Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 10 Eylül 2011 · 49:01
Arkadaşımız üstadı diyor ki, sigara içenlerin abdestli tehlike altında, denemesi bedava diyor, beyaz peçeteyi çok affedersiniz, bu markasın altında köyün bir mütesiyonun peçetede sigartı göreceksiniz, sigara içenlerinin bu hakkı diyor, kesilmiyoruz, hakkını da helal etmez, gerçekten mütesi zorundayız, bilmiyorum, Allah rahmet eylesin, iftahatımız da öyle derdi, sigara içenlerin, bu noktada, arkalarından akıntı gelir, bu akıntı onların abdestini bozar derdi, bu noktada, bu herhangi bir fıkıl kitabında yok, herhangi bir fıkıl kitabında olmayan bir şey bizim kaldıkta, bu böyledir, gene imkanımız yok, sesim geliyor mu?
Sigara abdesti bozup olmaması ayrı bir tartışma, sigara içmeyin, Allah'ı sevenler sigara içmezler, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini sevenler, aşık olanlar sigara içmezler, Kimse peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle görüşüyorsa, konuşuyorsa, meleklerle görüşmesi ve konuşması var ise, Lama'nın manevi önderleriyle görüşmesi ve konuşması var ise, o kimse sigara içmez, suizandan nasıl kurtulabiliriz?
Suizan, üst suizanın zıttı, suizan kötü düşünmek, ehli tasavvuf kötü düşünmez, birisinin üzerinde kötü düşünmez, kötü düşünmez, bir şeyin üzerinde kötü düşünmez, kötü düşündükçe onda kötülük hakim olur, kötülük düşündükçe onda kötülük hakim olur, sizin düşünceniz fiiliyatınızın özüdür, çekirdeği hükmündür, bu noktada siz kötü düşünürseniz sizden kötülük sunum eder, kötü düşünmeyin.
İnsanlar öyle bir noktaya geliyorlar, Allah'ın üzerinde de kötü düşünüyorlar. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerinde de kötü düşünüyorlar. Kötü düşünmenin sınırı yok. Önemlisi Allah'ın üzerinde düşünüyor. Beni affetmez, beni dost olarak kabul etmez, beni kul olarak almaz, bana yardım etmez, bana elini uzatmaz. Devam ettirebilir bu. Bunların hepsi de Allah üzerinde suizan, Allah muhafaza eylesin. Allah üzerinde hüsnüzan besleyiniz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerine hüsnüzan besleyiniz. Anneleriniz, babalarınız, dedeleriniz, dinleriniz, eşleriniz, kardeşleriniz, çocuklarınızın üzerinde hüsnüzan besleyin.
Müşterilerinizin üzerine hüsnüzan besleyin. Kapınızdan içeri girmiş, selamun aleyküm demiş bir kimseye hüsnüzan besleyin. Allah bizi affetse. O gün ne mallarınız ne devlatlarınız fayda verir. Ancak selim bir kalp sizi kurtarır buyurmuş. Selim kalp nasıl bulur? Kalbimizi selim hale nasıl getirebilir? Allah Allah. Soru insanın kalbini heyecanlandırmalı. Selim bir kalp, selim bir kalp Allah'a dost olmakla olur.
Allah'tan rahatsız olmakla olur. Senin bir kalp Allah'ı zikrederekten olur. Senin bir kalp namaz kılıp, oruç tutup, zekat verip Allah'ın arz kıldığı ibadetleri yerine getirmekle olur. Senin bir kalp, haramlardan uzaklaşmakla olur. Haramlardan uzaklaşmayan insanların kalbi selim değildir. İman ile olur. İman insanları kötülükten alıkoy. İman insanın kalbini nurlandırır. İman insanın kalbini fırlantı haline getirir.
İmandan sonra iyi amel, iyi ahlak, kötülüklerden uzak durmak, kötülük yapmamak o kimseyi has kul eder. Kardeşler, bu dünyada, bu dünyada yaşayacağınız abli selim olarak en fazla 25-30 yıldır. 25 yaşına kadar olan abli selim değildir. 15 yaştan sonra abli selim olun. 15 yaşta abli selim olsanız 40 yıl, 40 yıl selim bir kalp üzerine yaşarsınız.
Dünya döneminde çok uzun değil. Hayatınızı demiyorum. Hayatınızın dünya dönemi çok uzun değil. Bu çok kısa bir zaman diliminde öylesine yaşayın ki sizi ebedi bir hayatta mutlu etsin. Aklınızı başınıza devşirin. Gençliğiniz bitecek, zenginliğiniz gidecek.
Hanım, evlat, çoluk, çocuk, sevgili, aşk, muhabbet, tarla, takka, mal, mülk hepsini bırakıp gideceksin. Senin bu hayatını nasıl değerlendirdin? Senin gecenin nasıl değerlendirdin? Önemli olan sebesini nasıl değerlendirin? Gideceksiniz. Öylesine gaddar, öylesine zalimdir ki. Öylesine yutucudur ki. Öylesine yutucudur ki.
Temiz, pak bir şekilde onları yine aldatır. Temiz ve pak olarak yediğiniz, temiz ve pak olarak, temiz ve pak üzerinde oturduğunuz binalar, yiyecekler, içecekler. Daha önceki insanların necaseti değil mi? Dışkıları, necisleri nerede?
Şimdi uzaklaştınız, kaçtınız, kokart dediniz, bozuk dediniz, yiyecekler nerede ki? Bunlar bundan ibarettir. Tiskindiniz, öyle değil mi? Bin yıl önce yaşayan bir insanın necasetini içmekten tiskindiniz mi? Bundan beş bin necasetini yemekten içmekten tiskindiniz, öyle değil mi?
Dışarıdan bir DNA mı geliyor? Dünyaya dışarıdan bir hücre mi geliyor? Önceki karbonay, on bin yıl önceki demir aynı demir değil mi? Yüz bin yıl önceki oksijen değil mi? Allah'ın duruyormuş şeyi, duruyormuş ya sana.
Allah bize affetsin. Geçen hafta nefis ile, nefsiniz ile iyi geçinir demişsiniz. Nefiste nasıl iyi geçinir? Nefsinize helalları haram etmeyin, nefsinize mübahaları yasaklamayın. Size helal daire yeter. Nefsinizin helal dairedeki isteklerini yerine getirin. Ehli tasavvuf atayım. Gidiyor bir risalede okuyor orada. Bilmem hangi zar. Pekmez canı istemiş, kırk yıl pekmez yememiş. Nefsimden istedi halat ediyor. Pekmez yiyeyim ben diyor. Kendini pekmezden mahrum ediyor. Sen haramlardan uzak dur, nefsinle öyle geçin. İçiniz israf etmeyin.
İnsanlar haramı yüzerken, sen helalı haram durun yaşarken, sen helalı haram durun. Sen onu takva, sen onu takva helalı yasaklamayın. Eksik görme. Takva, iç etmeye çalışma deyin.
Koyun edeyim. Konuşmak istemiyorum bunlar. Allah bizi affetsin.
Ama ökül konuşulması lazım. Yani kadınlar mantıklar. Bunlar çıplak hükmünde. Yapma kardeşim ya. Vücut hakları görünmüyor. İçi görünmüyor. Vücut hakları da belli değil. Tesettür tesettür ne gördünüz, örtündü. Sen ona takva, sen onun helalini dinden çıkarsın. Şüphe.
İnsanı küfre götürür. Kendi kendine zorluk çıkarma. Allah muhafaza eylesin. Helal daire de. Kesinize helal daire de. Az duyun eyvallah. Karışma. Pekmez deyiyoruz.
Tahir deyiyoruz. Helva da yiyoruz. Helal Allah. Bunun sünnetini işliyoruz. Sünnet bir şey yasaklamadıysa biz yasaklamıyoruz. Bizim dinimiz bu. Allah bizi affetsin. Çocuklara isim verilirken nelere dikkat etmeliyiz? İnsan isimlerinden, Peygamber sallallahu ve sellem adletinin isimlerinden mübarek zatların isimlerinden konulması çok uygundur.
Taştı, topraktı, dağdı, ottu, kuştu, hayvandı. İsimler koymayın. Sen kızına desen ki sen ördek ismi koyar mısın? Koymam da. Ama gider başka bir kuşun ismini koyar. Kuş ismi koyuyor. İsimler var. Anlamsız. Düşünüyorlar. İki tane harfi birleştiriyor. Anlamsız bir isim çıktı. Kimse de yok ya onu koyuyor. Anlamsız isim sahibi anlamsız bir kimse oluyor. İsmiyle müsamma olur. İsmiyle müsamma olur. İsminin özelliklerini üzerinde taşır.
Sen adama taş dersen taş olur o. Ot dersen ot olur. Birisi gelmiş ya Hz. Kemal Efendimiz'e oğlundan şikayet için. Demiş ki dur. İsmini ne koydun? Doğan demiş. Doğan. İsmini Doğan. Kuş. Kuş, yırtıcı kuş. Yani Doğan'la karganın arasında ne fark var? Kuş. Evet Doğan'ın leşi mi çekti? O da leş yer. Karga da leş yer. Biri karga, birisi Doğan. Kuş. Birisi kartal, birisi Doğan. Kuş. Kuş mu senin onun? Senin çocuğun kuş mu? Kuş ismi koyuyor. Veyahut da hayvan koyuyor. Aslar. Kedinin arasında ne fark var?
Bize affetsin. İşte o anlattığım kazancı, haram olan arkadaşlarım var. Ağız alışkanlığından olsa gerek sürekli Allah işin rast getirsin diyorum. Bir sakıncası varmış. İnşallah Allah işlerini rast getirsin de aramdan uzaklaşsınlar. Allah işlerini inşallah hayırlı bereketle eylesin ki aramdan uzaklaşsınlar. Aşırı derecede böbreklerinde ağrı var.
Onun için dua eder misiniz? Şifa versin. Bol bol su içeceksiniz. Yeterse suları kaynataraklar için. Pet su almayın. Doğal su için. Bütünü kaynataraklar için. Kişi hem kumar oynarla hem de namaz kılarsa ne olur?
Namazın kabul olur mu? Yani bir kimse bir taraftan zarar eder, bir taraftan kar eder. Ne diyeyim şimdi? Eğer gerçekten o namazı böyle hakiki manada kılarsa zaten kumar oynamaz ki. Namaz insanın kötülüklerden alıp o. Ama yine bu kimse namaza devam etsin. Namazını inşallah Allah'ın izliyle belli bir noktaya getirir. Bir kişi hayattayken hiç namaz kılarken yorulmadıysa. Öldüğü zaman cenaze namazında verdiğimiz şahitlik büyüdür. Sorumluluk altına girer miyiz? Ya sana şahitlik ver diye bunu olmuyor ki. Cemaat soruyor. Şimdi öyle nasıl bilirdiniz diye sormuyorlar. Hastanızı bu kimse helal ediniz. Ya herkes helal ediniz. Bu adamı nasıl tanırdınız diye sormuyorlar şimdi. Evet önemli.
Çünkü bir kimseyi üç kişi iyiydi bu kimse. İyi tanındık. Allah ondan razı olsun dese. Hadis-i şerifte diyor ki Allah Resulü o kimsenin cennet vacip ol. Komşularınızdan en az üç kişi, arkadaşlarınızdan en az üç kişi iyiliğinize şehadet etsin. İyiliğinize şehadet ettirmek için iyi insanlar olun. İnsanlar siz öldükten sonra patinaj etmesinler. Ya gideceğiz şimdi cenazeye. Hoca nasıl bilirdiniz dersen en az üç kişi de patinaj etmesinler. Koşa koşa gelsinler cenazenize. İyi insanlığı, hoş insanlığı, bize faydası dokundu, bize iyiliği dokundu. Allah razı olsun temiz insandı değil. Gelsinler bir an önce seni görsünler.
Allah bizi affetsin. Peygamber Efendimiz'e sorulan ilginç sorular içinde Güneş'in akıbeti sorulmuş. Günetli kardeşler, bu sözün yukarıdakilere her sohbette kötü kesin demekten utanıyoruz. Eğer ki siz yukarıda kendi aranızda sohbet ederseniz, yanınızdaki insanların hakkına tecavüz etmiş olursunuz.
Siz orada konuştukça benim sesim duyulmuyor diye ben boğulmak zorunda kalıyorum. Hakkınızı helal edin. Lütfen sohbet başladığında, zikullar başladığında birisi size bir soru sorarsa dahi cevap vermeyin. Bundan konuşmaktan rahatsızlık duyuyorum, üzüldüğümden. Yoksa din nasihattır, her gece nasihat ederiz. Bu çünkü insanların unuttuğu, terk ettiği bir sünneti işliyoruz biz. İnsanların yapmadığı bir şeyi, yapmaya cesaret edemediği bir şeyi yapıyoruz. Yapış sebebimiz, yapış sebebimiz insanlar dinlerini öğrensinler ve yaşarsınlar. Eşleri, babaları buraya sohbete ve zikrullaha gelirken kadınlar ev bekçiliği yapmasınlar.
Evde televizyona takılmasınlar, evde filmlere takılmasınlar, evde saza caza takılmasınlar. Eşleriyle, anneleriyle, babalarıyla, çocuklarıyla top yokun dini yaşasınlar. Tasavufu yaşasınlar, top yokun Allah'ı zikretsinler. Aynen Peygamber sallallahu vesellem Hazretleri zamanındaki gibi. Nasıl Allah Resulü namaz kıldırırken kadınlar en arkada dururlar, safta dururlar. Erkeklerle beraber harz namazlarını beraber kılarlardı. İbadetlerini beraber ederlerdi. Hedef ve adap. Biz aynı o sünnet-i Resulullah'ı yaşamak istedik. O yüzden üç katı özellikle bayan kardeşlerimizi açtık. Hanımları, çocukları yukarıda olan beyler. Buraya hanımlarınızı ve çocuklarınızı getirirken lütfen onlara tavsiyede bulunun.
Lütfen onlara tembih edin. Lütfen onlara nasihat edin. Değiniz ki orası bir tasavuf yeri. Orada kendi kendiniz yukarıda konuşmayın. Orada çocuklarınıza bağırmayın. Orada birbirinize bağırmayın diye nasihat edin. Evet bu önemli. Ama ben burada bunu tebliğ etmekten, nasihat etmekten uzak duruyorum. Çünkü bu sefer erkekler eve gidip hanımlarını buraya getirmekten uzak durmak istiyorlar. Getirmek istemiyorlar. Sebep benim buradaki nasihatımdan üzülüyorlar. Adamlar burada eriniyorlar. Ya bizim hanım yüzünden, bizim çocuk yüzünden bu konuşma oldu diyorlar. Bu sefer de dönüyorlar. Benden özür diyorlar. Benden özür dilemlerinize gerek yok. Bu noktada herkese hakkım elal olsun. Ama bu noktada yavaş yavaş öğrenecek herkes.
Yavaş yavaş hizaya girecek. Yavaş yavaş oturacağız. Biz sabırlı olacağız. Biz bu noktada Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem maddesinin sünnetini yukuracağız. Muhakkak ki gerçekten bazıları sorumsuz davranabilir. Bazıları bilemezler. Veya ne bileyim anlayamazlar. Çocuklarına bakmayabilirler. Ne bileyim çocukları bırakabilirler arka tarafa. Onlarla ihtimam göstermezler. Onları dövebilirler. Bunların hepsinde yaşanacak. Bunların hepsinin yaşanacağını bile bile göze ala ala. Sırf sünneti Resulullah'a uyusun diye. Sırf sünneti Resulullah yaşansın diye. Büyük bir cesaretle bunu icra ettik. Yerine getirdik. Ben korkak bir insan değilim. Ben tekçede de büyük bir cesaretle.
Oraya Cenab-ı Hakk'ın izniyle, inayetiyle, yardımıyla açtık. Başarıya ulaştık. Başarıya ulaştık. Aynı şekilde burada da bunu yaptırlar. Bunda da başarıya ulaşacağıma inanıyorum. İnsanlar burada tasavvuf sohbetini, dini sohbeti içinde hissedecekler. Allah'ı zikrederken o zikrullahı içlerinde hissedecekler. Tadacaklar. Bunun yanında hele hele değilse gelenler de olacak. Gezmeye gelenler de olacak. Eleştirmeye gelenler de olacak. Bizi küfürle itham etmek için gelenler de olacak. Olacak. Buraya gelip her zikrullah'a gelen erkek ve bayanlar hüsnü niyetle gelmiyor. Ve yaşanan olumsuzluğu anında bana telefon açıyor. Daha sohbetten çıkar çıkmaz. Daha iyi yeri yapıyorlar.
Kadınlar yukarıda diye benim küfrüme fetva veriyorlar. Bu noktadan geri dönmeyeceğim. Yüz bin sefer dahi benim küfrüme fetva verseler kadınlar üç katta diye buradan geri dönmeyeceğim. Hiçbir erkek yukarıdaki hiçbir kadının suretini tanıyamaz. Kendi hanımını dahi tanıyamaz. Kendi çocuğunu dahi tanıyamaz. Ama insanlar bunu görmekten uzakta. Din adına benim küfrüme fetva verenler nasıl bunun hesabını verecekler bu merak. Siz görmediğinizde Allah Celle Celle'ye gider secde eder.
Secdeşin kabul olunca da hadi doğduğun yere git denemiş. Eşi bir insan görmediğinde diğer bir insan görebiliyor. Güneş olduğu yerde dönen sabit bir yaratılış değil bilir. Güneş farklı bir güneş. Secde etmesi gelmesi sizin için çok uzun zaman mıdır? Onun için örneği.
Abdest alacağını mı düşünürsem? Ne varsa hepsi de Allah'a secde eder. Allah'a secde etmeyin hiçbir yaratık yoktur. Hepsi de kendi insanıyla Allah'ı zikreder. Kendi haliyle Allah'a secde eder. Bazıları vardır sevaplarını, ibadetlerini, iyiliklerini ballandıra ballandıra anlatırlar. Bazıları da günahlarını yaptığı kötülükleri ve haramları ballandıra ballandıra anlatırlar. Dinimizde dinimiz bundan hüküm vermiştir. İkisi de yanlış. Fıkıh noktasından bir kimsenin ballandıra ballandıra yaptığı ibadetleri ve hayırlarını ve hasenetleri anlatması ve söylemesi yanlış.
Aynı zamanda bir kimsenin haramlarını da ballandıra ballandıra anlatması yanlış. Ama ehli tasavvuf hayrını gizleyip şerrini ortaya çıkartması cahildir. O kimse hayrını gizler. Bu cahildir. Şerrini, günahlarını ortaya çıkarıp bu cahildir. Allah bizi affetsin. Çok güzel. İhlas finansı batılanlar hakkında konuştuğunuz gıybet yapmış olmuyor musunuz? Çok güzel. Eğer bir Ümmet-i Muhammed bir taraftan aldatılıyorsa, ütülüyorsa, birileri Ümmet-i Muhammed'i ütüyorsa o ütenleri Ümmet-i Muhammed'e anlatmak. Ütülmeyin demek gıybet olmaz. Bir.
İkincisi, ihlas finansı batılanlar için demedim ben. Onlara da söylüyorum. Ama çekintim, saklım, gizdim yok. Oraya para yatıranlara da söylüyorum. Orada parası batanlara da söylüyorum ben. Bir devletin dini yok ise, bir devletin dini yok ise orada dini bir kurum olması mümkün değildir. Bu devletin dini yok, devletin ticaret kurumlarının da, kanunların da dini yok.
Siz orada dini bir kurum açacaksınız ve insanları aldatacaksınız. Gelin ben dini bir kurumum görmüşler. Müslümanların ırzına, Müslümanların kanlarına, Müslümanların mallarına, topraklarına göz diken insanlar hep bizi bizlermiş gibi kandırmışlar.
Siz Napolyon Bonaparte Mısır seferine çıkarken, bütün Ortadoğu'ndaki sefirlerine, Ortadoğu'daki Dışişleri Teşkilatına Napolyon Bonaparte Müslüman oldu deyip insanlara yaydırdıklarını biliyor musun? Bütün İslam ülkelerini fethetti. Bizdenmiş gibi göründüler.
Bizdenmiş gibi göründüler. Geldiler ondan sonra bizdenmiş gibi göründüler. Aldattılar Müslümanları. Biz Kaptan Kustu Müslüman etmeye çalıştık öyle değil mi? Yok Ceveli Tarif Boğazı'na gitmiş de iki denizin orada birleştiğini görmüştü Müslüman olmuş. Kaptan Kustu'ya karşı bir hayranımız oldu. Herkes Kaptan Kustu'cu oldu. Çıktı kim? Şey İngiltere, ne oldu? Prans midir? Neydi onun adı? Charles midir? Nedir? Yıllardır onun Müslümanlığını konuştuk. Çıktı birisi televizyona. Prans Charles da Müslüman oldu. Hepsinde Müslüman olacak. İngiltere'de Müslüman edeceğiz. O da Müslüman dedi. Ulan Prans Charles dedik ki ya.
Bu adam Müslüman oldu. Bütün erkek ağa. O da aynı Müslüman oldu ya. Aldatılıyor diyor İslam dünyası. Lan kafirin. Hüseyin. Biz ne?
Biz helal bankası. Helal. Öbür gün Arap. Sen neden helalsın? Sen ödemeyince evimi satmayacaksın mı? Eee satacaksın. Seni neren helal? Kimi görünenlerden kandırıyoruz. Bizim paramızı yiyorlar, kurumuzu yiyorlar.
Enerjimizi arıyorlar bizim başkalarına. Tekkeye girerken korka korka giriyorlar. Para isterler mi bizden diye?
Kandırma. Bana para ver sana dua edeceğim.
Kandırılmayız. Biz İslami dinamış kurumuyuz. Yalan. Öbür gün seni yutulacak bir balık gibi görüyor. Geldi diyor benim kuzucuğum.
2-3 sefer girdim. 2-3 sefer orada baktım. Dedim eyvah ya. Bunlar dedim kuzu postuna vurmuş kurt gibi. Sakallı. Böyle şal varlı. Şey bir tane kadıncağız gördüm. Çarşaflı. Sırıyor. Ne kadar hani bana ayırıp geliyor. Soruyor. Ona Hacı teyzeciğim, hoca anneciğim. Para yatırmış. Çarşaflı nenem oraya. Aylık bir erkek kazanca bakıyor. Ama ona ne diyor? Kağıt payı. Batınca ee kağıt payıdır. Ortaktır. Baktı. Enkar abine dua et. Biraz daha tıklasa. Baktı. Dua edin. Orada 100 bin dolarım baktı. Dondum kaldım. Sende 100 bin dolar var mı yine düzgün? Söyleyecek bir laf yok. 100 bin dolar.
Hiç tahmin et dedim. Bir kimse. Derdaktaydı. E dedim zaten görünmüyordu. Görünmeyen yere gitmiş. Üzme kendini dedi. Sen de görünmüyordu. E görünmesin bundan sonra ne olacak ki bilinmiyordu zaten ki bilinmiyordu. Bundan sonra da bilinmez. Ya yok böyle bir şey. 100 bin dolar olur. Buraya gelip de insanları dağıtacak. Direncelikle de saç görüyor. Yüzü bir arkadaşım istese vermez. On üç bin liraya. Yemediler ki utançlarından. Her kiayı gördüğümde bakıyorum.
İhlas ne dedi. Allah bizi affetsin. Bizi korusun. O için ihlas mı? Fatiha yaşadılar. Ben gördüğümde bakıyorum. İhlas ne dedi. Allah bizi affetsin. Bizi korusun. O için ihlas mı? Fatiha yaşadılar. Fatiha yaşadılar. Eyvלה yasak, Havar elbetleridir.
Asli manière Havadım. Allah'ınize göre legacy части talep faiz. Eyvah-ı Eyvah-ı Eyvah-ı … Eyvah Okeyya. Peygamberlerine Gondiislik Milli لوyesi göre results, ruh sweeping flows, lim flavor汆,
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.