Üstad Mustafa Özbağ

10 Ocak 2015 - Karabaş-i Veli Tekkesi

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 11 Ocak 2015 · 1:56:40

Selamun Aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşallah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Geçen hafta sözler dedik, Kur'an ve sünnete tabi olmanın farziyetini söyledikten sonra dedik ki fırkaları da konuşalım.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin zamanında ve ashabın zamanında hatta biz bunun tabiini, teba-i tabiini de katabiliriz işin içerisine. Bir şeyi yanlış veya eksik anlama gibi herhangi bir şeyin olması mümkün değildi. Din taze, dindarlar taze. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin zamanında böyle bir şeyin olması mümkün değil. Müşrikler bir şey sorarlarsa hakkında ayet inzal oluyor. Müslümanlar bir şey söylerlerse, sorarlarsa Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri o meseleye bir şekilde sözleriyle, davranışlarıyla açıklık getiriyor.
Hiç kimsenin kafasında şek şüphe yok. Aynı zamanda da sahabe neyi neyle hükmeteceğini biliyor. Tereddüt yok. Tereddütsüz bir din yaşanıyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri meydanda. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nden sonra kendi sağlığında önce oradan girelim.
Enteresan hadis-i şerifler var. Ama bu fırkayla alakalı en önemli şey, bunu normalde Bukhar'ı nakletmemiş ama Tirmizi İbn-i Mace, ondan sonra İmam Davud gibi büyük hadis ulemaları bunu nakletmiş. Geçmiş ümmetlerin, Hristiyanlar, önce Musevilerle alakalı 72 fırkaya ayrıldıkları hatta bir rivayette 70 fırkaya ayrıldıkları Hristiyanların 72 fırkaya ayrıldıkları Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin de benim ümmetim de 73 fırkaya ayrılır der.
Tabi sahabe sorar, Ya Resulallah bunlar ne olacak? Hani 73'ü de helakta mı? Bunun der, birisi kurtuluştadır. Necat kurtuluş demek. Birisi fırkayı Naciye'dedir. Birisi Necat'ta, kurtuluştadır. Meseleyi iyi anlamamız için, ben kendi nefsim için öyle söyleyeyim. Ben buradan girmek istedim konuya. Geçen hafta da burada bırakmıştık zaten. Peki Ya Resulallah biz onu nasıl tanırız? Hani bu kurtuluşa erenler nasıl tanınırlar? Kim Kur'an'a, benim sünnetime ve ashabımın yolunu takip ederse onlar kurtuluştadırlar. Bir hadis-i şerifte de kim Kur'an'a, sünnete ve ehl-i beytime tabi olursa kurtuluştadırlar. Kurtuluştadırlar.
Tabi böyle söyledikten sonra bütün herkes için Kur'an sünnet ashabın gittiği yol, Kur'an'da sünnette bulamadığı ashaba bakacak. Veya Kur'an sünnet ehl-i beytin yoluna, ehl-i beyt'e bakacak. Kendisine bir ölçü çıkmış oluyor. Senin istediğin aklımda fırsatım olmadı göndereceğim sana. Önce kafamdakını bitireyim dedi seni görünce burada. Ama kendilerince bütün, yalnız bunu şöyle bunun altını çizeyim şimdi sohbetin geri kalan kısmında değişik fırkalar anlatacağız burada. İsimlerini söyleyeceğiz, çok genişletemeyeceğiz konuyu. Ama onların da iddiası şu, biz fırkayı naciyiz. Yani hiç kimse kendince ben sıkıntıdayım, sakat fırkadayım. Böyle bir kimse söylemez hani bizde bir meşhur atasözü var ya yoğurdum ekşi diyen olmaz diye.
Yoğurdum ekşi diyen yok. Ama bu normalde İslam dünyasında şu anda yaşanan bir gerçeklilik. Ben bu hadis-i şeriflerle giriş yaptıktan sonra kısa kısa notlarımdan alacağım size şimdi. Bu normalde mesela işte 73 fırkaya ayrılacak 72 fırka cehennemlik bir tanesi cennetliktir. Bu cennetlik olan fırka ehli sünnet vel cemaattir der Ebu Davud'un sünneninde.
Bunu da normalde nakleden bu hadisin ravilerinden birisi olan İbni Yahya ile Amr bin Osman bunu söyler. Hadis ravilerinden birisi der ki bu hadis, Hazreti Peygamber Efendimiz'in sözü değil. Ashabın sözü. İki tanesi diyor ki onlar rivayetlerinde, onların rivayetlerinde iki tane ilave var. Özür dilerim. İlave var onların rivayetlerinde. İki tane hadis ravisinin ilavesi var. Onlar ilavesinde diyor ki benim ümmetimden bir takım cemaatler zuhur edecek ki onlara bu bidatlar kudus hastalığının sahibinin içine işlediği gibi işleyecek, işlemediği bir damar ve eklem kalmayacak. Ümmetin içerisinden bir kısım cemaatler topluluklara, biz bir topluluğuz mesela örnek veyahut da değişik topluluklar bizi mi kastetti başkası ben kendi üzerime alınayım.
Bir kısım cemaatler çıkacak, bu cemaatlerdeki bidatlar kudus köpeğin, hani kudus hastalığı kendi damarlarında dolaşır ya, nasıl işlediği gibi o cemaatın içine işleyecek. Hadi şerifte kast edilen, yani bu ayrılıklar var ya, 73 fırkıya ayarılacak. Hadi şeriflerde kast edilen bu ayrılıklar, inançta olan ayrılıklar, bu amelde olan ayrılıklar değil, bunun altını çizelim.
Bu ayrılıklar akide ile alakalı, inançla alakalı ayrılıklar. Bu ayrılıklar namazın farzlarıyla alakalı değil. Namazın, abdestin farzlarıyla, orucun farzlarıyla, ibadetle, muamelatla alakalı ayrılıklar değil. Bu derinlemesine ayrılıklar, birisinin bir vadide, birisinin bir vadide olma ayrılıkları, inançla alakalı. İnançla alakalı. Amelde ve teferruatta meydana gelen ayrılıklar ve bölünmeler değil bunlar. Bunlar normalde, amelde ve teferruatta olan ayrılıklar, ayrılık olarak görmeyelim bunları. Bunlar zenginlik olarak görelim. Gönül arzu eder ki bunlar da olmasın. Ama malumunuzdur ki İslam, bütün dünya coğrafyasında yaşandığına göre ve yaşanacağına göre, hatta dünya coğrafyası yetmeyebilir.
Bundan 100 yıl önce, 200 yıl sonra, 300 yıl sonra, Ay'a bir koloni kurabilir insanlar. Ay'a bir koloni kurduklarında, dinin Ay'da da yaşanması gerekir. Veya en yakın bir yıldız tespit etseler, yıldıza bir koloni kursalar. O yıldızda da dinin yaşanması gerekir. Dün çünkü bütün evrenin her parçasında yaşanabilir olması lazım. Yaşanabilir olması gerektiğine göre, o zaman sadece meseleyi dünya standartları açısından bakmamız, bizi bir yere tam olarak götürmez. O yüzden normalde bu amelde farklılıklar, coğrafyaya göre, hava şartlarına göre değişkenliğe uğrayabilir.
Bunların hepsinin de temelinde, sünnet-i Resulullah var. Bakın temelinde sünnet-i Resulullah var. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri değişik zamanlarda, değişik yerlerde ve coğrafyada öylesine şeyler yapmış ki, o alemlere rahmet gönderilmiş bir peygamber. Ve bütün insanlara gönderilmiş bir peygamber. Öyle olunca, onun hayat standartında, onun din standartında, bütün varlık alemine peygamberliği yaşatabilecek, dini yaşatabilecek özelliklere ve hususiyetlere sahip. Biz, ona baktığımızda, kendimize uygun olan yerlerini alıyoruz. Ona baktığımızda.
Veya birisi ona bakıyor, kendisine uygun olan yerlerini alıyor. Diyor ki, benim hayat standartlarım buna uygun. Bu da sünnette var mı? El cevap var. Benim meşhur, Allah affetsin, benim benim diyorum boyuna, savunduğum bir tez. Sünnet-i Resulullah'ta temeli var mı? Var. O doğrudur. Sünnet-i Resulullah'ta temeli olan her şey, dindendir, doğrudur. Esasen, İslami manada yapılan, iştihatlar neticesinde meydana gelen, ameli ayrılıklar, asılda değil, sadece ayrıntılarda, meydana gelmiş olan ayrılıklardır. Amellerle alakalı. Yoksa, kökte, işin merkezinde, herhangi bir ayrılık söz konusu değildir. Ve bu iştihatlarla alakalı iştihat etme, İslamiyet'in genel yapısında da vardır.
Bütün dinlerin genel yapılarında iştihat kapısı açıktır. Dinimizde de iştihat kapısı açıktır. Bir hadis-i şerif aldıydım şimdi, onu hemen söyleyivereceğim size de inşallah. O yüzden normalde o iştihat kapısı, hatta Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri der ki, isabet ettiren on sevap alır. İsabet ettiremeyen de bir sevap alır der. Hakim hükmederken iştihat edecektir. Hakim hükmederken iştihat ettiğinde, isabet ettirirse on sevap. İsabet ettiremezse bir sevap alır. Yanaşın dışarıda kimse kalmaz. O yüzden İslam dünyası günlük muamelelerle, boşanma, evlenme, alışveriş, kiralama, anne baba hakları, çocuk hakları, işçi hakları, ne bileyim bu tip günlük işleyişle alakalı, günlük hayatın işleyişle alakalı olan hukuk, iştahı da açıktır.
Günlük hayatla alakalı bütün konuların hepsi de iştahda açık konulardır. Ulema oturur, önüne gelen meseleye kılı kırk yararaktan iştahat eder. Müştehit onlardır. Ama bu genel inançla alakalı meseleleri kapsamaması gerekir.
Bu genelde inançla alakalı meseleleri kapsamadığı müddetçe hiçbir problem yoktur. Diyebilirsiniz ki ya burada farklı iştahat edildi de İstanbul'da farklı iştahat edildi. Bu mümkündür. İslam'ın içerisinde bu vardır. Coğrafyaya göre, hava şartlarına göre, oradaki sosyo-kültürel yapıya göre iştahat değişebilir. Bu noktada bir sıkıntı yok. İslamiyet'in yapısında bu mevcut. Ama inanç sahasında ortaya çıkan fırkalar genellikle bu normalde bir de hani amelle alakalı meselelerde insanlar birbirlerini tekfir etmezler hiç. Yani küfürle itham etmezler. Birbirlerinden nefret duymazlar. Mesela bir Hanefi'nin Şafi'den nefret duyduğunu gördünüz mü?
Veya bir Şafi ile Hanefi'nin arasında kavga duydunuz mu? Bizim ülkemizde Şafiler ve Hanefi'ler vardır. Bunların arasında kavga yoktur hiç. Birisi kan çıktı der, abdestin bozuldu gider, abdest alır. Birisi de kan deryasından çıkar, üzerinden kan akıyordur, gider namaz kılar. Dini, iştahatlı, bu noktada fıkıhi noktada iştahatları bilen kimseler bunu problem haline getirmezler.
Bunu problem haline getirenler din cahilleridir. Ameli farklılıklarda İslam dünyasının içerisinde bin yıldan beri, bin iki yüz yıldan beri hiçbir zaman çatışma olmamış. Ama birisi Kur'an mahluktur demiş, çatışma çıkmış. Bakın inanç dediğim mesele bu.
Birisi demiş ki, bir kimse iman ettiyse küçük günah, büyük günah önemli değil. Bunlardan sorgulanmaz demiş. Önemli olan iman etmektir demiş. Var fırkaların içerisinde. İman ettin mi? Ettin. Hiçbir şey senden sorulmayacak demiş. Yürü git bak hayatını yaşa demiş. Çatışmaların çıktığı yerler buraları. İnançta dediğim şeyler bunlar. Aklıma gelen örnekleri sıraladım. Sohbet kafamızda otursun diye. O yüzden amelde olan farklılıklar bu 73 fırkaya çünkü 72 fırkaya bazen böyle küçük bir araştırma yaparsanız dönem dönem bazı insanlar Şafii Maliki, Hanbeli Sühre verdi gibi değişik fıkıhi mezhepleri de ayrılık olarak görmüş.
ben onları ayrılık olarak görenlerden değilim. Bunlar o fırkanın içerisine gireceğini tahmin etmiyorum. Bencesi ben fırkaları inanç noktasında alıyorum. İnanç noktasında amel noktasında değil. İnsanların amelleri farklılık gösterebilir. örneğin Şia'nın namazları cem etmesi gibi.
Hadis-i şerif var mı? Temelinde var. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin fiili olarak sünneti var mı? Var. Ben onu bir ayrılık, bir farklılık olarak görmüyorum. Ama bizim insanımız bunu bilmediğinden ya bırak şu adamları ya namazı üç vakit kılıyorlar. Bunu diyen kendisi hiç bir vakit de kılmıyor. öyle dedi birisi. Sen kaç vakit kılıyorsun dedim ben. Bak durdu. Sen kaç vakit kılıyorsun? Ya işte kardeş sen beş vakit kıl bırak başkası nınkını. Sen bundan sorumlusun. Bakın bu amel bu Şia'daki amel farklılığı. İşte Ehli Sünnet'in bir kısmı bunu sadece işte Arafat'ta yapmış.
Bir kısmı da seyahatte yapmış. Ama Şia bunu hiçbir şey yapmasına gerek yok. Hala da edindiğim bilgiye göre namazları cem ediyorlar. Sabahı kılıyorlar. Öğlenle ikindiği cem ediyorlar. Akşamla yatsıyı cem ediyorlar. Cem ediyorlar namazları. Beş vakit namaz kılıyorlar yine. İnanç sahasında ortaya çıkan fırkalar genellikle birbirlerine nefretle bakıyorlar. İslam dünyasındaki sıkıntılardan birisi bu. Birbirlerinden kaçıyorlar. birbirlerinin arkasında namaz kılmıyorlar. Birbirlerini küfürle itham ediyorlar. Birbirlerini red ediyorlar. İşin en acıklı ve en sıkıntılı tarafı bu. Karşılıklı tekfir ve bu noktada da birbirlerine reddiye var. Bu noktadan dini ihtilafları değerlendirirken dinin dinin usulü ve eski dilde firuhu derler.
Yani ahkamı, şeriatı, İslam dininde ibadeti, nikahı, boşanması, nafakası, muamelatı bu noktada bunları göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekir. söz konusu olan şey muamelatla günlük hayatla alakalıysa İslam dünyasında sıkıntı yok. Ümmet-i Muhammed'in fıkhi meselelerde ihtilaf etmesi en muhafazakar zümreler tarafından bile müsamaha ile karşılanmıştır. En muhafazakar, en tutucu, en katı dini algılayan insanlar dahi fıkhi meselelerdeki ayrılıkları fıkhi meselelerdeki farklılıkları normal karşılamıştır. Bunu hiç kimse reddetmemiş.
Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hakim hükmünü vereceği sırada iştahat eder de doğru olanı bulabilirse iki sevap alır buyurarak müştehitlerin hayatının hayatın her dalında şubelerinde bütün ayrıntıları inerek iştahatta bulunmalarını teşvik etmiştir. Müştehit denilen büyük alimlerin birbirlerinden ayrılmaları yalnız dinin firundandır.
Yani muameleleriyle alakalıdır. Usul-i dinde yani itikat ve inanç bilgilerinde ise ayrılıkları yoktur. Olmaması gerekir. Bu noktada eğer olursa işte o zaman sıkıntı doğuyor. Akait dalında ise fırka ve mezheplere ayrılmak asla caiz değildir. Akait imani meseleler. Zira cemaat hak ve isabetli olan yegane yoldur. Bu bahttaki ayrılık ise delalet ve azap vesilesidir. Bizim konumuzu teşkil eden hadis herif yani ümmetim 73 fırkaya bölünecek olan hadis herif akaitle alakalıdır. Bu noktada akaitin dışındaki insanları fırka olarak değerlendiriyoruz.
Burada cemaat ehlinden kasıt da ehli sünnet vel cemaattir. Zaten her şeyin koptuğu odaklandığı laf bu. bu ehli sünnet vel cemaat herkes kendince diyor ki ehli sünnet vel cemaat benim gerçek müslüman da benim. Biz şimdi kendimizce diyoruz ki gerçek müslüman biziz. Nesin sen? Biz kardeş Kur'an'a uyuyoruz, sünneti uyuyoruz, bir de sufiyiz. X fırkaya gittiğimizde sen nesin? Diyor ki biz İsmailiye mi seviniriz? E gerçek müslüman biziz. Sıkıntı burada.
Devam ediyorum. Ehli sünnet vel cemaat kelimesi Resulullah sallallahu aleyhi ve selem ile ashabının akaid sahasında takip ettikleri yolu izleyenler manasına gelen ehli sünneti Resulullah ve cemaatil ashabi fi babil itikad teriminin kısaltılmış şeklidir. Bazen bu merfumu ifade etmek üzere ehli hak terimi de kullanılır. İslam tarihi boyunca olduğu gibi bugün de akaid sahasında isabetli yolu takip ettiği kabul edilen ve Müslümanların büyük bir çoğunluğunu sinesinde toplayan ehli sünnet bağdadiye göre bu zatta hicri 429'da ölmüş bağdadiye göre veyahut da bu konuda biraz daha böyle geniş araştırma yaparsanız 3 aşağı 5 yukarı aynı cümleleri bulacaksınız aynı şeyleri bulacaksınız ehli sünnet olabilmenin olmanın veya ehli sünnetin özelliklerini sıralamışlar hicri 400'de çünkü bu hicri 300'lerde 400'lerde artık bu meseleler iyice iyice Hz. Ali
radiyallahu anh hazretlerinden yanında o hariciler ilk başlangıç noktasının çıkış noktası o başlangıcı orası Kur'an-ı Kerim'i ve hadis-i şerifleri direkt zahiriyle şey yapıp böyle hareket etmek ve Hz. Ali Efendimiz'i de öldürmeye kalkıyorlar ya diyorlar ki Hz. Ali Efendimiz'in de küfrüne fetva veriyorlar diyorlar ki sen de kafirsin Muaviye de kafir ikinizde katleteceğiz diyorlar fikri ayrılık bu noktada itikadi ayrılıkların başlangıcı bakın itikadi ayrılıkların başlangıcı ta Hz. Ali radiyallahu anh hazretlerinin zamanına
gidiyor tarihçesi ama sahabe ashab sağ dağ o zamanlar sağ olduğundan bunlar çok böyle neşvi neva bulamıyor Hz. Ali Efendimiz'in de küfrüne fetva veriyor hariciler o zaman için Muaviye'nin de küfrüne fetva veriyorlar ve biz diyorlar ikinizde katleteceğiz sizin ikinizde küfür ehlisiniz ashabın içerisinde son dönem başlayan fikri ayrılık şimdi Bağdadi'ye göre malum Abdülkadir El Bağdadi meşhurdur bu konuda böyle nam sahibi bir ulema alim bir ehl-i sünnet olanlar ehl-i bidatın hatalarına düşmeyen kelam alimleri mesela
önceden sahabenin döneminde kelam alimi diye bir şey yok ama sonradan kelam çıkıyor sevri evzai davud-i zahiri dahil büyük fakihler ve mensupları bunlar imam-ı azamdan önceki imamlar muhaddisler yani hadis alimleri bunlar ehl-i sünnetin içinde olarak nitelendiriyor ehl-i bidatı meyletmeyen sarf, nahim lügat ve edebiyat alimleri ehl-i sünnet görüşüne sadık kalan kıraat imamları ile müfessirler müfessirler tefsirciler kıraat alimleri Kur'an-ı Kerim'i okumayı öğreten alimler hani yedi kıraat üzerine okutuyorlar değişik
harfleri değişik harflerin üzerinde değişik mahreçler uygulayarak yedi kıraat var Kur'an'da yedi kıraatın hepsinde ehl-i sünnetin içine alıyor çünkü bir kısmı bu kıraat ulemasını ehl-i sünnetten görmüyor bunları tekfir edenler var örneğin işte müfessirleri tekfir edenler var siz neden tefsir ettiniz Kur'an'ı olduğu gibi bırakın diyenler var müteşşerri sufiye yani sufileri de müteşşerri dedi şeriata uygun amel ve hareket eden sufiler de ehl-i sünnetin içinde ehl-i sünnet yolundan ayrılmayan müslüman mücahitler ehl-i sünnetten
ayrılmayan savaşan mücahitler sekiz ehl-i sünnet akidesinin yayıldığı memleket ahalisi ahaliyi de ehl-i sünnetin içine koydu burada tabi bu normalde 380'lerde hicri 390'larda yazılmış bir yazı ben mümkün olduğunca en etkisini almaya gayret ettim eskilerin yolunu tutunuz diye buna daha biz şu anda toplu olarak bunların hepsine baktığımızda biz ehl-i sünnet diyeceğimiz bir kimse Kur'an'a ve sünnete Kur'an'a ve sünnete uyan akait iman noktasına uyan bir kimse ehl-i sünnet kısacası böyle toparlayabiliriz Hz. Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden nakledilen fırkalara ayrılma hadisinde kurtuluşa ercek olan kurtuluşa ercek olan fırkanın benim ve ashabımın yolunu takip edenler olduğu kesin o zaman bütün dini ilimlerle iştigal eden insanların kendilerine bu kaideyi ölçü tutmaları gerekir bu kaidenin içerisinde oldukları müddetçe onların ehli sünnet vel cemaat olduklarından şüphe edilmez bu noktada bu elimizdeki Kur'an sünnet ve ashabın yoluyla alakalı ashabın davranış biçimiyle alakalı belgeler ve bilgiler elimizde mevcut
Kur'an elimizde mevcut hadis-i şeritler elimizde mevcut ashabın nasıl davrandığıyla alakalı sözler ve yazılı metinler elimizde mevcut bu noktada bu kaidenin içerisinde kalmanın en önemli noktası dinin içerisinde fırkaların ayrıldığı nokta bu dinin içerisinde duyarak iman ettiğimiz buna islam semiyet denir demiyor der eski dilde duyarak nakilden duyarak iman ettiğimiz imani esaslar var biz bunlara duyaraktan iman ediyoruz şehadetimiz nakilden duymak bunlar ne meleklerin varlığına iman etmek şimdi sizin
içinizde belki de melekleri gören vardır ama bir sufi topluluk olmadığını düşünün çünkü melekleri görenler genelde sufi topluluklardır cenneti görenler genelde sufi topluluklardır cehennemi hal noktasında görenler sufi topluluklardır bu görmeleri de onların ama rüya ile olur ama hal ile olur ama sufi topluluğun haricindeki topluluklar bunlara görmeden iman ederler biz meleklerin varlığına iman ederiz cennetin varlığına hak olduğuna iman ederiz cehennemin varlığına hak olduğuna iman ederiz kaderin var olduğuna iman
ederiz iman ederiz din gününün olacağına iman ederiz bunlar aklın kabul edebileceği aklın kabul edebileceği esaslar değildir aklın kabul edeceği şeyler değildir bunlar biz kadere iman ederiz bir de kaderin üzerinde konuşma hakkımız da yoktur. Biz ruhun varlığına iman ederiz.
Ayette sabittir. Ama ayeti kerimede der ki size ondan bundan çok az şey bildirildi. Bakın bunlar duyup da duyup da iman ettiğimiz, nakledilerekten iman ettiğimiz şeylerdir. Fırtına da burada kopuyor zaten. Bakın fırtına da burada kopuyor. Burada söz konusu olan bu hadiselerle alakalı bize Kur'an ve sünnetten ve ashabın geldiği sözlere nas deniliyor ya bunlara bunlarla gelen haberleri aldı kabul etti bunları reddetmedi. Bunda bir sıkıntı yok. Meleklerin varlığıyla alakalı bir sıkıntı yok.
Mesela erkeğini dişisini tartışıyor. Hani Kur'an-ı Kerim'de bunu nehyediyor ya. İşte ehli sünnetin dışında mutezile, havari, şia ve diğer bidai fırkaları hilafına, ashab-ı kiramın bunlar bir kısmı var ashab'a bağlı değil. Bu tip meseleleri de kabul etmiyorlar. Yani normalde dinin diğer ameli meseleleri gibi bu meselelerde de fırkalara bölünmüşler. ondan sonra bir kısmı ise ehli sünnet olanlar bu naslardan gelenlere bağlı kalarak hayatlarına devam etmişler. İşte bu naslardan gelenlere devam edenler kendilerince ehli sünnet yolunu çizmiş oluyorlar. Ama bu noktada naslara devam etmeyenlerle alakalı sıkıntı var.
Bu sıkıntı da normalde ilk sahabe tabi'in teba-i tabi'in zamanında değil. Bunlardan sonra sıkıntılar başlıyor. İlk hemen hemen yaklaşık yüz elli iki yüz yılda böyle bir problemler yok. Sonra sapık fırkalar çıkmaya başlıyor. Ben şimdi bunları isimler olarak nakledeceğim. Ondan sonra da sorulara geçeceğim. bunun birincisi mutezile ikincisi şia üçüncüsü hariciler dördüncüsü mürciye beşincisi neccariye altıncısı cebriye yedincisi müşebbiye bu islam dünyası bunlar da ittifak halinde. Mutezile kendi arasında yirmi fırkaya bölünmüş. Mutezile Mutezile Vasiliye Hüzeyliye Nazamiye Hatiyye Büşriye Mamariye Müzdariyye Samamiye Hişamiye Cahziye Hayatiye Kabiye Cübaiye Bahşemiye Amriye Esvariye Eskafiye Caferiye Salihiye Hudbiye Isimleri Bunlara Girersek Artık Buradan Çıkamayız Gibi Geliyor Şia
Asıl Olarak Üç Fırkaya Ayrılmış Gulat-ı Şia Zeydiye İmamiye Gulat-ı Şia Kendi Arasında On Sekiz Fırkaya Ayrılmış Sebeyiye Kamiliye Ulyaiye Mugariye Mansuriye Hattabiye Hişamiye Numaniye Yunusiye Nusayriye Cenahiye Gurabiye Rezzamiye Zerrariye Müfavvize Bedaiye Benaniye İsmailiye mezhebi Ayrıca Zeydiye Kendi Arasında Üç Fırkaya Ayrılmış Carudiye Süleymaniye Salihiye Bunları İsim İsim Aldım Kafanız Karışmasın Gulat-ı Şia Bütün Bu Fırkaların Toplam Sayısı İmamiye
İle Birlikte 22 E Ulaşmaktadır Üçüncüsü Hariciler Bu Fırkanın Bir Muhakkime Ula Ezzar Rıka Acari De Yezidiye Sufriye Gibi Kolları Var Hariciler Kendi Aralarında Çok Fırkalar Ayrılmışlardır Hatta Bazı Tarihçiler Onlardan 20 Kadar Fırka Saymışlar Tarih İçerisinde Dördüncüsü Mürciye Burası Benim Çok Hoşuma Gitti Not Aldım Bu Mezhebin Salikleri Hariciyenin Tam Zıttı Bir İtikad Taşırlar İnsan Hakkıyla İnandıktan Sonra Ona Büyük Ve Küçük Günan Zarar Hiç Önem Vermezler Bu Bizden Hariciler İse
Bir Kimse Herhangi Bir Amelden Nokta Ayrılsa Yapmasa Küfrüne Hükmederler Aralarındaki Zıtlıyı Görüyor Musunuz Bir Kimse Herhangi Bir Ameli İşlemedi Hariciler Küfrüne Fetva Verir Öldürürler Onu Yani Birisi Böyle İşte Namazı Kılamadı Namazını Kılmadığını Hissettiği Anda Tespit Ettiği Anda Onun Katli Vaciptir Ama Mürciye İse Der ki İman Ettin Mettin Geri Kalana Hiçbir Şey Lazım Değil Yürü Git Şimdi Mürciyeci Fazla Nefse Tatlı Geliyor Bu Beşincisi Cebriyeciler Bu Mezhebin Taraftarları Da Kullardan Fiilleri Selbedi Bütün
Fiilleri Allah'a İsnad Ederler Cebriye Göre Kulun Kendi İradesi Yoktur Her İledir O Kimse İç Gidiyse Allah'ın İradesi İle Kumar Oynadı Allah'ın İradesi İle Bu Noktada Adam Öldürdü Allah'ın İradesi İledi Kendi İradesi Yok Hiç Cüz İrade Reddeder Bunlar Cebriyeci Neccariye Altıncı Fırka Bunlar Hasan İbni Muhammed İbni En Neccar'ın Tabileri Yedincisi Müşebihe Bunlar Cenab-ı Hakk'ı Mahlukata Benzetirler Bu mezheplerin Burada Tamamı 72 Etti Bunların Geniş Bir Malufat Bunlarla Alakalı Geniş Bilgi İsteyenlere Ben Bir Eser
İsmi Vereyim Oradan Araştırıp Bulsunlar Şehristan'ın El Milal Ve Nihal İsimli Eserinde Mevcut Tekrar Söylüyorum Şehristan'ın El Milal Ve Nihal İsimli Eserinde Bu Fırkalarla Alakalı Dökümanların Hepsini Bulmanız Mümkün Eser İsmi De Vereyim De Gidip Bakacak Olan Oradan Baksın İşte Burada Söz Konusu Olan Bu Mezheplerin Hepsini De Ehli Sünnet Bunları Fırkayı Dali Olarak Görmüş Hepsini De Bunlar Akaid Alakalı Sıkıntıya Düşen Kimseler Ama Fırkayı Naciye Bu Noktada İşte Kur'an Sünnet Ve Ashabın Yolunu Takip Edenler Olarak
Ayırılmış Şimdi Bu Noktada Elimizdeki Delil Şu Bu Normalde Ehli Sünnet Dediğimizin Bir Öncekileri Var Fikri Meselelerde Duran Bir De Sonrakiler Var Öncekiler Bu Hicri 300 Yıla Kadar Yaşayan Ulemanın Yolu Bunlar Ashabın Hazreti Kur'an'ın Sünnetin Ve Ashabı Resulullah'ın Davranış Biçimini Ve Söyleyişini Olduğu Gibi Kabul Edip Uygulamaya Koymuşlar Hani Selef Alimi Dediğimiz Bu Bu Noktadaki O Selefinden Kabul Edilen Kimseler Seleften Olan Müştehitler Mesela İmam-ı Azam Gibi İmam-ı Şafii Gibi İmam-ı Maliki Gibi Bunlar Selef
Buhari Gibi Bunlar Hadisçi Hadisciler İlk Tefsirciler İlk Fıkıhçılar Bunların Hepsi De Selef Hicri 300'e Kadar 350'ye Kadar Hadi Biz 250'ye Kadar Alalım 300'e Kadar Alalım Bu Zaman Zarfındaki Olan İslam Dünyasındaki Fikri Yapılanma Kur'an Sünnet Ashabın Tabinin Tebae Tabinin Dairesinde Duruyor Bunlar Suya Sabuna Fazla Dokunmuyorlar Olduğu Gibi Kabul Etmişler Olduğu Gibi Hareket Etmişler Müteşabihlerin Üzerinde Durmamışlar Müteşabihlerin Üzerinde Çok Konuşmamışlar Bir De Sonradan Gelenler Var Ehl-i Sünnetin İçerisinde
Bunlar Sonradan Gelenlerin İçerisinde İki Tane Kutup Var Ehl-i Sünnetin İçerisinde Birisi İmam Maturidi Birisi İmam Eşari İmam Maturidi Aslında İtikadi Mesele İmam Azam Bağlıdır Herkes İmam Azam Önce Yaşadığı Zanneder Bizim İnsanımız İmam Maturidi İmam Maturidi İmam Azam Sonra Yaşamıştır Sonraki Fikir Adamlarından Birisidir Sonraki Entellikterlilerdendir Türktür Kendisi Bu Normalde Türkistanlıdır Büyük Fikir Adamıdır Muhteşem Zekalıdır Muhteşem Bir Entelliktüeldir Akaidle Alakalı Meselelerde Çığır Aşmış Bir Kimsedir
Ama Cüz-i İradeyi Öne Koyan Bir Kimsedir İmam Azam'ın Yolundan Olmasının Sebebi Bu İmam Azam Cüz-i İradeyi Öne Koyar Bu Fakir Cüz-i İradeyi Öne Koyar O Yüzden Cüz-i İradeyi Sapasağlam Orta Yere Koyar Ha Fiiliyatın Üzerindeki Tecelliyat İki Kuvve Vardır Birisi Kesp İsteme Birisi Yaratma Allah'a Aittir Sözü İmam Maturidi'nin Sözüdür Bunun Gibi İmam Maturidi Kendisinden Sonraki Nerede Bu Noktada Çığır Aşmış Tabi Hepsi De Normalde Hanefi Meshebinde Bulunanların Büyük Bir Çoğunluğu Akaidle Alakalı Meselelerini İmam Maturidi'ye
Bağlamış Gerisi Eşari Eşari de İmam-i Şafi Meshebinde Yetişerekten Onun Fıkı Esaslarından Bir İtikadı Mezhep Meydana Getirmiştir Bu Normalde Ebi Musa El Eşari'nin Soyundan Gelir Sahabeden O Kimse de Bunlar da Maturidi Meshebi Şeyde Eşari Mezhebi Kuzey Afrika'da Daha Fazladır Aynı Zamanda Arabi'nin Memleketi Olan Endülüs Çok Etkilidir Eşari'ler Biraz Daha Böyle Tatlı Bir Şekilde Kaderiye'ye Kayarlar Öyle Söyleyeyim Onlar Çok Cüz İrade Yöne Koymazlar Maturidiler Cüz İrade Yöne Koyarlar Hatta Bazen Ehli Sufi'nin Bir Kısmı
Bir Kısmı Böyle Yalayaraktan Ehşarilikten Geçer Bazen Bu Tatlı Bir Şedir Ama İnsanı Hoş Eder Hani Bir Şeyi Böyle Sıkıntı Yapmamak İçin Ya İşte Ne Yapalım Onu Allah Böyle İstemiş Deyip Çıkarlar İşin İçinden Bu İnsanları Rahatlatır Biraz Bu Noktada Maturidiler Orta Asya Ve Anadolu'da Daha Etkin Yukarı Mezopotamya'da Daha Etkin Eşarilerde Aşağı Mezopotamya Ve Kuzey Afrika'da Ve Endülüs'te Etkin Tabi Bu İki Mezhep Arasında Tabi Olarak Bazı Görüş Ve Anlayış Farklılıkları Vardır Ana Meselelerinde İttifak Oldukları Kesindir
Ana Meselelerde Bu Noktada Birbirlerinden Birbirlerini Küfürle İtham Etmezler Birbirlerinden Kaçmazlar Birbirlerini Kesinlikle Ve Kesinlikle Tekfir Etmezler Ne Eşariler Maturidileri Ne De Maturidiler Eşarileri Tekfir Eder Bunlarla Alakalı Prensipleri De Sıralayıp Konuyu Bugün Bitireceğim Bu Noktada Ehli Sünnet Cemaatinin Prensipleri Vardır Bu Prensipler Olmazsa Olmaz Bir Bütün Kainat Ve Olaylar Sonradan Yaratılmadır Allah Ol Dedi Sonradan Yarattı Kainat Varlık Alemi Ezeli Değildir Bunları Önem Atfederekten Altını Çizerekten
Söylüyorum Yarın Öbür Gün Okuyacağınız Herhangi Bir Eserde Kainat Ezelden De Var Ediyorsa Hemen Altına Noktayı Koy Ezelden Yok Kainat Sonradan Yaratıldı Ve Bu Varlık Varlık Aleminin İçerisindeki Yaratıcı Yaratıcı olan Tek Varlık Allah'tır Her Şeyi Allah Yaratır Her Şey İnsanı İlgilendiren Yaratmaların Üzerinde İnsanın Etkisi Var Mıdır Evet Farklı Burayı da Altını Çizelim Allah Birdir Kadimdir Vacib Vücuttur Yani Varlığı Gereklidir Lüzumludur Kendinden Başka Yaratıcısı Yoktur Ortağı Benzeri Ve Hiçbir Vecihle Eşi Yoktur
Doğmamış Doğurmamış Zaman Mekan Cisim Ve Her Nevi Cismaniyetten Münezzehtir Kemal Sıfatlarıyla Muttasıf Eksik Sıfatlardan Münezzeh Ve Beridir Ondan Başka Tanrı İbadete Layık Mabud Ve Yaratma Müessiri Dengi Yoktur Bir Tek Allah Vardır Sebepleri Ve Sebeplerin Meydana Getirdiği Olayları Tabiata Ait Müessirlerle Yani Tesir Ve Etki Yapan Bu Tesirlerin Meydana Getirdiği Eserleri Yaratan Bütün Kainat Ve Olaylar Arasındaki Münasebet Ve İrtibatı Takdir Tayin Ve Tespit Eden Ancak Allah'tır Hiçbir Şeye Ve İsterse Peygamber Ve
Veli Olsun Hiçbir Kimseye Hulul Yani İçine Girme Buranın Da Altını Çizelim Hulul İçine Girme Etmemiştir Bütün Bütün Peygamber Ve Veliler Bizim Gibi Birer Beşer Ve İnsandır Hiçbirinde Zerrece Uluhiyet Yani Tanrılık Yani Allah'lık Eseri Yoktur Herkes Kuldur Yani Tanrılık Yoktur Hiçbir Peygamberde Ve Hiçbir Velide Her Kim Ve Her Ne Olursa Olsun Birine Uluhiyet Hükmü Yüklemek Şirk Ve Küfürdür Birisine Tanrılık Yüklemek Birisine Sen Rabb'sin Demek Birisine Sen Allah'sın Demek Birisine Bu Noktada Uluhiyet Yüklemek Küfür
Ve Şirktir Kimin Kabri Olursa Olsun Ondan Hastalar İçin Şifa Fakirler İçin Servet Kısırlar İçin Çocuk Gibi Şeyler İstemek Haram Hatta Tehlikelidir Çünkü Bunları Veren Cenab-ı Hak'tır Allah'ın Yarattıkları Değildir O Yüzden Bir Veliden Bir Mürşidi Kamilden Çocuk İstenmez Kabrinden İstenmez Biz Kabirlerden Bir Şey İstemeyiz Biz Yatırlardan Bir Şey İstemeyiz Biz Kabirlerden Rızık Dilenmeyiz İyâken Abidü Ve İyâken Esta'in Ancak Allah'a İbadet Eder Ancak Allah'tan İsteriz Altını Çizelim Kabirlere İbadet
Etmeyiz Kabirlere Namaz Kılmayız Kabirlerin Başucundan Ayak Ucundan Öpmeyiz Kabirlerin Etrafını Tavaf Etmeyiz Kabirlerin Etrafından Emekleyerekten Çocuklar Emekleyerekten Tavaf Etmeyiz Kabirlerin Kapısından Girerken Eşiğini Öpmeyiz Kapısını Öpmeyiz Kabir Ziyareti Haktır Kabirleri Ziyaret Ederiz Kabirdeki Kimseleri Vesile Ederiz Ama Kabirden Kabirden Birşey İstemeyiz Velileri Vesile Ederiz Velilerden Birşey İstemeyiz İyyâ Kelâm Büdü Ve İyyâ Kenestâin İnsanları Yaratan Allah Olduğu Gibi Onların İşlerinde Burasını Parantez
İçerisinde Almışım Ama Onların İşleri Dediğimde İrade-i Cüziyelerine Ve Kesplerine Uygun Yaratan Allah'tır Onun Kudret Ve İradesi Her Şey Kaplar Yaratırken Cenab-ı Hak Bizimle Alakalı Şeyleri Bizim Kesp İstememiz Cüz-i İrademize Göre Yaratır Biz Onu İsteriz Buraya Gelmeyi İstediniz Allah Sizin Buraya Gelmenizi Yarattı Buraya Gelmeyi İstemekle Buradan Bir Hayır Öğrenirseniz Hayır Umdunuz İnşallah Hayır Bulursunuz Cenab-ı Hak Size Sevap İhsan Eder Ben Size Burada Kur'an Ve Sünnetin Dışında Bir Şey Söyleyeceğimiz Siz
Bile Bile Geldiyseniz O Zaman Şerre Geldiniz Ama Hüsn Niyet İçerisinde Kur'an Ve Sünnet Tarihsinde Sohbet Dinleyeceğiz Diye Geldiyseniz Ve Burada Kur'an Ve Sünnete Uygun Sohbet Dinlediyseniz Sevap Kazandınız Ben De Sevap Kazanacağım Eğer Ben Kur'an Ve Sünnetin Dışında Bir Şey Söylersem Siz De Bunu Kabul Edersiniz Bile Bile Hep Beraber Hata Yapmış Günah İşlemiş Olacağız Bu Bizim Cüz-i İrademiz Benim Özellikle Allah Affetsin Üzerinde Basa Basa Durduğum Şey Sufiye Tabakası Bu Cüz-i İradenin Üzerinde Fazla Ehemmiyet Vermiyor
Biraz Eşariliğe Kaçıyor Kardeşler Zerrece Hayır Yapanın Hayırı Karşılıksız Kalmaz Zerrece Şer İşleyenin Şerri Cezasız Kalmaz Ayet Hayır Yapan Biziz Şerri Yapan İşleyen Biziz Hayırı Yaratan Allah Şerri Yaratan Allah Ama Hayırı İsteyen Biziz Şerri İsteyen Biziz Bizimle Beraber Yol Tutup Yol Yürüyecek Kardeşler Cüz-i İradeyi Kabul Edecekler Cüz-i İradesiz Bir Yol Tanımlaması Yok Bu Fakirde Burası
Önemli Namaz Kılmayı İsteriz Allah Namaz Kılmayı Yaratır Oruç Tutmayı İsteriz Cenab-ı Hak Oruç Tutmayı Yaratır Zikrullah Yapmayı İsteriz Cenab-ı Hak Bize Zikrullah Yapmayı Yaratır Hayrı Da İsteriz Şerri De İsteriz Cebriyeden Ayrıldığımız Yer Amel İmandan Bir Cüz Bir Kısım Değildir Bizim Diğerlerinden Herkesten Ayrıldığımız Yer İman Amel İmandan Bir Parça Değildir Biz İman Ederiz Herhangi Bir Ameldeki Eksikliğimiz İman
Eksikliğimizi Göstermez Bir Amelde Eksiklik Yaptıysak Amelin Konumuna Göre Ya Günah Kebari Girmişizdir Ya Küçük Günah Girmişizdir Veyahut Bile Bile Bir Haram İşleriz Bile Bile Bir Haram İşlediğimizde Yine Günah Kebari İşlemiş Oluruz Ama Haramı Helal Edersek İşte O Zaman İman Dairesinden Çıkarız Veyahut Helalı Haram Edersek Yine İman Dairesinden Çıkmış Oluruz Ehli Sünnetin İnancı İçki Haramdır Bir Kimse İçerse Küfür Ehli Midir Hayır Günah Kebari İşlemiştir Tövbe Eder Allah Onun Tövbesini Kabul Eder Bir Kimse Zina Etmiştir
Küfre Düştü Hayır O Kimse Tövbe Eder Allah Onun Tövbesini Kabul Eder Günahı Kebari Bir Kimse Küfre Ve Şirke Düşmez Bir Kimse Herhangi Bir Farzı Terk İle Küfre Ve Şirke Düşmez Bu Bağlamda Küfre Ve Şirke Düşüren Şey Haramı Helal Etmek Helalı Da Haram Etmek Veyahut Hatta Bir Farzı Reddetmek Yok Görmek Namaz Yok Demek Oruç Yok Demek Örneğin O zaman O kimse Ne yapıyor Küfre Düşüyor Allah Muhafaza Elesin O yüzden Bizim İçin Normalde Günahı Kebair İşleyenler Veyahut Bir Farzı Terk Edenler İslamdan Çıkmazlar İslamdan Çıkmazlar
Allah Bizi Muhafaza Elesin Ama Onlar Mümindir Burada Arkadaşların Kafası Karışmasın Salih Mümin Değildir Mümindir Ama Müslümandır Ama Salih Müminler Değillerdir Günah Kebair'e Devam Edenler Bir Farzı Terk Etmeye Devam Edenler Salih Müslüman Salih Mümin Değillerdir Göz göre göre Burası Da Önemli Bir Başkan Tayin Ve Tespiti Ki Buna İmam Denir İslamda Dini Termolojide İmamdır Bir Başkanın Tayin Ve Tespiti Bu Siyasi İdareci Olabilir Bu Bir Camiye İmam Olabilir Bu Bir Topluluğe İmam Olabilir Bu Bir Şeyh Olabilir Bunların
Tayin Ve Tespiti Müslümanların Üzerine Farzdır Bir Müslüman Siyasi Olarak Kendine Bir İmam Seçmekle Mükelleftir Biat Etmekle Mükelleftir Bir Müslüman Eğer Daha Önce Bir Şeyhi Var İse Bir Şeyhe İntisap Etmekle Mükelleftir Bunun Bunun Tayin Ve Tespiti Bir Şura Yoluyla Bu Hazreti Ebubekir Ömer Osman Ali Radiyallahu An Hazretlerinin Seçimleri Şura Yoluyla İki Seçme Ve Beyattır Ya da Ne Öyle Seçim Ne Ya da Ne Seçim Oldu Ne De Şura Oldu İnsanlar Toplandılar Bir Yere
Biat Ettiler Bakın Ya Şura Şuradan Bir Kimse Çıkacak Şura Yani Akil İnsanlar Toplanacaklar Mesela Sahabe Döneminde Aşeri Mübeşşere Vardı 10 Kişi Bu 10 Kişi Şura Oluşturdular Bu 10 Kişi İçlerinden Birisini Veya Dışarıdan Birisini İmam Tayin Edebilirlerdi Hazreti Ebubekir Efendimizi Tayin Ettiler Sonra İşte Birkaç Tanesi Vefat Etti Hazreti Ömer Efendimizi Tayin Ettiler Yine Birkaç Tanesi Vefat Etti Hazreti Osman Efendimizi Tayin Ettiler Hazreti Ali Radiyallahu An Hazretlerine Sıra Geldiğinde 5 Kişi Kaldılar Hazreti Ali
Efendimizle Beraber Geri Kalan Bu 4 Kişi Özür Dilerim 2 Kişi Kaldılar Bir De Hazreti Ali Radiyallahu An Hazretleri Var 3 Kişi Kaldılar Ve Bu 2 Kişi Hazreti Ali Efendimiz Tayin Ettiler Şura Olarak Herkes Bu Şuranın Kararını Kabul Etti Muaviye Sıkıntı Yarattı Bu Bir Seçim Yolu Bu Şura 2 Seçim Ümmetim Yanlışta Toplanmaz Hadis Şerifi Bu Seçim Yoluyla Şimdi Ne Diyoruz Biz Buna Sandık Yalnız Dikkat Edin Bu Seçim İslam'ın Öngördüğü Bir Şekilde Seçim Sistemi Değil Bunun Altını Çizelim Mevcut Seçim
Sistemi İslam'ın Öngördüğü Bir Seçim Sistemi Değil Bunun Altını Çiziyorum Ama Sonuçta Seçim Mi Evet Mesela Herkes Yanlış Anladı Cumhurbaşkanlığını Halk Seçsin Diye Ben O Referanduma Evet Katılmıştım Evet Cumhurbaşkanlığı Halk Seçmesi Lazım Benim Daha İleri Tabi Buradaki Düşüncem Benim İçin Valileri Halk Seçmeli Belediye Başkanlarını Halk Seçmeli Partiler Değil Belediye Meclis Üyesi Partiler Değil Halk Bunu Seçmeli Kendisi Oluşturmalı Benim Kendi Kanaatım Bu Orada Bir Meclis Kurulacaksa Halk Bunu Tespit Edecek Herkes
Adaylığını Koyabilir Bir Tavrı Tarzı Şekli Tekrar Bir Daha Elden Geçirilebilir Vali Halk Seçecek Emniyet Müdürünü Halk Seçecek Buradaki Müftü Halk Seçecek Bursa'nın Müftüsü Halk Seçecek O Müftü Atasın Çevre İlleri İlçeleri Müftüyü Atasın O Veyahut Emniyet Müdürü Halk Seçecek Seçim Ne Olacaksa Böyle Olacak Benim Nazarımda Halk Seçecek Kendimce Bu İslam'a Uygun Mu Seçim Evet Dostlar İslam Sizin Demokrasi Dediğinizden Önde
Sizi Demokrasi İle Aldatıyorlar İslam Demokrasi Dediğiniz Sistemden Önde Demokrasi İle Sizde Algı Oluşturuyorlar Aldatıyorlar İstediklerini Bizim Önümüze Koyup Seçtiriyorlar Asla Milletvekili Olabilecek Kapasitede Olmayanlar Milletvekili Oluyor Çünkü Demokrasi Dediklerine Kaç tane Seçime Parti Giriyor Dört tane Dört tane Partinin Başında Dört tane Genel Başkan Var Dört tane Genel Başkanın Tayin Etiklerini Siz Seçiyorsunuz Beni Adam
Milletvekili Olarak Görmek İster Orada Hiçbir Kimse Görmek İstemez Ben Millet Meclisine Gitsem Meclis Mi Kalır Orada Kalmaz Dağılır Ortalık Herhalde Dört yıl Boyunca Hiç konuşma Sırası Vermezler Bana Öyle Tahmin Ediyorum Diyeceğim Bu Kur'an Ve Sünnet Uygun Değil Haydi Hüra Ortalık Karman Çorman Olacak Evet Ya da Seçme Ya da Neymiş Beyat İnsan İnsanlar Toplanıp Gidip Birisine Biat Ediyorlar Sen Bizim İmamımız Ol Sen Bizim Şeyhimiz Ol Sen Bizim Devlet Başkanımız Ol Hak Bu Hak Evet İmamların Masum Yani Günah
İşlemekten Beri Olması Şart Değildir Ve İmamlar Masum Değildir Günah İşlemeyecek Kimseler Değildir Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin Haricinde Hiçbir İmamın Günah İşlememe Gibi Bir Lüksü Yoktur Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin Haricindeki Devlet Başkanlarının Günah İşlememe Lüksleri Yoktur Hepsi De Günah İşlerler Osmanlı Padişahları Buna Dahil Bizde Bir de Böyle Algı Var Padişah Peygamber Sanki O da İnsan O da Günah İşler O da Hata Yapar O da Yanlış Yapar Veyahut Bizde Öyle
Bir Şey Zannediliyor Yani Şey Şeyhler Günah İşlemez Masumiyet Karinesi Sadece Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri için Geçerlidir Geri kalan İçin Değil Evet İslam İbadet İbadetinde Kıbleye Yönelen Ehli Kıble Kimseler Ancak Dinden Çıkmalarına Sebep Olacak Tekfir Olacak Şeyleri Şunlardır Bunlara Dikkat edin Hataya Düşmeyin Allah'ı İnkar Edenler Ona Ortak Ve Eş Koşmaya Gayret Edenler Onu Erkek Ve Kadına Benzetenler Benzetmeye Çalışanlar Onu Bir Mahluka Benzetmeye Çalışanlar Peygamberliği Ve Peygamberliği
İnkar Edenler Tevatür Olu Yoluyla Sabit Olmuş Herkes Tarafından Bilinen Zarurati Diniyeden Bir Şeyi İnkar Edenler Haramlığı Veya Helallığı Katin Asla Sabit Ve Üzerinde İcma Vakı Olmuş Helala Haram Veya Harama Helal Demek Ve Böyle İnanmak Da Nedir Küfür Sebebidir İşte Bu Üç Dört Maddeni Sıraladığım Şeylerle Alakalı Bir Müslüman Bunlarda Tebliğ Edildikten Sonra Dahi İnat Ediyorsa Küfür Ehlidir Ama Bir Müslüman Bunları Darül Halk'te Yani İslamın Öğretilmediği İslam'ın Anlatılmadığı İslam'ın Yaşanmadığı Bir Yerde Bilmediğinden
Dolayı Söylenirse Onu Küfürle İtham Edemeyiz Bunun da Altını Çizelim Türkiye Türkiye Cumhuriyeti Devletinde Ve Bu Devletin Sınırları İçerisinde İslam Dini Tam Anlamıyla Öğretilemediğinden Bunun Eğitimi Verilemediğinden Ve Verilmemiş Olduğundan Dolayı İnsanların Bilmeden Küfre Düşmeleri Muhardır Bu Bilmeden Küfre Düşmelerinden Sorumlu Değillerdir Bunlara Ancak Tebliğ Edilir Yeryüzündeki İnsanlar İkiye Ayrılırlar Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Bütün İnsanlığa Gönderilmiş Bir Peygamberdir Bir İnsanların
Bir Kısmı Bu Davete İcabet Etmiş Ve Müslüman Olmuşlardır İki Bir Kısmı Bu Davete İcabet Etmemişlerdir Müslüman Adayıdır O yüzden Onlara Da Kızma Hakkınız Yok Onları Da Kötüleme Hakkınız Yok Anladınız mı Daha İleri Söyleyeceğim Daveti Henüz Daha Duymayanlar İnkar Edinceye Kadar Sizin Kardeşlerinizdir Onlara Davet Gitmedi Daha Biz Daveti Götürmekle Mükellefiz İslam Dünyası Olar Öyle Oturduğun
Yerden Hani Sasçalan Derken Sasçalanları Kötülemek İçin Söylemiyorum Sasçalıp Türk'ü Çağırmaya Benzemiyor Bu İşte Öyle Bir Şey Yok Onlara Daveti Götürmekle Mükellefsiniz O yüzden Allah Muhafaza Elesin İnsanları Bu Noktada Kötülemek Bizim İşimiz Değil Allah Muhafaza Elesin Evet Son İki Tane Daha Hazreti Ali Radiyallahu An Hazretlerinin Sözüyle Hazreti Ömer Efendimizin Oğlu Abdullah'ın Sözüyle Sohbeti Bitiriyor Bir Kimse Hazreti Ali Efendimizin Sözü Hazreti Peygamberin Sünneti İle Onun Sahabileri Ve Tabiinden Meydana
Gelen Cemaatı Severse Allah Da Onu Sever Duasını Kabul Eder İhtiyaçlarını Karşılar Günahlarını Bağışlar Kendisine Cehennemden Ve Münafıklıktan Kurtulduğuna Dair Beraat Yazılır Bu Hazreti Ali Efendimizin Sözü Tekrar Edeyim Bir Kimse Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Sünneti İle Onun Sahabileri Ve Tabiinden Meydana Gelen Cemaat Severse Allah Da Onu Sever Duasını Kabul Eder İhtiyaçlarını Karşılar Günahlarını Bağışlar Kendisine Cehennemden Ve Münafıklıktan Kurtulana Dair Beraat Yazılır Hazreti Ömer
Efendimizin Oğlu Abdullah Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Evine Rahatça Girip Çıkan Ender Sahabelerden Birisi Abdullah Dört Abdullah'tan Birisi Kim Ehli Sünnet Vel Cemaat Yolu Üzerinde Olursa Allah Onun Her Adımına On Sevap Verir Derecesinde On Kat Arttırır Allah Bizi Onlardan Eylesin Evet Şimdi Hopur Hopur Hoplayıp Zıplayacağımız Vaktiniz Var Değil mi Hakkınızı Helal Edin Geceler Bizim Artık Nasıl Olsa Yorulmadınız Değil mi Hiç Böyle Yok Diye Böyle Bir şey Çıkmadı Neyse Sizi Bağırttırmayın
Televizyonda Bazıları Bağırttırıyor Öyle Bir şey Yapmayacağım Merak Etmeyin Maşallah Subhanallah Buradan mı Başlayacağım Kim Bilerek Benim Söylemediğim Bir Şeyi Parantez İçerisinde Bu Parantez İçerisindeki Sonradan İlave Edilmez Çünkü Bu Hadis Şerifin Tam Metnini Biliyorum Ama Güzel Bir İlave Araştırmadan İncelemeden Düşünmeden Sanki Ben Söylemişim Gibi Bana Isnat Ederse Cehennemdeki Yerini Hazırlasın Hazreti Peygamber Söylemişimdeki Sözünün Sözünü
Bile Bile Kasıtlı Bir Şekilde Bile Bile Kasıtlı Bir Şekilde Onun Sözü Olmadığı Halde Sözü Söyleyem Sözünün sözünü bile bile çarpıtan onun sözünü bile bile eksilten onun sözünü bile bile fazlalaştıran ziyadeleştiren onun sözünü bile bile tebdil eden, değiştiren ben parantezi böyle yapayım kim yaparsa bunları bile bile kasıtlı cehennemdeki yerini hazırlasın ben bunu genişleteyim biraz daha bu manada söyledim çünkü normalde şimdi hadis-i şerifleri çarpıtanlar var, hadis-i şerifleri tebdil eden, değiştirenler var değiştiriyor hadis-i şerifi
hadis-i şerifin tam metnini koy oraya, tam metnini koymuyor, kardeş senden tevil istemiyoruz biz bırak ben kendi tevilimi kendim ederim veya bir başkası nasıl edecekse etsin sen ne ama tevil ettin, tevil etme hadis-i şerifi net olarak oraya al kayıtlarda nasıl geçiyorsa Buhar'da, Mislim'de, Tirmiz'de, Ebu Davut'ta, İbn-i Mace'de Sünen-i Mace'de, Sünen-i Davut'ta hangisinde geçiyorsa hangisinde geçiyorsa oradan almış olduğun hadis-i şerifi net bir şekilde koy bu herkese açık gelelim bahis konusu olan hadise Yahudiler 71 fırkaya
ayrıldılar, birisi cennete 70'i cehennemdedir, Hristiyanlar 72 fırkaya bölündüler 71'i cehennemde, birisi cennette Muhammed'in nefsi kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki şüphesiz benim ümmetimde 73 fırkaya ayrılacaktır birisi cennete 72'si cehennemde olacaktır denildi ki ey Allah'ın Resulü, onlar kimlerdir? buyurdu ki benim ve ashabımın üzerinde bulunduğu yolda olanlar, evet bu hadis-i şerifi aynı zamanda da Muaviye'ye nakleder bir de onu da söyleyelim ilim ilimdir bu aynı hadis-i şerifi 2-3 kanalı vardır bir kanalı da Muaviye'dir
Muaviye bir cemaatin içerisinde otururken kalkar, dinleyin der Muaviye müşrik zamanından itibaren devlet adamıdır devletçi bir kimsedir zekidir devletçi bir kimsedir zekidir kalkar aya der ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden böyle böyle duydum, siz duydunuz mu? evet derler aynı şekilde o da nakleder bu hadis-i şerifi bunu da bir bilgi olarak koyalım yarın öbür gün bir yerden okursanız ya Muaviye'de nakletmiş bu doğru mudur, değil midir?
de aklınızdan geçmesin öncelikle şunu söylemeliyim bu hadisin birçok rivayeti var evet Buhari Müslüm sahihlerine almamışlar evet Buhari ve Müslüm bunu sahihlerine almamış sohbetin başında söylemiştim zaten Buhari bunu almamış nakletmemiş sahihinde evet sahihlerini alan Ebu Davud Tirmizi İbn-i Mace Ahmet bin Hanbel ve birçok hadisçi çeşitli rivayetlerde bulunmuşlardır Allah razı olsun doğru Eşari Fahrettin-i Razı İbn-i Cezvi hiç kabul etmemişlerler evet bu da doğru Fahrettin-i Razı'nın İbn-i Cezvi'nin kabul etmediği doğru
Eşari'nin kabul etmediği doğru muhteşem hazırlık ya helal olsun Allah razı olsun teşekkür ediyoruz gelelim rivayetlere bir cennete gidecek tek fırkanın benim ashabımın üzerinde bulunduğu fırka cennete gidecek iki cennete gidecek tek fırkanın cemaat olduğu ki burada da bu cemaatin kimler olduğu hakkında birçok düşünce var evet üç bir diğer rivayette bir fırkanın dışında yetmiş iki fırkanın cennetlik olduğu hadise cezalandırılacak herhangi bir fırkanın olmadığıdır bizi bekleyen bir sorun da bu rivayetlerin birinde hemfikir
olsak da yetmiş üç fırkanın isimleri yetmiş üç sayısıyla ilgili farklı anlayışta doğru ancak kurtuluş eden fırkanın bir tane olup geriye kalanların hepsinin cehennemlik olmasını islamın tanığı düşünce hürriyetiyle açıklamak pek tutarlı görülmemekte eyvallah ümmetin yetmiş üç fırkaya ayrılıp yetmiş ikisinin cehenneme sadece birinin cennete gideceğine dair rivayetler ile kaderiyenin ümmetin mecusileri olduğu haricilerin okun yaydan çıktığı gibi dinden çıktıkları şeklindeki hazreti peygambere nispet edilen rivayetler
ortaya tekfir problemini çıkarmıştır muhteşem hazırlık Allah razı olsun gerçekten bundan sonra böyle konu belirleyelim bir hafta öncesinden güzel çalışmalar oluyor soru bir Bediüzzaman Said-i Nursa Hazretlerine Arabinin füsusunu getirmişler müthiş zeka kitap okuyor tabi böyle Arabinin füsusunu açmış hemen bir sayfayı gözden geçirmiş demiş bu beni biraz eğilecek terletecek demiş bu beni biraz eğilecek bu beni
biraz terletecek demiş bunca girişten sonra bu beni biraz eğilecek getir dilim damam kurudu Hazreti Peygamber'in bu derece ve yerdiği ve cehenneme gideceğine haber verdiği bu fırkaların müntesiplerinin iman noktasındaki durumları nedir Gazali onlardan bir fırka vardır ki kesinlikle cehennemliktir ve kurtuluşları yoktur bunlar zındıklardır der ve ilave ederek diğer bir fırka vardır ki onlar hesaba çekilmeden cennete gidecekler diyerek uzlaşıcı bir yol izlerken Bağdadi 72 fırka mensuplarının müslüman mezarlığının gömülmemesi
cennaze namazlarının kılınmaması kestiklerinin helal sayılmamasına kadar sert görüş sahabidir sahabidir Bağdadi öyledir evet soru 2 insanlar hissiyatı ve davranışları ile değil yalnızca tabi olduğu görüşlere göre mi yargılanacak bir hadis ölçeğinde geliştirdiği bir takım izahlarla kimin cennette kimin cehennemlik olacağına dair hüküm verme yetkisini kendinde mi görecektir bu yaz alıntılar içerir bu yazdaki hadisler belgeli ve zincire bağlıdır evet Allah razı olsun hadislerin hepsinde zincirinin var olduğunu Cenab-ı Hak'a
hamdolsun biliyorum teşekkür ederim notun için ayrıca evet ben böyle biraz da kısa kestim sohbeti kısa kesmemin sebebi bu soruların hazırlandığından haberim vardı bunlara da zaman ayırarak bir temel atalım o temelin üzerine sohbeti tamamlayalım istedim biraz belki de vaktinizi fazla alacağız ama ve lakin gerçekten de bu meselelerin aydınlığa ulaşması lazım hadis kritercileri hadis hafızları hadis muallimleri öğretmenleri hadis alimleri bilhassa eskiler Buhar'inin ve Müslümin Buhar'inin ve Müslümin kendisine ölçü olarak
almadığı hadislerin üzerinde daha farklı bakarlar o yüzden İslam dünyası biraz daha bu hadislerin üzerine Buhar'in Müslüm hadislerinin üzerine kuruludur diyebiliriz o yüzden bir hukukta muamelatta işte nikah bozulmaydı boşanmaydı alışverişti kiraydı işte cezalardı uygulamaydı bunlarla alakalı meselelerde daha fazla Buhar'i Müslüm hadisleri kullanılmıştır bu hadis-i şerif yani ümmetim 73 fırkaya bölünecek 72'si dalilededir birisi nacidir hadis-i şerifini Buhar'i Müslüm almamış ama Buhar'i Müslüm almamış deyip de sahihliğinde
şek şüphe etmiyorum ben çünkü Terbizi Ebu Davud İmam Hanbel gibi hatta İbni Numayin var Darimi var bunların içerisinde bunların aldıkları hadislerde sahih değildir deme noktasında değilim ama burada onların ince bir perdede şerh düştüklerine inanıyorum ama bu hadis-i şerif var bu hadis-i şerifin üzerinde de tekfir meselesi çıkmış İslam dünyasında ve İslam dünyası 300'lerden sonra birbirlerini tekfir etmeye başlamışlar hemen bir yere atlamak istiyorum burada şu hani kaderiye'nin ümmetin mecuseleri olduğu haricilerin
okun yaydan çıktığı gibi mesela haricilerin okun yaydan çıktığı hariciler Hazreti Ali radiyallahu an hazretlerinin zamanında olan olayla ama bu haricilerin de okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar bu har-i müslüm adisi değil bu da örnek bu da işin başka tarafı bunun gibi bu hadis yoktur demiyorum böyle bir şey söylemem asla ama bunun gibi bu hadis şerifin üzerinde de ince bir şerh perdesi var bu har-i müslümün işte buradan hareket ederekten la ilahe illallah muhammedin resulullah diyen bir kimseyi tekfir etmenin
uygun olmadığı düşüncesindeyim bu noktada kurtuluş yolu olarak Kur'an sünnet Kur'an sünnet dairesinde özellikle durmamın bir sebebi de bu zaten fırkayla alakalı meseleler İslam'ın 300 yılından sonraki meseleler İslam'ın ilk 300 yılına baktığımızda fırkayla alakalı meseleler çok yok insanlar işte az önce saydığım gibi birkaç tane büyük bir fıkıhçı var o fıkıhçıların veyahut İmam-ı Azam Hazretleri'nin hocası İmam-ı Cafer gibi zatların zatlardan
almış oldukları ilimlerle ayakta duruyorlar ve bu ilmi alanlar asla birbirlerini tekfir etmiyorlar ama ne zaman öncekiler bitip sonrakiler başlayınca ve sonrakiler akaitle alakalı imanla alakalı meselelerin üzerinde fikir yürütmeye başladıklarında tekfir meselesi çıkıyor ve şu anda ümmetin içerisindeki en büyük handikaplardan birisi tekfir asıl ümmetin bencesi ümmetin halletmesi gereken en büyük problemi fırkalardan doğan tekfir meselesini halletmesi ve bunda ön fikire bunda saplanmış bir düşünceye sahibiz bu ümmetin
iyice parçalanmasına iyice birbirini didiklemesine iyice birbirini hançerlemesine sebep oluyor bu meseleden yaralıyım bu meseleden de kurtuluşu direkt meseleyi merkezinden almak direkt Kur'an ve sünnete ve ashabın davranış biçimine dönmeyi buluyorum en azından bir birisinin başka bir düşüncesi ve fikrini tekfir etmeden dinlersek fikir ve düşüncenin daha rahat konuşulabileceği bir İslam dünyasının olacağına inanıyorum isabet ederse on sevap isabet etmezse bir sevap bu muhteşem bir teşvik ama bir tarafta teşvik görürken
bir kimse peygamberinden teşvik görürken kendi inan sahipleri tarafından tekfir edilmesi çok kötü burada meseleyi toparlayarak soruya cevap verirken iman noktasındaki durumları nedir dendiğinde benim nazarımda bir kimse la ilahe ilallah Muhammeden Resulullah dedi dedi iman etmesi gereken unsurlara iman ettiyse biliyorsa onun tekfir edilecek bir tarafı yoktur ben tekfir edenlerden olmam aynı bu tarzı imam azamda da görmek mümkündür imam azam kendi zamanındaki tekfircileri gördüğünden dolayı tekfir etmeyi yasaklamıştır
kim la la ilallah Muhammeden Resulullah diyeni tekfir ederse asıl o küfür ehli olarak gider der hadis-i şerif de vardır bu noktada onu da nakleder o yüzden sorunun birinci kısmında olan Hazreti Peygamber'in bu derece yerdiği ve cehenneme gideceğini haber verdiği bu fırkaların müntesiplerinin iman noktasındaki durumları nedir sorusunda Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri 73 fırkaya bölünecek derken bunun 72'si delalette derken delaletle alakalı meselenin imanla alakalı meseleleri tekfir eden inkar
edenler için bunu söyleye bileceğini düşünüyorum bu esaslar da belli iman Allah'a meleklerine peygamberlerine kitaplarına din gününe hayrın ve şerrin Allah'tın yarattığına tekrar hesaba çekileceğine cennete ve cehenneme kaderin varlığına iman etmesidir eğer bir kimse bu iman esaslarını reddetmediyse farzlardan bir şeyi reddetmediyse helalı haram etmediyse haramı helal etmediyse o kimsenin iman ehli olduğuna inanıp tekfirden uzak durmaya gayret ediyorum ve bunun doğru olduğuna inanıyorum kendi dairemde o yüzden bu ilim olarak
sıraladım 72 fırkayı Bağdadi sıralamış zaten Bağdadi'yi de almış kardeş zamanın ünlü ülemasıdır çok serttir kendisi suyu sert bir kimsedir ben de ondan aldım 72 fırkayı o şey almış sıralamış ben de onun sıralamasını almıştım zaten Ebu Davud'un tercihmesinin başında olması lazım bu içinde olması lazım bu noktada kardeşlere söyleyeceğim söz şu siz hangi mezhepten hangi mezhepten hangi fırkadan adını ne ile dillendiriyorsa dillendirsin La ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyorsa imanın ve İslam'ın şartlarında bir söz
söylüyorsa bilmeden bunu da söylemiyorsa siz onları tekfir etmeyin kimseye sen kafirsin deme tekfir etme bu bize düşmez bu insanlara da düşmez soru 2 mesela Bağdadi'nin fetvası bu 72 fırka mensuplarının Müslüman mezarlığına gömülmemesi cenaze namazlarının kılınmaması kestiklerinin helal sayılmamasına kadar sert görüş sahibi evet halbuki geçmiş ümmetlerden bir hadis nakleder Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri etrafında kötü olarak bilinen bir kimse vardır o kimse bir veliye gider bir mürşide gider
der ki benim kurtuluş ümidim hiç yok mu ben önce alim gezdim onca hoca gezdim herkes bana kurtuluş ümidin yok dediler o sufi o veli ona bakar der ki şu şehir der iyilerin yaşadığı şehir sen git oraya da der bu hayatının geri kalanını orada geçir umulur ki Allah der seni affeder o kimse o tarafa doğru yönlendiğinde ölür ölünce iyilerin şehrindeki insanlar der ki bu bize ait niçin bu çünkü yönü bize doğru döndüğünde ölmüştü kötüler derler ki bu bize ait yıllardır bizim şehrimizde yaşadı bu cenazeyi biz alacağız mesela
o arif zata o bilge kişiye arif ya orada duruyor ona derler ki sen bize bir akıl al o da der ki arşınlayın hang nereye yakınsa o alsın cenazeyi der hadisi kudüsüde der ki Allah arşınlarken cebrail'i emretti iyilerin şehrini o kimseye yakın et dikkat edin şehir iyilerin iyi kimsenin o koca şehir iyi kimseye doğru yaklaştırılır ve o iyi kimse iyilerin şehrine gömülür bu da hadisi kudsi demek ki bir kimse bilmiyorsa da bilmiyor arkadaşlar 150 yıllık din cehaleti var bilmiyor insanlar birilerini küfürle
itham etmek kolay o yüzden biz kimse küfürle itham etmeyelim etmeyelim sakın Allah muhafaza eyleyesi soru 2 yani sorunun cevabı bu fırkaların müntesiplerinin iman noktasındaki durumları nedir diye sorunun cevabı la ilahe illallah muhammedun resulullah diyorlarsa imanın kendi bildiklerince ve islamın şartlarını kabul ediyorlarsa benim onları cehennemlik görmek gibi şansım yok ben onları iman ehli olarak görüyorum soru 2 insanlar hissiyatı ve davranışları ile değil yalnızca tabi olduğu görüşlere göre mi yargılanacak
bu hadis ölçeğinde geliştirdiği bir takım izahlarla kimin cennetli kimin cehennemlik olacağını dair hüküm verme yetkisini kendinde mi görecektir bu hüküm verme yetkisi hiç kimsenin elinde değildir bu Allah'ındır kimin cennete gideceğini kimin cehenneme gideceğini Allah bilir bir kimse niyetlerine göre muamele görür niyet o kimsenin hissiyatıdır duygusudur bu fakir niyete önem verir muhakkak amel önemlidir ama amelin bu noktadaki özü çekirdeği içindeki ruhu niyette saklıdır bir kimse buraya gelmiştir biz niyet okuyucu
değiliz herkese deriz ki sohbete geldi semaya geldi zikre geldi birisinin içindeki niyet bir kadına görünmekse onun kendi işidir bir kadına görünmek için gelen bir kimse kadına görünmek için geldi hiçbir şey almadan gidecek biz niyet okuyucu değiliz o yüzden imam-ı azam hazretleri de bu konuda çok ehemmiyet göstermiş ameller niyetlere göredir demiş hadis-i şerif bu zaten ve niyeti önde tutmuşlar sizin niyetiniz oruç tutmak ise ve orucun şartlarını yerine getirdiğinizde oruç tutmuş olursunuz ama sizin niyetiniz oruç tutmak
değilse zayıflamaksa siz zayıflamak için aç kalmış olursunuz niyetiniz sizin rejim yapmak için oruç tutmaksa o zaman sizin oruçtan bir şey beklemeyin bunun gibi İslam İslam Cenab-ı Hak der ki Allah sizin suretinize değil siretinize içinize bakar yani sizin niyetinize bakar niyetiniz neyse onu bulursunuz o yüzden bu manada insanlar hissiyatı ve davranışları ile muamele görürler bu o kimsenin iman ve İslam dairesinde duruşu duruşu hissiyatı ve duyguları ve amelleri ile bağlantılıdır biz birisi için İsmailiye mezhebinden
olabilir İsmailiye mezhebinden olan bir kimse Kur'an'a sünnete ashabın yoluna takip ediyorsa kendince adı İsmailiye mı biz onu İsmailiye mezhebindensin sen deyip de küfür ehlisin diyemeyiz cehenneme gideceksin de diyemeyiz ben diyemem ben hiçbir mezhep sahibini sen cehennemliksin diyemem bunun fetvasını veremem bu benim işim değil benim felsefi olarak durduğum noktada değil Allah beni affetsin çok değerli kimseden
cehennemden yanına gittin bu noktada benim kendimce durduğum nokta şu eğer meşhur hadisçiler bunları kabul ettilerse ben kabul ederim bu benim sorunum değil zaten yok hani yok hani Tirmizi Ebu Davud İbni Mace kabul ediyor ya bunlar da o meşhur hadisçilerden İbni Nuaym kabul ediyor Darimi kabul ediyor bu noktada bunlar kabul edince yani meşhur altı tane hadisçi var Buhari Müslim Tirmizi İbni Mace İmam Davud İmam Nesai normalde bunların içerisinden mesela bunlar kabul ettilerse hatta iki tanesi üç tanesi bunda ittifak ettiyse
benim için sıkıntı yok kendileri düşünsünler ben o hadisleri kabul etmeme gibi kendimi o noktada koymam ama kendimce bir ince bir perde düşerim oraya ince düştüğüm perde şu Buhari Müslim kabul etmiyor hadisçilerin evvelidir İmam Buhari hatta bu noktada hani Buhari'den sonradır Müslim Ebu Davud İbni Mace Darimi filan onların hepsi de sonradır ama burada Buhari Müslim kabul etmiyorsa Müslim de Buhari'den sonradır zaten Buhari'nin kabul etmediği hadislerin üzerine muhakkak ilim ama bu birileri onun ilmine irfanına ermiş
tabanına ermiştir kendilerince kabul etmişlerdir ama ben mesela özellikle bir şeye fıkıh edeceksem hüküm vereceksem benim için Buhari Müslim ayrı bir yer teşkil eder hatta ayıp söylemesi bende Buhari Müslim hadislerinin toplandığı ayrı bir hadis kitabı daha var sadece o Buhari Müslim hadisleri vardır onda başka hiçbir hadis yoktur onda ben bir şeye bakacağım zaman ilk önce Buhari Müslim hadislerine bakarım ondan sonra kötü bir siddeye bakarım yani hadis imamının olduğu şeye bakarım sonra diğerlerine bakarım ama bu noktada
evet bu hadis-i şerifin üzerinde değişik rivayetler var bazı rivayetlerin içerisinde bazıların zayıf noktaları var raviyelerin içerisinde sen iyi araştırmışsın Allah razı olsun mesela iki tane hadis geldisinin içerisinde her ikisini de rivayet edenlerden böyle çok teknik bir sohbet oldu hakkınızı helal edin ama her ikisinde birer tane hadisçilerinin nakledenlerin içerisinde zayıf halakalar var o zayıf halakalardan dolayı Buhari zaten almıyor o zayıf halaka iki tane şahıs var isimler aklıma gelmiyor şimdi baktığımda
o iki tane zayıf halakadan dolayı Buhari imam Buhari bu hadis-i şerifi almamış müslüm de almamış oku iki zayıf şahıstan dolayı zayıf şahıs ne biliyor musunuz arada rivayet eden böyle ufak tefek yalan söylemiş bunu söylemek istemiyordum da şimdi yani hakkınızı helal edin kafanızda bir şey kalmasın diye söyledim böyle bir duyum almış Buhari yani işte örnek kendi nefsimi koyayım Mustafa Özba bazen arada yalan söylerdi bunu duymuş ya Buhari almamış hadis-i şerifi durun saatlerce düşünürsünüz bunu okuduğunuzda bu hali var
hadisin geldiği yarım sayfa tutuyor zaten hadisin geldiği ilk başlangıcından itibaren başlıyor o ondan mesela içinde yazar bazen o ondan yazılı senetle o ondan yazılı senetle o ondan yazılı senetle bakın bu hadisler daha farklıdır hadisler farklı farklıdır yazılı senetle olan hadisler vardır hani sahabeden birisi geliyor ya Resulallah diyor senin sözlerini ezberlemekte zorluk çekiyorum sağ elinden sağ elinden yardım al diyor güç al yaz yani sahabenin döneminde yazılan hadisler var o yazılı hadis birisine naklederken
o da yazılı olarak naklediyor senet yazılı kim nakletmiş örneğin işte Ebu Hureyre yazılı kendisinde o yazılı olarak naklediyor kime şuna o yazılı olarak naklediyor şuna o yazılı olarak naklediyor buna yazılı evraklar var vesikalar var ellerinde Buhari'de böyle hadisler var birisi böyle Buhari'yi küçük görünce önemsemeyince o kadar çok üzülüyorum ki mesela bu Hadis-i Şerif'le alakalı Buhari'de Buhari'de bunun geniş bir girdisi var Hadis-i Şerif Buhari'nin almayışına sebep Buhari'de yazı da var bunda hadis alimleri Buhari'nin
o yazısını almışlar Buhari'nin neden bunu almadığını da kendileri söylemişler ama demişler ki biz aldık evet burada şimdi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bunu söylemedi diyemem ben çünkü normalde dört tane beş tane büyük hadis alimi eserlerini almışlar bu hadis-i şerifi yok hükmünde görmemiz mümkün değil hadis mantığı hadis kriteri açısından söylüyorum bunu hadis kriteri açısından söylüyorum ama buna böyle orta yol bulma noktasında değilim gerçekten ve gerçekten kendimce kendi inancımı söylüyorum
bu tip meseleleri konuştuğumuzda bu daha da meydana çıkıyor orta yere çıkıyor orta yere çıkan şey şu orta yere çıkan gerçek şu din Kur'an sünnet ve ashabın yoludur şimdi bunu benim bu hafta devam etmemin sebebi de bununla alakalıydı bu aslında çok giriş sıkıntılı bir mesele çok konuşulan bir mesele değil bu böyle çok konuşulan bir şey değil ama insanlar habire birbirlerini tekfir ediyorlar bu tekfirden kurtulmanın yolu Kur'an sünnet Kur'an sünnet ve ashabın yolunda durmak evet bir mezhebimiz olsun o mezhebe göre amel edeceğiz
ibadetlerimiz edeceğiz bunlar ayrı şeyler haklarınızı helal edin bunları hızla geçeyim vaktinizi daha fazla almayın inşallah ben bursa'da bir otomobil fabrikasında çalışmaktayım bu fabrikada namazı tam vakit girdiğinde çalışmakta olduğumuz bölümün amiri namaz kılan arkadaşları birlikte salmıyor sırayla gidiliyor vakit girdiğinde bir saat sonra da namaz kılan oluyor doğru olan yapmamız gereken nedir bunu öğrenmek istiyorum bu kendince bir yol bulunmuş doğru bu noktada öğlen namazını cem edip sıkıntıyı bu şekilde de
giderebilirsiniz öğlenle ikindiyi cem edebilirsiniz sakın böyle diretip de ben namazı vaktinde kılacağım deyip de direnmeye girmeyin kızacaklar şimdi gene bana bundan dolayı bir yere bir şeyin günah olduğunu bile bile gitmek ve ondan son anda vazgeçip onu yapmamak bu olayın günah veya sevap boyutunu anlamak istiyorum bir şeyin günah olduğunu bile bile gidiyorsun gittiğin yerden geri döndün hem gittiğin adımı hem geri döndüğün adımı Allah sevap yazdı annemle babam kısmetse Ocak 21'de Ümrü'ye gidecekler dualarınızı istiyoruz
Allah yardımcıları olsun Cenab-ı Hak kabul etsin inşallah annem babam TV'de Kur'an dinliyorlar uzanarak konuşarak ben uyarıyorum yanlış mı yapıyorum hocam 16'sında uzman erbaşlık için sınavım var dua eder misiniz demiş boşlar yatarak da Kur'an-ı Kerim siz Allah'ı yanlarınızın önüne yataraktan ayaktayken zikredin ayet-i kerimesinin içine katalım oy kullanarak Allah'a şirk mi koşmuş oluruz açıklayabilir misiniz ne alakası var ki iyi daha iyi daha iyi seçmekle mükellefiz tam anlamıyla sofi olmak için nereden başlamalır
neler yapmalı tövbe nasıl edilir estağfurullah el azim günah işlemi bıraktın tövbe ettin tam anlamıyla sofi olmanın yolunu bulursan bana da göster inşallah tam anlamıyla sufi olmanın yolu hadisi kutsi farzları yerine getir nafilelerle Allah'a yaklaş ve Allah'ı sev bir Müslümanın ümitsizliğe kapılması ve sürekli olumsuz düşünmesi vesveseden midir evet yoksa psikiyatrik bir durum mudur vesvese psikiyatrik bir durum zaten bunu nasıl aşarabilirim olumlu düşün ahirette mizana çıktığımızda sevaplarımız ağır geldiğinde direkt cennete mi
gideriz evet son zamanlarda Avrupa'da özellikle Fransa'daki terör olayları İslamufobi'nin doğmasına sebep oldu siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz ha yani hiç İslam dünyasına düşman değillerdi yeni mi oldular 118 sefer biz mi geldik buralara onca haçlı sefer yapmışlar yeni mi oluştu bu değil gönül arzu eder ki dünya üzerine hiç kan akıtılmasın böyle bir sözler var ya televizyonlarında çıkarlar 2015'te ne diliyorsun hiç savaş olmasın barış olsun mümkün değil şeytan bir taraftan
bir ateş yakacak gönül böyle arzu eder ama bu olması mümkün değil biraz empati yapacak batı batı empati yapacak biraz nerede birisi öldürülüyorsa batı bu kadar neden gidip de Güney Afrika'da veyahut da Noamard'a mı ne orada bir terör İslami terör örgütü var bir de o var yani orada insanları katlediyor katlediyor insanları din adına katlediyor orada yürüyüş yapsalar ya Paris'te toplanıp yürüyüş yapmak ne kadar güzel hadi toplansınlar hadi Gazze'de yürüyüş yapsınlar Gazze'de terör devleti var devlet teröristtiriyor
yerle bir ediyor Avrupa'da Avrupalılar Gazze'de yürüyüş yapsalar ya Çin'de yürüyüş yapsalar ya ne o bir Hristiyan uzak doğuda vardı oradaki keşişler oradaki Müslümanları cayır çatır çatır kesiyorlar boyuna hadi orada yürüyüş yapsınlar olmuyor işte Türkiye'de yürüyüş yapsalar ya aynı Fransızlar aynı Avrupalılar askerimizi polisimizi şehit edenleri kendi bağırılarında beslemiyorlar mı hadi Diyarbakır'da yürüyüş yapsınlar silahlar sussun diye geçen haftaki konuşmanızda
nikah için icap ve kabul gerek dediğiniz şahitlerde olması gerekmiyormuş şahitler Hanefi'ye göre o esnada şart değil şahitlendirilmesi şart yalnız ama o esnada şart değil birbirleriyle evlenmek isteyen çiftlerin evlenmeden önce birbirlerine bekaret konusunu sormaları dinimiz açısından caiz midir evet namaz Allah'la konuşmak mıdır bir şekilde evet neden bilinmek istedi neden bilinmek istemezsin ki sen Allah olsan bilinmek istemez miydin sen kul kan bilinmek istiyorsun neden türlü türlü giyiniyorsun neden türlü türlü
süsleniyorsun neden saçlarını değişik modellerde kesiyorsun neden sakalını her gün fönlüyorsun Hacı Mehmet iyi taramışın saçları benden öğrenin Adem Aleyhisselam'ın sünneti o böyle yaparmış ondan da İsa Aleyhisselam öğrenmiş İsa Aleyhisselam da iki eliyle böyle yapıyor biraz da şataat yapayım o da benim hakkım olsun sen de öyle yap diyor ben de öyle yapıyorum seviyor böyle benim sakalım gibi bırakmışsın sen de diyor öyle yap ondan oluyor benimki ama muhabbet oldu ha değil mi manevi rüyalar kurulan hayaller sonucunda mı
görülür olabilir yoksa Allah ihsan ve lütuf mudur evet zikir anındaki hallerde aynı durum geçerli midir evet rüyada Hazreti Ömer'e verilmek üzere bir emanet aldım bu emanet teslim mi edilmeli rüya sadece yorumlamalı mı o sen ne güzel işte rüyayı yormuşum bile git teslim et inşallah göründüğüm gibi olamıyorum olduğum gibi görünsem de bu benim ve çevrem için iyi olmuyor ne yapmam gerekli bu Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti'ni gocatan sure ey habibim ya göründüğün gibi ol ya olduğum gibi görün ayet-i kerimesi
bir gecede sakallarına saçlarına aklar indirmiş insan nefsine karşı rüaya düşer mi düşer eşin borç verdiği ablasından küsel darılır diye isteyemiyor benim konuşmam doğrulur mu hayır elleme kendisi istesin nasıl verdiyse elleme kendi başını kendisi yaksın karışma hiç ablayla kardeşin arasına girilir mi sakın gelin uzak dur bundan perşembe akşam sohbetinizde Allah'a bir adım atmak farzları yerine getirmektir 10 adım atmak nafileleri yapmaktır buyurmuştunuz 100 adım atmak nedir anlayamadım bilgilendirirmişsiniz sevmek
ve ona koşmak hakkınızı helal edin geceniz hayır olsun sürçülisan ettiysek affola el fatihama selamat amin

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi