mustafaozbag.org

114. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 10 Eylül 2011 · 1:04:07

Allah gecenizde hayır etsin, senâb-ı Hak, gönlünüzde hayır etsin, senâb-ı Hak, gönlünüzde hayır etsin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzde hayır etsin. Malum, ayakım geliyor, la alâkal ve ârefe günüyle alâkalı, biz okuyalım inşâAllah. Tabi, ârefe'siyle, pek az yok.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ârefe günü borç tutmamın hükmü sorunca peygamber'e, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına kefavet olur. Dirmizi'de ise Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyuruyor. Ârefe günü oruç tutmakla Allah'ın bir sene önce ve bir sene sonraki günahlarını affedeceğini olur. Yine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyuruyor. Kim ârefe günü oruç tutarsa, önündeki sene ile daha sonra gelecek senenin günahları borçlanır. Yine Hazreti Ebubekir Efendimizin oğlu Abdurrahman, ârefe günü Hazreti Aişe R.A.H. Hazretleri huzuruna geldi. Hazreti Aişe R.A.H. oruçluydu. Hararetle dolayı üzerine su çarpıyordu.
Abdurrahman'a ihtar etti. Bunun üzerine Hazreti Aişe R.A.H. Hazretleri Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ârefe günü oruç tutmak, kendisinden önceki senenin günahlarına kefavet olur dediğini işittiği madde. İptar mı edeyim dedi. Yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kim ârefe günü oruç tutarsa peş peşe iki senenin günahı borçlanır buyurmuştur. Yine Ebu Said el-Hudri nakletmişti. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurdu bu rivayetlerinde. Arife günü oruç tutanın önündeki sene ile geçmiş bir senesinin günahı borçlanır. Aşive günü oruç tutanın ise bir senelik günahı borçlanır. Arife günü Hazreti Aişe R.A.H. Hazretlerinin huzuruna girdim diyor.
Mesruk R.A.H. Hizmetçisine buna bal şerbeti verdiler. Sonra bana ya Mesruk sen ordu değil misindir? Ben hayır kurban bayramının günü olmasından korkuyorum deyince Hazreti Aişe valilerin öyle değil. Arife halifenin arife yaptığı gündür. Bayram günü işte halifenin kurban kestiği gündür. Ey Mesruk sen Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin arifeyi bin güne denk tuttuğunu işitmedin mi dedi. Bin gün deyince üç yıl oluyor. Yine Beyhacinin rivayetinde Hazreti Aişe valilerin şöyle buyurmuştur. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri arife gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir dedi. Yine Abdullah bin Ömer'e sormuşlar. Hazreti Ömer efendimizin oğlu Abdullah'a.
Arife gününün oruç tutmanın hükmünü sorulunca biz ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri arife günün orucunu iki senenin orucunu eşit tutuyoruz dedi. Yine Zeyd bin Erkam nakletmiş. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin arife günün oruç tutmanın hükmü sorulunca içerisinde bulunduğu sene ile ondan sonraki senenin günahlarını giderir buyuruyor. Kardeşler arife gününü oruç tutacaklar inşallah. Bütün arkadaşlarımız ünlü kardeşlerimizin tarife malum pazartesiye geliyor zaten. O yüzden pazartesi gününü oruçlu geçirmeyi kaybet etsinler. Kadınlar işlerini pazartesinden önce bitirsinler.
Herkes işlerini bitirsinler. Herkes işlerini bitirsin. Ve pazartesi gününü oruçlu geçirsin. Bayramı dolu dolu. Bayramı dolu dolu yaşayın. Dolu dolu içinize sindire sindire. Çocuğunuza çocuğunuza etrafınızın içine sindire sindire bayram yaşayın. Bayramı büyük bir neşe içerisinde. Büyük bir huzur içerisinde yaşayın. Büyük bir mutluluk içerisinde yaşayın. Büyük bir mutluluk içerisinde yaşayın. Bu noktada bayramı bayram gibi yapın. Bayramı bayram gibi yapın. Müslümanlar bayramlarını bayram gibi yapsınlar. Neşeli, mutlu, tatlı geçirsinler. Ki bayram mutlu belli olsun. Yani böyle hüzünlü, kederli, böyle ne bileyim işte mutsuz, böyle üzülüşlü bayram geçirmeyin. O bayramın mutluluğunu yaşayın.
Birbirinizi çok gelin. Çok ziyaret edin. Çok ziyaret edin. Ve bayram günü süslenin. Bayram günü süslenmek büyük sevap. Allah bu zamana aradan eylesin inşallah. Kurbanla da alakalı inşallah bir iki hadis okuyalım. İnşallah. Kurban kesme imkanına sahip olduğu halde kesmeye bizim namazlarımıza yaklaşmasın.
Kurban kesme imkanına sahip olduğu halde kesmeye bizim namazlarımıza yaklaşmasın. Bu kurban kesmeye sahip olmak ne demek? Hanefilerce zekat vermeye muhtedir olan kimseler muhakkak ki kurban kesecekler vacip. Evet Şafiye göre ondan sonra Hanbeliye göre, Manikeye göre vacip değil ama Hanefilere göre kurban kesmek vacip. Allah bizi muhafaza edersin inşallah. Ey Fatıma kalk kurbanın başına git. Onun kesildiğini gör. Zira onun kanının ilk damlasıyla senin geçmiş günahların boğuşlanır. Hazreti Fatıma var demek. Kurbanın başında dur. Zira onun kanının ilk damlasıyla senin geçmiş günahların boğuşlanır.
Biz bu ehli beyten mi muhakkak yoksa bütün Müslümanlara da şamiy midir diye sorduk. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem adetleri şöyle buyurdu. Bize ve bütün Müslümanlara şamiyiz. Yine Ey Fatıma kalk kurbanın başına git. Zira kurbanının akan bir damlasıyla bütün günahların boğuşlanır. Sonra kıyamet günü kurbanın kanı eti ve her şey ile getirilir. Ve yetmiş ki daha fazla ağır olarak mizanına konur buyurdu. Ebu Said ya Resulallah bu yalnız ehli beyten mi mahsustur? Yoksa bütün Müslümanlara şamiy midir diye sorduk. Resul-i Ekrem özel olarak Muhammed'in aline genel olarak bütün Müslümanlara şamiyidir buyurdu. Yine Ya Resulallah bu kestiğimiz kurbanlar nedir diye sormuşlar.
Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem adetleri babanız İbrahim'in sünnet faadetidir buyurdu. Bunlar da bize ne gibi mükafatlar vardır diye sordular. Resul-i Ekrem her kılına bir hasene vardır buyurdu. Onlar yününe Ya Resulallah dediler. Resul-i Ekrem de evet yünün de her bir kılına bin bir hasene vardır buyurdu. Burada bir hadis daha mesele bitiriyorum. Ey insanlar kurban kesimi onun akan kanından alacağınız mükafatı hesap edin. Zira kan her ne kadar yere dökülürse de Allah'ın himayesini alınıyor. Deriyi satmakla alakalı. Kim kurbanın derisini satarsa o kurban kesmemiş olur. Bazen böyle deriyi kurban kesenlere kesin parasıymış gibi bırakıyorlar ya. O cahil değil.
Kurbanın her şeyi ibadet. Derisini, bağırsağını ne bileyim herhangi bir şeysini kurban kesen bir kimse satamaz. Kurbanınızın hiçbir şeysini satamazsınız. Kurbanın bir şeysi bağışlanan bir yere bağışlanan yer onu satabilirler. Bu farklı bir şey. Ama kurbanı kesen kimse kurbanın herhangi bir şeysini satmaya muhtedir değil. Satamaz sattığı zaman kurban ibadetinden çıkar. Allah bizi affetsin inşallah. Zikir halakasına oturup zikir yapanların bütün günahları affolmur demiş. Benim geçmişten kefaret orucum var. Acaba affolmur mu yapmalıyım?
Yusuf olmuyor. Tutulacaksa daha öyle derinmiş gibi başaramadım ne yapmalıyım? Muhakkak ki zikir halakasına oturanların Cenab-ı Hak bütün günahlarını attıran. Bu mücdet. Ama belki biz geçmiş borçlarımızı, geçmiş borçlarımızı, geçmişte yaptığımız her ne var ise tövbe ederekten. Yani mesela bir kimsenin kefaret orucu varsa o kefaret orucunu tutması da bir tövbedir. Bir kimsenin geçmiş namazı varsa o namazlarını kaza etmesi de bir tövbedir. O yüzden biz gücümüzün yettiğince bunları yapmaya gayret edeceğiz. Ehli tahtorun meseleyi buhtalaraktan tembelliğe doğru değil daha ince yaşamaya sevk eder kendilerini. O yüzden her ne kadar zikir halakasına oturanların geçmiş günahları aff olsa da biz inşallah geçmiş namaz ve oruçlarımızı tamamlamaya gayret edelim.
Kimin çalışılır mı veya iş yeri çalışılır mı? Beydanlar Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem aleyhi ve telavube günlerini nasıl geçeriz? Arbe günü çalışılmayacak, iş yapılmayacak, dükkan açılmayacak diye herhangi bir yasak yok. Allah'a düşman olan ile Allah'ın düşman olduğu arasında ne farkı? Hangisi daha kötü? Allah niçin düşman? Muhakkak ki Allah'ın düşman olduğu daha önemli değil ama Allah bu sese oturup da birisine düşman olmaz. Oturup da birisine husus ise düşmanlık kapısı açmaz. İnsanlar Allah'a karşı düşmanlık kapısı açarlar. Ve Allah'a düşman olurlar.
İnsanlar otururlar, şirke düşerler, fikre düşerler. Allah, Allah'ın fıtratı ile savaşırlar. Allah'ın hukukuyla, kanunuyla, Kur'an ile savaşırlar. Allah'ın peygamberleri ile savaşırlar. Allah'ın verileri ile savaşırlar. Müminler ile savaşırlar. Cenab-ı Hak bunlarla savaşanlarla da savaşırlar. Allah düşman değildir hiçbir şeye. Allah kendisine düşmanlık yapanları tezalandırır. Düşman demek, karşıdaki kimseye kötü niyet beslemek demek. Ona fikirlik yapmak demek. Onun hakkında aleyhine kötü ameller beslemek, kötü niyetler beslemek demek. Allah kullarının üzerinde onu düşünmez. Allah'ın rahmeti, bereketi, lütfu, ikramı, gazabını, gazabını sarmıştır.
O yüzden Cenab-ı Hak oturup bir kulunun üzerine düşmanlık senaryosu yazmaz. Hatta kul ona düşmanlık etse bekler Allah. Sabırlıdır bu manada. Onun affedeceğini, onun affedeceğini bekler. Onun tövbe etmesini bekler. Ve tövbe etmesini beklediği için Cenab-ı Hak hemen onu azap etmez. Hemen onun hasenet defterine kötü yazmaz. Cenab-ı Hak hemen onu düşmanlık beslemez. İnsanlar düşmanlık beslerler. Allah ahlakı ile ahlaklanmadıklar. Bir kimse Allah'ın ahlakı ile ahlaklandıysa o kimse kendisine düşmanlık besleyene hemen düşmanlık yapmaz. Kendisine savaş açana hemen savaş açmaz. Sabırlıdır, sükunetlidir. Bekler.
Ve hatta ehliullah kendisine düşmanlık yapana düşmanlık yapmaz. Kendisine hakaret edene hakaret etmez. Kendisine küfredene küfretmez. Kendisine eksik ve yanlış davranana eksik ve yanlış davranmaz. Böyle davranırsa onların seviyesine düşmüş olur çünkü. Onun seviyesine düşmüş olur. Yunus ne demiş? Uğrana elsiz gerek. Söylene dinsiz gerek. Derviş gönülsüz gerek. Sen derviş olamaz. O zaman uğrana muran şeriat ehlidir. Ehli takva değildir. Ehli tasavvuf değildir. Söylene sövdükten sonra bir farkı kaldı mı ki? İt ısırır ve insan ısırır deneyeceğiz. Ne derler?
Köpek gibi o da ısırmış derler. Öyle değil mi? Köpek gibi o da ısırmış. Tilki gibi kurnaz adam ya. Öyle demezsen mi? Tilki gibi kurnaz adam. Kurnazlık yaptı, tilkinin sıfatıyla sıfatlandı. Vurana vurursa, dövene döverse, sövene söerse dervişlik olmadı. Dermişlik olmayınca ehlullah düşmanlık yapana düşmanlık etmez. Kötülük yapana kötülükle muamelede bulunmaz. Yanlışlık yapana yanlışlıkla muamelede bulunmaz. Eksik davranana eksik davranarak muamelede bulunmaz. Onun özür dilemesini bekler. Onun yanlışından geri dönmesini bekler. Ve böylece o yanlışından dönerse onu affeder. Kim tövbe ederse Cenab-ı Hak onu affeder.
O zaman ehlullah da kendisinden özür dileyenleri affeder. Geri dönüp hatasından dönenleri ehlullah da affeder. Hakkını helal eder ama. Yoksa birisi sana zarar verdi sen de ona zarar ver. Birisi seni dövdü sen de döv onu. Birisi sana sövdü sen de söv onu. O ehlullahın işi değildir. O dervişlerin işi değildir. Evde hanım sana bir laf söyler sen iki laf söylersin. Bu dervişlerin işi değildir. Adam sana bir laf söyledi kadın ona beş laf söylüyor. Bu derviş gönüllü değildir. Veya erkek veya kadın anne veya baba çocuğuna bir laf söylüyor çocuk ona beş laf söylüyor. Bu derviş işi değildir. Derviş gönüllü öyle olmaz. Derviş gönüllü karşıdaki kimsenin kalbini incitmekten, onu kırmaktan, onu üzmekten imtina eder.
Susar. Susar. Dilini damlana dayan tevhide devam eder. Döner zikrullaha devam eder. Zikrullaha atar kendini. Baktı bir tartışma bir şey olacak. Susar gider zikrullaha atar kendini. Hemen oraya toplumun içerisinde, böyle bir odanın içerisinde dişar atması mümkün değil. Hemen içinden zikrullaha başlar. Hemen. Hemen rahâltası. Üstadına kurar, Peygamber Efendimiz'i de kurar. İşte Beytullah'a kurar, rahâltasını kurar, zikrullah alakasını kurar. Ben zikrullah değil şu anda der. Hemen kendini oradan sıyırız. Kendini oradan atar. Böylece hafta uzak durur. Böylece yanlış işlemekten uzak durur. Yoksa düşmanlık beslemek kimdir? Ya oturup bir kimsenin düşmanca şeyler düşünmesidir.
Oturup birisine zarar vermeyi düşünmesidir. Oturup birisine tekme atmayı düşünüyor. Oturup birisine zarar vermeyi düşünüyor. Oturuyor birisinin kötülüğünü düşünüyor. Oturuyor birisini nasıl döveyim, nasıl döveyim de düşünüyor. Oturuyor bu adamın parasını nasıl yüteyim, nasıl yüteyim de düşünüyor. Oturuyor bu adıma nasıl laf söyleyin, bu kadınla nasıl laf söyleyin. Bunu nasıl açığa çıkarayım diye düşünüyor. Bunların hepsi de ham kapalıların işidir. Bu derviş gönüllülük yoktur bundan. Derviş iyi niyetlidir. Derviş güzel niyetlidir. Derviş düşman niyetli değildir. Derviş tatlı niyetlidir. Derviş birisinin malında, canında, parasında, pulunda, namusunda gözü yoktur. Çevirmez, düşmanlık etmez.
Asla bakın kalbinizden asla ve asla hiçbir şeye kötülük geçirmeyin. Hiçbir kimseye düşmanlık geçirmeyin. Bu sizi Allah'a dost eder. Bu sizi insanların arasında dost eder. Bu sizi insanların arasında sevimli eder. Bu sizi meleklerin kapında semada sevimli eder. Bu sizi Allah kapında sevimli eder. İyi niyetli olun. Güzel niyetli olun. Doğru niyetli olun. Hukukun dışında sınır hukuktur. Hukuk. Bu çay kimin? Bu benim değil. İçer, döker, yıkar, atar. Olur.
Hukuk. Bu kimin? X kimsenin. Bitti. Bitti senin hakkın. Hukuk. Hukuk. Bu çiğnemek yok. İnsanların huksuz yere bir tane, bir tane soğuncan alıyorsanız haksız yere. O soğuncan sizden hesabını alır.
Hıksız yere hiçbir canı kıymaz. İster bu sinek olsun, ister sivrisinek olsun. Kendisini soksa da almış, fareymiş, öldürmez derviş. Soğuncammış, sinekmiş, sivrisinekmiş, böcekmiş, bitmiş, kireymiş.
Öldürmez derviş. Öldürmez. Derviş onun öldürdüğü içine düşmanlık girer onun. İçine kim girer? İçine nefret girer. İçine olumsuzluk girer. Derviş kurban keser Allah adına. Derviş çok aç kalırsa, açlıktan ölmekle alakalı bir noktaya gelirse al hayvanlarından avlanır. Ondan zorunlu olmaz o zaman.
Aç kaldı, naçal kaldı, biz sertçeyi öldürür. Sertçeyi o zaman avlanır, öldürmek de değil artık. Onun adı ne? Almanmak için. Sertçeyi avlar ölmeyecek kadar onu yer. Bak sertçe avlar ölmeyecek kadar onu yer. Derviş böyle keyfine gidip balık tutmaz. Alır cebinden balonun parçasını yer. Çok aç, naçar kalırsa o zaman gider derinin kenarından, denizin kenarından naçar kalır. Alternatifi yok. Gider o balıktan tutar yer. Zaten öyle bir şey kalırsa da balığı tutmasına gerek yok. Elini açsa balıkçı var onunla iler. Dervişin ihtiyacını, Allah görür çünkü. Dervişin ihtiyacını ne diyor Cenab-ı Hak? Kim beni zikretmekten dolayı bir ihtiyacını elde edemez, onu söyleyemez, konuşamazsa ben onun ihtiyacını kendim giderim diyor.
Allah onun ihtiyacını giderim. Sen derviş ol. Cenab-ı Hak sana lazım onu gönderir. Sen derviş ol. O yüzden dervişin düşmanlık beslemesini düşünülemez. Bu mümkün değil. Hiç kimse, hiç kimse ve siz bir adam, ahmaktır o, bir dervişe düşmanlık düşünse Allah ona bir sefer cevabı verir. Ne dedi Cenab-ı Hak? Kim benim verimle savaş açarsa bana savaş açıyor. Aslan'ın avundan intikamını aldığı gibi ondan intikamını alır. Sen dilini koru. Dilini koru. Savaş açma. Ehli zikre savaş açma. Ehli zikre laf söyleme. Ehli veliye laf söyleme. Neden?
Milliler peygamberlerin mirasçılarıdır. Elinde var mı dedi? Konuşma. Hiçbir peygamber alın içinde peygamber sana... Eyvallah.
Bu manevi şaşırık. Manevi şaşırıktan korkma. Göremez beni. Düşmanlık deyince böyle Allah muhafaza eylesin. Allah düşman ama kendisini görür. Kalk, sünnisini, cumhurluk gider ki boğar kendini.
Orada bir tane düşmanı var zanneder. Allah'a düşmanlık yapan da bunun gibidir. Sen düşmanlık yaptığını zannediyor aynada kendini görür. Ve kendi kendini yitirir. Ondan sonra der ki Allah beni yitirdi kardeş sen kendi kendini yitirir. Veliye düşmanlık yapan kendi kendini yitirir. Veliye düşmanlık yapan kendi kendini yitirir. Bir de sonradan der ki o veli yaptı falan ne yapmış. O sana veli bir şey yapmaz. Veli ne yapacak sen kendi kendine yaptın. Kendini aynada görür. Hırsız, herkesi hırsız görür. Kendini aynada görür. Şuraya hırsızın birisi gelse beni görse der ki ya bu adam üyü deyiz hırsız da. Üçkağıtçı gelse der ki bu adam üyü deyiz üçkağıtçı da.
Allah dostu gelse der ki ya bu adam Allah dostu. Derviş gelse ya bu adam iyi derviş ya der. Dolandırıcı gelse bu üyüldü bunları dolandırıyordur der. Neden? Dolandırıcı çünkü kendini aynada görür. Düşman, herkesi düşman görür. Kendini aynada görür. Düşman çünkü. Kötü niyetli, herkesi kötü niyetli görür. Kendini aynada görür. O bakar hep böyle kötü niyet arar. Sonra araştır, biz onu araştırıyor zannederiz. Değil mi? Gelir sonra. Üstad'a kaç para veriyoruz? Ben de buradan bağırdım diye hiç para vermiyorlar. Biz almıyoruz, söyle yapıyoruz, böyle yapıyoruz. Değince içinden diyor ki yalan söylüyor. Bu sefer mendebası çıksın desin ki ben sen sohbet için gider alın.
Olsa dahi söyler mi adam? İnanmayacak müşrik. İçin müşrik adı. Öyle çünkü. Kendini öyle karşılığını görmüyor. O yüzden Allah oturduğu yerde hiç kimseye düşmanlık yapmaz. İnsanlar kendi kendilerine düşmanlık yaparlar. Kim? Allah hiç kimseye kötülük beslemez. O insanlar başkalarına kötülük yapmaya çalışırlar. Başkasına kötülük yapmaya çalışmaz, Allah'a kötülük yapmaya çalışmaz. Bir başkasının düşmanlık beslemez, Allah'a düşmanlık beslemez. Bir başkasının aleyhine çalışmaz, Allah'ın aleyhine çalışmaz. Sen dervişlik yap. Sen dost olmaya çalış.
Sen Allah dostlarının yanında durmaya çalış. Sen Allah'ı zikredenlerle beraber olmaya çalış. Sen namaz kılanlarla oruç tutanlarla beraber olmaya çalış. Sen Allah deyip Allah diyenlerle beraber olmaya çalış. Kendinizi ona... Kimseye düşmanlık beslemeyin. Ve hiç kimseye kötülük beslemeyin. Hiç kimse hakkında içinizden kötülük düşküzeler geçirmeyin. Hiç kimse hakkında birisine karşınızı düşmanlık geçirmeyin. Hiç kimse hakkında suizan geçirmeyin hakkınızda. Suizan geçirmeyin. Ve geçirdiğiniz her suizan kendinizi. Siz öylesiniz. Siz öyle olduğundan öyle düşünün. Yolu sensin. Hırsızdır.
Hırsız sensin. Üşküye açılır. Üşküye açılır. Üşküye açılır. Dik alası sensin. Senin arkadaşınmış ya. Evet arkadaşım. Ya onun hakkında. Var mı senin hastalığına borcu diyorum ben? Yok. Var mı senin hastalığın? Yok. Hiç alıştırmış ettin mi? Yok. Hiç bir şey yaşadın mı? Yok. Ne kıybet ediyorsun diyorum ben şimdi? Kalıyor. Siz çok iyisiniz de etrafınızdakiler... Söz konuşmadım herhalde. Konuşma.
Etrafınızdakilerle bir yemek yediğin var mı? Yok. Kaç yıllık terbiyesin? Geçti. 3 yıldır. 2 yıldır. Gelip gidiyor. 18 yıldır onlar yanında benim. Hiç basınma korkusuna gelsek kullar geldi mi dedim ben sustum. Dedim benle beraber 28 Şubat'ın yaşlarından nedir asla benim yanımda? O baskının, o sıkıntının içerisinde 90'dan taa 2002'ye, 2003'e kadar. 12, 13. 12, 13. 12 bastı. Hadi al kim? Mustafa Özbaş'ta. Ahmet bilmem kim bilmem kim.
Çıkıyorum. Şeyler. Evet. imtihan. İmtihan, imtihan. Bir düdüktür, imtihan. Bir fısıltıdır, fısıltı. Bir yerden fısıltıyı gönderirler, bu akşam basacağız sizi derler, o fısıltı yayılır anında. Yaşadık hep biz bunları 28 Şubat'tan önce. Çin'den
kalkmış, benim etrafımda kımdanı sorgulacak. Ahmak, ahmak. Allah mafaza eylesin. Düşmanlık beslemeyin kimseye. Kimseye kin gütmeyin. Müslümanlara, bülbirlere kin gütmeyin. Aralarında laf söylemeyin, fitne çıkarmayın. Gıybet dedikodu çıkarmayın. Cemaatler arası, tarikatlar arası, şehitler arası, savaş çıkarmayın. Bunlar şeytanın vesvesesidir. Şimdiden şeytana zebun olanlar, şeytanın kölesi olanlar, şeytana kullandığı dayayanlar, Müslümanların aleyhine, ehl-i zikrin aleyhine, ehl-i verinin aleyhine laflar söyler. Onlara bakmayın. Altanmayın. İki tane hadis okumuş, üç tane
ayet okumuş. Ah, ahlak ne başında? Allah mafaza eylesin. O yüzden düşmanlık yok. Hiç kimse. Kasaplar, müşterilerinin kestiği kurbanların kellerlerini satıyorlar. Bu ne kadar doğrudur veya yanlıştır. Müşterilerden haberli ya da habersiz. Sen kurbanı kestirin, al kelleni git. Orada bırakıp giderse. O aranda normalde onu satıyor. Zayi etmemek için. Sen bırakıp gidiyorsunuz. Bırakıp gitmeyin. Ya da deyin ki kardeş bunu hayır olarak vermeyerek. Malın zekatı nasıl verilir? Paraysa toplanır, borçlar düşer, kırkta birini verilsiniz. Bir yıl olduysa. Mal sat,
malı da hesaplarsınız, parasını kırkta bir olarak gönderilsiniz. Bir kızla talip oldum ve sevdim. Yaşça benden büyük. Önce onun cevapları sonra maddi ve yaş müşterilerini öne sürerek kabul etmedim. Ama ben onu aklımdan atamıyorum. Yüreğim yanıyor. Ne yapmalıyız? Diğeri yaramamıyorum. Otur kapısında al. Sevdim demişsin mi. Seven ne yapabilir sormaz. Sevenin kalbine ilham gelir çünkü. Seven gerçekten sevdiğin kalbine ilham gelir.
Yol açar kendine sevdiğine doğru. Yol açar kendine sevdiğine doğru. Noktada seviyorsa yürüyecek, devam edecek. Allah sevgisini de sanime eylesin insana. Üretmek için tüketen bir millet iken, tüketmek için üreten bir millet olduk. Nerelerde hata yaptık ve bizim düşenler nelerde var. İstirafı kesin, yeter. İç kap etmeyin. Habire yiyeceğim, içeceğim, gezeceğim, dolaşacağım bunu atın kafanıza. Şimdi insanlar ne yiyeceklerini düşünüyorlar, ne yiyeceklerini düşünüyorlar, ne geleceklerini düşünüyorlar, bunları düşünüyorlar. Yani bakın hayatınıza, akşam ne yiyeceğinizi
düşünüyorsanız, siz tüketmeye yöneldiniz. Geyinin peşine düştüyseniz tüketmeye yöneldiniz. Yemenin peşine düştüyseniz tüketmeye yöneldiniz. Olsun habire. Habire olsun. Tüketmeye yöneldiniz. Israf etmeyin yeter. Israf etmeyin. Allah bizi muhafaza yersin insana. Kardeş içinizden okuduk demiş. İçimizden okuduk diyor.
Kardeşim adamın kendini biliyor şimdi bu kadar bir şeyden. insanlar hayatları boyunca hep sıkıntı görmem yaşayacaklar. Şunu unutmayın. Ben de açık söyledim şey. Etrafımdan yardım, etrafımdan destek bekleyen insanlar hayatları boyunca hep böyle yaşarlar. Biraz fazla pişkinim. Allah bizi affetsin.
Yani bu böyle zor bir süreçtir. Ama bu noktada insanlar o süreçleri kendileri, kendi imkanlarıyla kendileri yürürlerse iyi bir tecrübe kazanmış onlar. Ve pişir onların bu noktada. O yüzden problemlerden çekinmeyin. Sıkıntılardan çekinmeyin. Olumsuzluklardan çekinmeyin. Yürüyün hayatlar. Bu tabi şunu diyebilirsiniz. Ya sen şimdi orada oturmuşsun da bunu söylemek kolay. Beni yeni tanıyanlar için böyle düşünebilirler. Eskiler böyle düşünmezler de benim hayatımı bilenler. Hayatınızı problemleri aşağı yaktan tatlılaştırın. Sıkıntılarınızla mücadele ederekten hayatınızı tatlılaştırın. Sıkıntı sizi geriye etmesin. Problem sizi geriye etmesin. Bu ailenizden sıkıntı olabilir. Bu işinizden sıkıntı olabilir.
Bu derdanınızdan sıkıntı olabilir. Bu derdanınızdan sıkıntı olabilir. Bu mahallenizden sıkıntı olabilir. İçinde bulunduğunuz ortamdan olabilir. Hiç önemli değil. Anı sünnet. Ben haram bir şey yapmayacağım. Bir haram bir şey yapmayacağım. İnsanlara zarar verdin. Bir sene zarar verdin. Anı sünnete daha bu. Bitti. Zannedersiniz ki problemler size gitmez. Önemli değil. Gitse de önemli değil. Gitmese de önemli değil.
Bir problem, bir sıkıntı. Sıkıntı sizi çekmeye çalışıyor. Siz görüyorsun. Sıkıntı, manevi olabilir. Sizi alt atmaya kalkabilir. Sizi kandırmaya kalkabilir. Borç sizin boğazınıza yapışmış olabilir.
Yapmışsınızdır bir hata. Borç kalmışsınızdır. Olabilir. Beş yüz lira, altı yüz lira gidiyor. Dört yüz lira, dört yüz lira taksikten bir şey almaya çalışıyor. Yapıyor bir ahmaklık. Ne iş yapıyor? Yapıyor. Veya öyle yapmıyor. Batıyor orada parası. Batıyor. Olmuş, gelmiş başına. Hayata demedin. Borçunuzu ödemeye gelin. Kötülük düşünmeyin.
Sıkıntı, sıkıntı, hastalık. Problem, problem. Eşinden, eşinden, çocuğundan, çocuğundan. Anandan falan ondan. Nefes yetiştiriyorlar. O tavsiye de. Kız ne yapıyorsun? Ben yatıyorum ben dedi.
Bir gün dedi, hanım kızmış dedi. Sallıyor. Ya ben başında kavga etsin demiş. Sen uyuyom burada. Demiş, ya ne yapıyorsun? Kadın bana şikayet ediyor. Mustafa abi uyuyor. Ne yapsın dedim. Bu yanıklarım senden laf vermişsiniz. Sövbe, böyle laf etmişsin. Onu laf dedi. Sen iki laf dedi. Yürü git, boş ver. Yatıyor. Allah'ım iyi inşallah.
Biz burada çok iyi ama dışarıda hiç buraya yakışmayan hayatları var. Ağızları çok bozuk. Oooo. Allah'ım hafaza eylesin. Derviş kardeşler böyle sözler getirmeyin bize. Dışarıda siz küçük bir söz söylerseniz bu çok iyi olur. Ağızı bozukluktan küfürse Allah mafaza eylesin.
Hani böyle sinkaflı tükürler vardır ya. Böyle bir şey dervişler için çok büyük günahı kebah edin. Derviş kardeşler ağızlarına asla küfür almayacaklar. Ağızlarına asla hakaret almayacaklar. Asla. Çocuklarınıza da dikkat edin. Çocuklarınıza da dikkat edin. Kendinize de dikkat edin. Birisi sizleri takip eder. Siz yolda giderken normalde bakarsınız bir yere. Oradan minneye tekli bir bayan geçiyordur. Dakiya derviş minneye tekli bayana bakıyordur. Sen başka bir şey bakıyorsundur halbuki. Dikkat edeceğim. Gelin ya böyle altınlığı. Seni takip eder.
Sen mahallede işte derse gittiğini söylemişsindir. Zikre gittiğini söylemişsindir. Zikre gittiğini söylemişsindir. İşte dervişlik yaptığını söylemişsindir. Birisi senin damarına baktığında sinkap patlattığın zaman Söylediğin her şeyin gitti. Söylediğin her şeyin gitti. Allah'ıma bazayı. Erkekler de kadınlar var. Ağızda bir bozuk olacak. Soru geliyor. Sinkap'la konuşan genelde erkeklerdir. Bir nisin eşi bunu göndermiş olabilir. Bir nisin baldası, bir nisin kayınvalidesi göndermiş olabilir. Bir nisin bir akrabası göndermiş olabilir. Bir nisin bir akrabası göndermiş olabilir. O entesinin kapı duymuştur çünkü.
Küfür yok. İyi ahlaklı olcanız. Hakaret yok. İyi ahlaklı olcanız. Cemaatinizde ilim ehli insanları siz mi yetiştirdiniz? Yoksa onlar sendirlerini mi yetiştiriyor? Allah yetiştirir hepsini de. Kim derse ki bu talebeleri ben yetiştirdim, tehdit iman lazım. Hiç kimse bir şey yetiştirmeye muhtedir değildir.
Bizim kendi şahsi kaynahtımızdır. O kimse gayret eder, o kimse mücadele eder, o kimse çaba gösterir. Cenab-ı Hakk'la onun önünü açar. Orta yerde vesile olarak muhakkak birileri olur. O vesiledir sadece. Ben kendi dairemi öyle düşünüyorum. Vesiledir. Öğreten Allah'tır. Kimsenin gönlü ilmi yerleştirecek, ilmi akıtacak olan Allah'tır. İnsanı aziz et. İnsanı aziz edecekse, aziz olacak vesileler eyle. Kimse halini değiştiriyorsa, Allah onun halini değiştirir.
Kim iyiliğe yönelirse, Allah onu iyi verirse buna katar. Kim şer kapısında bulundur. Kim şer düşünüyorsa, Cenab-ı Hakk'ın şer kapısında bulundur. Kim kötülüğü düşünürse, Cenab-ı Hakk'ın kötü kapısında bulundur. O yüzden kim Allah'ına, Allah için bir ilim tahsil edecekse, Cenab-ı Hakk'ın kapısını açar, yorumunu açar. Hatsik eden, insanların içerisinde, o gibi parlatan Allah bütün nispetinde ona ilmi vermek, ona yüklü merkezler olmak istemez.
İlmi laha etmek. Yahya sahibi. Bizim için ilim ehli olmak, bizim için ilim olaya el olmak, sormak demek değildir. Bizim için ilim ehli olmak, bilmediğini bil. Biz bilmediğimizi biliyorsan bilmediklerini biliyorlar.
İşlik tasladı. Şeytan alim zelil olsun. Bilen Allah'tır. Zelil olsun. Sıfak sınlar sınıfından.
Bizim en bize söyleti yok. Biz Allah'a kuluz. İyilik yapan insan yaptığı, insan baskı altına alabilir mi? Her decine evet diyebilir mi? Karşı çıkarsa vefasın olur mu?
İyilik yapan insan kendi iyiliğini görüyorsa iyilik yapmamış olur. İyilik yapmak kendine iyilik yapmaktır. Bir başkasına iyilik yapıyormuş gibi görünse insan yaptığı iyiliği, O iyilikten sevap alamaz. O iyilikten alamaz. İnsanlar bir iyilik yapamıyorsa ben buna iyilik yaptım diye düşünürse Allah muhafaza gelir. Kendiniz kendinizdedir.
Çalışmak sizinle bir nebze, bir hayrınız dokunduysa onu Allah'tan. Cenab-ı Hak sizin üzerinizden o kimseye hayır ve hasan ette bulundu.
Sizin üzerinizden o kimseye iyilik yaptım. Bunun için siz Allah'a hamd edin. Deyin ki yarabbim bu iyilikte beni kullandı. Bu hayırda beni kullandı. Ben orta evde bir sebep geriyim. Orta evde bir vasıta beni eyledi. Cenab-ı Hak ailesi. Senin sebep bizim bahçelerimiz.
Kendi üzerinden iyilik gelen yere teşekkür et. Allah'a bir şerifte birisi size bir yediyelim.
Sizinlerle yazdırılmış. Şeyh Efendi'ye demiş ki bir şeyler olmuş. Demiş Abdallah Efendi oğlum demiş. Kim ne faydası dokunmuşsa isimlerle yaz demiş güzel. Onlara teker teker dua edeceğim. Allah rahmet eylesin. Şeyh Efendi Hazretleri de ameliyat olduğundan bozcağız ama. Olduktan sonra usta Efendi oğlum kim kavgardıysa dedi. Bana isimlerini yaz da dedi. Onlara teker teker dua edeceğim dedi. Yorum Hacı Mustafa Efendi Hazretleri dedi. Böyle ameliyat olmuş işte. Ameliyat olduğunda dedi. Gözünden ameliyat olmuş İstanbul'da.
Bu noktada işte. Yanında bulunanlara demiş ki oğlum isimlerini yazın da demiş. Onlara dua edeceğim teker teker. Allah rahmet eylesin. Şeyh Efendi Hazretleri de ameliyattan sonra oğlum kan verenler dedi. Isimlerini yaz da onlara teker teker dua edeceğim dedi. Allah rahmet eylesin. Büyüklerin adeli. Hani Adi Şerif var ya bir sesinde bir şey yaptığında ona yetecek miktarda dua edeceğiz. Ona karşılayacak kadar dua edeceğiz. Şeyh Efendi Hazretlerine de yazdıydım ben. İşte filanca filanca filanca filanca kan verdi. Filanca filanca kan vermeye geldi. Ben bunu söylememin değil. Hepsinin isimlerini yazdıydım ben. Bunlar da ilaç içtiklerinden dolayı kan alamadılar. Onlar da vermeye geldi. Onlar hep böyle maddeler halinde yazdı.
Mubale'nin elinden ördedim. Şimdi Resul size bir iyilik yaptığında ona mukabele edemiyorsan ruhayla mukabele. Böyle sabahlara kalktığınızda üç ihlas bir fatiha okuyun böyle etrafınıza. Kalkın üç ihlas bir fatiha okuyun. İşte size bir iyiliği düşen bir kimsenin ruhaniyetine. Üç ihlas bir fatiha okuyun. Borçlusun. Borçlu olduğun adamların ruhaniyetine. Üç ihlas bir fatiha okuyun. Kime? Alacaklı olduğun insanların ruhaniyetine. Yarabbi onların işlerini alsana ile bana borçlarını ödesin. Benim de işimi alsana ile ben de bu borçlu olduğum insanların işlerini ödeyim. Borçlu olduğunuz kimselerin ruhaniyetlerine okuyun. Üç ihlas bir fatiha.
Neden? Ya borçlusun ona. Hiç olmazsa senden ona bir cevap gitsin. Mahşere gittiğinizde evet yarabbi ben bunların bundan borcum vardı. Ben vaktimde ödeyemedim. Yapamadım. Olmadım. Okuyun ona. Cenab-ı Hakk'a kanun olsun devam ederiz hala da. Borçlu olduklarıma, alacaklı olduklarıma, derviş kardeşlere. Derviş oldukları. Oncak sabahın otobüste gidiyoruz. Lakat yapacağınızı bunu okuyoruz. Yolda yürüyoruz. Okuyun. İnsanların üzerinde ruhaniyetlerini okuyoruz. Kardeşlerinize, arkadaşlarınıza, evlerinize, eşlerinize, çocuklarınıza, gelecek sürriyetlerinize, aldelerinize, babalarınıza, üştadlarınıza, belirlere, peydamberlere okuyun.
Onların ruhaniyetleriyle bir ilişkiniz olsun. Afiyaha kadar büyük hediye var mı? İhlas-ı şerif kadar büyük hediye var mı? Küçümsüyoruz biz. Allah bizi affetsin. Okuyun. Sıkıntıdasınız. Okuyun. Birisinin ne alakalı bir probleminiz var. Üzmüştün adamı işte. Geçiyor demişsin, zamanında dememişsin. Oku ona. Oku. Ya Rabbi işini arasan eyle, işini bol eyle de. Dua. Birbirlerinize yaptığımız dua geçecek ya. Geçen dua var. Allah bizi onlardan eylesin. Yunak'tan ve Akşener'deki dervişlerin bize ve size selamları varmış inşallah.
Allah razı olsun.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi