Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 9 Eylül 2011 · 48:14
Referandum'a alakalı düşüneceğiniz için niyansınız da, evet, referandum'a katılacak bizim kardeşler, biliyorsunuz ben herhangi bir oy atmıyorum, çok uzun durmamdan beri, işte, referandum'a özellikle arkadaşlar katılsınlar, Cumhurbaşkanı'nın halk ücreti diye bir beyanda bulunmuştuk, bu referandum'un da arkadaşlar katılsınlar, ve anayasa değişikliğine evet ver, işte muhakkak arkadaşlar, kardeşler, bu noktada bilişlendirip, etrafını da bu noktada bilişlendirip, özellikle referandum'un boylamasına katılıp, evet verilecekler, bu özellikle, Cumhurbaşkanlığı'nın halk ücreti, işte, millet ücretiyle mi seçtiğinden daha atmıyor.
Türkiye'nin normalleşmesi, Türkiye'nin normal düzene sisteme girmesi için bu bir engeldir. Bu engelin aşılması lazım. Bu Türkiye'deki sivil ve askeri bürokrat zorbalığının bitmesi lazım. Resmen zorbalık var. Bu zorbalığın bitmesi lazım. Bunun için bütün arkadaşlar, referandum'a katılıp, referandum'un da evet oyunu kullanacaklar. Bununla alakalı daha erken diye bir küçük bir inşallah yazı gibi bir şey kalem alıp, sayfadan yayınlamaya gayret edeceğiz inşallah. Burada cariyeler ve kölelerle alakalı hüküm sormuş bir kardeş, şu anda ne cariyelik var, ne kölelik var.
O yüzden bunu öğrenemizde en şu anda zarureti yok. Allah'ım size affet et. Amin. Ailemin bağlılık konusunda kendinize soğuklu hissediyorum. Onlara karşı yanlış davranışlarımı düzeltmek için uğraşıyorum ama sevgi olarak bağlılık hafı. Annelerinize, babalarına hürmet ediniz, saygı duyuyorsunuz. Akrabalı talifatınızla, sıvayı rahimle alakanızı, boğazınızı kesmeyin. Bu noktada kimse adresini, babasını veya akrabalığını en üst düzeyde sevdik diye bir kaide yok. Ama onlarla hukuk dairesinde iyi geçinmek, hukuk dairesinin hazırlıklarını yerine getirmek, hukuk dairesinde münasebetlerini kesmemek zorunda. Toplunun içerisinde şöyle bir anlayış var. İşte anne babadır, anne baba ne istiyorsa bunu yapacaksın, anne baba da istersen insanların gençleri yani ister kadın kocasından istersin, ister koca karısından istersin, ister çocuk anne babasından istersin, ister anne baba çocuğundan istersin.
Kim ne ile ilgili ilişkisi var ise hepsi de Kur'an ve Sünnet tarifinde çeviriyorlar. Bir anne baba çocuğundan Kur'an ve Sünnet'in yasakladığı bir şey isteyemezsin. Bir çocuğu da anne babasından mı isteyemezsin? Ve birbirleriyle olan hukukuk Kur'an ve Sünnet tarifinde. Eşlerin hukuku, çocukların hukukuku, anne babaların hukuku, arkadaşlık hukuku, bütün hukukların hepsi de Kur'an ve Sünnet üzerine kurdun. İnsanlar birbirlerine Kur'an ve Sünnet'in hukukuyla sorumludurlar. Cemaattaki arkadaşlığın senin insan hukukuyla sınırlıdır. Bu benim cemaat kardeşim, bu benim cemaattaki işte abim veya bir benim ufakım, benim kardeşim, ben onun zakiriyim, ben onun şeyhiyim, ben onun alimiyim, ben onun abisiyim. Bu işte hukuk yok, böyle bir şey yok.
Hukuk hukuktur. Ya ben onun babasıyım, hukuk hukuktur. Sen hukukun içinde de var. Ben onun annesiyim, hukuk hukuktur. Sen hukukun içinde davran. Hukukun içinde konuş. Hukukla konuş. Hukukla davran. Hiçbir zaman hiçbir kimsenin bir kimseyi hukuksuz davranmaya hakkı yoktur. Hiçbir kimse. O yüzden bu manada ailelerinizle iyi geçinin. Anne babalarınızla iyi geçinin. Eş ve çocuklarınızla iyi geçinin. Akrabalarınızla, komşularınızla, arkadaşlarınızla iyi geçinin. İyi geçinin, iyi adilak olun. Muamelelerinize dikkat edin. Muameleleriniz haram muhtesim olmasın. Helal dairesinde kalsın. Bu size yeter. Bu size yeter.
Birbirlerinizle karşı haram dairesinde duran fiil ve davranışlardan uzak durmuş. Bu size yeter. Allah sizi affetsin inşallah. Bir iki arkadaş Allah'ın için tatlı kardeşi yapmak istedik. Seni tavsiye edersin. Hukuku kadar güzel bir şey yok. Bir insanın etrafında samimi, ihraflı, muhabbetli, göğsünü her türlü sıkıntıya gelecek olan, dostlarının, arkadaşlarının, kardeşlerinin olması kadar büyük bir zenginlik yok.
Bakın tekrar söylüyorum, etrafımdaki, etrafımda bir insanın, ihlaslı, samimi, muhabbetli, zorluklara ve sıkıntılara karşı virüs gelecek, kardeşlerinin ve arkadaşlarının bulunması kadar büyük bir zenginlik yok. İstismar edilmediğim müddetçe. Ama bu istismar ediliyorsa, bu gerçekten istismar edilen için önemli değil, istismar eden için acı bir vakan. İstismar eden için, bu beni seviyor nasıl olsa, ben bunu bundan hallederim diye düşünüyorsa istismar ediyor. Ya Cevdet beni sever, ben onun arabasını alayım, kullanayım, bir şey olmaz. Bu istismar.
Sevgisini kullanıyor. Cevdet beni sever, ya ben işte bunu, ben hallederim. İstismar. İstismar ediyorsa birisi, birisinin sevgisini, istismar edilenin sahibi Allah, vekili Allah. Açık bir şeydir. Kardeşlerden birisi, kendisini çok dışarıda görür.
Cemaatın içerisinde kalamaz, bu yolun içerisinde kalamaz. Bir şekilde bu yoldan atılır. Bu terennim eder dururuz. İkeni şey, dervişlerin dervişliklerini istismar etmektir. Dervişlerin samimiyetini, muhabbetini, ihlasını istismar etmektir. Dervişlerin bağlılığını istismar etmektir. Dervişlerin üstadına olan, sevgisinin üstadına olan muhabbetini istismar etmektir. Dervişlerin birbirine olan mahtasının, sevgisinin, bağlılığını istismar edenler kendi kendilerine helak olurlar. Kendi kendilerinin bataklığın içerisine atarlar.
Kendi kendilerinin yoldan umlu getirir. Bir tasavvuf, dervişlik, öylesine temiz, öylesine saf, öylesine far, öylesine ince, öylesine navidir ki bu tip şeyleri kaldırmaz. İlk sevim yok gibi görünür. Birisi vardır işte, evi açıktır. Adam minnet gelir, gider, yata, kalkar, yer, içer. Birisinin vardır, cifkan açıktır. Minnet gider, çay içer, yemek yer, oturur, kalkar. Bazıları, git istismar etmeye kalkar. Birileri vardır işte, her işe koşar. O her işe koşuyor ya, onu amele kiminlemek ister bu kimse. Onun işini kapatıp dönmeye çalışır. Kim istismar ediyorsa, o yoldan uzaklaştırılır.
O yola ihanet etmiştir. O yola hain en büyük darbeye ona vurur. Dost olmayan, yok, dost da bu bir eve kalplerinde olur. Onun en kısa yolu o kimsenin zikrılı halakasından uzaklaşmasıdır.
Birisi halakayı zikmar etmiştirmiştir. Birisi hainlik etmiştir. Süzü bozukluk etmiştir. Ancak dostlar yakışır. Ancak dostlar dostun adını zikredebilir. Bakın, günahkar olmak farklı bir şeydir. Bir kimsenin günah-i kerbari işlemesi, günah işlemesi farklı bir şeydir. Dostla zor olması farklı bir şeydir. Sevgi, sizin anladığınız, anlayacağınız dinin hükümlerinin dışındaymış gibi görünebilir ince bir perde vardır burada. Eğer birisini sevdiyse, Allah birisini sevdiyse, Allah'ın sevdikleri ayrı bir kavimdir.
Onlar insanların içerisinde özeldir. İşlemler, insanların içerisinde evlilikler, insanların deve örgütüsünü dahil duyamayacakları yazıyor. Ebedi cehennemlik olarak da olacakları anlamına mı gidiyor ama açıklamın haliyle bir şeydir.
Ebedi cehennemde kalacak olanlar, kafirler, yapıstan güçlüler, bilimselaheler olan cehennemde çalış yoktur. Eksiklik olan, tesettüründe düzgün riayet etmeyen insanlar, tesettürler ise kusurları üzerinde eriyor. İmam-ı Azam'a vücut hatlarının belli olması, hatta hızın görünmesi.
Hani ince bir elbise giyip, ince bir kıyafet giyip çıplak çıplak, giyinmiş çıplak. Bizler cimbatla öpten de kendilerini cimbat.
Onlar iman ettiler. İslâm'ı sevdikçe, gözümleri İslâm'ı tuttukça, onu kendilerinden yaparlar. Sen nasıl bir bayan, bir kıyafet çektireceksin ki İslâm'a dini yaşatacağım diyerekten zorlama. Yaşantının içerisinde kalacak.
Ben isterim, affeyle. Bu kardeşi de affeyle. Bir kimsenin, o kimsenin özüleceğine inanıyor da, onun zorluk çekmeceğine inanıyor da, onun sırtının yere geldiğine inanıyor da, onun sırtının yere geldiğine inanıyor da, sırtının yere geldiğine inanıyor da.
Bismillahirrahmanirrahim.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.