Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 9 Ocak 2012 · 18:21
Ya Allah! Annelerimiz babalarımız kanlı yaşında, akarlarımız da kanlı yaşında. Hoş kopya açınız arkadaşlar. Solumda çocuğumuz, annelerimiz sahip. Hanımlarımız, kızlarımız, evden çıkmasına. Yine giderler çıkmasına, haber vermesin. Büyücülere, okuyuculara, sihir bazları gönder. Hanımlarımız, çocuklarımız, kalmeler oluyor. Onlardan uzak, kalmeler oluyor. Allah'ın dediğinden başka bir şey olmaz. Kadınlar da şimdi, birbiri çıkarsın. Allah muhafaza, yürüyün. O yüzden sakın, neyin ki evden dışarı çıkarken, usta, çok önemli haber vermesin. Annene gitsen daha, haber vermesin.
Birisi kalp, sen namaz kısır, oruç tutuyor, gelirsin sen de. Hacım, sen şu yürüyeceği götür, şu okuyucuyu götür. Anladın. Allah muhafaza edin. Sahip çıkın, çoğunlar çöpmesin. Dava mülkesin. AAA OL da mülkesin. Dava mülkesin. Dctivegu. Parayı wy roast Mozartov. Gülken. Dava mülkesin. Dava mülkesin. Abun erişim. Maafdarág. Abun erişim. Areksiniz. transmitted couldh of marazım, M.K.
M.K. M.K. Allah'la emanet. Otururken, yatarken, kalkarken, yürürken, belirsiz birader dese Allah derim. O halde Allah'ın zıkayı. Kaza yapıyor adam. Amel! Amel! Allah çıkacak. Allah'la yakınlığınızı, Allah'la yakınlığınızı, Allah'ın dilinize kalbinizi gömleğinizde, içinize oturduğunuzu öğrenmek istiyorsanız, ani bir şeyle karşılaştınız. Ama kazayla, ama bir şeyle bir şey kırılır, bir şey kırılır, bir yerden bir yere düşersin. O esnada ağzından çıkar, senin mostu alın.
Ağzından çıkar alın. Ne derim? Annemi derim. Annemi derim. Orkunuz derim, o derim. O yüzden Allah'ını zikredin. O. Derviş olmaz. Derviş olmaz. Ibadetsiz bir derviş olmaz. Gözü kuru derviş olmaz. Derviş olmaz. Derviş yüzyaşlı olacak. İbadet olur. Sıkıntı olur. Teşekkürler olur. Derviş merhem olur. Yaraya çabuk. Çünkü ona sivilceye, her şeye ilgilin. Etrafımıza iyi gülün. Merve gülün. Adamın bir sıkıntısı olduğunu siz aklınıza gelir. Kadravanızdan, çocuklarınızdan, kısımlarınızdan, arkadaşlarınızdan, birisi sıkıntıya dara düşüğünde sen haklanabiliyorsan adamın, senin iyi ahlaklı olduğunu gösterir.
Senin cömert insan olduğunu gösterir. Senin iyiliksever olduğunu gösterir. Eğer kimsenin aklına sen gelmiyorsan, adam hasta varsa, hastaneye gidecek olursa, doktora gidecek olursa, arabası eksik olsa, parası eksik olsa, ilacı eksik olsa, etmeye eksik olsa, suyu eksik olsa, elbisesi eksik olsa. Sen onun aklına gelmiyorsan, sen mü'minim diye dolaşır. Mü'min merhem gibi olur. Merhem. Her derde devam merhem. Çuban, çubana devam. Yara, yaraya devam. Alerji, alerjiye devam. Sürersin, geçer. Mü'min, yani bilhassa tasavvuflu yaşayan derviş, merhem gibi geçer. Merhem. O yüzden merhem ol. O yüzden merhem olun.
Diken olmayan. Acı bu kadar olmayan. Merhem olun. Sizin mü'minliğinizin göstergesidir. Yemek verdiğinizde, sopranızda fukara yoksa, toplandığınızda evimde fukaranız yoksa, o çok güzel, dayanmış, döşenmiş, lüks evlerinizde fukaralar gelip yatıp kalkmıyorsa, yemek yemiyorsa, o lüks arabalarınızda fukaralar gitmiyorsa, işe yaramıyorsa Allah'ın hesabını sorarlar. Allah onun hesabını sorarlar. Mahallenizde bir aç açık var. Bir yetim var, bir dul var. İlacı eksik, parası eksik, doktora eksik, sakat kalmış, bakımsız kalmış. Sen de o mahalledeyse Allah'ın hesabını sorarsın. Gücünün yettiğine yardımcı ol. Merhem merhem, tasavuk bu, takva bu merhem olur. Merhem olur.
Yoksa iken olmuşsun, onu tırmalamışsın, onu tırmalamışsın, onu acıtmışsın, onu incitmişsin. Adam üzeri merhem üzeri sürmüş, daha sen oraya yarayı kanker haline getirmişsin. Yarayı deşmişsin. Adamın bacarını koparttırmışsın. Bu merhemlik değildir. Allah bizi zalimliyadan eylesin. Allah bizi zalimliyadan eylesin. Amin. O yüzden para göz olmayın. Eşya göz olmayın. Araba göz olmayın. Al el olmayın. O yüzden tanışın. Koklaşın. Samimi olun. Apartmanda olamıyoruz. Hiç olmazsa cemaatin içinde olalım. Apartman hayatımdan değişiyorum, zorluğunu biliyorum. Milleti yemeğe davet ediyorum. Yanlış anla cemaatin içinde birlik ve beraberlik. Cemaatın içinde herkes birbirini gözlemesin.
Herkes gücünü kurmasın. Derse gidiyor. O arkadaşın arabası yok. Senin araba var. Orada git. Çalır git. Sen davet et. Ben seni geçerken alacağım. Evinde yemek var. O etrafındaki mahallenin kendilerini bir topla. Öyle yapmıyoruz biz. Biz filan cemaat yok. Önce etrafındaki müşteri topluyoruz. Önce mahalledeki arkadaşlar tutmuyoruz. Önce onlara merhem olacak. Önce onlarla diyalarını sıkı tutacaklar. Yol mu? Gitmeyecek mi? Gitmeyecek mi? Allah yoluna çıkacaksın. Ne yapacaksın? O yüzden merhem olacak. Sabahleyin kalkacaksınız, diyeceksiniz ki ben bugün merhem olacağım. Ama dilinle merhem olacağım. Ama cebinle merhem olacağım. Ama gönlünle merhem olacağım.
Merhem olacağım. Mutlaka o gün birisine merhem olacağım. O günü birisine merhem olmadan geçirirsen, o günü ziyanda. Ama o günü birisine merhem de geçirirsen, o gün cennetten kaç bin yıllık gün aldın? Onu Allah. Bir günde. Bir kişi. Bir kişi. Mutlaka bir günde mutlaka bir yere merhum olur. Merhemsiz gününüz olur. İnşallah. Kendinizi kullandırmayın daha. Kimisi de kullanır böyle insanlar. Öyle de yapmayın. Gerçekten ihtiyacı olanı görür, bunu tutun. Kimin? Ama bu ol. Merhem parayla olur. Ama merhem değil olur. Adamı tebliğ edersin, söylersin, sakinleştirirsin, tavsiyeti bulunursun. Bu da merhem. Adama dostluk yaparsın, arkadaşlık yaparsın, gelersin koluna.
Adam o esnanda çok hayliyete, ruhiyete bozuktu. Adamı bir tur atarsın, sakinleştirsin, merhem olasın. Birisi hasta olmuştur. Adam moralim okumuştur. Gidersin ona bir moral verirsin. Bir hasta ziyaret edersin. Bir moral verirsin. O iyi gördüm seni. Gözün pırıl pırıl yanıyor. Yanın parlamış senin. Vay sen iyisi. Allah ve Resulullah ve namazını kılıp şöyle mücadele. Adamı bir moral verirsin, gel merhem olasın. Merhem olasın. Merhem olasın. Bir şey yok. Tebessüm edersin, merhem olasın. O esnada adamın halet-i ruhiyeti çok bozuktu. Senin arkadaşındır. Bir tebessüm edersin. Kardeşim dersin, merhem olasın. Merhem olasın. Yüzünüz asık olmuştur. Evinize girerken selam verin. Selamun Aleyküm deyip evinize selam verin.
Evde kimse yoksa dahi selam verin. Sünnet. Eğer evde kimse yok. Esselamun Aleyküm ve Aleyküm ve Aleyküm ve Aleyküm ve Aleyküm. Yirmi sevap aldın. On sevap selam vermekten on sevapı selam verin. Yirmi tane de günahını silin. Hem vermekten hem anmakta. Evde hatun var. Selamun Aleyküm hatun. Aleyküm selam bey. Hatun yüzünü asma. Şakı be bülbül gibi ne bu ya? Sen nasıl ver hatun? Yüzünü asıyor, tadı yüzünü asıyor. Sen yüzünü nasılsın? Nasılsın? Nasılsın? İyi misin? Sen sormayın. O sana sormayın. Çocuğa canı sıkılmıştır. Kadınlar zayıftır. Yemeğe canı sıkılır. Patlıcanın canı sıkılır. Bibera canı sıkılır. Domatesin oradan biraz çürümüştür. Onun canı sıkılır.
Kadın kız mı oluyor? Sen ne dersin ki? Bu evin içinden de görüyor ki neye canı sıkılır. Ya Allah onu öyle yapmış ister. O kilimin yan durmasına daha canı sıkılır onun da. Normal karsınız. Altın nasıl... Kalın çabuk ya. Değişen ayrı taraflar. Anlam mı? İçin bir merhem olacaksın ona. O da demeyecek. Ya adam değil evde köş köş duruyor. Çayın geçiyor köş köş. Derse gidiyor. Böyle yok. Güler yutup tatlı duyuyor. Sevecen. Hoş görülür. Ama Kur'an üstünde seneye sahip. Hatun kulağına fısıldayacaksın. Hatunlar. Allah böyle el ver. Benden izinsiz. Kapıdan dışarı çıkma. Benden izinsiz. Satıcıymış. İsteyiciymış. Kapıdan içeri alın. Şimdi adam satıcı olarak geliyor kadınlar.
Bakışlı olarak geliyor. Yok bünderli olarak geliyor. Kadınları baştan çıkartıyor. Ne o? Su, arıklı cihazı. O yüzden diyeceksiniz ki kapıdan içeri kimse katmıyor. Bunları söylüyor mu? Bildiklerim var. Bunları bedavadan konuşmuyor. Bildiklerim var. O yüzden. Tanımadık. Bir insansa kapıdan içeri katmıyor. Tanımadık bir insan. Onu söyleyecek bir laf yok. Tanımadık bir insan. Bakacak kurumun vaziyetine. Ey köylüse değil, kendisi değil, akrabası değil. Neysin sen? Ya biz işte şunun pazarlarına geldik. Bir içeri girelim size göstereceğim. Kısara bakın. Benim müsaade etmiyor bir daha. Bu da. Benim müsaade etmiyor oğlum. Daha kapatacak. Deyeceksin bir de ona.
Eğer böyle bir şey yaptığını duyarsan, görürsen kemiğini kıralım diyeceğim. Bak, atın bir sevecektin değil mi? Şimdi böyle diyeceksin. Dizem ki kemiğini kıralım senin. Bu da. Benim müsaade etmiyor oğlum. Bu da. Benim müsaade etmiyor oğlum. Daha kapatacak. Deyeceksin bir de ona. Eğer böyle bir şey yaptığını duyarsan, görürsen kemiğini kıralım diyeceğim. Bak, atın bir sevecektin değil mi? Şimdi böyle diyeceksin. Dizem ki kemiğini kıralım senin. Oturtun burayı köşeye edeceksin. Bu tip insanları almayacaksın içerisine. Sahip olun. Çoluğunuza, çocuğunuza, hanımınıza, evinize, işinize, arkadaşlarınıza, kardeşlerinize, annenize, babanıza, akrabalarınıza, komşularınıza, memleketinize, beldenize sahip olun.
Bu başka çaresi yok. Başka alternatifi yok. Deccan vuruyor. Şeytan vuruyor. Şeytanlaşmış insanlar vuruyor. Kafirleşmiş insanlar vuruyor. Her yerden müslümanlar vuruyorlar bunu. O yüzden sımsıkı durun. Sünneti seneye sımsıkı öğrenin. Adetinizi, geleninizi, göreniniz. Kuranın sünnet taresinde. Her şeyinizi sıkı tutun. Çocuğunuzu, hanımınızı, aşınızı, eşinizi, işinizi, arkadaşınızı sımsıkı tutun. Birisi gelip, sevdiği biliyorum. Konuşma lan Seyda hakkında. Bizim kardeşimiz. Bitti. Ne olmuş lan Seyda abi? Ne oldu kardeşim? Seyda. Gidecek oradan. Konuşma lan benim arkadaşımla. Bizim kardeşimiz. Beraber derslik yok. Allah. Bitti. Bu kadar. Kardeşine sahip çıkacaksın. Arkadaşına sahip çıkacaksın. Burada Allah'tır.
Beraber kol kola. Dışarı çık. Öbür kama desin ki, gördün mü ya? Aptalını. Konuşmanın, ben yine Allah'tır. Sahip çıkacaksın. Ne oldu? Toplamıyormuşsunuz, böyle böyle yapayım. Ne yapıyorsunuz orada ya? Konuşma lan ağzını gevşek gevşek. Sıh! Münafık Seyda. Kim Allah'ın zikrinden alay edersin. Münafık Seyda. Kim Allah'ın zikrinden alay edersin. Allah'ın zikrinden alay eden münafıktır münafık. Münafık. Münafığın ta kendisidir. Biz de öyle yapıyoruz. Ya işte biz tablanıyoruz da. Sıh! Sıh! Allah'ın zikrinden alay edersin. Allah'ın zikrinden alay edersin. Allah'ın zikrinden alay eden Allah'la alay edersin. Onun yumuşaklık yok. Münafıklara, mürtetlere, kafirlere, yavrulara yumuşaklık yok.
Onlara yumuşaklık yok. Onlara şeridlik var. Biz gene öyle yapmıyız. Adam münafık, münafık vermez. Dinimizin yanısı gider. Allah muhafız edersin. O yüzden kim olursa olsun. Biz kendimize, kendi yolumuza, eşimize, dostluğumuza, aşımıza, çoluğumuza, çocuğumuza sayıp çıkalım. Başka bir şey lazım. O halleder her şey. Adam sünneti seni ilale alay edersin.
Tebliğ ediyorsan daha alay etmek çalışıyor. Onu tebliğe gerekmiyor. Alay ediyor. Dinlemiyorsun. Adama ayet söylüyorsan alay ediyor senden. Senden alay ediyor veya ayetle alay ediyor. Seni dinlemiyor. Onlara konuşmak caiz değil. Hiç hiç. Alay etmeye başladığın husus sen geri çekileceksin. Devam ediyor, karşılayacaksın. Adam alay edin mi dedi.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.