mustafaozbag.org

137. Mesnevi Şerhi (831-837 Beyit)

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 22 Ocak 2021 · 24:01

Türkmenlerin köpekleri çadır kapısında misafire yaltaklanmış ama çadır yanına yabancı biri uğrayacak olursa köpeklerden aslancasına hamleler görür. Kullukta ben de köpekten aşağı değilim. Allah da hayat ve kudrette bir Türkten aşağı kalmaz. Hani geçen haftadan hatırlayalım, ateş diyordu ya benim tabiatım değişmedi, unsurum da ben Allah'ın kılıcıyım, onun izniyle keserim diyordu.
Ateş dile gelmişti. Kime? Yahudi'ye. O Yahudi padişah içine attığı Müslümanlar ateş yakmayınca ateşe hitap etti. Dedi ki ne oldu? Senin dedi tabiatın mı değişti? Sen yakardın, yakmaz oldun. Garezin bize mi dedi? Niçin sen benim içine attığım insanları yakmıyorsun? Bu sefer de ateş dile gelmişti. Demişti ki ey şaman ben yine o ateşim. Ben yine yakarım. Hele bir gir içeri hararetimi gör. Ben Allah'ın kılıcıyım, onun izniyle keserim dedi. Ve devam etti söze. Türkmenlerin köpekleri çadır kapısında misafire yaltaklanmış. Ama çadır yanında yabancı biri uğrayacak olursa köpeklerden aslancasına hamleler görür. Kullukta ben köpekten aşağı değilim. Allah da hayat ve kudrette bir Türkten aşağı kalmaz. Ateş konuşmaya devam ediyor.
Diyor ki Türkmenlerin, Türklerin köpekleri çadırın yanında gelen misafirlere yalakalık yapar, kuyruk salla. Ama diyor eğer yabancı bir kimse oraya gelirse o köpekler diyor aslan kesilir. Hani köpek normalde işte eve böyle gündüz gelirsen önceden böyle Türklerin çoban köpekleri çok meşhurdur dünyaca. Bizim köpeğimiz dünyaca meşhurdur. Çoban köpekleri, Sivas Kangallar, çoban köpeği ırkları dünyaca meşhurdur. Bizim Türklerin, o konar göçer Türklerin köpekleri kadar sahibine uysal ve vefalı kurda ayıya karşı acımasız hiçbir köpek yoktur. Şimdi mesela o kırık köpekler vardır. O kırık köpeklere mesela kurdu koklat, ölen bir kurdu dahi koklatsan kaçar gider kokusundan.
Kokusundan veyahut da o kırık köpekleri götür bir ayının ölüsünü göster. Ayının ölüsünü koklasa korkudan kaçar gider. Ama iyi bir Kangallar mesela. Ne kurttan korkar ne çakaldan korkar ne ayıdan korkar. Ayıya bile sarar iyi bir Kangallar. İyi bir çoban köpeği, Türk çoban köpeği. O tam Kangallar değildir, kırıktır o. Onun çobanlar daha iyi bilir. Çoban köpeği derler ona. O koyunu güder mesela. İyi bir Kangallar koyunu güder. Onlar böyle mesela biz Bayındır'dayken mesela Bursa'nın dağlarından çobanlar gelirdi. Koyun getirirlerdi bizim oraya. Onların çoban köpekleri vardı. Böyle kocaman kocaman. Kuzulardan, koyunlardan büyük. Onları normalde biz böyle hayran kalırdık onlara.
Normalde böyle onlardan çok sevdiklerine böyle işte bir tane enik verir. İşte bir şey verir. Hatta mesela birisinin yaylımı var orada. Yani iki fasıl yaylım vereyim de sana bir enik vereyim. Çoban enik, köpek eniği veriyor. O kadar kıymetliydi Bursalıların o çoban köpekleri. Said görmüştür. Said gördün mü onları sen? Karaburun olarak geçiyor. Var mı gene hala da? Var. Sürülerin içinde. Böyle kocaman kuzulardan, koyunlardan daha iri onlar böyle. Hatta bizim orada mesela bir tanesi, bizim orada çok kurt olmaz. Ne olduysa kurt işte salaklığı tutmuş demek ki sarmış. Ondan sonra hayvanları sarınca kurdu boğmuş iki üç tane şey. O köpek adam gözümün önünde hani kuzuyu kesmedi hayvan ona alışmasın diye gitti kasaptan bir tane kuzu aldı geldi parçaladı hayvanların önüne bıraktı hediye olarak yedirdi hayvanlara.
Dedim neden burada kesmedin görürler dedi alışırlar o zaman dedi hayvana sararlar dedi terbiyeye bak ya terbiye bu işte bizim atalarımız kapılarındaki köpeği bile terbiye etti. Biz şimdi çocuklarımıza demiyoruz evet bizim ecdadımız kapısındaki köpeği terbiye ederdi damına bağladığı beygiri terbiye ederdi damına bağladığı deveyi terbiye ederdi onun ineği bile terbiyeliydi bildiğin inek inek dahi terbiyeliydi atalarımızın inekleri dahi terbiyeliydi terbiye sistemi vardı.
Şimdi Hazreti Pir diyor ki ateşi konuşturuyor diyor ki Türkmenlerin köpekleri vardır ya diyor çadırın kenarında gelene gidene yalaklık yaparlar ama sen diyor onlara düşmanca bir tavır sergilersen seni parçalarlar ben de diyor ateş olarak kullukta köpekten aşağı değilim ki ben de Allah'ın kuluyum ben de Allah'ın emrindeyim ben ateşim ama başıboş değilim Cenab-ı Hak bana yak dediğini yakarım Ben ateşim ama ben yakamam diyor diyor Allah da kudrette Türklerden Türkmenlerden aşağı değil ya diyor yani o Türkmenler dahi dostu düşmana ayırıyorsa o Türkmen köpeği dahi dostu düşmana ayırıyorsa
Allah kendisine dost olanına düşman olana ayırt edemeyecek noktada mı Cenab-ı Hak'ta ne yapar bütün mevcudata hükmeden ateşte onun emrindedir onun yak dediğini yakar yakma dediğini yakmaz Bakara ayet 116 göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır Malikül mülk olan Allah'tır o mülkünü kudretiyle kuvvetiyle hakimiyetiyle zaptu rapt altına da altına alan da Allah'tır o taşa da toprağa da ateşe de suyu da suya da buluta da sözünü geçirendir Cenab-ı Hak bu noktada mükavenatta hiçbir hiçbir zerre yoktur ki onun üzerine hükmü olmasın hiçbir zerre yoktur ki onu ona emretmemiş olsun hiçbir zerre yoktur ki Allah onu sevk etmemiş olsun her şey Cenab-ı Hak'ın kudret ve kuvvet elinin altında ateşte cehennemde cennette güneşte ayda rüzgarlarda bulutlarında
Allah'ın kudret ve kuvvet emrinin altında gözünüzün gördüğü meyveler de ağaçlarda bitkiler de hepsi de Allah'ın kudret ve kuvvet elinin altında öyle olunca ateşte diyor ki ben onun emrindeyim o da diyor Türkman başbuğundan aşağı değil ki Allah'ın emriyle dir eğer diyor bu tabiatın içerisindeki ateş seni yakar gamlandırırsa eğer senin fıtratının gereği içinde bir yangın olursa bir gam olursa sana bir şey dokanırsa sen bir hüzünlenir bir gamlanır sen bir kederlenirsen bu Allah'ın emriyle dir senin yüzünü dahi göremezsin Allah dilemedikçe sen o kederin dahi yüzünü göremezsin o dahi Allah'ın emrinin altındadır o dahi Cenab-ı Hak'ın sevk ve idaresindedir tabiat ateşi eğer sana sevinç verirse ona o sevinci dün sultanı verir
senin gönlüne bir hoşluk gelirse o da Allah'ın emriyle dir sen hani var ya ayeti kerime iyilikler Rabbinizden kötülükler nefsinizden sizin başınıza gelen her şeyi Allah yaratır her şeyi sevk eden odur isterse başınızdan belayı musibeti def eder isterse sizden kederi gamı kaldırır isterse sizi sevince boğar bunu sevk eden Allah'tır yine devam edelim gam ediyor gam görünce istiğfar et çünkü gam Halik emriyle tesir eder eğer sana bir gam geldiyse eğer sana bir keder geldiyse eğer sana bir hüzün geldiyse eğer senin işlerin senin istediğin gibi gitmiyorsa eğer senin başına bir çorap örüldüyse eğer sen karanlıklara düştüysen eğer sen bataklıklara düştüysen oradan çırpınamıyorsan
istiğfar et tövbe et yapmış olduğun yanlışlıklardan dolayı senin başına onlar geldi senin eksikliklerinden dolayı onlar başına geldi istiğfara devam edeni Allah-u Teala dertlerden sıkıntılardan kurtarır ummadığı yerden rızıklandırır nesaide geçen bir hadis-i şerif tövbeye devam eden Allah'tan af dilemeye devam eden dertlerden ve sıkıntılardan kurtulur ve o kimse ummadığı yerlerden rızıklanır o muhakkak ve muhakkak istiğfara devam edecek gamdan, hüzünden, kederden kurtulmak istiyorsa rızık darlığından geçim sıkıntısından
evindeki huzursuzluktan annesiyle babasıyla arasındaki problemden düzgün gitmeyen neyi var ise istiğfar edecek tövbe edecek helallaşması gereken yerler var ise helallaşacak annesinin, babasının duasını almayan helallaşmayanın iki yakası bir araya gelmez eşine zulmeden kadın, erkek zulme devam ediyorsa iki yakası bir araya gelmez çocuklarına zulmeden anne ve baba iki yakası bir araya gelmez komşularına zulmeden iş arkadaşlarına zulmeden emrinin altındakilere zulmedenlerin iki yakası bir araya gelmez büyüklerini büyük gibi görmeyen
onları dinlemeyen onlara itaat etmeyen iki yakası bir araya gelmez senin zakirinmiş senin şeyhinmiş senin çavuşunmuş resleşme duasını al geç onlarla didişme iki yakası bir araya gelmez derviş kardeşlerine zulmeden zakir çavuş nakip nükabba şeyh iki yakaları bir araya gelmez kim kime zulmediyorsa zulmedenlerin iki yakaları bir araya gelmez bu dünyada da felah bulmazlar mahşerde de felah bulmazlar ahirette de felah bulmazlar hiç kimse hiç kimseye zulmetmesin hiç kimse sözünü ve ahdini bozmasın sözünü ve ahdini bozanlar
iki yakaları bir araya gelmez sözünden geri dönenler iki yakaları bir araya gelmez masumları kimsesizleri dul ve yetimleri aldatan kandıran onları yüzüstü bırakan iki yakası bir araya gelmez yetimlerin mallarını devşirmeye çalışan onların malını ucuz fiyata kapatmaya çalışan iki yakası bir araya gelmez sokakta kediye köpeğe eziyet eden hayvanlara eziyet eden dilsiz mahlukata eziyet edenin iki yakası bir araya gelmez yanında çalışanın hakkını hukukunu korumayan yanında çalışan kimsenin maaşını düzgün vermeyen onun hakkına
hukukuna riayet etmeyen iki yakası bir araya gelmez adaletle hükmetmeyen hakimler adaletle insanları sevk etmeyen valiler adaletle insanları sevk etmeyen kaymakamlar mülki amirler müdürler amirler eğer adaletle hükmetmezler adaletle sevk ve idare etmezler insanların arasında ayırmacılık kayırmacılık yaparlarsa iki yakaları bir araya gelmez Allah'ın lanetlediği fiiliyatları üzerinde bulunanlar şimdi adına eşcinsel dendi siz onun adını biliyorsunuz bunlar bunlara yumuşak görünenler bunlara hoşgörüyle davrananlar LGBTT'li bilmem ne harf kalmadı
bu bir sürü harf kalabalığı olan bunlara yumuşak görünen bunlara saygı duyan bunlarda olması lazım diyen bunlarda bunun özgürlüğü diyenlerin iki yakaları bir araya gelmez Allah'ın lanetlediği işleri ve fiiliyatları yapanlar ve bunları destekleyenler bunların iki yakaları bir araya gelmez müminlerden faiz alan müminlere faizcilik yapan iki yakaları bir araya gelmez oğlancılık yapan lezbiyenlik yapan oğlan oğlana cinsel ilişkiye giren erkek erkeğe cinsel ilişkiye giren bu pislikler bunlar asla iki yakaları bir araya gelmez
bunları destekleyen bunları alkışlayan bunların peşine gidenlerin iki yakaları bir araya gelmez tövbe etmezlerse gelmesinler inşallah zaten bunlar tövbe edip dönmezlerse Allah iki yakalarını bir araya getirmesin inşallah çünkü bunlar Allah'ın lanetlediği fiiliyatlar namazı kasten terk edenler iki yakaları bir araya gelmez orucu kasten terk eden oruç tutmaya muktedir olduğu halde tutmayan iki yakaları bir araya gelmez hacca gitmeye muktedir iken hacca gitmeyen iki yakaları bir araya gelmez gelmez herkes namazı kasten
terk edenin Allah muhafaza eylesin dini yıkılır işte bunları yapsa yapanlar zaten tövbe edecek ama istiğfar etmek tövbe etmek sünnet kuvvetli sünnet hem farz Allah tövbe edenleri sever ayeti kerime Allah tövbe edip af dileyenleri af eder ayeti kerime ama Hz. Peygamber diyor ki Allah'tan en fazla korkanınız benim günde ben yüz kez Allah'a tövbe ederim günlük tövbenizi terk etmeyeceksiniz sufiler en az günde yüz sefer tövbe ederler Allah'a yakınlık peydah etmek için çünkü Cenab-ı Hak onu yakinine alır bir tövbe vardır
dertten sıkıntıdan beladan musibetten günahtan kurtulmak içindir bu ayrı bu şeriatın emretti bir tövbe vardır ehli tarikat için küçük günahlar işlemiştir o küçük günahlar işlediğinden dolayı da tövbe eder ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetini icra eder bir tövbe vardır o kulluğun kulluğun özüdür o kulluğunu gösterir der ki sen Rabb'sin ben kulum sen Allah'sın ben senin yarattığınım beni sen yarattın ben kendimi günahsız gördüğümden değil ama sen tövbe edenleri seviyorsun ya tövbe edenleri
sevdiğinden dolayı ben sana tövbe ediyorum der onun tövbesi muhteşem tövbedir o subhanallahı ve bi hamdihi derken cennette kendine ağaç dikildiğini görür subhanallahı lazim derken cennet meyvesi ağzına verilir o işte Allah'la arada perdenin kalktığı tövbedir subhanallahı ve bi hamdihi subhanallahı lazim ve bi hamdihi estağfurullah lazim der o bir önceki perdesine tövbe der der ki ben bu perdede kaldım bana yazıklar olsun ben bir adım daha atmadım senin cemalini doya doya göremedim ben bir adım daha ataydım da
senin cemalinle cemalleseydim ben bir adım daha da ataydım da sen benim ruhumu alıveredin de şu dünya denilen mihnetaneden kurtulaydım ben bir adım da atıvereydim de senin o kaküllerine dokunsaydım bir adım daha atsaydım da kaküllerini boynuma dolasaydım bir adım daha atsaydım da gözlerinde gözlerimi kaybetseydim bir adım daha atsaydım da öyle bir subhanallahı ve bi hamdihi subhanallahı lazim deseydim bütün alemleri seyran etseydim tövbe o sufinin amacı bu tövbeye ulaşmaktır sufinin amacı budur o yüzden onun tövbesi
kıymetlidir o zikrullahın ayrı bir dairesidir o tövbe bunda bunda günahtan kurtulma düşüncesi bunda cehennem korkusu bunda cehenneme atılma hayyulası yoktur bu tövbe farklı tövbedir Allah isterse bizzat gam neşe bizzat ayak boğu azatlık ve hürriyet olur Allah isterse sana gelen gam neşeye bürünür Allah isterse neşe gama bürünür onun gamının içerisinde neşe neşenin içerisinde gam vardır o yüzden gamlandığında kendi kendine ahu efkan etme her gamın arkasında bir neşe vardır
neşe verdiğinde onun lütfunu ve ikramını gör ona hamdet giy hamdet giy neşenin arkasından gadab gelmesin biz yine burada hazreti pire dönelim onun hoş olmayan şehide benim canıma hoş geliyor o gönül inciten sevgilime canım feda olsun neziri olmayan tek padişahımın hoşnut olması için ben hastalığıma da aşığım derdime de iki deniz gibi olan gözlerimin incilerle dolması için gam toprağını gözüme sürme gibi çekmekteyim hazreti pir de gamı sürme diye gözlerine çekiyor Allah bizi öyle iman eden öyle yaşayan Allah'ı öyle
seven resulünü öyle seven kuran ve sünnetine sımsıkı bağlı kullarından eylesin inşallah sülçü lisan ettiysek affola Cenab-ı Hak cümlemizi affetsin selamun aleyküm

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi