mustafaozbag.org

108. Mesnevi Şerhi (734-739 Beyit)

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 1 Ocak 2021 · 32:25

Hristiyanlardan Ahmet adını hor tutan diğer fırka. Bir fırka vardı, onlar Hristiyanlardandı yine, Ahmet adını hor tutmuyorlardı. İncil'in okudukları eserlerin, kitapların içerisinde Ahmet adını duyduklarında, gördüklerinde hemen gerekli olan hürmeti gösteriyor. Böylece de Cenab-ı Hak onlara merhamet ediyordu. Şimdi, konu başlığı, Hristiyanlardan Ahmet adını hor tutan diğer fırkayı anlatıyor. Fitnelerden ve o tedbiri de şom, fitnesi de şom, vezir yüzünden hor ve kıymetsiz bir hale geldi. Manaları ters, sözleri aykırı tomarlara uymalarından dolayı, dinleri de müşeveş bir hale geldi. Hükümleri de, biraz hatırlamanız için geriye doğru gideceğim.
Hani bir vezir vardı, o vezirle padişah anlaşmışlardı. O padişah bütün Hristiyanlara savaş açacaktı. Vezir dedi ki, böyle nereye kadar öldüreceksin, hepsini öldüremezsin. Bir oyun tezgahladılar. Ne yaptılar? Sanki vezir, Hristiyanmış gibi o hale büründü. Ve işte, padişahının elinden, cezadan zor kurtulur gibi yaptı.
Hristiyanların içine sığındı. Hristiyanların içine sığınarak da, Hristiyanmış gibi davranmaya başladı. Hristiyanların içerisinde, öyle Hristiyan olduğuna, öyle takva olduğuna, öyle inandığına, öylesine büyük inanç sahibi olduğunu inandırdı ki, Hristiyanlar onu tabiri caizse bir aktap, bir kutup gibi gördüler. Öyle görünce, o vezir başladı, bütün o topluluğun içerisindeki kavim kavim, insanlara farklı farklı din algısı oluşturmaya çalıştı.
Farklı din algısı. Biri bir topluluğa gidince dedi ki, muhakkak oruç tutun, nefsinizi tezkiye edin. Öbür topluluğe gitti, Allah'ın verdiği nimetleri neden yemiyorsunuz, yiyin için dedi. Öbür tarafa gitti, muhakkak bir usta bulun, bir üstad bulun, o üstadın dizinin dibinde oturun dedi. Öbür tarafa gitti, usta da sensin, üstad da sensin, çırak da sensin dedi. Öbür tarafa gitti, muhakkak işte cömert olun dedi. Sehaveti onlara anlattı. Öbür tarafa başka bir tomara da gitti. Tomara yazdı, dedi ki, bu fakir fukara seninle beraber mi kazandı? Bırak, cömertlik yapma dedi. Bir topluluğa gitti, onlara da bir risale yazdı. O risalesinde muhakkak geceleri kalkın, ibadet edin, namaz kılın dedi.
Öbür günlere dedi ki, namaz kılmanıza gerek yok, kalbiniz temizse mesele yok dedi. Siz ihlaslı, samimi olun dedi. Bunun gibi, değişik değişik on iki kavme, on iki farklı din anlattı onlara. Ve ölmezden önce de ne yaptı? Son fasıl, ölmezden önce. O on iki kavmin on ikisine de birer icazet yazdı. On ikisine dedi ki, benden sonra halife sensin. Bu topluluğa sen bakacaksın. Eğer diğerleri sana itaat etmezlerse, onları öldüreceksin dedi. Hepsine de aynı şeyi söyledi. Ve hepsinden de söz aldı. Dedi ki, ben öldükten sonra bu tomarları aşacaksınız dedi. Sağlı sollu yanaşın. Sağlı sollu. Doldurun boşlukları. Son fasıl, kendini aç bıraktı, intihar etti.
Bundan sonra dedi, ben dedi, hiç kimseyle görüşmeyeceğim. Ben söyleyeceklerimi söyledim. Ben vazifemi yerine getirdim dedi. Ondan sonra kendisini aç bıraktı. Aç bıraktı, intihar etti. Ama onun peşinden gidenler onu intihar olarak görmediler. Onu mübarek bir zat olarak gördüler. Ve İsa'nın katına çıktı olarak bildiler onu. İşte bunların içerisinde bir grup vardı. Bu grup, bu vezirin fitnelerinden uzak durdu. Tabi bu Hazreti Mevlana, Celaleti Ruma Hazretlerinin bu anlattığı Yahudi ve vezir hikayesindeki veziri, bir kısmı Pavlos'u işaret ettiğini söyler. Hristiyanlardan Pavlos'u işaret ettiğini söyler. Der ki, işte Hazreti Pir burada Pavlos'u işaret etti der.
Ben bunu kabul edenlerden değilim. Şöyle değilim. Bu tip insanlar, bütün dini inanışlarının içerisinde çıkabilecek olan, bütün dini inanışlarının içerisinde olabilecek olan hadiseler. Sebep, din duygunun üzerine gidiyor. Aklın üzerine gitmez. Dini akıllaştırırlarsa insanlar, makinamsı bir şey çıkar.
Din, tabiri caizse, tamamiyetle duyguyla alakalıdır. Şimdi Türkiye'de duygunun dışına çıkarmaya çalışıyorlar dini. Duygunun dışına çıkardıklarında asıl facia çıkacak zaten o zaman. Allah muhafaza eylesin. Tamamen duyguya bağlamak, hukuku yok etmek, bu da tehlikeli. Yani dinin çünkü kendi içerisinde bir hukuku var. O hukuku yok hükmünde görmek, o hukuku bertaraf etmeye çalışmak, bu da büyük facia. O zaman hani çift kanatlı derler ya, bir tarafta hukuk, bir tarafta duygu. Duygunun aslında sağlaması hukuktur. Hani duyguyu bir dairede tutan, duyguyu bu noktada serseri mayın gibi ortada bırakmayan şey hukuktur. Burada hukuk derken, hani kesmek biçmek anlamında değil, ölçüdür.
Allah'ı zikredenler için peygamberde güzel örnekler vardır. Bu güzel örnekler meselenin hukukudur, ölçüsüdür. Yoksa herkes Allah'ı seviyorum diyor, eyvallah. Ama Hazreti Allah sevgi dediğimiz soyut kavramı somutlaştırıyor. Ey Habibim de ki, eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun. Bakın, eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun. Allah'ı sevmenin tecelliyatı, Muhammed Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine uymak olmuş oldu. Bunun tecelliyatı, fiilat olarak tecelliyatı. Yoksa bütün herkese Allah'ı seviyorum der mi? Der. Hakkı mı? Hakkı. Bizi ilgilendirmez. Ama biz ölçü koyacaksak, o kimse Allah sevgisinden bahsediyorsa, o peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ölçüsüne uyacak.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ölçüsüne uymuyorsa, onun Allah'ı seviyorum dediğini biz sevmiyorsun deme noktasında değiliz. Ama o sevgiyi o heva ve hevesten görüyor. Seviyorsan namaz kıl kardeşim. Seviyorsan oruç tut. Seviyorsan haramlara gitme. Seviyorum dedin mi? Evet bu haram ne? Seviyorum dedin mi? Evet bu Allah'a isyan ne? Seviyorum dedin mi? Dedin ee Allah'ın istemediği, sevmediği, haram ettiği işlerle iştigal ediyorsun. Bu ne? Hazreti Mevlana der ya, aşıklık delil ister. Aşıklık delil ister. Seviyor musun? Evet delilin ne?
Kulluk yap. Allah'ı seven kimse kulluk yapar. E kulluğun birinci şartı farzları yerine getirmek. Birinci şartı Allah'ın yasaklarından uzak durmak. İkinci şartı nafilelerle Allah'a yaklaşmak. Üçüncü şartı Allah'ı sevmek. Gel kardeş Allah'ı seviyorsan o zaman kulluk yapalım. Kulluğumuzu ortaya koyalım. Nefsimizi değil. Allah muhafaza eylesin. İşte bu normalde bir kısmı bu fitnelere maruz kaldı. Bir kısmı da fitnelere maruz kalmadı. Ne yaptı onlar? Fitnelere maruz kalmayanlar, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin ismi geçerken hürmet ettiler. Kendilerini bozmadılar.
Bu vezirin fitnelerine düşmediler. Vezirin fitnelerine düşmediler. O zaman bu vezir gibi, bu vezir anlayışında şahıslar, kurum, kuruluşlar İslam dünyasının içerisinde de çıkması mümkün mü? Evet. Bunlar da dini farklı yorumluyoruz, yeni yorum katıyoruz diyerekten Kur'an ve sünnetin dışındaki ölçüleri bize ölçü olarak önümüze koymaya çalışıyorlar mı? Evet. Ne yapıyor? Birisi kaderi inkar ediyor. Kadere imanı inkar ediyor. Ne yapıyor? Birisi kabir azabını inkar ediyor. Ne yapıyor? Birisi hadisleri inkar ediyor. Ne yapıyor? Bir kısmı hadislerin büyük bir kısmını inkar ediyor. Ne yapıyor? Bir kısmı tesettürü inkar ediyor. Ne yapıyor?
Bir kısmı diyor ki, bu yasaklar Kur'an'ın indiği döneme aittir. Bu dönemleri bağlamaz. O gün için insanların içerisinde böyle bir hadiseler varmış. O döneme ait bu yasaklar. Bu dönemde bu yasakların olmaması lazım. Ne yapıyor? Kimisi diyor ki, bakın bunlar yumuşak yumuşak anlatıyorlar. Faiz haram. Eee, ayet-i kerimede kat kat olanı dendi. Eee, işte yüzde yedi olursa faiz haram olmaz. Yok yüzde altı olursa olmaz. Hoş geldin yirmi üç Nisan. Bu kat kat değilmiş. Bu kat kat olmadığından dolayı bu faiz caizmiş. Örneğin neymiş? İslam'ın hukuku indiği dönemde geçerliymiş. Şimdi İslam hukukunu savunmak gericilik, yobazlıkmış.
Tarihsel süreçte böyle bir şey yaşanmış. Şimdi evrensel süreçte böyle bir şey olması mümkün değil. Evrensel hukuk neyse, geçerli hukuk o olmasıymış. Yani, müftülerde de şimdi nikah kıyma selaheti var. İki eşcinsel gelince müftü efendi nikahını kıyacak. Neden? Evrensel hukuka göre bir kimse kendince kendi cinsel yolunu seçebilir mi? Evet. Eşcinsel olabilir mi evrensel anlayışa göre? Evet. O zaman iki tane bayan geldi. Birisi erkek rolünde, birisi bayan rolünde. Bizim nikahımızı kıy dediğinde, nikahı kıyacak evrensel hukuka göre. Veya birisi erkek, iki erkek, birisi kadın rolünde, birisi erkek rolünde. Onlar da geldiklerinde bizim nikahımızı kıy deyince, onlar da nikahı kıyacaklar evrensel hukuka göre.
E zaten Türkiye Cumhuriyeti Devleti hukukuna göre eşcinsellik yasak değil. E Türkiye Cumhuriyeti Devleti hukukuna göre de, fuhuş da yasak değil, fuhuştan para almak yasak. Devlet diyor ki, böyle kendi kafanıza fuhuş yapamazsınız. Paralı fuhuş yapacaksanız, benim belirli evlerim var, o evlere gelip yazılacaksınız, o evlerde fuhuşunuzu yapacaksınız. Ben de sizin başınıza bir tane polis dikeceğim, iki tane bekçi dikeceğim, vergi dairesini de göndereceğim, hepinizi vergiye bağlayacağım, sağlık ocağından birisini de görevlendireceğim, sağlık olarak da sizi kontrol edecek, devlet olarak, siz orada rahat rahat fuhuşunuzu yapacaksınız. E dışarıda parayla yaparsanız, vergi vermediğinizden dolayı yasak.
Bak, hani şimdi sufilere kızıyor ya herkes, medyumluk serbest. Adam tabela asmış oraya, medyum bilmem kim. Kahve falı bakılır, tarot falı bakılır, bilmem ne falı bakılır. Benim bironun arkasında, oradan gördüm ben. Adam kocaman tabela asmış oraya. Medyum bilmem kim. Oradaki komşulara sordum. Ne yapıyor dedim, sorma hocam dedi, sorma. Ya sordum artık bir sefer dedim, ne oluyor? Ah bu hocam dedi, ne kadınlar, kızlar geliyor, namusları burada dedi, perişan oluyor dedi. Bu şerefsiz, namussuz, bu devlet bunlara nasıl izin veriyor? Bir sor, bin ah işit. Onun sona. Hocam vuracağız biz onu dedi.
Dedim sakın ha. Dedim cezaevini boylarsınız. Adam dedim oraya tabelaya asmış, vergiye kayıtlı. Tarot falı bakıyor, işte ne o kahve falı bakıyor. Fal, dinen haram mı? Haram, hukuken bakılabilir mi? Adam vergi levhasını asmış mı oraya? Asmış. Adam iş yeri açmış. Tarot falı, kahve falı. No, nasip açılır, evlenemeyenler gidecekler, nasip açtıracaklar. Adam iş yeri açmış. İslam yasaklamış, Kur'an-ı Kerim'de fal okları şeytanın işidir diyor. Onun peşinden gitmeyin diyor. Ama orada tabelası asılmış. Evrensel hukuk sistemi içerisinde adama bir şey diyemiyorsun. Bu evrenselcilere ben bunları söyleyince haklısın, haklısın. Ya dedim koca profesörsün, haklısın diyorsun dedim.
Evladının dedim eşcinsel olmasını ister misin? Kaldı. Yaygınlaşacak, hastalık gibi olacak dedim. İster misin? Ses yok. Kendi nefsine gelince istemiyor. Ama evrensel hukuk içerisinde olabilir mi? Olabilir. O zaman evrensel hukuku, İslam hukuku yerine koyuyorlar şimdi. Bundan 1500-2000-2500 yıl önce ne zamansa bir Yahudi vezirin değişik tomarlar halinde, değişik kavimlere anlatmış olduğu din ile şimdi İslam'ız, Müslümanız diyenlerin içerisinde Kur'an ve sünnete aykırı din anlatanlar, Kur'an ve sünnete aykırı dini hukuk koyanlar,
din algısı oluşturanlar, bu vezirden farkı var mı şimdi? Yok. Bakın bu vezirden farkı yok. Kardeş hakkında ayet var. Tarihsel hoca mı? Kardeş hakkında hadis var. Ya hocam sen hadislerin sahih olduğuna inanıyor musun? Evet inanıyorum. Ya hocam olur mu öyle şey ya? Bu bilimin mantığına aykırı. Ya diyorum bilimin mantığına aykırı diyorsun. Dedim İsa Aleyhisselam'ın yaşadığına dair dedim bilimsel bir kanıt yok. Onu nasıl inanıyorsun? İncil adında kitabın olduğuna dair bilimsel bir kanıt yok. Kur'an bize emrediyor. Biz iman ettik. Var diyoruz biz. Tevrat adında kitabın olduğuna dair bilimsel bir kanıt yok. Musa adında bir peygamberin yaşadığına dair bilimsel bir kanıt yok.
Biz onların onun peygamberliğine iman ettik biz. Bu noktada sıkıntımız yok. Kur'an tasdik ettiği için var dediği için biz de iman ediyoruz. Var. Ama bilimsel olarak bir kanıt yok. Diyor mu hocam? Bunların bilimsel kanıtı yok. Bunları kabul ediyorsun. Diyor ki bak diyor Hristiyanlar evrensel hukuku uyguluyorlar. E diyorum bak Tornistan ediyorlar. Kürtajla alakalı meselede Tornistan ettiler. Vatikan yasakladı Kürtaj'i. Neden? Baktı Hristiyan azınlık doğurmuyor. Hristiyan azınlıkta kalıyor. Avrupa'ya ihtiyarlar ülkesi oldu. Yaşlılar ülkesi oldu. Aynı şeyi bize de yapmak istediler. Korunun. Çok çocuk yapmayın.
E şimdi Avrupa çöpünü atacak insan bulamıyor. Bulamıyor. Etrafta çalışacak insan bulamıyor. Onlar Orta Doğu'dan işçi almak istemiyorlar. Orta Doğu Müslümanı Avrupalılara karşı kinli. Tankın, topun, tüfeğin arasında yokluğun, sıkıntının altında ezilmiş vaziyette. Orta Doğu Müslümanı oraya gidince cihat şuuru adam Müslüman burada dinini yaşamasa dahi orada cihat şuurunu oluşuyor. Afrika Müslümanı öyle değil. Afrika burada mezhepsel anlayışlar çıkar.
Afrika Müslümanları eşari zihniyetlidir. Eşari zihniyetli olunca ya bu düştü kaderi öyleymiş düşmüş. Ya Fransızlar işgal etmiş burayı bundan uğraş yani kader böyleymiş. Eşari zihniyetidir bu. Bu zihniyet Avrupalıların hoşuna gider. Avrupalıların hoşuna gitmeyen yukarı Mezopotamya din anlayışıdır. İmam Maturide anlayışıdır. Cüz-i irade. Avrupalıların hoşuna gitmeyen din anlayışı Türkler'de Anadolu'dadır. Arabistan yaramında Mekke Medine ondan sonra Ürdün aşağı doğru Yemen o bölgenin İslam anlayışı ile Anadolu ve Türkiye Cumhuriyetleri onların İslam anlayışları anin değildir.
Hele Anadolu'nunki hiç aynı değildir. Anadolu'da yoğrulmuştur. Bu böyle iç içine girmiştir. İşte nedir? Anadolu'da ilahi kelimetullah uğruna savaşmak vardır. Anadolu İslam'ında işte tevhiz sancağını Londra'ya dikmek vardır. Anadolu Müslümanlığında tevhiz sancağını Washington'a dikmek vardır. Anadolu Müslüman anlayışında tevhiz bayrağını Moskova'nın göbeğine dikmek vardır. Anadolu İslam anlayışında Pekin'in göbeğine tevhiz sancağını dikmek vardır. Bu anlayışla büyür çocuklarımız bizim gençlerimiz ve bu anlayıştan geri dönmez. Bu anlayışa sahip olmayanlar yetişmemiştir.
Onlara tebliğ ulaşmamıştır. O yüzdendir. Yani gündem oldu ya asker gidiyor. Nereye gidiyorsunuz? Kızıl elmaya diyor. 20 yaşındaki çocuk kızıl elmayı nereden bilecek? Kızıl elma deyince bir zemsal olması lazım. O çocuğun kızıl elmadan haber olması için. Ama 20 yaşındaki çocukta kızıl elma duygusu var. Kızıl elma hayalden başka bir şey değildir. İtopya'dır. Hiçbir zaman Müslüman Türk kızıl elmaya ulaşamamıştır. Yani şu anda bir Anadolu Müslümanın kızıl elması Viyana'dır. Oradan geri dönülmüş ya. Önce İstanbul'du. Sonra Viyana oldu. Viyana olsaydı Londra olacaktı. Londra olsaydı Washington olacaktı.
Portakal değil yalnız. Amerika. Bu olacaktı. Bu anlayış var. Bu anlayış olunca da asıl tehlike Anadolu Müslümanlığı. Anadolu İslam'ı Anadolu Müslümanlığı ayağa kalkarsa sıkıntı var. Neden? Her ne kadar Anadolu Müslümanlığının içerisinde bozucu tefrikacı böyle vezirler var olsa da insanlar bunlara paye vermiyorlar. Ve Cenab-ı Hakk'ın hikmet-i hüdası bir müddet sonra Allah eğer Kur'an sünnet bu insanların inanışının dışında bir inanışa sahipse Cenab-ı Hak bir manevi tokat indiriyor onlara. Dağılıyorlar. Allah dağıtıyor. Sebebi yok bunun. Benim Allah affetsin söylerim ya siz bireysel hata yaparsınız.
Allah onun intikamını almaz. Affeder. Bireysel hatadır. Namazı geciktirmiştir. Namazı kılmamıştır. Nefsine uymuştur. Gidip içki içmiştir. Nefsine uymuştur. Gidip bir haram istemiştir. Bireysel hata. Nefsine uymuştur. Zina yapmıştır. Bireysel hata. Gençlik dayanamamıştır. Yapmıştır bir hata. Yapmıştır. Bakın bunların hepsi de bireysel hatadır. O kimsenin bir anlık şeytanın o kimsenin nefsine baskın çıkmasıyla yapmış olduğu iştir. kim nefsine zulmedip de Allah'a tövbe eder geri dönerse ayet-i kerime karşısında affedici bir Allah bulur.
Eyvallah. Kim tövbe eder dönerse Allah onu affeder. Eyvallah. Kim tövbe edip geri dönerse yaptığından Allah onu affeder. Bu konuda sen affetmesin. Allah affeder. sen kendi kendine kurarsın. Allah onu affeder. Bireysel hatası o kimsenin. Kim tövbe ederse de annesinden doğduğu gün gibi günahsız kalır.
Kim tövbe ederse sen çırpındın ya nasıl affedecek der. Var ya öyle insanlar hocam affeder mi? Ya affeder. Tövbe etmiş geri dönmüş affeder. Eyvallah. ama dinde dini algıda sen bir fitne çıkarıyorsan burası önemli. Sen tokadı yersin. Tokadı yersin. Allah bizi affetsin. İnşallah muhafaza eylesin. O yüzden normalde o vezirler hiçbir zaman hiçbir inanışın içerisinde eksik olmaz. Uyanık olmakta fayda var. İşte bu hor tutan fırka fitnelerden ve o tedbiri şom fitnesi de şom vezir yüzünden hor ve kıymetsiz bir hale geldi.
Bunlar bu normalde fitnelerden dolayı iyice bunlar yoldan çıktılar sapıttılar azıttılar o zaman gelecekte gelecekte gelecek olan peygamber Muhammed Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine hürmetsiz davranmaya başladılar hürmet etmediler peygamberlere hürmete attılar zaten Beni İsraillerin en büyük sıkıntılarından birisi peygamberlere hürmet etmemeleri ve peygamberleri katletmeleri şehit etmeleri Beni İsrail'in tarih boyunca en büyük sıkıntısı bu hala da Beni İsrail bütün dinleri ifsad etmek için uğraşır
dini ifsad etmeye çalışan bir kimse gerçekte peygamber katilidir tekrar söylüyorum bunu bile bile dini ifsad etmeye bozmaya çalışan bir kimse mana noktasında peygamber katilidir bir kimse bile bile bile bile sünneti resulullah savaş açtıysa reddediyorsa mana olarak o Beni İsraillerden farkı yoktur peygamber katilidir o direkt işte bunlar da peygamber katiliydi bu Hz.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin adını hor tutan bu hristiyanlar peygamber katiliydi bakın buradan bir işaret daha var Hz. Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin kendisini ve sünnetlerini hor tutan adı Müslüman olanlar var mı var adı Müslüman olsa dahi o da bir peygamber katilidir o hem bir de Muhammed Mustafa'nın katilidir sallallahu aleyhi ve sellem manaları ters sözleri aykırı tomarlara uymalarından dolayı dinleri de müşevveş bir hale geldi hükümleri de o zaman dikkat et Müslüman kardeşim
dikkat et manaları ters sözleri aykırı bir kimse sana din anlatıyorsa o anlattığı din değil seni ifsad etmeye çalışıyor Kur'an ve sünnetin dışında sana bir din anlatıyorsa Kur'an ve sünnetin dışında sana bir ahkam koyuyorsa bir kimse Kur'an ve sünnetin dışında bir mana koyuyorsa sana dikkat et o seni senin inancını ifsad etmeye ifsad etmeye çalışıyor bu ifsattan kendini koru bu ifsattan kendini muhafaza et Kur'an ve sünnete bağlı kal böyle de olabilir deme Ahmet'in adı
böyle yardım ederse acaba nuru nasıl korur Hristiyanların içerisinde Ahmet adına hürmet eden kimseler böyle korunduysa onun iman nuruyla nurlanan nasıl korunur acaba sırf ismine hürmet ettiler diye sapıklıktan fitneden deccaliyetten kendisini muhafaza eden insanlar Hz. Sünnet-i Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin nurunun şemşiyesinin altına girse nasıl korunurlar sen aklet onun ismine hürmet etti diye her türlü fitneden korunan kimseler onun sünnet-i resulullahına sımsıkı yapışanlar bugünkü fitnelerden nasıl korunmaz daha iyi korunur Ahmet adı sağlam bir kapı olunca o emin ruhun zatı ne olur Ahmet adı sağlam bir kapı olunca o emin ruhun zatı nasıl olur adı dahi sağlam bir kapı iken kendisi ne kadar büyük sağlam bir derya olmuş olur vezirin belası yüzünden yoldan çıkmış
olan o nasihat kabul etmez padişahtan sonra yani o vezirin belası yüzünden herkes sapkınlığa düştü sapıklığa düştü göründü yani o belayı gördükten sonra sen o Hz. Muhammed'i Mustafa'nın nuruna sıkı yapış sıkı yapış ki ondan sonra seni de o nur Allah'ın izniyle korusun muhafaza eylesin önümüzdeki hafta yine konu başlığı İsa dinini mahva çalışan diğer bir Yahudi padişahının hikayesine geçeceğiz inşallah Allah ömür verirse nefes verirse hakkınızı helal edin geceniz hayır olsun selamun aleyküm

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi