mustafaozbag.org

143. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 7 Ocak 2012 · 26:39

Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşâAllah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Umduklarınızdan nail eylesin. Korktuklarınızdan hıfzı muhafaza eylesin inşâAllah. Cenab-ı Hak âlem ve İslam'a dirlik birlik beraberlik nasip etsin. İnşâAllah-u Rahman bütün İslam âlemini muhafaza eylesin inşâAllah.
Allah yolunda koşturan kimselere iftira attıktan sonra ben tövbe ettim demek yeterli mi? Helallık alması gerekmez mi? İftira atmaya devam eden kişilere nasıl tavır takınmalıyız? Hz. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki, bir kimse bir kimsenin arkasından hoşuna gitmeyecek bir şeyi söylese, bu söylediği şey doğru olsa dahi zina etmiş gibidir.
Gıybet, iftira, delikodu, Müslümanları birbirine düşüren şeytanın nefesidir. Bir kimse gözünle görüp kulağıyla duymadığı bir şeyi anlatıyorsa, bir başkasına bunu söylüyorsa, anlatan da söyleyen de o esnada şeytanın işini yapıyor.
Anlatan da söyleyen de o esnada şeytanın dili, anlatan da söyleyen de o esnada şeytanın kulu, ümmeti yaralayan, bereleyen, bataklığın içerisine süründüren, dervişin dervişliğini yok eden, kalbini karartan, kalbini fitne çukuru yapan en önemli şey bunlar.
O yüzden bir kimsenin böyle bir şeyle yaptıysa, ben tövbe ettim demesi yeterli değil. Gidip o kimseden helallık alması lazım. Eğer onu bir cemaatin içinde söylediyse, o cemaatin huzurunda helallaşması lazım. Onu kimlerin arasında konuştuysa, o konuştuğu kimselerin hepsinin arasında, yapmış olduğu iftiranın, yapmış olduğu gıybetin kötü olduğunu dile getirip, orada bundan geri dönmesi lazım.
Hele benim meşhur tezim vardır ya, Allah affetsin. Birisi Allah diyorsa ve zikreden bir kimse ise, sen Allah'ın zikrettiği kimsenin hakkında dedikodu, iftira, gıybet ettin. Kimin hakkında yaptın? Allah'ı zikreden ve Allah'ın zikrettiği kimsenin hakkında yaptın. Onun sahibi Allah, onun mürebbisi Allah, onun savunucusu Allah, onun koruyucusu Allah. Burada insanların niyetleri söylediği sözden önde gider. Eğer bir kimsenin niyeti böyle söyleyerekten o kimseyi alaşağı etmekse kendisi alaşağı olur.
Niyet insanın amelinden öncedir. Niyet insanın sözünden öncedir. Niyet insanın fiiliyatından öncedir. O yüzden bir kimsenin niyeti o noktada iyilik yaparken de, kötülük yaparken de, haram işlerken de, sevap işlerken de niyeti ondan önce gider. Bir kimsenin niyeti insanları yolunu kandırmaksa, yolunu bozmaksa, yolunu değiştirmekse, iki kişinin arasını bozmaksa, o kimsenin söylemiş olduğu şey doğru olsa dahi, yaptığı şey günah-i kebairdir.
Bir kimseyi yolundan alıkoyacak, bir kimseyi zikirden alıkoyacak, bir kimseyi cemaattan alıkoyacak, bir kimseyi namazdan alıkoyacak, oruçtan alıkoyacak, sohbetten alıkoyacak, onu Allah yolundan alıkoyacak, bir şeyi doğru dahi olsa, bir kimse onun gıybetini etse, söylese, vallahi de, billahi de, tallahi de, şeytanın işini yaptı, haramın kara kökünü işledi. Söylediği şey doğru olsa dahi, şimdi bazıları doğruculuk başılık yapacak internetten izleyenler, dinleyenler, ya ben doğruyu söyle dedim veya biz doğruyu söylüyorduk veya bu iş doğruydu diyecekler, bakın o doğru dahi olsa, eğer ki bir cemaatin içine fitne çıkarıyorsa, insanları yolundan ediyorsa, Kur'an ve sünnetten uzaklaştırıyorsa, zikirden uzaklaştırıyorsa, cemaatten, cemiyetten uzaklaştırıyorsa, vallahi de, billahi de dediğin şey doğru olmuş olsa dahi, çok büyük günah kebal işledi, zina etmiş gibi günaha girdi.
Hatta bir rivayeti diyor, yüz zina etmiş gibi günaha girer. Yüz zina etmiş gibi. Bir kimsenin niyeti iki kişiyi barıştırmaksa, bir kimsenin niyeti karı kocayı barıştırmaksa, bir kimsenin niyeti o kimseyi cemaate, cemiyete, zikrullaha, o kimseyi helal da araya götürmek ise, yalan söylemesi vallahi ibadet oldu.
Bak yalan söylemesi onun ibadet oldu. İki kişinin arasını düzeltmek, küsleri barıştırmak, barıştırmak, karı kocayı barıştırmak, evlat ebeveyni barıştırmak, iki kardeşi barıştırmak, iki akrabayı barıştırmak, bir kimseyi dinle barıştırmak, bir kimseyi yolla barıştırmak, bir kimseyi tarikatla, zikir halakasıyla barıştırmak, bir kimseyi şeyhle, üstadla, tasavvufla, mürşitle, müritlikle barıştırmak.
O ise ibadet oldu. O ise ibadet oldu. Ya hani yalan haramdı, evet yalan haram. Ama öyle bir niyetle gittin ki sen, iki kimseyi barıştıracaksın. İki gönlüyü hiya edeceksin. Öyle bir niyetle gittin ki, her ikisini de barıştırmak niyetiyle çaba harcadın. Yalan söylemek helal oldu, hatta ibadet oldu.
Allah muhafaza eylesin. Sufilik, iyiliğe koşmaktır. Dervişlik, hayra koşmaktır. Dervişlik, güzel ahlakla ahlaklanmaktır. Dervişlik, iyi hal üzerine yaşamaktır. Allah bizi onlardan eylesin. Çavuşlardan biri siz üstadınızdan ne öğrendiniz, ne öğrendiyseniz benden öğrendiniz.
Ondan daha çok bana saygı göstermelisiniz. Bu kadar şey. Dediyse dahi, doğru söylemiştir, hakkım helal olsun onlara. Bir kimse kapının kenarındaki bir dervişten bir şey öğrense, onu öğreten Allah'tır. Kapının kenarında hiç beğenmediğiniz bir kimseden bir edep öğrense, ona öğreten Allah'tır.
Üstadın öğrettiği de Allah'ındır. Çavuşun öğrettiği de Allah'ındır. Kim kime ne öğretirse, öğreten Allah'tır. Mürebbi, terbiye edici Allah'tır. Alim, Allah'tır. Veli, Allah'tır. Bunu bu konuda kim nefsine bir paye çıkarırsa, Allah'la arasına perde girmiştir. Bunu her kim, bir kimseye ben sana şunu öğrettim derse, bir kimse ben bu işi başardım derse, bir kimse bu işi ben yaptım derse, Allah'la arasına perde sokmuştur.
Bu kim olursa olsun, bakın bu kim olursa olsun, dostlar, Allah'la aranıza perde koymayın. Bu dünya fani, Allah baki, mahşerde herkesin önüne gelir her şey. O yüzden her kim ne söylüyorsa, her kim ne diyorsa, kendine diyordur.
Bir gün ben de size ben şunu öğrettim dersem, benim de arama Allah perde koymuşum, ben kendi arama Allah'la perde koymuşumdur ki, Allah muhafaza eylesin. Bu çok büyük günah kebahirdir, bizler için. O yüzden orta yerde işleyen fiiliyat Allah'a aittir. Öğreten, öğrettiren, dinleten, dinlettiren Allah'tır. Para verse adam bu kadar insanı toplayamaz. Para verse bu kadar insanı her hafta toplayamaz. Para verse insanlar ücretle parayı böyle dağıtsa, toplayamaz. O salonları dolduramaz. O hizmetleri yapamaz. O 6 yaşında, 7 yaşında, 8 yaşındaki, 5 yaşındaki o çocuğun kalbine para versen Sema'nın aşkını veremezsin.
10 yaşında, 12 yaşında, 13 yaşında, 15 yaşında. Herkes anasının kucağında uyurken, anasının yatağında yatarken, sen ona ne sunarsan sun, ona hizmet aşkı verip, o küçücük yüreğiyle semadan semaya koşacaksın diye ona bir şey yaptıramazsın sen. Onun kalbine o sevgi, o aşkı koyan Allah, sen onun gönlüne bir şey ekemezsin.
Senin yapacak olduğun tek bir şey var. Aklın yerindeyse, kalbin yerindeyse, körlerden değilsen, sağırlardan değilsen hizmet et. Ona kim sizecik yatağından kaldırıp da yollara devam edecek? Asıl derviş o çocuklar, kar, kış, kıyamet, soğuk demeden, üşüdüm, yandım, acıktım, uyudum demeden çocuk hepsi daha. Kimse onun gönlüne o aşkı muhabbeti koyamaz.
Koca gelip olu Mevlevihanesi çocukların omuzuna yıkılmış. Bakıyorum sıralandıklarında üst katta içimden geçen o. Diyorum ki Rabbim, sen nelere kadirsin, nelere layıksın? Neye gücün yetmiyor ki? Nelere kudret, kuvvet yetiştiriyorsun? 9 yaşında, 10 yaşında, 12 yaşındaki çocukların omuzunda gelip olu Mevlevihanesi.
Dünyanın ayaktaki en büyük Mevlevihanesi. Dünyanın ayakta en büyük Mevlevihanesi'nde çarp dönüyor 9 yaşındaki çocuklar. Siz oturmuşsunuz. Kim çavuş, kim derviş, kim kime ne dedi, onunla uğraşıyorsunuz yazı. Bunlar buralarda konuşulacak mevzular değil. Ben okurum burada.
Birilerine taş atmak için yazarsanız taş sizin kafanızda patlar. Yapmayın. Bu çocuklar Kosoya'da çarp dönüyorlar, Pirinçin'e de çarp dönüyorlar. Beyoğlu'nun göbeğinde çarp dönüyorlar. Entelin, dantelin, lutinin, her türlü insanın kol gezdiği yerde. Sema dönüyorlar Allah diyorlar. Siz ne diyorlar? Siz ne diyorsunuz? İki ay Allah demekle kendinizi bir şey mi zannettiniz? İki sefer zikir yapmakla kendinizi neden ettiniz? Halimizden uzaksınız.
Kalbimizden uzaksınız. Sırrımızdan uzaksınız. Yüreğinizden uzaksınız. Biz de değilsiniz. Biz de değilsiniz ona yanıyorum. Hepinizin yanması lazım. Allah yolunda ne yapalım diye. Hepinizin ciğeri dökülmesi lazım. Allah için ne yapalım diye. Fuhuşun yaşı 9 Türkiye'de. Uyuşturucunun yaşı 9 Türkiye'de. Anneler gencecik kızlarını sokağa gömüyor. Babalar gencecik oğlanlarını sokağa gömüyor. Gencecik eşlerini sokağa gömüyor insanlar. Allah deyin tövbe edin. Birinin kusurunu görmek, kendi kusurunu görmemekten ibaret.
Allah cümlemizi affetsin, tövbe edelim inşallah. Allah'ı ayakta otururken ve yattıkları halde zikreden, göklerin ve yerin yaratılışını düşünerekten, ey Rabbimiz bunları boşuna yaratmadın.
Sen bundan pak ve münezzehsin. Bizi cehennem azabından koru. Amin. Ya Rabbi, sen cehenneme soktuğunu hor ve hakir edersin. Zalimlere yardımcı yoktur. Ya Rabbi, Rabbinize iman ediniz diye imana davet eden bir davetçi işittik ve iman ettik ya Rabbi. Günahımızı mağfiret et, kötülüklerimizi ört ve bizi iyilerle beraber vefat ettir. Ya Rabbi, bize Resullerine vaat ettiklerini ver. Kıyamet gününde bizi zelil etme. Muhakkak ki sen sözünden dönmezsin. Onlar ki Allah'ı ayakta zikrederler. Onlar ki ayakta otururken zikrederler. Onlar ki yanlarının üzerine yatarken Allah'ı zikrederler. Onlar ki yerin ve göğün yaratılışına bakarlar, tefekkür ederler.
Ondan önceki ayet-i kerime o, yerin ve göğün yaratılışında hikmetler vardır. O insanlar yerin ve göğün yaratılışına bakarlar, Allah'ı ayaktayken, otururken yanlarının üzerine zikrederler. Ve o yaratılışı tefekkür ederler. Üzerlerindeki nimeti tefekkür ederler. Üzerlerindeki nimeti düşünürler. Ve derler ki, biz seni zikrettik, sen de bizi zikrettin. Biz sana hamd ettik, sen de bize nimetlerini çoğalttın. Bizi nankörlerden eyleme, bizi kafirlerden eyleme, bizi müşriklerden eyleme, bizi yanlışa düşenlerden eyleme, bizi eksikliğe düşenlerden eyleme, bizi vefasızlardan eyleme, bizleri hayırsızlardan eyleme, bizleri hem bu dünyada hem öbür dünyada gözleri kör olanlardan eyleme, bizleri aşksızlardan eyleme, bizleri muhabbetsizliklerden eyleme, bizleri şeytanın kucağına düşenlerden eyleme, bizleri gıybete düşenlerden eyleme,
bizleri delikodya düşenlerden eyleme, bizleri zalimlerin yanında eyleme, bizleri zalimlerden eyleme, bizleri zikredenlerden eyleme, bizleri hamd edenlerden eyleme, bizleri şükredenlerden eyleme, bizleri ne başkılanlardan eyleme, bizleri oruç tutanlardan eyleme, bizleri her daim senin yoluna hizmet edenlerden eyleme, bizleri sena ve habibine itaat edenlerden eyleme, bizleri sıddıklarla beraber eyleme, bizleri şehitlerle beraber eyleme, bizleri salihlerle beraber eyleme, bizleri salihlerle beraber eyleme, azıp saptırdıklarına beraber eyleme,
şeytanın vesvesesine düşenlerden eyleme, o hannane mennanın peşinden gidenlerden eyleme, büyücülerin, üçkağıtçıların peşinden gidenlerden eyleme, ey merhametlilerinden merhametlisi bizlere merhamet eyle, bizleri habibini koruduğun gibi koru, bizleri İbrahim'i koruduğun gibi koru, bizleri Yusuf'u Yakup'u koruduğun gibi koru, bizim aklımız yok, fikrimiz yok, mecalimiz yok, dermanımız yok, ey merhametlilerinden merhametlisi bizleri koru ya Rabbi, bizleri muhafaza eyle ya Rabbi, nefsimize düşürme, hatalara, kusurlara, yanlışlıklara düşürme,
varsa yaptıysak bir hata, kusur muhakkak yapmışızdır, bizleri affeyle ya Rabbi, bizleri affeyle ya Rabbi, bizlere merhamet eyle ya Rabbi, şeytana ve şeytanlaşmışların içimizde dolaşmasına müsaade etme ya Rabbi, şeytana ve şeytanlaşmış olanların içimizde dolaşmasına müsaade etme ya Rabbi, şeytana ve şeytanlaşmış olanların içimizde dolaşmasına müsaade etme ya Rabbi, o Habibinin buyurduğu, o Allah'ın öyle kulları vardır ki, orada günahkarlar oturamaz buyurmuş, meclisimizi onlardan eyle ya Rabbi, cümlemizi affedip, affettiklerinin meclisine oturttur ya Rabbi,
birbirimize düşürme ya Rabbi, nice ümmetler, nice cemaatler, birbirlerine düştüklerinden helak oldular ya Rabbi, bizleri birbirine düşürme ya Rabbi, bizleri birbirine düşürme ya Rabbi, varsa içimizde cahillik eden onları ilminde kuşat ya Rabbi, onlara da merhabet eyle ya Rabbi, onlara da müşriksin ya Rabbi, onlara müşrik davran ya Rabbi, bizlere lütfeyle ya Rabbi, ikram eyle ya Rabbi, ihsan eyle ya Rabbi, mahcum eyleme ya Rabbi, mahzun eyleme ya Rabbi, mevsimizi de işimizi de sana havalettik ya Rabbi, sen haval edilenlerin en güzelisin ya Rabbi,
düğün gücümüz yeter ki ya Rabbi, sen güçlülerin güçlüsüsün, kalbleri istediğin yere çevirirsin, kalbimizi hayra çevir ya Rabbi, ya Rabbi, kalbimizi zikre çevir ya Rabbi, kalbimizi tefekküre çevir ya Rabbi, kalbimizi hayır hasanete çevir ya Rabbi, kalbimizi nurlandır ya Rabbi, kalbimizi sırlandır ya Rabbi, kalbimizi açlandır ya Rabbi, kalbimizi cennet bahçesiyle ya Rabbi, bilemediklerimizi öğret ya Rabbi, yapamadıklarımızı kuvvet ver ya Rabbi, her şey sahibisi sensin, ya Rabbi, yerlerden senden 입니다 전에 TWO kazanlardan
senin adını yükseltenlerden zikrinle süslendir ya Rabbim. Kalbimizi zikrinle süslendir ya Rabbim. O zikredenle beraber eyle ya Rabbim. En büyük ibadeti yapanlarla beraber eyle ya Rabbim. Gafillerden uzak eyle ya Rabbim. Şeytandan uzak eyle ya Rabbim. Dünyayı sevenlerden uzak eyle ya Rabbim. Dünyaya aşık olanlardan uzak eyle ya Rabbim. Maddeyi tapanlardan uzak eyle ya Rabbim. Nefsine tapanlardan uzak eyle ya Rabbim.
Rabbim fitnesine muhafaz eyle ya Rabbim. Dünyanın fitnesine muhafaz eyle ya Rabbim. La ilahe illallah.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi