Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 16 Ocak 2021 · 13:46
Evet. Onun için ağlayan göz ne mübarektir. Onun aşkıyla yanıp kavrulan yürek ne mukaddestir. Allah için ağlayan göz, Allah için gözyaşı dökmek, Allah için hüzünlenmek, Allah için kederlenmek, hatta bir hadis-i şerifte ağlayamıyorsanız, ağlıyormuş gibi yapınız der. Hani ağlayamıyorsun Allah için. Hiç olmazsa ağlıyormuş gibi yapınız der. Allah için ağlamak, hani mahşer kurulur, hesap kitap görülecek, bir kimse cehenneme götürülecek. Bir hadis-i şerif aklıma gelen şimdi, o hadis-i şerifte bir melek küçücük bir şişenin içerisinde bir damla gözyaşı getirir.
O kimse cehenneme gönderilecek. Ama meleğin elinde bir damla gözyaşı var. Ve getirir melek o bir damla gözyaşını. Ve Cenab-ı Hak'ın huzuruna çıkarır. Der ki melek, bu kul filanca zamanda, filanca yerde Allah için bir damla gözyaşı dökmüştü. Onun bir damla gözyaşı, onun kurtuluşu, necati olur. Allah korkusundan dökülen gözyaşı, Allah sevgisinden dolayı dökülen gözyaşı, bir kimsenin günahlarından dolayı dökülen gözyaşı kadar mukaddes bir gözyaşı yoktur.
O yüzden o kimsenin cehennem ateşini söndüren bir gözyaşıdır. Allah için ağlayınız. Allah için gözyaşı dökünüz. Bu sizin kalbinizi yumuşatır. Bu sizin içinizi inceltir. Bir Müslümanın gözyaşından daha kıymetli bir şey yoktur. Allah için akıtılan gözyaşı ama. Allah bizi öyle onlardan eylesin. Ve o gözyaşı insanı kemale erdirir. Ve o gözyaşı o kimseye Allah'la dost eder. O gözyaşı insanı Allah'ın yanında en muteber bir noktaya götürür. O yüzden Allah için gözünüzden yaş eksik olmasın. Allah yolunda koşuştururken Allah'la olan dostluğunuzu pas geçmeyin.
Onunla gönlünüzden bir yol bulun. Bir gönlünüzden onunla bir iletişim kurun. Ve Allah için ağlayın, gözyaşı dökün. Kardeşleriniz için ağlayın, gözyaşı dökün. Uzaktakiler için ağlayın, gözyaşı dökün. Allah bizi onlardan eylesin. Her ağlamanın sonu gülmektir. Sonunu gören adam mübarek bir kuldur. Allah için ağladıysa o kimse, onun sonu gülmektir. O kimse günahlarını ağladı, kusurlarını ağladı, hatalarını ağladı. Allah'ı sevdiğinden ağladı. Ona dostluğundan ağladı. Ona yakınlığından ağladı. Ağladı da ağladı. O kimse için sonu gülmektir. O kimse işin sonunda gülecektir. Nerede gülecektir? Son nefeste gülecektir. Nerede gülecektir? Kabre girdiğinde gülecektir. Nerede gülecektir?
Mahşere çıktığında gülecektir. Onun sonu gülmektir. Ama Allah için ağlamadıysa, günahına tövbe edip gözyaşı dökmediyse, Allah'a dostluk peydah etmekte tembel davrandığı halde gözyaşı dökmediyse, onun için sıkıntılıdır. Allah muhafaza eylesin. Amin. Akarsu neredeyse orası yeşerir. Nerede gözyaşı dökülürse oraya rahmet nazil olur. İnleyen dolap gibi gözü yaşlı ol ki can meydanında yeşillik bitsin. İşte nasıl bir nehir düşünün, nehrin veya derenin geçtiği yer nasıl yeşillik oluyorsa, bir kimse Allah için ağlıyorsa, o da manevi olarak, manevi olarak, önce kendini, sonra etrafını cennet bahçesine döndürür. O manevi olarak, o kimse Allah'a yakın olur.
Bu noktada, Allah'la olan dostluğunu peydah eder. Maide ayet 83-84, peygambere indirileni işittikleri zaman, onun hak olduğunu öğrendiklerinden dolayı, gözlerinin yaşta dolduğunu görürsün. Sahabeye söylüyor bunu. Onlar, ey Rabbimiz, iman ettik. Bizi de şahitlere yaz. Allah'a ve bize gelen hakka nasıl iman etmeyelim? Halbuki biz Rabbimizin bizi salih bir toplulukla birlikte, cennete koymasını çok arzu ediyoruz. Bakın onlar, Allah'tan kendilerine ayetler indirilince, onlar o ayetleri işittiklerinde, gözlerinden yaşlar inerdi. Sahabe, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini dinlerken, gözlerinden yaşlar inerdi.
Ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini buyuruyor ki, Allah'a iki damla ve iki izden daha sevinli bir iz yoktur. İki damlaya gelince, Allah korkusundan ağlayan gözyaşıyla, Allah yolunda akıtılan kan damlası, iki iz ise, Allah yolunda savaşanın ayak iziyle, Allah'ın farzlarından herhangi birisini yerine getirmek için, atılan adımın ayak izidir. İki damla mukaddes, bir, Allah korkusundan akıtılan gözyaşı, iki, cihad edenin üzerinden çıkan kan. Ama yaralanmadan dolayı, ama şehitliğinden dolayı. İki iz, bu iki ayak izini, bir, o kimsenin, Allah yolunda koşuşturması, Allah yolunda mücadele etmesi, Allah yolunda bir yerden bir yere gitmesi, Allah için bir seyahat etmesi, Allah için cihada çıkması, bunların hepsi de cihat perspektifindedir.
Yani işte, nereye gittik? Gelibolu'ya gittik. Ne için gittik? Orada insanlara sohbet edeceğiz, sema edeceğiz, dua edeceğiz, döneceğiz. Allah için. karşılığında bir ücret var mı? Yok. Karşılığında bir beklentimiz var mı? Yok. Bu Allah için cihada çıkmak. Veya, x bir yere sohbete gittiniz, x bir yere zikrullaha gittiniz, x bir yere, Allah için bir şey yapmaya gittiniz. O yol, cihat yolu. O iz kadar önemli, Allah katında ikinci bir iz ne? farzları yerine getirmek için yapılan, ibadetler için yapılan iz. Gözyaşı dökeceğiz. İki, Allah yolunda kanımız dökülecekse dökülecek, şehit olacağız veya gazi olacağız. Üçüncüsü, üçüncüsü, Allah yolunda cihada çıkacağız. Allah yolunda.
O küçücükse, bazen çocuklar Allah rızası için, Allah için, nerelere gidiyorlar? Uyukluya uyukluya. Daha küçüklüğünden itibaren başladı yazılmaya. Yolda öldü. Şehit oldu. Trafik kazası olabilir, her şey olabilir. Allah için yola çıkıldı çünkü. Allah için yola çıkıldı. Yolda başına bir şey geldi. Allah muhafaza eylesin. Şehit hükmünde. Allah yolunda şehit oldu. Yola çıktı. Allah için yola çıktı. İkinci iz ne? O kimse için farzları yerine getirme. Namazı kılmak için yürüdün. İşte bir ibadet yapmak için yürüdün.
O iz de ne? Allah için iki iz. Allah için iki damla. Birisi akıtılan kan, birisi akıtılan gözyaşı. Allah için iki iz. Allah yolunda mücadele için gidilen yol. İki iz. Farzları yerine getirmek için gidilen yol. Bunlar Allah katında önemli. Mahşerde cehennem kıvılcımları insanları kovaladığı sırada Cebrail aleyhisselam elinde bir bardak su ile görünür.
Ona bu ne diye sorarım ve bana şöyle cevap verir. Bu mümin kulların Allah korkusuyla ağlayıp gözlerinden döktükleri yaşlarıdır. Ve şu korkunç kıvılcımları söndürecek tek şeydir. Allah-u Teala'nın kendi himayesinden başka hiçbir kimsenin bulunmadığı kıyamet gününde himayesini aldığı yedi kimseden biri de yalnız iken Allah'ı anıp gözünden yaş akıtan kimsedir. Buhari. Demek ki mümin kulların Allah için ağlayıp dökmüş olduğu gözyaşları kıyametin ateşini söndürecek. Ve hani yedi zümre insan olacak ya hiçbir gölgenin olmadığı o mahşer yerinde Allah'ın gölgesinde gölgelenecekler. Bunlardan birincisi, birbirisi de ne?
Onlar tenhalarda yalnız başlarındayken Allah'ı zikredip gözyaşı döken insanlar. Allah bizi onlardan eylesin. Ağlamak istersen gözyaşı dökenler acı. Merhamete nail olmak istersen zayıflara merhamet et. Yine hadis-i şerif Buhari'den Allah size yardım edip rızık veriyorsa bu aranızdaki zayıflar sayesinde değil midir? O zaman ne yapacağız? Zayıflara merhamet et. Kimsesizlere merhamet et. Etrafında naçer kalan insanlara merhamet et. Allah için gözyaşı dökenlere acı. Bir derdinden bir sıkıntısından gözyaşı dökenlere acı. Onlara merhamet göster. Hastalara merhamet göster. Naçer kalan kimselere merhamet göster. Bir çare olan insanlara merhamet göster.
Allah bu ümmete aralarındaki zayıfların duası, ibadeti ve ihlası sebebiyle yardım etmektedir. Nesai. Ümmete Cenab-ı Hak nasıl yardım edermiş? İçindeki zayıfların duası, zayıfların duasını alın. Kimsesizlerin, yetimlerin duasını alın. Elinden tutulması gerekenlerin elinden tutun. Onların duasını alın. Hiç kimsesi kalmamış. Naçar. Perperişan olmuş. Elinden tut. Onun duasını al. Onun duasını al. O zaman, o zayıflar da şunu bilmeli. Zayıflığından şikayet etmemeli. Fukaralığından şikayet etmemeli. Bilmeli ki, o zayıfların duası, ibadeti ve ihlası, ümmet-i Muhammed'in ayakta durmasına sebep ve vesiledir. Zayıf olanlar, kendilerini zayıf görenler, ki hepimiz zayıfız.
Duamızla, ibadetimizle, ihlasımızla, ümmet-i Muhammed'e can olmaya ne yapacağız? Devam edeceğiz. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Ezan okundu. Ben de burada bitireyim, keseyim inşallah. Hakkınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun. Tekke çalışanları, bu meseleyi burada eşkare konuştum. Herkes dersini alsın diye.
Aziz Allah. Allah muhenniniz olsun, Allah yardımcınız olsun. Selamun Aleyküm.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.