmış. Üç litrelik kola bilmem kaç kuruşmuş. O ne güzel. Öyle kahrolsun da kahrolun. Kahretmek için içmeyeceksin. Kahretmek için alacaksın. Kahretmek için yutmayacaksın her şeyi. O zaman kahrolacak. Anlaşıldı mı?
Bu Amerika nesnenin mamurlarını al. Kahrolsun Amerika kolayı al. Kahrolsun Amerika mayburayı iç. Amerika şavrulu evin. Neden? Bir milyon ucuz. Zaten seni kahrolsun demekten. Yaşatıyor mu? Yaşatıyor mu sen onu? Yaşatıyor mu? Kahretmesi. Kahredenlerin önüne taş koyuyor. Kahredenlerin önüne, kahretmeye çalışanların önüne zet koyuyor. Kim? Benim yanımdaki adam koyuyor bir de. Ya benim yanımdaki adam terken hacı abi gözünüz görmesin. Ya bizle beraber olan adam. O kim içiyorsa, kim içiyorsa adam benimle beraber yürürken bana hançer oluyor. Farkında değil. Biz kimseyi hançerlemiyoruz. Çıkarı içmekten hançerledim.
Mahkeme oradan. Karın'ın isra eton anmasına vakfetti diyorum. Millet kolayı içiyor görsün. İçiyor mu? Affetsin. Ha. Şimdi o, Ramazan geldi ya. Oh ne güzel kahretecek adam. İftihada bir de kola açacak şimdi. Kola içecek ya. Kola çıkardı. Türkiye kola dedi. Adı kola mı kola. İçmiyorum onu da. Türkiye kola. Geçenlerde bir gazetenin bir resimde okudum. Onun da şeyi, ham maddesi Amerika'dan geliyormuş.
Amerika'dan geliyormuş. Türk kola, Türkiye kola dedi. Onu tekstip etmedi. Hayır, Amerika'dan almıyorum demedi. Takip ettim ben hızisi. Şerbet için, hoşaf için. Hanımlarınız, kuru üzüm alın. Memlekette yetişiyor. Kuru üzümden bir güzel hoşaf yaptırın. Soğuk istiyorsanız soğutun, soğuk soğuk için. Limonata yaptırın, limonata için. Ayran yaptırın, ayran için. Değişim üzümler var. O üzümlerden karıştırın. İşte meyve ekstrası mı yaparsınız? Ne yaparsınız? Reçel yapın, karıştırın, kuruşturun, yaptırın. Bir sefer bozacak, iki sefer bozacak.
Bir sefer de düzgün olmayacak, iki sefer olmayacak. Üçüncüsü de düzgün olacak. Ama sen düzgün olmayan derdi, gider. Marketten alırsan, yok meyve suydu, yok bilmem neydi, yok bilmem neydi. Olmaz. Almıyorum, yap meyve. Dedik ki içmiyoruz biz. Bitti. Bir tarafınız evsinmez.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi