Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 10 Eylül 2011 · 43:21
Selam'a gününüzünce hayırlı eylesin. Amin. Umutlarınızdan naîn eylesin. Aşılın. Kişi namazda gözlerini kapatarak kılmasında bir kusur var mıdır? Gözün açık olduğunda dikkatim doğru yok, hakkını seyirâ edin. Fıkıh kitaplarında namazın mekruhu olarak geçer, namazda gözlerini kapatmak. Ama velâkin bir kimse bu gelerde böyle yırzıcı hayvanlardan, zehirli hayvanlardan, işte arazide herhangi bir tehlikeden, tehlikeye maruz kalmamak için söylenmiş bir şeydir.
Ama bir kimse böyle bu tehlikeler yoksa, evinde namaz kılıyorsa, bir şey demeyip kuşur içerisinde namazını kılma düşünmesiyle gözlerini kapatmasında bir ne istiyor? Sünnet bir farkı mı? Zikir fardır, tartışması yoktur. Zikrin yapılmış şekli sünnettir. Bu şekli sünnettir. Zikrullah fardır. Bir kimsenin Allah'ı zikretmesi fardır. Fardır ayındır. Cihattan da namazdan da faziletledir. Evet der Allah'ı sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine sorar. Zikrin fazileti ile alakalı. En sonunda der, cihattan da mı faziletli? Evet der Allah'ı sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine.
Ama kılıncı senin eline alsan, savaşsan, savaşsan, savaşsan, savaşsan, kılınç kırılsa, ikinci kılıncı alsan, yine savaşsan, savaşsan, o da kırılsa, üçüncü kılıncı eline alsan, yine kırılıncaya kadar savaşsan, ancak zikrin muadili olurlar. Zikrullah'tan üstün değil demez. Zikrullah'tan daha üstün hiçbir faziletli ibadet yoktur. İmam-ı Gazan'ın ihyasında namazdan dair faziletli derdi. Allah'ı zikretmek farzayımız. Bütün müminlerin üzerinde farzasıdır. O yüzden Cenab-ı Hak az zikredenlerle alakalı dedi ki, o münafızlar var ya Allah'ı zikrederlerdi. Ayet-i kerimede beni zikrederlerdi. Bakayım bir ayet-i kerimede Allah'ın zikir en büyük fikri. İnsanların yaratılış sebebi Allah'ı zikirdir. Oysa bizim insanımız genelde namazı zikirden üstün tutar.
Hayır. Zikir namazdan da faziletlidir. Bu demek değildir ki namazı terk edeceğiz. Hayır. Bu da öyle. Bir şeyin faziletli olması, hepsinden faziletli olması, öbür kimlerin terk edilmesini gerekmiyor. Böyle bir yanlışlık yok. Yani işte zikir, farz, ilim öğrenmek, bir kimsenin işte günlük hayatını idame ettirecek kadar ilim öğrenmesi farzdır. Geri kalan namile ibadetidir. Ama ilim öğrenmek mi, zikretmek mi, zikretmek farzdır. Daha evladlı, daha faziletli. Bunun üzerinde İslam ulaması hiç tartışmamış. Zikruların faziletinin üzerinde tartışan hiç kimse yok. Hele ilk tûhiler, hele ilk selef-i salihin dediğimiz imamlar hiç tartışmamışlar. 2-3 hafta önce yatsı namazının ilk sünnetini kıldırmadığımız ve faz namazı bu sefer ihlas okumamı bilgilendirirmişsiniz.
Resulullah sahabullah ve selam hazretleri yatsı namazının ilk ve son sünnetlerini bazen terk ederdi. O gün de burada cemaat toplanmıştı. İşte ders olacaktı. Yatsı namazın ilk sünnetini o manasında terk ettik. İki sefer ihlas okudum, ben ihlas suresini seviyorum. Okumasının namaza bir sıkıntısı yok, sıkıntısı yok. Değildi de yine sahabeden birisi bir sefere gitmişler. O imam olan devamlı ihlas suresini okundu.
Allah resulundan bunu şikayet etmişlerdi. Buradan devamlı ihlas suresini okundu. O kimse de demiş ki ben ihlas suresini okuyorum deyince, sevdiğimden okudum deyince Allah da seni seviyor demiş. İhlas suresini bol bol okuyun. İhlas suresi üzerinde çok incelikler olan bir suredir. Allah'ı zikrediler, sıfatlarını demeden bir suredir. Sıfatlarını demeden ve Allah'ın zikri olan bir suredir.
Bütün ayet-i kerimeler Allah'ın zikredir ama ihlas suresi ayrı bir şeydir. İnsanın rızkını bol eder. İhlas çok okuyun ve seven insanlar. Cenab-ı Hak üzerindeki gönül darlığını kaldırır. Kalp karanlığını aydınlatır. O kimsenin üzerindeki günahlarını affeder. O kimsenin üzerinde varsa manevi necaset onlar temizlenir. İhlas suresini seveni Allah sever. İhlas suresinin üzerinde çok derin incelikler vardır.
Ben de her zaman için severim. Sıkıntıya mı düştünüz? İhlas okuyor. İhlas okuyor. Bir problem mi yaşıyorsunuz? İhlas okuyor. Olmayacak bir şey olmasını mı istiyorsunuz? İhlas okuyor. İhlası seveyim inşallah. Yalnız konuşursanız sohbet edemeyiz. Sonradan bakın sohbet başladığında birbirinizle ona sohbet kesmeniz gerekir. Adaptır.
Birisi sizin yanınızda konuşsa dersiz konuşmayın. Ben arkadaşlara müdahale etmeyi yasakladım. Bir kimsenin müdahale edilmesi kadar bir kimseyi aşağılayın bir şey yoktur. Bir kimsenin bir kimseye müdahale etmeye hak yoktur. Bir nasilat verir. Dini tebliğ ederiz. Ama biz de kendimize müdahale edilecek noktaya getirmememiz gerekir. Hani insanı çileden çıkarmak derler ya veya zivanından çıkarmak derler ya. Onun gibi Allah'ın sonunda muhafaza eylesin. Bir ehli tasavvuf edeme çok riayet eder. Başlangıcı Allah'ın hukukuna riayet etmektir. Kur'an'a riayet etmek ise ondan sonra bir başkasının hukukuna riayet etmektir. Kendi hukukunu değil oraya. Kendi hukukumuz en son bir. O zaman biz de Kur'an'ın edebiyle edefleneceğiz.
Allah bizim çok yememizi emreder. Allah bizim çok konuşmamızı istemez. Konuşmamızı ister. Allah bizim çok yememizi istemez. Allah bizim çok büyümemizi istemez. Allah bizim sınırların içerisinde yaşamamızı ister. Bu nedir? Dinin sınırıdır. İnsanların sınırı değil. Din insanlara da hangi sınırda yaşamasını söylemiş, sınırını çizmiştir.
O zaman edeb birinci derecede Allah'ın hukukunu çiğnememektir. Eğer bir sohbette Allah konuşuluyorsa ve siz orada Allah konuşulan yerde kendi kendinizle konuşuyorsanız, yanınızdaki kimseyle konuşuyorsanız, siz konuşmacıya saygısızlık etmiyorsunuz. Allah'a saygısızlık etmiyorsunuz. Siz konuşmacının edebini çiğnemiyorsunuz. Ya Allah'ın edebini çiğnemiyorsunuz.
Bir yerde Resulullah sallallahu ve sellem adetleri konuşuluyorsa, orada pür dikkat dinlenilir. Çünkü eğer o sohbet dinlenilmezse, Muhammed-i Mustafa'ya saygısalıyor. Sohbet edene değil. İnsanlar ne yazık ki bu modern toplum dediğimiz ne idüğü belirsiz kültüre sahip oldukça değerlerini kaybettiler. Mesela edeb de öyle değil mi? Bir kimse konuşurken onun sözü kesilmez.
Bu konuşan kim olursa olsun size bir edeb olsun. Karşınızdaki kimse konuşurken onun sözünü kesmeyiniz. Haklı olmuş olsanız dahi ona soru sormayınız. Onun sözü bitinceye kadar. Haklı olmuş olsanız dahi toplumda birisi konuşurken siz onun duyacağı şekilde yüksek sesle bir başkasıyla konuşmayınız. Haklı olmuş olsanız dahi. Ve bu edeflere riayet ediniz. Uzaklaşıyorlar ki biz bunlarla karşı siz yapmayın.
Adam telefon açıyor, alo kiminle görüşüyorum diyor. Yani o aramış. Siz aradığınız kiliseye kiminle görüşüyoruz demeyiniz. Karşısızlıktır. Selamun aleyküm. Ben filanca mı? Kimi aramıştınız? Sanatı öp. Çok iyi denircilik yapar. Çok iyi bakırcılık yapar. Yetmez. Yap. Bunun edebi de düzgün olacak.
O esnafını düzgün yapacak. İnsanları kırmayacak, üzmeyecek, üzmeyecek. Aldatmayacak. Ahlaklı olacak. Ahlakın yüksek seviyede olacak. O zaman Osmanlı ona bir iş yeri açmasına müsaade ediyor. Öbür türlü etmiyor. Sizin çok ibadet edeniniz makbul değil. Sizin çok iyi ahlaklınız makbul. Bize çok ibadet etmeyi makbul saygılı aldık.
Sabahlara kadar namaz kıldık. Sabah ilk kalktık. Hanımı dövdük. Dün gün oruç tuttuk. Akşam oldu. Ben oruç tutunca sinirleniyoruz dedik. Çocukları kırdık. Güzel ahlak. İnce ahlak. Nafile namazdan evladır. Nafile oğuştan evladır. Nafile sadakadan evladır. Sadaka. Para tasatı gibi. Evladır. Ne? Güzel ahlak. İyi ahlak. İnce ahlak. Tatlı ahlak. Leryüzlü olmak. Tatlı dil olmak.
Edepli olmak. Edepli olmak. Nafile ibadetlerle evladır. Niçin? Nafile ibadet. Güzel ahlak. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretler dedi ki onun ümmeti edepli olmak zorunda. Bunun yolundan gidecek olanlar ince ahlak sahibi olmak zorunda. Gayretiyle hidayetlenecek olanlar onun güzel ahlakına tabi olacaklar. Güzel ahlakına tabi olacaklar.
Tatlı ahlakına, baldan şekerli, baldan tatlı olan o ahlaka tabi olacak. Biraz canımız karışacak bizim. Hani herkes böyle ulu orta konuşurken konuşmamak. Herkes lafı keserken kesmemek. Herkes kahta ile bilerken seni sebeşim etmemek. Herkes elinde geçirdiğini yerken seni yemememek. Herkes duyacak bir duvar, bir yaslanacak bir koltuk arayıp bulduğu yerde horur horur horlarken senin edepleri uyumaman. Kafan düşer, uyumazsın. Herkesin diline geleni söylediğinde seni söylememek. Bugünkü toplum ahlakının içerisinde zor şeyler. Evet. Ama siz Allah'ın sizi sevmesini istiyorsanız, Resulullah'ın sizi sevmesini istiyorsanız, göktekinlerin sizi sevmesini istiyorsanız, siz iyi ahlak sahibi olmak zorundasınız. Allah bizi onlardan değilsiniz. O yüzden edeplilse riayet edeceğiz. Birisinin müdahale ettiğini gerek bıraktırmayacağız. Yüksek sesle konuşmayacağız.
Aşağıdakini, üstümüzdeki komşuları rahatsız etmeyeceğiz. Etrafımızı rahatsız etmeyeceğiz. Sizin en hayırınız etrafına zarar vermeyinizdir. Etrafımıza zarar vermeyeceğiz. O ahlakla ahlaklanacağız. Dilinden emin olunan kimsedir. Elinden emin olunan kimsedir. Dilimizden emin olacaklar. Biz insanlara kötü söz söylemeyeceğiz, hirvet etmeyeceğiz, resipodu etmeyeceğiz, iftira etmeyeceğiz. Elimizden emin olmayacak. Çalmayacağız, çırpmayacağız, haksızlık etmeyeceğiz, vurmayacağız, dövmeyeceğiz. Başımızdaki kimse biz susuyoruz, edepli davranıyoruz diye bizi korkak zannedecek. Bizi zayıf, kimliksiz, kişiliksiz zannedecek. Zannetsin. O kendisini görecek aynada. Allah bizi affetsin inşallah. Bir kadının süt emzirdiği çocukları ile başkasının çocuğunu izin zir.
Bizi izin zir. Bir öğünlük emzirmesi ile kendi çocukları ile süt kardeşi olur mu? Süt, süt kardeşi olur. Nikah aralığında çağız olur mu? Olmaz. Bir kadının memesinden emen bütün çocuklar kardeştir. Bir kadının memesinden kaç çocuk emliyse hepsi de kardeştir. Hiçbiri senin arasında nikah olmaz. Meslekler arasında işte yok üç kaşıklı, yok beş kaşıklı, yok şu kadardı diye böyle şey var.
Küçük çocuk zaten bir kaşık emer. Küçük çocuk bir kaşıkla zaten doyar. Siz onu böyle annesine emek verin. Sanki yarın yeten süt emir zannedersiniz. Onun evinde bir kaşıktır, iki kaşıktır. Onunla küçük çocuk doyar zaten. Önemli olan çocuğun ağız dolusu, ağız dolusu süt emmesidir. Ağız dolusu süt evde ise o süt kardeş olur. Onun incelikleri var tabii. İşte miktarlar falan var. Fıkırcılar, Allah razı olsun hepsinden. Bunların üzerinde hesaplamışlar, incelemişler falan. Bunun inceliğine bakılacak olursa kitaplarlar çarpakarız. Ama kafamızdaki şüpheyi izah etmek için çocuk ağız dolusu emli mi? O süt kardeş olmuştur. Allah razı olsun. Bir halleden kaç kişi emlis hepsi kardeş. Yani önceki sonraki olmaz.
Hayır. Sen annesin. Bir, iki, üç tane emzirdim. Ardından onu temzirdim. Arada bunun arasında onu temzirdim. Hepsi de kardeş oldu. Dördü kardeş oldu. Emennah kardeş. Namazdan sonra tepkede veya kendi haramınızda sizden öğrendiğiniz tesbiyatın dışında. Başka tesbihatı, Sayın Cumhurbaşı Hazretleri'nin tesbihatını yapmak uygun olur. Bizim bu noktada bir yasaklamamız yok.
Bazı yerlerde yasaklarlar ehli tabiatın bir kısmını yasaklamış. Bizde tesbihat yasaklaması yok. Ama üstadımız Allah rahmet eylesin şöyle derdi. Evladım bir kimse bir üstadın dersini çeker. Başka bir tesbihat, başka bir ders çekmez derdi. Ben de onlardanım. Ama ben yasakçı değilim. Bir şeyin yasaklama alışkanlığım yoktur benim. Allah bizi ablesin. Çünkü bu an, sünnet, imamların iştihatlarıyla sabit olan bir şey hiç kimsenin yasaklamaya hakkı yoktur. Allah beni zikredin demiş.
Ayet ve terman buyurmuş. İnsanlar zikrederler ona. Kimin zikrini, kimin tesbihatını çekiyorsa çeksin. Onun bir başkasının yasaklamaya hakkı yoktur. Ama ehli tarikatın kendi içerisinde bir disiplini vardır. O disiplinin içerisinde ehli tarikat ayırt ediyorum bakın. Kendi zikrinin dışında, kendi tesbihatının dışında başka bir tesbihatın çekilmesine müsaade etmez. Benim bu noktada herhangi bir yasaklamam yok. Müsaade etmeme gibi böyle bir derdim, hakkım yok. Birisi herhangi bir esmayı, herhangi bir zikri yapabilir. Ama şuna ben de riayet ederim, dikkat ederim. O kardeş dersini çekecek dersini aldıysa, yoğun çalışma temposu vesilesiyle vardiyalı bir sistemde namaz ve zikr ibadeti aksar ise, ya da zikir harakalarına katılıp hazırlarsa, bu noktada tavsiyelerinizi umuyorum.
Gönlünüzün el verdiğince, gücünüzün yettiğince, ibadetlerinizi aksatmamaya gayret ederim. Hakkak ki bir kimsenin işi önemli, işin de varlığı olarak gelirmiş, ona söyleyecek bir laf yok. Ama öbür türlü toplu zikrullahları asla ve asla aksatmayın. Cemaatle zikri aksatmayın. Kendinize muhirt edin, ölçü edin. Hadis-i kudsinde Cenab-ı Hak at olmuş olarak kalktınız diyor.
Cemaatle zikri aksatmayın. Bunu asla unutmayın. Okuldan dolayı Cuma namazına gidemiyorum, kazasını kısa olur mu? Cumanın kazası olmaz canım kardeşlerim. Vakit namazı olarak kılabilirsiniz. Allah kendi nurundan ve ruhundan Muhammed sallallahu ve sellem'i yarattı. Ondan da bütün ârimi yarattı. O zaman cehennem, şeytan, nefis, kafir, firavun, Allah'ın nuru yok mu?
Kim dedi ki yok diye. Allah'ın nurunda bir yer mi var? Bir yer mi var? Ben sigara için kişinin cenaze namazını, sigara içen kişinin cenaze namazını kılmam dedi. Sigara içen günahkar mıdır yoksa dinden mi çıkar? Allah razı olsun.
Akşit Hoca bunu niçin söyledi ama tahmin ediyorum. Bir kimse kasten sigaranın zararlarını bildiği halde sigara içmeye devam ediyorsa ve ölüm sebebi sigaranın zararlarından ise o kimse kendi kendisini imtihar etmiş sayıyor. Akşit Hoca bu açıdan konuşmuş olabilir. Cevat Akşit Hoca hemen hemen bugün Türkiye'deki benim diye fıkıhçılardan iyi bir fıkıhçıdır.
Ben Cevat Akşit Hoca'nın fıkihi noktadan bir fetvasına katılım. Kendisinin manevi kanadı da vardır Cevat Akşit Hoca'nın. Cevat Akşit Hoca ile öyle zahiren yüz yüze görüşmüştüm yok ki sakın öyle onlar sanki yağdanlık yapıyormuş gibi gelmesin size. Şu an Cevat Akşit Hoca Türkiye'de benim diye şeyhlerden iyi konumda manevi olarak. Ama orta yerde şeyhlikler yapanlar var ya onlardan manevi olarak iyi konumda. Ve Cevat Akşit Hoca bunu böyle söylediyse altına imza atıyor. Evet bir kimse sigaranın zararlarını bildiği halde şu anda bilmeyi yok. Anlatıldı da sigara içmeye devam ediyorsa evet. Günah-ı Kebahir işi. Günah-ı Kebahir'in devamı bile bile yapmak evet bazı fıkıhçılara göre küfürdür.
Hanefiler bundan uzak durmuşlar. Mesela hani hadis-i şerif var şafiler derler ya bir kimse hırsızlık üzerine ölürse cenaze namazı kılmaz. Niçin? Hadis-i şerif var. Bir kimse iman üzerine hırsızlık yapamaz. İman üzerine zina edemez. İman üzerine mü'minden faiz yiyemez. Yani kimse sigaranın zararlarını bildiği halde sigara içmeye devam edemez.
Yok israftı yok dumanı havaya bunları bıraktım. Dünya üzerinde dünya sağlığını tehdit eden en önemli etkenlerden birisi sigaradır. Sigara dünya üzerinde emperyalist şirketlerin elinde bulunduğundan dolayı sigaraya karşı savaş açamamaktadır dünya insanlığı. Aslında şu anda dünya insanlığını zehirliyorlar sigarayla. Hepimizi zehirliyorlar. Dünya insanlığının yedide biri, yedide biri. Alkol ve uyuşturucu pençesinde. Bunun başlangıcı sigara. Sigara içmeyeceksiniz. Asla. Paket içiyordum ben. Şerevenle hazır, gıybet etmez, dedikod etmez, iftira etmez.
En sonunda sanki bana bakar gibi. Sigara dahi içmez dedi. İçimden dedim ki bıraktım sigarayı. İçimden dedim ki söz veriyorum efendim. Sigarayı bıraktım. Dışarı çıktık. Oktay yak abi dedi. Bir duman aldım. Dedim Oktay ben sigarayı bıraktım içeride. Tebessüm etti. Yok abi dedi ya. Dedim al bu paketi aman o zaman. Bir daha içmeyeceğim göreceksin dedim. Bir daha içmedim. Ağzıma bir sefer dahi koydum. Yalan o. Yok elleri titriyormuş da. Yok sivilceler çıkıyormuş da. Yok kafası bulanıyormuş da. 2.3 paket içiyorum dedim. Yalan. Sigarayı bırakın. İçmeyin sigara. Hakiki kul. Adı seven, resumunu seven, meleklerle görüşen, meleklerle görüşen, meleklerle görüşmeye aday olan.
Üzerinde hiç bir necaset bulunmaz. Hiç bir kötü koku bulunmaz. Ne dedi resulullah? Eğer meleklerle görüşmen olmasaydı soğan sarımsak geldi. Başka bir rivayette eğer her gün Cebrail ile görüşmen olmasaydı her gün soğan sarımsak geldi. Adı şerifte bakın soğan sarımsak ne kadar önemli ama başka bir adı şerifte soğan sarımsak diye mescidinize uğramasın. Neden? Nimetken hoş değil diye, insanlar rahatsız olur diye, melekler rahatsız olur diye. Kim diyebilir sigaranın kokusu çok lafif, çok güzel diye? Bir kadının ağzını boşanma sebebidir diye. Bir erkeğin ağzını kokuyorsa boşanma sebebidir.
Bir erkeğin veya kadının vücudundan koku geliyorsa boşanma sebebidir. Sigara içen bir kadını bir erkek boşayabilir. Sigara içen bir erkekten dolayı kadın gider boşanmasına müracaat eder. Ya ağzının kokusunun tedavi edilmesi ya da boşanılması. Bir fıkıhçılar altı ay ile müddet tanımışlar ağız kokusunun veya vücudunun giderilmesi için. Altı ay içerisinde giderildi giderildi giderilmedi boşanıyor. Allah rıza ver. Sen onunla konuşan bir oldu.
O kimsenin görüntüsü geldi hemen. Baçak baçak üstüne atmış, kibirli bir şekilde duruyor. Boğazında kravat. Misafir odasına gitti. Nasıl doğru değil ayrı bir mesele. Onda da bir hükmet çıktı sonradan. Ama ben biliyordum sebebini içimden. Dedi bu yüzden çırpıldı. Enteresan bir şey ben buradan söyleyeceğim. Kardeşlerden birisi, sigara içen kardeşlerden birisi cemaatın birinci arakasında. Allah ve Selam Hazretleri ona gelip yüzünü döndürüyor. Ya ağzı ve lağzı neden yüzünü döndürüyor, neden yüzünü döndürüyor, üzüldüm.
İçime geldi. Yoksa bu sigara mı içiyor ya? Attım kendimi halakanın ortasına. Gidim onun önüne. Böyle sanki borundan sigara kokusu gelir gibi sigara kokusu geliyor. Borundan baçak gibi. Sonra da o arkadaşı aradım. Sigarayı bırak. Bırakamam ben de. Şimdi gelmiyor. Ne demek bırakamam ya? Üstad olarak size bunu bırak dediğinde, bırakamam dediğiniz anda ipiniz kopar. Yok böyle bir şey. Mahfaza eylesin. Sigara içen kardeş olmayacak.
İçenler bırakacaklar sigarayı. Sigarayla Allah dostu olmasın. Raffa etsin. Günah işliyorum, içimde üzülüyorum. Yine işliyorum. İçimde hep bir üzüntü var. Ne olacak benim ve benim gibi. Üzüntüye devam et. İçin levvame. Günahtan kendini koruyamaz. Günah işlediğinde üzülür. Günah işlemenden üzülme senin için bir lütuf kapısı. Lütuf kapısı. Evet günah işledin üzülüyorsun. Allah sana bir kapı aramamış. Üzülmeye devam et. İçinin yanmaya devam etsin. Niçin? Çünkü günahtan geri dönüş, ondan üzülmek, ondan nedamet duymak, ondan sıkıntı duymak senin iman ehli olduğunu gösteriyor. İnşallah günahları komplet terk edersin.
İnşallah bir daha işlemezsin. İnşallah. Çok sorunuz var. Kişi halindeki düşüşü bildiği halde göz göre göre düşerken eski benliğine kavuşmaması ile sebepler var mıdır? Yani bir yerden düştüğünü hissediyorsan, kendini yüksek bir yerde görüyordun demektir. Kendini yüksek bir yerde görmek şeytanın aldatmasıdır. Kendini yüksek bir yerde gördüğünden düşüyorsun. Kendini düşük görseydin hiç düşmeyecektin hiçbir yerde. Allah yolcusu asla ve asla kendini yüksekte görmez. Kendini iyi görmez. Kendini hoş görmez. Kendini belli bir makamda görmez. Kendini belli bir mevkide görmez. Bu şeytan ve nefsin hilesidir.
Kardeşler. Hakkıyla sana kulluk edemedim ya Mahmud diyen bir peygamberin ümmeti, asla ve asla kendini yüksek makamlarda ve mekanlarda göremez. Bu nefsin asla... Allah bize ablaka ölü gibi olmak normal. Bu da onlardan birisidir. Sadece yaşarken ölü gibi olmak yetmez. Allah'ı sevecek. Allah'ı seversen... Hocam bu nefis kimdir ya? Çıkırmıyor.
Mahlukatı nasıl... Mahlukatı demiş. Eyi yutmuş. Bu mahlukatı nasıl önleyeceğiz? Onunla anlaşsanız. Anlaşsanız. Allah'ı yerine getireceksiniz. Helalı haram et. Nefsinizle anlaşın. Nefsinizle geçinin. Oooo gel nefsin. Senin uyku zamanı şimdi. Yat öyü biraz. Seni uyutmayacağım dersen intikam alır senden. Uyutacağım. Hin olu hin. Ama seni uyutacağım de. O seni zorlayacak.
Hanım uyutacaktın. Hanım uyutacaktın. Bekler. Uyutacağım bekler. Uyukum zamanı gel. Hün geldi. Oooo. Hadi gel. Seni uyutuyorum şimdi. Bak. İstiyor musun? İstiyor musun? 5-20 dakika. 1 saat daha fazla uyutmak istiyor. Uyumak istiyor musun? İstiyor musun? Cık. Tespihe. Ey ne yap? Yataktan. La la beydallah. Ver. Uyu. Daha fazla uyutacağım seneden. Anlaş ona. Onunla anlaşırsınız. Cadile derken böyle kavga, gürültü, vurdunu kıl. Dönersinden intikam alır. Sev. Nefis sensin. Biz kimdir ya demiş ya. O sensin.
O sensin. Sen eğer sevgiyle bakıyorsan. Bunu severekten halledersin. Sen sevgiyle bakarsan kendini de seversin çünkü. Etrafını da seversin. Hoş olur. Geçinirsin. Allah bizi affeylesin. Güç izah şifatıya şerif. İzlediğiniz şehrin.
Şehrin.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.