mustafaozbag.org

119. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 10 Eylül 2011 · 1:08:10

Allah'ın gecenizi ailesi için. Cenâb-ı Hak gününüze bizi hayırlı olsun. Hayırlısı, ömrünüze hayırlı olsun. Sohbetinize Eyyûz-i Besmele, Hamdeler, Sarbele ile başlamanız gerekmiyor. Sohbetinizde ayet ve hadis netli biçim var. İnsanlar sohbet, tasavvufun ana kaynaklarından birisidir.
Sohbet esnasında, müride düşer, dinlemekiz. Sohbeti dinleyene düşer, dinlemekiz. Biri kimse dinlemez ise, o zaman böyle açıya düşer. Şimdi soruyu soralım, üzerinde gururlu umlaştırmak istemezdim, attım soruyu. Sonra sohbetin arasında kaynatayım dediydim.
Yine soruyu soran kimse üzerine alınmasın. Bu genel bir sohbet olsun. İnsanlar, müminler üç kısımdır. Müminler dört kısım değildir. Dört kısım değildir. Birinci kısım, nefsine zulm edenlerdir. Kendisine zulm edenlerdir. İkinci kısım, orta yolu takip edenlerdir. Üçüncü kısım müslümanlar ise, müslümanları söylerdir.
Üçüncü kısım müslümanlar ise, hayırda öne geçenlerdir. Müslüman, mümin, kendi kendisine bakar ise, nefsine uymaz ise, nerede olduğunu üç aşağı beş şükür tahmin ederdir. Ama evli tasavvuf bunu, bir velinin, bir üstadın dizinin önüne giderekten öğrenir.
Nefsine zulm edenler vardır. Bu nefsine zulm edenler, harama dalanlardır. Şer'i manada söylüyorlar. Bunun bir de tasavvufi yorumu vardır. Nefsine zulm edenler, şer'i manada harama dalanlar. O kimseler haramla iştigal ederler. Harama girerler, çıkarlar. Günah-i kebail ile tanışırlar. O günah-i kebail, onların nefislerine zulümdür.
Yani kendisine zulümdür. Eğine zulümdür, gözüne zulümdür, azalarına. Bu azalar hem cennete açılan kapıdır, hem de cehenneme açılan kapıdır. Bu azalar terbiye olmaz ise, bu azalar cehenneme açılan kapı olur. Azalar terbiye olursa, azalar cennet kapısı olur. Hani var ya, cehennem kaç kapıydı? Yedi kapıydı, öyle değil mi? Cehennemin yedi kapısı da senin azalarındır. Sen cehenneme yedi kapı arama. Cehenneme yedi kapı sendedir. İki gözün, iki kulağın kapıdır. Burnun kapıdır. Ağzın kapıdır. Çok affedersiniz, apışaranız kapıdır. İki tane ayağınız kapıdır.
Bunlar cehenneme giden kapılardır. Ve bu manada bütün herkes bu kapılardan geçer. Bütün herkes geçer. Peygamberler, veliler, evliyalar, enbiyalar. Herkes bu kapıdan geçer. Hani hadis-i şerifte ve hadisi kudside buyuruldu ya, herkes o cehennemi görecek, herkes o cehennemi izleyecek, herkes cehennemin kapılarından geçecek. Ama müminler geçerken ne diyecek? Cehennem yalvaracak. Bunların nurundan biz perişan oluyoruz. Ama bunlar tez geçsin diyecek. Cehennem kapıların senin huzurlarındır. Cennet kapıları da senin huzurlarındır. O zaman nefsine zulmedenler, cehennem kapılarını kendilerine açanlardır. Şer'i manada, tasamufi manada mürid dinlemezse, dinlemezse, bakın dinlemezse o da cehennem kapılarını açmış olur.
Şimdi benim bu sohbetimin girişinde bir tane ayet-i kerime teksiri var. Bu sohbetimin girişinde iki tane hadis-i şerif metni var. Dinlemezsen ve bilmezsen o ayet-i kerimeyi bilmezsin. Müminler üçe ayrılır. Fatır suresi. Fatır suresi. Başında da ayet-i kerimede der ki, biz o kitabı miras olarak bıraktık. Kitabı miras olarak bıraktık. Kitap miras kalır mı? Kime miras kaldı kitap? Peygamberlerden peygamberlere. Peygamberlerden kime miras kaldı? Zamanın velilerine, mürşitlere. Kitap ehline tabi ol. Dinle, itaat et.
Bunu neden böyle söyledi, bunu neden böyle söylemedi diye irdeliyorsan dinlemiyorsun. O zaman sen nefsine zulmedenlerden oldun tövbe. Tasavvuf ehli dinler. Dinler, özlü söz anlamaya çalışır. Çünkü veli kimselerde, kamil insanlardan güzel söz, özlü söz zuhur eder. İkincisi güzel davranış, iyi davranış, iyi fiilyatsız zuhur eder.
Üçüncüsü, iyi ahlak zuhur eder. İyi ahlak. Dördüncüsü, bilgi, hikmet zuhur eder. Marifetullah zuhur eder. Marifetullah ise, bilgi ise dört ilimdir, dört kapıdır. Bir, dünyayı bilmekten geçer. İki, ahireti bilmekten geçer. Üç, kendini bilmekten geçer. Dört, yaradanı, hakkı bilmekten geçer. Bu bilmelerden bir haberin yoksa, otur dinlen. İkinci sınıf müminler kimlermiş? Orta hali, orta hali giderler. Bu orta yolu takip ederler. Bunlar küçük günahlar görünür bunlarda. Bunlar namazlarını kılarlar, oruçlarını tutarlar, hasbelkader günaha girerler çıkarlar. Hav ve reca noktası gibi.
Tasavvufda biz bunlara hav ve reca noktası deriz. Hav ve reca noktası. Bunlar ibadetlerini ederler, ibadetlerine de güvenirler. İbadetlerinden dolayı ümit ederler. Bunlar hav ve reca noktası. Ama sonuncusu neydi? Hayırda önde olanlar. Hayırda koşanlar. Bunlar neydi? Bunlar bu manada hav ve reca noktasını geçmiş. Bunlar Allah'ı sevdikleri için koşuştururlar. Bunlar Allah'ı sevdiği için şükrederler. Bunlar Allah'ı sevdikleri için hallederler. Bunlar Allah'ı sevdikleri için ibadet ederler. Bunlar Allah'tır dertleri. Bunlara namaz kılmak fazdır. Ama namaz kılmaktan fazla insanların arasında insanların ahlakını güzelleştirmek için çaba sarf ederler. İnsanların hukukunu korumaya çalışırlar.
Güzelliği, iyiliği, doğruluğu insanlara öğretmeye çalışırlar. Bunların yolu muhakkak ve muhakkak insanların arasında dolaşmaktır. İnsanlara hakkı tebliğ etmekle uğraşırlar. İnsanların arasında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin o güzel ahlakını yaymak için uğraşırlar. Kur'an'ın ahkamını, Kur'an'ın güzelliğini, Kur'an'ın insanlara olan rahmetini, bereketini, hikmetini yaymak için uğraşırlar. Kendi nefislerine uğraşmazlar. Bunlar dünyayı insanların önünde zem edip ahiret hayatını met etmek için uğraşırlar. Bunlar dünya hayatının geçici süslerine tanımak için insanları dünyanın geçici süslerinden uzaklaştırmaya çalışırlar. Hakkı zikretmek, Allah'ı sevdirmek, Allah'a aşık olmak için uğraştırırlar. Onlara asıl sevgili gelen odur.
Onlar Allah'ı şedid bir sevgiyle severler. Onların işleri odur. Bunlar da o iyilikte öne çıkanlar, hayırda öne çıkanlardır ki bunlar Allah'ı tam manasıyla şükredenler senin bunlardır. O zaman kendine bir kapı arama. Dinle. Tasavvuf dinlemektir. Bilgilenmek dinlemektir. Dinlemezsen bilgilenemezsin. Hikmete rağm olamazsın. Bilgilenemezsen neyin nerede olduğunu bilemezsin. O yüzden dinlemek farzdır. Kur'an-ı Kerim okumak vaciptir. Dinlemek farzdır. Dinlemek farzdır. Ezanı okumak sünnettir. Dinlemek vaciptir.
Bir alakalı kitabı okumak sünnettir. Onu dinlemek vaciptir. Dinlemek vaciptir. Kur'an-ı Kerim'i dinlemek farzdır. Her şeyi bırakırsın dinlersin. Dinlemek bu kadar önemlidir. Ama dinlerken sen bir kulağından girer öbür kulağından geçerse o dinlemek değildir. Dinlemek için özümsemek gerekir.
Dinlemek için kendini sohbet edene vermek gerekir. Teslim olmak gerekir. Eğer teslim olmazsa o kimse dinleyemez. O yüzden Cenab-ı Hak peygamberine dedi ki dinle. Sana vah yedilerini dinle. Allah peygamberini ikaz etti. Sana vah yedilerini dinle. Yine kardeşler ayet-i kerim okumuyorsunuz ya kıyamet suresi. Dinle. Niçin? Hani vahyi geldiğinde dudaklarını ezberlemeye çalışıyordu ya Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adet-i kerim. Cenab-ı Hak uyardı. Sana vahyi geldiğinde dinle. Sen dudaklarını kıpırdatma. Biz sana onu öğretiriz sonra toplatırız. Senin kalbine yazıyoruz biz onu. Senin içine vahy ediyoruz. Sen onu ezberleyeceğim diye uğraşma.
uğraşma. O gönül bizim elimizde. O gönül bizim kudret ve kuvvetimizin altında. Biz yazıyoruz onu oraya. Derviş, dinle. Dinle, dinlersen, kendini verirsen kalbine yazılır. Ve lasım olan bir gün sana gelir. Çünkü o kitap mirastır. Sohbet, üstadların sohbetleri mirastır. Mirasa sahip çık. Dinle. Kendini ver. Sorgulama. Ne lazımsa o gelir sana. Eğer ki sen gittiğin kapıyı tamir bir kapı gördüysen, eğer bir gittiğin kapıyı doğru kapı gördüysen teslim ol. Teslim olmayacaksan var git. İşin yok senin burada. Sana Kur'an ve Sünnet'in dışında bir şey söylersek uyma.
Onu bilebilecek kapasite desen ölç, biç. O da senin dinlemediğini gösterir. Ölçenler, biçenler, dinlemeyenlerdir. Sohbet zikirdir. Zikir ise kendinden geçmektir. Teslim olmaktır. Sen sohbetle oturup Allah demeyi birbirinden üstün veya alçak görmeye çalışma. bir Allah diyenin sohbeti zikrullah'tan geri kalmaz. O yüzden sohbeti dinlemekle zikrullah yapmanın arasında çok bir fazla fark yok. Hatta sohbet o zikrin fanusu gibidir. O zikrin nurunu muhafaza edecek olan nedir?
sohbettir. Sohbettir. Ve sohbetin kıymetini iyi anla. Sohbetin kıymetini iyi anla ki sohbeti anlayabilirsin, algılayabilirsin. Çünkü her sohbet eden bir kimse eğer Kur'an ve sünnete uygun sohbet ediyorsa, heva ve hevesinden değil ise o sana bir cevherdir. Bunun için dinlemek gerekir. Dinlemek için tabi olmak gerekir. Tabi olmak için kendini ölülerden görmek gerekir. Kendini ölülerden görmek gerekir. Ölmezsen dirilemezsin. Ölmezsen dirilemezsin. Yoksa buradan gelir geçer gidersin. Ninceleri gelmiş geçmiş. Ninceleri gelmiş geçmiş.
Sakın kendin bir şey danlatma. Sakın öğrenmek için sor. Eleştirmek için sorma. Eleştirmek için sormak kibirliliktir. Kibirlenenler asla cennete giremezler. Kendinde bir şey gören kibirlenir. Kendinde bir şey gören eleştirir. Kendinde bir şey gören neden bunu böyle yapmıyorsun der. Seni meydana çıkarsak şimdi bir sürü eksiğin vardır. Kendi eksiğine bak. Derviş Allah yolcusu. Kendi eksiğine bakar. Başkasının eksiklikleriyle ve noksanlıklarıyla uğraşmaz. Başkalarının eksiklikleriyle ve noksanlıklarıyla uğraşan kendi eksikliğini ve noksanlığını görmez.
göremez. Şeytan aldatır onu. Şeytan kandırır onu. O can kulağıyla dinletmez onu. Onun uzunlarına işer şeytan. Kulağına işer. Gözünü işer. İşer. Bu sefer o kulağıyla başkasını dinlemek ister. Gözüyle başka şeyleri seyreder. Ve göz ve kulak başka şeylere yöneldiğinden burada otursa dahi kalbi başka şeye yönelir. Ondan sonra da der ki ben gittim oraya. Ne konuştulardı? Eyvah! İşte cehenneme açılan kapı budur. İnsanın arızalarından cehenneme gidilir. Sen arızalarını cehennem kapısı yaparsın. Allah muhafaza eyleseyim. Kıymetli kardeşler. Zikrullah alakası, sohbet alakası dinleme yeridir.
O yüzden Hazreti Mevlana'da dinle diye başlar. Eğer dinlemezsen sonradan gelecek olan hiçbir şey algılayamazsın. Hiçbir şey anlayamazsın. Hiçbir şey algılayıp anlayamadığın için Allah muhafaza eylesin. Maymunlaşırsın. Neden maymunlaşırsın? Dinliyormuş gibi taklit edersin çünkü. Dinliyormuş gibi durursun. O maymun ahlakıdır. Gerçek manada dinlemezsen dinliyormuş gibi görünüyorsan maymun ahlaklısındır. Gerçek manada zikrullah ediyorsan zikrullaha kendini verdiysen nur ala nur. Vermediysen maymun ahlaklısın. Geç! Kendini ver! Zikrullaha kendini ver! Kur'an okumaya kendini ver! Namaza kendini ver!
Orucu kendine ver! Kendinden geç! Oruç tuttuğunda! Kendinden geç! Namaz kılarken! Kendinden geç! Zikrullah yaparken! Kendinden geç! Sohbeti dinlerken! Kendinden geç! Sema ederken! Kendinden geç! İlahi söylerken! Kendinden geç! Neyini üflerken! Kendinden geç! Bendirini vururken! Geç kendinden! Aklından kurtulamazsan tekniği bulman mümkün değildir!
Sen her yapılanı, her söylemini, işittiğini, her şeyi sevgiliden bir name olarak görmezsen bu yolda işin yok senin! Sen gelen her sesi sevgiliden bil! Gelen her nefesi sevgiliden bil! Gelen her şeyi sevgiliden bil! Acı geldiğinde de sevgilinden bil! Tatlı geldiğinde de sevgilinden bil! Kahır gelse de sevgilinden bil! Ve hoş bir name gibi dinle! De ki senden geldi! Hoş name gibi dinle! De ki sen gönderdin! Hoş name gibi ona razı ol! Ne dedi Cenab-ı Hak sana? İyilik yapmak için toplansa Allah müsaade etmedikçe hiç kimse sana iyilik yapamaz!
Bütün insanlar sana kötülük yapmak için toplansa Allah buna müsaade etmedikçe hiç kimse sana kötülük yapamaz! cinniler de sana kötülük yapamaz! Kötü periler de sana kötülük yapamaz! Şeytan da sana kötülük yapamaz! Allah müsaade edecek! O zaman sana hiç kimse de iyilik yapamaz! İyiliğe müsaade edecek olan Allah! Dinle! Ve teslim ol! Dinle! Ve razı ol! Dinle! Ve tabi ol! Arif'i billah olmak istiyorsan tabi olacaksın dinleyeceksin! Arif'i billah olmak istiyorsan dinleyeceksin ki anlayasın! Dinlemezsen dünyayı anlayamazsın! Dünya'ya tapılacak bir şey değildir!
Dinlemezsen dünyayı terk edenlerden olursun zillete düşersin! Dünya terk edilecek bir şey de değildir! Bizim dünyayı kötülememizi iyi anla! diyoruz ki dünyayı sevme! Dünyayı sevdiğin için bizi dinlemedin! Dünyayı sevmemiş olsaydın bizi anlar ve dinlerdi! Dünyayı sevme! Dünyadan lazım olan ve dünya sana binek olacak! Dünyayı binek gibi kullan! Dünyayı kenarda para biriktirmek için dünya sana otur o sanatkarın saniyeini izle! Dağlara bak! Çiçeklere bak! Ağa bak! Irmaklara bak! Göllere bak! sulara bak! Toprağa bak! Ve etrafını izler! Etrafını dinler!
Ve ondan bir hikmet çıkarmaya çalışır! Ve dışarıda dinlediğinle burada dinlediğini o zaman gör ki aynı feste! Aynı yerden ses gelmede! Dünyayı bu gözden bak! O yüzden dünyayı sakın bu manada cife görme! Hz. Resulullah dünya cife dedi! Sevgisiyle alakalı! Bunu nereden söyledi? Hz. Abbas'ın göğsünü sıktığında onun göğsünü sıktı ağzından kapkara bir şey çıktı! Ağzından kapkara bir şey çıkınca dedi ki dünya cifedir! Çıkan şey dünya sevgisiydi! Ha ona birisi geldi ya buranın emiri kim dedi! Allah Resul'u gösterdiler! Dedi ki sana birisinin hediyeleri var! Allah Resul dedi bana mı hediyeler? Evet! kalktı hediyeleri almak için Hz. Abbas'ta dünya sevgisi vardı!
Dedi ki ey kardeşimin oğlu eğer sana gelenler alır bir şeyse ben alır getiririm! Hayvansa sürür getiririm! Eğer bir şeyse sırtıma vurur getiririm! Beni de yanına vurur dedi! Onu da aldı yanına! Medine'nin bir vadisine geldiler! O vadinin başına gelince deve sürüsü! katar katar! Hz. Abbas dedi ki ey kardeşimin oğlu bunların hepsi döndü dedi hepsi de tekrar hepsi de senin mi?
Evet hepsi bir deviyi ıhıdahtılar ondan inci çıktı! Bir deviyi ıhıdahtılar ondan mercan çıktı! Bir deviyi ıhıdahtılar ondan kıymetli eşyalar çıktı! Hz. Abbas'ın içi kumur kumur etti! Tekrar her açılımda soruyordu ey kardeşim oğlu bunlar hepsi de benim diyordu! En sonunda Hz. Abbas dedi güzel amcam dayanamadı merhamet etti rahmet etti yütfetti bereket etti ihsan etti sardı böyle bir sarılınca Hz. Abbas Efendimiz diyor ki ağzından siyah bir şey çıktığını hissettim ve Allah Resul dedi ki ey amcam dünya cifedir hangi dünya cife o zaman işte bu dünya sevgisi cife yoksa dünyanın tepesine binerse onu kendi hizmetinde bulundurursan o zaman sana faydalı iş yaptı ve dünyayı başka veçeden bakarsan sanatkarın saniliğini kudretini kuvvetini tecelli ettirdiği bir yer olursa o zaman farklı oldu o zaman
dünya dünyayı tanımak dünyayı bilmeyi anladım hürütüsü ne? ahireti bilmek ahireti bilmeyen asla ve asla yol gidemez yol yürüyemez ahireti bil ahiret ilmine vakıf ol hesaba çekileceğini bil Cenab-ı Hakk'a ben Fatiha suresinde dedi ki din güninin sahibi benim hesabın kitabın var cehennemin kapılarını buradan kapat hesabın kitabın var orada utanmadan burada utanacak şeyler yapma hesabın kitabın var orada peygamberlerin benim önümde rezil olmadı burada sen tövbe et ahiret o yüzden tövbe ederiz tövbenin fark olmasının sebebi
ahiretle alakalıdır ahiret var tövbe edeceğiz günahımız da oraya çıkmayacağız ahiret var helallaşacağız haramımıza helalımıza dikkat edeceğiz ahiret var zulmetmeyeceğiz insanlara ahiret ilmiyle ilimleneceğiz ahiretini bilmeyen asla ve asla yol gidemez üçüncüsü kendini bil müslümanın hangisinin kendini zulmedenler orta yolu takip eden yoksa hayırda kendini bil kendini bilmeden bu dünyadan göçüp gidersen hayvanlar gibi olursun Allah muhafaza eylesin kendini bil hiç olmazsa kendini orta yolda tutanlardan eyle hiç olmazsa
hak vereceği haftasında tut kendini hiç olmazsa Kur'an ve sünneti sımsıkı yapışanlardan eyle nefsine nefsine terbiye yolunu seçenlerden eyle nefsini her gün tokatla dur nefsini her gün terbiye etmek için uğraş ne dedi Allah'ın Resulü sallallahu aleyhi ve sellem mazretleri en büyük cihattır nefeste olan cihat dedi aman o en büyük cihadı terk etme ve en büyük cihat da cihattan o şeref ve şerefler cihat etmeyenler meyondur cihattan geri kalanlar zalimdir cihat da istikal etmeyenler cehennemi cayır cayır yananlardandır
muhakkak ki sen bir cihat halakının içinde olacaksın nefsinle sen cihat edeceksin muhakkak ki nefsinle sen yakapaça en büyük cihat dedi Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem mazretleri o zaman en büyük cihatını yap hiç kimsede kusur arama hiç kimsede hata arama hiç kimseye kibirli bakma hiç kimseye tepeden bakma hiç kimseye beğenmemezlik etme ben insanlara uyaracağım diye uğraşma önce nefsini uya kendi eksikliklerini gör edebi aşma bak şeytan edebi aştı ebediyen kovuldu huzurullah'tan edebi aşma edeb edep senin baş tacın olsun
edep senin şiarın olsun adın olsun soyadın olsun edepli ol ki seni sevsinler edepli ol ki seni melekler senin üzerinde dua etsinler sana edepli ol edebi olmayanın dini olmaz edebi olmayanın edebi olmayanın yolu olmayanın tutanı olmaz yolsuzlardan olmaz kapısızlardan olmaz edepsizlik seni yolsuz ve kapısız edersin ve unutma ne dedi Hz. Resulullah hadisi kubzide kim benim velilerime savaş açarsa bana savaş açmış bu edebtir sen edebini koru ve kim bana
savaş açarsa aslanın dediği intikam olduğu gibi ondan intikamını alır ondan sonra demek kulun farzlarla benim emrimi yerine getirir ama o hadisi kubzinin başı bu o hadisi kubzinin başını okumazlar hiçbir yerde neden çünkü Allah velilerini Allah muhafaza eder korur onu söylemezler derler ki kim farzları yerine getirirse Allah'ın emrini yerine getirmiş olur ilmi kısarlar ilmi tam olarak açıklamazlar ilmi tam olarak anlatmazlar neden o bilgi onların haklarına hançer gibi vurur onlar da kibir vardır çünkü onlar Allah velilerini
kabul etmezler Allah velilerini sevmezler velileriyle dost olmadıklarından Allah'ın velilerini sevmediklerinden hadisi kubzinin başlangıcını yutarlar zakkum yutacağız var ileri ki size hadisi kubzinin başı o kim benim velilerime savaş açarsa bana savaş aç hadisi kubzinin başı bu bu müslümde tirmisi de bu davutta ne kubzinin başını ondan sonra der hadisi kubzinin devam eder kulun farzlarla bana en güzel şekilde ibadet eder en iyi şey yapar nafilelerle yaklaşır ve beni sever ondan sonra devam eder ben de onu severim
başlangıcine velilere karşı edeb nizalaşma edebini muhafaza et koru edebini muhafaza edip korumazsan geri kalanına ulaşamazsın daha kafadan tokadı yersin daha kafadan yersin daha edepsizlikten kaybı sen maymun gibi olursun inatçı maymun gibi hazreti mevla öyle der o inatçı maymun gibi taklit edersin der maymun inatçının suratsızın teki derder edep olmazsa sen inatçı maymun gibi olursun edepsiz suratsız taklit eder durursun insan olabilir misin olamazsın dinle hangi cemaate hangi tarikata hangi tasavup ehline hangi üstada
gidersin dinleyin edebini hangi topluluğe gidin dinleyin kinle konuşursanız konuşuruz dinleyin dinle nedir o zaman dinle hazreti kerimeden hadis-i şeriften haberin yoksa sohbetin arasında geçen ayet ve hadislerden haberin olmadığını da bilmezsin cahiller o zaman müminlerin birinci sınavından oldun nefsine zulmeder nereden cahil kulağına zulmeder götüne zulmeder diline zulmeder eline ayağına zulmeder cahil hele bir de o cahilliğinde bilmiyorsa eyvah eyvah hazreti resulullah demiş ya yüz çevir onlardan diye bayit-i kerimede de
hazreti resulullah emretmiş Cenab-ı Hak demiş ki ey Muhammed o cahiller var ya yüz çevir sen onu yüz çevir neden onların kulakları bak uymazlar eyvah onların gözleri var görmezler eyvah onun kalbi maymun kalbi olmuş eyvah der eller yaşı ben yaman der ben samanda derviş şeytanın
haliyle halde dervişlikten müteahiyeti kalmaz o yüzden siz hayırda özde olanlardan olun Allah'ı sevenler Allah'a aşık olanlar Allah'tan gelen her şeye hamd edip şükredenler Allah'a ibadet ederken son ibadetleriymiş gibi edenler namazlarını son namazlarıymış gibi kılanlar oruçlarını son oruçmuş gibi tutanlar o Allah'a aşık olanlardan olun o Allah'a aşık olanlardan olmazsa hep zarar ve siyandayız tasavvuf bu üçüncü kısım mümin olma yoludur hayırda önde
giderler hayırda önde giderler bu manada hesap kitap yok bu manada nefse yer yok bu manada herhangi bir şey yok tabi olmak var bak Musa bile kaybetti Hızır'ın önünde tabi olmadı dinlemedi dinlemedi dinle dinle eğer Musa dinlemiş olsaydı Hızır o ilmi daha çabuk kalacaktı ondan daha çabuk kalacaktı dinlemedi tabi olmadı Allah bizi affeder Cenab-ı Hak cümlemizi koruyor inşallah kıymetli kardeşler dinleyin dinleyin manasını
çıkarmayın böyle bir derdim yok buna inananlar bir kimse dinlerken kötü bir kimseyi dinlese dahi ondan bir hikmet vurur ondan bir hikmet vurur ya dinledin kötü hikmet vurursun ondan yapma dinle adam nasıl hırsızlık ettiğini anlatıyor dinle sen ha demek ki böyle hırsızlık yapıyorlarmış derim nereden dünya ilmine sahip olacaksın hırsızı dinleyeceğiz ursızı dinleyeceğiz dinleyeceğiz dinle ki insanları uyarman için sana bir kapa arası dinle o bir başkası
işte ham kapalı ya eleştirecek seni der ki ya şunlarla da oturup konuşuyor ha onlarla da oturup konuşuyorum ben öyle de bakarsın dinlemezsen öğrenemezsin dinlemezsen öğrenemezsin gelir öbürkün sonra sana dünyadan bir şey sorar ne diyeceksin sırtça köşte oturuyor sırtça köşte oturduğundan hiçbir şeyden haberi yok Allah bize affeder Cenab-ı Hakk'a Cenab-ı Hakk'a koruyar bu yüzden kıymetli kardeşler eleştirmek şeytanın dilidir eleştiri noktasından bakmak şeytanın gözüdür şeytanın gözüdür tövbe edelim
Cenab-ı Hakk'a rücu edelim Allah'a yalvaralım yakaralım da Cenab-ı Hakk'a bizi bu halden kurtarsın Cenab-ı Hakk'a bizi o halde bırakırsa işimiz yaman olur Allah bizi muhafaza eder inşallah bir insan derviş kardeşi tarafından ansuzunun saldırıya uğraması şarp edilmesi bilinen uygun mudur saldırıya maruz kalan kişi kısasa kısas isteyebilir mi kardeşine davranışı nasıl olmalı bir derviş kardeş bir derviş kardeşe saldırdıysa bu derviş kardeş değildir derviş
kardeş olmadığı için de söze gerek yoktur karşıdaki de derviş kardeşler ve ona kısas istiyorsan yurustan cevap veririz dövene elsiz gerek sövene dinsiz gerek derviş yönelsiz gerek yazmışlardı bana yeni derviş olduğumuz zamanlarda trede bir mensup bir kimse varmış bir şeyhe hesaplıymış o da herkes dalga geçermiş ondan kafaya varmış bir gün mahallenin edepsizi zibidisi o derviş böyle kafasında
bir eski yara takke takmak böyle kafaya bir şey koymak yasaktı ya o kışlı hani takkeler vardı ya onlardan kullanırdı insanlar böyle bir kafasında takkı varmış o mahallenin zibidisi edepsizi almış törbeki közünü nargilenin törbeki közünü o kimsenin kafasını boc etmiş tabi herkese dalga eşecek eğlenecek gülüşecek ya neyse tabi bir müddet sonra tabi buradan duman çıkmaya başlamış vay lan yanıyor filan adam demişler işte kafasından alışığa su dökmüşler filan adamın başı yanmış var kafası o derviş tabi yürüşmüşler kahvedekiler
o mahallenin zibidisi de nefsine hoş gelmiş odur gülmüş ben insanlarla alay etmek Allah'ın gücüne gider kimseyle alay etmek insanları küçük görmek Allah'ın gücüne gider kimseyi küçük görmeyin derviş dervişe tokat koyursa Allah'ın gücüne gider akşam olmuş o mahallenin zibidisine gece yer mi yemem alır mı almer döker mi dökmer mi sabah uymuş koşa koşa gitmiş o meclumin yanına demiş ki özür dilerim dün akşam
sana böyle yapsın sabaha kadar beni perişan ettiler meclum kafasını çıkarmış demiş derli bir şey yok filan cihadı benim şeyhmin var ondan gitse helallah söyle benim sahibim o demiş bakın dervişe bak ne itaati değil mi örgü örgü neyse koşa koşa gitmiş şeyhe yandık yıkıldık perişan olduk şeyhefendi öyle bir bakmış hani sen ne diyorsun demiş sizin öğrediniz efendim ben dün akşam ona bir tövbeke köse döktüm kafasına dün bana dedi ki şeyhimle helallah hakkınızı helal edin demeye geldim efendim demiş şeyh kafasından takesin çıkarmış
bakmış ki orduki kısaletlik var gelen kimse görmüş evladım bizden çıktı demiş dün akşam demiş manayı resulullah da demiş sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine baktım ki demiş onun başcağızı demiş yanık bizden çıktı evladım bizim demiş başımızın yanmasına dayanamadı mübarek demiş çok üzgünüz dün akşam da demiş huzurullah'tan baktım ki onun da başı yanıklıdır ona helal başlamış derviş derviş de derviş kardeşine elini mi kaldırırsın derviş kardeşine dilini mi kaldırırsın derviş kardeşine gözünü mi kaldırırsın elini kaldırırmış o
o edebi aşmış ona kısas mı ister derviş ona kısas mı ister Allah mafaza eylesin burada konuşulacak sohbetler değil şu toplulukta bu tip insanların olmaması gerekir bu toplulukta eşlerini döven çocuklarını döven bu toplulukta birbirini döven el kaldıran kimse olmaması gerekir bu toplulukta çocuklarının yanında eşleriyle kavga eden dövüşe olmaması gerekir şu toplulukta nefsimize uyup dilimize geleni söyleyeceksek
elimize geleni yapacaksak ne işimiz var kardeşler bundan bu bize yakışacak bir şey mi yani şu ben neden bu kardeş sordu diye sorulamıyorum muhakkak ki bir kardeş ona darp etmiş elini kaldırmış ona vurmuş bu yaşanacak bir şey mi bu olacak bir şey mi nerede kaldı sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerin ahlakı öfkesini yenen en büyük pehlivanlı ya müddin kardeşine öfke derviş kardeşine öfke şeytandandı ya şeytan hakim oldu sana o zaman nasıl olacak biz nasıl islam ahlakını insanlara anlatacağız ki
biz nasıl islam ahlakını üzerine koyacağız ki telefon açıyorlar sonra bana Mustafa Özbağ buyurun efendim sizin dervişlerinizden birisini tanıyorum ben evet işte eşini dövüyor sizin dervişlerden birisini tanıyorum ben evet işte kız kardeşine şöyle yapıyor sizin dervişlerden birisini tanıyorum çocuklarına zulmediyor hafifle çocuklarını dövüyor herhalde bize selameti gider kardeşler kardeşler bunu samimiyetimle söylüyorum inancımı söylüyorum inancımı söylüyorum Allah rızası için evvabi namazı kılmayıverin dua namazı kılmayıverin
gece namazı kılmayıverin gece namazı kılmayıverin kılmayıverin sünnetini akşamın sünnetini kılmayıverin kimse yazar sizin insanların arasında doğru doğru insanların arasında sevdiği muhabbeti aşkın sahibi olur insanların arasında doğru
insanların arasında sevdiği muhabbeti aşkın sahibi olur insanların arasında onu yayın insanlar sizin gücünün nispetinde sizden yardım görsünler hiç olmazsa sizden bir yanlışlık bir kötülük bir zarar görmesinler sizin en hayırlısı etrafına hiç zarar dokunmayan olur hiç zararınız dokunmasın bizim yolumuz etrafa zarar yolumuzun düsturu bu farzları yerine getirmek nafilelerle allaklaşmak hadisi kutsisini insanlara zarar vermemek olarak algılıyorum bizim yolumuz insanlara zarar vermemek olarak algılıyorum bizim yolumuz insanlara zarar vermemek
insanların arasında güzel ahlakı alçın aşılamak sizi riyazata ben sizi sabahlara kadar ben sizi sabahlara kadar zikre ben size işte hücrelere çıkarmaya veya sizi camilere kapatıp etikaflar çıkarmaya veya kaç milyon tane zikrullahı davet et Bizim yolumuz insanlara zarar, insanların arasında güzel ahlakı aşılamak, sizi riyazata, ben sizi sabahlara kadar zikre, ben size işte hücrelere çıkarmaya veya sizi camilere kapatıp itikaplar çıkarmaya veya kaç milyon tane zikrullaha davet et, yemin ediyorum anladığım tasavvuf bu değil.
Yüksek olan güzel ahlak, güzel ahlak, güzel ahlak, insan iman eder, mümin olur, ibadet eder, kendi kendine aramlarda geçmez. Haklı olacaksınız. Sizden insanlar zarar görmeyecek. O gün sizden bir kişi fayda gördüm, iki kişi fayda gördüm, üç kişi fayda gördüm, beş kişi fayda gördüm.
Yemin ediyorum, vallahi de, billahi de, bütün ucun nurlandığını göreceksiniz. Ve eğer onlar sizden fazla faydalandıysa, yemin ediyorum, Allah'a sallallahu aleyhi ve sellem, huzuruna götürürsünüz, huzuruna. Yapmayın kıymetli kardeşler, yapmayın. Yapmayın. Yavlanmışım, ben de kanmışım. Yapmayın. Güzel ahlakmış. O zikrullahi insanın içine sindiren, o sohbeti içine sindiren, o ibadeti içine sindiren, o böyle kanatsız uçuran güzel ahlakmış.
Güzel ahlakmış. O güzel ahlak sevmekmiş. Sevmek, aşık olmak, güzel ahlaklı olmakmış. Olmak, edebli olmak, huzurlulakta, hiç kimseden hiçbir şey istememek, hiç kimseden hiçbir şey umlamakmış. Gerekmiş, olmak gerekmiş. Yüce Mevla'ya demiş ki ne güzel söylemiş. İçime hanter gibi, hanter gibi soktu.
Baştan nasibi olmayanların eşekten farkı yok demiş. Evet ya, aşık olmak gerekmiş. Allah için söylüyorum, Allah için. Allah'a aşık ol. Bırakın. Bu ne demek ya? Allah'a aşık ol. Demiş kardeşin elini mi kaldırır, gözünü mü kaldırır, dilini mi kaldırır? Gelin, yok başka bir derdim yok. Başka bir derdim yok. Birinizden bir kuruş istiyorsan vermeyin.
Başka bir derdim yok. Aşık olmakmış. Tasavvuf aşık olmakmış. Zikir aşık olmakmış. Şeyh aşık olmakmış. Bir aşık olmakmış. Yol aşık. İslam ağırmış. Bu hal nedir mi? Aşık olmak. Aşık olamıyorsanız bir aşık bulun kendinize. Bu kim olursa olsun bir aşık bulun. Hiç olmaz. Aşıklığından aşıkların terbiye, güzel ahlak, insanların içerisinde su, barış, aşıklık kendinle barışmak, kendini kötülüklerden sıyırmak.
Aşık nasıl birisine kötülük yapmaya kalkar? Aşık nasıl birisine kötülük düşünür? Aşık nasıl ağzından kötü bir laf çıkar? Aşık nasıl elinden kötü bir söz çıkar? Kötü bir hareket çıkar? Aşık nasıl ayağından kötülüğe doğru gider? Aşık nasıl yapar? Bu aşka ihanet, bu aşıklığa ihanet, bu yolumuza ihanet, bu durduğumuz noktaya ihanet etmek, Mustafa Özva'ya hançer vurmak, al bicağı bana sallamak demek değil. İhanet yapmayın. İhanet yapmayın. Allah adına, Allah için istiyorum. Güzel ahlaklı olun. İhanet için. Sizi eleştirsinler, sizi eleştirmeyin. Size kötü konuşsunlar, siz kötü konuşmayın. Size el kaldırsınlar, siz el kaldırmayın. Sizin paranızı ütsünler, siz kimsenin paranızı ütmeyin.
Sizi aldatsınlar, siz aldatmayın. Sizi kandırsınlar, siz kandırmayın. Siz yapmayın. Sizi gördük. Madem ki bu dünyayı bir binek gördük. Madem ki bu dünyada yaşadık. Yapmayın kardeşler, yapmayın. Bakın Çanakkale'ye gidiyoruz, İzmir'e gidiyoruz, İzmit'e gidiyoruz, her tarafa gidiyoruz. Biz çirkin ahlakımızı mı götürelim? Sohbetlerimizi dinliyorlar. Sohbetlerimizi, kasetlerimizi dinliyorlar. Biz nasıl insanlara, ne peşindeyiz? Ne anlatacağız insanlara? Allah rızası için söylüyorum. Allah için söylüyorum, Allah için. Hayır, evleriniz bir cennet bahçesi olsun. Arkadaşlıklarınız cennet arkadaşlığı olsun. Arkadaşlıklarınız ebedi arkadaşlık olsun.
Arkadaşınızı gördüğünüzde kalbiniz sürur içerisinde olsun. Allah hakkında, Resulullah sallallahu aklınıza gelsin. Onu böyle ciğerinize, ciğerinize basın. Onu yüreğinize basın. Onu içinize basın. Öyle sevin birbirinizi. Öyle birbirinize destek olun. Cennet arkadaşlığı kurun. Mahşerde bu senin hakkında böyle söyleyip yaptın ama bak bu senin hakkında Cenab-ı Hak böyle böyle böyle dedi diye senin önüne getirirse ne dersiniz? Hadi geç bakalım efendim. Sen şunu demiş için, şunu söyledin, bunun için bunu söyledin diye sıra varsa düşünün.
Allah bizi muhafaza eylesin. Kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler. Dünya gelir geçer, insanlar gelir geçer, hayat gelir geçer, ömür gelir geçer. Nefes gelir geçer. Geçer hepsi de. Acı, en acı şey geçer. En tatlı şey geçer. Anınız geçer. En kederli anınız geçer. En sevdiğinizi gömersiniz toprağa. Geçer. İnsanoğlu çok dayanatlıdır. Geçer. Bu dünyada geçmeyecek hiçbir şey yoktur. Bu dünyada yıkılmayacak hiçbir şey yoktur. Başlangıcı olanın muhakkak sonu vardır. Bir şeyin başlangıcı varsa onun sonu vardır. Sonsuz değildir başlangıcı olanlar.
Başlangıcı olmayanın sonu yoktur. Eğer bir şeyin başlangıcı yoksa onun sonu yoktur. Başlangıçsız olanlar sonsuz olurlar. Bir şeyin başlangıcı varsa onun sonu vardır. O değişime uğrar. O kendi kendisini değiştirir veya onu değiştiren bir şey vardır. Bunlar yaratılandır. Yaratılanları tanır. Yaratılanlara bel bağlama. Yaratılanlara gönül verme. Yaratılanlara aşık olma. Bir yaratan var. Yaratanı tanın. O yüzden kıymetli kardeşler. Bu dünyada yaşadığınız her şey gelip geçecek. Hani demiş ya, bir tarafını Hasan almış bir kucağına. Bir kucağını da Hüseyin almış. Girivermişler.
Meymun annemizin evindeyken içerik. Hasret-i Cebrail aleyhisselamla görüşüyormuş. Onlar gelince kucaklarına oturunca demiş ya Muhammed çok seviyorsun değil mi? Evet demiş. Allah'ın Resulü sallallahu aleyhi ve sellem aleyhi ve sellem. Demiş ne kadar seversen senin bir gün ayrılacaksın. Ne kadar severseniz sevin bir gün ayrılacaksınız. Ama ebedi olanı severseniz ondan ayrılmayacaksınız. O yüzden bu dünyaya o gözle bakın. Allah bizi affetse. Kimseye kötülük etmeyin. Kimseye eksik davranmayın. Kimseye yanlış davranmayın. Nefesinizin bitceğini düşünün. Nefesinizin bitceğini düşünün. İyi ki geldi nefesine. Geldi. Bitti değil.
Asanın üzerinde bırakmış Peygamberini. Asanın üzerinde yaslanıyormuş asaya. Asanın üzerinde alıvermiş ruhunu. Orada asanın üzerinde kalmış. Asanın üzerinde peygamberi geldi mi alır nefesi. Aldı mı biter. Biter. Senin son nefesinmiş gibi davran. Dövmek, sövmek, vurmak, hakaret etmek, küçük görmek. Tepeden bakmak. Hepin bir şey zannetmek. Bunlar şeytanın ahlakı. Allah bizi o ahlaklardan korusun muhafaza etsin. Hakkınızı helal edin. Bu pazartesi herhalde. Bu pazartesi. Bayanların yukarıda programı var. Hz. Ebu Bekir Efendimiz ile alakalı. İnşallah. Bütün bayan kardeşler. Bu pazartesi gündür.
Yukarıda tekkede programları var. Bayan kardeşler davetli inşallah. Hakkınızı helal edin. Selamın. Asakülür.
Allah'a l-sallâhü ve sellem'e gelinmiş peşmiş bütün Peygamberimizin şanetlerimizin ısrarına arayın etkili gâsı ve siddâr eyle ya Rabbi. Sıdâr eyle ya Rabbi, peşâdâların hümmetleri, şefâdların üzerlerimizden emsik eyleme ya Rabbi. Yârı günlerimizde kit, sıddığıma, refahı, Osman, Zümnuriyen, Ali'el-Mutsadar, rizyallâhü ve sellemize evladırı Resulullah, Zircâsı ve Resulullah, Ashab Resulullah'ın ısrarına edinip, âsır ve siddâr eyle ya Rabbi. Sıdâr eyle ya Rabbi, peşâdların hümmetlerini, şefâdların üzerlerimizden emsik eyleme ya Rabbi. Yâ Rabbi. Yâs-ı Fatiha. Birimiz Seyyidat-ı Râd-ı Geylâni, birimiz Seyyidah-ı Rûfâ'yı, birimiz Seyyidah-ı Bedevi, birimiz Seyyidah-ı İbrahim'in dostu ki, birimiz Şâh-ı Mürasân-ı Şâhâdâli, Şâh-ı Kşüven-i Muhammed-i Bahadîn-i, Şâh-ı Mevlân-ı Celâlebdîn-u Mahdi Bektaş, ve lâzı bâir âm-ı Resulullah, mehmet-i Muhammed-i Muhammed-i Rûfâdâ, Hz. Nuh'larına hediye edin, bağışı ve sâdâr eyle ya Rabbi.
Sâdâr eyle ya Rabbi. Fâdâr eyle ya Rabbi. Feyyidatlar, mehmetlerini, şefâdlarını üzerlerimizden emsik eyleme ya Rabbi. Sâdâr eyle ya Rabbi. Cihlas-ı Fatiha. Geçmiş mürkülü kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin müminlerinin ruhlarına, Şehinimiz, Üstadımız, Mürşülimiz, Canımız, Cananımız, Sultanımız, Bayit-i Razi Mustafa Efendi adımların ruhanez yükselerine, Zerbecedaların ruhlarına, Mehdal ve Sunur ruhanez yükselerine, Yaşayan mürkülü kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin müminlerinin ruhanez yükselerine,
Kurduk-i Alemiz'e gelmiş geçmiş, Osman-ı Alemiz'e gelmiş geçmiş, Akraba-yı talikatlarımızdan gelmiş geçmişlerin ruhlarına, ruhanezlerine, Aylai ve hidirini gası ve sılar eyle ya Rabbi, sılar eyle ya Rabbi, Sıvzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini üzerlerimizden eksik eyleme ya Rabbi, Estağfurullah, Estağfurullah el azim elkeşşeytanın redim, Bismillahirrahmanirrahim, Hazikek alemenna huz,

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi