Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 2 Ocak 2021 · 17:39
Muhammed Aleyhisselâm'ın adını eğlenerekten anan kimsenin ağzının çarpık kalması. Konu başlığı bu. Pişman olup, ey Muhammed affet, ey peygamber, sen minledün ilminden lütuflara mı astarsın, ben bilgisizlikten seninle alay ettim, alay edilmeye layık ben oldum dedi. Tarih boyunca Adem'den itibaren, gevşek gönüllüler, müşrik gönüllüler, kafir gönüllüler, peygamberlerle hep alay etmişlerdir.
Peygamberin yolundan gidenlerle de alay etmişlerdir. Peygamberin sünnetini işleyenlerle de alay etmişlerdir. Peygamber ise, peygamberin kendi zatıyla alay ederler. Peygamber vefat etti, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bütün peygamberler için yolundan gidenlerle alay ederler. Veya peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetiyle alay ederler. Bu alay edenler sakın şey olarak görmeyin. Yani bir tek peygamber sağdı, o peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini o kimse işte alay etti, sonra kimseyle alay etmedi değil. Bunlar peygamberlerin varisleriyle de alay ederler. Bunlar peygamberin yolundan gidenlerle de alay ederler. Bunlar peygamberlerin sünnetlerini işleyenleri, icra edenlerle de alay ederler.
Bu alay edenler sadece peygamberlerle etmezler. Dolayısıyla ama peygamberlerle alay edenler, ama peygamberin sünnetiyle alay edenler, ama peygamberlerin yolundan gidenlerle alay edenler aynı zihniyettedirler. Bunlar ya kafirdir, yani din tanımazdır, ya müşriktir, şirk ehli olmuşlardır, ya da gönülleri gevşek, kaypak, böyle çok affedersiniz ama böyle sıkıntılı, kalbi bozuk insanlardır. Allah muhafaza eylesin. Rum Söylesi ayet 100. Sonra o kötülük edenlerin akıbeti çok kötü oldu. Çünkü onlar Allah'ın ayetlerini yalanlıyorlar ve onları alaya alıyorlardı. Aslında peygamberi ve peygamberin sünnetini ve peygamberin yolunda gidenlerle alay etmek, Allah'ın ayetleriyle alay etmektir. Çünkü bir peygamber Allah'ın ayetidir.
Bir peygamberin sünneti Allah'ın ayetidir. O peygamberin yolundan gidenler, onun sünnetine tabi olanlar da Allah'ın ayetidir. Veyahut da işleyen, icra eden Allah'ın ayetleridir. Güneş Allah'ın ayetidir. Ay Allah'ın ayetidir. Yıldızlar Allah'ın ayetidir. Ağaçlar, çiçekler, böcekler, hayvanatlar, bütün hepsi de bunlar nedir? Allah'ın ayetleridir bunlar. Ve bunların aslında hiçbirisiyle alay edemezsiniz. Çünkü varlığın üzerindeki tecelli eden sıfatların hepsi de Allah'la alakalıdır. Allah'ın sıfatlarıdır. Allah'ın sıfatsal tecelliyatıdır. Bununla da alay edenler Allah'ın ayetleriyle alay etmişlerdir. Allah muhafaza eylesin. Münafıklara, münafıkın ayet 5.
Gelin de peygamber sizin için Allah'tan af dilesin denildiği zaman onlar peygamberi ve onun af dilemesini alaya alarak başlarını sallarlar. Ve görürsün ki onlar davet edildikleri affa karşı böbürlenerekten yüz çevirip giderler. Yani normalde o münafıklara, o müşriklere, o gavurlara, o kafirlere, o kaypak gönüllere gelin kardeşim peygamberin yolundan tutun. Gelin peygamberin izinden gidin. Gelin peygamber sizin için af dilesin. Gelin o peygamber hani diyor ya senin yanına gelip de af dilenmiş olsaydı kendilerini affedecek bir Rab bulurlardı. Yani sen o peygamberin izinden git, o peygamberin yolundan git ve o peygamberin yolundan giderekten Allah'tan af dile. Veya tövbe et bir kimseye dersin ya mesela bu dervişlerin arasında da var.
Rüya anlatıyor, tövbe etmen lazım diyorum bakıyor öyle. Hani ben her gün tövbe ediyorum ki ya senin tövbenin de tövbeye ihtiyacı var. Neden alaya alıyorsun rüya tevilini? Madem çok biliyordun anlatma rüyanı. Veya da bir kimseye bir şey oluyor diyorum tövbe et kardeşim. Ya ben günlük tövbe mi ediyorum? Ya günlük tövbe ne diyorsun? Yetmemiş. Sen dosdoğru tövbe etmemişsin neden burun kıvırıyorsun? Veya da bir kimseye diyorsun ki kelimeye şehadet kedir. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu de. Ben onu diyorum ama her zaman. Ya bir daha de. Neden hafif alıyorsun? Veyahut da işte bir kimsenin bir rahatsızlığı oluyor. Kelimeye şehadete devam et.
Tevhide devam et. La ilahe illallah devam et. Ben onu çekiyorum ama. Ya demek ki düzgün çekmemişsin sen. Düzgün çekmiş olsan tevhid şifadır. Hani Musa aleyhisselam da dedi ya. Ona dedi ki kelimeye tevhide devam et. Ya Musa bunu herkese söylüyorsun. Herkes bunu yapıyor. Ey Musa. Bütün varlık bir kefeye konsa. Kelimeye tevhidin bir kefeye konsa. Kelimeye tevhidin ağır gelirdi. Sen bunu hafif mi görüyorsun? O zaman hafif görmek yok. Tevhidi düzgün çek. La ilahe illallah. Allah'tan başka ilah tanımadım. Gönlümde, nefsimde ne kadar ilaheler varsa hepsini yıktım attım. Dışarıda tapındığım ne kadar ilaheler varsa hepsini de elimin tersiyle ittim.
Ya Rabbi beni affeyle. Benim hevam ilahımmış. Benim hevesim ilahımmış. Benim şehvetim ilahımmış. Benim zenginliğim ilahımmış. Benim fakirliğim ilahımmış. Benim gençliğim ilahımmış. Benim yaşlılığım ilahımmış. Benim etrafımda çepeçevre çevreleyen, senin verdiğin, senin sayende elde ettim ne varsa benim ilahım olmuş de tövbe et. Tevhide ulaş. Tevhide ulaş. La la ilallah manası bu. Bunu küçük görüyor kimse. Allah muhafaza eylesin. Tövbeye davet edildiğinde küçük görüyor. Şimdi kardeşler bunu yaşarlar. Bunu yaşayarakten geldim. Ben hala da ara ara yaşarım. Birisini gel sohbet var. Gel zikrullah var dediğinde alaya alır seni.
Alay eder. Ha kafa sallamaya geleceğiz değil mi? Ha kafa sallayacaksın. Bu dünyada kafayı sallamazsan öbür tarafta iyi sallatırlar cehennemde sana. Gel burada salla. Sen bu dünyada secde etmezsen öbür tarafta iyi secde ettirirler sana merak etme. Sonuçta secde ettirirler sana. Gel burada kendi isteğinle et. Yok dalga geçerler. Alaya alırlar. Allah muhafaza eylesin. Her sünnet-i seniyeyi alaya almak peygamberi alaya almaktır. Bizim halakayı zikrullah olarak yaptığımız eylem peygamberin sünnetidir. Onu alaya alanlar küfre düşmüş olurlar. Tecdid-i iman, tecdid-i nikah gereklidir onlara. Allah muhafaza eylesin. Ey peygamber şüphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik.
Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmemiş olsunlar. Bakın bu tarihi bir şey. Bu insanların içerisinde bir hastalık. Senden önce de peygamberler gönderdik. O senden önce gönderdiğimiz peygamberlerle de alay edildi. O zaman bu zalim, bu müşrik gönüllü, bu kafir gönüllü, bu gevşek gönüllü insanlar peygamberlerle Adem'den itibaren alay ettiler hep. Ve Hz. Muhammed-i Mustafa'yla da alay ettiler. Sallallahu aleyhi ve sellemle. Ve ashapla da alay ettiler. Ve velilerle de alay ettiler. Dervişlerle de, sufilerle de alay ettiler. Müslümanlarla da alay ettiler. Bir kimse mesela bir Müslümanlıkla, İslam'la alakalı bir şeyle alay ediyorsa, müşriktir, kafirdir. Bu ara öyle oldu ki.
Yani bir Müslümanın hatası bütün İslam dünyasına mal edilmeye başlandı. Alay ediyorlar. Bu sosyal medyada devam ediyor, normal halkın içerisinde devam ediyor. Farkında değil insanlar. Bir yerlere muhalefet edeceğiz derken, dinle alay ediliyor. Bir yerlere muhalefet edeceğiz derken, Müslümanlarla, müminlerle alay ediliyor. Bir yerlerle muhalefet edeceğiz derken, dinin kendi içerisindeki hükümlerle alay ediliyor. Kıymetli kardeşler, dünya üzerinde hiçbir devlet yok ki, Kur'an ve sünnet üzerinde yaşamış olsun. Müslümanların Kur'an ve sünnete dayalı bir devletleri yok. O yüzden çarpıklıklar, eksiklikler, noksanlıklar, Müslümanların çarpıklıkları, eksiklikleri, noksanlıkları İslam'ın suçu değil.
Bu dinin suçu değil. Bu bir Müslümanların suçu. Müslümanlar Kur'an ve sünnetle hükmedilmeyi sevmiyorlar. İstemiyorlar. Tam anlamıyla bununla mücadele etmiyorlar. Bunun için koşturmuyorlar. Bunun için mücadele etmeye, koşturmaya çalışırlarsa da zaten önlerine kanun, hukuk, madde geliyor. Anayasa geliyor. Ceza hukuku geliyor. Siz Kur'an ve sünnete dayalı bir kanun, bir sistem isteyemezsiniz. Bunun için çalışmaya kalkar. Bunu isterseniz devletin anayasasını değiştirmekten, layık, demokratik hukuk sistemini, teokratik sisteme döndürmekten savcılığın karşısındasınız. Eliniz kolunuz bağlı.
Her şeyi İslam'a atfetmek, her şeyi Müslümanlara atfetmek ve onlarla alay etmek bu organize bir iş. İnsanları Kur'an'dan, sünnetten, imandan ayırmanın, uzaklaştırmanın organize işi. Bir kimse, hepimiz yanlışlık yapabiliriz. Bütün Müslümanlar yanlışlık yapabilirler. Onların yanlışlıklarını cımbızlayıp bütün Müslümanları aynı kefeye koymak. Bir kimsenin yanlışlığını cımbızlayıp bütün Müslümanlarla alay etmek, dinle alay etmek, dindarlarla alay etmek, çok affedersiniz ama gavurluğun ta kendisidir. Alay ediyorlar. Biz şimdi bakıyoruz ki, yani bu ayet peygamberlerle alay ettiler, orada kaldı. Değil kardeşim.
Kur'an'ın bütün ayetleri, bütün zamanları kapsar. Kendi bulunduğu zamanı kapsamaz sadece. Dün peygamberlerle alay eden müşrik kafalılar, gavur kafalılar, bugün de Müslümanlarla ve İslam diniyle alay ediyorlar. Aynı kategoride der. Aynı yerdeler. Dün peygamberlerle alay eden deccal bozuntuları, bugün de peygamberlerin yolundan gidenlerle alay ediyorlar.
Tutturdular bir devesi diye meselesi, götürüyorlar boynuna, alay ediyorlar. İlla konu alayvari konuşuyorlar. Sanki bu Ümmet-i Muhammed devesi diye içiyor. Tutturmuşlar nereden, daha yeni duydum onu da. Sözde peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bevlini içmişler. Okumadım öyle bir hadis. Ondan sonra kalbime geldi. Ya şimdi peygamber sağ olsaydı da, peygamber sağ olsaydı, ona hürmet etmez miydiniz ya? Alay ediyorlar. Sahabenin o aşırı hürmetine, hürmetine alay ediyorlar.
Ve Müslümanlar suskun, sessiz, zayıf, sanki kimlik ve kişiliklerini kaybetmişler. Sessiz, tepkisiz, sen kimsin diyen yok. Köpeksiz köy bulmuşlar, değneksiz dolaşıyorlar. Alay ediyorlar. Bu Müslümanlar için yüz karası. Müslümanlar kendi dinleriyle alay ettiriyorlar. Müslümanlar kendi dinleriyle alay edilmesine göz yumuyorlar. Müslümanlar bu konuda gayret sahibi değiller. Cihat ruhumuzu aldılar bizden.
Mücadele yeteneğimizi bizim kaybettiler. Biz birisi bizim dinimizle alay edince, biz suskun kalıyoruz. Çok abiyan olacak mı? Olacak ama, sus lan ağzını yırtıverim senin, diyemiyoruz biz. Biz seviyorum dediğimiz, Allah'ı savunamıyoruz. Biz seviyorum dediğimiz, Muhammed Mustafa'yı savunamıyoruz. Biz iman ettiğimiz dini savunamıyoruz. Değil ki biz eşimizi, çoluğumuzu, çocuğumuzu, sevdiğimizi, arkadaşlarımızı, kardeşlerimizi, şeyhimizi savunacağız. Mümkün değil bu. Birisi bizim arkadaşımızın aleyhine, arkasından gıybet etse, dinliyoruz biz. Konuşma kardeşim, bizim kardeşimizdir. Diyemiyoruz.
Konuşma kardeşim, benim akrabamdır o. Diyemiyoruz. Konuşma ya. bizim cemaatimiz hakkında konuşma kardeşim. Diyemiyoruz. Herkes def çalıyor. O zaman, onlar tamam, eski kavimlerin yolunu devam ettiren, deccal kafalı. Biz neyiz? Biz neyiz? Yapamıyoruz. Allah bizi affetsin. Enbiya ayet 41. ey Muhammed, şüphesiz senden önceki peygamberler de alaya alındılar. Ama onlarla alay edenleri, alay ettikleri azap yakalayıp, kuşatıverdi. O alay ettiklerine, ne yaptılar? Onlar da Cenab-ı Hak azaplandırdı. Allah bizi affeylesin. Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun.
vaktinizi aldık. Biraz geciktirdik. Sürtçü lisan ettiysek affola inşallah.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.