Üstad Mustafa Özbağ

1 Ocak 2011 - Karabaş-i Veli Tekkesi

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 3 Temmuz 2012 · 59:18

Allah gecenizi hayır etsin, inşallah. Cenâb-ı Hak Gürtücünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, inşallah. Nefesinizi hayırlı eylesin, inşallah. Namazı ifsad edip bozan hareketleri bize açıklarsınız. Namazı bozan şeyleri yok. Elinizde küçük bir ilmi hal alsanız, Ömer Nasûr Bilmen'in veya Fikri Yavuz'un veyahut da iki ciltlik emanet ve ehliyeti alsanız, dört ciltlik el hidayeyi alsanız, bunları oradan bulabilirsiniz. En basit, Diyanet'in bir fıkıh ilmi halini alsanız, oradan da bulabilirsiniz. Namazı ifsad eden şeyler. Tabi bunların hepsi de zahiridir. Ve kimse kasten kıbleden,
namazın dışında bozan şeyler, işte kasten kıbleden başka bir yerine yönerse, işte herhangi bir farzı isterk işte kasten. Namazın içinde, namazın dışında. Bunlara girmeyeceğim şimdi. Hızır aleyhisselam yolda giderken, bir bakmış ki, çobanın birisi yukarı doğru tepeye, küçük bir tepeye çıkıyor. Oradan yuvarlanarak aşağıya iniyor. Sormuş çobana, ne yapıyorsun demiş?
Namaz kılın. Hızır aleyhisselam ona demiş ki, namazları kılmaz ki. Demiş, nasıl kılınır? Demiş, bir güzel abdestini alacaksın. Hades'ten taharet, necasetten taharet. Ondan sonra kıble bu tarafta, kıbleye doğru yönerceksin. İşte ellerini kaldıracaksın, kulak memelerine kadar, kulak memesine dokunur dokunmaz, hizasına gelir gelmez, kaldıracaksın. Allahu Ekber bize tekbir getireceksin.
Kıyamda duracaksın. Kıyamda duracaksın, kıyamda durmak farz. Fatiha, Şerif'i okumak vacip. Ondan sonra rüküye gideceksin. Rükuda üç sefer, Subhane Rabi'ye azim demek. Veya o kadar, üç sefer duracak kadar, üç sefer Subhanallah diyecek kadar, Rükuda durmak. Ondan sonra tekrar kıyama kalkmak. Ondan sonra yeniden secdeye gitmek. Yine secdede üç sefer, Allahu Ekber, Subhanallah gibi zikirle alakalı durmak. Ondan sonra tekrar kıyama kalkmak. Sonra yine rükû, sonra yine secde.
sonra tahiyyat miktarı kadar oturmak. Ondan sonra sağına soluna selam vermek demiş. Namaz böyle. İyi belledin mi demiş çobana, belledin demiş. Hızır Aleyhisselam yürümüş tabi. Çoban Allahu Ekber demiş, namaza durmuş. Ya ben nasıl kılacaktım namazı ya demiş. Koştur Allah Hızır'ın peşinden. Tabi Hızır Aleyhisselam bir Peygamber, Cenab-ı Hak mucizesiyle onu donatmış.
Dicle'nin üzerinden yürüvermiş Hızır karşıya. Çoban Dicle'nin üzerinden koşa koşa geliyor. Nehri üzerinden. Hızır Aleyhisselam bir bakmış ki, çoban suyun üstünde koşuyor. Ey ihtiyar amca, dede, zar filan işte seslenmiş, dönmüşsünüz. Demiş buyur. Demiş şu namazı bana bir daha tarif et ya. Ben demiş nasıl kılacağımı karıştırdım. Demiş dön geri bildiğin gibi kıl.
Namazın tadili erkanı namazın vaciplerinden. Ama sen namazdayken namazdaysan, namazdaysan sen, senin rekatına, secdene bakacak kimse yok. Eğer sen namazdaysan, eğer sen namazdaysan sen rekatını mı sayacaksın namazda?
Sen namazdaysan kaç rekat kıldığına ne kadar rükuda kaldığına mı bakacaksın? Namazdaysan namaz, namaz dinin direği. Namaz, İslam'da son kale, imanla son kale. Sureten namaz kılıyorsan aman dikkat et. Farzına, vacibine.
Bu sohbetinden sonra hoca da bilmem kimlere benzedi. Ondan sonra farz-ı vaci önemli değil dedi deme ha, fitneye düşme. Hakkımda da suizan etme. Hakkımda da iftira etme. Ama namaz kıl. Tüm anlar namaz kılmıyorlar. Namaz, insanı kötülükten alıkoyan şey. Namazı kılıyor, dedikot ediyor. Namazı kılıyor, gıybet ediyor. Namazı kılıyor, içki içiyor. Namazı kılıyor, kumar oynuyor. Namazı kılıyor, ful iş yapıyor. Namaz kılıyor, arkadaşlarına zulmediyor. Namaz kılıyor, etrafına zulmediyor. Namaz kılıyor, alışverişinde zulüm var. Namaz kılıyor, ailesine zulmediyor. Namaz kılıyor, kocasına zulmediyor. Namaz kılıyor, eşine, çocuklarına, komşularına zulmediyor.
Namaz kılıyor, annesine, babasına zulmediyor. Namaz kılıyor, kayınpederine, kayınvalidine zulmediyor. Ve Müslüman, ki Allah Resulü sallallahu ayeti kerime dedi ki, namaz insanları kötülükten alıkoyan. Hazreti Resulullah dedi ki, sallallahu aleyhi ve sellem hazreti, evet namaz insanları kötülükten alıkoyan. Ayeti kerimeyi aynı şekilde tesir etti. Külük niye o zaman? Namaz kılmıyoruz. O zaman o ev, o caddede, o sokakta namaz kılınmıyor. O zaman o bedende, hepsi de namazda ama hepsi de namazda. Bu bizim zahiren bakacağımız bir şey.
Namaz kılarken kime fitne düşünüyor, kime kötülük düşünüyor? Aklı nerede? Gönlü nerede? Senin gönlünde ne varsa namazı ona kılıyorsun sen. Beytullah'a dön. Güzel. Kıblen hangi erkek kıblen?
Hangi para kıblen? Hangi makam kıblen? Nefsinin hangi tarafı zayıf kıblen? Gönlüne bak, kıbleni bul. İçine bak, kıbleni bul. İçini dinle, kıblen nasıl namazını kılar? Tefekkür edecek şimdi. Yatsıyı kıldın, yatsıyı kılarken de ne iş yaptın? Ne kadar aldın, sattın? Ne kadar borç ödedin? Ne kadar alacak tahsil ettin? Kimi dövdün? Kimi sövdün? Namazdayken, namazdayken. Dışın namaz kıldın. Söyleyecek bir lafımız yok. Allah namaz kılanlardan eylesin. Sakın bazı bozuk tasavvuf meşeplilerden olduğumuzu zannetmeyin.
Biz namazı gönlünden kılanlardan değil öyle yerler ya. Ben onlarla da sohbet ederim. Biz daim namazdayız. Yani ezan okundu, o namazdan gerek yok. O daim namazda. O secdeye gitmeyecek. O daim namazda. O küstah Hz. Resulullah'tan fazla dinler. O kafalı, bütün peygamberlerden fazla imana sahip. Onlar secdeye gitti ya. O daim secdede. İnsanların içinde secdeye gitmeyecek. İnsanların arasında namaz kılmayan kimse, farkları kılmıyorsa, kibrinden kılmıyoruz. Namazı terk eder. Müslümanlar kibirli müslümanlardır. Kibirlerinden dolayı namazı kılmazlar. Kibirlenenler de asla cennete giremezler. Kibirlenenler de asla cennete giremezler. Bir sürü bahanesi var.
Tek bahane var. Kibirinden kılmıyorsun. Bilmiyorum. Kardeşim rüku secde yap. Allahu ekber de rükuya git. Allahu ekber de secdeye git. Kıyamakak illallah vesulü de. Namazın namazın. Tahiyyat miktarı kadar la la illallah. Süt içme der.
Sen namazı kıl, namazı sev. Kaldiveni olarak. Namazı kendine büyüğüne Allah'a ulaş. Tabbine kavuşmak için vesileler arayın. Hayır. Namaz bir vesile. Rabbini sevdiğine gösterge. Rabbine kavuşmak istediğine bir gösterge namaz. Yalvarış. Namaz bir dua alemde yürüme. Allah'la sohbet etme. Dualaşma.
Müminlerle niyazlaşma, dualaşma. Tüm namaz kılan müminlerle bir tesbih tanesi gibi halakaya oturup hepsinin de birbirleriyle cem olup dualaşması. Namaz kılanların hepsi de birbirlerine dua ederler. Sen de namaza dur. O duadan sen de nasibini al. Sen de iman et. İman ettikten sonra o duadan nasibini al. Sen de dua et. Hayır. Birbirinize dua edin. Siz birbirlerinizle temiz ağızlarla dua edin. Ya Resulallah temiz ağızlar mı ki? Birbirlerinizle yalnız dua. İçin günaha girer misiniz? Hayır ya Resulallah.
O zaman birbirine dua ettiğinizde günah işlemedin mi ki? Ben Ahmet için, Mehmet için günah işlemedim. Eee ona dua edersen onun için temiz bir dua oldu. Bakın namaz kılanlar nasıl manevi bir şirkete dahil oldular. Cenab-ı Hak Ümmet-i Muhammed'i tek noktada topladı. Namaz kılanların hepsini bir yere topladı. Oruç tutanların hepsini bir yere topladı. Allah'ı zikredenlerin hepsini bir yere topladı. De ki ben Kadir'im, ben Rufay'im, ben Mevlebi'yim, ben Dusik'im, ben Şazer'im. Ben yukarıdan uçuyorum, ben alçaktan yürüyorum. Geç kardeşim. Cenab-ı Hak düz zikreden seni bir yere topladı. Sen istesen de istemesen de. Yok ben Şafi'yim, yok ben Malik'im, yok ben Hamber'im, yok ben Şia'yım, yok ben Şucu'yum, yok ben Bucu'yum, yok ben Nurcu'yum, yok ben Süleyman'cıyım.
Geç be kardeşim, geç. Allah namaz kılanların hepsiyle biti, arada topladı, cem etti. O culuk bu culuk yok. Kılanların hepsi de cem olmuş. Eşhedü en la illallah ve eşhedü enne Muhammed.
Abduhu ve Resulü. Ben herkes kardeş. Allah mübarekesi, başımız gözümüz üstüne. Ya ben Mevliyim, Mevliyim.
Elhamdülillah Allah mübarekesi, o da bizim birimiz. Ben Nurcu Hazretlerine başımız gözümüz üstünde. Süleyman Hibmetullah'a hizmet et kardeşim. Onun rengine bak, kokusuna koyan hafızları yetiştir, yetiştir.
Allah mübarek etsin. Necisin Nurcu'yum. Allah mübarek etsin. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri gibi ol. Evet, cihat et. Şimdi nurculuk kolay. Bayındır da ev ver.
İnsan için geldiler dediler ki ev vermiyorlar. Gezdik dolaştık dediler ki dediler. Efe verirse verir. Efe'nin ağzına böyle böyle demişler. Geldiler dedim. Estağfurullah ya. Niye yapıyorsunuz siz dedim ben. İşte şunu yapıyoruz, bunu yapıyoruz. Ben de meslek lisesi zamanında fazla sevmiyorum aslında. Biz o zaman ülkücülük yaparken bunlar bizi dövüyorlar, sövüyorlar. O kuraydan aşağıya indiriyorlar. Bunlar öyle duruyorlar. Bunlarda tık yok. Şey yok. Biraz böyle içim, canım sıkkın yani onlara. Gelen de bizim mahalleden komşu Hüseyin Topçuk'u Oktay nerede? Oktay'ı iyi tanırsın. Hüseyin abi dedim ya ne yapıyorsunuz?
Hüseyin Topçuk'u anlatıyorum da dedim Oktay iyi tanırdı ya. O yüzden dedim Oktay nerede diye. Oktay da benim tarikat hayatımda eski arkadaşım tabi. O tarikattan önce arkadaşımız da ilk ders verdim. Velhasıl Hüseyin abi dedim bunlar ne yapıyorsunuz siz? İşte Mustafa kardeş ya böyle böyle biz okuyoruz, yapıyoruz, ediyoruz, çatıyoruz. Ee bu kadar. Dedim bak burada dedim kadına kıza bunlar bakarlarsa dedim kafanızı gözünüzü yarar mısın? Yok dedi ya sen de gel gör falan giy. O zaman evini kiraya verenleri de alıp götürüyorlar. Bunlara kimse ev kira vermiyor. Kendileri de yapamıyorlar korkularından.
Yani kendi evini de zenginleri var içinden. Apartmanı olanlar var. Onlar dikkatini veremiyorlar. Risabe kurs için. Haa bunu da altını çizeyim. Dedim tamam bizim karakol zaten yatak yorkan orada bizim. Ülkücülükten kalma, kavgadan gürültüden kalma. Karakol dediğinde ki bizim için. Bekçisi tanıyor, polisi tanıyor mesela. Verdik biz burcu kardeşlere evi. Tabi o zaman polis geliyor deyince kitaplar ortaya ben kalkıyor. Kitabı bulundurmak bile suç. Burcusun devam et kardeş. Allah muharak etsin. Ne olursa ol. Yeter ki Allah yolunda gidinden geç. Kendinden geç.
Zaten kendinden geçersen o culum bu culum kalmayacak senin. O culum bu culum varsa daha kendinden geçmemişsin. Hamsın sen. Havamsın. Kendi kendine diyeceksin ben Rufay'im. Allah muharek etsin. Kendi kendine diyeceksin biz Mevlevi'yiz. Allah muharek etsin. Kendi kendine diyeceksin biz Hoca Efendi'nin cemaatından. Allah muharek etsin. Kendilik var. Enem sahibi al. Hiçbir yere varamazsın. Abdest alırken ve namaz kılarken Şafii mezhebine mi uymalıyım?
Yoksa Hanefi mezhebinde dolgu ve kaplama caiz midir? Geçin kardeşim bunları ya. Dişleri doldurmak sağlıkla alakalı bir şey. Dişleri kaplatmak ağız sağlığı ile alakalı bir şey. Bu Hanefilerce de caiz. Şafilerce de caiz. Manikiler de caiz. Hepsinde de caiz. Böyle millet yok işte benim ağzımda kaplama var. Abdest alırken Şafii'ye namaz kılarken Hanefi'ye. Yok yolda yürürken Malik'e. Yok yatarken Hanberi'ye. Yok böyle dünya. Hepsini tutturmuş yoldan çevirmiş beni. Hocam ne kadar kaldıracağım. Dedim ya İslam olduğundan beri yirmi kusur yıldan beri namaz kılıyorum. Hiç aklıma gelmedi dedim.
Kılarken kılarken neresine geldim dedim ya. Sen nereden buldun bunu dedim ben. Baktın şimdi bana. Sen namaz mı kılıyorsun dedim ben. Evet dedi. Kılıyon da dedim. Durdun. Müslümanların namaz halakasına girdin. Müslümanların namaz halakasına girdin. Allah namaz kıldırıyor. Sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Dedim ya bu nasıl demaz. Dedim ya anlamıyor musun? Hiç düşünmedim bugüne kadar. Ağız sağlığı kardeşim.
Dişlerinize bakın önce. Ağzınıza dikkat edin. Sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ağız. Hiçbir Müslüman kadın ve erkeğin asıl kötü korkmayacak. Dişlerinizi fırçalayın. Dişlerinizi bir saklayın. Dişlerinizi temizleyin. Diş bakımınızı yapın. Sigara içenler. Sapsarı dişleri. Müslümanın dişi sarı olmaz. Müslümanın dişi kara olmaz. Müslümanın ağzı kopmaz. Müslümanın vücudu kopmaz. Müslümanın kötü kopmaz yani. Ermisresi kötü kopmaz. Resul'u dedi ki. Sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Dünyanızdan. Bakın dünyadan değil. Dünyanızdan diyor.
Sizin dünyanızdan. Ya ben buna üç şey sevdirir. Duğru namaz. Ücüsü ne? Güzel koku. Güzel koku. O zaman. Güzel kokulanmak. Güzel kokmak. Sünnet. Kadınlar. Dışarı çıkarken kokulanmak cahit değil. Bu dışa yönük yaşantı. Adam dışarı çıkarken kokulanıyorsa diyor ki.
Ey kadına. Ne kadar güzel kokuyorum. Bakın. Bir erkekler. Ne kadar güzel kokulanıyor. Diyor ki eşine. Aşkım, canım, sevgilim. Kadın geldi. O kör olası cadın. Ne kokulandın diyor. Düğün kafasına vuruyor. Kadın da ona kokulandığında evde kokulandın mı o da eşine değer veriyor. Diyor ki sana kokulandım. Yani dişleri doldurmak caiz. Diş kaplatmak caiz. Dişleri taktırmak caiz. Hanifi de caiz. Hanifi de caiz.
Şafi de caiz. Maliki de caiz. Hanbeli de caiz. Caiz. Yok kust ederken Şafi'ye, normal abdest alırken Hanbeli'ye. Yok böyle bir şey. Bunları geçin. İmam Yusuf. İmam Yusuf. İmam Muhammed fetva vermiş. Sonradan gelen bütün Arafiler fetva vermiş. Allah bizi affetsin. Fitne nedir? Fitne Kur'an ve sünnetin dışındaki düşünce. Kur'an ve sünnetin dışındaki hayat tarzı. Kur'an ve sünnetin dışında hal ve hareketler amel. Dışında fitne zuhur edince evinizden çıkmayın diye bir hadis duydu. Müslümanlar bu hadisi nasıl anlamalı ve yaşamalı. Birisi bu hadisi duyar evinden çıkmazsa çıkmaz. O hakkı duymuş kendince amel ediyorsa kendi kendine evinden dışarı çıkmayacak.
Hadis-i Şerif var mı? Var mı? Var kardeşim. Birisi böyle bir yol tarifi eder. Şimdi dini anlayışın bir konuda hadis-i Şerif var mı? Var mı? Birisi o hadis-i Şerif'i zahirle göre öyle baktı. Öyle anlamaya hakkı var mı? Var. Öyle yaşamaya da hakkı var mı? Var kardeşim. İçinde mi? Evet. Bir hadis-i Şerif daha var. Yüzünden kalkıncaya kadar savaşmakla evrolundu. Korkuyorsan neden dışarı çıkma? Oğlum gider, nefesim gider. İçeri atarlar, dışarı atarlar. Zemin olurum. İşkenceye tabi tutulurum. Sorguya tabi tutulurum.
Ulan bana hu-cu derler. Yok siz kitap okuyanlardan mısınız derler. Nurculara derlerdi ki, ha gidiyonuz o kırmızı kitaptan okuyonuz değil mi? Ehli tarikata da derdi ki, ha gidiyonuz hu-hu çekiyonuz değil mi? Hu-culardan oldunuz. Sikil halakaları için öyle derlerdi. Benimle Bayındır'daki gençlerin konuşması yasaktı. Çünkü ben hu-cuydum. Bayındır'da herkes derdi ki, Mustafa'dan uzak dur. Neden? O hu-culardan oldu. Yat yat uyukar. Şeyh Efendi'ye söyledilerdi 28 Şubat zamanında. Efendim biz derslere gelmeseydik, evde dersimizi çeksek olur mu?
Olur. Arkadaş evde dersini çekiyor. Rabıtasını da kuruyor. Şeyhiyle her ne? Sarmaş dolaş. Geri kalan onlar parya. Orada basılacak, horlanacak, itilecek, kakılacak. Haydi gelecekler. Alacaksın kimliğini eline. Geçeceksin kameranın karşısına. Kimliğin elinde. Adını, soyadını, adresini okuyacaksın. Yürücen, geçeceksin. Adını, soyadını, adresini okuyacaksın. Kimlik elinde, kimlikten geçeceksin. O da seni kameraya çekecek. Ondan sonra teker teker toplayacak canı istersen. E bir bu tarafı var şimdi. Bir de evinde çek dersi. Al kumanda eline. Vay hainler, vay edersizler, vay kafirler der. Evde ahkam kes. Ama evdesin.
Savalende git işine gücüne. Ne kadar güzel. Hala ne var bunda hiçbir şey yok. Kapının önünü boşaltın. Gelin birazdan. İkidesinizin üzerinde toplanın. Dışarısı soğuk yer. Yavaş. E bu noktadan birisi şimdi fitten kal. Fitne var. Evinden çıkmama hakkı var mı? Her cevap var kardeşim. Ama mücadele edeceğim diyene de yola çıkma. Her cevap açık. Allah bizi affetsin inşallah. Hz. Musa olayında. Deniz dünyayı. Gemi insan. Delik de nefis olabilir mi? Ooo güzel. Suresi neden namazda farzdır?
Hanefilerde vaciptir. Öyle biliyor musun? Nefis abi vacip değil mi? Niçin özellikle fatiyadır? Açıklar mısın? Allah Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem azzele öyle yapmış. Biz dini öyle almıyoruz. Allah Resulü öyle demiş mi demiş. Aman nedenin içinde bakmıyoruz. Onu öyle söylemişler. Biz öyle yapıyoruz. Herkes ona bir neden bil için bulur. Fatiha ümmül kitap. Kıtapların anası. Kur'an nasıl bütün kitapların anasıysa Fatiha da Kur'an'ın anası. Fatiha dinin özü. Bir şeyin muhtasarı olur ya. Bir şeyin özü olur ya.
Çekirdeği olur ya. Fatiha-ı şerife de Kur'an'ın çekirdeği hükmünde. Çekirdeği. Kıdın nasıl olması gerektiğini anlatır. Dülillahi Rabbil alevin Rabbidir. Müslümanların, Hristiyanların, Yahudilerin, dağların, taşların, hovaların, dünyanın, ahiretin, göklerin değil.
Harşalanın değil sadece. Ya! Alemlerin Rabbidir o. Rabbidir, dünyaya da karışır. Sadece ruhunun Rabbi değil. Senin bedeninin de Rabbidir, bedeline de karışır. Senin ağacına da karışır, toprağına da karışır, taşına da karışır. Evine de karışır, yiyeceğine de karışır, içtene de karışır. Geyeceğine de karışır. Nefes alıp vermene de karışır. Senin sakalına da karışır, saçına da karışır. Çok affedersiniz. Kılına da karışır, düğüne de karışır. Lef-i mafaza da karışır. Dünyanın altındaki mağma tabakasına, ateşe de karışır. Havaya da karışır, suya da karışır. Dört anasına da karışır. Hayale de karışmadığı, kudret ve kuvvetinin olmadığı.
Hatta hiçbir varlık yoktur. Bir bindir çünkü önceden, binden fazla sayı bilmezlerdi Araplar önceden. O yüzden çokluk yapsın diye 18 bin demişler. Hem içinde alem ne çıkarır, kürreden zerre yapar.
Küçücük bir zerreden kocaman bir alem çıkacak bir şey değildir. Bugünkü mevcut ölçme, ölçme birimleriyle ölçülemeyecek zerreden tecelliyet noktasını o zerreyi. Alemler deyin ki gözünün gördüğünden kalma.
Ya seni hesaba kitaba çekecek. Seni bir din gününe koyacak. Senin her gecen din günü. Her gecen senin hesap kitap günü. Her nefesin senin hesap kitap. Senin bu kadar bu kadar bu kadar günahların vardı diyor, başlıyor ağlama. Eğiliyor Cenab-ı Hak.
Bunların hepsinde diyor sevaba çekecek. Bir başlıyor. Sevincinden keşke daha fazla günah işleseydim diyor. Sen müslüman bu hadisi kutsi din günü bu. Sen onu bu gece yaşa. O din gününü üstüne çök ya. Bir yollar, bir he...
Gene temizlen. Sen tövbe de yarışanlardan ol. Sen zikirde yarışanlardan ol. Sen nefsine zulmedenlerden olma. Sen ruhuna zulmedenlerden olma. Sen o ruhunu kabın halinde tutanlardan olma. Sen o ruhunu ızdırak çektirenlerden olma. O senin ruhun mahzun olmasın. Başta olmasın. Senin haberin yok. Günler cennet kokusu alırken o cevabı çekiyor. Öbürki cennet kokusu alıyor. Öbürki cehennem kokusundan. Burnunun direği sızlıyor. Mahzun duruyor orada. Bizim namazımız sana.
Orucumuz sana. Zikrimiz sana. Sohbetimiz sana. Koşuşmamız sana. Yürümemiz sana. Nefesimiz sana. Tutmamız sana. Almamız sana. Atmamız sana. Aşkımızdan tuttuk. Attıysak aşkımızdan attık.
Yürüdüysek aşkımızdan battık. Çamura battık. Çamura battık. Allah'ımızsın. Bizim Allah'ımızsın. Sen bizim Rabbimizsin. Biz senin kullarımız. Biz aciziz. Biz fakiriz. Biz zayıfız. Biz garibiz. Garip. Senden istiyoruz. Mehmet'ten Mehmet'ten değil. Senden istiyoruz. Kendi kirini verdiklerinden istiyoruz. Kullarına bir avucumuzu açarsak kolumuz kırılsın. Kullarından bir şey istersek dilimiz kopsun. Senin saltanat senin. Buna ümidi.
İsteceksek de senden isteriz. Biz kendimize kalırsak bakarız. Yalnız yeniliriz.
Sen bizi sıratı mustakimde eyler. Bizi doğrularla beraber eyler. Eksiklikteyiz. Düşüncenin çapkınlığında eyleme. Çapkınlığında eyleme. Sıratı mustakimde. O dost doğru yolda eyle. O Kur'an ve sünnetunda eyle. Sırat el lezine. O iksan ettin. O peygamberler var ya. Peygamberlerin sofrasında eyle. Ona gücümüz yetmez.
Bizim ona kuvvetimiz yetmez.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi