mustafaozbag.org

103. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 9 Eylül 2011 · 37:35

Selamun aleyküm, Allah'ım o da güçlendirme, Zavru'ya. Allah'ın içindedir. Tövbe, namaz, oruç, ibadetlerin fevkinde bir şeydir. Namaz, insanı korun, iki namaz arası Müslüman korunur.
Cenab-ı Hak Hürbî'leri koruma noktasında hep ibadetler korunur. İki namaz arasında Müslüman'ı korundur gibi iki Ramazan orucunun arasında da Cenab-ı Hak Hürbî'i korunur. Zaten Ad-i Şerif'te sallallahu aleyhi ve sellem adetler buyurmuş ki, kim otuz Ramazan orucunu tutarsa geçmiş bir yıllık günahı affolmaktır. Başka bir Ad-i Şerif'te geçmiş günahları affolmaktır. Ve belki otuz Ramazan oruç tutarsa bir kimse geçmiş günahları affolmaktır. Ve aynı zamanda Cenab-ı Hak'ın koruması algına alacak. Bir dahaki Ramazan'a niyet ettiğinde ve bir dahaki Ramazan'a oruçla geçirirse iki Ramazan arasındaki Cenab-ı Hak Hürbî'in günahlarını affedecek olur. Tabi oruç bu noktada birçok insan üzerinde faydası olan ibadetlerden birisi.
Televizyonlarda, bayitlerde, camilerde, her türlü sohbetlerde, orucun faziletleriyle alakalı hepinizde bir şekilde bir sürü sohbet dinlemişsinizdir. İnsanlar vardır, bir yemeğe davet edilirler, bir sofraya davet edilirler. Bir kısım insanlar gider, sofraya oturur, gözü yemektedir, gözü ekmektedir, gözü tabaktadır.
Gözü ne davette ne sunulacak, ne verilecek ondadır. İnsanlar vardır, gözü davet edenlerdir, verilenler de değildir. Ehli tasarım, gözünü davet sahibine diker. Kardeşler, bu faziletlerini düşünerek de oruç tutmak bizim işimiz değildir. Bu ucuz amelilerin işidir.
Akşama kadar çalışır, akşam Alçay Yevmiyesi'ne bakar. Veya hafta sonuna kadar çalışır, hafta sonunda Alçay Yevmiye'ye bakar. Veya aylık çalışıyordur, ay sonunda Alçay Maaş'a bakar. Veya bir kimse bir şeyi karşılıklı bir şey yapıyordur, onun karşılıklı olan şeyi bekler. Eğer onu alamazsa onu yapmaz, çalışmaz. Eğer günün sonunda Yevmiyesi'nin karşılığını almazsa çalışmaz. Hafta sonu maaşını almazsa çalışmaz. Ay sonu maaşını almazsa çalışmaz. Veya iş şartları kendi isteğine uygun olmazsa o işle çalışmaz. En iyi tasavvuf bizden ucuz ameliler noktasında olmayalım. Oruç tuttuk, orucun günün sonunda alacak olduğumuz sevamı alacak olduğumuz, işte uğuracağımız hazireti veyahut da sahip olacağımız bir şeye bakmıyor.
Biz gözümüzü davet edenin gözüne dikelim. Diyelim ki biz orucu tutuyoruz senin için. Senin için orucu tutuyoruz. Senin elindeki için değil. Senin verecek olduğun nimetler için değil. Senin cennetin için değil. Sen bizi cennetine koyacakmışsın, aşağıdan yükseltecekmişsin. Sen bizi işte rızıklandıracakmışsın, bereketlendirecekmişsin. Sen bizi affedecekmişsin. Sen bizi şunu yapacakmışsın, bunu yapacakmışsın değil. Biz ondan onu isteriz. Biz onun için oruç tutarız. Biz onun için zikrederiz. Biz onun için ibadet ederiz. Biz onun için iyi anlayışlarız. Biz onun için tövbe ederiz. Biz onun için yeryüzünde yaşamaya çalışırız. Biz onun için ahlakımızı iyileştiririz.
Biz onun için insanlarla iyi geçiniriz. İnsanlara güzel ahlakımızı gösteririz. Biz hayatı onun için yaşarız. Eğer hayatı biz onun için yaşama gayreti içindeysek onun istediği kıvamda, onun istediği ölçüde, onun istediği dairede yaşamaya çalışırız. Onun sevdiklerini yapmaya çalışırız. Onun istediklerini yapmaya çalışırız. Onun seveceği gibi, onun isteyeceği gibi yapmaya çalışırız. Ve oruç tutan gözünü ihtara diktiyse, o zaman gözünü çorbaya dikmiştir. Gözünü yemeğe dikmiştir. Gözünü bir damla soğuk suya dikmiştir. Eğer oruç tutan ihtarın saatine gözünü diktiyse, o orucu zamana bağlamıştır. Uykuya diktiyse, orucu uykuya bağlamıştır.
Ne bileyim işte çaya, kahveye, çorbaya bağlamıştır. Normal, herkesin tuttuğu cenahtan, herkesin baktığı cenahtan bırakmayın. Öfleyip püflemeyin orucunuzu tutarken. Eğer onun için tuttuysanız, sıcağın olmasından lezzet duyuruz. Susamamızdan lezzet duyuruz. Açıtmanızdan lezzet duyuruz. Uykunuzun gelmesinden lezzet duyuruz. Yorgunluğunuzdan lezzet duyuruz. Oruç tutuyorum diye yatmayın. Oruç tutuyorum diye gölgelenmeyin. Oruç tutuyorum diye suyun altına atmayın kendinizi. Oruç tutuyorum diye günlük performansınızdan aşağıya işler yapmayın. Ya ben şurada bölgede oturayım, yok serinde oturayım, yok işte dışarı çıkmayın, yok eve erken gideyim, yok işi erken bırakayım, yok işte şöyle yapayım, böyle yapayım değil.
Siz orucu o sevgililer sevgilisi için tutuyorsanız, o oruçluyu seviyor. O oruçlunun ağız kokusu ona miskander geliyor. Oruçlunun ağız kokusu ona miskander gelirse nasıl siz orucu sahate bağlarsınız? Hatta güneş biraz daha erken var, geç baksın diye bakarsınız. Neden? Ne kadar oruçlu tutarsanız sizin ağız kokunuz o kadar çok ona tatlı gelecek. Çünkü oruçlunun ağız kokusu iftar vakti yaklaştıkça ağızlaşır, ağırlaşırlar. Ve ağızlaştıkça, ağırlaştıkça o sevgilinin hoşuna gider. İnsanlar oruçlunun ağız kokusundan yüz çevirirler, bunu bilmeyenler, ahmaklar, geri zekkalılar, Allah'tan nasip olmayanlar, sevgiden, oruçtan nasip olmayanlar, o ağız kokusundan inticam ederler, yüzlerini çevirirler, yüzlerini ekşitirler.
Ama o sevgililer sevgilisi o ağız kokusuna müştaktır. O ağız kokusuna miskander gibi gelirse düşün, dudağının dibinde ol, nefesinde ol, her nefes alışverişinde senin nefesin ona miskander gibi gelecekse ve miskanderin o güzel kokunun peşine düşer herkes. Ve Allah o güzel kokunun peşine düşmüştür. Oruçlunun ağız kokusunun peşine düşmüş. Nasıl siz gözünüz iftarda olur? Madem ki o oruçlunun ağız kokusuna miskander geldi, sen nasıl ağzını başka bir şeyle kokulandırırsın? Ağzını başka bir şeyle kokulandırma. Gıybetle, delikoduyla, ihtirayla kokulandırma. Pisletme ağzını, necis bulaştırma ağzına. Neden? O sevgililer sevgilisi gelecek miskander kokusunu hissedeceksenler.
Ağzında başka bir koku olmasın. Ağzını ve içlerinden bütün günah keballeri terk et ki o koku tertemiz bir şekilde kalsın. Miskander bir şekilde kalsın. Ve ümit et, ve umut et, ve bekler. İhtarın o ağzını zamanında, o ihtara yakın, o günün en ağzını zamanında, bakarsın sevgili çıka gelir sana. Ve bakarsın çıkıp geldiğinde ağzında zikir olsun. Çıkıp geldiğinde ağzında dua olsun. Çıkıp geldiğinde ağzında törbe olsun. Neden oruçlunun yapılan dua geri çevrilmez? Çünkü oruçlunun ihtar vaktindeki duası en ağzını, en mübarek zamanıdır. Kokusunun doğruya ulaştığı zamandır. Aşkının doğruya ulaştığı zamandır. Artık o bekler, disiklinle bekler, artık o bekler, sevgiyle bekler, muhabbetle bekler, aşkla bekler.
O aslında oruçlunun son demi, sevgiliyle buluşma anıdır. Ve iftar, sevgiliyle buluşmanın düğün yemeğidir. O vuslatın düğün yemeğidir. Gernek gecesinin düğün yemeğidir o. O buluşmanın, aşkın, muhabbetin, reşenin, doruk düzeyindeki yemeğidir. İftar yemeklerinizi böyle yapın. Kadınlar, iftar vakitlerinizde eşlerinizi üzmeyin. Erkekler, iftar vaktinde eşlerinizi üzmeyin. Çocuklar, anneler, babalar, iftar vaktini bayram gibi yaşayın. Neşenizi, zevkinizi, aşkınızı, muhabbetinizi doruk noktasına alıştırın. Gözünüzü yemek oldu mu, olmadı mı, çorba oldu mu, ne kadar oldu. Kavga, hürütü, patırtı, tantana. Bunu bırakın evlerinizde.
Biz de sevgilinin gelişini bekleyin. Hepinizin dilinde zikir olsun, dilinde dua olsun. Gözünüzde yaş olsun. Orucun o en sevgili anını, orucun o en muhteşem anını bir bayram şeklinde, bir mustaj şeklinde, bir şey, aruz gibi kutlayın. Her gününüzü. Ve her gününüzün gecesini gecesi gibi kutlayın. Ve Kadir gecesi, Ramazan'ın içerisinde. Evet, ümmet ittifak etmiş 27. gece. Evet, ümmet ittifak etmiş. Ümmetin ittifak ettiği şey doğrudur. Ümmetin yanlış şeyle birleşmez demiş hadis-i şerifte Allah Resul'u. Yakışmaz. Sana sadece geceyi gözüne dikmek yakışmaz. Sen her geceyi Kadir gecesi gibi gözüne koy. Ramazan'ın otuz günün olması ve otuz günün içerisinde Kadir gecesinin gizlemesi bundandır.
İnsanlar Kadir gecesinin gündüzünü oruçlu geçirsinler. Ve Kadir gecesinin gecesini ibadetle geçirsinler ki, saklamış tenabatı ayın içerisinde arasınlar. Ve bir aydan hayırlı geceyi bu ayın içerisinde yakalasın ümmet. O Allah'ın sevgilileri, o Muhammed Mustafa'nın sevgilileri, Muhammed Mustafa'nın aşıkları, Allah'ın aşıkları, o otuzların içerisinde, o mübarek geceyi yakalasınlar ki, Allah'la aralar katsın, erisin. Allah'la aralarındaki duvarlar katsın. Allah'la aralarındaki engeller katsın. Ve mümin ve Müslüman, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ayak izlerini takip ederek de, mira çeylesi, kokusunu takip edin. O sizi ruhsata erinecek. O sizi miraca götürecek. O sizi gökleri dolaştıracak.
Onun ayak izlerini takip edin. Onsuz senabı dolaşmak, Onsuz ruhsata ermek, Onsuz sevgiliyle buluşmak, koklaşmak, konuşmak, Onsuz bir adım atmak, Bir mesafe kat etmek mümkün değildir. O yüzden Muhammed Mustafa'nın, Sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin, Sünnetine gözünüzü dikin. O nerede nasıl yapmış, O nerede nasıl davranmış, O neyi nasıl sevmiş, O neyi nasıl ibadet etmiş, O neyi nasıl anlamış ve idrak etmiş. Ancak onunla müstah mümkün, Ancak onunla sevgiliyle buluşmak mümkün. Derinlemesine yaşayın, Derinlemesine, Ellerinizden kaldırtıyı, kültürtüyü bırakın. Kavgayı bırakın, Gürültüyü bırakın, Birbirinize inerlemeyi bırakın. Akrabalarınızla, eşlerinizle, dostlarınızla barışın. Küs olduğunuz hiç kimse kalmasın. O müttakiler ki, İyi amel işlerler.
İyi ameller işleyin. İyi amellerle kendinizi doldurun. İyi amellerle kendinizi koruyun. Allah'ı sevin. Şu Ramazan mübarek gününde, Gözünüzden yaş eksik olmasın. Dibinizden zikir ve tövbe eksik olmasın. Kur'an-ı Kerim okumasını bilenler, Muhakkak Kur'an-ı Kerim okusunlar. Günlük bir tahine getirsinler. Ama Kur'an-ı Kerim okuyamayanlar, Okumakta güçlük çekenler, Bilmeyenler, Muhakkak Allah'ı zikredin. Günlük birtlerinizi, Günlük zikirlerinizi çekin. Gecelerinizi zikirle doldurun. İbadetle doldurun. Tövbeyle doldurun. Ve televizyonların karşısında oturup da, Kendinize heva ve heves. Ramazan eğlence ayı değildir. Ramazan'da müminler eğlenmez. Ramazan'da dansözü, Sazlıcağızda eğlencesi, Ramazan bayramının birinin üçüncü günüdür.
Eğer mümin, O da makul. Dansöz oynatarak, Yazık ki bu sunandırma, Partilerin, Belediye başkanların tarafından, Karışıkları yok.
Dansöz oynatıyorlar, Karkıcı çaldırttırıyorlar. İnsanları güldürüyorlar. Otuz Ramazan, Geceleri zikirle, İbadetle, Namazla, Teravihle geçirecekler. Ve yan sabahı, O kimsenin eğlencesi olacak. Makul ve alim dairede. Evet, Sizam sabahı, Bayram sabahı, Sizem, Dünya Ömer.
Onlar otuz Ramazan, Oruç tuttular. Bugün eğlenmeler onların hakkında. Evet, Bayram sabahı, Çünkü o bütün, İbadetle geçirmiş, Zikirle geçirmiş, Duayla geçirmiş, Kumanla geçirmiş, Tövbe et. Hayır, Hasan, Aç, O müttakiler ki, Tövbe ederler, İhi amel işlerler, Oruç tutarlar.
Evet, Bunun üçünü birleştirmiş, Ramazan ayında. Tövbe etmiş, İhi amel işlemiş, Oruç tutmuş. Allah'ı zikrederler, Devam ediyor. O müttakiler, Müttakiler kim? Allah'tan korkanlar, Allah'a itaat ederler. Ramazan ayınızı, Doğru buluşturur inşallah. O yüzden kimseyle kavga etmeyin, Kimseyle tartışmayın. Kimseye kötü söz söylemeyin. Dilinizi muhafaza edin. Kim Ramazan ayında iki uzunu muhafaza ederse, Cennet ona vacip olun. Nedir ya Resulallah? İki dudağının arası, Diliyle tercih, İki bacağının arası. İkisini muhafaza edin Ramazan ayında. Bilhassa dilinizi, Ümit kardeşler, Müslüman kardeşler, Arkadaşlar, Dikkat edin.
İçerisinde, Tavikatların içerisinde, Dinlenmiş gibi görünenlerin içerisinde, Gizli hastalıklar var. Bu iki şey, Gizli hastalık şu anda. Bu iki şey ne? Dil. Dilini muhafaza etmiyor insanlar. Gıybet, dedikodu, İhtira. Kol geziyor. Müminleri yıkan en önemli mevzulardan birisi bu. Buradaki cemaattan içki içen yoktur. Buradaki cemaattan kuvan önleyen yoktur. Yoktur burada. Buradaki cemaattan iki hastalık. Vardır. Nedir bu? Birisi diline muhafaza etmemektir. Birisi muhafaza edin. Dilinizi koruyun. İkisine, Tercihinizi koruyun. Evlenme insanları kandırmayın.
Evlenme kastı, Müslümanların içerisinde hastalıklardan biri. Evlenme kastıyla genç kızların, Kadınların namuslarına ayağa kalkın. O insanların günahlarına girdikleri insanların vebalerini veren bir kimse cemaatı, içinde bulunduğu cemaatı kullanaktan böyle bir hainlik yaparaktan bizim içimizde yaşayan bir insanımdır. Eleştirilmekten korkmam, konuşulmaktan korkmam.
Bildiğimi, bildiğimi insanların içerisinde konuşuruz. Arkadaşlar, Allah geriden yola çıkmışız. Allah ve hiç kimsenin hainlik ya hakkı yoktur. Kullanarak da, buradaki kardeş, hiç kimseye zulmetmeye hakkı yoktur sen. Allah bizi affetsin.
İnsanlar iki şeyleri muhafaza edecekler. Dillerini ve apış aralarına. Bunu muhafaza edecek insanlar. Dillerinden haram hiç çıkmayacak. Orucunuza kıymayın. Sevgiliyle buluşma anınıza kıymayın. Ve bütün günün içerisinde gıybet ederekten, dedikode ederekten, iftira ederekten, insanları suizan besleyerekten, apış aralarınıza dikkat edin.
Bu denilebilir. Diyebilirsiniz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hız eten hadir. İkisini muhafaza eder korursa cennet ona vacil eder. Allah bizi muhafaza eylesin. O yüzden kardeşler, Ramazanı derinlemesine yaşayın. Her gününüzü ittikaf tadında yaşayın. Evlerinizde tatlılıkla yaşayın. İş yerlerinizde tatlılıkla yaşayın. İş verenler, Ramazan ayında yanınızda çalışanları çok zorlamayın. Oruç tutan işçilerinize karşı müsamahkar davranın. Onların namazlarına, ifadetlerine yardımcı olun. Onların oruçlarına yardımcı olun. Hangi patron, hangi işveren oruç tutuyor diye birisine zulmederse tutmasın diye hesabını veremez Allah'a.
Hangi patron, hangi işveren, namaz kılacak olan bir kimseye müsaade etmezse hesabını veremezse Allah muhafaza eylesin. O yüzden inşallahı rahman, Ramazanı dolu dolu güzel bir şekilde getireceğiz. Evlerinizi iftarlara açın. Birbirlerinizi ağırlarken fukara kardeşlerinizi düşünün. Evlerinizi açın iftarlara. Ama evlerinizi fukara kardeşlerinizi alın. Adamın iftara da ihtiyacı yok, hiçbir şeye ihtiyacı yok. O onu iftar alıyor, onu iftar alıyor. Hayır, öyle değil. Dik kalın, birbirini itik, evet iftara almasında bir beyiş yok. Zengin fakir hiç önemli değil. Terefrik birbirini iftara alsın. Tek gerek arkadaşlar birbirini itik, iftara alsınlar.
Ama iç kimse, iç kimseye onu. Dostludur eyvallah. Ama senin sofranda hiç mi fukaraya yaramayacak? Senin evine hiç mi fukara girmeyecek? Evine fukara girmeyen bir kimsenin evi Firavun evi girmiş. Sofrasında fukara oturmayan bir sofra Firavun sofrası gibidir. Firavun sofrası gibidir. Etrafında fukara dostu, arkadaşı olmayan bir kimse kibirleşir, firavun yaşayır. Etrafında fukara dolu arkadaşı olacak o kimsenin. Allah cümlemizi onlardan eylesin. Böyle üzerinde basa basa söylüyorum. Hakkınızı helal edin. Tekrar tekrar söylüyorum. Hiçbir kadının, hiçbir kızı evlenme duygusuyla oynayıp onu anlatmayın.
Dervişlikle, bunu cemaatle, tarikatla bağdaşmaz. Bunu oraya yüklemeyin. Bunu oraya yüklemeyin. Hiç kimsenin namusuna gözünüzü dikmeyin. Birisini evlenme kastıyla aldatıyorsanız, onun namusuna göz diktiniz demektir. Onun şerefine, onun haysiyetine göz diktiniz demektir. Bu meclis, bu dergah insanların namuslarına, şereflerine, haysiyetlerine göz diktiren meclis ve dergah değil.
O yüzden tövbe edin, helalık dileyin ya da gidip onu kendimize nikahlayın, evlenin. Allah bizi muhafaza edersin. Cenab-ı Hak cümlemizi korusun inşallah. Burada birkaç soru var, hemen bakıverelim inşallah. Doktorun verdiği diş kargarası orucu bozar mı? Bozmaz. Ağzını suyla çarkalmak orucu bozar mı? Bozmaz. Duş alma korucu bozar mı? Bozmaz. Bakın bir kimsenin normalde günlük bir işlevi var. O kimse işte bir yerde çalışıyor, bir yerde işi var. Her sabah yaz şimdi. Duş alıp çıkıyor. O kimse duş alıp çıkar. Burada bir deis yok. Onun için dedeleyen şey şudur. Hani akşamüstü iyice oruç basar, sıcaklık basar.
Onun serinlemesi için elini yüzünü tutamasında dair deis görmemişler ama siz onu yapmayın. Bu kadınlar için yeterli değil. Neden? Kadınlar yemek yapacaklar, yemek kokusu üzerine sinecek. Kadın o yemek kokusundan arınmak için duşa girse bir deis yok. Ve girsinler zaten. Bakın girsinler. Bitirsin işinin gücünü kadın. Yarım saat öncesinden duşuna girsin, çıksın, geyinsin, alsın elini tesbihi. Bir bir bak, beyni beklesin. Çoğunun çocuğun başında olsun. İhtar vaktinde sofra hazır olsun. İhtara yarım saat kala, kırk beş dakika kala kadının bütün işi bitsin. Sofrasını kursun. Alsın tesbihi eline zikretsin. Alsın Kur'an-ı Kerimleri'ne Kur'an-ı Kerim okusun. Tembellik yapmayın. Allah rızası için Allah aşkına tembellik yapmayın.
Yeter fazla yemek. Sofranızda bir salatadan fazla yemek, çorba, salatası. Sağlık, işte fünür nedir, içi, düğüm, çatı, neyse. Sofranızda üç çeşitten fazla bir şey olmasın. Hadi bir çeşit daha yap misafir ürmetine. Yarışmayın. Müslümanlar kilo vermeliyiz. Birisi kalkacak bana avokado yapsın. Aç gözünü düz.
Açın gözünü bir bakarsın, beytullah atlasın. Açarsın gözünü, yumduğunda gözünü yumarsın, buradasın. Açarsın gözünü, beytullah atlasın. Tayyip ekandır o. Vücütle olur, bir de ruhla olur. Vücütle olması vücudu oraya gider o kimsenin bir anda. Kimse zikrullah halinde, zikrullah'ta bir gözünü yumar, beytullah'ta da tavaf ediyor. Vücütle olur. Bunu hayal olarak yaşamayan bir kimse benim mavraladığımı, zırvaladığımı söyler. Neden? Avokado yiyememiş o da hiç. Tayyip ekran bununla bir işedir. Budur dağın olması. İlk önce manevi, ruhluya başlardır.
Bunu rüyada da hayal. Madem ki rüyada gider, konaşır, gezer ya, tayyip ekran etti ruh olarak. O kimseye gittin mi dedi, bir de o Allah'ı gittim der. Doğru mu? Doğru. Madem ki rüyada peygamber sallallahu ve sellem hazretlerini gören gerçekte görmüş gibi oldu. Madem ki rüyada beytullah'ı gören bir kimse gerçekte gördü şeklinde şemalinde şeytan girmedi. O zaman o gerçekte o tayyip ekranı yaptı. Madem ki rüyada gördü, halde de gördü, gerçekte görmüş gibidir. Bir kimse halinde de peygamber sallallahu ve sellem hazretlerini görse, gerçekte görmüş gibidir. Ve onunla Medine'yi, hisse Medine'de görürse, konuşsa gerçekte konuşmuş gibidir. Onun da şekline, şemaline şeytan giremez.
Bir kimse şimdi normalde gerçekte böyle halinde bunu görürse, tayyip ekran etti mi? Her cevap etti. O zaman burada derviş kardeşlerinin arasında tayyip ekran eden var mı? Her cevap var. Ne der? Evliya olan kimseler tayyip ekran eder. O zaman hal görüyorsa o kimse evliyadan mı? Her cevap yok. Zikrullah devam ederken peygamber sallallahu ve sellem hazretlerini gördü, geçmiş efendileri gördü, sahabeleri, geçmiş peygamberleri gördü, Beytullah'ı gördü, Kudüs'e gitti, ne bileyim işte Medine'yi, ne bileyim gitti, göğe yükseldi.
Hak mı? Her cevap hak. Doğru mu? Her cevap doğru. Ne yaptı? Tayyip ekran etti. Bizim kardeşler devamlı bunları yaşadığından biz bunları böyle hafife alıyoruz böyle. Adam hal görüyor, biz de hafife alıyoruz. Nefsine vurmasın diye hafife alıyoruz. Yani kendini bir şey zannetmesin, yol yürüsün. Yol yürüsün, kendini bir şey zannetmesin diye hafife alıyoruz. Aslında hafife alınan bir şey değildir. O hafife alınan terbiye noktasındandır. O kimsenin hepsine vurmasın, onun gözünü büyütmesin, gidilecek daha yol var çünkü. Ne var? Evet, o zahirende gidecek. O kimse zahirende gider. Bir müddet sonra artık 6. esmaya geldiğinde zahirende. Hatta 5. esmada bile başlar zahirene gitmeye.
6'da, 7'de zaten gider. Allah murat ettiği zaman götürür onu. Allah murat eder, bir anda park gider, orada görür, konuşur. Hatta sohbet bile eder. Gider, o sohbet eder, gelir. O zamanı, o yedilerdense, rüşid-i kabillerdense, rüşid-i kabilden olanlar, öbür o velilere, evliyalara sohbete gider. Hem ceseden de gider. Tayyip Mekano, başlangıcına rüyada. Bir çıt üstüne, bu da halde. Bir çıt üstüne, zahirende gitmesi. Başlangıcı ne rüyada? Rüyasında şeyhiyle görüşüyor ya. Şeyhiyle görüştü doğru mu? Doğru. Veya sahabeyle görüşüyor, doğru mu? Doğru. Veya kiri efendilerle görüşüyor mu? Görüşüyor. Doğru. Tayyip Mekam başlamış oldu. O sevgisini artıracak, muhabbetini artıracak, mutlaki olacak.
Sövbe edecek, Allah'ını zikredecek, oruç tutacak, namaz kıracak, insanlara iyilik yapacak, diline sahip çıkacak. Ne diyor Peygamber, Sadullah ve Selam Hazretleri? Eğer dilinize sahip çıkmış olsaydınız, benim gördüklerimi görür, duyduklarımı duyardınız. Yani kabir haline vakıf olurdunuz. Kabir haline vakıf olmanın yolu diline sahip çıkmak. Kabir haline vakıf olmanın yolu, üstad'ı sevmek, Allah'ı sevmek, Resul'u sevmek, kardeşleri sevmek. Öyle dandikten değil, delincesine, akılsızcasına sen. Tayyip Mekan yolunu açar. Ahlakını muhafaza etme, o Tayyip Mekan yolunu açar. Faizle iştigal etmeyeceksin, yalanla, yeminle, dolanda işin olmayacak. Arkadaşlarının kalbini kırmayacak, eşinin, çocuğunun kalbini kırmayacak.
Haksızlığa uğrayacaksın yine kalbini kırmayacaksın. Haksızlığa uğradığın halde. Eşin sana kızacak, sus sen. Çocuğun sana kızacak, sus sen. Arkadaşın sana kılacak, sus sen. Anne baban sana kılacak, sus sen. Hakkını yiyecekler, sus sen. Senin hakkını yiyecekler, sus sen. Adam sana hakaret edecek, sus sen. Adam sana lan söyleyecek, sus sen. Din uzatacaklar, sus sen. Bu zayıflık değil. Bu korkaklık değil, bu güçsüzlük değil. Bu Allah'a dost olmak. Dizem ki sahibim vardır. Bir şey olacak, dizem ki sahibim vardır. Bir şey olacak, dizem ki sahibim vardır. Bir şey oldukça sahibim vardır. Sen bir şey oldukça sahibim vardır. Sen açacaksın kenarı. O zaman o dostluk kapısı açılacak.
Yoksa yani döveni döversen, söveni söversen, ele gelin değersen öyle dermişlik olmaz. Allah bizi affet etsin. Bâlemenlâhu.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi